Tag: Gün

  • Ahbap Derneği soruşturması | Ece Güner’in ifadesi: Haluk Levent acıma hissi uyandıran hikayeler anlattı

    Ahbap Derneği soruşturması | Ece Güner’in ifadesi: Haluk Levent acıma hissi uyandıran hikayeler anlattı

    Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında ilk gün gözaltına alınan isimlerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

    Aralarında ünlü sanatçı Haluk Levent’in de bulunduğu 23 şüpheli bugün adliyeye sevk edildi.

    O isimlerden biri avukat Ece Güner. Avukat Güner, operasyonun ilk günü gözaltına alınmıştı.

    Ece Güner, emniyetteki ifadesinde etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini belirterek, Haluk Levent’e bugüne kadar 1,5 milyon dolar borç verdiğini ileri sürdü.

    Ece Güner, Ahbap Derneği’ne beş altı yıldır bağış yaptığını özellikle deprem zamanında yüklü miktarlarda bağışta bulunduğunu söyledi.

    Haluk Levent’i ismen tanıdığını iddia eden Güner, “Ben yapmış olduğum bağışları sosyal medya üzerinden verilen IBAN numaraları üzerinden gerçekleştirdim. Ahbap derneğinin hesaplarının kimler tarafından kullanıldığını bilmiyorum.” iddiasını dile getirdi.

    Güner, Haluk Levent’in avukatlığını ve danışmanlığını yaptığı iddiasını ise reddetti.

    Kahramnamaraş merkezli deprem felaketi sonrasında Ahbap Derneği’ne yüklü miktarlarda bağış yaptığını söyleyen Güner, bağışları sonrası Levent’in kendisine telefonla ulaştığını iddia etti.

    “Beni ziyaret ederek bir kahvemi içmek istediğini söyledi. Ben de yaptığım yardımların görülmesini duyulmasını çok istemiyordum. Haluk Levent’in benimle görüşmesinin çok istememiştim.” diyen Ece Güner, Levent’in elinde bir çiçek buketiyle ofisini ziyaret ettiğini ileri sürdü.

    “Deprem bölgesinde yaşanan problemlerden ötürü bahaneler sunarak benden borç paralar istemeye başladı.” diyen Güner, ifadesinde şu iddiaları gündeme getirdi:

    “- Benden ilk etapta 300-400 bin dolar civarında para istedi. Benim de o dönemde İstinye parktan ev alma planlarım bulunmaktaydı. Bankada da yüklü miktarda boşta duran nakdim vardı. 300-400 bin dolar parayı Haluk Levent’in söylemiş olduğu kişilerin hesaplarına dolar bedelleri yazılı olarak borç açıklamasıyla yolladım.

    – Haluk Levent dediği tarihte borcunu, parayı yolladığım hesap sahibi kişiler üzerinden ödedi. Bu olayın aynısı iki hafta içinde yine deprem bölgesindeki acil yardımlarla alakalı olarak su, ekmek, yemek gibi acil ihtiyaçların dernek üzerinden faturalandırılamaması gerekçesiyle nakit problemi yaşadıklarını tekrardan iki haftalık borç olarak benzer bedeli benden istedi.

    – Ben de aynı şekilde Haluk Levent’in göndermiş olduğu kişilerin hesabına parayı transfer ettim. Ben Haluk Levent’e niye bu kişilerin hesabına para gönderiyorum diye sorduğumda bu arkadaşların sahada olduğunu ve acil olarak o bölgede kullanılacağı için bu şekilde bir yol izlediğini söyledi. Bu yollamış olduğum tutarı da iki üç hafta içerisinde geriye ödedi. Bu şekilde benim güvenimi kazandı.”

    Haluk Levent’in 2023 yılının ağustos ayında derneğin Ankara’da büyük bir teknoloji parkı kuracağını anlattığını söyleyen Güner, bu proje için gönderdiğini ileri sürdüğü 1 milyon dolar için şunları öne sürdü:

    “- Bunu bir hayırsever iş adamının üstlendiğini ve bu iş adamının 3 milyon dolar civarında yardımı olacağını bahsetti. Bu iş adamının daha sonra bir vergi problemi nedeniyle geçici olarak parasının bloke olduğunu söyledi ve Ahbap derneği olarak bu projeyle ilgili bir çok taahhütte bulunduklarını gerçekleştiremezlerse dernek adına büyük bir yıkım olacağını ve davalar açılabileceğini derneğinin isminin kirlenebileceğini söyledi.

    – İlk etapta benden 3 milyon dolar borç istedi. Ben de bu kadar bir paramın olmadığını söyledim. Sonra uzun süren ısrarlarla tekrar tekrar beni aradı. Bende daha önceden vermiş olduğum borçları süresinde geri ödediği için kendisine güvenerek ilk etapta Haluk Levent’in bana yollamış olduğu başka şahıslara ait IBAN numaraları üzerinden 1 milyon dolar civarı paranın lira karşılığını açıklamasına dolar miktarı ve borç açıklamasıyla gönderdim.

    – Teknoloji parkı için bağış yapacağı söylenen iş adamının Ahbap derneğine bağış yapacağını ancak benden istemiş olduğu paranın bağış değil de borç olduğu için derneğe değil de bu parayı kişi hesaplarına göndermemi istedi. Sonrasında bu bahse konu iş adamından bağış parası geldiğinde benim yollamış olduğum geçici borcu bana geriye ödeyeceğini beyan etti.”

    Haluk Levent’in geçen bir aylık sürede borcunu ödemediğini öne süren Ece Güner, “Bana bahaneler sundu bana yaklaşık üç ay sonra borcu ödeyebileceğini söyleyerek uzun uzun hikayeler anlattı. Benden borcunu ödememesine rağmen tekrar tekrar ilave borç taleplerinde bulundu.” iddialarını gündeme getirdi.

    “Bana sürekli kendisinin ve ailesinin sağlığıyla alakalı acıma hissi uyandıran hikayeler anlatırdı.” diyen Güner, savunmasına şöyle devam etti:

    “- Bunun sonrasında Haluk Levent benden tekrar borç para talebinde bulundu. Ben de üç beş kalemde daha önce vermiş olduğum 1 milyon dolar borcun üzerine toplam 570 bin dolar karşılığı TL olarak ve yine açıklamasında her birinin dolar bedeli ve borç olduğu belirterek yolladım.

    – Yani kendisine toplamda 1 milyon 570 bin dolar karşılığı TL olarak borç para vermiş oldum. Haluk Levent ile bu 1 milyon 570 bin dolarlık borcu için kendi imzasıyla bir tutanak altına aldık. Haluk Levent bu borçları uzun süren uğraşlar sonucunda yaklaşık bir yıl kadar sonra dolar karşılığı tam olmasa da peyderpey bana vermiş olduğu IBAN’lar üzerinden TL olarak karşılığını geriye ödedi.”

  • Erzincan’da 15 Temmuz’un 10. Yıl Dönümü İçin Anma Programı Açıklandı

    Erzincan’da 15 Temmuz’un 10. Yıl Dönümü İçin Anma Programı Açıklandı

    Erzincan’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenecek anma programı açıklandı. Erzincan Valiliği tarafından hazırlanan 2 günlük program kapsamında şehitler kabirleri başında anılacak, gaziler ziyaret edilecek ve Dörtyol Meydanı’nda vatandaşların katılımıyla anma programı gerçekleştirilecek.

    Erzincan Valiliğince hazırlanan program, 14 Temmuz’da İl Halk Kütüphanesi’nde açılacak “15 Temmuz Günü Yaşananları Anlatan Kronolojik Fotoğraf Sergisi” ile “15 Temmuz Konulu Kitap Sergisi”nin açılışıyla başlayacak. Aynı gün bir 15 Temmuz gazisinin hanesi de ziyaret edilecek.

    15 Temmuz Salı günü ise anma etkinlikleri Mercan’daki Edebük Şehitliği ziyaretiyle başlayacak. Program kapsamında daha sonra Tercan ilçesine bağlı Kurukol köyünde bulunan 15 Temmuz şehidi Recep Gündüz’ün kabri ile ailesi ziyaret edilerek dua edilecek.

    İkindi namazı öncesinde Terzibaba Külliyesi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Mevlid-i Şerif programı düzenlenecek. Gün içerisinde Garnizon Şehitliği de ziyaret edilerek şehitler kabirleri başında anılacak.

    Anma programının ana etkinliği ise saat 20.30’da Dörtyol Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla düzenlenecek programda 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek.

    Program, gece saat 00.13’te Erzincan genelindeki camilerden salaların okunmasıyla sona erecek.

    Erzincan Valiliğinden yapılan açıklamada, 15 Temmuz’un millet iradesinin, demokrasiye bağlılığın ve milli birlik ruhunun simgesi olduğu belirtilerek, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerin rahmetle, kahraman gazilerin ise minnet ve şükranla anıldığı ifade edildi.

    Açıklamada ayrıca, milli birlik ve beraberlik ruhunun yaşatılması amacıyla düzenlenecek etkinliklere tüm vatandaşlar davet edildi. – ERZİNCAN

  • Yeni Başlangıçlarla Hedeflerinizi Kalıcı Hale Getirin

    Yeni Başlangıçlarla Hedeflerinizi Kalıcı Hale Getirin

    İster bir doğum günü, ister yılın ortası ya da bir pazartesi sabahı olsun, psikologlar bu tür “yeni başlangıç” anlarının davranışlarımızı değiştirme konusunda bizi motive edebileceğini ve hedeflerimizin peşinden gitme olasılığımızı artırabileceğini söylüyor.

    Yılın başında daha fazla kuvvet antrenmanı yapmak ve yeni bir kitap önerisi üzerinde çalışmak gibi niyetlerle yola çıktım, ancak diğer sorumluluklar kısa sürede araya girdi.

    Yılın ikinci yarısına girmişken, bu hedeflere nasıl ulaşacağımı düşünmek için kendimi motive etmek çok zor geliyor. Hayat yoğun ve yeni bir şeye başlamak genellikle başka bir şeyden vazgeçmek anlamına geliyor.

    Eğer sizin de Yeni Yıl kararlarınız yavaş yavaş etkisini kaybediyorsa, yalnız değilsiniz. Yeni bir yılın başlangıcı, yeni hedefler koymak ve alışkanlıklarımızı değiştirmek için iyi bir dönem olsa da araştırmalar, kendimizi yeni hedefler için teşvik etmenin ve bunlara ulaşmamıza yardımcı olacak alışkanlıklar geliştirmenin, istediğimiz anda değişim yaratmanın etkili bir yolu olduğunu gösteriyor.

    Peki aldığımız kararları nasıl kalıcılaştırabiliriz?

    Konuştuğum dört uzman, temel başlangıç noktalarından birinin, iyi alışkanlıklar geliştirmek ve gerçekçi hedefler oluşturmakla birlikte, “yeni başlangıç etkisi”nden yararlanmak olduğunu söylüyor.

    Kanıtlar, bunların birlikte bizi kalıcı değişiklikler yapmaya teşvik edebileceğini gösteriyor.

    ‘Yeni başlangıç etkinizi’ yaratın

    Anlamlı değişiklikler yapabilmek için öncelikle kendinize hedefler belirlemeniz faydalı olur.

    Araştırmalar, birçok Yeni Yıl kararının hayal kırıklığıyla sonuçlandığını ve bazı kaynaklara göre insanların %92’sinin hedeflerine hiçbir zaman ulaşamadığını gösteriyor.

    ABD’deki Pennsylvania Üniversitesi Wharton School’da davranışsal ekonomi profesörü olan ve ‘How to Change’ (Nasıl Değişilir) adlı kitabın yazarı Katy Milkman, bunun yanıltıcı olduğunu söylüyor.

    Ona göre, aynı anda çok sayıda insan değişim yapmaya çalıştığı için başarısızlık oranı gerçekte olduğundan daha yüksek görünebiliyor.

    ABD’de yakın zamanda yapılan bir ankete göre, yeni kararlar alan kişilerin %87’si birkaç hafta sonra bile bu kararların en azından bir kısmını halen sürdürüyordu; yalnızca %13’ü hiç sürdürememişti.

    Birleşik Krallık’ta yapılan bir anket ise Britanyalıların %38’inin 2025 yılında aldığı kararların tamamını yerine getirdiğini, %33’ünün ise bir kısmını yerine getirdiğini ortaya koydu.

    Milkman’a göre bu, belli br zaman için konulan hedefin şaşırtıcı derecede etkili olabileceğini gösteriyor. Ancak bundan yararlanmak için Yeni Yıl’ı beklemeniz gerekmediğini söylüyor; yılın ortası da kendi yeni başlangıç etkinizi yaratmak için iyi bir dönem.

    Aslında haftanın başlangıcı, bir doğum günü ya da yeni bir yıl gibi anlam taşıyan herhangi bir tarih, değişime daha açık olmamızı sağlayabilir.

    Milkman bunu, hedef belirlemeye yönelik bir internet sitesindeki aramaları incelerken keşfetti. Çalışma arkadaşlarıyla birlikte, “diyet” ve ” spor salonuna gitme” gibi aramaların haftanın başlangıcı, ayın başlangıcı veya yeni bir akademik dönemin başlangıcı gibi belirli zamanlarda zirve yaptığını buldu.

    Önemli olan, değişiklik yapmak istediğiniz zamanı belirlemek için belirli bir anı beklemek zorunda olmamanız.

    Milkman’ın ekibi, rastgele bir günü (örneğin pazartesi) olarak değil de, yeni bir zaman diliminin başlangıcı (örneğin ilkbaharın ilk günü) olarak tanımlamanın, insanların bir hedefin peşinden gitmeye başlama olasılığını ve motivasyonunu artırdığını ortaya koydu.

    Bu nedenle, yeni taahhüdünüzü ilişkilendirebileceğiniz bir gün belirlemek, geçmişteki başarısızlıklardan uzaklaşma hissi kazanmamıza yardımcı olabilir. “Yeni başlangıçlar gibi hissettiren bu anlarda, kendimizi geçmişteki halimizden sıyrılmış hissediyoruz. O bölüm kapandı; bu bölüm ise yeni açılıyor.”

    Yeni alışkanlıkların kalıcı olması için istikrarlı olun

    “Yeni başlangıç etkisi” bizi yeni bir hedefe başlamak için harekete geçirebilir, ancak olumlu alışkanlıklar geliştirmek uzun vadeli hedeflerimize ulaşmanın ve bunları sürdürmenin temel bir parçasıdır.

    Birleşik Krallık’taki Surrey Üniversitesi’nde davranış değişikliği konusunda uzmanlaşmış psikoloji profesörü Benjamin Gardner’a göre, hedefler sürekli bilinçli çaba gerektirirken, alışkanlıklar genellikle belirli bir tetikleyicinin etkisiyle fazla düşünmeden gerçekleşir.

    Bu, işe giderken her gün aynı kahveyi sipariş etmek ya da her sabah kahvaltıdan önce 20 dakika egzersiz yapmak gibi davranışları içerebilir.

    Gardner, alışkanlıkların avantajının sürekli irade gücüne duyulan ihtiyacı ortadan kaldırması olduğunu söylüyor:

    “Alışkanlıklar, yapmamız gereken şeyleri tekrar tekrar, üzerinde düşünmek zorunda kalmadan yapmamıza yardımcı olmak için vardır.”

    Ancak iyi alışkanlıkların oluşabilmesi için istikrar kritik önem taşır. Belirli bir davranışın alışkanlık hâline gelmesi ortalama olarak yaklaşık 66 gün sürer; ancak bu süre, söz konusu alışkanlığa bağlı olarak 18 ila 265 gün arasında değişebilir.

    Örneğin, düzenli olarak spor salonuna gitmenin rutin hâline gelmesi yaklaşık altı ay alır.

    Kötü alışkanlıkların yerine daha iyi olanları koyun

    Hedeflerinizi basitleştirmek de yardımcı olabilir. Bir çalışmada araştırmacılar, koşmak, meyve yemek veya mekik çekmek gibi yeni bir günlük alışkanlık edinmeye çalışan katılımcıları takip etti.

    Araştırma, belki de şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bir bardak su içmek gibi basit davranışların, 50 mekik çekmek gibi daha zor görevlerden daha kolay uygulanabildiğini ortaya koydu.

    Aynı derecede önemli olan bir diğer nokta da hedeflerinizin önünde engel oluşturan alışkanlıklardan vazgeçmektir. Gardner bunun şaşırtıcı derecede zor olduğunu söylüyor; ancak yerine yenisini koyarak, bırakmak istediğimiz alışkanlıklarımız üzerinde çalışabileceğimizi belirtiyor.

    Ben de altı hafta boyunca şekeri bıraktığımda tam olarak bunu yaptım. Günlük tatlı alışkanlığımın yerine daha sağlıklı bir atıştırmalık koydum ve bunu, şeker isteğim azalıncaya kadar sürdürdüm.

    Gardner, “Kötü bir alışkanlığın yerine daha iyisini benimsemek oldukça faydalı olabilir; çünkü bir süre sonra eski kötü alışkanlığınız yerine yenisini sürdürmeye istekli olursunuz” diyor.

    Bu strateji oldukça etkili olabilir; çünkü yeni alışkanlıkları sürdürme olasılığımız, kaçınmak istediğimiz alışkanlıkları tamamen bırakma olasılığımızdan daha yüksektir.

    Sonuca değil, sürecin kendisine odaklanın

    Yıl ortasındaki yeni bir başlangıç, ilk başta güçlü bir motivasyon sağlayabilir. Ancak uzun vadeli başarı, gerçekten istediğiniz hedefler seçmeye bağlıdır.

    Bu, ABD’de bir yıl boyunca 2.000’den fazla kişiyi takip eden yakın tarihli bir çalışmada ortaya kondu.

    Araştırmacılar, hedeflerine ulaşmak için gereken günlük faaliyetler konusunda heyecan duyan katılımcıların, çabalarını sürdürme olasılığının belirgin biçimde daha yüksek olduğunu tespit etti.

    Chicago Üniversitesi Booth School of Business’ta davranış bilimleri profesörü olan ve çalışmanın ortak yazarları arasında yer alan Ayelet Fishbach, nihai sonuca aşırı odaklanmanın başarıyı baltalayabileceğini söylüyor.

    İnsanların, yapmayı sabırsızlıkla bekledikleri bir şey bulmalarını; sadece sonucu elde etmiş olmayı arzu ettikleri bir şeye yönelmemelerini tavsiye ediyor. “Bu biraz içe bakmayı gerektiriyor” diyor.

    Değişme isteğini kalıcı hâle getirmekte zorlananlar için fiziksel çevremizin etkisini anlamak önemli bir adım.

    East Anglia Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Felix Naughton da “Motivasyon, davranışlarımızı belirleyen unsurlardan yalnızca biridir ve tek başına yeterli değildir” diyor.

    “Örneğin, arkadaşlarınız sigara içmeye devam ediyorsa sigarayı bırakmak son derece zordur” diye ekliyor.

    Naughton, sigara isteğinizin en yoğun olduğu zamanları belirlemeyi öneriyor.

    Aynı yaklaşım, başka alışkanlıklardan kurtulmaya çalışan kişiler için de geçerli olabilir: Kötü alışkanlığınıza dönmeye en yaklaştığınız anları takip edin ve önceden müdahale etmek için planlar yapın.

    Ayrıca hedefleri ölçülebilir hâle getirmenin ve gözden geçirilebilecek somut eylem planları oluşturmanın da faydalı olduğunu söylüyor.

    Ölçülmesi zor bir hedefe kıyasla, 30 günlük bir hedef daha az göz korkutabilir.

    Naughton, “Daha aktif olmak gibi bir hedef oldukça belirsizdir” diyor. “Ancak kendinize önümüzdeki bir hafta boyunca her gün 8.000 adım yürüme hedefi koymanız çok daha ölçülebilir bir hedeftir.”

    Alışkanlık oturduktan sonra, daha ulaşılabilir görünmeye başlar ve bu süreçte beyniniz yeniden şekillenir. “Eğer yemek yedikten sonra sigara içiyorduysanız ve bunu bırakırsanız, zamanla yemek yemek ile sonrasında nikotinin sağladığı ödül arasındaki bağlantıyı zayıflatır ya da ortadan kaldırırsınız” diyor.

    Keyif almanın yollarını arayın

    Milkman, hedeflerimize ulaşma sürecinden keyif almıyorsak, nasıl keyif alabileceğimiz hale getirebileceğimizi düşünmemiz gerektiğini söylüyor.

    “Eğer hedefe ulaşma sürecini keyifli hâle getirmenin bir yolunu bulabilirsek, bu süreç korktuğumuz bir şey olmaktan çıkar ve sabırsızlıkla beklediğimiz bir şeye dönüşür; böylece devam etme olasılığımız önemli ölçüde artar.”

    Bu, daha az keyif aldığımız bir şeyi, sevdiğimiz bir şeyle birlikte yapmak anlamına gelebilir. Örneğin televizyon izlerken kondisyon bisikletine binmek ya da bir arkadaşla birlikte egzersiz yaparak onu sosyal bir etkinliğe dönüştürmek buna örnek olabilir.

    Milkman bir çalışmasında, bir arkadaşla birlikte egzersiz yapmanın, egzersiz yapma olasılığını %35 artırdığını buldu.

    Bir başka çalışmada ise öğrencilerin, egzersiz yaparken sesli kitap dinlemeleri durumunda, spor yapma olasılıklarının daha yüksek olduğunu tespit etti. (Sohbet etmek amacıyla koşmaya gitmekte ısrar etmemin bilimsel bir dayanağı olduğunu artık arkadaşlarıma açıklayabilirim.)

    Motivasyonun düşmesini bekleyin

    Fishbach’ın “orta nokta sorunu” olarak adlandırdığı bir durum var:

    Süreçten keyif alıyor olsanız bile, uzun vadeli bir hedefe yönelik motivasyonunuzu yolun yarısında kaybetmeniz son derece olasıdır.

    Bunun önüne geçmek için, uzun vadeli hedefleri haftalık, hatta günlük hedeflere bölmeyi düşünün.

    İlerlemeyi takip etmek de faydalı. Benim için bu, hâlâ ne kadar yazma ve araştırma yapmam gerektiğine odaklanmak yerine, her gün ulaşılan kelime sayısını fark etmek anlamına geliyor. Aksi hâlde yapılacak işin büyüklüğü moral bozucu gelebiliyor.

    Fishbach’a göre, hedefinize ulaşamadığınız günlerde bunu kişisel bir başarısızlık olarak görmek yerine, neyi değiştirmeniz gerektiğini anlamak için bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirmelisiniz.

    Motivasyonumuz düştüğünde bizi ileri taşıyan şey her zaman irade gücü olmayabilir; bunun yerine, süreç boyunca geliştirdiğimiz alışkanlıklar devreye girer.

    Bir şeyi ne kadar sık yaparsak, o davranışın alışkanlık hâline gelme olasılığı o kadar artar. Bunu yapmayı seviyorsak daha da iyi sonuç alırız.

    Benim için bu, sonuca odaklanmak yerine, ağırlık kaldırmayı yavaş yavaş sevmeyi öğrenmek ve zor bilimsel kavramları anlamayı değerli bulmak anlamına geliyor.

  • Assassin’s Creed Black Flag Resynced ilk günde 2 milyon oyuncuya ulaştı

    Assassin’s Creed Black Flag Resynced ilk günde 2 milyon oyuncuya ulaştı

    Ubisoft’un yenilediği Assassin’s Creed Black Flag Resynced, çıkışının ardından güçlü bir başlangıç yaptı. 2013 yılında çıkan orijinal oyunun yeniden hazırlanan sürümü, ilk gününde 2 milyondan fazla oyuncuya ulaştı.

    Şirket, oyunun hem satış hem de oyuncu sayısında beklentilerin üzerine çıktığını açıkladı. Eleştirmenlerden gelen ilk incelemeler de genel olarak olumlu oldu.

    Serinin son yıllardaki en yüksek puanını aldı

    Assassin’s Creed marka yöneticisi Martin Schelling, Black Flag’in oyuncular için her zaman özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Schelling, Edward Kenway’in macerasını güncel teknolojiyle yeniden sunmayı hedeflediklerini ve ilk gün elde edilen 2 milyon oyuncunun bu çalışmanın karşılığı olduğunu ifade etti.

    Ubisoft’un paylaştığı bilgilere göre Black Flag Resynced, 2013’te çıkan orijinal Black Flag’den bu yana Assassin’s Creed serisinin en yüksek inceleme puanını alan oyunu oldu.

    Steam’de yeni bir rekor kırdı

    Oyun Steam tarafında da dikkat çekici rakamlara ulaştı. Çıkış gününde aynı anda 99 bin 451 oyuncu oyundaydı. Bu sayı, Assassin’s Creed serisinin Steam’deki en yüksek çıkış performansı olarak kayıtlara geçti.

    Ubisoft, hafta sonuyla birlikte bu sayının daha da artmasını bekliyor.

    Oyuncuların en büyük şikayeti performans ve mikro ödemeler

    Steam kullanıcı yorumları ise eleştirmenlerden biraz farklı bir tablo çiziyor. Oyun şu anda platformda “%76 Çoğunlukla Olumlu” kullanıcı puanına sahip.

    Oyuncuların en çok şikayet ettiği konuların başında ara sahnelerin 30 FPS ile çalışması geliyor. Bunun yanında oyun içindeki mikro ödeme seçeneklerinin fazla olması da eleştirilen noktalar arasında yer alıyor.

    Ubisoft güncelleme sözü verdi

    Ubisoft, ara sahnelerde yaşanan 30 FPS sorununu kabul ettiğini ve çözüm için güncelleme hazırladığını açıkladı. Şirket, bu süreçte oyuncular için geçici bir çözüm de paylaştı.

    Mikro ödemeler konusunda ise standart sürümün tüm ana içeriği sunduğunu belirten Ubisoft, mağazada yer alan ek satın alımların tamamen isteğe bağlı olduğunu ifade etti.

    Assassin’s Creed Black Flag Resynced, PC, Xbox Series X|S, PlayStation 5 ve Ubisoft+ üzerinden oynanabiliyor.

  • 15 Temmuz resmi tatil mi, hangi güne denk geliyor? 15 Temmuz’da kamu ve devlet daireleri açık mı?

    15 Temmuz resmi tatil mi, hangi güne denk geliyor? 15 Temmuz’da kamu ve devlet daireleri açık mı?

    15 Temmuz resmi tatil mi? Sorusunun yanıtı, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün yaklaşması nedeniyle merak ediliyor. Resmi tatillerde mesai yapmayan kamu, kurum ve kuruluşları nedeniyle özel işlerini halledecek olan vatandaşlar planlarını ona göre yapmaya başladı. Peki, 15 Temmuz resmi tatil mi, hangi güne denk geliyor? 15 Temmuz’da kamu ve devlet daireleri açık mı?

    15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi nedeniyle, şehitlerimizi ve gazilerimizi anmak maksadıyla 15 Temmuz’lar resmi tatil olarak geçiriliyor. Bu nedenle 225 yılında salı gününe denk gelen 15 Temmuz tatil olacak.

    Resmi tatiller arasında yer alan 15 Temmuz, salı günü kutlanacak. 15 Temmuz’da kamu kurum ve kuruluşları 1 gün tatil olacak ve kamu çalışanları da idari izinli sayılacak.

    Özel sektörde durum farklılık gösteriyor. Bazı iş yerleri resmi tatilde çalışmama kararı verse de bir bölümü de normal mesailerine devam ediyor.

  • Furkan Soyalp Kayserispor’a Veda Etti

    Furkan Soyalp Kayserispor’a Veda Etti

    KAYSERİSPOR’un tecrübeli orta saha oyuncusu Furkan Soyalp, Kayserispor camiasına veda ettiğini duyurdu.

    Kayserispor’un 31 yaşındaki tecrübeli orta saha oyuncusu Furkan Soyalp, sarı-kırmızılı camiaya veda etti. Sanal medya hesabından yazılı bir açıklama yayınlayan Soyalp, “Bazen futbolda her şeyinizi ortaya koysanız da yetmeyebiliyor. Bu sezon boyunca sahada, antrenmanda, iyi günde ve kötü günde elimden gelenin fazlasını vermeye çalıştım. İyi oynadığım günler oldu, kötü oynadığım da… Ama maç bittiğinde vücudumun son gücünü kullanmadığı hiç olmadı. Pes etmemek için son ana kadar savaştık. Ancak ne yazık ki emek her zaman karşılığını vermiyor. Burada geçirdiğim süre boyunca bana destek olan herkese teşekkür etmek istiyorum. Birlikte mücadele ettiğim takım arkadaşlarıma, teknik ekibe, yöneticilere, kulüp çalışanlarına ve her koşulda takımının yanında olan büyük Kayserispor taraftarına ve “Kapalı Kale’ye” minnettarım. Söylemeden geçemeyeceğim; ilk geldiğim günden bu yana, kendi içlerindeki savaşçı ruhun yansımasını bana yakıştıran Kayseri halkına sonsuz teşekkür ediyorum. Bu formayı taşıdığım her gün benim için büyük bir gurur ve unutulmaz bir tecrübe olarak kalacak. Her şey için teşekkürler Kayserispor” ifadelerine yer verdi.

  • Eski bir gelenek, Facebook’tan WhatsApp’a taşınıyor

    Eski bir gelenek, Facebook’tan WhatsApp’a taşınıyor

    Facebook’un çok popüler olduğu dönemlerde doğum günleri, sosyal etkileşimin merkezinde yer alıyordu. İnsanlar, arkadaş listelerindeki onlarca kişinin profillerine yazdığı kutlama mesajlarını görmek için o günün gelmesini bekliyordu.

    Ancak kullanıcı alışkanlıklarının değişmesi ve yeni nesillerin platforma mesafeli yaklaşmasıyla, duvarlara mesaj bırakma alışkanlığı geride kaldı. Şimdilerde Meta, bu nostaljik geleneği Facebook’un dışına çıkararak WhatsApp üzerinden yeniden canlandırmanın yollarını bulma peşinde.

    Meta, uygulamanın rehberdeki kişilerin özel günlerini haber vermesini sağlayacak yeni bir özellik üzerinde çalışıyor. Google Play Store’da ortaya çıkan 2.26.27.3 beta sürümü, bu yeniliğin erken geliştirme safhalarında olduğunu gösteriyor.

    Sistemin işleyişi ise oldukça basit; uygulama içinde yaklaşan doğum günlerinin listeleneceği bir alan var. O gün geldiğinde ise kullanıcıya hatırlatıcı bir bildirim ulaşıyor. Pek çok kişinin doğum günü kutlamaları için halihazırda WhatsApp’ı kullandığı düşünülünce, yerleşik bir hatırlatıcının devreye alınması kullanıcı deneyimini pratikleştirebilir.

    Veri gizliliği ve yaş doğrulaması

    Bu hatırlatıcılar, WhatsApp’ın eş zamanlı geliştirdiği yaş doğrulama özelliğinden besleniyor. Yasal sınırları korumak adına zorunlu kılınan bu sistem, aynı zamanda kullanıcıların doğum günü bilgilerini de sisteme dahil ediyor. Rehberinizdeki kişi yaş bilgisini girmediği takdirde uygulama elinde bir veri tutamıyor; bu nedenle özelliğin başarısı, yaş doğrulama sisteminin benimsenmesine bağlı.

    Meta’nın son dönemdeki kullanıcı adı politikaları ve artan veri toplama iştahı, güvenlik hassasiyetlerini de beraberinde getirmiş durumda. Beta sürümünde doğum yılı bilgisinin gizliliği için henüz bir seçenek yok. Ancak özelliğin resmi çıkışına kadar bu alanda bazı kişiselleştirme ayarlarının eklenmesi muhtemel. Android tarafında testleri devam eden bu güncellemeyle ilgili daha detaylı bilgilerin, genel kullanıma sunulacağı tarihe yakın açıklanması bekleniyor.

  • Trump ne zaman gidecek? Trump’ın NATO Zirvesi programı

    Trump ne zaman gidecek? Trump’ın NATO Zirvesi programı

    Donald Trump Türkiye’den ne zaman gidecek? Sorusunun yanıtı, NATO Zirvesi ile alakalı gündemi yakından takip eden vatandaşlar tarafından sorgulanıyor. Dün Ankara’daki temaslarına resmi karşılama programıyla başlayan Donald Trump, bugünde Türkiye’de resmi temaslarda bulunacak. Peki, Trump ne zaman gidecek?

    Trump, NATO resmi karşılama töreninin ardından bugün aile fotoğrafı çekimine katıldıktan sonra NATO Liderleri Çalışma Toplantısı’na katılacak.

    ABD Başkanı, Çarşamba günü öğleden sonra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara ile de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

    Trump, aynı gün Ankara’dan ayrılmadan önce basın toplantısı düzenleyecek ve akşam saatlerine doğru ülkeden ayrılacak.

    7 Temmuz’da Ankara’daki temaslarına resmi karşılama programıyla başlayan Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştireceği ikili görüşmenin ardından zirve kapsamındaki diplomatik temaslarını sürdürecek.

    8 Temmuz Çarşamba günü ise NATO Liderler Zirvesi’nin resmi karşılama törenine katılacak olan Trump, liderlerin aile fotoğrafı çekiminde yer aldıktan sonra NATO Liderleri Çalışma Toplantısı’nda diğer devlet ve hükümet başkanlarıyla bir araya gelecek.

    Trump’ın program kapsamında ABD Başkanı’nın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara ile de ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. Günün sonunda ise düzenleyeceği basın toplantısıyla Ankara temaslarını değerlendirecek.

  • Ekrem İmamoğlu 3 davada hakim karşına çıkacak

    Ekrem İmamoğlu 3 davada hakim karşına çıkacak

    23 Mart 2025’te tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkacak.

    Geçen hafta görüşülen İBB davasının duruşmasında İmamoğlu, kendisinden bugün savunma istenmesine tepki göstermiş “6 Temmuz Pazartesi günü hem sözde casusluk hem de diploma davasında iki ayrı mahkemede yargılamam var. İBB Davası’nın hakimi ise aynı gün benim İBB Davası’nda savunma yapmamı istiyor. Üstelik daha önce en son savunma yapmamı kabul ettiği halde. Bir insan aynı gün 3 ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok.” demişti.

    Mahkeme heyeti sanık savunmalarının 9 Temmuz’da tamamlanmasını bekliyor.

    İSTENEN CEZALAR

    Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, “Suç örgütü kurmak ve yönetmek” başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.

    Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

    İmamoğlu ise bugüne kadarki olan duruşmalarda davayı “siyasi” olarak nitelendirdi ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti.

    CASUSLUK DAVASI

    Geçen yıl temmuz ayında casusluk suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’ün ajanlık faaliyetinde bulunduğu, görüşmelerini kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği ve farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiği öne sürülmüştü. Bu kapsamda iddianame hazırlanmış, iddianamede Gün’e ait dijital materyaller, yazışmalar ve ifadeler yer almıştı.

    İmamoğlu davanın siyasi olduğunu savunmuştu.

    Dosya kapsamında gazeteci Merdan Yanardağ tutuklanmış, sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu TELE1’e kayyum atanmıştı.

    ARA KARAR

    13 Mayıs 2026’da görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün casusluk iddiasıyla yargılandığı davada tüm sanıkları tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.

    Tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, diğer tutuklu sanıklar Yanardağ ve Özkan’ın fikir adamı, aydın ve entelektüel insanlar olduğunu ifade ederek, “Eğer bana tutuklamanın devamı talebine ilişkin mütalaaya karşı diyeceğimi soruyorsanız cevabım çok yalındır. Sayın Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ı tahliye ediniz. Benim bu tutuklamaya karşı görüşüm ve talebim budur.” dedi.

    Yanardağ, mütalaaya karşı beyanında, davanın siyasi olduğunu öne sürdü.

    Özkan da davanın casuslukla ilgisi olmadığını, masum olduğunu savundu.

    Gün ise örgüt yöneticisi olmadığını, varlığı ileri sürülen bir örgüte bilerek yardım etmediğini, kimseye casusluk iftirası atmadığını, kendisinin de casus olmadığını iddia etti.

    İSTENEN CEZALAR

    İddianamede İmamoğlu, Gün, Özkan ve Yanardağ’ın “siyasal casusluk” suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

    DİPLOMA DAVASI

    Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER’e 18 Eylül 2024’te başvuruda bulunuldu.

    Bu ihbar üzerine 1 Ekim 2024’te savcılığa şikayet dilekçesi sunuldu.

    Söz konusu şikayetin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu’nun 1994 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden aldığı lisans diplomasının sahte olduğuna dair iddialar ve haberler üzerine şubat ayında soruşturma başlattı.

    18 Mart 2025’te İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu 61’inci toplantısında, İmamoğlu dahil 28 kişinin diplomalarının yokluk ve açık hata iddiasıyla iptal edilmesine karar verdi.

    Bu gelişme üzerine 8 Temmuz 2025’te İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu’nun resmi belgede sahtecilik iddiasıyla yargılanacağı iddianameyi kabul etti. İmamoğlu’nun diploma bilgileri 5 Ağustos 2025’te İstanbul Üniversitesi’nin veri tabanından silindi ve e-Devlet’te de görünmez hale geldi.

    SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

    16 Şubat 2026’da İmamoğlu, üniversite diplomasıyla ilgili “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla yargılandığı davada dördüncü kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı idare mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenmesine hükmederek duruşmayı bugüne erteledi.

    Ekrem İmamoğlu “Benden her şeyi parçalasanız sahteci çıkmaz.” diyerek hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

    Hakkında 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istenen İmamoğlu savunmasında, yargılandığı davaları hatırlatıp bunların ana nedeninin korku olduğunu savundu.

    Duruşmalar İstanbul Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda görülecek.

  • Erzurum’da PalanExtreme Heyecanı

    Erzurum’da PalanExtreme Heyecanı

    Erzurum’da “Terörsüz Türkiye” vizyonuyla düzenlenen uluslararası doğa ve ekstrem sporlar organizasyonu PalanExtreme, üçüncü gününde Hınıs ilçesinde gerçekleştirilen koşu ve kaya tırmanışı yarışlarıyla devam etti.

    İçişleri Bakanlığının himayelerinde, RTÜK, Erzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzurum Macera Off-Road Doğa Sporları Kulübünün desteğiyle Hınıs ilçesinde gerçekleştirilen organizasyonda 6 ülkeden 160 sporcu mücadele veriyor.

    Sporcular, organizasyonun üçüncü gününde ilçede düzenlenen yaklaşık 2 kilometrelik koşu yarışına katıldı, ardından güvenlik önlemleri eşliğinde 20 metre yüksekliğindeki kaya duvarında tırmanış parkurunu tamamladı.

    Hınıs Kaymakamı Onur Bektaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, organizasyonun üçüncü ayağının Hınıs’ta yapıldığını söyledi.

    Organizasyonun İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin himayelerinde gerçekleştiğini anımsatan Bektaş, şunları kaydetti:

    “Sayın Bakanımız özellikle etkinliklerin güney ilçelerinde yapılmasını istiyordu. Bu bölgeler bazı sebeplerden dolayı geçmişte mahrum kalmış, insanların gelmek istemediği bölgelerdi. Artık günümüzde herkesin rahatça gezebildiği, doğal güzelliklerini görebildiği bölgeler haline geldiler. Bu kapsamda da gördüğünüz gibi hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen üniversite öğrencileri, bugün ilçemizde başlangıç koşusuyla yarışmalara başladı. İki gün boyunca Hınıs ilçemizde olacaklar. Buralar gerçekten saklı kalmış güzellikleriyle kıymetli bir bölge. Kanyonlarımızla, tarihi alanlarımızla önemli bir bölgeyiz. Çok fazla doğal güzelliğimiz var. Biz bunları hem Türkiye’ye hem de dünyaya göstermek istiyoruz. Bu sporlar inşallah buna vesile olacaktır.”

    Uludağ Üniversitesi öğrencisi Beyza Tekin de organizasyonun ilk iki etabın çok güzel geçtiğini dile getirerek, “Kaya tırmanışı bambaşka bir etap olmuş. Kızlar arasında zirveye çıkan ilk kişi olmak beni gururlandırdı. Benden sonra takım arkadaşım da aynı başarıyı sürdürdü. Umarım bugün birinci oluruz. Bütün etaplar çok heyecanlıydı ama özellikle Hınıs’taki kaya tırmanışı bir başkaydı.” dedi.

    Katılımcılardan Reyhan Pehlivan ise yarışmayı duyunca heyecanla katılmak istediklerini aktararak, “Dün uzun mesafe koşu iyi geçti. Bugün de 2 kilometrelik bir koşu vardı, çok güzel geçti. Kaya tırmanışında da kendimize çok güveniyoruz. Çok iyi geçeceğine inanıyoruz, kamp ortamları da güzel. Gayet mutluyuz, güzel geçiyor, eğleniyoruz.” diye konuştu.