Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından paylaşılan Para Politikası Kurulu toplantı özeti, küresel ve yerel ekonomik göstergelere dair kapsamlı veriler sundu. Küresel ölçekte jeopolitik belirsizliklerin enerji ve tarım emtia fiyatları üzerindeki baskısı sürerken, 2026 yılı için küresel büyüme endeksinin yüzde 1,6, 2027 yılı için ise yüzde 2,5 oranında artacağı öngörülüyor.

Türkiye ekonomisinde 2026 yılının ikinci çeyreğinde GSYH, yıllık yüzde 2,3 ve çeyreklik yüzde 1,1 oranında büyüme kaydetti. Büyümede hizmetler sektörü temel belirleyici olurken, özel tüketim ve toplam yatırımların yıllık katkısının bir önceki çeyreğe göre gerilediği görüldü. İkinci çeyrek verileri, iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret etti.

Enflasyon verilerine göre, tüketici fiyatleri ağustos ayında yüzde 1,84 artış göstererek yıllık bazda yüzde 31,51 seviyesine geriledi. Enerji fiyatlarındaki artış ve eğitim ile haberleşme hizmetlerindeki yükseliş enflasyon üzerinde etkili olurken, talep koşullarındaki zayıflığın enflasyonun ana eğilimini sınırladığı değerlendirildi. Hizmet enflasyonu yıllık yüzde 40, mal enflasyonu ise yüzde 26 seviyelerinde seyrediyor.

Dış ticaret ve cari işlemler tarafında, haziran ayında cari açık aylık 4,2 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Ağustos ayında ise ihracat ve ithalatın artmasıyla birlikte 12 aylık birikimli dış ticaret açığında sınırlı bir azalma gözlendi. TCMB brüt uluslararası rezervleri, 4 Eylül itibarıyla 184,2 milyar ABD dolarına yükseldi.

Bankacılık ve kredi piyasalarında ise TL mevduat faizleri yüzde 44,4, TL ticari kredi faizleri yüzde 49,3 olarak gerçekleşti. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme ortalaması, ihtiyaç ve konut kredilerindeki yavaşlamanın etkisiyle yüzde 2 seviyesine geriledi. Ayrıca, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) program limitleri 300 milyar TL'den 750 milyar TL'ye çıkarıldı.