Tag: Çocuk

  • İnegöl’de Parkta Av Tüfeğiyle Yaralanan 10 Kişi

    İnegöl’de Parkta Av Tüfeğiyle Yaralanan 10 Kişi

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde, çocuk parkında bulunan 6’sı çocuk 10 kişi, yakınlardaki bir kavgada ateşlendiği öne sürülen av tüfeğinden çıkan saçmalarla hafif yaralandı, olayın şüphelisi yakalandı.

    İnegöl Kaymakamı Eren Arslan açıklamasında, akşam saatlerinde Süleymaniye Mahallesi Park Yolu Caddesi’nde iki grup arasında çıkan adi bir kavga neticesinde kullanılan av tüfeğinden çıkan saçmaların, olay yerinden yaklaşık 100 metre uzaklıkta bulunan çocuk parkına isabet ettiğini kaydetti.

    Olayda 6’sı çocuk 10 kişinin hafif şekilde yaralandığını belirten Arslan, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Olay sırasında parkta bulunan vatandaşlarımızdan 6’sı çocuk olmak üzere toplam 10 kişi hafif şekilde yaralanmıştır. Yaralılarımız sağlık ekiplerimiz tarafından hastanelere sevk edilmiş olup, hayati tehlikeleri bulunmamaktadır. Olayın ardından güvenlik güçlerimiz tarafından gerekli müdahale yapılmış, olaya karışan şahısların tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışmalar süratle başlatılmıştır. Konuya ilişkin adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmekte olup, olay tüm yönleriyle araştırılmaktadır.”

    Öte yandan bazıları özel araçlarla hastaneye getirilen yaralıların İnegöl Devlet Hastanesi’ndeki tedavileri sürüyor.

    Polis ekiplerinin silahın ateşlendiği kavga ile ilgili yakaladığı bir şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

  • Bakan Göktaş: Aileyi koruyan çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz

    Bakan Göktaş: Aileyi koruyan çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Güçlü nesillerin, huzurlu aile ortamlarında sevgiyle ve değerlerimizle büyüyen çocuklarla yetiştiğini çok iyi biliyoruz. Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, aileyi koruyan, çocuğu gözeten, nesiller arasındaki bağı güçlendiren çalışmaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz.” dedi.

    İstanbul Vialand Tema Park’ta Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde bu yıl dördüncüsü düzenlenen “Bilge Çocuk Canım Ailem Kısa Hikaye Yarışması” Ödül Töreni’nde konuşan Bakan Göktaş, son 4 yılda çocukların aileye dair duygu, hatıra ve hayallerini yazıya dönüştürdüklerini söyledi.

    Yarışmayı hayata geçiren Albayrak Grubu’na teşekkür eden Göktaş, “En büyük teşekkürüm kıymetli evlatlarımıza yani sizlere. Hikayelerinizle sizler, bugünü güzelleştirdiniz çocuklar. Her bir satırda sevgiyi, merhameti, aile olmanın sıcaklığını sizler anlattınız. Bu vesileyle sadece ödül alanları değil yarışmaya katılan tüm çocuklarımızı, evlatlarımızı gönülden tebrik ediyorum.” diye konuştu.

    Göktaş, yarışmayı çok kıymetli bulduğunu dile getirerek, “Evlatlarımız, aileyi anlatırken zaman zaman büyüklerin fark edemediği incelikleri görür. Bir evin içinde sevgiyi, bir sofranın etrafındaki muhabbeti zihinlere işler. Tüm bunları en sade, en basit şekliyle sizler anlattınız çocuklar. Hikaye de tam olarak o zaman filizlenir. Gördüğünü, duyduğunu, yaşadığını, kalbinde sakladığını kelimelere emanet eder. İşte bu yüzden bu yarışma, bizlere çocuklarımızın dünyaya, aileye, hayata hangi pencereden baktığını görme imkanı sunuyor.” ifadelerini kullandı.

    Bakanlık olarak yürütülen hizmet ve politikalarda çocukların bakış açısının kendilerine yol gösterdiğini vurgulayan Göktaş, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Aileyi güçlendirirken her adımın merkezinde çocuğun iyiliğini, güvenini, huzurunu koruma sorumluluğu vardır çünkü güçlü nesillerin, huzurlu aile ortamlarında sevgiyle ve değerlerimizle büyüyen çocuklarla yetiştiğini çok iyi biliyoruz. Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, aileyi koruyan, çocuğu gözeten, nesiller arasındaki bağı güçlendiren çalışmaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Çocuklarımızın güvenli ve destekleyici ortamlarda yetişmesi için koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırıyoruz. ‘İlk Öğretmenim Ailem’, ‘Çocuklar Güvende’ uygulamalarımız, sosyal ve ekonomik desteklerimizle aileler için verdiğimiz eğitimler, bunlardan sadece birkaçı. Bu çalışmalarımızın bir kısmını, 2025 Aile Yılı’nda çocukların iyilik hallerini korumak amacıyla hayata geçirdik.”

    Bakan Göktaş, “Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda aileyi, çocuğu ve nesiller arası bağı merkeze alan çalışmalarımızı kalıcı politikalara dönüştüreceğiz. Bu ülkenin geleceğini, kurduğunuz hayaller şekillendirecek. Seçtiğiniz kelimelerde, inşa ettiğiniz hikayelerde bunun güçlü işaretlerini görüyoruz.” dedi.

    “Bugün yazdığınız hikayeler, ülkemize hizmet edecek büyük bir çalışmaya dönüşsün”

    Çocukların yazdıkları hikayelerle ailelerini kendi dünyalarından anlattıklarını ve bunun çok değerli olduğunu belirten Göktaş, “Çünkü insan, kendi cümleleriyle kendini keşfeder. Çevresini daha dikkatli anlar, yaşadığı hayata karşı daha güçlü bir sorumluluk duyar. Elbette kendinizi ifade etmenin yolu sadece yazmak değildir. Resimle, müzikle, tiyatroyla, sinemayla, mimariyle, el sanatlarıyla ve daha pek çok alanla da insan kendini, fikirlerini anlatabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Çocuklardan ilgi, yetenek ve meraklarını geliştirmeyi sürdürmelerini rica eden Göktaş, sanatla, edebiyatla, bilimle ve kültürle iç içe yaşanan hayatın, sahip olunan kadim medeniyet birikimine derinlik kattığını vurguladı.

    Bakan Göktaş, “Sizler, çok özelsiniz. Yeni ufuklara bakacak gözler, yepyeni anlatıları kaleme alacak eller sizsiniz. Şunu hiçbir zaman unutmayın: Her birinizin içinde keşfedilmeyi bekleyen ayrı bir kabiliyet, ayrı bir renk, ayrı bir güç var. Temennim odur ki bugün yazdığınız hikayeler, keyifli bir yolculuğa, bir kitaba, bir tabloya, besteye, bir buluşa, ülkemize hizmet edecek büyük bir çalışmaya dönüşsün.” ifadelerini kullandı.

    Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin içsel ahenge sahip huzurlu bireyler yetiştirmeyi, milli ve manevi değerlerin yaşandığı huzurlu aile ve toplumu oluşturmayı hedeflediğini dile getirdi.

    Bu anlayışın, erdem, değer ve eylem temelli aile vurgusunu güçlendirdiğini, medeniyetin inşasını desteklediğini belirten Yelkenci, “Bu noktada Bakanımızın liderliğinde siz sevgili çocuklarımıza hizmet etmek için gece gündüz çalışıyoruz.” diye konuştu.

    Ödüller, sahiplerini buldu

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in video mesaj gönderdiği programda Türkiye’nin çeşitli illerinden İstanbul’a gelen yaklaşık 3 bin çocuk, “Bilge Çocuk Canım Ailem Kısa Hikaye Yarışması” kapsamında düzenlenen etkinlikte buluştu.

    Gün boyunca çeşitli etkinliklere katılan çocuklar, organizasyonda müzik dinletileri, sahne gösterileri ve eğlence programlarıyla vakit geçirdi. Etkinliklerin ardından çocuklar, Vialand Tema Park’taki eğlence alanlarından ücretsiz yararlandı.

    Yarışmada birincilik ödülünü “Savaştan Sonra” adlı eseriyle Fatma Zehra Demirci, ikincilik ödülünü “İki Ev, Tek Kalp: Matematiğin Öyküsü” isimli eseriyle Selahattin Çınar Öner, üçüncülük ödülünü ise “Bizim Evin Saati” adlı eseriyle Begüm Sevgi Taş kazandı.

    Programa İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Mücahit Yentür ile çok sayıda davetli katıldı.

  • Ankara İmrahor Vadisi Millet Bahçesi Açıldı

    Ankara İmrahor Vadisi Millet Bahçesi Açıldı

    ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşa edilen Ankara İmrahor Vadisi Millet Bahçesi’nin görüntülerini sanal medya hesabından paylaşarak, halkı yeni mekanla tanışmaya davet etti.

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı TOKİ tarafından hayata geçirilen Ankara İmrahor Vadisi Millet Bahçesi, şehrin kalabalığından, yoğunluğundan kaçmak isteyenlere nefes oluyor. 196 bin metrekarelik proje alanına ve 100 bin metrekare yeşil alana sahip millet bahçesinde 240 araçlık otopark, bisiklet yolları, çocuk parkları, seyir terasları, kafeteryalar, mescit, millet kıraathanesi, büfeler, elektronik oyun, zepline alanları ve fitness sahaları bulunuyor.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sanal medya hesabından, İmrahor Vadisi Millet Bahçesi’nin görüntülerini paylaşarak, “Bayramda nefeslenmek isteyenlerin adresi belli; millet bahçelerimiz. Başkentliler, hala İmrahor Millet Bahçesi’ni görmediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    ‘ÇOCUK AKADEMİSİNİ EN KISA SÜREDE HİZMETE AÇIYORUZ’

    İmrahor Vadisi Millet Bahçesi Sorumlusu ve Emlak Yönetim Dış Tesisler Müdürlüğü Uzmanı Hadi Gemalmaz da bahçeyle ilgili “Projemiz toplam 196 bin metrekare alan üzerinde yaklaşık 100 bin metrekarelik bir alanı peyzajdan oluşuyor. Çocuk oyun alanlarında zepline hattı bulunuyor. Ayrıca çocuklarımıza ülkede emsali olmayan, farklı bir proje ile bir başlangıç yaptık ve Çocuk Akademisi kurduk. Çocuk Akademisi’nde; mutfak atölyesi, kum havuzu, marangozhane gibi farklı farklı çalışma alanlarımız var. ‘Çocuk Akademisi’ni de en kısa sürede hizmete açıyoruz ve tüm çocuklarımıza farklı etkinliklerle hizmet sunmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Dijital Bağımlılıkla Mücadele

    Dijital Bağımlılıkla Mücadele

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Biz, çocuklarımızın dijital bağımlılıktan uzak, keyifle okuyabilecekleri, okuduktan sonra arkadaşlarına keyifle tavsiye edebilecekleri ve aralarında okuma kültürünün yaygınlaşacağı bir iklimi hep beraber oluşturmak istiyoruz.” dedi.

    Bakan Tekin, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Davutpaşa Kampüsü’nde düzenlenen “2. Çocuk Edebiyatı Öğretmen Kongresi: Dijital Çağda Çocuk Edebiyatı ve Yeni Yaklaşımlar” programında yaptığı konuşmada, yaptıkları her işte milletin değerlerini üstün kılmayı hedefleyen bir yapı oluşturduklarını söyledi.

    Bakan yardımcıları, genel müdürler, bakanlık birimleri ve öğretmenlerle birlikte konuştukları her adımı hayata geçirme gayretinde olmaya devam edeceklerini belirten Tekin, “O yüzden ‘Sahayla, okullarımızla, öğretmenlerimizle ilişkilerimizi, en güçlü düzeye çıkaracağız.’ diye bir talebim oldu. Okullarımızda, öğretmenler odalarında, öğretmen arkadaşlarımızla her türlü yeniliği, attığımız her adımı, yapmak istediğimiz her mevzuat değişikliğini bugüne kadar tartıştık, istişare ettik. Bazen öğretmenler odalarından biz beslendik. Oradan önerilen projeleri hayata geçirdik. Bazen Bakanlık’ta ya da bir başka öğretmen odasında gündeme gelen bir projeyi, bir öneriyi gittiğimiz öğretmenler odasında, öğretmen arkadaşlarımızla istişare ettik. Onların düşüncelerini aldık. ve şu ana kadar hiçbir işimiz yok ki öğretmenler odasında istişare edilmemiş olsun.” diye konuştu.

    Bakan Tekin, öğretmenlerin mesleki olarak gelişimlerinde onlara katkı sağlayacak birçok projeyi hayata geçirdiklerini, “Maarif Korosu” ile “Maarif Halk Dansları Toplulukları”nın öğretmenler için inanılmaz bir farklı ortam oluşturduğunu anlattı.

    Profesyonel tiyatrocularla “Ailem” diye bir dizi yaptıklarını aktaran Tekin, “Dizimizin senaryosunda öğretmen arkadaşlarımızın okullarda karşılaştıkları ve desteğe ihtiyaç duydukları konuları, dizi platformuna senaryolaştırarak taşıdık. 18 Mart’ta Çanakkale Zaferi ile ilgili olarak kaleme aldığımız tiyatro oyununda 600 kişilik bir ekip rol aldı. Bu 600 kişinin içerisinde yaklaşık 20 kişilik bir profesyonel sanat tecrübesi olan sanatçılardı. Geriye kalan 580 kişi öğretmen arkadaşımızdı. Yine aynı öğretmen arkadaşlarımızla tiyatro akademisi kurduk. Öğretmen arkadaşlarımıza Türkiye’nin her tarafında tiyatro kursları organize ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Milli Eğitim Bakanı Tekin, okullarda tavsiye edilen kitapların öğretmenler tarafından yazılması için yarışma düzenlediklerini anlattı.

    Burada dereceye giren kitapları basarak okullarda dağıtacaklarını anlatan Tekin, “Bu kapsamda da okullarda kitap tavsiye etmek konusunda öğrencilerimiz için biraz sorunlar var. Eski olan, işte ‘1001 temel eser’, ‘101 temel eser’, ‘100 temel eser’ ve benzeri isimlerle değişik zamanlarda yayınlanan eserlere baktık. Bunu seçsek, ‘Bunu niye seçmediniz?’ olacak. Onu seçsek içerisinden bir cümle buluyorlar. Başlıyorlar eleştirmeye… Yayınevini eleştiriyorlar, bilmem ne? Artık ‘Böyle olmaz.’ dedik. Öğretmen arkadaşlarımızla yapalım. Öğretmenlerimizin içerisinde tecrübesi olan arkadaşlarımızla, katılmak isteyen arkadaşlarla beraber bir yarışma organize ettik. Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüz bu yarışmayı gelenekselleştirecek. Dereceye giren arkadaşlarımızın kitaplarını basarak, okullarda o kitapları tavsiye edelim.”

    Tekin, çocukların gelişimine destek olmak için yaptıkları çalışmaları şöyle aktardı:

    “Bir taraftan okullarda çocuklarımızın yazma alışkanlığı edinmesi, kendilerini hem konuşarak hem yazarak ifade etme konusunda öz güven kazanmaları, Türkçeyi, anadilimizi hem konuşarak hem yazarak daha etkili kullanabilme becerilerini geliştirebilmeleri açısından Türkçe ve Türk Dili Edebiyatı derslerinin hem içeriğini hem de ölçme değerlendirme yöntemlerini değiştirdik. Biz, çocuklarımızın dijital bağımlılıktan uzak, keyifle okuyabilecekleri, okuduktan sonra arkadaşlarına keyifle tavsiye edebilecekleri ve aralarında okuma kültürünün yaygınlaşacağı bir iklimi hep beraber oluşturmak istiyoruz.”

    İlk 50 bildiri sunuldu

    “Dijital Çağda Çocuk Edebiyatı ve Yeni Yaklaşımlar” temasıyla düzenlenen kongrede, Bilim Kurulu değerlendirmesi sonucunda en yüksek puanı alan ilk 50 bildirinin sunumu da yapıldı.

    Programa, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Temel Eğitim Genel Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ile bazı öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

    Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

  • Yeni veriler açıklandı! İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüzünü güldürecek tek il

    Yeni veriler açıklandı! İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüzünü güldürecek tek il

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık “varoluşsal bir tehdit” olarak nitelendirdiği nüfus artış hızındaki düşüşe ilişkin yeni veriler açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı 2025 Doğum İstatistikleri, doğurganlık hızındaki gerilemenin sürdüğünü ortaya koydu.

    2025’TE 895 BİN BEBEK DOĞDU

    TÜİK verilerine göre 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu.

    Doğan bebeklerin:

    • Yüzde 51,4’ü erkek
    • Yüzde 48,6’sı kız olarak kayıtlara geçti.

    DOĞURGANLIK HIZI 1,42’YE GERİLEDİ

    Bir kadının doğurganlık dönemi boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı, 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti.

    Türkiye’de toplam doğurganlık hızı:

    • 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeydi.
    • 2014 yılından itibaren ise kesintisiz düşüş eğilimine girdi.

    Böylece doğurganlık oranı son 9 yıldır nüfusun kendini yenileme seviyesi kabul edilen 2,10’un altında kalmayı sürdürdü.

    EN YÜKSEK DOĞURGANLIK ŞANLIURFA’DA

    2025 yılında toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il:

    • 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu.

    Şanlıurfa’yı:

    • 2,53 çocuk ile Şırnak
    • 2,23 çocuk ile Mardin izledi.

    En düşük doğurganlık hızına sahip il ise:

    • 1,09 çocuk ile Bartın oldu.

    Bartın’ın ardından:

    • İzmir (1,10)
    • Eskişehir (1,11)
    • Ankara (1,11)
    • Zonguldak (1,11) geldi.

    76 İLDE DOĞURGANLIK YENİLENME SEVİYESİNİN ALTINDA

    Verilere göre 2025 yılında Türkiye’deki 76 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10 seviyesinin altında kaldı. 2017 yılında yalnızca 4 ilde doğurganlık oranı 1,50’nin altındayken, 2025’te bu sayı 59 ile yükseldi. Ayrıca 2017 yılında doğurganlık oranı 3 çocuk ve üzeri olan il sayısı 10 iken, 2025’te yalnızca Şanlıurfa bu seviyede kaldı.

    TÜRKİYE AB ORTALAMASININ ÜZERİNDE AMA GERİLİYOR

    Avrupa Birliği ülkeleriyle yapılan karşılaştırmada Türkiye’nin doğurganlık hızının AB ortalamasının üzerinde olduğu görüldü.

    AB ülkeleri arasında:

    • En yüksek doğurganlık oranı 1,72 çocuk ile Bulgaristan’da
    • En düşük oran ise 1,01 çocuk ile Malta’da kaydedildi.

    Türkiye ise 1,42 çocuk oranıyla AB ülkeleri arasında 11’inci sırada yer aldı.

    EĞİTİM SEVİYESİ YÜKSELDİKÇE DOĞURGANLIK AZALIYOR

    Annenin eğitim durumuna göre yapılan incelemede:

    • İlkokul mezunu annelerde doğurganlık oranı 2,51 çocuk
    • Yükseköğretim mezunu annelerde ise 1,24 çocuk olarak belirlendi.

    KIRSALDA DOĞURGANLIK DAHA YÜKSEK

    Kent-kır sınıflamasına göre yapılan değerlendirmede doğurganlık hızının kırsal bölgelerde daha yüksek olduğu görüldü.

    2025 yılında:

    • Kırsal alanlarda doğurganlık oranı 1,75 çocuk
    • Orta yoğun kentlerde 1,53 çocuk
    • Yoğun kentlerde ise 1,33 çocuk olarak hesaplandı.