Blog

  • Bolivya’da Protesto Olayları: 57 Gözaltı

    Bolivya’da Protesto Olayları: 57 Gözaltı

    Bolivya’da hükümetin istifasını talep eden protestocular ile güvenlik güçleri arasında çıkan olaylarda 57 kişi gözaltına alındı.

    Ulusal basında yer alan habere göre, yönetimsel başkent La Paz çevresinde toplanan madenciler, yerli gruplar, öğretmenler, öğrenciler ve işçiler yollara barikat kurarak polisle çatıştı.

    Hükümet, yol kapatma eylemleri nedeniyle hastanelere ulaştırılamayan 3 kişinin hayatını kaybettiğini, taşkınlık çıkan 57 kişinin ise gözaltına alındığını duyurdu.

    Güvenlik güçleri, göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullanırken, eylemciler molotofkokteyli ve taşla karşılık verdi.

    Hükümet Sözcüsü Jose Luis Galvez, yaptığı açıklamada, asker ve polislerden oluşan 3 bin 500 kişilik güvenlik gücünün barikatları kaldırmak amacıyla geniş çaplı operasyon başlattığını bildirdi.

    Amaçlarının gıda, tıbbi malzeme ve hastanelere oksijen ulaştırılmasını sağlamak olduğunu belirten Galvez, operasyonun sürdüğünü kaydetti.

    Öte yandan Paraguay, Arjantin, Şili, Peru, Ekvador, Kosta Rika, Panama ve Honduras hükümetleri yayımladıkları ortak bildiride, Bolivya’daki mevcut durumdan duydukları endişeyi paylaştı.

    Bolivya Devlet Başkanı Rodrigo Paz hükümetine destek ve dayanışmanın ifade edildiği bildiride, demokratik düzeni istikrarsızlaştırmaya yönelik her türlü şiddetin reddedildiği vurgulandı.

    Madenciler, sendikalar ve sosyal örgütler, ülkede uzun süredir yaşanan yakıt tedarik sorunlarını, yüksek enflasyonu, dolar kıtlığını ve ekonomik zorlukları protesto ediyor.

  • Taraftarları taşıyan midibüs devrildi, 27 taraftar yaralandı

    Taraftarları taşıyan midibüs devrildi, 27 taraftar yaralandı

    Edinilen bilgiye göre kaza, saat 03.50 sıralarında Malatya-Kayseri karayolunun Sivas il sınırında meydana geldi.

    Ankara’da oynanan Malatya Yeşilyurtspor – Çorluspor 2. Lig’e yükselme final müsabakasından dönen taraftarları taşıyan midibüs, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak şarampole devrildi.

    Kazada 2’si ağır 27 taraftar yaralandı.

    Yaralılar ambulanslarla Sivas’ın Gürün ilçesi ve Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesindeki hastanelere kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme sürüyor.

  • Rotterdam’da Türk Halk Oyunları Yarışması

    Rotterdam’da Türk Halk Oyunları Yarışması

    Hollanda’nın Rotterdam kentinde 20’inci Türk Halk Oyunları Yarışması düzenlendi.

    Türk Halk Oyunları Vakfınca Rotterdam kentinde düzenlenen yarışmaya, son beş yılın dereceye giren halk oyunu ekipleri katıldı.

    Yarışmaya Amsterdam’dan katılan ve Hollandalılardan oluşan halk oyunu ekibi “Palonia” da “Kafkas” oyununu sergiledi.

    Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ve Türkiye’nin Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy’un da katıldığı etkinlikte 8 ekip, Anadolu’nun farklı bölgelerine ait halk oyunlarını sergiledi.

    Hollanda’nın farklı kentlerinin yanı sıra Almanya’dan ve Belçika’dan da halk oyunu ekibi katıldı.

    Yarışmanın birincisi Almanya’dan “Nefes” ekibi olurken Tiel’den yarışmaya katılan “Altın Adımlar” ekibi ikinci, Brüksel’den “Dillere Destan” ekibi ise üçüncü oldu.

    Den Bosch kentinden katılan Boşnaklardan oluşan “Bkud Zlatni” ekibi de seyirci ödülüne layık görüldü.

    Birinci olan ekibi açıklayan Yazgan, yarışmayı düzenleyen vakfın başkanı Altay Demirci’ye teşekkür ederek, “Kendi ülkemizin, tarihimizin ve akrabalarımızın kültürünü ile danslarını Batı Avrupa’da bir sahnede hep birlikte yaşamak ve görmek çoğumuzun hayali.” dedi.

    Yarışmada bulunmaktan mutlu olduğunu belirten Yazgan, “Emek veren herkese çok teşekkür ederim. Hepinizin emeği çok değerli. Büyük gurur duydum.” ifadesini kullandı.

  • Karalar’dan Sağlık Durumuna İlişkin Açıklama: Başarılı Bir Operasyon Geçirdim, Sağlığım Yerinde

    Karalar’dan Sağlık Durumuna İlişkin Açıklama: Başarılı Bir Operasyon Geçirdim, Sağlığım Yerinde

    Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, önlem amaçlı bir operasyon geçirdiğini duyurdu. Karalar, genel sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti.

    AMELİYAT BAŞARILI GEÇTİ

    Sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin bir açıklama yapan Karalar, operasyonun daha önceden planlandığını ancak çeşitli sebeplerle ertelenmek zorunda kaldığını ifade etti. Başarılı geçen ameliyatın ardından kendisiyle ilgilenen sağlık personeline teşekkür eden Karalar, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

    “Daha önceden planlanan ancak çeşitli nedenlerle gerçekleştiremediğim, önlem amaçlı başarılı bir operasyon geçirdim. İyiyim, sağlığım yerinde. İlgilenen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.”

  • Malatya’da sosyal medyada tartışan gençlerin çocuk parkındaki kavgası kanlı bitti

    Malatya’da sosyal medyada tartışan gençlerin çocuk parkındaki kavgası kanlı bitti

    Malatya’da iki grup arasında sosyal medya üzerinden başlayan tartışma, çocuk parkında silahlı ve bıçaklı kavgaya dönüştü. Olayda bir kişi bıçakla yaralanırken, kavgaya karıştığı belirlenen üç şüpheli polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

    SOSYAL MEDYA TARTIŞMASI ÇOCUK PARKINA TAŞINDI

    Olay, akşam saatlerinde Seyran Mahallesi’nde bulunan Şehit Metin Selçuk Parkı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, akraba oldukları öğrenilen Yusuf K. ve Hüseyin K., sanal medya platformları üzerinden henüz bilinmeyen bir nedenle Ahmet T. A. ve Saim Y. ile tartışmaya başladı. Ekran başındaki tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine taraflar, kozlarını paylaşmak amacıyla çocuk parkında buluşma kararı aldı.

    POMPALI TÜFEKLE ATEŞ AÇTI, ARKADAŞI BIÇAKLANDI

    Parkta bir araya gelen iki grup arasındaki sözlü sataşma, kısa sürede silahlı ve bıçaklı kavgaya dönüştü. İddiaya göre arbede sırasında Ahmet T.A., yanında getirdiği pompalı tüfek ile havaya ateş açarak etrafa korku saldı. Bu sırada Yusuf K. da cebinden çıkardığı bıçakla, tartışma halinde olduğu Saim Y.’yi vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklayarak yaraladı.

    YARALIYI HASTANEYE BIRAKIP KAÇMAK İSTEDİ

    Kanlar içinde kalan Saim Y., arkadaşı Ahmet T.A. tarafından parka geldikleri araca bindirilerek hızla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Hastanede tedavi altına alınan Saim Y.’nin hayati tehlikesinin bulunup bulunmadığına dair incelemeler sürerken, ihbar üzerine harekete geçen polis ekipleri Ahmet T.A.’yı hastane çevresinde yakaladı. Şüphelinin aracında yapılan aramada, olayda kullanıldığı değerlendirilen pompalı tüfek ele geçirildi.

    Olayın ardından parkta inceleme yapan polis ekipleri, kavgaya karışan diğer şüpheliler Yusuf K. ve Hüseyin K.’yı da kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Emniyete götürülen 3 şüphelinin işlemleri sürerken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ediyor.

  • Samsunspor Göztepe’yi 3-0 Mağlup Etti

    Samsunspor Göztepe’yi 3-0 Mağlup Etti

    SÜPER Lig’in 34’üncü haftasında Samsunspor, kendi sahasında karşılaştığı Göztepe’yi 3-0 mağlup etti. Maçın ardından Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink ve Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov karşılaşmayı değerlendirdi.

    Sezonu iyi bir sonuçla tamamladıklarını belirten Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, “Bugün çok şey oldu. Harika bir sonuçla ve çok iyi bir performansla sezonu tamamladık. Hem topa sahip olmayı hem de geçiş oyununda etkili olabileceğimizi göstermiş olduk. Bugün herhangi bir iddiamız olmadan oynadık. Karşılaşmayı gol yemeden tamamlamış olmaktan dolayı mutluyum. 51 puan bence fena bir puan değil. Takımım sezona çok iyi başladı ancak sakatlıklar yaşadığımız ve düşüş gösterdiğimiz dönemler de oldu. Şimdi de harika bir takıma sahip olduğumuzu düşünüyorum. Bizden ayrılacak olan hocalar ve oyunculara teşekkür ediyorum. Bazı kulüpler oyuncularımızı isteyecek, tekliflerde bulunacaklardır. Ayrılan oyuncularımıza teşekkür ediyoruz. Şimdiye kadar iyi bir takım olduğumuzu gösterdik. Bana da bu fırsatı verdikleri için başkanımıza ve kulübümüze teşekkür ediyorum. Hangi oyuncularımızı alacağımızı scout ekibimiz belirleyecek ve bize bildirecek. Yeni sezon için iyi bir takım kurmamız gerekiyor” dedi.

    STANIMIR STOILOV: AVRUPA HEDEFİMİZE ULAŞMAK İSTİYORDUK, MAALESEF OLMADI

    Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, sahadan mağlup ayrıldıkları için çok üzgün olduğunu ifade ederek, “Bugün benim adıma maçın iki farklı kısmı var. Birincisi kırmızı karttan öncesi. Bu ana kadar rakip golü buldu. Maçın kırılma noktası buydu. İkincisi de kırmızı karttan sonrasıydı. Kırmızı karttan sonra oyun düzenimizi kaybettik. Sonrasında da Samsunspor golleri buldu. Rakip fırsatları değerlendirdi ama biz değerlendiremedik. Bence Göztepe adına genel anlamda baktığımızda iyi bir sezon geçirdiğimizi düşünüyorum. Geçen sezona göre ligi daha yukarıda bitirdik. Avrupa hedefimize ulaşmak istiyorduk. Hedefi sezon başında ben koymuştum. Bunun için çok çalıştık ve mücadele ettik. Maalesef bu olmadı. Şimdi ise gelecek sezon için doğru kararlar almamız gerekiyor. Doğru stratejiyi oluşturmamız gerekiyor. Mağlubiyetten dolayı çok üzgünüz” diye konuştu.

  • Erdoğan Kocaeli’de Gençlik Şöleni’nde koreografiyle karşılandı

    Erdoğan Kocaeli’de Gençlik Şöleni’nde koreografiyle karşılandı

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İÇİN KOREOGRAFİ YAPILDI

    Kocaeli’de AK Parti Gençlik Kolları’nın Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen ‘Bir Gençlik Şöleni’ programında Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan için koreografi yapıldı. Program kapsamında katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına gençleri selamlayarak başladı. Gençlerle bir arada olmaktan heyecan duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu ve dolu dolu bir şöleni organize edenlere teşekkür etti.

    Türkiye Yüzyılı’nın mimarının gençleri sevgiyle selamlayan Erdoğan, Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, Türk bayrağını dalgalandıran Türk diasporasının genç mensuplarının da başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan’dan Kılıçarslan’a, Fatih’ten Yavuz’a, Selahattin Eyyübi’den Abdülhamit Han’a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yad oluyor” diye konuştu.

    ‘FATİH’İN RUHU ÖLMEZ, FATİH’İN RUHU EBEDİ KALACAKTIR’

    Alanda ecdadının emaneti gururla taşıyan ve Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşıyacak gençlerin bulunduğunu belirten Erdoğan, “Sevgili genç kardeşlerim, Sezai Karakoç ‘Diriliş nesli’ derken sizleri işaret ediyordu. Nurettin Topçu, ‘Hareket nesli’ derken sizleri kast ediyordu. Üstad Necip Fazıl, ‘Büyük doğu nesli’ derken sizlerden bahsediyordu. Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhunun ebedi hakimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır. İnanıyorum ki Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın” ifadelerini kullandı.

    ‘UYUYANLARI UYANDIRACAK O ÇOCUĞU KARŞIMDA GÖRÜYORUM’

    Türkiye’nin istikbalini var gücüyle omuzlayan bir gençlik gördüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

    “Şu an karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, dikkatleri üzerine çeken, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi gençlik görüyorum. Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, mazlumun, mağdurun gözü yaşlı kardeşlerinin hüznünü, kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençlik hissediyorum. Şu an karşımda, deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen gençlik görüyorum. Şu an karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi gençlik görüyorum. Merhum Sezai Karakoç bu gençliği, yani sizleri yıllarca şu sözlerle bekledi; ‘O çocuğu bekliyoruz. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek, diriltecek çocuğu. O çocuk ki, görüntüye değil öze, dışa değil, içe baksın. Ön planı değil, arka planı görsün. Reklam ve propaganda edilenleri değil, edilmeyenleri bilsin. Bu çocuk elbet gelecek, insanlık, beklenmedik her vakitte olduğu gibi yeni bir atılım yapacak. Diriliş gerçekleşecek, kutlu şehitlerin ruhları uyanacak. Bursa’nın, İstanbul’un, Konya’nın, Diyarbakır’ın, Erzurum’un, Şam’ın, Bağdat’ın, Semarkant’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve hepsiyle birlikte Kahire’nin, Kuala Lumpur’un, Bingazi’nin, İslam Abadı’nın ruhları dirilecek. Elinde bir meşale, o çocuğun ulaştığı her kent dirilişe erecek.’ Bu şehirlerin mahşerinin önünde soruyorum; kim durabilir? Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum.”

    ‘GENÇLER GÜÇLÜYSE, MİLLET DE DEVLET DE GÜÇLÜDÜR’

    Gençliği; yüreğin bentlerini yıkıp atması, hayal, heyecan, dinamizm ve bir milletin lokomotifi olarak tanımlayan Erdoğan, toplumun enerjisini gençlerden aldığını belirterek, “Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler, ne zaman elini taşın koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil, kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yücelten hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse, millet de devlet de güçlüdür. Gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır” diye konuştu.

    ‘ZENGİN FAKİR, ŞEHİRLİ KÖYLÜ, DOĞULU BATILI AYIRMADAN FIRSAT EŞİTLİĞİNİ BİZ SAĞLADIK’

    Türk gençlerini zaman zaman çeşitli şekillerde ayrıştırarak birbirine düşman ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı- solcu diyerek, kimi zaman Kürt- Türk diyerek, kimi zaman Alevi- Sünni diyerek, kimi zaman da ilerici- gerici diyerek birebirlerine düşman ettiler. Anne – babaların elleri yüreklerinde, akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadık. Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık. O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz. AK Parti olarak, ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin liyakatın önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık.”

    ‘GENÇLERİMİZE CESARET VE ÖZGÜVEN KAZANDIRDIK’

    Bütçede ‘aslan payını’ eğitime ayırdıklarını söyleyen Erdoğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net şekilde gösterdik. Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak, gençlerimizin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtık. 23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 2026 itibariyle 651 milyar liraya çıkardık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yükseköğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içerisinde, tüm burs miktarını, hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her üniversite öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. 81 ilimizi gençlik ve spor tesisleriyle, bilim ve kültür merkezleriyle, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattık. Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık. Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekası yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi ve aynı zamanda ahlaklı, imanlı bir neslin hamdolsun gümbür gümbür geldiğini görüyoruz.”

    ‘GENÇLERİMİZİN BAŞARILARIYLA GURUR DUYUYORUZ’

    Genç bilim insanlarının, öğrencilerin, sanatçıların dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza attığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor. Tekvando milli takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Milletimizin göğsünü kabartan tekvandocularımızı tebrik ediyorum. Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştık. İster geleneksek spor dallarında, ister teknolojiyle birlikte gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında, sizlerin hak ettiğiniz yeri almanız için yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir, Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil, Türk dünyasında, İslam aleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen, Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençliği daima önceleyen bir büyüğünüz olarak, sizlere her zaman güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın” dedi.

  • Niğde’de Kaza: 1 Ölü, 1 Yaralı

    Niğde’de Kaza: 1 Ölü, 1 Yaralı

    Niğde’de otomobil ile motosikletin çarpıştığı kazada 1 kişi yaşamını yitirdi, 1 kişi yaralandı.

    H.B. idaresindeki 51 AF 252 plakalı otomobil, Ulukışla ilçesi Kılan köyü TOKİ evleri mevkisinde Alper Nevzat Cerit’in kullandığı plakası öğrenilemeyen motosikletle çarpıştı.

    İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

    Sağlık personeli, Cerit’in hayatını kaybettiğini belirledi.

    Yaralanan otomobil sürücüsü, Ulukışla Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.

  • Dünya tarihinin en yüksek sesi neydi?

    Dünya tarihinin en yüksek sesi neydi?

    Kulaklarımızı sağır edecek kadar güçlü bir patlamanın, gezegenin öteki ucundan duyulabileceğini hiç düşündünüz mü? Günlük hayatta maruz kaldığımız gürültüler, geçmişte yaşanan bazı devasa olayların yanında sadece masum birer fısıltı olarak kalıyor. Bilimsel veriler ve tarihi kayıtlar, yeryüzünde şimdiye kadar ölçülen en şiddetli sesin arkasında insan elinin değil, doğanın kendi gücünün yer aldığını net bir şekilde gösteriyor.

    İnsanoğlunun yeryüzünde çıkardığı en büyük gürültü, soğuk savaş döneminin gövde gösterilerinden biri esnasında kayıtlara geçti. Sovyetler Birliği, 30 Ekim 1961 tarihinde tarihin en büyük nükleer bombası olan Çar Bombası’nı infilak ettirdi. 50 megaton gücündeki bu bombanın yarattığı patlama, İkinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren Hiroshima’daki atom bombasından tam 3 bin 800 kat daha güçlüydü.

    Bu muazzam patlama, yaklaşık 224 desibellik bir gürültü açığa çıkardı. Kulaklarımızın aşina olduğu seslerle kıyaslarsak; normal bir insanın aldığı nefes 10 desibel, gürültülü bir elektrikli matkap ise 95 desibel civarında. Logaritmik olarak artan desibel ölçeğinde, her 20 desibellik artış sesin gücünü 100 katına çıkarır. Bu yüzden 224 desibel, hayal sınırlarını zorlayan bir gürültü anlamına geliyor.

    Bunun yanında, tek bir insanın kendi biyolojik imkanlarıyla çıkardığı en yüksek ses rekoru da oldukça şaşırtıcı bir seviyede. Belfastlı bir öğretmen, 1994 yılında öğrencilerine “sessiz olun” diye bağırdığında tam 121,7 desibellik bir seviyeye ulaştı ve bu alanda tarihe geçti.

    Sibirya’da ormanı yok eden patlama

    Doğal afetler söz konusu olduğunda sesin boyutu insan yapımı teknolojileri gölgede bırakıyor. Bu konudaki en güçlü iki adaydan ilki, tarihin en büyük göktaşı çarpması olarak bilinen Tunguska Olayı. 30 Haziran 1908 sabahı Rusya’nın Sibirya bölgesindeki Podkamennaya Tunguska nehri yakınlarında devasa bir patlama meydana geldi.

    Yaklaşık 10 ila 20 megaton gücünde olduğu tahmin edilen bu patlama, Londra büyüklüğündeki bir ormanlık alanı dümdüz etti. Ortaya çıkan gürültü, tam bin kilometre uzaklıktan adeta bir top ateşi gibi duyulmuştu. Patlama merkezine 60 kilometre mesafede bulunan insanlar ise oluşan şok dalgası nedeniyle oturdukları yerlerden fırladı. Tunguska patlamasının yaklaşık 300 desibel seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Bu rakam, bir jet motorunun çıkardığı sesin katbekat üzerinde.

    Gezegeni üç kez turlayan şok dalgası

    Ancak dünya tarihinin en yüksek ses unvanı, Tunguska’ya değil, gökyüzünün rengini bile değiştiren başka bir felakete ait. 20 Mayıs 1883 tarihinde Krakatoa Yanardağı tam 200 megatonluk bir bombanın gücüyle patladı ve yaklaşık 60 bin insanın hayatına mal oldu.

    Bu patlama, çevredeki denizcilerin kulak zarlarını yırtacak kadar dehşet vericiydi. Olay yerine 160 kilometre uzaklıktaki alanlarda bile ses seviyesi halen 172 desibel olarak ölçülüyordu. Patlama esnasında bölgeye 64 kilometre mesafede bulunan İngiliz gemisi RMS Norham Castle’ın kaptanı, seyir defterine mürettebatının yarısından fazlasının kulak zarlarının patladığını yazmıştı. Kaptan, dehşet içinde kıyamet gününün geldiğine inandığını da notlarına eklemişti.

    Krakatoa’nın yarattığı bu gürültü, bildiğimiz anlamdaki ses sınırlarını aşarak bir şok dalgasına dönüştü. Tam 4 bin 800 kilometre uzaktan bile net bir şekilde duyulan bu devasa enerji dalgası, tamamen sönümlenmeden önce tüm dünyayı tam üç kez turladı. Bilim insanları bu sesin tam 310 desibele ulaştığını öngörüyor. Merak edenler için ufak bir kıyaslama yapmak gerekirse; 1970’lerde Michigan’da ölçülen ve dünyanın en yüksek sesli gaz çıkarma iddiası olarak kayıtlara geçen 118,1 desibellik absürt rekorun, bu doğa felaketinin yanında esamesi bile okunmuyor.

  • Erdoğan: Türkiye’yi aydınlık yarınlara gençler taşıyacak

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İnanıyorum ki Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Kollarınca Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen “Bir Gençlik Şöleni Programı”ndaki konuşmasına gençleri selamlayarak başladı.

    Erdoğan, coşkulu, heyecanlı, her yönüyle dolu dolu şölende gençlerle beraber olmanın memnuniyeti içinde olduğunu belirterek, şölenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

    Türkiye’nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençleri, “Türkiye Yüzyılı”nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlayan Erdoğan, aynı şekilde Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda, bayrağı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerini gönderdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Erdoğan, “Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan’dan Kılıçarslan’a, Fatih’ten Yavuz’a, Selahattin Eyyübi’den Abdülhamit Han’a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yad oluyor.” diye konuştu.

    “Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç’un “Diriliş nesli”, Nurettin Topçu’nun “Hareket nesli”, Necip Fazıl Kısakürek’in “Büyük Doğu nesli” derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

    “Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: ‘Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhunun ebedi hakimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır.’ İnanıyorum ki Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın.”

    (Sürecek)