Tag: İddia

  • Ankara’yı sarsan iddia: 4 CHP’li belediye başkanı AK Parti’ye geçecek

    Ankara’yı sarsan iddia: 4 CHP’li belediye başkanı AK Parti’ye geçecek

    CHP’de mutlak butlan tartışmaları sürerken Ankara kulislerinde dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. Bazı CHP’li ilçe belediye başkanlarının AK Parti’ye geçebileceği öne sürülürken, adı geçen isimlerden Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç iddiaları yalanladı.

    CHP KULİSLERİNİ HAREKETLENDİREN İDDİA

    CHP’de mutlak butlan kararının ardından yaşanan siyasi hareketlilik devam ederken, Ankara kulislerinde partiye ilişkin yeni bir iddia gündeme geldi. Bazı CHP’li belediye başkanlarının AK Parti saflarına katılabileceği yönündeki kulis bilgileri siyaset gündeminde tartışma yarattı.

    tv100’ün haberine göre, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ve Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör’ün AK Parti’ye geçeceği yönünde iddialar ortaya atıldı.

    İDDİALAR SİYASET GÜNDEMİNİ HAREKETLENDİRDİ

    CHP içinde yaşanan yönetim tartışmalarının sürdüğü bir dönemde ortaya atılan iddialar, parti kulislerinde geniş yankı uyandırdı. Söz konusu isimlerin parti değişikliğine hazırlandığı öne sürülürken, konuya ilişkin resmi bir açıklama beklenmeye başlandı.

    İddiaların gündeme gelmesinin ardından gözler adı geçen belediye başkanlarına çevrildi.

    KARAKOÇ’TAN YANIT GELDİ

    İddialar arasında adı geçen Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla AK Parti’ye geçeceği yönündeki haberleri yalanladı.

    Karakoç açıklamasında, hakkında ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, görevini CHP çatısı altında sürdürdüğünü ifade etti.

    Karakoç paylaşımında, “Hakkımda ortaya atılan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Partimiz çatısı altında, hemşehrilerimize hizmet etmeye aynı kararlılık ve sorumluluk anlayışıyla devam ediyoruz. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür asılsız haberlere itibar edilmemesini rica ediyorum” ifadelerini kullandı.

    GÖZLER DİĞER İSİMLERE ÇEVRİLDİ

    Karakoç’un açıklamasıyla birlikte kulislerde konuşulan iddiaların doğruluğu yeniden tartışma konusu olurken, adı geçen diğer belediye başkanlarından gelecek olası açıklamalar merak edilmeye başlandı.

  • CHP’den açıklama geldi. “Onu affettik diye bir şey yok”

    CHP’den açıklama geldi. “Onu affettik diye bir şey yok”

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” kararıyla göreve dönen eski CHP yönetimi, Özgür Özel döneminde alınan ihraç kararlarını iptal etti.

    Bu isimler arasında “yolsuzluk” soruşturmasında tutuklandıktan sonra görevden alınan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın da olup olmadığı tartışma konusu oldu.

    CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı ve İzmir Milletvekili Mahir Polat, toplantı sonrası şu açıklamayı yaptı:

    – “Ahlaki sorunları olan tüm arkadaşlarımızın tekrardan dosyalarını geçireceğiz. Özkan Yalım 28 Nisan 2026’da Silivri Cezaevinden partimize bir istifa dilekçesi vermiş. Bizim partimiz bu istifa dilekçesini 29.04’te Genel Sekreterlik kaydına almış. Yani arkadaşlarımız kararı verdiklerinde, kararımızsa bizim 2 Mayıs 2026’da karar verilmiş.

    – Bizim arkadaşlarımız, Özkan Yalım’ı o dönemki arkadaşlarımız ihraç etmekte gecikmişler. İstifa etmiş birini tekrardan ihraç etmişler. Dolayısıyla istifa etmiş bir adamdan bahsediyorlar.”

    Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “arınma” mesajlarını işaret eden Polat, “Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Özkan Yalım’ı affettik diye bir şey yok. İstifa etmiş bir adama sonradan bir işlem tesis edilmiş. Dolayısıyla bizim açımızdan polemiğe kapalı bir konudur Özkan Yalım konusu.” diye konuştu.

    “ETKİN PİŞMANLIK” İFADESİ, “MUTLAK BUTLAN” DAVASINI HIZLANDIRMIŞTI

    Yalım, “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklandıktan iki ay sonra “etkin pişmanlık” hükümleri uyarınca ifadeler vermiş, Özgür Özel ve ona yakın isimler hakkında pek çok iddia ileri sürmüştü.

    Özellikle ilk ifadesinde Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu yerine CHP Genel Başkanı seçildiği 2023 Kurultayı’na geniş yer ayırmış, masraflar için o dönem Özel’e toplam 1 milyon 200 bin TL nakit para verdiğini iddia etmişti.

    Bu paranın bir kısmını siyasetçinin evinin bahçesine bıraktığını, bir kısmını da yakın arkadaşı aracılığıyla ulaştırdığını savunan Yalım’ın iddiaları arasında Özel’in kazanması için delegelerle görüştüğü ve destek çalışmaları yaptığı da yer almıştı.

    Bu sözler “mutlak butlan ” davasını da hızlandırmıştı.

    Mahkeme, 4-5 Kasım 2023’te düzenlenen 38’inci CHP Olağan Kurultayı’nın iptaline hükmetmişti .

    Böylece Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönmüştü.

    Kurultayın iptal edilmesiyle o tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ve alınan kararlar da hükümsüz kalmıştı.

    KARARDA NELER VARDI?

    Mahkeme kararında, “Mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen genel başkan Özgür Özel’in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmelerine ve görev iadelerine” ifadesine yer verildi.

    CEZA DAVASI DA VAR

    “Mutlak butlan” davasına ek olarak bir de ceza davası yürütülüyor.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kurultayda usulsüzlük yapıldığı suçlamalarıyla ilgili bir soruşturma başlattı ve iddianame 3 Haziran 2025’te kabul edildi.

    Bu iddianamede “yolsuzluk” iddiasıyla tutuklandıktan sonra görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “rüşvetle” suçlandığı için cezaevinde gönderilip Beşiktaş Belediye Başkanlığı’ndan uzaklaştırılan Rıza Akpolat ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay “sanık” olarak yer alıyor.

    Bu isimlerin “oylamaya hile karıştırma” suçundan bir yıldan üçer yıla kadar hapis cezası isteniyor.

    Eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na mağdur, Lütfü Savaş’a müşteki sıfatıyla yer veriliyor.

    Kılıçdaroğlu ifade vermeye gitmedi. Bunu “Partimi adliyede tartıştırmam” sözleriyle açıkladı.

    Mahkeme, son olarak İstanbul’da Rıza Akpolat’ın da yargılandığı “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü” davasının iddianamesini kurultay davasının dosyasına eklemişti.

    Ankara’daki mahkeme, bu davanın “fiili ve hukuki irtibat” gerekçesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasıyla birleştirilmesini istiyor.

    12 sanık hakkında Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’na muhalefet suçlarından bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi ve siyasi yasak getirilmesi talep ediliyor.

  • Korkunç cinayette kanlı giysiler tuvaletin giderinden çıktı: “Cinnet getirdim kuzum”

    Korkunç cinayette kanlı giysiler tuvaletin giderinden çıktı: “Cinnet getirdim kuzum”

    Bursa’da emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu’nun öldürüldüğü korkunç cinayetin ayrıntıları hazırlanan iddianameye girdi.

    İddianamede kadının eşinin cesedini parçalara ayırdıktan sonra kan sıçramasın diye etrafa poşet serdiği, telefonla görüştüğü çocuklarına ise “Cinnet getirdim kuzum. Ölmüş adamı kaldırdım attım.” dediği anlatıldı.

    Olay, 28 Ocak’ta Osmangazi ilçesi ilçesinde yaşandı.

    Ali Fuat Uzunoğlu, iddiaya göre; eşi Adalet Uzunoğlu tarafından öldürüldü. Adalet Uzunoğlu, satır ve bıçakla 15 parçaya ayırdığı cesedi poşetlere koyup, evinin bulunduğu sokak ile çevredeki çöp kutuları ile konteynerlere attı.

    30 Ocak gecesi saat 21.30 sıralarında polis merkezine giden Adalet Uzunoğlu, eşinin iki gün önce çalan zile bakmak için üç katlı evlerinin giriş kapısına indiğini bir daha da geri gelmediğini söyleyip, kayıp ihbarında bulundu.

    Uzunoğlu’nu arama çalışması başlatan ekipler, incelemede bulunmak ve Adalet Uzunoğlu’ndan bilgi almak için eve gittiklerinde, Ali Fuat Uzunoğlu’nun cep telefonu, cüzdanı ve kimliğini buldu. Ekipler, evin çeşitli yerlerinde de kan izine rastladı.

    Adalet Uzunoğlu polis memurlarının sorularına çelişkili yanıtlar da verince Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılarak, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri görevlendirildi. Adrese Olay Yeri İnceleme ekipleri sevk edildi.

    Çifte ait olan ve ilk iki katının boş olduğu öğrenilen üç katlı binanın en üst katında inceleme yapıldı. Pis ve bakımsız olduğu görülen dairenin girişinde, elektrik prizinde, lavaboda ve evde bulunan satır ile bıçakta kan izi tespit edildi. Biyolojik incelemede, evin çeşitli yerlerinde doku parçaları da bulundu.

    Biyolojik numuneler ile satır ve bıçak inceleme yapılmak üzere Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderilirken, Adalet Uzunoğlu da teknik ve fiziki takibe alındı.

    Kriminal incelemede; kan ve doku örneklerinin hakkında kayıp başvurusunda bulunulan Ali Fuat Uzunoğlu’na, satır ve bıçaktaki parmak izlerinin de Adalet Uzunoğlu’na ait olduğu belirlendi.

    Kriminal raporun çıkmasının ardından 3 Nisan’da Adalet Uzunoğlu ile oğulları F.U. (48) ve M.U. (50) ile kardeşi M.Ö. (65), İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı.

    Emniyetteki sorgusunda; eşini kendisinin öldürmediğini iddia eden ancak cesedi parçaladığını kabul eden Uzunoğlu, “Olay sabahı ben uyandığımda merdivenlerin önünde hareketsiz yatıyordu. Merdivenlerden düşüp ölmüş. İterek öldürdüğümü düşünürler ve benim üzerime kalır, diye korktum. Eşimi, satır ve bıçakla 15 parçaya ayırarak evimin yakınında bulunan değişik çöp kutularına attım.” dedi.

    OĞULLARI İLE KARDEŞİ SERBEST BIRAKILDI

    Adalet Uzunoğlu, 5 Nisan’da sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece kasten öldürme suçundan tutuklanırken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan iki oğlu ile kardeşi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Evin bulunduğu sokaktaki ve çevredeki çöp kutularında Olay Yeri İnceleme ekiplerince yapılan incelemede ise ceset parçaları bulunamadı.

    Adalet Uzunoğlu’na tutuklanmadan bir gün önce 4 Nisan’da saat 15.00 sıralarında olay yerinde keşif yaptırıldığı ortaya çıktı. Soruşturmayı yürüten savcı ve polisler eşliğinde evinin bulunduğu sokağa getirilen Uzunoğlu, ceset parçalarını hangi çöp kutuları ve konteynerine nasıl attığını anlattı.

    Üç çocuk annesi kadın beraberindeki savcı ve polislerle birlikte yer gösterme yapıp olayı anlatırken o anlar, çevredeki bir evin güvenlik kamerası tarafından görüntülendi.

    Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı.

    İddianamede, eşe karşı nitelikli kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen Adalet Uzunoğlu’nun eşinin cesedini parçalarken kan sıçramasın diye etrafa poşet serdiği, kanlı giysileri tuvalet giderine gizlediği ve poşetlere koyduğu ceset parçalarını, özellikle güvenlik kameralarının görüş açısı dışında kalan kör noktalardaki çöp konteynerlerine attığı belirtildi.

    Çocuklarıyla yaptığı telefon görüşmesinde, “Cinnet getirdim kuzum. Ölmüş adamı kaldırdım attım.” dediği ortaya çıkan Uzunoğlu’nun, ifadesinde eşini öldürdüğünü kabul etmediği, merdivenlerin başında yerde hareketsiz yatarken bulup, nabız alamadığı eşini kendisinin öldürmesinden şüphelenilmemesi için evde bulunan nacakla 10-15 parçaya ayırıp, çöplere attığını söylediği kaydedildi.

    Üç çocuk annesi kadının ayrıca yer gösterme sırasında cesedi nasıl parçalayıp, hangi çöp konteynerlerine attığını da ayrıntılı şekilde anlattığı belirtildi.

    İddianamede Adalet Uzunoğlu’nun emniyetteki ifadesine de yer verildi. Uzunoğlu’nun ifadesinde şunları söylediği kaydedildi:

    “28 Ocak’ta eşim sabah namazına gitmek için evden çıktı. Ben de bir süre sonra çöp atmak için daire kapısının önüne çıktım. Zemin katta, merdiven kenarında eşimi yatarken gördüm. Gidip kontrol ettiğimde nabız alamadım. Öldüğünü düşündüm ve benim öldürdüğümü düşünmemeleri için panikle eşimi parçalamaya başladım. Parçaları ayrı ayrı poşetledim. Keserken de etrafı poşetle kapladım. Nacakla cesedini parçaladım. Poşetlediğim parçaları da evimin etrafındaki çöplere dağıttım.”

    Sürecin ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı iddianamede, maktule ait ceset her ne kadar bulunmamış olsa da Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’nin bu konudaki emsal kararı işaret edilip, “Cesedin bulunamamış olması tek başına suçun işlenmediği anlamına gelmez.” denildi.

    Sanığın maktule yönelik daha önce çevresine kendisi ve çocukları için “Bana hep zulmetti, zulmediyor.” şeklinde beyanda bulunduğu; sanığın beyanları, kriminal raporlar ve bilimsel veriler ile olayın oluş şekli, hayatın olağan akışına uygun maddi vakalar ve birbirini destekleyen deliller bir arada değerlendirildiğinde şüphelinin eşi olan Ali Fuat Uzunoğlu’nu kasten öldürdüğü ve devamında suç delillerini ortadan kaldırmaya yönelik sistematik eylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı kaydedildi.

    Sanığın çocukları S.U., F.U. ve M.U. ile kardeşi M.Ö. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen iddianame Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilirken, sanığın yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

  • Iğdır’da polis ile sürücü arasında darp iddiası: Olayın görüntüleri ortaya çıktı

    Iğdır’da polis ile sürücü arasında darp iddiası: Olayın görüntüleri ortaya çıktı

    Iğdır’da sürücü Arda T. ile polis memuru İbrahim B. arasında yaşanan olayın yankıları sürüyor. Tarafların birbirinden şikayetçi olduğu olayla ilgili adli ve idari süreç devam ederken, yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı.

    İddiaya göre olay, Bağlar Mahallesi Uluçınar Caddesi’nde meydana geldi. Araçla seyir halinde olan Arda T., kendisine seslenen polis memuru İbrahim B. nedeniyle aracını durdurdu. Taraflar arasında, sürücünün yaya geçidinde yol vermediği iddiasıyla tartışma çıktı.

    “BENİ ARABADAN İNDİRİP YUMRUKLADI” İDDİASI

    Arda T., polis memurunun aracına yaklaşarak kendisiyle konuştuğunu, daha sonra kapıyı açıp kendisini araçtan indirdiğini ve yumruklarla darbettiğini öne sürdü.

    Olay sonrası polis merkezine götürüldüğünü belirten Arda T., kendisine aracından inip karşı tarafa saldırdığı gerekçesiyle 180 bin lira idari para cezası kesildiğini, ehliyetine el konulduğunu ve kullandığı müşteriye ait aracın trafikten men edildiğini iddia etti. Arda T., yaşadığı olay nedeniyle dişinin kırıldığını ve vücudunda darp izleri bulunduğunu söyledi.

    POLİS MEMURU: BANA SALDIRDI

    Polis memuru İbrahim B. ise ifadesinde farklı bir iddia ortaya koydu. Ailesiyle birlikte yolun karşısına geçmeye çalıştığını belirten polis memuru, ters şeritten gelen aracın kendisine çarpmak üzere olduğunu, sürücünün yayalara yol vermediğini ve araçtan inerek kendisine saldırdığını öne sürdü. İbrahim B., kendisini korumak amacıyla karşılık verdiğini belirterek sürücüden şikayetçi oldu.

    GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

    Olaya ilişkin güvenlik kamerası kayıtları da ortaya çıktı. Görüntülerde polis memurunun sürücüye seslendiği, daha sonra aracın yanına gelerek konuştuğu ve kapıyı açtığı görülüyor. Kayıtlarda sürücünün araçtan inmeye çalıştığı sırada yumruk atıldığı anlar da yer alıyor. Görüntülerde ayrıca polis memurunun boks ringindeymiş gibi gard aldığı anlar dikkat çekti.

    SÜREÇ DEVAM EDİYOR

    Tarafların karşılıklı şikayetçi olduğu olayla ilgili adli ve idari soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

  • Özel’in “İmamoğlu’na genel başkanlık teklif edildi” iddiasına Kılıçdaroğlu cephesinden yalanlama

    Özel’in “İmamoğlu’na genel başkanlık teklif edildi” iddiasına Kılıçdaroğlu cephesinden yalanlama

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Ekrem İmamoğlu’na cezaevindeyken genel başkanlık teklif edildiği yönündeki açıklamaları siyasetin gündemine oturdu. Özel’in sözlerine Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden yanıt gelirken, iddianın gerçeği yansıtmadığı savunuldu.

    CHP’de kurultay tartışmaları ve mutlak butlan davası nedeniyle yaşanan gerilim sürerken, Genel Başkan Özgür Özel’in yaptığı dikkat çekici açıklamalar yeni bir polemiğin fitilini ateşledi.

    TBMM’de gazetecilerle bir araya gelen Özel, Ekrem İmamoğlu’nun partiden ihraç edilmesinin söz konusu olmadığını belirtirken, tutuklu bulunduğu dönemde İmamoğlu’na yönelik bazı girişimlerde bulunulduğunu öne sürdü. Özel’in açıklamalarında özellikle Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasında geçtiğini iddia ettiği görüşmelere ilişkin sözleri dikkat çekti.

    “ÖZGÜR BEY’İ DIŞLAYALIM” İDDİASI

    Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk ziyaretçiler arasında yer aldığını belirterek, cezaevinde yapılan görüşmelerde kendisinin dışlanmasına yönelik tekliflerin gündeme getirildiğini iddia etti.

    Özel, “Ekrem Bey’i cezaevinde ziyaret ettiler. Ekrem Bey’e defalarca ‘Birlikte olalım. Özgür Bey’i dışlayalım. Biz bir olalım. Özgür Bey’i indirelim’ dediler” ifadelerini kullandı. Bu sözler CHP kulislerinde geniş yankı uyandırırken, parti içindeki güç mücadelesine ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirdi.

    “GENEL BAŞKANLIK TEKLİF EDİLDİ” ÇIKIŞI

    Özel’in en dikkat çeken iddiası ise Ekrem İmamoğlu’na cezaevinde bulunduğu dönemde genel başkanlık teklif edildiği yönündeki açıklaması oldu.

    CHP lideri, “Ekrem Bey’e cezaevindeyken genel başkanlık teklif ettiler. Ekrem Bey’e sandık kurduk, oy verdiler” diyerek parti içinde bazı çevrelerin farklı arayışlar içinde olduğunu öne sürdü.

    Özel’in bu açıklamaları, CHP’de son dönemde yaşanan kurultay tartışmaları ve parti içi dengelere ilişkin yeni soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

    KILIÇDAROĞLU CEPHESİNDEN YALANLAMA GELDİ

    Özel’in sözlerinin ardından gözler Kemal Kılıçdaroğlu cephesine çevrildi. Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, Kılıçdaroğlu’nun kurmayları söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

    Kılıçdaroğlu’na yakın isimler, Ekrem İmamoğlu’na genel başkanlık teklif edildiği yönündeki iddiayı reddederken, böyle bir girişimin söz konusu olmadığını ifade etti. Böylece CHP’nin iki önemli ismi arasında yeni bir görüş ayrılığı daha kamuoyu önünde tartışma konusu haline geldi.

    CHP’DE GERİLİM DEVAM EDİYOR

    Mutlak butlan davası ve kurultay tartışmaları nedeniyle zor bir süreçten geçen CHP’de son dönemde Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki görüş ayrılıkları sık sık gündeme geliyor.

    Parti içinde bir yandan uzlaşma arayışlarının sürdüğü belirtilirken, diğer yandan karşılıklı açıklamalar gerilimin tamamen sona ermediğini gösteriyor. Özel’in son açıklamaları da parti kulislerinde yeni değerlendirmelere neden oldu.

    ÖZEL ANADOLU TURUNA ÇIKIYOR

    Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in siyasi çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. Özel’in, Gümüşhane, Tokat ve Nevşehir’de 7 Haziran’da yapılacak belediye başkanlığı ve muhtarlık seçimleri kapsamında Anadolu turuna çıkacağı belirtildi.

    Trabzon’da parti teşkilatlarıyla bir araya gelecek olan Özel’in daha sonra Gümüşhane’nin Tekke beldesi, Tokat, Amasya, Çorum ve Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesinde ziyaretlerde bulunacağı aktarıldı.

  • CHP Antalya adaylığı soruşturması: Özgür Özel ve beş vekile fezleke talebi

    CHP Antalya adaylığı soruşturması: Özgür Özel ve beş vekile fezleke talebi

    Cumhuriyet Halk Partisi’nde Antalya’daki belediye başkanı adayı belirleme sürecinde yolsuzluk yapıldığı iddiasına yönelik soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.

    Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in de bulunduğu altı milletvekili hakkında yürütülen soruşturmada, milletvekilleri yönünden yetkisizlik kararı verdi.

    Başsavcılık dosyayı fezleke düzenlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

    “FEZLEKE DÜZENLENMESİ GEREKEBİLİR”

    Gerekçe olarak ise Özel ile birlikte Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı hakkında yürütülen soruşturmada “fezleke düzenlenmesini gerektirebilecek iddiaların yer alması” gösterildi.

    Bu sebeple milletvekilleri hakkındaki soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılğı’nın yürütmesi ve fezleke düzenlenmesi istendi.

    İDDİALAR NELER?

    Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmada 2024 yerel seçimleri öncesinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı süreciyle bağlantılı para talebi iddiası ortaya atılmıştı .

    Tutuklu Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek, etkin pişmanlık beyanında adaylık sürecinde kendilerinden 1 milyon euro istendiğini ileri sürmüştü.

    Bu parayı Ankara’da CHP yönetimi ile bağlantılı bir kişiye teslim ettiğini iddia eden Böcek, yaşananların Genel Merkez yönetiminin bilgisi dahilinde gerçekleştiğini iddia etmişti.

    Görevden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ise beyanında seçim sürecinde parti genel merkezine yönelik maddi talepler olabileceğini belirterek, bu kapsamda sürecin oğlu tarafından yürütülmesi yönünde onay verdiğini ifade etmişti .

  • Gözler temmuz ayında: Eylem Tok, Timur Cihantimur ve Bülent Cihantimur için hesap vakti

    Gözler temmuz ayında: Eylem Tok, Timur Cihantimur ve Bülent Cihantimur için hesap vakti

    Timur Cihantimur, Eylem Tok ile Bülent Cihantimur’un yargılanmasına başlanacak tarih belli oldu.

    Eyüpsultan’da 1 Mart 2024’te 17 yaşında olan Timur Cihantimur seyir halindeyken yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan 3 adet ATV tipi araca çarpmış, kaza sonucu 29 yaşındaki Oğuz Murat Acı hayatını kaybetmişti.

    Kazanın ardından anne Eylem Tok, aralarında baba Bülent Cihantimur’un da bulunduğu kişilerle iş birliği halinde oğlu Cihantimur’u yurt dışına çıkarmıştı.

    Aralarında ABD’de tutuklu olan Eylem Tok ile Bülent Cihantimur’un da bulunduğu sanıkların hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu.

    ABD’den Türkiye’ye iade edilmesi halinde Tok dahil 5 sanığın 13 Temmuz tarihinde İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

    Timur Cihantimur da ABD’de süren iade işlemlerinin tamamlanması ve Türkiye’ye getirilmesi halinde 8 Temmuz günü saat 13.30’da hakim karşısına çıkacak.

    Eylem Tok ve Bülent Cihantimur hakkında “suçluyu kayırma” ve “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından 10’ar yıla hapis cezası talep ediliyor.

    Timur Cihantimur hakkında ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan olay tarihinde 17 yaşında olduğu da dikkate alınarak 1 yıl 9 aydan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

    Timur Cihantimur ve Tok hakkında ABD’de Türkiye’ye iade kararı verilmesinden sonra Eylem Tok’un avukatı iade sürecinin durdurulması için başvurmuş ve mahkeme, Tok’un Türkiye’ye iadesini geçici süreyle erteleme kararı almıştı.

    Tok, cezaevinden yazdığı mektupta Aci ailesiyle sulh anlaşması yaparak helalleştiklerini ileri sürmüştü.

    3 sayfalık mektubunda uzun süre sessiz kalmayı tercih ettiğini, ancak olayla ilgili eksik ve önyargılı yorumların artması nedeniyle konuşma ihtiyacı hissettiğini belirten Tok, oğlunun kötü biri olmadığını savunmuş, kaza anında bir anne olarak sağlıklı değerlendirme yapamadığını, içgüdüsel şekilde oğlunu koruma refleksiyle hareket ettiğini iddia etmişti.

    Tok, ayrıca yasal varislerle de anlaştığını da mektubunda dile getirmişti.

    “Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyorum.” ifadelerini kullanan Tok, “Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim.” açıklamasında bulunmuştu.

    Tok’un “Varislerle helalleştik” iddiasına baba Özer Aci de “Yasal varisler dediği 1,5 yaşındaki çocuk ve 1,5 yıllık evli eşi. Biz kan bağı varisleriyiz. Benimle bir anlaşma veya insani bir davranış olarak benimle bir irtibat geçmediler. Bu saatten sonra geçemezler de.” dedi.

    İddianamede, 1 Mart 2024’te şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur’un oğlu olan ve yaşı küçük olması nedeniyle cumhuriyet başsavcılığının 2024/56530 soruşturma numaralı dosyasında “hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan ayrı soruşturma yürütülen Timur Cihantimur’un, kullanımında olan araç ile trafik kazası yaptığı öne sürüldü.

    Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci’nin hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan’ın yaralandığı aktarıldı.

    İddianamede, ifadeleri alınan bilgi sahiplerinin, olay günü Timur Cihantimur’un kullandığı araçla seyir halinde olduklarını, aracı hızlı kullandığını, kazanın ardından olay yerinden ayrıldıklarını, Timur’un sürekli telefonla konuştuğunu ve sonrasında yaşananları görmediklerini söyledikleri öne sürüldü.

    Şüpheli Cihantimur’un öncelikle şoförü olan şüpheli Adem Kızıltepe ile irtibata geçtiği, sonrasında annesi Eylem Tok ile irtibat kurduğu iddia edilen iddianamede, şüpheli Tok’un kaza haberini aldığında yanında şüpheli Ayşe Ceren Saltoğlu’nun bulunduğu kaydedildi.

    İddianamede, Tok’un eski eşi şüpheli Bülent Cihantimur’a haber verdiği, böylelikle şüphelilerin kaza gerçekleştikten sonra kazadan haberlerinin olduğu iddialar arasında yer aldı.

    Şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu’nun, Timur Cihantimur’un kaza yaptığını ve yurt dışına çıkacağını en başından itibaren bildikleri ileri sürülen iddianamede, ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, böylelikle suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları öne sürüldü.

  • İspanya’da yolsuzluk soruşturması. Başbakanın kardeşi usulsüzlükle suçlanıyor

    İspanya’da yolsuzluk soruşturması. Başbakanın kardeşi usulsüzlükle suçlanıyor

    İspanya’da Başbakan Pedro Sanchez’in partisine yönelik yolsuzluk soruşturması derinleşiyor. Polis, iktidardaki Sosyalist İşçi Partisi’nin Madrid’deki genel merkezine baskın düzenledi.

    Ülkede Sosyalist İşçi Partisi’nin eski üyelerinden Leire Diez ile Maliye Bakanlığına bağlı bir kamu şirketinin eski başkanı hakkında halihazırda yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturma yürütülüyordu. Soruşturma Sosyalist İşçi Partisi’ne taşınmış oldu.

    Diez’e yapıldığı iddia edilen bir dizi ödemeyi soruşturan hakim, bu kapsamda belge ve elektronik kayıtları talep etti. Polise bağlı özel soruşturma birimi de parti merkezine giderek soruşturma konusu belgeleri istedi.

    Baskın sırasında Vatikan’da bulunan Başbakan Pedro Sanchez yetkililerle işbirliği yapacaklarını vurguladı.

    Sanchez’in selefi, eski Başbakan Jose Luis Zapatero hakkında da kara para aklama iddiaları var. 19 Mayıs’ta Zapatero’nun Madrid’deki ofisinde yapılan aramalarda bir kasada toplam değeri 3 milyonu bulan çok sayıda değerli mücevher bulunmuştu.

    Hakkında üç ayrı suç iddiası bulunan Zapatero, İspanya demokrasi tarihinde mahkeme tarafından suçlanan ilk eski başbakan oldu.

    Başbakan Sanchez’se Zapatero’nun suçsuzluğuna inandıklarını belirtiyor. Ancak iddialar hükümeti zor durumda bırakmış durumda. Muhalefette erken seçim taleplerinin arttığı görülüyor.

    EŞİ VE KARDEŞİ HAKKINDA DA YOLSUZLUK İDDİALARI VAR

    Diğer yandan Sanchez’in eşi ve kardeşi hakkında da yolsuzluk soruşturmaları yürütülüyor. Sanchez’in kardeşi David Sanchez hakkındaki dava İspanya’nın güneybatısındaki Badajoz kentinde başladı.

    David Sanchez, 2017’de nüfuzunu kullanarak kendisini işe aldırmakla ve idari usulsüzlükle suçlanıyor. David Sanchez hakkındaki iddiaların ortaya atılmasından sonra, Şubat 2025’te görevinden istifa etmişti.

    Başbakan Pedro Sanchez’in eşi Begona Gomez hakkında da “nüfuzunu kullanma, iş dünyasında yolsuzluk, zimmet ve görevini kötüye kullanma” suçlamaları var.

    Ancak İspanyol yetkililer suç teşkil edecek bir delilin bulunmadığını açıklamıştı. Begona Gomez soruşturmanın kapatılmasını ve suçlamaların geçersiz sayılmasını talep ediyor.

  • Kılıçdaroğlu ilk röportajı verdi: İktidar yürüyüşümüz başlamıştır; arınacağız, kazanacağız

    Kılıçdaroğlu ilk röportajı verdi: İktidar yürüyüşümüz başlamıştır; arınacağız, kazanacağız

    CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’yla ilgili davada verilen “mutlak butlan” kararının ardından genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk açıklamaları siyaset gündemine oturdu.

    TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü açıklayarak sosyal medya hesabından birlikte çekilen fotoğrafı paylaştı. Atik’in aktardığına göre Kılıçdaroğlu, parti içinde disiplin sürecinin işletileceğini ve bazı isimlerle yolların ayrılacağını söyledi.

    “ARINACAĞIZ, KAZANACAĞIZ”

    İddiaya göre süreç hemen başlamayacak. Önce kurulacak komisyonun kişiler, eylemler ve iddialarla ilgili rapor hazırlayacağı, ardından disiplin mekanizmasının devreye alınacağı belirtildi.

    Kılıçdaroğlu’nun görüşmede, “Cumhuriyet Halk Partisi bütün bu zorlukları aşacak güce ve tarihsel birikime sahiptir. Kavga eden, ayrışmadan yana olanların bu kutsal çatı altında yeri yoktur. İktidar yürüyüşümüz başlamıştır. Arınacağız, kazanacağız” ifadelerini kullandığı aktarıldı. Atik ayrıca, başlatılması planlanan süreçte tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun durumunun da değerlendirilebileceğini ileri sürdü.

    ÖZGÜR ÖZEL İDDİASI

    Fatih Atik, Özgür Özel’in Meclis’teki “Grup Başkanı” unvanına ilişkin de dikkat çeken bir iddia gündeme taşıdı.

    İddiaya göre, Meclis Başkanlığı’nın mahkemenin “mutlak butlan” kararı sonrası Özel’in grup başkanlığı sıfatının geçersiz olduğunu ilettiği öne sürüldü. Bayram sonrası Meclis’e resmi yazı gönderileceği ve Özgür Özel’in Meclis sistemindeki unvanının kaldırılacağı iddia edildi.

  • Kulisleri yakan iddia: Ali Babacan, Kılıçdaroğlu’nu arayıp tebrik etti

    Kulisleri yakan iddia: Ali Babacan, Kılıçdaroğlu’nu arayıp tebrik etti

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği “Mutlak Butlan” kararı sonrası siyasi kulisler hareketlendi. Kararın ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine getirildiği süreçte dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı.

    İddiaya göre, Altılı Masa döneminde Kılıçdaroğlu’yla birlikte hareket eden muhalefet liderlerinden biri, eski CHP liderini telefonla arayarak tebrik etti. Siyasi kulislerde konuşulan ismin DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan olduğu öne sürüldü.

    GÖZLER DEVA PARTİSİ’NE ÇEVRİLDİ

    Kulis bilgisi kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, DEVA Partisi cephesinden şu ana kadar resmi bir açıklama gelmedi. Kemal Kılıçdaroğlu tarafı da iddiaları doğrulayan ya da yalanlayan bir değerlendirme yapmadı.

    Siyasi çevrelerde, söz konusu iddianın CHP’deki yeni yönetim tartışmaları ve muhalefet blokundaki olası yeni denklemler açısından önemli olduğu yorumları yapıldı.

    BUTLAN KARARI SONRASI TEMAS TRAFİĞİ İDDİASI

    Öte yandan dış basın ve Ankara kulislerinde, “Mutlak Butlan” kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun farklı siyasi parti liderleriyle temas kurabileceği yönünde iddialar da gündeme geldi. Bazı haberlerde Kılıçdaroğlu’nun süreçle ilgili bilgilendirme yapmak amacıyla çeşitli liderlerle görüşmeler gerçekleştirebileceği öne sürüldü.

    CHP’de yaşanan gelişmelerin ardından parti içindeki dengelerin nasıl şekilleneceği ve muhalefet cephesindeki ilişkilerin nasıl etkileneceği merak konusu olmaya devam ediyor.

    ALTILI MASA SÜRECİNDE YAKIN TEMAS KURMUŞLARDI

    Kemal Kılıçdaroğlu ile Ali Babacan, 2023 seçim sürecinde Altılı Masa çatısı altında uzun süre birlikte siyaset yürütmüştü. DEVA Partisi, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu’nun adaylığını destekleyen partiler arasında yer almıştı. İki isim sonraki süreçte de zaman zaman ortak programlarda ve siyasi temaslarda bir araya gelmişti.