Tag: Tek

  • Vali Soytürk’ten Jandarma’ya Bayram Ziyareti

    Vali Soytürk’ten Jandarma’ya Bayram Ziyareti

    Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Kurban Bayramı dolayısıyla İl Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret ederek görev başındaki personelle bayramlaştı.

    İl Jandarma Komutanlığı yerleşkesinde gerçekleşen ziyarette Vali Soytürk, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Ali Güngör tarafından karşılandı. Daha sonra komutanlık personeliyle bir araya gelen Soytürk, tek tek bayramlarını kutlayarak görevlerinde başarılar diledi.

    Bayram süresince vatandaşların huzur ve güvenliği için fedakarca görev yapan güvenlik güçlerine teşekkür eden Soytürk, jandarma teşkilatının kamu düzeninin sağlanması noktasında önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.

    Personelle sohbet eden Vali Soytürk, tüm güvenlik güçlerine aileleriyle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmeleri temennisinde bulundu.

    Ziyaret sırasında Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı ile Sahil Güvenlik Karakol Komutanı Sahil Güvenlik Yüzbaşı Can Çakıcı da hazır bulundu. – TEKİRDAĞ

  • Sumud aktivistleri: İsrail’de gözaltında cinsel saldırı ve işkenceye uğradık

    Sumud aktivistleri: İsrail’de gözaltında cinsel saldırı ve işkenceye uğradık

    Küresel Sumud Filosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, İstanbul’a getirilen Küresel Sumud Filosu katılımcılarının, İsrail yönetiminin yaygın istismar, saldırı ve işkenceleri hakkında tüyler ürpertici ifadeler vermeye başladığı vurgulandı.

    Açıklamada, bu ifadeler arasında “yakın mesafeden ateşlenen plastik mermi atılması, yüze ve vücudun üst kısmına uygulanan şok tabancaları, gruplarının arasına atılan ses bombaları, sürekli parlak ışık altında saatlerce tutulan stres pozisyonları, zorla çıkarılan başörtüleri ve aşağılayıcı çıplak aramalar, cinsel alay, cinsel organların ellenmesi ve çekilmesi ve çok sayıda tecavüz vakası dahil olmak üzere çeşitli cinsel şiddet” yöntemlerinin yer aldığı aktarıldı.

    ‘İŞKENCE GEMİSİ’

    En korkunç anlatımlardan bazılarının, katılımcıların “işkence gemisi” olarak adlandırdıkları tek bir gemi üzerinde yoğunlaştığına dikkati çekilen açıklamada, “Dikenli tel ve metal nakliye konteynerlerinden inşa edilmiş derme çatma bir hapishaneye sahip olan bu özel İsrail deniz aracı, müdahalenin ardından yoğun şiddetin birincil alanı haline geldi.” denildi.

    Açıklamada, “ABD yapımı ve finansmanlı INS Nahshon olduğuna inanılan gemide, tutuklular tek tek ‘işleme’ tabi tutuldu ve komandoların, onları tek tek acımasızca darbettiği karanlık konteynerlere götürüldü.” ifadeleri kullanıldı.

    ‘’İNSANLAR NEFES ALAMIYORDU”

    Açıklamada görüşlerine yer verilen aktivist Yassine Benjelloun, yaşadıklarına ilişkin “Beni karanlık bir konteynerin içine attılar ve birdenbire ‘İsrail’e hoş geldin’ sözünü duyup darbe almaya başladım. İlk darbe kafama, ikinci darbe kaburgalarıma geldi sonra düştüm.” ifadelerini kullandı.

    Açıklamada, aktivistlerden Veronica Otero’nun da 3 gün boyunca yaklaşık 180 kişinin neredeyse tamamının bahsi geçen eylemlere maruz kalmasına tanık olduğu aktarılarak, aktivistin şu sözlerine yer verildi: “Hepsinin birçok yönden istismara uğradığını söyleyebilirim. Hiçbir şeyi olmadan yürüyen tek bir kişi bile yoktu. Aralarında 36 kırık, birçok kırık kaburga, gövde, omuz ve sırt vardı. İnsanlar can çekişiyordu, insanlar (kırık kaburgalar nedeniyle) nefes alamıyordu.”

    Açıklamada, “Sadece bu gemide anal tecavüz ve tabancayla zorla nüfuz etme dahil olmak üzere en az 12 cinsel saldırı belgelenmiştir. Askerler, gönüllüleri yüzlerinden, boyunlarından ve vücutlarından şokladılar, getirilen her yeni grupla birlikte darbeler çoğaldı. Birden fazla gönüllü, çıplak arama sırasında fotoğraflarının çekildiğini ve gardiyanların bu sırada güldüğünü bildirdi.” ifadeleri kullanıldı.

    Şiddetin Aşdod Limanı’nda da devam ettiğine işaret edilen açıklamada, “Dayak, kırık kaburgalar, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in yayınladığı ve küresel, diplomatik öfkeye yol açan videoları çok aşan bir ciddiyetle cinsel aşağılama. Katılımcılar işkenceye, aşırı stres pozisyonlarına ve uzun süreli sorgulamalara maruz kaldılar.” denildi.

    BM’DEN AÇIKLAMA

    Birleşmiş Milletler (BM), Gazze ablukasını kırmak ve yaşamsal insani yardım ulaştırmak üzere çıktıkları yolda, uluslararası sularda saldırıya uğradıktan sonra İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yönelik “tecavüz dahil cinsel taciz ve işkence” haberleri dolayısıyla “çok endişeli” olduklarını bildirdi.

    BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında, “Bu haberlerden çok endişeliyiz. Her şeyden önce gözaltına alınan kişilerden gelen haberlerden bahsediyorum ancak biliyorsunuz İsrailli bir bakanın yayımladığı videoya bakmak yeterli. Bu video, filodan gözaltına alınan kişilere yapılan aşağılayıcı muameleyi gösteriyor.” dedi.

    İsrail tarafından alıkonulan aktivistlerden serbest bırakılmayanların hepsinin bırakılması gerektiğini belirten Dujarric, “Hepsi evlerine gönderilmeli ve bu muameleden sorumlu olanlar hesap vermeli.” ifadesini kullandı.

  • Özel, CHP Genel Merkezi önünde toplanan kalabalığa seslendi: Hiçbir yere gitmiyorum

    Özel, CHP Genel Merkezi önünde toplanan kalabalığa seslendi: Hiçbir yere gitmiyorum

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında mevcut Genel Başkan Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

    “BU BİNADAYIM, ODAMDAYIM, HİÇBİR YERE GİTMİYORUM”

    Kararın ardından Merkez Yürütme Kurulu’nu (MYK) olağanüstü toplayan Özgür Özel, görüşmenin sona ermesinin ardından ise ilk olarak Genel Merkez’de bir basın açıklaması yaptı, sonra da parti binası önünde toplanan kalabalığa seslendi.

    Özel’in buradaki konuşmasının. Eliyle Genel Merkez binasını işaret eden Özel, “Şu andan itibaren, tehlike ortadan kalkana kadar, CHP’yi kimin yöneteceğine, AK Parti’nin yargı kolları değil, yeniden Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum” dedi.

    “BUNLAR BİR TEK SİZDEN, MEYDANLARDAN KORKARLAR”

    Özel’in açıklamaları şu şekilde: “‘Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğu gün gibi Türkiye’nin birinci partisi’ demiştim. İşte arkadaşlar, işte dostlar, oy verenler – vermeyenler, işte mesele budur. Güya suçumuz budur. Suçumuz kazanmak, suçumuz 47 yıl sonra birinci parti olmak, suçumuz AK Parti’yi yenmek, suçumuz onu dört sefer yenen birini Cumhurbaşkanı adayı göstermektir. Şimdi birileri bu binanın ışıkları bundan sonra yapılacak ilk seçimde erkenden kapansın diye, Cumhuriyet Halk Partisi yeniden kaybettiği yıllarına dönsün diye, CHP iktidar olmasın ve AK Parti’nin kara düzeni sürsün diye bugün Atatürk’ün kurduğu partiye darbe girişimi yaşanmıştır. Biz bu darbecileri 19 Mart 2024’ten tanırız. Bu darbeciler yargı gücüyle gelirler. Bu darbeciler tankla, topla, tüfekle, kamuflajla değil; bu darbeciler hakim cübbeleriyle, savcı cübbeleriyle gelirler. Bu darbeciler ne haktan, ne hukuktan, ne vicdandan, ne alınterinden, ne kul hakkından anlarlar. Bu derbiler Saraçhane’de nasıl sizi gördülerse ve geri adım attılarsa bunlar bir tek sizden, meydanlardan korkarlar. Bugün burada baba ocağının bahçesinde hep birlikte ayaktayız. 81 il ayaktadır. Tüm ilçelerimiz ayaktadır. Buradan büyük bir memnuniyetle ifade ediyorum ki bugün biz ayaktayız, darbecilerin dizleri titremektedir. Buradan soruyorum, size soruyorum ve Türkiye’ye sesleniyorum. Bu darbe girişimini geri püskürtmeye hazır mısınız? Var mısınız? İşte bu kararlılığı Türkiye’de yoksulluk bitsin, sefalet bitsin, açlık bitsin, işsizlik bitsin, bu iktidar gitsin isteyen herkes; ‘Beni kimin yöneteceğine ben karar vereyim’ diyen herkesi mücadeleye, direnişe ve meydanlara davet ediyorum.

    “BUGÜN DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKILIYOR”

    Bugün Ekrem Başkanımız hepinizin takip ettiği kararlılıkla, dostlukla, sevecenlikle içinde bulunduğumuz duruma tepkisini gösterdi. Bugün programından dolayı şu anda Londra’da olan ancak beş günlük programını kesip ilk vasıtayla Türkiye’ye, Ankara’ya ulaşmak isteyen Mansur Yavaş Başkan’ın dayanışma duygularını iletiyorum. Bütün muhalefet partileri, bütün programlarını iptal eden, MYK’larını toplayan ya da yarın toplayacak olan, dayanışma duygularını ileten Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil; hepimizin varlığını borçlu olduğumuz demokrasiye sahip çıkan istisnasız bütün muhalefet partilerine ve Genel Başkanlarına yürekten teşekkür ediyorum. İlk açıklamayı yapan Şanlıurfa Barosu’na ve peşi sıra açıklamalarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin yargı eliyle dizayn edilme çalışmalarına karşı dimdik bir duruş gösteren tüm barolara yürekten teşekkür ediyorum. Temsilcileri burada olan ya da olmayan, ayrı ayrı açıklamalarıyla ama hep aynı kararlı vurguyla direnişimize destek vaat eden tüm sendikalara, tüm meslek odalarına, tüm birliklere ve tüm sivil toplum örgütlerine yürekten teşekkür ediyorum.

    “HIRSLARI YÜZÜNDEN MİLLETİN EKMEĞİYLE OYNUYORLAR”

    Bugün son yarım saatte, karardan yarım saat sonra 10 milyar dolar rezervin yakılmasına sebep olan bu karar, borsayı yüzde 8 düşüren bu karar yarın Türkiye ekonomisine bir kara günü yaşatacak. Bundan üzüntü duyuyoruz. Endişe duyuyoruz. Ancak bundan duyduğumuz endişe, bugüne dair değildir. Geçen sene 19 Mart’ta bu hatayı yapanlar, toplamda 60 milyar dolar rezerv yapanlar, bütün dünyanın tek haneli rakamlara indirdiği enflasyonu azdırdılar. O yüzden insanlar tarihin en yüksek enflasyonlarından biriyle boğuşuyorlar. Dünya enflasyonu yendi. Dünyada enflasyon yüzde 2-3-4. Ama Türkiye’de yüzde 32. Türkiye enflasyonda Avrupa birincisi. Bütün dünyada dünya beşincisi. Bizim dışımızda bizden yüksek enflasyonu olanlar; bombalanan, bombardıman altındaki İran, iç savaştaki Sudan, yılların enflasyon problemlisi Arjantin. Bunun dışında bizden yüksek enflasyonu olan ülke yok. Türkiye’nin bir aylık enflasyonu, 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Bunların hepsi bu sorumsuzluktan oluyor. Yani bu darbeler, bu borsayı düşürmeler, bu rezerv yakmalar, güvenliğimizi sağlayan oradaki polis arkadaşın maaşını eritiyor, emeklinin maaşını eritiyor, asgari ücretlinin alım gücünü düşürüyor. Artık kendi hırsları için bu milletin ekmeğiyle oynayanların bu milletten gerekli cevabı alması lazım. Bu hadsiz darbecilere hadlerini bildirecek miyiz?

    “AK PARTİ’NİN YARGI KOLLARI DEĞİL, CHP’LİLER KARAR VERİR”

    Değerli dostlar, elbette örgütlerimiz gerekli planlamayı yaptı. Baba ocağına sahip çıkmak için nöbetteyiz, direnişteyiz. Buradan bütün Türkiye’ye ve dünyaya ilan ediyorum ki bugün şu andan itibaren tehlike ortadan kalkana kadar ve yeniden Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğini AK Parti’nin yargı kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum. Bu bir mücadeledir. Ancak bu ne Özgür Özel‘in kişisel mücadelesidir, ne benim arkamda yüzü size dönük, değişimin mimarlarının kendi kişisel ikbal mücadeleleridir. Biz, bize teklif edilen rahat, konforlu, ebedi muhalefet koltuklarını reddediyoruz. İktidar olma azmi ile majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz. Sarayın muhalefeti olmadık, olmayacağız. Partiye değil, ülkenin geleceğine sahip çıkmaya hazır mıyız? Bir büyük zaferi, bir büyük destanı benimle birlikte yazmaya var mısınız? Buradan sesimin ulaştığı, sesime kulak veren sözüme kıymet veren herkese sesleniyorum. Gün bugündür, dönem bu dönemdir. Önümüzdeki süreç, geleceği hep beraber kurtaracağımız, sonra bu büyük hikayeyi birlikte yazmakla kıvanç duyacağımız, çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız en büyük mirası hep birlikte yaşayacağımız günlerdeyiz. Çağrıldığınızda gelin, mücadeleye omuz verin, meydanları terk etmeyin. Onlar bir tek meydanlardan korkarlar. Var mısınız? Var mısınız? Buradan bu meydanları, Saraçhane’deki kalabalıkları, 19 Mart’taki kalabalıkları aşa aşa, çoğala çoğala, büyüye büyüye, ne zaman darbeci geri adım atacak o zamana kadar meydan meydan büyümeye var mısınız?

    “GEREKİRSE HAYATI DURDURACAĞIZ”

    Değerli dostlar, gençler sesleniyor. ‘Genel grev, genel direniş’ diye. Bunu hep birlikte başarmak için bizim önce çok olmamız, birlikte olmamız, sesimizi yükseltmemiz, eğer bu kalabalıklardan anlamıyorlarsa gerekirse hayatı durdurmamız ama mücadele etmemiz gerekiyor. Var mısınız? Buradan uyarıyorum. Ana muhalefet partisi Genel Başkanı olarak değil, muhalefetin her bir bileşenini, üyesine, sayısına, oyuna bakmadan kıymetli görerek ve ortak gelecek için birleşik mücadeleyi önemseyerek. En sağından en soluna kadar ama halk için, millet için mücadele eden herkesi kucaklayarak kimseye ağabeylik, patronluk taslamadan omuz omuza bir mücadele için burada birlikteyiz. Ve şunu ifade ediyorum. Meydanların gücünü göreceksiniz, sessiz çoğunluğun sesini duyacaksınız. Gerekirse hayatı durduracağız. Gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız. Ama teslim olmayacağız. Buradan sonra olacak hiçbir şeyin sorumlusu ben değilim. Sorumlusu bu darbecilerdir. Tek kural, tek istek, haklıyken haksız çıkmamaktır. Onun için güvenlik güçlerine karşı ya da çevredeki herkese karşı saygımızı, sevgimizi koruyarak ama kanunsuz emirlere, haksız bariyerlere, önümüze çıkan engellere de asla takılmayarak yürüyeceğiz. Buradan uyarıyorum. Şimdi baba evinin önündeyiz, şimdi 81 ilde illerin önündeyiz. Buradan demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Ancak bu darbe geri çekilmezse, haddini bilmezse, bu milletin karşısına olmadık şekilde dikilirse vallahi de billahi de durmayacağız, nereye yürümemiz gerekiyorsa oraya yürüyeceğiz. Bugün burada hep birlikteyiz. Hep birlikte şunu biliyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.

    “MEYDANLARI TERK ETMEYECEĞİZ”

    Tüm dostlara, emek ve dayanışma güçlerine, kardeş partilere, sendikalara, tüm meslek kuruluşlarına teşekkür ediyoruz. Şimdi nöbetçiler, görevlendirilenler dışındaki misafirleri selametle evlerine yolluyoruz. Ancak yarın mücadele için, direniş için, tarihe geçmek için çağrıldığınızda gelmeye hazır mısınız? Meydanları bırakmamaya hazır mısınız? Meydandan anlamazlarsa, yürüyüşe geçmeye hazır mısınız? O zaman şimdi gidin yatın, onlar düşünsün. Hepinizi seviyorum. İyi ki varsınız. Birlikte yürüyecek miyiz? Birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman yürüyelim arkadaşlar.”

  • Donald Trump’ın akıllı telefon projesinde büyük skandal

    Donald Trump’ın akıllı telefon projesinde büyük skandal

    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump tarafından hayata geçirilen teknoloji girişimi Trump Mobile, kendini son günlerin en çok konuşulan sızıntı krizinin tam merkezinde bulmdu. Büyük vaatlerle pazara sunulan altın renkli T1 modelini satın alan binlerce kişinin kişisel bilgileri, internet korsanlarının erişebileceği şekilde açığa çıktı.

    İnternete sızan bu veriler arasında kullanıcıların ev adresleri ve e-posta bilgileri gibi hassas detaylar yer alıyor. Yaşanan bu ciddi güvenlik açığını, cihazı tamamen deneme amacıyla sipariş eden popüler YouTube içerik üreticileri Coffeezilla ve penguinz0 gün yüzüne çıkardı. Kripto dünyasındaki suiistimalleri ortaya çıkarmasıyla bilinen Coffeezilla, bir siber güvenlik uzmanının kendisine ulaştığını belirterek kredi kartları dışındaki tüm üyelik verilerinin şu an korumasız durumda olduğunu aktardı. Konuyla ilgili bilgi almak veya çözüm üretmek amacıyla Trump Mobile yöneticilerine ulaşmaya çalışan gazeteciler ise henüz hiçbir kurumsal muhatap bulamadı. Şirket, yaşanan siber kriz karşısında sessizliğini korumaya devam ediyor.

    Güvenlik uzmanları, sistemdeki zafiyetin kötü niyetli kişilerce daha fazla istismar edilmesini engellemek adına teknik açığın ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşmıyor. Buna karşın, verileri ele geçirmek için oldukça basit bir yöntemin kullanıldığı ve söz konusu riskin hala sürdüğü biliniyor. Bu fiyasko, projenin arkasındaki teknik ekibin yeterliliği konusunda da teknoloji dünyasında derin şüpheler uyandırdı.

    Beklentilerin altında kalan satışlar ve soru işaretleri

    Sızıntı dosyasındaki kullanıcı numaralarını detaylıca analiz eden uzmanlar, projenin ticari başarısına dair yanıltıcı tabloları da deşifre etti. Geçen yıl yapılan açıklamalarda ve tahminlerde, 100 dolar ön ödeme yapan yaklaşık 590 bin kişinin cihaz için sırada beklediği iddia edilmişti. Ancak veri tabanından elde edilen gerçek rakamlar, toplam siparişin yalnızca 30 bin sınırında kaldığını gösteriyor. Bu tablo, projenin ticari açıdan büyük bir hayal kırıklığı yarattığının en net göstergesi olarak kabul ediliyor.

    Cihazın tek problemi veri tabanındaki zafiyetle de sınırlı değil. İlk tanıtımlarda tamamen “Amerikan Malı” vurgusuyla öne çıkarılan telefonun teslimat süreci dokuz ay gecikti. Nihayet ürünü inceleme şansı bulan basın mensupları, kutu üzerindeki ifadelerin gizlice değiştirildiğini fark etti. Yeni ambalajlarda telefonun yalnızca Amerikan inovasyonuyla şekillendirildiği yönünde yuvarlak ifadeler kullanılıyor. Hatta donanım analistleri, arkadaki Amerikan bayrağı logosunda bulunması gereken 13 şerit yerine 11 şerit yer aldığını, tasarım ekibinin marka amblemini çizgi yerine sayarak hata yaptığını belirtiyor.

    Cihazın teknik yapısının iki yıllık eski bir HTC modeline olan çarpıcı benzerliği ise Çin’de üretilen ucuz bir telefona sadece marka basıldığı iddialarını güçlendiriyor. Hatalı faturalandırmalar ve sorunlu sipariş sayfaları nedeniyle zaten tepki çeken şirket, bu sızıntıyla birlikte kullanıcı güvenini tamamen yitirme noktasına geldi.

  • Bahçeli TEKNOCAK Festivali’ni Ziyaret Etti

    Bahçeli TEKNOCAK Festivali’ni Ziyaret Etti

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Ankara’da düzenlenen TEKNOCAK Teknoloji ve İnovasyon Festivali’ne katılarak, stantları ziyaret etti.

    Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 18-19 Mayıs tarihinde ATO Congresium’da TEKNOCAK Teknoloji ve İnovasyon Festivali düzenlendi. Festivale 81 ilden yaklaşık 500 mühendis ve üniversite öğrencisi katılırken, 100’ün üzerinde proje yaşıyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli, TEKNOCAK Teknoloji ve İnovasyon Festivali’ni ziyaret etti. Tek tek stantları gezen Bahçeli, projeler hakkında bilgi aldı. Bahçeli, proje sahiplerini tebrik ederek, başarılar diledi.