Tag: Gün

  • Şirket resmen duyurdu: GTA 6’nın çıktığı gün tatil yapacaklar!

    Şirket resmen duyurdu: GTA 6’nın çıktığı gün tatil yapacaklar!

    Yıllardır süren büyük bekleyiş nihayet son buluyor ve oyun dünyası tarihinin en büyük çıkışlarından birine sahne olmaya hazırlanıyor. Rockstar Games imzalı GTA 6 için geri sayım sürerken, takvimler 19 Kasım tarihini işaret ediyor.

    Oyun dünyasının dışındaki sektörler bile şimdiden bu büyük güne göre pozisyon almaya başladı. Otomotiv yedek parça ve modifiye alanında faaliyet gösteren Burger Motorsports firması, yayınladığı şirket içi genelgeyle oyunun çıkacağı gün operasyonlarına geçici olarak ara vereceğini duyurdu. Gerekçe ise oldukça tanıdık: Çalışanların önemli bir kısmının o gün işe gelmeyecek olması…

    Şirketin yayınladığı duyuru metnine göre müşteri destek, nakliye, sosyal medya ve sipariş işleme gibi kritik departmanlarda 19 Kasım günü gecikmeler yaşanabilir. Firma, hayatın normale dönmesi için de ilginç bir kıstas belirledi. Yapılan açıklamada, çalışanların haritayı ilk keşif turlarını tamamlaması, en az bir görevi bitirmesi ve ardından gerçek dünyaya dönmesiyle birlikte işleyişin eski haline kavuşacağı belirtiliyor. Bu hamlenin oyunun etrafındaki muazzam heyecana ortak olmak için yapılmış bir espri mi yoksa tamamen gerçek bir kapatma kararı mı olduğunu kestirmek şimdilik güç. Ancak karar gerçek olsa bile bu durum pek şaşırtıcı sayılmaz.

    Şirketlerin iş durdurma planı

    Dünya genelinde milyonlarca insan bu oyunu beklediği için çıkış gününün hayatı adeta durma noktasına getirmesi sürpriz olmayacak. Pek çok çalışanın şimdiden 19 Kasım için izin planları yaptığı bilinen bir gerçek. Dolayısıyla, Burger Motorsports firmasının bu adımı bir şaka olsa bile, önümüzdeki süreçte diğer şirketlerin de benzer kararlar alması ihtimal dahilinde görünüyor.

    Geliştirici ekipten gelen son bilgiler de oyuncuların yüreğine su serpiyor. Yayıncı kuruluş Take-Two Interactive‘in tepe yöneticisi Strauss Zelnick, kısa süre önce yaptığı açıklamada çıkış tarihini yeniden onayladı. Sektörün güvenilir isimlerinden Nate The Hate de beklenmedik ve çok büyük bir felaket yaşanmadığı sürece oyunun kasım ayında raflarda olacağını belirtiyor. Serinin bir önceki oyunu GTA 5’in üzerinden geçen 13 yılın ve 2022’deki resmi duyurunun ardından yaşanan bu uzun bekleyiş, umuyoruz ki yeni bir erteleme haberiyle gölgelenmez.

  • Stonehenge’in gizemli ilham kaynağı: Meşhur taş anıtın ilk prototipi bulundu

    Stonehenge’in gizemli ilham kaynağı: Meşhur taş anıtın ilk prototipi bulundu

    Britanya Adaları’nın kuzey ucu ile güneyi arasında binlerce yıl önce kurulan gizemli bağlar, arkeoloji dünyasında bilinenleri altüst edecek yeni kanıtlarla desteklendi. İskoçya’nın kuzey kıyılarında yer alan Orkney Takımadaları’ndaki tarih öncesi topluluklar ile adanın güneyindekiler, sanılandan çok daha sıkı bir kültürel alışveriş içerisindeydi.

    Nitekim meşhur Stonehenge‘in kalbinde yükselen 6 tonluk devasa Sunak Taşı‘nın Galler yerine İskoçya’nın kuzeydoğusundaki Orcadian Havzası’ndan getirildiği zaten bilinen bir gerçekti. Şimdi ise bu uzak mesafeli bağın sadece devasa taş taşımacılığıyla sınırlı kalmadığını, aynı inanç ritüellerini ve ortak çömlekçilik kültürünü de barındırdığını gösteren muazzam bir keşfe imza atıldı. İngiltere’nin Wiltshire bölgesindeki Bulford kasabasında yürütülen bir inşaat çalışması, 5 bin yıllık antik bir kutsal alanı gün yüzüne çıkardı.

    Salisbury Ovası’nda bulunan ve bugün bir toplu konut projesinin tam ortasında kalan bu alan, tarih öncesi insanların evreni anlamlandırma çabasını net biçimde gösteriyor. Keşfin en heyecan verici parçası, aralarında 120 metre mesafe olan iki derin çukur. Kazı ekibinin lideri Phil Harding, bu çukurlardan birinin boş arazide çıplak gözle izlenebildiğini, diğerinin ise muhtemelen yeni yapılan evlerden birinin salonunun altında kaldığını ifade etti. Geçmiş dönemlerde bu dar çukurların içinde, yaklaşık 4 metre yüksekliğe sahip devasa ahşap direkler yükseliyordu. Yan yana konumlanan bu iki direk, yaz gün dönümünde güneşin doğuşunu, kışın ise batışını doğrudan hedefleyen kusursuz bir astronomik hat oluşturuyordu.

    Radyokarbon analizleri, bu mühendislik harikası alanın milattan önce 2950 yıllarında aktif olarak kullanıldığını belgeledi. Her ne kadar Stonehenge’in ilk temelleri bu dönemde atılmış olsa da, ikonik taşların güneş dönümlerine göre hizalanması bu keşiften ancak 500 yıl sonra gerçekleşebildi. Bu durum, Bulford’daki ahşap yapının Stonehenge için erken dönem bir ilham kaynağı veya ilk prototip vazifesi gördüğü fikrini kuvvetlendiriyor.

    Büyük güneş ayinleri ve 48 gözlem noktası

    Arkeologlar, güneş hizalamasını sağlayan iki ana yapının çevresini kazdıkça alanın büyüklüğü daha da belirginleşti. Ana merkezin etrafında; içinde hayvan kemikleri, çanak çömlek parçaları, işlenmiş çakmak taşları ve kömür kalıntıları barındıran 48 küçük çukur daha saptandı. Birer “gözlem istasyonu” vazifesi gördüğü tahmin edilen bu noktalardan birinde, doğrudan güneşi sembolize eden disk şeklinde bir bıçak da bulundu. Tüm bu bulgular, Bulford’un yüzlerce insanın tek bir amaçla toplandığı, Güneş’e tapınma ayinlerinin ve kitlesel festivallerin düzenlendiği büyük bir dini merkez olduğunu kanıtlıyor. Antik insanlar için gün dönümleri sadece mevsimsel geçişleri değil, tanrılardan korunma dileme amacını taşıyan köklü birer kutsal takvimi temsil ediyordu.

    Bilim insanlarını asıl şaşırtan detay ise bu ayinlerde kullanılan çömleklerin, kilometrelerce uzaktaki İskoçya örnekleriyle birebir aynı olmasıydı. Aralarında devasa mesafeler bulunan bu iki farklı coğrafyadaki insanları binlerce yıl önce aynı inanç ve sanatta neyin birleştirdiği sorusu, yeni araştırmaların önünü açacak gibi duruyor.

  • Trump: Ben olmasaydım İsrail olmazdı

    Trump: Ben olmasaydım İsrail olmazdı

    ABD Başkanı Donald Trump , İran ile varılan anlaşmaya ilişkin yeni açıklamalarda bulundu.

    Trump, İran anlaşmasının ikinci aşamaya geçtiğini belirterek, “Bunun adil bir anlaşma olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

    ABD Başkanı ayrıca, anlaşma kapsamında İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacağını savunarak, “İran bu anlaşma çerçevesinde asla nükleer silaha sahip olmayacak.” dedi.

    “REJİM DEĞİŞİKLİĞİNE İNANMIYORUM”

    Trump ayrıca rejim değişikliğine ilişkin, “Rejim değişikliğinden bahsedecek olursanız İran’ın liderler grubu tamamen değişti. Bir kez daha söyleyeyim rejim değişikliğine inanmıyorum. Bu yıllar sürer ve işe yaramaz.” ifadelerini kullandı.

    “HİZBULLAH İLE SURİYE İLGİLENSİN”

    İsrail’in anlaşmayla ilgili olarak atacağı adımların sorulması üzerine Trump, “Hizbullah konusunda Suriye’de göreve getirdiğimiz lider harika bir iş çıkarıyor. Hizbullah konusunda da çok başarılı. İsrail uzun süredir Hizbullah ile savaşıyor ve çok fazla insan hayatını kaybetti. İsrail’e ‘Bırakın Hizbullah ile Suriye ilgilensin.’ dedim. Açık konuşmak gerekirse İsrail’den daha iyi bir iş çıkarırlar.” dedi.

    Anlaşmadan önce Lübnan’da saldırı olmasından hiç hoşlanmadığını belirten Trump, “Bunu kendilerine de söyledim. Ama biliyorsunuz Suriye lideri çok becerikli ve ülkeyi de toparlamayı başardı. Eğer İsrail bunu yapamıyorsa Suriye başarabilir.” dedi.

    “BEN OLMASAYDIM İSRAİL OLMAZDI”

    Netanyahu ile konuşup konuşmadığı konusuna da değinen ABD Başkanı, “İyi bir ilişkimiz var. Bazı detaylar konusunda konuştuk. Beyrut’a saldırması hiç hoşuma gitmedi. O saldırıyı gördüm, bu gerçekten çok vahşi ve büyük bir saldırıydı. Etkin bir ilişkimiz var İsrail ile. ABD olmasaydı İsrail olmazdı. Ben olmasaydım İsrail olmazdı.” ifadelerini kullandı.

    Başka hiçbir ABD başkanının kendi yaptığını yapmadığını söyleyen Trump, “Bibi ile harika bir ilişkim vardı ancak şu an Bibi Lübnan konusunda daha sorumlu davranmalı. Lübnan geçmişte harika bir ülkeydi, entelektüellerin ülkesiydi. Kendilerini savunma imkanları da yok. İsrail’in Lübnan konusunda davranışlarından hiç memnun değilim. Büyük resmi de etkiliyor, İran’la anlaşmayı da etkiliyor.” dedi.

    “Ben olmasaydım İsrail çok uzun zaman önce ortadan kalkmış olurdu.” diyerek ülkedeki çoğu kişinin bu fikrini desteklediğini iddia eden Trump, “İsrail’i satan Obama’nın anlaşmasını kaldırdım. Obama’ya İsrail bu anlaşmayı yapmaması için yalvardı. Ama Obama İsrail’in değil İran’ın tarafında oldu. O anlaşmayı ortadan kaldırmasaydım İsrail bugün burada olmazdı.” ifadelerini kullandı.

    TRUMP: HÜRMÜZ KESİNLİKLE ÜCRETSİZ OLACAK

    Gazetecilere konuşmaya devam eden Trump, “İran’la ilişkilerimiz normalleşmiş durumda. Anlaşmanın süratle ilerleyeceğini düşünüyoruz. Harika bir metin ve içinde de İran asla nükleer silaha sahip olmayacak diyor. Benim istediğim buydu çünkü buna izin veremezdim. Hürmüz Boğazı da ücretsiz olarak açık olacak. Bu sadece 60 gün boyunca olacak dediler ama kalıcı olarak ücretsiz olacak.” dedi.

    İRAN-ABD ARASINDA ANLAŞMAYA VARILDI

    ABD ve İran arasında 107 gün süren savaşın sona ermesi için mutabakata varıldı. Cuma günü yetkililer İsviçre’de temsili imza töreni sonrası ileri müzakerelerin ilk toplantısını yapacak.

    Trump, anlaşmayı imzalamak için cuma günü İsviçre’nin Cenevre kentine Başkan Yardımcısı James David Vance’in gideceğini açıkladı ve kendisinin de katılabileceğini söyledi. Trump, “Metin imzadan sonra yayınlanacak.” dedi.

    Son olarak ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Donald Trump’ın, mutabakat zaptını 19 Haziran Cuma gününden önce açıklamaya karar verebileceğini söyledi.

  • Bahçeli: ABD-İran mutabakatı kağıt üzerinde kalmamalı

    Bahçeli: ABD-İran mutabakatı kağıt üzerinde kalmamalı

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor.

    Bahçeli’nin açıklamalarının satırbaşları şöyle:

    “Dozu her geçen gün artan sert güç yarışlarının kaynağı asırlar öncesine uzanan çetin hesaplaşmaların bugünü puslu yarını sisli dönemin içinden geçmekteyiz.

    Gazze’de dökülen mazlum kanı, Lübnan’da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında küresel ekonomiyi ve enerji arzını esir alan gerilim ve Güney Kafkasya’da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır.

    İSRAİL’E SERT TEPKİ

    7 Ekim sonrasında İsrail’in izlediği yol, savaş hukukunun hudutlarını aşmıştır. İsrail, günahsız sivilleri hedef alan, şehirleri harabeye çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasine dönüşmüştür. Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kast eden bir kriz üretim mekanizmasıdır.

    Batı Şeria’da toprak gaspı sürerken, Lübnan da tarihi ve kültürel doku bombalarının gölgesinde yerle bir olurken Türkiye’ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargahlarının teslim bayraklarını çekmesidir. Netanyahu çetesi siyasi ömrünü kana bağlamıştır.

    “BM ÜÇ MAYMUNU OYNAMAKTADIR”

    BM devletler üstü temsilcilik makamıdır ancak bölgemizde katliam varken üç maymunu oynamaktadır. BM vazifesini yerine getiremiyor, sorguya çekilmelidir. Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimlerin karnını doyuruyor.

    Gazze’de koşulsuz ateşkes talebi veto duvarına çarptı. İsrail’in menfaatleri uğrunda hizaya giren kurşun askerlerin akıbeti hezimet ve hüsran olacaktır.

    Kudüs için kurulan irade nerede? Gazze’de soykırım sürüyorsa çabalar kağıt üstünde kalır.

    ABD VE İRAN ANLAŞMASI

    ABD ve İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmak beraber dikkatle takip ediyoruz. Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir. Ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diplomasi kapısının aralanması tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir. İmzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemelerden ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılmalıdır.

    Hürmüz Boğazı herhangi bir su yolu değildir. Hürmüz, enerji arzın, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu haftaki gerilimi sadece körfezi değil geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülans içine sürüklemiştir. Mutabakat kağıt üzerinde kalmamalı.

    Kalıcı barış sağlandığında Ortadoğu’yu ateş çemberine çevirdikleri günlerin hesabından kaçamayacaklardır.

    “SUKÜNET İHTİMALİNİ TEHDİT OLARAK GÖRMEKTEDİR”

    Netanyahu yönetimi, Ortadoğu’daki sükûnet ihtimalini tehdit olarak görmektedir. Tavrımız açık, Türk milleti barış düşmanlarının karşısında, mazlumların ise ebediyen yanındadır. Kanla beslenen siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde barış tesis edilecektir.

    “TURAN KORİDORU AÇILMALI”

    Zengezur Hattı Turan Koridoru’dur. Türk dünyasının stratejik konumu açısından çok önemli.

  • G7 Zirvesi Fransa’da Toplandı

    G7 Zirvesi Fransa’da Toplandı

    G7’yi oluşturan ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Japonya, Kanada ve İtalya liderleri, bu yıl İran, Ukrayna ve yapay zeka gündemiyle düzenlenen G7 zirvesi için Fransa’nın göl kıyısındaki tatil kenti Evian’da bir araya geldi.

    G7’yi oluşturan ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Japonya, Kanada ve İtalya liderleri, Fransa’nın doğu kesiminde İsviçre sınırındaki Cenevre Gölü kıyısındaki Evian kentinde bir araya geldi. Bu yıl 52’incisi düzenlenen zirvede, ABD ve İran arasındaki anlaşma, Ukrayna’daki savaş, küresel ekonomi ve yapay zekanın yükselişinin de yer aldığı kritik gündem maddeleri ele alınacak.

    Zirveye katılan liderler, uçakla İsviçre’deki Cenevre Havalimanı’na indikten sonra helikopterle sınırın Fransa tarafındaki Evian’a geçti. Zirve marjında temaslar, zirvenin ev sahibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen ikili görüşme ile başladı. Program daha sonra resmi karşılama ve aile fotoğrafı çekimi ile devam etti. Program, zirvenin ilk oturumu olan “Büyük uluslararası zorlukların ele alınmasında birlikte çalışma” konulu G7 Devlet ve Hükümet Başkanları Çalışma Yemeği ile sürdü. Zirve kapsamındaki çalışma oturumlarında liderlerin jeopolitik zorluklar, Ukrayna ve Avrupa’da barış ve güvenlik, Orta Doğu’daki durum, uluslararası ortaklıklar ve dayanışma, dengeli ekonomik büyüme ve yapay zekanın geleceği başlıklarını ele almaları bekleniyor.

    Zirvenin dün gece ABD ile İran’ın 107 gün süren savaşı sonra erdiren anlaşmayı nihai hale getirmesi ve dünya petrol arzının beşte birinin taşındığı Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin güzel haberlerle başlaması, ABD Başkanı Trump’ın dünyanın önde gelen liderlerinin İran savaşına ilişkin zorlu sorularıyla karşı karşıya kalma riskini ortadan kaldırmış oldu. Savaşa girme kararını Avrupalı müttefiklere danışmaması nedeniyle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile gerilim yaşayan Trump’ın zirveyi İran ile anlaşmayı öne çıkarmak ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açtığını duyurmak için bir platform olarak kullanması bekleniyor. 80’inci doğum günü vesilesiyle Beyaz Saray’ın bahçesinde gerçekleştirilen kafes dövüşü etkinliğinin ardından zirve için yola çıkan ABD Başkanı Trump’ın görüşmelerde Avrupalı liderlere Hürmüz Boğazı’nda daha fazla rol üstlenmeleri için de baskı yapacağı tahmin ediliyor. Zirve kapsamında ayrıca Fransız lider Macron’un görüşmelere davet ettiği Mısır, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) liderleri ile birlikte bölgeye ilişkin meselelerin de ele alınması ve Trump’ın bu liderlerle ikili görüşmeler yapması bekleniyor.

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in de davetli olduğu zirvede G7’nin Ukrayna’ya destek mesajlarını tekrarlaması ve beşinci yılına giren savaşı sona erdirmeye yönelik müzakereler konusunda ortak bir tutum benimsenmesi hedefleniyor.

    Zirve, bazı Avrupalı yetkililer tarafından ise temmuz ayı başında Türkiye’de yapılacak NATO Liderler Zirvesi’ne hazırlık olarak görülüyor. Fransa’nın ABD Başkanı Trump’ın katılımını sağlamak için özel çaba gösterdiği ve doğum günü kutlamaları nedeniyle zirve tarihini değiştirdiği zirveye davet edilenler arasında Hindistan, Brezilya, Kenya ve Güney Kore liderleri de yer alıyor.

    ABD’nin gümrük tarifelerine ilişkin gerginliklerin de masaya yatırılması beklenen zirvede Avrupa Birliği (AB), AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından temsil ediliyor.

    Yoğun güvenlik önlemleri alındı

    Evian, Cenevre ve Cenevre Gölü bölgesinde çarşamba gününe kadar sürecek G7 Zirvesi için yoğun güvenlik önlemleri alındı. Zirve alanının çevresi kırmızı ve mavi bölgeler olarak ayrıldı ve girişler QR kodu gerektiren erişim sistemiyle kontrol edilmeye başlandı.

    “G7, 50 yıl önce ekonomik krizlere çözüm bulmak amacıyla kuruldu”

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ev sahipliğini ülkesinin üstlendiği G7 zirvesi nedeniyle yayınladığı mesajda, Fransa’nın G7 dönem başkanlığının önceliğini küresel dengesizliklerin azaltılması olarak açıkladı. Macron, “Yıkıcı rekabet, sanayi üretimindeki aşırı kapasite, yetersiz yatırımlar, aşırı borçluluk ve kuralsızlaşma, zayıflayan küresel dayanışma ve gelişmekte olan ülkelerde düşük özel sektör yatırımları, ülkelerin refahını ve ekonomik istikrarını tehdit ediyor. Bu, aynı zamanda ciddi gerilimlere yol açıyor ve halklar arasındaki iş birliği ruhunu zedeliyor. Bunlar herkesin zararına olacak şekilde korumacı bir içe kapanmayı güçlendiriyor ve finansal, ekonomik ve jeopolitik krizlerin tohumlarını ekiyor” dedi.

    Fransız lider, “G7, 50 yıl önce ekonomik krizlere çözüm bulmak amacıyla kuruldu. Bugün de küresel dönüşümler karşısında yeniden denge sağlayabilmesi gerekiyor. Bu dönem başkanlığının amacı, G7’yi kuruluş amacına döndürmektir” ifadelerini kullandı.

    Macron, Fransa’nın 2026 yılı boyunca yürüteceği dönem başkanlığının tamamen bu hedefe odaklanacağını söyledi. – EVIAN

  • CHP’de iki belediye başkanının ihracı istendi

    CHP’de iki belediye başkanının ihracı istendi

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” kararı sonrası “yönetim krizi” yaşanan CHP’de gözler, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına çevrildi.

    Bugün iki isim ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edildi. Kararı CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın duyurduğu isimler şöyle:

    – Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan

    Özcan, şubat ayında ‘icbar suretiyle irtikap’ soruşturması kapsamında tutuklanıp görevden uzaklaştırılmış, iki gün önce ise “nitelikli cinsel saldırı” suçlaması yöneltilmişti.

    – Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer

    Ahmet Serkan Tuncer ise bir restoranda çıkan yumruklu kavgaya dahil olmuş, bir kişiye yumruk atmış, sonrasında ise darbedilmişti.

    Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun A Takımı olarak nitelenen kurul, bundan önce de dokuz ismi ihraç talebiyle disipline sevk etmişti.

    Listede Parti Meclisi (PM) üyeleri Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Turan Taşkın Özer ile Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın da yer almıştı.

    Bu isimler, Grup Başkanı Özgür Özel’le birlikte hareket ediyordu.

    Ağbaba, Akdoğan, Kayışoğlu ve Özer, dünkü PM toplantısında “olağanüstü kurultay” isteyecekti ancak MYK kararı nedeniyle masaya oturamadılar.

    Bunun üzerine Özel’in ekibinde yer alan 27 kişi, parti tüzüğünün devreye girmesini hedefleyerek istifa kararı aldı.

    Ancak Genel Merkez, mahkemenin tedbir kararı nedeniyle bunları onaylamak gibi bir yetkilerinin olmadığını, yine aynı nedenle Parti Meclisi’nin düşmesi gibi bir durumun da söz konusu olamayacağını söyledi.

    Başarır ve Günaydın’ın grup başkanvekilliği de bu sabah itibariyle düşürüldü.

    Dokuz isim, bugün Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) itiraz etti.

    NTV Muhabiri Uğraş Bingöl, bugünkü MYK toplantısında yeni atamaların yapılmasının beklendiğini bildirmişti.

    Bingöl ayrıca yeni ihraç kararlarının gündeme gelebileceğini, bazı belediye başkanlarının disipline sevk edilebileceğini söylemişti.

    Kamuoyunda yanıtı en çok merak edilenlerin başında “Özgür Özel’in de ihraç edilme ihtimali var mı?” sorusu vardı

    Birkaç gün önce Özel’in durumuyla ilgili henüz bir değerlendirme yapmadıklarını söyleyen CHP Sözcüsü Müslim Sarı, dün dikkati çeken açıklamalarda bulunmuştu.

    Sarı, partinin kurumsal kimliği ve tüzüğünün herkes için bağlayıcı olduğunu belirterek, “Özgür Özel CHP Manisa milletvekilidir. Partinin kurumsal kimliği çerçevesinde iş ve eylemlerine aykırı davranışları devam ederse onun da disipline sevki söz konusu olabilir. Onun özel bir ayrıcalığı yok.” demişti.

    Bugünkü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısından Özgür Özel’le ilgili herhangi bir karar çıkmadı.

  • Kılıçdaroğlu’nun A Takımı toplandı

    Kılıçdaroğlu’nun A Takımı toplandı

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” kararı sonrası “yönetim krizi” yaşanan CHP’de gözler, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına çevrildi.

    Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun A Takımı olarak nitelenen kurul, son olarak dokuz ismin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk etmişti. Listede Parti Meclisi (PM) üyeleri Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Turan Taşkın Özer ile Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın da yer almıştı.

    Bu isimler, Grup Başkanı Özgür Özel’le birlikte hareket ediyordu.

    Ağbaba, Akdoğan, Kayışoğlu ve Özer, dünkü PM toplantısında “olağanüstü kurultay” isteyecekti ancak MYK kararı nedeniyle masaya oturamadılar.

    Bunun üzerine Özel’in ekibinde yer alan 28 kişi, parti tüzüğünün devreye girmesini hedefleyerek istifa kararı aldı. Ancak Genel Merkez, mahkemenin tedbir kararı nedeniyle bunları onaylamak gibi bir yetkilerinin olmadığını, yine aynı nedenle Parti Meclisi’nin düşmesi gibi bir durumun da söz konusu olamayacağını söyledi.

    Başarır ve Günaydın’ın grup başkanvekilliği de bu sabah itibariyle düşürüldü.

    NTV Muhabiri Uğraş Bingöl, bugünkü MYK toplantısında yeni atamaların yapılmasının beklendiğini bildirdi.

    Bingöl ayrıca yeni ihraç kararlarının gündeme gelebileceğini, bazı büyükşehir belediye başkanları ve il başkanlarının disipline sevk edilebileceğini söyledi.

    Söz konusu ihraç talepleri, gündeme “Özgür Özel’in de ihraç edilme ihtimali var mı?” sorusunu getirdi.

    Birkaç gün önce Özel’in durumuyla ilgili henüz bir değerlendirme yapmadıklarını söyleyen CHP Sözcüsü Müslim Sarı, dün dikkati çeken açıklamalarda bulundu.

    Sarı, partinin kurumsal kimliği ve tüzüğünün herkes için bağlayıcı olduğunu belirterek, “Özgür Özel CHP Manisa milletvekilidir. Partinin kurumsal kimliği çerçevesinde iş ve eylemlerine aykırı davranışları devam ederse onun da disipline sevki söz konusu olabilir. Onun özel bir ayrıcalığı yok.” dedi.

    Bugünkü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında bu konuyla ilgili bir karar alınıp alınmayacağı merak konusu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Siz milletvekili misiniz, yoksa militan mı?

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Siz milletvekili misiniz, yoksa militan mı?

    Edirne’deki tarihi Selimiye Camisi, restorasyon sürecinin ardından yeniden ibadete açılıyor.

    Selimiye Camii Şerifi’nin Restorasyon Sonrası Yeniden İbadete Açılışı ile Yapımı Tamamlanan Tesis ve Projelerin Toplu Açılışı ve Anahtar Teslim Töreni’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılıyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma gerçekleştiriyor.

    Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

    – Gönlümüzde Edirne’nin özel bir yeri var. Bizim Edirne’ye muhabbetimiz ırmaklar gibidir. Meriç gibi Tuna gibi Tunca gibidir. Edirne sıradan bir şehir değil, cihan imparatorluğunun rüyasını gören İstanbul’un fethini müjdeleyen bir mekteptir. Meriç’in huzuru, Tunca’nın zarafeti, Sarayiçi’nin ihtişamıdır.

    “ŞU AN KARŞIMDA 32 BİN KİŞİ VAR”

    – Tören alanına gelmeden önce Selimiye Camisi’ndeydik. Gökyüzüne uzanan o dört zarif minaresinde bu toprakların ebediyen Türk-İslam yurdu olduğunu gösteren tapu senedimizdir. Şu anda karşımda muhteşem bir katılım var. Emniyetten aldığımı söyleyeyim; 32 bin kişi şu anda karşımda.

    “SELİMİYE’Yİ RESTORE EDEREK YENİDEN İBADETE AÇTIK”

    – Selimiye Camisi’ni aslına uygun şekilde restore ederek bugün yeniden ibate açtık. Dört yıl süren restorasyon sürecimiz Selimiye’nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu. Her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı. Yapıya zarar veren uygulamalar temizlenirken ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldı.

    “O İZİ AYNEN MUHAFAZA ETTİK”

    – Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık. Bu topraklarda verdiğimiz mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik. Mehter Marşımızdan rahatsız olan tarih bilmez şuursuzlara rağmen tarihi ve mimari yadigarlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.

    “27 YATIRIMI EDİRNEMİZE KAZANDIRIYORUZ”

    – Toplam 1,3 milyar lira değerinde 27 yatırımı Edirnemize kazandırıyoruz. Bir dönem bizim insanımız tedavi için batıya giderken şimdi yurt dışından milyonlarca hasta ülkemize geliyor. Durmadan, duraksamadan çalışıyoruz. Edirne’de toplam 590 milyon lira değerinde dokuz projeyi hayata geçirdik.

    ANA MUHALEFETE TEPKİ

    – Türkiye’nin artık gereksiz tartışmalarla kaybedecek tek bir saniyesi yok. Bu aziz milletin ana muhalefetin koltuk kavgalarıyla heba edecek tek bir anı, boşa harcayacak tek bir günü yok. Etrafımızda olan bitenler, muhalefetin gündeminde olmasa da inanıyorum ki sizler hadiseleri takip ediyorsunuz. Henüz bir kriz çözülmeden ertesi gün yenisi başlıyor. Füze ve bomba seslerinin çocuk çığlıklarını bastırdığı günler yaşıyoruz.

    “BÖLGEMİZ AĞIR EKONOMİK FATURA ÖDÜYOR”

    – Yarın ne olacağını, nerede silahların patlayacağını kimse kestiremiyor. İşte görüyorsunuz, Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden şimdi bölgemiz İran’a yönelik saldırıların ağır ekonomik faturasını ödüyor. Gazze ve Lübnan’da siyonist katiller her türlü kuralı ayaklar altına alarak kan dökmeye devam ediyor. Karadeniz’de sorunlar devam ederken Doğu Akdeniz’de yeni oyunlar oynandığını görüyoruz.

    TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ: TEMPOMUZU ARTIRACAĞIZ

    – İktidar ve Cumhur İttifakı olarak hem Türkiye’yi bu ateş çukurundan uzak tutmaya hem de hizmet siyasetimizi sürdürmeye çalışıyoruz. Terörsüz Türkiye süreci ile ise ülkemizin yarım asırlık sorununu kalıcı biçimde çözmenin gayretindeyiz. Terörün karanlık gölgesini önce ülkemizin sonra bölgemizin üzerinden tamamen kaldırmak istiyoruz. Hedefe giden yolda çok önemli mesafe katettik. İnşallah tempomuzu biraz daha artıracağız.

    “SİYASİ PARTİ DEĞİL SANKİ DÖVÜŞ KULÜBÜ”

    – Haberlere baktıkça Türk siyasetinin adına bu ülkenin ana muhalefeti adına inanın biz üzülüyoruz. Millet işi gücü bıraktı aksiyon filmi izler gibi her gün CHP’yi izliyor. Siyasi parti değil sanki dövüş kulübü. Herkes bir ucundan tutmuş Gazi Mustafa Kemal’in partisini oradan buraya çekiştiriyor. Bazıları çıkmış sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için ayaklanmaktan bahsediyor.

    “SİZ MİLLETVEKİLİ MİSİNİZ, MİLİTAN MISINIZ?”

    – Siz milletvekili misiniz, yoksa militan mısınız? Ne zamandan beri anarşi muhalefetin politika aracı haline geldi. Ne zamandan beri sokakları karıştırmak, hak arama yolu oldu? Bu aziz milletin huzurunun kaçırılmasına biz AK Parti olarak müsaade etmeyiz.”

  • Özgür Özel: Burası Seçilmişlerin Yeri

    Özgür Özel: Burası Seçilmişlerin Yeri

    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir, o karar burada tecelli eder. Bütün yıpranmışlığına, yok sayılmasına, anayasayla yetkilerinin yağmalanmasına rağmen eninde sonunda o birinci Meclis’in duvarlarındaki o ruhu gidince hissedersiniz. Burası seçilmişlerin yeridir” dedi.

    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, grup toplantısına ilişkin bir haftadır süren tartışmalara değinerek, “Bugün 13.30’da bu kürsüde kim olacak; günlerdir bu tartışıldı, bu konuşuldu. Burada, bu kürsüde ilan edilen saatte çıkıp da konuşma yapmayı kendi adıma bir başarı, bir zafer olarak görmüyorum. Ancak bu kürsüde Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş Genel Başkanının konuşma yapmasının sağlanması; Dikmen Kapı önündeki binlerin, Türkiye’deki milyonların ve bu salonda bulunan bu güzel insanların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum” dedi.

    ‘BİRLİKTELİĞİNİN ZAFERİ’

    Demokrasi fikrinin insanları olduklarını söyleyen Özel, “Biz sandığa inanırız, seçime, seçene ve seçilene saygılıyız. Onun için bugün buradaki bu duruş, bu başlangıç ve hep birlikte sürdürdüğümüz bu yürüyüş çok anlamlıdır. Bir gün değildir, bir mevzi değildir, bir zafer değildir. Bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir ve bencil bir duyguyla değil; bütün ülkenin geleceğini düşünen bir duyguyla davrananların birlikteliğinin zaferidir. Hepinizi kutluyorum” ifadelerini kullandı.

    ‘VAZİFEYİ ÜSTLENMENİN GEREĞİ BUDUR’

    Özel, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümünde Manisa’da olmak istediğini belirterek, “Orada olacaktık. Geçen hafta basın mensubu bir arkadaş sordu, ‘Bir dahaki grup toplantısı’ deyince ben dedim ki; ‘Haftaya olmaz. Ferdi’nin vefatının yıl dönümü. Orada oluruz. Herkes orada olur.’ Bu soruya cevap yayınlandıktan bir süre sonra olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım. Sonra da araya girip ‘Yapmasanız’ diyenlere, ‘Özgür Bey, Manisa’ya gideceğim deyince, biz yapalım dedik’ diyerek, burada grup toplantısını yapmak için bir fırsat görüldü. Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir, o karar burada tecelli eder. Bütün yıpranmışlığına, yok sayılmasına, anayasayla yetkilerinin yağmalanmasına rağmen eninde sonunda o birinci Meclis’in duvarlarındaki o ruhu gidince hissedersiniz. Burası seçilmişlerin yeridir. Eğer bir seçilmiş ona verilen görevi, yani bugün bu kürsüdür ona verilen görev. Ele verilen bayrağı bir kere bırakmaya görsün. O bayrağı bir kere bırakırsanız millet bir daha elinize vermez o bayrağı. Ben bugün burada lazımdım, ondan burada kaldım. Bir inatlaşmanın değil, vazifeyi üstlenmenin gereği budur. Dört koldan saldırı altındayız. Üç yıl önce partimizde seçimleri kazandık. 10 ay sonra yüzde 38’le 47 yıl sonra partiyi birinci parti yaptık. Kurulduğu günden beri AK Parti’yi ilk kez geçtik. O günden bugüne saldırı altındayız. Yani ‘CHP’nin iç işi’ diyorlar ya bakarsan dışarıdan, anlamazsan meseleyi, çözemezsen kumpası ‘CHP’nin iç işi.’ CHP’nin iç işi falan değil. Kim karışır CHP’nin kurultayına” diye konuştu.

    ‘İNSANLAR TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE BEDENLERİNİ KOYUYOR’

    Özel, mutlak butlan kararının parti içi olmadığını söyleyerek, “Mesele; Cumhuriyet Halk Partisi’ni olası tüm adaylarıyla, kurumsal kimliğiyle, lideriyle, bütün güçlü kaslarıyla birlikte ortadan kaldırmaya çalışan, rakipsizleştirme, Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Kimse bu işi parti içi bir mesele sanmasın. Aha da bizim parti, parti içi bir mesele olacak, Ali’yle Veli kavgaya tutuşacak, burada gidecek ele güne karşı Meclis’in giriş kapısının önünde o cılız, o aslında güçsüz ama gücünü haklılığından alan bedenini, oradan buradan toplanmış serseri güruhun önüne koyacak. Parti için meseleye değil; Türkiye demokrasisine, ülkenin iktidarının sandıkla değiştirilmesine bedenlerini koyuyorlar orada insanlar. Bugün yapılan iş; milletle birlikte iktidara yürürken dünya siyaset tarihinde görülmemiş bir şekilde bir çelme, bir kumpas, bir yolundan çevirme operasyonudur. Bu yüzden bizim bugün buradaki geçirdiğimiz her gün, sıkı sıkı sahip çıktığımız zincirin her bir halkası, o kopmadığımız her an memleketi Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden koparacak. Trump istiyor diye onun Ankara’daki temsilcisi öyle tarifliyor diye; ‘Buralarda demokrasiye gerek yok, merhametli monarşiler, güçlü tek adamlar lazım. Eskisi gibi Osmanlı’nın son dönem sistemi gibi sistem lazım.’ Öbür taraftan, ‘Devletin başına bir Türk, bir Kürt, bir Alevi lazım. İttihat ve Terakki gibi batıcılar, muhafazakarlar, milliyetçilerin ittifakını derin devlet kuruyor biz de ona uyuyoruz’ deyip bu yıkıcı rezalete, bu rejime kasteden niyetlere karşı o zincirleri tutuyoruz. Bugün kopmayan halka, bu halkadır” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘MİLLET PARALELİN KİM OLDUĞUNU BİLİR’

    Özel ayrıca, “Şimdi çıkmışlar oraya buraya; bir paralel CHP varmış, paralel CHP anlayışı varmış. Bizim Meclis’i paralel genel merkez olarak yapmamız kabul edilemezmiş. O yüzden burası da zapt edilmeliymiş. Biz genel merkezden Meclis’e yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. Eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bu çirkin zihniyeti geride bıraktık, onlara bıraktık. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir binadan ibaret değil; bir anlayıştan, bir inançtan, gerekirse bir inattan ibaret olduğunu ve bunun bu ülkenin son umudu olduğunu, son kalenin bir bina, kapısı çatısı değil, son kalenin Cumhuriyet’e inananların yüreğinde olmayan korku duygusu, var olan mücadele duygusu olduğunu söyledik. Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet seçilmişler varken, atanmış paralelleri bilir. Onun için her şeyi yapın ama bu dille, bu FETÖ’den kalma dille, önüne geleni FETÖ’cü ilan eden dille, önüne geleni hain ilan eden dille, demokrasiyi tehdit gördükleri için demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin her direnişe ‘ayaklanma’, her meydana ‘sokak çağrısı’, her mitinge ‘sokakları karıştırmak, Türkiye’yi karıştırmak’ diye bakan sığ anlayışın o terminolojisini, Cumhuriyet Halk Partisi’nde görev yapmış kimseye yakıştırmam. Asla ve asla Cumhuriyet Halk Partisi’ne ‘paralel yapı’, ‘FETÖ’ ya da namuslu arkadaşlarımıza ‘hırsız’ diyemezsiniz. Atılan iftiralara uygun olarak çeşitli iddianame laflarını doğruymuş gibi, iddianameye bile giremeyen iftiraları doğruymuş gibi alıp; ‘arınacağız, atacağız, satacağız’ böyle bir şeye teslim olursak biz Cumhuriyet Halk Partisi olmaktan çıkarız” diye konuştu.

    ‘100 YIL ÖNCEKİ GİBİ SADECE MİLLETE İNANACAĞIZ’

    İktidar yürüyüşünün, yargıyı ele geçirmek için değil, bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı düzeni kurmak için olduğunu söyleyen Özel, “İktidar yürüyüşümüz gelip de onların yağmaladığı, önce TMSF’ye yolladığı, sonra milletin bankasının parasından kendisine yandaş yaptığı medyayı bu sefer bizim tarafa almak, çökmek değil. Bir daha kimsenin yandaştıramayacağı bir medya, bir basın düzeni kurmak. Basındaki herkesin sadece kendini mesleki değerlerine ve millete karşı halkın haber alma hakkına karşı sorumlu hissettiği patronaj ilişkilerinin devlet üzerinden beslenmediği, her bir basın emekçisinin de güçlü sendikasıyla patronundan, o sendika ile patronun da devletten korunduğu kimsenin ele geçiremeyeceği bir sistem kurmak için iktidar olmak zorundayız. İşte o günün basınıyla, o günün yargısıyla, yarının Türkiye’sini hep beraber ayağa kaldıracağız. Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik artık geri dönülemez bir noktaya gelmiştir. Ümit ediyorum butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan ve bugün burada cüret edilen meseleden sonra; bir aklıselim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var, 2 bin kurultay istemeyen, ‘Seçilmiş yönetsin’ demeyeni bulamazsınız. O biniyle de bayramlaşma yapalım, o binini getirelim grup yapalım, o binini getirelim ki ‘Çıkar CHP kimliğini’ desen 200 tane kimlik çıkmaz. Binaya girip şey diyor; ‘Tam bir CHP’li oldum’ diye yanındakine şaka yapanlarla, o bin bindirilmiş ve gezdirilmiş kıtayla ne kurultay yapabilirsiniz ne bayramlaşma ne grup toplantısı ne başka bir şey. O yüzden herkesin artık nasıl bir eşikte olduğumuzu görmesi lazım. Bütün muhalefet partileri, ‘Derhal kurultay yapılmalıdır’ diyor” dedi.

  • Bilim dünyasını şaşırtan keşif: Kuşlar yönlerini böyle buluyormuş

    Bilim dünyasını şaşırtan keşif: Kuşlar yönlerini böyle buluyormuş

    Göçmen kuşların ve postacı güvercinlerin kapalı havalarda, fırtınada bile yollarını kaybetmemesi doğanın en büyük gizemlerinden biri olarak bilinir. Bilim dünyası, bu canlıların yeryüzünün manyetik alanını hissettiğini bilse de, şimdiye kadar bu yeteneğin kaynağını tam olarak çözememişti.

    Bilimsel dergi Science’ta yayımlanan yeni bir araştırma, bu navigasyon yeteneğinin arkasındaki biyolojik mekanizmayı gözler önüne serdi. Bonn Üniversitesi ve Bonn Üniversite Hastanesi uzmanları tarafından gerçekleştirilen çalışma, postacı güvercinlerin karaciğerindeki demir zengini bağışıklık hücrelerinin birer pusula gibi çalıştığını ve yön bilgisini beyne ilettiğini ortaya koydu.

    Bugüne kadar kuşların navigasyon yeteneği için üç farklı varsayım öne sürülüyordu. Bunlar gaga üstündeki manyetik parçacıklar, hücrelerdeki iyon kanalları ve gözdeki retina piksellerinin ışıkla etkileşimi üzerine kuruluydu. Ancak bu varsayımların hiçbiri, zifiri karanlıkta ya da kapalı havalarda kuşların nasıl bu kadar net yön bulabildiğini tam olarak açıklamaya yetmiyordu.

    Laboratuvardan gökyüzüne uzanan kanıtlar

    Araştırmacılardan Clivia Lisowski, vücuttaki eskiyen kırmızı kan hücrelerini parçalayan karaciğer ile dalağın yoğun demir barındırdığını, bu yüzden doğal bir manyetik özelliğe sahip olduğunu ifade etti. Güvercin dokuları üzerinde yapılan laboratuvar testleri, en yoğun demir birikiminin ve manyetik tepkinin karaciğerde toplandığını doğruladı.

    Bilim insanları bu bulguyu netleştirmek adına 34 postacı güvercinle 19 kilometrelik bir rotada deney gerçekleştirdi. Kuşların bir kısmının karaciğerindeki demir zengini bağışıklık hücreleri geçici olarak pasif hale getirilirken, diğer gruba müdahale edilmedi. Bulutlu bir günde salınan kuşlardan doğal bırakılanlar yuvalarına hemen ulaştı. Karaciğer hücreleri baskılanan güvercinler ise yönlerini kaybetti ve ancak ertesi gün güneş açtığında yollarını bulabildi. Güneşli havada yapılan denemelerde ise tüm kuşlar güneş ışınlarını kullanarak hedefe ulaştı. Bu durum, gökyüzü kapalıyken kuşların tamamen karaciğerlerindeki bu sisteme güvendiğini gösteriyor.

    Bu keşif, yarasalar ve köpekbalıkları gibi diğer canlıların da manyetik alanları nasıl algıladığına dair yeni kapılar açıyor. Londra Zooloji Derneği’nden Simon Spiro ve Oxford Üniversitesi’nden Hal Drakesmith gibi isimler ise kuşların tek bir sisteme bağlı kalmadığını düşünüyor. Uzmanlara göre, uzun mesafeli uçuşlarda karaciğerdeki bu pusula ana rolü üstlenirken, hedefe yaklaşıldığında beyindeki diğer mekanizmalar devreye giriyor.