Tag: İsrail

  • Berlin’de Filistin’e Destek Gösterisi

    Berlin’de Filistin’e Destek Gösterisi

    Almanya’nın başkenti Berlin’de Filistin’e destek gösterisi düzenlendi.

    İsrail’in Gazze ve Lübnan’a karşı saldırılarını protesto etmek için Kreuzberg semtinde bulunan Oranien Meydanı’nda toplanan çok sayıda kişi, daha sonra Neukölln ilçesindeki Sonnenallee Caddesine doğru yürüdü.

    İsrail’in Filistin topraklarını gasbetmesi ve Almanya’nın İsrail’e silah sağlamasına da tepki gösterilen eylemde, “Gazze’ye özgürlük”, “Filistin özgür olana kadar özgür Filistin”, “İşgale son verin”, “(Almanya Başbakanı Friedrich) Merz neredesin, çocuklar öldürülüyor”, “İsrail bombalıyor Almanya destekliyor”, “Bu savaş değil, bu bir soykırımdır” ve “Çocuk katili İsrail” sloganları atıldı.

    Göstericiler Filistin bayraklarının yanı sıra üzerinde, “Soykırımı durdurun”, “Gazze ateş altında” ve “Soykırım” yazan dövizler ile İsrail hapishanelerinde bulunan bazı Filistinli esirlerin fotoğraflarını taşıdı.

    Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı gösteri, Pannier ve Sonnenallee caddelerinin kesiştiği bölgede sona erdi.

  • Viyana’da Protesto Konseri: 2 Gazzeli Çocuğa Protez

    Avusturya’nın başkenti Viyana’da İsrail’in Eurovision Şarkı Yarışması’na katılımını protesto etmek amacıyla “Şarkı Protestosu-Soykırıma Sahne Yok” başlığıyla düzenlenen alternatif konser kapsamında toplanan bağışlarla, İsrail saldırılarından etkilenen 2 Gazzeli çocuğa protez bacak takıldı.

    Filistin Dayanışması Avusturya’dan yapılan açıklamaya göre, konser kapsamında toplanan bağışlar, Gazzeli 13 yaşındaki Anan ve 16 yaşındaki Mu’in’in tedavisi için harcandı.

    Bir grup aktivist, İsrail saldırılarının mağduru 2 Gazzeli çocuk ve onların aileleriyle tanışmak ve protez bacakların takılma sürecini izlemek için Mısır’ın başkenti Kahire’ye gitti.

    Aktivistlerin aktardığına göre, 13 yaşındaki Anan, ciddi bir fiziksel engelle dünyaya geldi. Çocuğun annesi ise bu durumun, İsrail’in geçmişte Gazze’ye yaptığı saldırılarda kullandığı beyaz fosfor bombasından kaynaklandığını söyledi.

    Doğduğundan itibaren proteze ihtiyaç duyan Anan, futbol oynamak istediğini anlattı.

    İsrail ordusunun, Mayıs 2025’te Gazze’ye düzenlediği bir tank saldırısında bacağını kaybeden Mu’in de protezlerine alışıp bir gün tekrar futbol oynamayı hayal ediyor. Satranç oynamaktan da büyük keyif aldığını aktaran Mu’in, ileride bilgisayar mühendisi olmak istiyor.

    “Şarkı Protestosu-Soykırıma Sahne Yok” konseri

    Avusturya’nın başkenti Viyana’da İsrail’in Eurovision Şarkı Yarışması’na katılımını protesto etmek amacıyla 15 Mayıs’ta alternatif konser düzenlenmişti.

    “Şarkı Protestosu-Soykırıma Sahne Yok” başlığıyla düzenlenen konsere, çok sayıda uluslararası sanatçı ile aktivist katılmıştı.

    İsrail’in Eurovision’a katılımına yönelik tepkileri görünür kılmayı ve Filistin’e destek mesajı vermeyi amaçlayan konserde, Gazze’deki soykırım, işgal ve insani duruma dikkati çeken performanslar sergilenmişti.

    Konserden elde edilen gelir ve yapılan bağışlarla Filistinli çocukların tedavisinin üstlenileceği açıklanmıştı.

  • Somaliland’dan İsrail’e İzin Mesajı

    Somaliland’dan İsrail’e İzin Mesajı

    Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden ancak uluslararası toplum tarafından tanınmayan Somaliland’ın lideri Abdirahman Muhammed Abdullahi, İsrail’in gelecekte bölgelerinde askeri üs kurmasına izin verebileceklerini söyledi. İsrail’in Somaliland’ı tanıyan tek ülke olması dikkat çekti.

    İsrail’in i24 kanalına konuşan Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirahman Muhammed Abdullahi, İsrail ile ilişkilerin geliştirilmesine yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    “İSRAİL’İN ASKERİ ÜS KURMASINI TAMAMEN DIŞLAYAMAM”

    Abdullahi, İsrail’in Somaliland’da askeri üs kurup kurmayacağı yönündeki soruya, “Şu anda hayır. Ancak gelecekte bunu tamamen dışlayamam” yanıtını verdi. Açıklama, İsrail’in bölgede askeri varlık oluşturabileceği yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdi.

    “İSRAİL BİZİ TANIYAN İLK ÜLKE OLDU”

    Abdullahi, Somaliland’ı devlet olarak tanıyacak başka ülkelerin de bulunduğunu öne sürse de bu ülkelerin isimlerini paylaşmadı.

    ABD, Etiyopya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kenya ile iletişim kanallarının açık olduğunu belirten Abdullahi, Müslüman nüfusa sahip bir bölge olmalarına rağmen Kudüs’te sözde büyükelçilik açmalarıyla ilgili eleştirilere de yanıt verdi.

    Bu konuda endişe duymadıklarını söyleyen Abdullahi, “Çünkü İsrail bizi tanıyan ilk ülke oldu” ifadelerini kullandı. İsrail ile tarım, sağlık, su yönetimi ve çeşitli alanlarda iş birliği yapmayı planladıklarını da sözlerine ekledi.

    “SİYON DOSTLARI ÖDÜLÜ” VERİLDİ

    İsrail basınında yer alan haberlere göre Abdullahi’ye, Batı Kudüs’te katıldığı bir törende İsrail ve Yahudilere verdiği destek nedeniyle “Siyon Dostları Ödülü” verildi.

    Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre ödül, Somaliland’ın Kudüs’te sözde büyükelçilik açması ve İsrail ile ilişkilerini geliştirmesi nedeniyle takdim edildi.

    NETANYAHU VE HERZOG İLE GÖRÜŞTÜ

    Abdullahi, İsrail ziyareti kapsamında Başbakan Binyamin Netanyahu, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve bazı İsrailli bakanlarla da bir araya geldi.

    İSRAİL, SOMALILAND’I TANIYAN TEK ÜLKE

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kısa süre önce Somaliland’ı “bağımsız ve egemen devlet” olarak tanıdıklarını açıklamıştı. Bu kararla İsrail, Somaliland’ı tanıyan ilk ve tek ülke oldu.

    Somaliland, 1991 yılında Somali’den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan etmiş ancak bugüne kadar uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmamıştı.

    Somali yönetimi ise Somaliland’ı ülkenin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü vurgularken, bölgeyle ilgili uluslararası anlaşmalar yapma yetkisinin yalnızca Mogadişu yönetiminde olduğunu savunuyor.

  • Trump: Ben olmasaydım İsrail olmazdı

    Trump: Ben olmasaydım İsrail olmazdı

    ABD Başkanı Donald Trump , İran ile varılan anlaşmaya ilişkin yeni açıklamalarda bulundu.

    Trump, İran anlaşmasının ikinci aşamaya geçtiğini belirterek, “Bunun adil bir anlaşma olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

    ABD Başkanı ayrıca, anlaşma kapsamında İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacağını savunarak, “İran bu anlaşma çerçevesinde asla nükleer silaha sahip olmayacak.” dedi.

    “REJİM DEĞİŞİKLİĞİNE İNANMIYORUM”

    Trump ayrıca rejim değişikliğine ilişkin, “Rejim değişikliğinden bahsedecek olursanız İran’ın liderler grubu tamamen değişti. Bir kez daha söyleyeyim rejim değişikliğine inanmıyorum. Bu yıllar sürer ve işe yaramaz.” ifadelerini kullandı.

    “HİZBULLAH İLE SURİYE İLGİLENSİN”

    İsrail’in anlaşmayla ilgili olarak atacağı adımların sorulması üzerine Trump, “Hizbullah konusunda Suriye’de göreve getirdiğimiz lider harika bir iş çıkarıyor. Hizbullah konusunda da çok başarılı. İsrail uzun süredir Hizbullah ile savaşıyor ve çok fazla insan hayatını kaybetti. İsrail’e ‘Bırakın Hizbullah ile Suriye ilgilensin.’ dedim. Açık konuşmak gerekirse İsrail’den daha iyi bir iş çıkarırlar.” dedi.

    Anlaşmadan önce Lübnan’da saldırı olmasından hiç hoşlanmadığını belirten Trump, “Bunu kendilerine de söyledim. Ama biliyorsunuz Suriye lideri çok becerikli ve ülkeyi de toparlamayı başardı. Eğer İsrail bunu yapamıyorsa Suriye başarabilir.” dedi.

    “BEN OLMASAYDIM İSRAİL OLMAZDI”

    Netanyahu ile konuşup konuşmadığı konusuna da değinen ABD Başkanı, “İyi bir ilişkimiz var. Bazı detaylar konusunda konuştuk. Beyrut’a saldırması hiç hoşuma gitmedi. O saldırıyı gördüm, bu gerçekten çok vahşi ve büyük bir saldırıydı. Etkin bir ilişkimiz var İsrail ile. ABD olmasaydı İsrail olmazdı. Ben olmasaydım İsrail olmazdı.” ifadelerini kullandı.

    Başka hiçbir ABD başkanının kendi yaptığını yapmadığını söyleyen Trump, “Bibi ile harika bir ilişkim vardı ancak şu an Bibi Lübnan konusunda daha sorumlu davranmalı. Lübnan geçmişte harika bir ülkeydi, entelektüellerin ülkesiydi. Kendilerini savunma imkanları da yok. İsrail’in Lübnan konusunda davranışlarından hiç memnun değilim. Büyük resmi de etkiliyor, İran’la anlaşmayı da etkiliyor.” dedi.

    “Ben olmasaydım İsrail çok uzun zaman önce ortadan kalkmış olurdu.” diyerek ülkedeki çoğu kişinin bu fikrini desteklediğini iddia eden Trump, “İsrail’i satan Obama’nın anlaşmasını kaldırdım. Obama’ya İsrail bu anlaşmayı yapmaması için yalvardı. Ama Obama İsrail’in değil İran’ın tarafında oldu. O anlaşmayı ortadan kaldırmasaydım İsrail bugün burada olmazdı.” ifadelerini kullandı.

    TRUMP: HÜRMÜZ KESİNLİKLE ÜCRETSİZ OLACAK

    Gazetecilere konuşmaya devam eden Trump, “İran’la ilişkilerimiz normalleşmiş durumda. Anlaşmanın süratle ilerleyeceğini düşünüyoruz. Harika bir metin ve içinde de İran asla nükleer silaha sahip olmayacak diyor. Benim istediğim buydu çünkü buna izin veremezdim. Hürmüz Boğazı da ücretsiz olarak açık olacak. Bu sadece 60 gün boyunca olacak dediler ama kalıcı olarak ücretsiz olacak.” dedi.

    İRAN-ABD ARASINDA ANLAŞMAYA VARILDI

    ABD ve İran arasında 107 gün süren savaşın sona ermesi için mutabakata varıldı. Cuma günü yetkililer İsviçre’de temsili imza töreni sonrası ileri müzakerelerin ilk toplantısını yapacak.

    Trump, anlaşmayı imzalamak için cuma günü İsviçre’nin Cenevre kentine Başkan Yardımcısı James David Vance’in gideceğini açıkladı ve kendisinin de katılabileceğini söyledi. Trump, “Metin imzadan sonra yayınlanacak.” dedi.

    Son olarak ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Donald Trump’ın, mutabakat zaptını 19 Haziran Cuma gününden önce açıklamaya karar verebileceğini söyledi.

  • Trump’tan İran Açıklamaları

    Trump’tan İran Açıklamaları

    ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’daki G7 Zirvesi kapsamında “İran ile anlaşmamızı yaptık ve bunun başarılı olacağını düşünüyorum. Şimdi ikinci aşamaya geçiyor ve bence bu aşama aslında daha kolay olacak” dedi.

    ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’nın Evian kentinde düzenlenen G7 Zirvesi marjında Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani ile bir araya geldi. Görüşmede, basın mensuplarına açıklama yapan Trump, İran ile ilişkilere ve dün dijital olarak imzalanan mutabakat zaptına ilişkin değerlendirmede bulundu. Trump, “İran ile anlaşmamızı yaptık ve bunun başarılı olacağını düşünüyorum. Şimdi ikinci aşamaya geçiyor ve bence bu aşama aslında daha kolay olacak. Geçen hafta onlara saldırmak istemedim, başka seçeneğimiz yoktu. Üçüncü kez yapıyorduk ama bunu yapmak zorunda kalmamayı başardık” ifadelerini kullandı.

    “İran’a herhangi bir para yatırmıyoruz”

    İran ile adil bir anlaşma yaptıklarını ifade eden Donald Trump, “Bu iyi bir anlaşma, Bu arada İran’a herhangi bir para yatırmıyoruz. Dün böyle bir söylenti çıktı ama bu saçmalık. İran’a para yatırma yükümlülüğümüz söz konusu değil” şeklinde konuştu.

    İran’a fiziksel olarak en yakın ülke olarak tanımladığı Katar’ın “güçlü” ve “sert” olduğunu ve ABD’ye “büyük bir cesaretle” yardım ettiğini söyleyen Trump, Katar Emiri Al Thani’ye “Bu yüzden sizi tebrik etmek istiyorum. Her zaman dostum olacaksınız” dedi.

    “Katar ülkemize muazzam miktarda para yatırıyor ve bunu takdir ediyoruz”

    Katar’ın ABD’ye bir trilyon dolardan fazla yatırım yapacağını duyuran Donald Trump, ülkeye yapılan toplam yatırımın da 19,2 trilyon dolar olduğuna dikkat çekti. Trump, “Bu bir rekor. Tarihte böyle bir şey hiç olmadı. Tarihte hiçbir ülke bu türden bir yatırım almadı. Rekor üç trilyon dolardı” diye konuştu.

    “Nükleer silah elde ederlerse, kıyamet üzerlerine kopar”

    Ekonomiye ilişkin açıklamaların ardından İran konusuna dönen Trump, “İran ile kısa sürede kurduğumuz ilişkiyi takdir ediyoruz. İstersek İran’a para yatırma hakkımız var ama para yatırmıyoruz. Obama’nın yaptığı gibi anlaşma için ödeme yapmadık. Obama, milyarlarca dolar ödemişti” ifadelerini kullandı.

    İran ile anlaşmanın kendisi için en önemli yönünün İran’ın asla nükleer silaha sahip olamayacak olması olduğunu vurgulayan Donald Trump, “Bu açık ve net bir şekilde yazıyor. Nükleer silah geliştiremeyecekler ve satın alamayacaklar. Eğer yaparlarsa, sonuçlarına katlanırlar. Küçük bir şey değil. Sonuçların ne olacağını söylemek dahi istemiyorum. Bunlar nihai sonuçlar olur” şeklinde konuştu.

    ABD Başkanı, “Bununla birlikte İran ile çok iyi bir ilişkimiz var. Ama en önemlisi, nükleer silaha sahip olamayacakları. Benim devreye girmemin ve imzalamayı kabul etmemin nedeni de bu. Nükleer silah elde ederlerse, kıyamet üzerlerine kopar. Bunu yapmayacaklar” dedi.

    “Rejim değişikliğine inanmıyorum”

    İran’da rejim değişikliği gibi bir hedef benimsemediğini ama yine de bir rejim değişikliği olduğunu ifade eden Trump, İran’ın liderlerinin ABD saldırılarında hayatlarını kaybetmesine gönderme yaptı. Trump, “İlk grubun hepsi öldü. İkinci gruptakiler de öldü. Üçüncü grubun bir kısmı gitti. Bence mevcut durumda çok makul insanlarla muhatap oluyoruz. Kendileriyle çalışmak güzeldi. Güçlü ve akıllı insanlar. Aslında birinci ve ikinci gruptan daha akıllı olduklarını düşünüyorum. Radikal değiller ve ülkelerine yardım etmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

    ABD Başkanı Trump, “Rejim değişikliğine inanmıyorum. Yıllarca rejimlerin değişmesini izledim. Hiçbir işe yaramıyor. Bu kendiliğinden olmalı” ifadelerini kullandı.

    Ülkelerin halk tarafından saygı gören liderler tarafından yönetilmesi gerektiğini söyleyen Trump, “Ülkeler korkuyla değil saygıyla yönetilmeli. Biliyorsunuz, İran’da en az 42 bin protestocu öldürüldü” şeklinde konuştu.

    Katar’ın İran savaşı sırasındaki adımlarından övgüyle bahseden Trump, “Çok etkilendik, çünkü gerçekten ateş hattının üzerindeydiler. Ön saftaydılar. Neredeyse herkes kadar ateş altındaydılar” dedi. Trump, Katar’ın büyük bir cesaret gösterdiğini ifade etti.

    “Rusya, bir anlaşma yapmalı”

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile görüşme ihtimaline ilişkin bir soru alan Trump, bu soruya, “Onunla bugün daha sonra görüşeceğim” cevabını verdi.

    Trump, “Bakın, Rusya bir anlaşma yapmalı. Rusya, muazzam sayıda insan kaybetti. Ukrayna da aynı şekilde. Geçen ay iki taraf toplam 35 bin asker kaybetti. Bunu bir düşünün. Bu aylık bazda. Çoğu asker ortalama 25 bin genç, güzel insanlar hayatını kaybediyor. Orada olup biten şeyler çılgınlık. Ama bir görüşmemiz oldu ve ne olacak göreceğiz. Pazar günü Başkan Putin ile konuştum” dedi.

    “Liderler arasında çok fazla memnuniyetsizlik var”

    Trump, “O kadar çok asker kaybediyorlar ki İkinci Dünya Savaşı’ndan beri böyle bir şey olmadı. Ben sekiz savaşı çözdüm ve bunun kolayca çözülecek bir savaş olacağını düşünüyordum. Diğer taraftan, liderler arasında çok fazla memnuniyetsizlik var. Fakat evet, bugün daha sonra onunla tekrar görüşeceğim” şeklinde konuştu.

    Ukrayna’daki savaşın hiçbir şekilde ABD’yi etkilemediğini ifade eden Trump, “Ama dahil olmamın tek nedeni, her ay 25 bin gencin ölmesini görmek istemiyor oluşum” ifadelerini kullandı.

    ABD Başkanı, “Hayata yeni başlayan genç insanlar cepheye gidiyor ve havaya uçuyor. Ukrayna da çok insan kaybediyor. Bu bütün şey çok saçma. Bu nedenle elimden geleni yapacağım” diye konuştu.

    İran’daki zenginleştirilmiş uranyumu alacaklarını söyledi

    Bir basın mensubunun, “İran’ rejimi kendi halkını öldürmeye devam ederse yine de anlaşmayı devam ettirecek misiniz?” şeklindeki sorusuna Trump, “Onlarla bu konuyu konuştuk ve bakacağız. Bunun büyük kısmı, birinci ve ikinci rejimler döneminde gerçekleşti” cevabını verdi.

    Trump, “(İran yönetiminin) iyi olmalarını umuyorum. Ama bir şey var. İyi olsalar da kötü olsalar da nükleer silaha sahip olmayacaklar. Büyük mesele bu. Nükleer silahları olsaydı, İsrail’i havaya uçururlardı. Muhtemelen bize de atış yaparlardı. Sanırım biz onları önce vururduk ama çok büyük zarar verirlerdi. Obama’nın nükleer anlaşmasını yani JCPOA’yı iptal etmeseydik, beş yıl önce nükleer silah elde ederlerdi. O anlaşma nükleer silaha giden bir yoldu” dedi.

    İran’ı B-2 bombardıman uçaklarıyla “çok sert” vurduklarını ve İran’ın nükleer kapasitesini imha ettiklerini vurgulayan Trump, “Bu şimdiye kadar gördükleri en yıkıcı bombardımanlardan biriydi. Bütün dağ üzerlerine çöktü” dedi.

    İran’daki zenginleştirilmiş uranyumu alacaklarını da ifade eden Trump, “Onu almaya gitmek büyük mesele. Çünkü sadece Çin’in ve bizim malzemelere ulaşabilecek ekipmana sahip olduğumuzu söylüyorlar. Bütün dağ üzerine çökmüş durumda” ifadelerini kullandı.

    Trump, “Bu muhtemelen yarım milyon dolar değerinde ve çok değerli bir şey değil. Ama psikolojik olarak onu almak istiyoruz” dedi.

    İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına sert eleştiriler getirdi

    İsrail’in Lübnan’a saldırması durumunda anlaşmanın nasıl ayakta kalacağı sorusuna Trump, “Kalabilir. Çünkü ben Lübnan’dakini küçük savaş olarak görüyorum. İran büyük olanı ama orada sürekli baş gösteren küçük bir iğne batması gibi bir şey var ve o da Hizbullah. Biliyorsunuz, Suriye konusunda çok sorumluluk aldım. ve biliyorsunuz, şu anda Suriye’yi yöneten kişi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve bazı diğer isimlerin desteğiyle oraya getirdiğimiz bir kişi. Ülkeyi toparlama konusunda inanılmaz bir iş çıkardı. Bir melek ya da kusursuz biri değil ama ülkeyi toparlama konusunda gerçekten olağanüstü bir iş yaptı. Ayrıca Hizbullah konusunda da çok iyi ve onlardan hoşlanmıyor” diye konuştu.

    Trump, “İsrail, Hizbullah’la çok uzun süredir savaşıyor ve çok fazla insan ölüyor. Bir kişiyi arıyorsunuz diye her seferinde bir apartman binasını yıkmak zorunda değilsiniz. Çünkü o apartmanlarda çok sayıda insan yaşıyor ve onların hepsi Hizbullah üyesi değil, bunu size söyleyebilirim. İsrail’e, Hizbullah meselesini Suriye’nin halletmesine izin vermesini söyledim. Açık konuşmak gerekirse, bence bunu daha iyi yaparlar. Örneğin anlaşmayı imzalamamıza iki saat kala Beyrut’ta bir saldırı oldu. Güneyde falan değildi, doğrudan Beyrut’taydı. Bundan hiç hoşlanmadım. Hoşlanmadığımı da kendilerine açıkça ilettim. Hiç hoşlanmadım” ifadelerini kullandı.

    Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara’nın ülkeyi “inanılmaz” hızlı bir şekilde toparladığını söyleyen Trump, “Çok yetenekli ve bana karşı çok iyi davrandı. İstediğim her şeyi korudu. Eğer İsrail, işi herkesi öldürmeden yapamıyorsa, bu işi o yapar. İşi Suriye yapar” şeklinde konuştu.

    “ABD olmasa İsrail olmazdı”

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu konusunda bir hayal kırıklığı yaşayıp yaşamadığı sorusuna Trump, “Hayır. Harika bir ilişkimiz var” cevabını verdi.

    Cevabında İsrail’in gerçekleştirdiği saldırıdan duyduğu hoşnutsuzluğu ifade eden Trump, “Saldırıyı gördüm. Bombanın nereye gittiğini gördüm. Ne olduğunu gördünüz mü? Bu vahşiceydi ve çok fazlaydı” ifadelerini kullandı.

    İsrail ile çok etkili bir ilişkileri olduğunu kaydeden Donald Trump, “Biz olmasak, ABD olmasa İsrail olmazdı. Ben olmasam İsrail olmazdı. Çünkü başka hiçbir başkan, benim yaptığımı yapmaya hazır değildi. Bibi (Netanyahu) ile harika bir ilişkim oldu. Ama şimdi Bibi’nin Lübnan konusunda daha sorumlu davranması gerekiyor. Lübnan eskiden harika bir ülkeydi. Profesörlerin, doktorların, avukatların olduğu bir ülkeydi. Büyük entelektüel birikime sahipti. Şimdi ise korkunç durumda. Bence tüm ülkeler arasında en kötü muamele gören onlar oldu. Kendilerini savunamıyorlar. Bir de onlar için sorun olan Hizbullah söz konusu” dedi.

    “İsrail’in Lübnan ve Hizbullah konusunu ele alış biçiminden memnun değilim”

    ABD Başkanı Trump, “İsrail’in Lübnan ve Hizbullah konusunu ele alış biçiminden memnun değilim. İşi daha hızlı yapmaları gerekirdi. Bu sonsuza kadar sürüp gidiyor. Bu olduğunda, büyük anlaşmanın yani İran anlaşmasının üzerine olumsuz bir ışık düşüyor” diye konuştu.

    “Obama, İsrail’i İran’a sattı”

    Kendisi olmasa İsrail’in çoktan havaya uçmuş olacağı iddiasını yineleyen Trump, “İki şey yaptım. İran ile nükleer anlaşmayı feshettim. Barrack Obama, İsrail’i İran’a sattı. İran’a gitti ve onları sattı. Bu adama ya da partiye nasıl oy verilir?” ifadelerini kullandı.

    Yaptığı ikinci şeyin ise İran’ın nükleer tesislerini vurmak olduğunu söyleyen ABd Başkanı, “İkincisi ise benim nükleer toz dediğim şeyle ilgili yaptığımızdı. Onu havaya uçurduk ve dağ üzerine çöktü. Oraya ulaşmak mümkün değil. Nükleer silaha ulaşmalarına iki hafta kalmıştı. Eğer nükleer silah elde etselerdi, bunu İsrail’e karşı kullanırlardı” şeklinde konuştu.

    Donald Trump, “Bunu söylemekten nefret ediyorum ama muhtemelen Orta Doğu’nun geri kalanına karşı da kullanırlardı. Çünkü bütün füzelerini Emir’e (Katar), Suudi Arabistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), Kuveyt’e ve Bahreyn’e çevirmişlerdi” dedi.

    “İran, Türkiye’yi de bir kez vurdu ve bunu hiç anlamadım ve kimse de anlamayacak”

    İran’ın komşu ülkelerini hedef almasının bu beş ülkeyi bir araya getirdiğini ifade eden Donald Trump, “İran, Türkiye’yi de bir kez vurdu ve bunu hiç anlamadım ve kimse de anlamayacak. Sorun bu. Bunlar tamamen mantıksız insanlardı. Ama onlar artık gitti. Bence artık İran’ın mantıklı bir liderliği var” ifadelerini kullandı.

    Donald Trump, “Fakat benimle birlikte ABD olmasaydı, İsrail şu anda var olmazdı. Yüzde 100 yeryüzünden silinmiş. İsrail’deki her akıl sahibi insan bunu bilir” diye konuştu. – EVIAN

  • İsrailli bakan vize alamadı, ABD ziyaretini iptal etti

    İsrailli bakan vize alamadı, ABD ziyaretini iptal etti

    İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İsrailli iş adamı Yaakov Elharar’ın kızının düğününe katılmak ve diplomatik bir toplantı için ABD Büyükelçiliğine vize başvurusunda bulundu.

    Ben-Gvir’in vize işlemleri için ABD Büyükelçiliğine parmak izi vermek üzere davet edilmesinin ardından ABD seyahatini iptal ettiği kaydedildi.

    İsrail basını, Ben-Gvir’in diğer bakanlar gibi diplomatik vize alma hakkı bulunduğunu ancak ABD Büyükelçiliğinin “alışılmadık” bir prosedür uygulayarak aşırı sağcı bakandan parmak izi istediğini vurguluyor.

    Ben-Gvir’in ofisinden yapılan açıklamada, ABD’nin İsrail Büyükelçiliğinin vize için parmak izi istediği doğrulanmıştı.

    SEYAHATİN FİNANSMANI DA TARTIŞMA KONUSU OLDU

    Haaretz’in haberine göre, Ben-Gvir’in ABD ziyaretinin masraflarının İsrailli bir iş adamı tarafından karşılanacak olması da tartışmalara yol açtı.

    Haberde, İsrail Kamu Denetçisi başkanlığında toplanan komitenin Ben-Gvir’in ABD seyahatinin İsrailli iş adamı Elharar tarafından finanse edilmesine itiraz ettiği belirtildi.

    İtiraz üzerine Ben-Gvir’in, seyahat masraflarının İsrailli iş adamı tarafından karşılanmasına yönelik talebini geri çektiğini aktarıldı.

    İsrail’de bakanların özel kaynaklarla finanse edilen yurt dışı seyahatlerine, çıkar çatışmasına neden olmaması, kamu görevinin kötüye kullanılması sonucunu doğurmaması ve etik kurallarla çelişmemesi şartıyla izin verilebiliyor.

  • İsrail Bakanı’ndan İran Anlaşmasına Tepki

    İsrail Bakanı’ndan İran Anlaşmasına Tepki

    İSRAİL Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ABD ile İran arasında varılan anlaşmaya tepki göstererek, anlaşmanın İsrail ve tüm özgür dünya için kötü olduğunu öne sürdü.

    İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ABD ile İran arasında sağlanan barış anlaşmasına ilişkin sanal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Anlaşmayı eleştiren Smotrich, “İran ile yapılan anlaşma İsrail ve tüm özgür dünya için kötüdür. Ortak mücadelenin İran’ı zayıflatmada birçok başarısı oldu ve bunlar boşa gitmeyecek. Rejimi devirmek için mücadeleyi kendi başımıza ve yaratıcı yollarla sürdürmek, İran’ın asla nükleer bir silaha sahip olmamasını sağlamak zorunda kalacağız. Başbakanlık için kendilerini aday görenlerin hiçbiri, şu günlerde İsrail hükümetine ve özellikle de hükümetin başındaki isme (Binyamin Netanyahu) uygulanan baskının yüzde 10’una bile dayanamazdı” ifadelerini kullandı.

    Açıklamasının devamında Lübnan’daki duruma da dikkat çeken Smotrich, Hizbullah’a karşı operasyonların süreceği mesajını vererek, “Lübnan’da sınanacağız. Bu bizim savaşımız, bizim askerlerimiz ve kuzeyde yaşayan sakinlerimizin acil güvenliği meselesidir. Kendi hedeflerimiz doğrultusunda kararlı durmaya devam etmemiz ve İsrail ordusunun Hizbullah’ı uzaklaştırmayı sürdürmesi için tam hareket özgürlüğüne sahip olmasını sağlamak adına çalışmaya devam edeceğim” değerlendirmesinde bulundu.

  • İsrail, Lübnan’daki Emniyet Şeridini Koruyacak

    İsrail, Lübnan’daki Emniyet Şeridini Koruyacak

    İsrail ordusunun, ABD ile İran arasında yarın imzalanması planlanan mutabakat zaptı devreye girse bile Lübnan’ın güneyinde kurduğu emniyet şeridinden çekilmeyeceği ileri sürüldü.

    KARA HAREKATI DURDURULACAK, ANCAK ORDU EMNİYET ŞERİDİNDEN ÇEKİLMEYECEK

    İsrail devlet televizyonunun ismini açıklamadığı güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberde, ABD ile İran arasında şekillenmeye başlayan anlaşma süreci kapsamında ordunun, Lübnan’ın güneyine yönelik kara harekatının durdurulması olasılığına hazırlandığı bildirildi.

    Ordunun ayrıca Lübnan içlerine yönelik saldırıları azaltmaya hazırlandığı, ancak askeri “operasyonların” güneye yoğunlaşarak devam edeceği iddia edildi. İsrail ordusunun, anlaşma kapsamında yer alsa bile Lübnan’ın güneyindeki emniyet şeridinden çekilmeyeceği kaydedildi.

    Haberde, bu konunun yaklaşık bir buçuk hafta sonra ABD’de Lübnan tarafıyla görüşülmesinin beklendiği de kaydedildi.

    NETANYAHU KABİNEYİ TOPLAYACAK

    Yediot Ahronot gazetesi ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, daraltılmış güvenlik kabinesini yerel saatle 19.30’da toplayacağını bildirdi

    Söz konusu toplantı kararının duyurulmasının ardından, aralarında İsrail devlet televizyonu KAN’ın da bulunduğu ülke basınında, siyasi makamların “İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki ilerleyişini durdurması” yönünde karar almasının muhtemel olduğuna işaret edildi.

    GAZZE’DEKİNE BENZER BİR SARI HAT OLUŞTURULMUŞTU

    İsrail geçen nisan ayında, Litani Nehri’nin güneyinde Gazze’dekine benzer bir Sarı Hat oluşturduğunu açıklamıştı.

    Sınıra kadar uzanan bu hayali hatla İsrail, Lübnan’da yerinden edilenlerin geri dönüşünü ve her türlü silahlı faaliyeti engellemeye çalıştığını ifade ediyor. İsrail, bu bölgenin ateşkes anlaşmaları kapsamına girmeyeceğini öne sürüyor.

  • Netanyahu: İran Nükleer Silah Edinmeyecek

    Netanyahu: İran Nükleer Silah Edinmeyecek

    İSRAİL Başbakanı Binyamin Netanyahu, görevde olduğu sürece İran’ın nükleer silahlara sahip olamayacağını belirterek, ABD Başkanı Donald Trump ile bu konuda tam bir mutabakat içinde olduklarını kaydetti.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İsrail Başbakanı olduğum sürece İran nükleer silahlara sahip olamayacak. Başkan Trump ve ben bu konuda tam bir mutabakat içindeyiz. 30 yılı aşkın süredir, İran’ın nükleer programına karşı uluslararası mücadelenin en ön saflarında yer alıyorum. Bu mücadele olmasaydı, İran İsrail’i yok edecek atom bombalarına çoktan sahip olmuş olurdu. İran, Yahudi devletini yok etmek için çalışıyor ve ben hayatımı bunu engellemeye adıyorum. İsrail Başbakanı olduğum sürece bu gerçekleşmeyecek” ifadelerini kullandı.

  • #ImmoralArmy Etiketi Global Gündemde

    #ImmoralArmy Etiketi Global Gündemde

    İSRAİL ordusunun Gazze Şeridi’ndeki eylemlerine yönelik tepkiler, sanal medyada küresel ölçekte başlatılan #ImmoralArmy (Ahlaksız Ordu) etiketiyle dünyada gündem oldu.

    Gazetecililer, aktivistler ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri tarafından İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki eylemlerine yönelik başlatılan sanal medya çalışması kısa sürede geniş kitlelere ulaştı. Kullanıcıların İsrail ordusuna karşı tepki gösterdiği #ImmoralArmy etiketi, birçok ülkede gündem listelerinde yer aldı. Sanal medya kullanıcıları, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının uluslararası hukuk ve insan hakları açısından değerlendirilmesi çağrısında bulunurken, etikete destek veren paylaşımlar gün boyunca artış gösterdi. Sanal medya platformlarında yaygın şekilde kullanılan #ImmoralArmy etiketi altında yapılan paylaşımlarda, uluslararası toplumun Gazze’deki gelişmelere karşı daha etkin tutum alması yönünde çağrılar öne çıktı.

    Kampanya kapsamında paylaşılan videolarda, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği saldırılarda yaşanan sivil kayıplar, yıkılan yerleşim alanları ve insani kriz görüntülerine yer verildi.

    Öte yandan İsrail’in, 10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını sürdürdüğü belirtiliyor. Paylaşılan verilere göre, Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 72 bin 988’e, yaralı sayısı ise 173 bin 205’e ulaştı. Ateşkesin ilan edildiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana ise 978 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 3 bin 97 kişinin yaralandığı ifade edildi.