Blog

  • Rayların altında saklı tarih: 6 gemi enkazı aynı anda bulundu

    Rayların altında saklı tarih: 6 gemi enkazı aynı anda bulundu

    İsveç’in sahil kenti Varberg’de ulaşımı kolaylaştırmak için başlatılan demiryolu tüneli projesi, modern mühendislikten ziyade arkeolojik bir hazineye dönüştü. Şehrin merkezinden geçen tren raylarını yer altına alarak sahil şeridini özgürleştirmeyi amaçlayan bu büyük inşaatın öncesinde, yasalar gereği uzman ekipler sahaya indi. Hassas bölgede yapılacak kontrolsüz kazıların tarihi dokuya zarar vermesinden çekinen yetkililer, inşaattan önce arkeologların onayını bekledi. 2019’da başlayan bu titiz tarama süreci, çamurların altına gizlenmiş tam altı adet gemi enkazını gün yüzüne çıkardı.

    Tünelin inşa edileceği alan, yüzyıllar önce savunma surlarıyla korunan ve ticaretin kalbinin attığı hareketli bir liman bölgesiydi. Bu nedenle uzmanlar, kazma vurulduğunda eski gemi kalıntılarına rastlamayı aslında bir sürpriz olarak görmedi. İncelenen enkazların dördü Orta Çağ dönemine aitken, bir tanesinin 17. yüzyılın denizcilik teknolojisini yansıttığı anlaşıldı. Altıncı gemi ise gizemini hala koruyor; bilim insanları bu son kalıntının tam olarak hangi yıla tarihlendiğini henüz netleştiremedi. Projenin takvimine sadık kalmak adına bazı parçalar hızla yerinden çıkarılsa da, her bir ahşap parça denizcilik tarihine dair yeni veriler sunuyor.

    Çamur altındaki yanık izleri ve antik mühendislik

    Buluntular arasında en dikkat çekici olanı, “İkinci Enkaz” olarak isimlendirilen ve meşe ağacından inşa edilen devasa gövde oldu. 1530’lu yılların sonuna tarihlenen bu gemi, parçalarının büyük bir kısmını korumayı başarmış nadir örnekler arasında yer alıyor. Tahtaların birbirinin üzerine bindirildiği geleneksel “klinker” tekniğiyle yapılan geminin dış kısmında ise arkeologları heyecanlandıran bir detay fark edildi. Darbe emici ahşap şeritlerin üzerindeki yanık izleri, geminin batmadan kısa bir süre önce büyük bir yangınla boğuştuğunu, hatta belki de bilerek ateşe verildiğini gösteriyor.

    Kazı alanından çıkan diğer parçalar da bölgenin geniş bir ticaret ağına sahip olduğuna işaret ediyor. 1600’lü yıllara ait beşinci geminin bir dönem Baltık Denizi’nde dalgalarla boğuştuğu tahmin ediliyor.

    Altıncı enkaz ise diğerlerinden farklı olarak, tahtaların uç uca getirildiği “karavel” tarzı bir inşa tekniğine sahip olmasıyla öne çıkmış durumda. İsveç’in batı kıyılarında artan altyapı çalışmaları, yerin altında daha nice ahşap hazinenin uyuduğunu hatırlatıyor. Şehir tüneli tamamlandığında, insanlar yerin metrelerce altında seyahat ederken aslında bir zamanlar limanda bekleyen bu devlerin bıraktığı izlerin üzerinden geçecek.

  • Turan’dan ‘Kürdistan’ Açıklaması

    Turan’dan ‘Kürdistan’ Açıklaması

    İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, “Utanmadan, sıkılmadan sözüm ona tecrübeli dedikleri, akil adam dedikleri kişi çıktı, ‘Kürdistan kentinden bir futbol takımı’ diye bahsetti. Şimdi Kırşehir’den soruyorum, Diyarbakır Kürdistan kentiyse, Kırşehir nere kenti? Böyle bir anlayış olabilir mi? Böyle bir akıl olabilir mi? Dağdaki silahtan önce dildeki silahın bırakılması lazım.” dedi.

    Turan, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinin (KAEÜ) 20. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, gençlerin teknolojiyi ve sosyal medyayı çok fazla kullandığını, günlük 3 saat dijital oyun oynayanların bulunduğunu söyledi.

    Teknolojideki gelişmelere bağlı olarak sorunların da artarak devam ettiğine dikkati çeken Turan, teknolojinin aslında hayatı kolaylaştırsın diye olduğunu ama tersine güvenliği azalttığını, riskleri artırdığını ifade ederek, “Bakınız, 10 yıl önce bu dünyada sadece 250 çeşit sentetik uyuşturucu vardı. Bugün ise maalesef 1400 çeşit sentetik uyuşturucu var. O yüzden daha çok çalışmak zorunluluğumuz var. Siber suçlar başka bir problem. Her türlü sanal alemde her türlü yanlışın yapılma ihtimalinin olduğu çok farklı yerlere giriyoruz.” diye konuştu.

    Güçlü olmaktan, üretmekten, eğitimi artırmaktan başka yol olmadığını vurgulayan Turan, üniversitenin 20. yılını kutlayarak, hayırlı olmasını diledi.

    Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek de KAEÜ’nün gelişime açık, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışına sahip olduğunu belirtti.

    ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy ise Ahiliğin izinde ilim, sanat ve ahlakın önemine değinerek, “Ahlakın olmadığı bir bilim, Gazze’de, Lübnan’da, İran’da emperyalizmin en kötü örneklerini göstermekte. O yüzden hepimize çok büyük iş düşüyor çünkü bir üniversitenin asli görevi eğitim öğretim, AR-GE, toplumsal fayda. İnşallah hep beraber daha nice 20 yıllara diyerek, 20. yılı kutluyorum.” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan ve KAEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil’in konuşmasının ardından Neşet Ertaş Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri, müzik dinletisi sundu.

    AK Parti İl Başkanlığına ziyaret

    Bakan Yardımcısı Turan, daha sonra AK Parti Kırşehir İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Seher Ünsal’dan yapılan ve devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı.

    Partililerle bir araya gelen Turan, buradaki konuşmasında, seçimlere 2 yıl kaldığını, seçime 3 ay kala kampanya yapanlar gibi değil, hiç ara vermeden halkıyla, milletiyle, teşkilatıyla kopmadan yola devam ettiklerini söyledi.

    Seçimlerde 3 konuyu halka anlatacaklarını aktaran Turan, şunları kaydetti:

    “Her türlü kültürel şoktan uzak kalma iddiamız olacak. Dünyanın her tarafında uyuşturucu, terör, siber saldırılar, muazzam kirlilik var. Gençlerimize yönelik, aileye yönelik muazzam bir baskı var. LGBT, inançsızlık başta birçok konu her gün gündemimizde. AK Parti felsefesi, Ahi Evran felsefesi ailenin ne olduğunu bilir. İnsanın aklına, ruhuna musallat olan sorunların ne olduğunu bilir. Bunları engellemek için de çok büyük bir gayret sarf eder. Bizler her türlü kültürel şoka dikkat ederken uluslararası şoklardan da kendimizi, ülkemizi kollamaya çalışacağız. İsrail başta Orta Doğu’daki sorunları biliyorsunuz, her tarafta sorunlar var. Ama çok güçlü bir siyasi liderlikle her gün gelişen savunma sanayisiyle daha güçlü ordusuyla caydırıcı güç olarak bölgenin baş aktörlerinden bir tanesi Türkiye yoluna devam edecek.”

    Tek haneli enflasyonu AK Parti iktidarının yaptığını ve yine yapacağını, bunu başaracaklarını vurgulayan Turan, bir diğerinin ise “Terörsüz Türkiye” hedefi olduğunu, bunu başaracaklarını, başka partilerin, risk almayan partilerin bu yapma imkanı ve ihtimali olmadığını söyledi.

    “Böyle bir anlayış olabilir mi?”

    Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Biz o riski aldığımız gibi muhatapların da bu riski alması lazımdı. Zaman zaman bizi üzen, neden böyle yaptıklarını sorgulatan tavırlar oluyor. Geçen hafta biliyorsunuz Amedspor’un başarısını Cumhurbaşkanı’mız başta herkes tebrik etti. Fakat utanmadan, sıkılmadan sözüm ona tecrübeli dedikleri, akil adam dedikleri kişi çıktı, ‘Kürdistan kentinden bir futbol takımı’ diye bahsetti. Şimdi Kırşehir’den soruyorum, Diyarbakır Kürdistan kentiyse, Kırşehir nere kenti? Böyle bir anlayış olabilir mi? Böyle bir akıl olabilir mi? Dağdaki silahtan önce dildeki silahın bırakılması lazım. Dağdaki silahı bırakmak kolaydır, talimata bakar ama dildeki silah zihne bakar. O yüzden işin muhataplarının, teröre müzahir olduğu iddia edilen siyasi parti mensuplarının, yöneticilerinin çok daha dikkatli dil kullanması lazım. Tahrik eden, üzen, endişelendiren ifadelerden kaçınması lazım. Ne demek bu ülkenin bir bölgesinde öyle tanımlama yapmak.”

    Ahmet Türk’e tepki

    Kardeş olmaktan, beraber olmaktan, omuz omuza vermekten başka yol olmadığının altını çizen Turan, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Biz nasıl alttan alıp toparlamaya çalışıyorsak, nasıl her türlü riski alıp yürüyorsak, onların da asgari nezaketle dillerini revize etmelerini bekleme hakkımız var. O ifadeyi reddediyoruz. Tarihte o varmış, şu an tarihi konuşmuyoruz ki. Şu an Türkiye’nin 81 ilini konuşuyoruz. Tüm iller Türkiye’mizin en özel haliyle eşit, kıymetli illeridir. Hepsi Türk bayrağının dalgalandığı özel kendine has kıymeti olan illerimizdir. Kırşehir de kıymetlidir, Diyarbakır da kıymetlidir, Çanakkale de kıymetlidir, Hakkari de kıymetlidir. Biz 86 milyon eşit insanlar olarak yaşamak istiyoruz. Kavga etmek, birbirimizi aşağılamak, birbirimize bağırıp çağırmak istemiyoruz. Çok zor mu? Ben de Kırşehir’den şimdi bir başlayım, süper bir milliyetçi söyleme, yuhalamaya başlayalım o dili. Zor bir iş değil. Ahmet Türk bu yanlışı yapmış, yuhalayalım. Yaparız, ama var mı gereği? Bu mu doğrusu? O yüzden nasıl ki biz dikkat ediyorsak dilimize, onların daha fazla dikkat etmesi gerekir. ve buradan çağrıda bulunuyorum. Bu ülkenin gençlerine Kürt, Türk, Alevi, Sünni iyi bir Türkiye, huzurlu bir Türkiye, terörsüz bir Türkiye bırakmak için bir fırsat var. Bu fırsatı herkes iyi değerlendirsin. Yoksa herkes buradan zararlı çıkar.”

  • Adalet Bakanı Kayseri’yi Ziyaret Etti

    Adalet Bakanı Kayseri’yi Ziyaret Etti

    KAYSERİ ADLİYESİ İLE AK PARTİ VE MHP İL BAŞKANLIKLARINI ZİYARET ETTİ

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kayseri Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi ziyaretlerinin ardından Cuma namazını kıldıktan sonra Kayseri Adliyesi’ni ziyaret etti. Burada Bakan Gürlek’i, Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz ile Adalet Komisyonu Başkanı Hacı Mustafa Yazıcı ve başsavcı vekilleri ile hakim ve savcılar karşıladı. Bakan Gürlek, adliyedeki ziyaretinin ardından önce AK Parti İl Başkanlığı’na ardından da MHP İl Başkanlığı’na ziyarette bulundu.

  • Bluetooth’u her an açık tutanları bekleyen büyük tehlike

    Bluetooth’u her an açık tutanları bekleyen büyük tehlike

    Bluetooth teknolojisi, günümüzde neredeyse tüm dijital cihazların birbirleriyle konuşmasını sağlayan görünmez bir bağ görevi görüyor. Ama kulaklığımızı eşleştirmek ya da otomobilimizde müzik dinlemek için saniyeler içinde kullandığımız bu konfor alanı, aslında göründüğü kadar masum bir liman değil.

    Çoğu kullanıcı, kolaylık sağladığı gerekçesiyle bu bağlantıyı gün boyu açık tutmayı tercih etse de, bu durum siber dünyada “açık unutulmuş bir arka kapı” etkisine sahip. Uzmanların dikkat çektiği nokta tam da burası: Sürekli aktif bir bağlantı, kötü niyetli kişilerin cihazınıza sızması için en büyük davetiyeyi oluşturuyor.

    Kısa mesafeli bir frekans üzerinden çalışması, Bluetooth’u dış müdahalelere karşı korunaklı kılmaya yetmiyor. ABD Federal İletişim Komisyonu tarafından yayınlanan raporlar, siber saldırganların bu teknoloji üzerinden cihazları nasıl “avladığını” gözler önüne serdi.

    Bağlantınız her an aktif olduğunda, korsanlar telefonunuzun dijital kimliğini kolayca fark edebiliyor. Daha da tehlikelisi, telefonunuzun daha önce güvendiği ve eşleştiği eski cihazları taklit ederek sisteme sızmaları işten bile değil. Tıpkı şifresiz halka açık Wi-Fi ağlarında olduğu gibi, en mahrem verilerinizin bulunduğu akıllı telefonlar bir anda savunmasız birer hedefe dönüşüyor.

    Güvenliğin anahtarı ayarlar menüsünde gizli

    Dijital mahremiyeti korumak, aslında birkaç saniyelik manuel işlemlerle mümkün. Uzmanlar, kullanım sona erdiği anda bağlantıyı tamamen devre dışı bırakmanın en etkili koruma yöntemi olduğu konusunda hemfikir. Özellikle kiralık araç gibi geçici olarak kullanılan sistemlerde, telefonun eşleşme kaydını silmek hayati öneme sahip. Bazı modellerde cihazı “gizli” moda alma şansı bulunurken, iPhone gibi sistemlerde tek çözüm yolu özelliği tamamen kapatmak.

    Android platformunda ise “Hızlı Eşleşme” (Fast Pair) özelliği, sunduğu kolaylığın yanında ciddi bir güvenlik açığını da beraberinde getirmiş durumda. Belçikalı uzmanların yürüttüğü çalışmalar, bu tarama sisteminin hem cihazın kontrolünün ele geçirilmesine hem de konum takibine imkan tanıdığını kanıtladı. Üstelik bu riskten kurtulmak için sadece Google ürünlerinden uzak durmak yetmiyor; aksesuar etkileşimleri nedeniyle her kullanıcı potansiyel tehlike altında bulunuyor.

  • Kurtulmuş: Terör sorumluluklarınızı yerine getirmeli

    Kurtulmuş: Terör sorumluluklarınızı yerine getirmeli

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı” dedi.

    Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, “İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz” dedi.

    “Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz”

    Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, “Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir” dedi.

    Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, “2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz” diye konuştu.

    “Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı”

    Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, “Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ‘Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hakim olacaktır” dedi.

    Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, “Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır” dedi.

    “Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız” diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır.” – BURSA

  • Bayern Münih, kalecileri Neuer ve Ulreich’in sözleşmesini uzattı

    Bayern Münih, kalecileri Neuer ve Ulreich’in sözleşmesini uzattı

    Almanya Bundesliga şampiyonu Bayern Münih, kalecileri Manuel Neuer ve Sven Ulreich’in sözleşmesini 2027 yılına kadar uzattığını duyurdu.

    NEUER VE ULREICH İLE YOLA DEVAM

    Kulübün açıklamasında, “Jonas Urbig’in de yer aldığı, kendini kanıtlamış kaleci kadrosunda, Manuel Neuer ve Sven Ulreich ile sözleşmeler 2027 yılına kadar uzatıldı.” bilgisi verildi.

    GELECEK SEZONDA DA TAKIMDALAR

    Şampiyon takımın kaleci kadrosundaki üç eldiven de Alman oyunculardan oluşurken 22 yaşındaki Urbig ile tecrübeli kaleciler 40 yaşındaki Manuel Neuer ve 37 yaşındaki Sven Ulreich, gelecek sezon takımda yer alacak.

  • Bodrum FK takım otobüsüne taşlı ve yumurtalı saldırı

    Bodrum FK takım otobüsüne taşlı ve yumurtalı saldırı

    Trendyol 1. Lig Play-Off 2. Tur rövanş müsabakasında bugün saat 20.00’de Arca Çorum FK ile karşılaşacak olan Sipay Bodrum FK kafilesi, maçın oynanacağı stadyuma gitmek üzere konakladığı otelden ayrıldı.

    BODRUM FK’YE TAŞLI VE YUMURTALI SALDIRI

    Futbolcuları ve teknik heyeti taşıyan takım otobüsü, stada giriş yaptığı esnada kimliği belirsiz kişilerin taşlı ve yumurtalı saldırısına uğradı. Saldırı sonucu takım otobüsünün camları kırılırken, araçta maddi hasar meydana geldi.

    YARALANAN OLMADI

    Olayda şans eseri yaralanan olmazken, yeşil-beyazlı kafile geniş güvenlik önlemleri altında stadyuma giriş yaptı. Polis, saldırıyı gerçekleştirenlerin yakalanması için çalışma başlattı.

  • CHP Genel Başkanı Özel, Buca’da eğitim ve spor merkezlerinin açılışını yaptı

    CHP Genel Başkanı Özel, Buca’da eğitim ve spor merkezlerinin açılışını yaptı

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Buca Belediyesi tarafından hayata geçirilen Edip Akbayram Etüt Merkezi ve Naim Süleymanoğlu Spor Merkezi’nin açılış törenine katıldı.

    Buca ilçesinde düzenlenen programda, gençlerin eğitimine ve fiziksel gelişimine katkı sağlayacak olan Edip Akbayram Etüt Merkezi ile Naim Süleymanoğlu Spor Merkezi’nin açılış kurdelesi kesildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği törende konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bu güzel günde sizlerle birlikte olmaktan, Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi, kurtuluşun ve özgürlüğün şehri, güzel İzmir’de olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Son yerel seçimlerde hep birlikte bir yola çıktık ve değişim dedik. Cumhuriyet Halk Partisi’nde gençlerin, kadınların ve yeni bir yönetim anlayışının vatandaşa yansıyacağı bir değişimin ateşini hep birlikte yaktık. Oturduk hep birlikte, kritik bir yönetim toplantısında ben onlara şunu söyledim; partinin üzerine 50 yıldır siyaset kalesinin başarı kapısı kilitli. Bir gidin, bakın bakalım. Bu kapıyı açacak anahtarlar partide vardır. Çünkü 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu başardı ve ülkeye çok büyük bir dönüşüm yaşattı. Önce bilime, sonra kadına ve gençlere güvendik. O gün Cumhuriyet Halk Partisi, 47 yıl sonra birinci parti oldu” dedi.

    “Cumhuriyet Halk Partisi süngünün üzerine koşanların partisidir”

    Özel, “Yıllardır ülkeyi yöneten iktidar seçimi kaybettiğinde, CHP’li belediyeleri silkeleyin, geçmişten birikmiş bütün borçları faiziyle bir seferde alın diyerek partimizi önce maddi yönden çökertmeye çalıştı. Sonra yargı kollarını kurdu. Operasyon olmayan illerde de korku yaymaya, tedirginlik üretmeye ve hizmetleri aksatmak için ellerinden gelen ne varsa yaptılar. Partinin kurumsal kimliğine, yöneticilerine her türlü iftirayla Cumhuriyet Halk Partisi’nin üzerine doğru geliyorlar. Bilmedikleri tek şey şu, Cumhuriyet Halk Partisi geri adım atanların, susanların, eğilenlerin, teslim olanların değil, aksine süngüyü gördüğünde süngünün üzerine koşanların partisidir. Gerekirse baş veren ama başını eğmeyenlerin, teslim olmayanların partisidir. Teslim olmadan, tehditlerden yılmadan, bir adım geriye gitmeden çalışırız” ifadelerini kullandı.

    “Edip Akbayram adı gençlerle yaşayacak”

    Açılışı yapılan tesislere değinen Özel, “İşte 36 yaşında birisini ilçede belediye başkanı yaparsanız önce onu seçimde kent bağrına basar. Sonra da o bütün imkansızlıklara rağmen bitmeyen dünya kadar hizmeti yapar. Bugün iki tanesinin açılışını gerçekleştiriyoruz. Bunlardan bir tanesi Edip Akbayram Etüt Merkezi. Biz Edip Akbayram’ın muhaliflere, ezilenlere, mağdurlara, mazlumlara her zaman sahip çıkan, mücadeleyi öven ama hiç enseyi karartmayan sesini ömrümüz boyunca kulağımızda duymaya devam edeceğiz. Onun adının bir etüt merkezinde, eğitim merkezinde yaşatılacak olması çok önemlidir. Gençler evden çıkarken ‘Edip Akbayram’a gidiyorum’ diyecekler. Arkadaşlarıyla orada buluşacaklar. Adı daima gençlerle yaşayacak” şeklinde konuştu.

    “Naim Süleymanoğlu Türkiye’nin dünyadaki gururudur”

    Spor merkezine adı verilen Naim Süleymanoğlu’nu ve Bulgaristan göçmenlerini anan Özel, “Diğer bir açılışımız Naim Süleymanoğlu Spor Merkezi. Gerçekten çok önemli bir eser kazandırılmış. Naim Süleymanoğlu Türkiye’nin dünyadaki gururudur. Dünyayı kaldıran adamdır. Kendi kilosunun 3 katından 10 kilo fazlasını kaldıran, tarihe geçen, kırılamayacak rekorları kıran birisidir. Naim Süleymanoğlu Bulgaristan’da zulüm altında yaşarken, oradaki zulümden o günkü yönetimin Türkiye’nin kapılarını açmasıyla gelen yüz binlerce soydaşımızdan birisidir. O günlerde Bulgaristan’dan gelmek isteyenlere karşı çıkan bir anlayış vardı. Şimdi Suriyeli sığınmacılar konusunda edebiyat yapanlar, o gün Bulgaristan’dan gelen soydaşlarımıza ne işleri var burada diyorlardı. Biz ise Balkanlardaki tüm soydaşlarımızı saygıyla selamlıyoruz. Biz hep beraber güçlüyüz, hep beraber başaracağız” dedi.

    Erken seçim çağrısını yineleyen Özel, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Boğaziçi’nde her sene yapılan festivali rektör yasaklamıştı. Öğrenciler tutuklandı, yargılandı ama bugün dava tamamen bitti ve beraat ettiler. Bütün Türkiye’deki gençlere sesleniyorum, az sıkın dişinizi, iktidar değişiyor. Buradan bütün Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanlarına, sokakta çalışanlara şükranlarımı sunuyorum. Bu yolun sonu aydınlıktır. Karşımızda seçimden kaçan, sandıkta kaybedeceğini gördüğü için rakiplerine saldıran bir iktidar var. Son kez söylüyorum, kendine güveniyorsan, millete güveniyorsan sandığı koy, gel karşımızda aday ol. Korkmuyorsan hodri meydan, seni sandığa davet ediyorum. Patron millettir, milletin dediği olacak.” – İZMİR

  • BAÜN Spor FEST 2026 Heyecanı

    BAÜN Spor FEST 2026 Heyecanı

    Balıkesir Üniversitesinde BAÜN Spor FEST 2026 etkinlikleri kapsamında, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı organizasyonunda gerçekleştirilen Rektörlük Kupası müsabakaları büyük heyecana sahne oldu. Futbol, basketbol ve voleybol branşlarında düzenlenen karşılaşmaların ardından dereceye giren takımlar kupalarını aldı.

    Centilmence mücadelelerin yaşandığı müsabakalar, sporun birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyarken akademik birimlerin takımları, şampiyonluk için mücadele etti.

    Gerçekleştirilen kupa törenlerine Balıkesir Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt ile Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Doğdubay da katılarak turnuvaya katılan tüm takımları başarılarından dolayı kutladı.

    Müsabakalar sonunda oluşan sıralamalar şu şekilde gerçekleşti:

    Kadın Voleybol: 1. Tıp Fakültesi, 2. Necatibey Eğitim Fakültesi ve 3. Fen Edebiyat Fakültesi

    Erkek Basketbol: 1. Mühendislik Fakültesi, 2. Tıp Fakültesi ve 3. Turizm Fakültesi

    Erkek Voleybol: 1. Mühendislik Fakültesi, 2. Veteriner Fakültesi ve 3. Tıp Fakültesi

    Futbol: 1. Balıkesir Meslek Yüksekokulu, 2. Fen Edebiyat Fakültesi ve 3. Turizm Fakültesi.

    Dereceye giren takım ve sporcularına Balıkesir Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt ile Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Doğdubay tarafından verildi. – BALIKESİR

  • Bakan Yardımcısı Turan: Türkiye güvenli liman olmaya devam edecek

    Bakan Yardımcısı Turan: Türkiye güvenli liman olmaya devam edecek

    AK PARTİ İL BAŞKANLIĞI’NI ZİYARET ETTİ

    İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Kırşehir’de 5’inci Ar-Ge Proje Pazarı ve Tanıtım Günleri ile 3’üncü Cacabey Bilim ve Kültür Şenliği’nin ardından AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Partililerle bir araya gelen Turan, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, güçlü şekilde yoluna devam ettiğini belirterek, “Her yerde kriz ve karmaşa yaşanırken Türkiye güvenli liman olmaya devam edecektir” dedi.

    Türkiye’nin çevresindeki gelişmelere dikkat çeken Turan, “Bugün etrafımıza baktığımızda İsrail merkezli krizleri, Rusya-Ukrayna savaşını ve bölgemizdeki istikrarsızlıkları görüyoruz. Ancak Türkiye güçlü liderliği ve gelişen savunma sanayisi sayesinde caydırıcı bir güç olarak yoluna devam ediyor” diye konuştu.

    ‘TÜRKİYE’NİN HER BÖLGESİ EŞİT DEĞERDE’

    Konuşmasında ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi üzerinde duran Turan, “Kolay olan bağırıp çağırmaktır. Zor olan ise risk alarak sorun çözmektir. Biz bu ülkede yıllarca ‘Sivas’ın ötesi’ diye ayrımcı ifadelerle büyüdük. Bugün artık böyle bir anlayışın kalmaması gerekiyor. Türkiye’nin her bölgesi eşit değerdedir” dedi.

    Gençlere huzurlu ve güvenli bir ülke bırakmak istediklerini söyleyen Turan, “Terörün tamamen sona ermesi için risk alan, mücadele eden irade AK Parti iradesidir. Başka partilerin bu konuda aynı cesareti ortaya koyamadığını düşünüyoruz. Geçtiğimiz günlerde bir futbol kulübü üzerinden yapılan açıklamaları doğru bulmuyoruz. Diyarbakır da bizimdir, Kırşehir de bizimdir. Türkiye’nin 81 ili eşit değerdedir. Dağdaki silahı bırakmak kadar, dildeki ayrıştırıcı dili bırakmak da önemlidir. Çünkü dildeki ayrımcılık toplumu zehirler” ifadelerini kullandı.

    ‘TÜRKİYE’Yİ BÖLGENİN EN GÜÇLÜ ÜLKESİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

    AK Parti teşkilatlarının birlik içerisinde hareket etmesi gerektiğini belirten Turan, “Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür. Sadece bir kişinin güçlü olması yetmez. İl başkanı güçlü olacak, milletvekili güçlü olacak, belediye başkanı güçlü olacak, teşkilatlar güçlü olacak ki dava güçlü olsun” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun yıllardır yoğun tempoyla çalıştığını ifade eden Turan, “Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin her meselesiyle bire bir ilgileniyor. Bizim görevimiz ona yük olmak değil, yükünü hafifletmektir. Bu yüzden daha dikkatli, daha çalışkan ve daha güçlü olmak zorundayız” diye konuştu.

    Turan, konuşmasının sonunda, “İnşallah hep birlikte Cumhurbaşkanımızın arkasında durmaya, Türkiye’yi bölgesinin en güçlü ülkesi yapma mücadelesine devam edeceğiz” dedi.