Almanya'nın başkenti Berlin'de yapılan seçimlerde yüzde 25,7 oy alarak birinci sıraya yerleşen Sol Parti, seçim zaferinin ardından siyasi tartışmaların odağına yerleşti. Elif Eralp liderliğindeki partinin, Berlin'de hükümet kurma sürecinde koalisyon ortakları ve muhalefet tarafından çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.

Partiye yönelik eleştirilerin merkezinde antisemitizm iddiaları ve organize suç örgütleriyle ilişkilendirilen isimlerle kurulan temaslar yer alıyor. Seçim kutlamalarında Avrupa Birliği'nin terör listesinde bulunan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC/PFLP) ile bağlantılı bir aktivistin görüntülenmesi ve bir milletvekilinin organize suçlarla anılan bir isimle yazışmalarının kamuoyuna yansıması, partinin hükümet kurma kapasitesini tartışmaya açtı.

Siyasi analizlerde Sol Parti'nin Berlin'deki başarısı, göçmen kökenli seçmenlerin ve Müslüman toplulukların desteğiyle ilişkilendiriliyor. Parti, konutların kamulaştırılması ve vatandaşlığa geçişin kolaylaştırılması gibi vaatlerle bu seçmen grubundan yoğun destek alırken, muhafazakâr çevreler bu politikaları eleştiriyor.

Tartışmaların bir diğer boyutu ise siyasi yelpazenin uç noktalarının kıyaslanması üzerine yoğunlaşıyor. Siyaset bilimci Prof. Dr. Burak Çopur, Sol Parti'nin antisemitizm sorunları olabileceğini ancak partinin AfD gibi aşırı sağcı yapılarla aynı kefeye konulmasının verilerle örtüşmediğini savunuyor. Çopur, Federal Kriminal Dairesi verilerine dayanarak, aşırı sağ saikle işlenen suç sayısının aşırı sol saikle işlenenlerden çok daha yüksek olduğunu ifade ediyor.

Muhtemel koalisyon ortakları SPD ve Yeşiller içerisinde de görüş ayrılıkları yaşanıyor. Bazı isimler Sol Parti ile iş birliğine karşı çıkarken, partinin antisemitik eğilimlere karşı net bir mesafe koyması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan Bavyera Başbakanı Markus Söder, Sol Parti liderliğinde bir hükümet kurulması durumunda Berlin'e aktarılan mali kaynakların gözden geçirilmesi gerektiğini dile getiriyor.

Sol Parti cephesinden gelen açıklamalar ise eleştirileri reddediyor. Federal Meclis Grup Eş Başkanı Heidi Reichinnek, partinin Gazze'deki savaş suçlarına karşı durduğunu belirterek, muhalefetin antisemitizm üzerinden yürüttüğü tartışmaların siyasi bir rant arayışı olduğunu savunuyor.