Tag: Türk

  • Milli Takım’da eleştirilerin hedefindeydi! Görevinden ayrıldı

    Milli Takım’da eleştirilerin hedefindeydi! Görevinden ayrıldı

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bünyesinde U18 Genç Milli Takım Teknik Direktörü olarak görev yapan Veli Kavlak, görevinden ayrıldığını açıkladı.

    ”GELECEKTE BAŞARILAR DİLİYORUM”

    Kavlak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ”Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde yürüttüğüm U18 Genç Milli Takım Teknik Direktörlüğü görevimden, kendi isteğim doğrultusunda ayrılmış bulunuyorum. Görev sürem boyunca şahsıma duyulan güven ve birlikte çalışma fırsatı bulduğum tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Türk futboluna ve Ay-Yıldızlı formaya hizmet etmek benim için her zaman büyük bir onur ve sorumluluk olmuştur. Bundan sonraki süreçte de kariyerime aynı inanç, kararlılık ve heyecanla devam edeceğim. Türkiye Futbol Federasyonu’na ve tüm Milli Takımlarımıza gelecekte başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

    KARİYERİ VE PERFORMANSI

    Futbolculuk kariyerine Rapid Wien’de başlayan ve Beşiktaş’ta sonlandıran Kavlak, antrenörlük yolculuğuna da Rapid Wien’de altyapı yardımcı antrenörü olarak başladı. 2024-2025 sezonunda Beşiktaş U19 takımının teknik direktörlüğünü yaptı. Ocak 2026’da ise Türkiye U18 Genç Milli Takım’ın başına getirildi. Kavlak, U18 takımıyla çıktığı 6 maçta 2 galibiyet ve 4 mağlubiyet alarak 1.00 puan ortalaması yakaladı.

    ELEŞTİRİLERİN HEDEFİNDEYDİ

    Veli Kavlak, hem performansı hem de Türk asıllı olmasına rağmen Avusturya pasaportu taşıması eleştirilerin hedefindeydi. Bazı futbolseverler, sık sık yabancı pasaportlu bir ismin milli takım altyapısında görev almasına karşı olduğunu dile getiriyordu.

  • Otomotivde ihracat sevinci, tarihin en yüksek 6 aylık rakamına ulaşıldı

    Otomotivde ihracat sevinci, tarihin en yüksek 6 aylık rakamına ulaşıldı

    Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, otomotiv sanayisinin yılın ilk yarısında üretim performansının geçici sebeplerle etkilendiğini belirterek, “Yatırımlarına ara verme lüksü olmayan bir sanayiyiz. O yüzden de bizim (sektöre) bakışımız olumlu. Diğer sevindirici konu da tabii iç pazarda yerli payının artış göstermesi, bu da yine devreye giren yatırımların sonucu.” dedi.

    Eroldu, düzenlediği basın toplantısında, otomotiv sektöründe bu yılın ilk yarısına ilişkin sonuçları değerlendirerek, sektörel gelişmeler, yeni yatırımlar ve dış pazarlardaki risklere ilişkin öngörülerini paylaştı.

    Yılın ilk yarısında üretimde geçen seneye göre yüzde 6’lık bir eksilme yaşandığını kaydeden Eroldu, bu azalmada çalışma günlerinin az olmasının ve üyelerin devreye almak üzere oldukları yeni yatırımlara ait hat hazırlıklarının etkili olduğunu, durumun geçici nitelik taşıdığını ve yılın kalanında artıya doğru hareket beklediklerini söyledi.

    Eroldu, toplam ihracatın tutarsal olarak geçen seneye göre yüzde 4 artış gösterdiğine işaret ederek, “Otomotiv sanayi olarak ilk 6 ayda 20,8 milyar dolar gibi önemli bir ihracat rakamına imza attık. Bu da aslında tarihsel en yüksek ilk 6 aylık ihracat rakamı. Türk otomotiv sanayisinde 20 milyar dolar barajını aşmış olduk. Daha büyük rakamları önümüzdeki dönemlerde gerçekleştireceğiz.” diye konuştu.

    Toplam ihracattaki paylarının yüzde 17,5’e ulaştığını aktaran Eroldu, geçen sene yüzde 29 olan yerlilik payının da yüzde 34’e yükseldiğini bildirdi.

    Eroldu, yerlilik payının artmasıyla dış ticaret dengesinde iyileşme gözlemlendiğini vurgulayarak, “Geçen senenin ilk 5 ayında eksi 149 milyon dolar mertebesinde olan dış ticaret hacmi bu sene arttı, 2 milyar dolara çıktı. Bu da iyi bir gelişme, yerli payının artmasının etkisi.” ifadelerini kullandı.

    “BU İŞİN BİR PARÇASI DA KAPASİTE KULLANIMIZI YÖNETMEK”

    OSD Başkanı Eroldu, hafif ve ağır ticari araç segmentlerinde seyrin pozitif olduğunu ancak traktör segmentinde toplam üretimde yüzde 36’lık bir kayıp yaşandığını dile getirdi.

    İlk 6 ayda toplam kapasite kullanım oranının yüzde 62 seviyesinde gerçekleştiğini, kur-enflasyon makasından ötürü ciddi bir rekabetçilik baskısı hissettiklerini ve düşük kapasitenin maliyetleri olumsuz etkilediğini belirten Eroldu, “Türk otomotiv sanayi yatırım yapmak zorunda. Yatırım yapmadığı zaman bu kapasite kullanımları daha düşecek. Maliyet baskısı daha da artacak. Onun için bu işin bir parçası da bu kapasite kullanımımızı yönetmek.” değerlendirmesinde bulundu.

    Eroldu, üyelerin ülkeye duyduğu güvenin bir göstergesi olarak Hyundai’nin ağustosta seri üretime başlayacak elektrikli araç yatırımına, Tofaş’ın kapasitesini 500 bine çıkarması ile 3. çeyrek sonundaki K9 modeline ve Oyak Renault’nun yeni model hamlelerine dikkati çekerek, bu yatırımların iç piyasa ve ihracata değerli katkılar sağlayacağını kaydetti.

    Otomotiv sanayisinin yılın ilk yarısında üretim performansının geçici sebeplerle etkilendiğini belirten Eroldu, “Yatırımlarına ara verme lüksü olmayan bir sanayiyiz. O yüzden de bizim (sektöre) bakışımız olumlu. Diğer sevindirici konu da tabii iç pazarda yerli payının artış göstermesi, bu da yine devreye giren yatırımların sonucu.” diye konuştu.

    AB’NİN SANAYİ HIZLANDIRMA YASASI TASLAĞI SEKTÖREL RİSK BARINDIRIYOR

    Avrupa Birliği’ndeki (AB) Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı gündemine değinen Eroldu, taslağın tam elektrikli, plug-in hibrit ve yakıt hücreli elektrikli araçların kamu ve kurumsal alımlarını kapsadığını belirtti.

    Eroldu, kamu alımlarında şehir içi otobüs payının Avrupa’da yüzde 70’e ulaştığını ve gelişmiş bir otobüs sanayisine sahip Türkiye için bu konunun kritik olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

    “Taslağın başlığında Gümrük Birliği ülkeleri kapsam içi derken daha sonra bu araçların mutlaka AB içinde üretilmiş olması şartını istiyor. Maddeler arasında bir çelişki çıkıyor ortaya. Tabii burada ayrıca AB içinde üretilse de yine yüzde 70’lik AB komponentleriyle üretilmiş olması şartı var. Eğer böyle bir yüzde 70’lik baraj konup Türkiye bunun dışında kalırsa büyük bir rekabet çıkacak ve buradan pay almak çok zor olacak. Bu açıdan bunu da Türk otomotiv tedarik sanayi açısından büyük bir tehdit olarak görüyoruz. Tedarik sanayinin bu sistemin dışında kalması kabul edilebilir bir durum değil. Orta-uzun vadede Türk otomotiv sanayine zarar verir.”

    Türkiye ile Avrupa arasında 30-40 senelik köklü bir entegrasyon ve dengeli bir ticari ilişki bulunduğunun altını çizen Eroldu, AB’nin üst düzey yöneticilerinden olumlu mesajlar aldıklarını, hem kamu hem özel sektör nezdinde koordinasyon halinde taslağın düzeltilmesi yönünde yoğun mesai harcadıklarını bildirdi.

    “TÜRKİYE’DE HEM İHRACAT HEM ÜRETİM OLARAK 2026 YILINI 2025’E PARALEL BEKLİYORUZ”

    Cengiz Eroldu, AB’nin temel amacının Çin ile olan rekabete karşı kendi sanayisini korumak olduğunu, Çin’in de iç pazardaki daralma sebebiyle ihracatını artırmaya çalışarak Avrupa’da konumlandığını ifade etti.

    Sektör olarak en büyük gündem maddelerinden birinin rekabetçilik kaybı olduğunu vurgulayan Eroldu, şöyle devam etti:

    “İlk 6 ayda kur-enflasyon makasının kapanmadığını görüyoruz. Bu yüzden tüm ihracatçı sektörler gibi otomotiv sanayisinin de artık çok zorlandığı bir periyota giriyoruz. Bu açıdan da bizim de otomotiv sanayi olarak birtakım taleplerimiz, ihtiyaçlarımız var. Bugün mevzuatta ihracatta yüzde 3’lük bir kur avantajı var ama bu maalesef etkin çalışmıyor. Bunun daha iyi şartlarda çalışılabilir hale gelmesi, bizim için önemli. Şu anda tabii ihracatçılar için finansman önemli. Bu konuda destek bekliyoruz.”

    Eroldu, mevzuattaki yüzde 3’lük kur avantajının daha etkin çalışması, finansman desteği, teşvik sisteminin etkisinin artırılması ve iş gücü maliyetlerinin desteklenmesi yönünde talepleri olduğunu dile getirdi.

    Gelecek dönem piyasa öngörülerini de paylaşan Eroldu, küresel ölçekte 2027 yılı için bir talep ve arz azalması riski öngörüldüğünü ancak Avrupa pazarında daha yatay bir beklenti olduğunu aktardı.

    Eroldu, Türkiye’de hem ihracat hem üretim olarak 2026 yılını 2025’e paralel beklediklerini, devreye giren yeni yatırımların asıl büyüme etkisinin ise 2027’de daha fazla görüleceğini sözlerine ekledi.

  • Bakan Bak: Türkiye spor tesisleri devrimi yaşıyor

    Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, ” Türkiye, spor tesisleri devrimi yaşamaktadır. Dünyanın en modern stadyumları, en modern kapalı spor salonları, en modern yüzme havuzları, en modern atletizm pistleri ve tesislere dair her şey Türkiye’de yapılıyor, yapılmaya devam ediyor.” dedi.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’ndeki AK Parti Muğla İl Danışma Meclisi toplantısında konuşan Bak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti’nin 24 yıldır bu aziz millete hizmet ettiğini söyledi.

    AK Parti’nin dünyaya “Yaparsa AK Parti yapar. Yaparsa Recep Tayyip Erdoğan yapar. Yaparsa muazzam millet yapar.” sloganı attığını ifade eden Bak, “İşte buradaki en önemli konu teşkilat. İşte burada bu heyecanı gördük. Teşkilatlar kapı kapı dolaşıyor. Gençlerimiz dolaşıyor, kadın kollarımız dolaşıyor. İşte bu teşkilatın dinamizmi, bu teşkilatın davaya olan inancı bunlar çok önemli.” diye konuştu.

    Bak, dünyanın en büyük teşkilatının AK Parti teşkilatları olduğunu vurguladı.

    “Türkiye, spor tesisleri devrimi yaşamaktadır”

    Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çok büyük yatırımlar yaptıklarını, yapmaya da devam ettiklerini dile getiren Bak, “Türkiye, spor tesisleri devrimi yaşamaktadır. Dünyanın en modern stadyumları, en modern kapalı spor salonları, en modern yüzme havuzları, en modern atletizm pistleri ve tesislere dair her şey Türkiye’de yapılıyor, yapılmaya devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız sporun içinden gelen birisi, gençliğin içinden gelen birisi, gençlerle yol yürüyen, ‘Türkiye Yüzyılı gençliğin yüzyılıdır’ diyen, ‘Türkiye Yüzyılı sporun yüzyılıdır’ diyen bir lider. İşte onunla beraber yol yürümek, onunla beraber bu millete hizmet etmek gerçekten gurur verici.” diye konuştu.

    Bakan Bak, önemli işlerden bir tanesinin de öğrencilere barınma imkanı sağlamak olduğunu, Bakanlık olarak 1 milyon yatak kapasitesine ulaştıklarını kaydetti.

    Son 3-4 yılda yapılan yatırımlarla 6 bin yatak ilave ettiklerini, söz verdikleri 1000 yatağı da tamamlayacaklarını belirten Bak, artık Muğla’da barınma sorunu olmayacağını vurguladı.

    “İşte öğrencilere gerekli yardımı yapmıyorlar.” diye söylemleri ortaya attıklarını ifade eden Bak, konuşmasını söyle sürdürdü:

    “Dünyada 1 milyon yatak kapasitesine ulaşmış herhangi bir yurt sistemi yok, Kredi Yurtlar Kurumu sistemi yok. Sayın Cumhurbaşkanımız bu noktada çok hassas. Cemaatlere esir olacak çocuklar değil, milletiyle beraber çalışacak çocuklar istiyoruz. O yüzden bu yurtları yaptırdı ve yaptırmaya devam ediyor. Geçmişte çocuklarımızın aklını kullanan cemaatler vardı. Şimdi onlar nerede? Onlar sadece ve sadece bu ülkeye hainlik yaptılar. Evet, 15 Temmuz geldi, 10. yılını değerlendireceğiz. O gün ne oldu? Dediler ki Amerika’da ‘Bizim çocuklar başaramadı.’ Tabii başaramaz.”

    Artık meydanlara çıkan, tanklara meydan okuyan Türk milleti olduğunu vurgulayan Bak, şunları kaydetti:

    “Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara koşan Türk milleti var. Geçit vermeyen, bayrağı indirmeyen, ezanı susturmayan Türk milleti var. Türk milleti tüm dünyaya o gün şunu söyledi: ‘Sadece ve sadece ülkenin geleceğine biz karar veririz. Sizin darbenizi de tankınızı da her şeyi parçalarız.’ 15 Temmuz’dan sonra Times dergisi manşet attı, ne dedi? ‘Türkler tankları parçaladı’ diyor. Türkler tankları parçaladı. İşte aziz millet, o gün bu hain darbecileri meydanlara gömdü, tankları parçaladı. Tüm dünyaya şunu söyledi: ‘Biz sadece ve sadece bizi yönetecek kişileri millet olarak biz seçeriz. Başkasının dikte etmesine, darbelere müsaade etmeyiz.’ İşte o lider, o millet hep beraber o gün tüm dünyaya bu cevabı verdi. Kim gelirse gelsin, ne dedi Sayın Cumhurbaşkanımız? ‘Topunuz gelin, topunuz gelin’ Evet, toplu olarak geldiler, hepsini meydanlara gömdük, hepsini meydanlara gömdük’ Evet, onlar şunu söyledi. ‘Bizim çocuklar kaybetti.’ Biz de onlara şunu söylüyoruz. Bizim çocuklar burada, biz kazandık, biz kazanacağız, biz millete hizmet etmeye devam edeceğiz. Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yürümeye devam edeceğiz.”

    Bakan Bak, NATO Ankara Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm dünyanın Türkiye’nin bölgesel bir lider ülke olduğunu gördüğünü vurguladı.

    “Savunma sanayisindeki oranımızı yüzde 85’lere ulaştırdık”

    NATO’nun yeniden kurgulanmasında Türkiye’nin rolünü herkesin gördüğünü belirten Bak, şöyle devam etti:

    “Savunma sanayisindeki oranımızı yüzde 85’lere ulaştırdık. Dünyadaki en önemli savunma sanayisi şirketlerinden bazıları Türkiye’de. Nasıl oldu bunlar? Önceden ne diyorlardı? ‘İşte size gerek yok, bunu yapmayın biz size veririz.’ Eskileri veriyorlardı, hurdaları veriyorlardı. Şimdi ne var? Biz kendi tüfeğimizi, topumuzu, tankımızı yapıyoruz. Altay tankını da yapıyoruz, Anadolu gemisini de yapıyoruz, Kaan’ı da yapıyoruz. Kimsenin emrinde değiliz, milletin emrindeyiz, milletle beraber yürümeye devam edeceğiz! İşte Türkiye bu, özgür, bağımsız, milli teknolojisi olan Türkiye. O nedenle milletimizle gurur duyuyoruz. Cumhurbaşkanımızın yanında olmaktan gurur duyuyoruz.”

    Muğla’ya yapılan ve planlanan yatırımlarla ilgili bilgi veren Bak, kentte 117 tesis yapıldığını anlattı.

    Toplantıda, AK Parti Muğla milletvekilleri Yakup Otgöz ile Kadem Mete ve AK Parti İl Başkanı Cengizhan Güngör de konuşma yaptı.

    Topantıda mehteran takımı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için hazırladığı eseri sergiledi.

  • Destici: Erdoğan NATO Zirvesi’nde Türkiye’yi başarıyla temsil etti

    Destici: Erdoğan NATO Zirvesi’nde Türkiye’yi başarıyla temsil etti

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “7-8 Temmuz’da NATO Zirvesi Türkiye’de gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, tecrübesiyle ve birikimli kadrosuyla birlikte devletimizi ve ülkemizi en üst düzeyde başarılı bir şekilde temsil etti.” dedi.

    Konya’nın Halkapınar ilçesinde 12. Kiraz Festivali ve toplu açılış törenine katılan Destici, burada yaptığı konuşmada, bu yıl sadece kiraz değil tüm meyve çeşitlerinin bol ve bereketli olduğunu söyledi.

    Destici, bereketli yılın fiyatlarının da üreticinin ve çiftçinin yüzünü güldürecek şekilde olmasını niyaz ettiklerini belirtti.

    Türkiye’nin ev sahipliğini yaptığı NATO Zirvesi’ne değinen Destici, şunları kaydetti:

    “7-8 Temmuz’da NATO Zirvesi Türkiye’de gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, tecrübesiyle ve birikimli kadrosuyla birlikte devletimizi ve ülkemizi en üst düzeyde başarılı bir şekilde temsil etti. Bu temsil yapılırken Türk tarihinin bir bütün olduğu da Türkiye’deki bütün vatandaşlarımıza, bütün dünyaya gösterildi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bizim Osmanlı da Selçuklu da ve Göktürkler de bizim. Bu durum mehter marşıyla da vurgulandı. Yeniçerilerle de gösterildi, bundan da büyük gurur duyduk onun için Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a buradan da tekrar şükranlarımızı sunuyorum.”

    “Bu milletin inancıyla ve kutsallarıyla eğlenemezsin”

    Destici, Türkiye’de inanç değerlerine karşı saldırıların ve aşağılamaların bir türlü bitmek bilmediğini bildirdi.

    Bu saldırıları ve aşağılamaları yapanların da bazı çevrelerden destek bulduğunu anlatan Destici, şunları kaydetti:

    “Bu çevrelere baktığımızda karşımızda kimi görüyoruz ana muhalefet partisini görüyoruz. Şu anda ikili bir yapı var ama ikisini birden görüyoruz. PKK’nın siyasi uzantısını görüyoruz. En son bakıyoruz bir komedyen çıktı, Kur’an-ı Kerim ile eğleniyor. ya sen bu cesareti nereden alıyorsun? Siyasetçileri eleştirebilirsin ve bizim mizahımızı yapabilirsin. Toplumsal olayları değerlendirebilirsin ama kardeşim bu milletin inancıyla ve kutsallarıyla eğlenemezsin. İşte eğlenirsen savcılarımız gereğini yapar ve layık olduğu yere girersin. Öyle kolay kolay da çıkarmamak lazım, aklı başına gelene kadar.”

    Halkapınar Belediye Başkanı Mehmet Vardar ise açılışını gerçekleştirdikleri projelerin ve kiraz festivalinin hayırlı olmasını diledi.

    Konuşmaların ardından kurdele kesilerek, festival ve hayata geçirilen projelerin toplu açılışı gerçekleştirildi.

    Destici ve beraberindekiler daha sonra stantları gezerek bilgi aldı.

  • Talas’ta renkli buluşma

    Talas’ta renkli buluşma

    Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın; Erciyes Üniversitesi Kaşgarlı Mahmut Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Türkçe öğrenimi gören 120 yabancı öğrenciyle bir araya geldi.

    ERÜ TÖMER Müdürü Doç. Dr. Erol Aksoy ve diğer yetkililerin de katılımıyla Belediye Meclis Salonunda gerçekleşen buluşmada; Afrika, Asya, Orta Doğu, Güney Amerika ve Türkistan’dan gelen öğrencilerle Başkan Yalçın arasında renkli diyaloglar yaşandı. Yeni öğrendikleri Türkçe ile kendilerini ve ülkelerini tanıtan öğrenciler, Talas’ta böylesine yakın ilgi görmüş olmalarından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Açılış konuşmasını yapan ve öğrencilere sadece Türkçe öğretmediklerini ifade eden ERÜ TÖMER Müdürü Doç. Dr. Erol Aksoy, Türk kültürünü, yaşam tarzını ve değerlerini de tanıttıklarını ifade etti. Eylül ayıyla birlikte başlayan öğretim faaliyetlerinin Temmuz ayında sona erdiğini ve bu süreçte öğrencilerin rahatça Türkçe konuşur hale geldiklerini dikkat çeken Doç. Dr. Aksoy, “Bizi kabul ettiğiniz ve gayet yakından ilgilendiğiniz için teşekkür ederiz. Burada dünyanın dört bir yanından öğrenci arkadaşlarımız var. Kısa sürede Türkçe öğreniyorlar ve Türk kültürünü tanıyorlar” diye konuştu. Dünyanın farklı ülkelerinden öğrencileri Talas’ta görmekten çok büyük memnunluk duyduğunu belirten Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da; “Sizleri çok sevdim. Sizler güzel arkadaşlarsınız. Hepiniz hem ülkelerinizin hem de bizim birer elçimizsiniz. Sizlerin gözlerinden öpüyorum. Bizim kültürümüzde ‘gözlerinizden öpmek’ çok büyük değer verildiği anlamına gelir. Sizler buraya gelmekle ileride ülkenizi yönetecek insanlar arasında aday olduğunuzu iddia etmiş oldunuz. Sizler sıradan birileri değilsiniz. Bunun bilincinde olarak kendinizi yetiştirin” dedi. Konuşmasında jeopolitik konulara da değinen Başkan Yalçın, “Dünya 5’ten büyüktür diyoruz. Sizlerin burada olması, kendisini geliştirip ülkesinin yönetimine talip olması ve sömürü düzenine karşı durması bu anlamda büyük önem taşıyor. Hepinizi tebrik ediyor, başarılar diliyorum” diye konuştu.

    “Filistin hassas noktamız”

    Filistinli bir öğrencinin Gazze ve Filistin’e destek amaçlı faaliyetleri sorması üzerine de bilgiler veren Başkan Yalçın, “İlk günden beri Filistin’in ve Gazze’nin yanındayız. Cumhuriyet Meydanında ‘Gazzeli Çocuklar Sergisi’ açtık. Bir parkımıza Filistinli Çocuklar Parkı adını verdik. Çok sayıda konferans ve etkinlik düzenledik, yardım kampanyası yürüttük. Kendimize ait tesislerde İsrail menşeili ürünlerin satışını durdurduk ve ilçe çapında boykot çağrısı yaptık. Dün olduğu bugün ve yarın da yanlarında olmaya devam edeceğiz” şeklinde açıklamalarda bulundu. Öte yandan programa katılanlar arasında yer Türkistanlı öğrenciler, fuaye salonunda bulunan Türkistan kıyafetlerine yakın ilgi gösterdiler. Orta Asya ülkelerine ait kalpak ve kaftanların yer aldığı sergiyi merakla gezen öğrenciler, hem şaşırdıklarını hem de mutlu olduklarını dile getirdiler. – KAYSERİ

  • NATO’dan tarihi zirve öncesi paylaşım. “Ankara’ya hoş geldiniz”

    NATO’dan tarihi zirve öncesi paylaşım. “Ankara’ya hoş geldiniz”

    NATO, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek tarihi zirve öncesinde resmi sosyal medya hesabından Türkiye’nin başkentini tanıtan bir video paylaştı.

    “Ankara’ya hoş geldiniz” ifadeleriyle paylaşılan videoda, “Bu hafta Türkiye’nin başkentinde bir araya gelecek 32 NATO lideri öncesinde 2026 NATO Zirvesi’nin ev sahibi Ankara’yı tanıyın.” denildi.

    Videoda Ankara’nın tarihi ve kültürel noktalarına yer verilirken, zirveye ev sahipliği yapacak başkentin özellikleri de tanıtılıyor.

    Videoda yer alan ifadeler ise şöyle:

    “Tarih, kültür, diplomasi ve güçlü savunma endüstrisinin bir araya geldiği Türkiye’nin kalbi Ankara’ya hoş geldiniz. Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasında bulunan Türkiye, Akdeniz ile Karadeniz arasındaki Türk Boğazları’ndaki deniz ulaşımını kontrol etmesi sayesinde küresel güvenlik, ticaret ve bağlantısallık açısından benzersiz bir konuma sahip.

    Geçmişte birçok Anadolu medeniyetine ev sahipliği yapan Ankara, bugün zengin müzeleri, saygın üniversiteleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarı Anıtkabir’e ev sahipliği yapıyor. Atatürk, Ankara’yı merkezi ve stratejik konumu nedeniyle başkent olarak seçti.

    Şehri gezerken acıktınız mı? O halde, ince ve çıtır yapısıyla ünlü Ankara simidini mutlaka deneyin. Hareket halindeyken tüketmek için ideal olan bu lezzet, kentin simgelerinden biri.

    Ancak Ankara, yalnızca tarihi ve sokak lezzetleriyle öne çıkmıyor. Kent, Türkiye’nin en büyük savunma sanayii şirketlerine ev sahipliği yapıyor ve askeri mühendislik ile ileri teknoloji alanlarında önemli bir merkez konumunda bulunuyor.

    Türkiye, 1952 yılında NATO’ya katıldı ve o tarihten bu yana İttifak içinde aktif rol üstleniyor. İttifakın ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye, NATO’nun ortak savunmasına önemli katkılar sağlıyor.

    Bu yılki NATO Zirvesi de Ankara’da, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenecek.

    Ankara’ya hoş geldiniz!”

    NATO Liderler Zirvesi’ne 32 üye ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katılması bekleniyor. Zirvenin gündeminde savunma harcamaları, Ukrayna’ya destek, Avrupa güvenliği ve ittifakın geleceğine ilişkin başlıkların öne çıkması bekleniyor.

  • Emine Erdoğan lider eşlerini ağırlayacak

    Emine Erdoğan lider eşlerini ağırlayacak

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, yarın Ankara’da başlayacak 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında kente gelecek devlet ve hükümet başkanlarının eşlerini 8 Temmuz’da Çankaya Köşkü’nde ağırlayacak.

    Emine Erdoğan, Köşk’e gelişlerinde 20’den fazla devlet ve hükümet başkanı eşini tek tek karşılayacak.

    YUVARLAK MASA TOPLANTISI

    Emine Erdoğan ve lider eşleri karşılamanın ardından “Çocuklar, Teknoloji ve Güvenlik: Gelecek Nesli Korumak” temalı yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirecek.

    NATO Ankara Zirvesi marjında düzenlenecek toplantının, çocukların dijital dünyanın tehlikelerinden daha etkin korunmasına yönelik müşterek çabaların güçlendirilmesi amacıyla görüş alışverişine zemin teşkil etmesi öngörülüyor.

    Toplantıda, çocukların dijital ortamlarda karşılaşabileceği risklere ilişkin farkındalığın artırılması, bu konuda paydaşlar arasında işbirliğinin geliştirilmesi ve müttefik ülkelerdeki iyi uygulamaların paylaşılması amaçlanıyor.

    Ayrıca toplantıyla dijital alandaki politika ve uygulamaların belirlenmesinde çocukların gelişimini göz ardı etmeyen, hak temelli ve değer merkezli bir yaklaşımın öneminin vurgulanması, dengeli, ölçülü ve yaşa uygun koruyucu mekanizmaların geliştirilmesine katkı sunulması hedefleniyor.

    Lider eşlerinin sırayla konuşma yapacağı toplantıda, “Dijital Güvenlik ve Yeni Nesil Riskler”, “Koruyucu ve Yaşa Uygun Yaklaşımlar”, “Ortak Sorumluluk ve Çok Paydaşlı İşbirliği”, “Farkındalık, Eğitim ve Dijital Okuryazarlık”, “Etik ve Değer Temelli Yaklaşımlar” ve “İyi Uygulama Örneklerinin Paylaşılması” temalarının ele alınması planlanıyor.

    TÜRK MUTFAĞININ LEZZETLERİ TANITILACAK

    Yuvarlak masa toplantısının ardından Emine Erdoğan, lider eşleriyle öğle yemeğinde buluşacak.

    Türk gastronomisini yansıtan lezzetlerin masalarda yer alacağı yemekle lider eşlerine Türk mutfağı yakından tanıtılacak. Lider eşleri yemeklerini, İznik çinisi örneklerini barındıran salonda ve Türk nakış kültürünü yansıtan masa örtülerinin üzerinde yiyecek.

    Yemek bu yönüyle bir davet sofrası olmasının ötesinde Türk zanaatını, sanatını ve misafirperverlik geleneğini misafirlere hissettirecek.

    Öğle yemeğinin ardından Emine Erdoğan ve lider eşleri aile fotoğrafı çektirecek.

    GELENEKSEL EL SANATLARI ÜRÜNLERİNİ İNCELEYECEKLER

    Emine Erdoğan ve lider eşleri, aile fotoğrafı sonrası geleneksel el işçiliğini ve Türk dokuma kültürünün zenginliklerini yansıtan kumaşlar, nakışlar ve işlemelerin yer aldığı bir koleksiyonu inceleyecek.

    Misafir lider eşleri, Mezopotamya, Anadolu toprakları, Osmanlı ve Türk devletlerinin görsel hafızasına ait eserleri de yakından görme fırsatı bulacak.

  • Kapıkule’de gurbetçi yoğunluğu: “Hep eksiğiz, buraya gelince tamamlanıyoruz”

    Kapıkule’de gurbetçi yoğunluğu: “Hep eksiğiz, buraya gelince tamamlanıyoruz”

    Avrupa’da yaşayan gurbetçiler, yıllık izinlerini geçirmek için Türkiye’ye gelmeye başladı.

    Araçlarına Türk bayrağı asan gurbetçiler, yurda kavuşmanın sevincini yaşıyor.

    Uzun ve yorucu yolculuğun ardından Edirne’deki sınır kapılarından yurda giren gurbetçiler, işlemlerinin ardından memleketlerinin yolunu tutuyor.

    Belçika’dan gelerek Kapıkule Sınır Kapısı’ndan giriş yapan Mehmet Yıldız, Türkiye’ye kavuştuğu için mutlu olduğunu söyledi.

    Aracının kaputuna Türk bayrağı astığını ve sınır kapısından gururla geçtiğini belirten Yıldız, “Sınır kapısından böyle geçmek istedik ve hazırlık yaptık. Tatilimizi memleketimizde geçireceğiz. Türkiye’ye girince zaman çok çabuk geçiyor, ziyaretlerimiz olacak. Memleket Konya, toprağımıza geldik. Gurbette hep eksiğiz, buraya gelince tamamlanıyoruz.” dedi.

    Döne Yıldız da yıl boyunca tatili Türkiye’de geçirmek için beklediklerini dile getirdi.

    Yurda geldikleri için çok mutlu olduklarını anlatan Yıldız, “Ait olduğumuz yere, memleketimize gidiyoruz. Hevesle bekledik 365 gün boyunca. Kalbim pır pır ve gözlerim doldu sınırdan geçerken. Aracımıza Türk bayrağımızı astık, canımız vatanımıza feda olsun.” şeklinde konuştu.

    Belçika’dan gelen Ömer Özdal da vatana sevinerek geldiklerini söyledi.

    Tatil planı yapmadıklarını ama her yeri gezmek istediklerini dile getiren Özdal, ilk olarak memleketi Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesine gideceğini belirtti.

    Özdal, Türkiye’ye giriş yaptıkları için rahatladıklarını ifade ederek, “Tatilimizi yapacağız, yol bitmiş sayılır. Bizim için izin tam da burada başlıyor.” dedi.

  • Türkiye-Hollanda Ekonomi İş Birliği Gelişiyor

    Türkiye-Hollanda Ekonomi İş Birliği Gelişiyor

    TİCARET Bakanı Ömer Bolat, Hollanda Krallığı Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sjoerd Sjoerdsma ile Lahey’de bir araya geldi.

    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Türkiye-Hollanda 6’ncı Dönem JETCO Toplantısı vesilesiyle bugün Lahey’de, Hollanda Krallığı Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sayın Sjoerd Sjoerdsma ile kapsamlı ve verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmemizde, JETCO Toplantısı öncesinde ikili ticari ve ekonomik ilişkilerimizin gündemindeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ticaret ve yatırımların yanı sıra müteahhitlik hizmetleri, yenilenebilir enerji, ulaştırma ve lojistik gibi stratejik alanlarda iş birliğimizi daha da ileriye taşıyacak fırsatları değerlendirdik. İş insanlarımızın vize süreçlerinin kolaylaştırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ile yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi başta olmak üzere AB ile ekonomik entegrasyon sürecimiz açısından önem taşıyan konularda görüş alışverişinde bulunduk” ifadelerini kullandı.

    Bakan Bolat, Avrupa’daki en önemli ticaret ve yatırım ortaklarından olan Hollanda ile karşılıklı güvene dayanan güçlü ekonomik ilişkileri daha da derinleştirme yönündeki ortak iradelerini teyit ettiklerini bildirdi. Bolat, “Bu çerçevede, JETCO Toplantısı ile Türk ve Hollandalı iş dünyasını bir araya getirecek Yuvarlak Masa Toplantısı ve İş Forumu’nun, yeni iş birliği ve yatırım fırsatlarının geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacağı hususunda mutabık kaldık. Türkiye ve Hollanda arasındaki ekonomik ortaklığı daha ileri seviyelere taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.

    BAKAN BOLAT, TÜRKİYE-HOLLANDA 6’NCI DÖNEM JETCO TOPLANTISI’NA KATILDI

    Bakan Bolat, sanal medya hesabından yaptığı bir diğer paylaşımda ise Türkiye-Hollanda 6’ncı Dönem JETCO Toplantısı’nı gerçekleştirdiklerini aktardı. Bolat, “Türkiye-Hollanda 6’ncı Dönem JETCO Toplantısı’nı bugün Lahey’de başarıyla gerçekleştirdik. Hollanda Krallığı Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sayın Sjoerd Sjoerdsma ile eş başkanlığını yürüttüğümüz toplantıda, ülkelerimiz arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğinin önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını belirledik. JETCO kapsamında; ikili ticaret ve yatırımların artırılması, müteahhitlik ve teknik müşavirlik hizmetleri, üçüncü ülkelerde iş birliği, KOBİ’ler arası iş birliği, enerji, tarım ve su yönetimi, ulaştırma, finansal iş birliği ve döngüsel ekonomi gibi stratejik alanlarda iş birliğimizi daha da ileriye taşıyacak konuları kapsamlı şekilde ele aldık. Ayrıca, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve yeşil dönüşüm başta olmak üzere AB gündemindeki önemli başlıklara ilişkin görüş alışverişinde bulunduk. Toplantımız vesilesiyle Sayın Sjoerdsma ile Türkiye ve Hollanda arasındaki güçlü ekonomik ortaklığın karşılıklı fayda anlayışı temelinde daha da derinleştirilmesi ve yeni iş birliği alanlarıyla zenginleştirilmesi yönündeki ortak irademizi teyit ettik” değerlendirmesini yaptı.

    2015 yılında 6,3 milyar dolar seviyesinde bulunan Türkiye-Hollanda ticaret hacminin, 2025 yılı itibarıyla iki katını aşarak 13,3 milyar dolara ulaşmasının ilişkilerin ulaştığı seviyeyi açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Bolat, “Hollanda’nın 39,2 milyar dolarlık yatırım stoku ile ülkemizdeki en büyük yatırımcı konumunu sürdürmesi ve Türk yatırımlarının Hollanda’da 24,3 milyar dolara ulaşması ise iş dünyalarımız arasındaki karşılıklı güvenin ve güçlü ekonomik entegrasyonun en somut göstergelerindendir. İmzaladığımız 6’ncı Dönem JETCO Protokolü ile ortaya koyduğumuz ortak vizyonun; ticaret, yatırım ve teknoloji alanlarında yeni fırsatların önünü açacağına, Türk ve Hollandalı şirketler arasında daha güçlü ortaklıkların kurulmasına katkı sağlayacağına ve ekonomik ilişkilerimizi çok daha ileri seviyelere taşıyacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Fidan: Netanyahu’nun politikası bölgede soykırımı destekliyor

    Fidan: Netanyahu’nun politikası bölgede soykırımı destekliyor

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ” (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu’nun yayılmacı politikası bölgede kaosu, istikrarsızlığı, savaşı, gözyaşını, yıkımı ve soykırımı destekleyen bir politika.” dedi.

    Fidan ve Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev’in eş başkanlıklarında Ankara’da gerçekleştirilen Türkiye-Kırgızistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Yedinci Toplantısı’nın ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

    Kırgızistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin 2027-2028 geçici üyeliğine seçilmiş olmasından dolayı tebriklerini ileten Fidan, bu olayı Kırgızistan için tarihi bir başarı ve zafer olarak nitelendirdi.

    Fidan, Kırgız makamlarının Kırgızistan ve Türk dünyası için önemli vazifeler üstelendiğini belirterek, Kırgızistan’ın uluslararası arenada ortaya koyduğu diplomatik başarıların ve Türkiye’nin bu başarıya katkısının, iki kardeş ülke arasındaki dayanışmanın en somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

    Kırgızistan ve Türkiye arasındaki işbirliğinin istikrarlı şekilde güçlendiğini kaydeden Fidan, toplantıda iki ülke arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin son toplantısında belirlenen hedeflere ne ölçüde ulaşıldığının gözden geçirildiğini aktardı.

    Fidan, iki ülke dışişleri bakanlıkları arasında 2027-2028 dönemi için işbirliği programı imzalandığını duyurarak, “Aramızdaki işbirliği daha planlı, programlı, yapısal bir şekilde gitmeli. Bunu her düzeyde gündeme getiriyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefini 5 milyar dolar olarak belirlediğini hatırlatan Fidan, buna ulaşmak için çalıştıklarını ifade etti.

    Fidan, Kırgızistan’da 350 Türk firmasının bulunduğuna ve sayının artmaya devam ettiğine dikkati çekti.

    Toplantıda, bağlantısallık, finansman ve yatırım konularının da görüşüldüğünü dile getiren Fidan, “Bu son İran olayında da gördük ki, bağlantısallık, kargo ulaşımı, malzemelerin ve ürünlerin iletimi gerçekten stratejik öneme haiz bir konu. Koridorlar, bağlantı yolları giderek daha da önem kazanıyor.” dedi.

    Fidan, Türk Devletleri Teşkilatı’nı (TDT), Türk dünyasının ortak iradesinin mücessem bir hali olarak nitelendirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu teşkilatın, bu birlikteliğin modern zamanlarda daha kurumsal şekilde, daha etkin olarak bütün alanlarda kapsayıcı bir faaliyet göstermesi liderlerimizin ortak iradesidir. Bu konuda tabii bizlere, bürokrasiye, sivil toplum örgütlerine ve iş dünyasına düşen çok görev var. Herkes bu konuda elinden geleni yapmaya çalışıyor. Diğer taraftan biliyorsunuz, her yıl düzenlenen zirve var. Bu sene zirveyi Cumhurbaşkanı’mızın ev sahipliğinde inşallah Ankara’da yapacağız.”

    Küresel ve bölgesel meseleler

    Fidan, mevkidaşı ile görüşmesinde, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerine yönelik haksız tecridin kaldırılması hususundaki çabaların ele alındığını belirterek, başta Ukrayna olmak üzere küresel ve bölgesel meselelerin görüşüldüğünü aktardı.

    Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devam ettiğini, savaşın etkilerinin daha da tehlikeli bir şekilde yayılma riski taşıdığının ele alındığını söyleyen Fidan, şunları kaydetti:

    “İki ülke olarak buna nasıl bakıyoruz, değerlendirmelerimiz nelerdir? Benim en son Rusya ziyaretinde elde ettiğim izlenimler, arkadaşlarımızın yaptığı temaslar… Bu konularda görüş alışverişinde bulunduk. Amacımız ve isteğimiz odur ki, bir an önce savaşın durması ve kapsamlı barış görüşmesi için görüşmelerin başlaması ve bu konuda hemfikiriz.”

    Öte yandan, İran konusunda ABD ile varılan mutabakat konusunda ortak memnuniyetin dile getirildiğini söyleyen Fidan, “Kendilerinin de İran’la ilgili özel ilişkileri var. O konuda takip ettikleri politikalar var. Orta Asya’ya açılan bir coğrafyası var İran’ın. Bu bakımdan Orta Asya’ya sınır olduğu için İran politikaları Türk devletlerini de yakından ilgilendirmekte.” dedi.

    Fidan, görüşmesinde, herkesin ortak meselesi olan, başta Filistin meselesi olmak üzere, Gazze, Lübnan, Suriye konularının teker teker ele alındığını belirterek, “(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu’nun yayılmacı politikası bölgede kaosu, istikrarsızlığı, savaşı, gözyaşını, yıkımı ve soykırımı destekleyen bir politika. Bu planın, bu politikanın durdurulması için uluslararası toplum olarak neler yapabiliriz, hangi tedbirler alınabilir, ne türden bir eylem planı ortaya konur… Bildiğiniz gibi, Türkiye olarak bütün uluslararası muhataplarımızla, ortaklarımızla konuyu ele alıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Kırgızistan ile Türkiye’nin bütün konularda aynı yerde durduğunu ifade eden Fidan, bunun kardeşliğin gerekliliği olduğunu söyledi.

    Farklı eylem potansiyelleri olduğunu ve bu durumların da gözden geçirildiğini vurgulayan Fidan, Ortak Stratejik Planlama Grubu’nun toplantısında alınan kararlar ve takip edilecek hususlar olduğunu söyledi.

    Bakan Fidan, toplantının bir sonraki Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı’nın da altyapısını oluşturduğunun altını çizdi.

    (Sürecek)