Tag: Zorlu

  • Zorlu: KKTC’yi Türk dünyasına yeniden anlatalım

    Zorlu: KKTC’yi Türk dünyasına yeniden anlatalım

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, “Hep birlikte bütün kurumlarımızı, bütün avantajlı alanlarımızı bir araya getirelim ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, başta Türk dünyası olmak üzere bütün dünyaya yeniden anlatalım, yeniden bu konuda seferber olalım.” dedi.

    Zorlu, Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi’nde düzenlenen “Akdeniz Barış ve Diplomasi Forumu”nun açılışındaki konuşmasına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek başladı.

    Toplantının barış ve diplomasi temasıyla yapılmasının çok anlamlı olduğunu belirten Zorlu, Akdeniz Havzası’nın uzun yıllar farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ve çok önemli bir merkez olma konumunu sürdürdüğünü ifade etti.

    Havzanın, tarihi süreçte büyük imtihanlarla yüzleştiğini anımsatan Zorlu, “Sanırım bu imtihanların en büyüğü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türklüğünün yaşadığı, onun merkezinde olduğu sınav olmuştur. Bu sadece bir toprak konusu değildir, bir adalet konusudur, bir insanlık vicdanı konusudur, uluslararası hukukun samimiyet konusudur. Böylesine önemli kavramların buluştuğu ve sınamaların içinde olduğu Kuzey Kıbrıs Türk halkı, yaklaşık yarım asırdan fazla süredir tüm izolasyonlara, ambargolara, yıldırma politikalarına rağmen dimdik ayakta, direnciyle geleceğe yürümeyi başarmıştır. Dolayısıyla bugün bu havzada Kıbrıs Türk halkıyla birlikte yazdığımız bu tarihi başarı ve sınama esasında tarihin altın sayfalarına yazılmış bir karşı duruştur.” diye konuştu.

    Zorlu, Kıbrıs Türklüğü’nün son çeyrek asırda tüm baskılara rağmen üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğini, barış ve diplomasi adına belki de pek çok ülkenin tahmin edemeyeceği kadar net, kararlı ve cesur bir duruş ortaya koyduğunu söyledi.

    Türkiye Cumhuriyeti olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde başta Akdeniz olmak üzere diplomasi anlayışlarının merkezinde insan odaklı, barışı, huzuru, refahı esas alan bir diplomasi anlayışına sahip olduklarını dile getiren Zorlu, şöyle devam etti:

    “Bu bütünsellik içerisinde ortaya konulan cesur adımlar maalesef karşılıksız bırakıldı. Her defasında uzatılan el, Rum kesimi tarafından karşılıksız bırakıldı. Her defasında dünyada bu kez barış olacak mı, çözüm bulunacak mı denilen ortamda Kıbrıs Türk’ü yine üzerine düşeni yaptı. Ama Rum kesimi her defasında kaçmayı başardı. Biz elbette barıştan, diplomasiden yanayız. Ancak tekrarlanan ve başarısız kılınan denemelerle değil egemen, eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığına asla halel getirmeyecek, her türlü diplomasinin elbette yanındayız ve sonuna kadar da bunun takipçisi olacağız.”

    “Bazı sorunlar yaşanıyor olabilir ama hiç kimsenin şüphesi olmasın”

    Toplantının Türk dünyası ile ilişkileri hatırlamaya imkan tanıdığını ifade eden Zorlu, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki değerli kardeşlerime, soydaşlarıma seslenmek istiyorum. Bakın biz, yaklaşık 300 milyonluk Türk dünyasıyız. Dünyada Türk dilinin konuşulduğu yerleri hesap ettiğimizde bizlerin varlığı dünyada ilk 5 sistemden bir tanesidir. Yaklaşık 2,3 trilyon dolarlık milli hasılamızla Türk Devletleri Teşkilatı, 2030 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi olacaktır. Yaklaşık 5 milyon kilometrekare yüz ölçümüyle ve bugün dikkat edin hangi küresel gücü ya da aktörü göz önüne alırsanız alın, hepsinin gözünü, yüzünü çevirdiği yer işte bu jeopolitik üstünlüğe sahip olan büyük Türk dünyasının coğrafyasıdır. Bazı sorunlar, bazı hususlarda gecikmeler yaşanıyor olabilir ama hiç kimsenin şüphesi olmasın.” değerlendirmesinde bulundu.

    Zorlu, KKTC’nin, 2022’de yaklaşık 60 yıl süren izolasyonu delerek Türk Devletleri Teşkilatı’na kendi adıyla gözlemci statüsüyle üye olmasını küçük göremeyeceklerini ve bunun Türk dünyasının başarısı olduğunu kaydetti.

    Kıbrıs Türklüğünün önünde uzun ve çetin bir yol olduğunu ve bu engellerin birlikte aşılacağına inandığını aktaran Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu üyelikten sonra Rum kesimi pek çok platformda rahatsızlığını ifade etti. Buna yönelik girişimlerde bulundu ve devam ediyor. Bunu sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne yönelik bir çekince olarak görmeyin. Dünyada bugün yeniden önemli bir ulaştırma, lojistik ve enerji hattı çiziliyor. Doğu-Batı eksenli, Hazar merkezli bir koridor inşa ediliyor. Bunun hemen altında Kafkasya’da ve Güney Kafkasya özelinde Zengezur Koridoru, Azerbaycan’ın kahramanlık zaferinin ardından yeniden orada bir inşa süreci, yeni bir hat kuruluyor. Hemen Türkiye’nin güneyinde bir kalkınma yolu projesi ete kemiğe bürünüyor. Suriye’deki devrimin ardından orada oluşturduğumuz yeni iklimle tarihi Hicaz Demir Yolu’nun gündeme geldiği bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Şimdi bir şeyi biliyorlar, fark ediyorlar. Bu uzak coğrafyalardan sayılan koridorun, Akdeniz’e bağlanması durumunda nasıl bir potansiyelini harekete geçireceğini çok iyi biliyorlar.”

    “Kapı aralanmış, ışık görünmüştür”

    KKTC’nin yıllardır ambargolarla yüzleşip mücadele ettiğini dile getiren Zorlu, “Ama kapı aralanmıştır, ışık da görünmüştür. Biz davamızın ardında durdukça, bu tarihi mücadelenin yanında saf tuttukça, şehitlerimizi unutmadıkça ve buna uygun davrandıkça emin olun zaman, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de merkezinde olduğu büyük Türk dünyasını ve onun coğrafyasını çağırıyor.” dedi.

    Bu gibi toplantılarda bir araya gelerek nasıl somut projeler oluşturulabileceğini konuşacaklarını kaydeden Zorlu, şu görüşleri paylaştı:

    “Bahsettiğim bu lojistik ağda ve sistemde, 600 milyar dolardan daha fazla olan bir ticaret kapasitesinden bahsediyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizmde, eğitimde ve bu tür başlıklarda edindiği önemli tecrübelerle ve bu zor koşullara rağmen yazdığı başarı öyküsüyle büyük bir potansiyeldir. Şimdi bize düşen kendimizi çok daha fazla anlatmaktır. Buradan bir çağrıda bulunuyorum. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı’yla da görüşmemiz olacak. Gelin, hep birlikte bütün kurumlarımızı, bütün avantajlı alanlarımızı bir araya getirelim ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni başta Türk dünyası olmak üzere bütün dünyaya yeniden anlatalım, yeniden bu konuda seferber olalım.”

    Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in “Atatürk Uluslararası Barış Ödülü”nü aldığını hatırlatan Zorlu, şunları dile getirdi:

    “Sayın Cumhurbaşkanımız kendilerine takdim etti. Dolayısıyla Birleşmiş Milletler’in bu yöndeki sorumluluğu daha da artmıştır. Çünkü Atatürk demek, ilke demektir, vicdan demektir, hakkaniyet demektir, uluslararası hukuka saygı demektir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesi tarihin akışını değiştirebilecek çok önemli bir yol haritasıdır. Bu yolda ilerlemek gerekmektedir. Ben buradan, Lefkoşa’dan çağrı yapıyorum. Şu gerçeğin de altını çizmek istiyorum. Kuzey Kıbrıs Türk halkının varlığını ve haklarını hiçe sayarak Akdeniz’de istikrar ve enerji güvenliği sağlamaya çalışmak beyhude bir çabadır. Türkiye ve Kıbrıs Türklüğü olmaksızın bu coğrafyada yazılan hiçbir senaryonun uygulamaya geçme şansı yoktur. Bu bakımdan bizim daha fazla birlik beraberlik içerisinde olmayı başarmamız gerekmektedir. Bu milli bir meseledir. Öyle bakıyoruz. Siyaset üstüdür ve hiçbir görüş ayrımı yapmaksızın elbette tüm Kıbrıs Türklüğünün ve 86 milyon yurttaşımızın sorunu, hedefi ve vicdanının bir eseridir. Dolayısıyla herkes şunu çok iyi bilmelidir ki Kuzey Kıbrıs Türklüğü sadece 86 milyonda değildir, 300 milyondur. Hepimiz biriz, beraberiz ve geleceği inşallah bu hedeflerle başaracağımıza yürekten inanıyorum.”

    Programa, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, BAU Global Başkanvekili Hüseyin Yücel, BAU Kıbrıs Rektörü Prof. Dr. Mehmet Toycan ile Türk dünyasından temsilciler katıldı.

    Öte yandan forumun, gelecek yıl Türk dünyasından üniversitelerin katılımıyla düzenlenmesi ve böylece uluslararası boyuta taşınması kararlaştırıldı.

    Programın açılışının ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Zorlu, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ile ikili görüşme gerçekleştirdi.

  • Kürşad Zorlu Kırgızistan’da

    Kürşad Zorlu Kırgızistan’da

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Kırgızistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov tarafından kabul edildi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, resmi ziyaret kapsamında Kırgızistan’a geldi. Zorlu buradaki temasları çerçevesinde Çolpon-Ata kentinde Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov tarafından kabul edildi.

    Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, görüşmede Kırgızistan ve Türkiye arasındaki stratejik ortaklığın güncel konuları ve parlamenter etkileşimin geliştirilmesinin yanı sıra siyasi, ticari, ekonomik, kültürel ve insani alanlarda işbirliğinin derinleştirilmesi konuları ele alındı.

    Cumhurbaşkanı Caparov, Kırgızistan’ın Türkiye ile işbirliğinin güçlendirilmesine özel önem verdiğini ve iki ülke arasındaki mevcut dostluk ve kardeşlik ilişkilerine büyük değer verdiğini belirtti. Caparov, ayrıca Kırgızistan Meclisi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) arasındaki ilişkilerin istikrarlı bir şekilde geliştiğini kaydetti.

    Zorlu ise uzun yıllardır Kırgızistan’ın gelişmesini yakından takip ettiğini ve iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesini memnuniyetle izlediğini ifade etti. Son yıllarda iki kardeş ülke arasındaki işbirliğinin kapsamlı stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını belirten Zorlu, bunun çeşitli alanlarda işbirliğin daha da derinleştirilmesine için yeni fırsatlar sağladığını kaydetti.

    Ticari ve ekonomik ilişkilerdeki olumlu gelişmelere de değinen Zorlu, yaklaşık 1,6 milyar dolar seviyesine ulaşan ikili ticaret hacminin iki ülke cumhurbaşkanlarının çabaları sayesinde 5 milyar dolara çıkarılabileceğine inandığını dile getirdi.

    Zorlu ayrıca, Kırgızistan’ı 2027-2028 dönemi için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesi nedeniyle tebrik etti. – BİŞKEK

  • 24 yıllık hasret bitiyor: Montella’dan Avustralya maçı öncesi heyecanlı mesajlar

    24 yıllık hasret bitiyor: Montella’dan Avustralya maçı öncesi heyecanlı mesajlar

    A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, “Uzun zamandır, 24 yıldır beklediğimiz bir maç. Çok heyecanlıyız. İyi bir oyun çıkaracağımızı inanıyoruz. Yaptığımız işten çok gurur duymak ve gururlandırmak istiyoruz” dedi.

    A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ilk maçında yarın TSİ 07.00’de Avusturalya ile karşı karşıya gelecek. Mücadele öncesinde A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, maçın oynanacağı BC Palace Stadyumu’nda basın toplantısı düzenlendi. Yarınki maç için heyecanlı olduklarını dile getiren Montella, “Uzun zamandır, 24 yıldır beklediğimiz bir maç. Çok heyecanlıyız. İyi bir oyun çıkaracağımızı inanıyoruz. Karşı karşıya kalacağımız zorlukların farkındayız. Bunun tadını çıkarmak istiyoruz. Yaptığımız işten çok gurur duymak ve gururlandırmak istiyoruz” diye konuştu.

    “HER TÜRLÜ KOŞULA HAZIRLIKLIYIZ”

    Kosova’da olduğu gibi zorlu bir maç beklediğini söyleyen tecrübeli teknik adam, “Avustralya’ya büyük saygı duyuyorum. Maçlarını izledim. Dünya Kupası’nda oynamaya çok alışkın olduklarını, dengeli bir takım olduklarını, fizikli olduklarını gördük. Biz uzun süredir bu forvetlerle oyunun içindeyiz. Hız, onlar için zorluk çıkarabilir. Ben de zorlu bir maç bekliyorum. Tıpkı Kosova’da olduğu gibi. Her türlü koşula hazırlıklıyız. Daha önce de zorlu maçlarla karşı karşıya kaldık. Çok kısasa kısas olacak. Kim yetenekliyse farkı yaratacak” ifadelerini kullandı.

    “İYİ OYUN ÇIKARACAĞIMIZA İNANIYORUZ”

    İyi bir oyun oynayacaklarına inandıklarını belirten İtalyan teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bütün futbolcuların takıma katılmasını istedim. Oynadığımız futbolun düzeyini daha da iyileştirmek gerekiyor, bu yarından itibaren başlayacak. İyi oyun çıkaracağımıza inanıyoruz. Biliyoruz ki üstesinden gelmemiz gereken pek çok zorluk var. Bizim de çok dengeli olmamız gerekiyor. Zihinsel olarak da dengeli olmamız, her türlü zorluğa karşı mental olarak da hazırlıklı olmamız gerekiyor.”

    “DOĞRU HAMLELERİ YAPMAMIZ GEREKİYOR”

    Sakatlıktan çıkan isimlerle ilgili de konuşan Vincenzo Montella, “Her maçta yapmamız gereken özel şeyler var. Ne şekilde oynayacağımıza bağlı olarak ve tabii ki karşı takımın da özelliklere dayalı olarak da hazırlanmamız gerekiyor. Bunu üzerine çalıştık. Her zaman bunu dikkate aldık. Çok sıkı çalıştık. Rakibimizin de sıkı çalıştığını biliyorum. Doğru hamleleri yapmamız gerekiyor. Bütün futbolcular bir takım zorlukları aşarak oynuyorlar. Arda, Hakan ve Kenan, 100 dakikalık maçta ne kadar çok dakika alabilirlerse, umarım yapabilirler ama 100 dakikalık maçı çıkarabileceklerini düşünmüyorum. Bununla alakalı kafamda birkaç soru işaretim var” dedi.

    “İLK MAÇ ÖNEMLİDİR”

    Dünya Kupası gibi organizasyonlarda ilk maçların çok önemli olduğuna dikkat çeken Montella, “Bence grup son derece dengeli. 4 takım da gruptan çıkaracaklarına ümit ediyorlar. İyi bir iş yapacağımıza inanıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız. İlk maç önemlidir. Çok önemli puanlar alabilirsiniz daha sonraki maçlarda ama ilk maç belirleyeceğini olacağını düşünüyorum. Takımımıza gelecekte çok iyi bir konum kazandıracağını düşünüyorum” diye konuştu.

    “SANKİ EVLAT EDİNİLMİŞ GİBİ HİSSEDİYORUM”

    Kendisini evindeymiş gibi hissettiğini söyleyen Montella, “Sorumluluk hissediyorum. Elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyor. Sanki evlat edinilmiş gibi hissediyorum. Evimdeymişim gibi hissediyorum. Tutkulu bir şekilde takımıma bağlıyım. Sosyal medyayı iyi şeyler de söyleseler takip etmiyorum. Kötü eleştiriler de alabilirim. Bu işim bir parçası, yapmak zorundayım” ifadelerini kullandı.

    “YETENEK BU MAÇ İÇİN BELİRLEYİCİ OLABİLİR”

    Avustralya’nın fizik olarak güçlü, zihinsel olarak da dayanıklı olduğunu söyleyen tecrübeli teknik adam, şöyle konuştu:

    “Yetenek bu maç için belirleyici olabilir. Avustralya çok güçlü, zihinsel olarak çok dayanıklılar. Sabırlı bir şekilde kompakt bir oyun sergileyebiliyorlar. Bizim bu tuzaklara düşmemiz gerekiyor. Çünkü rakibin beslendiği kontrataklar var. Bunları engellememiz gerekiyor. Takım oyunumuzu çok iyi oynamamız lazım.”

    “BUGÜNE KADAR NASIL GELDİYSEK BU ŞEKİLDE DEVAM ETMEMİZ GEREKİYOR”

    Futbolcularına kendi oyunlarını oynamaları ve rahat olmaları gerektiğini aktardığını belirten Vincenzo Montella, “Tutkulu bir takımımız var. Sorumlukları hissediyoruz. Milyonların bizi desteklediğini de biliyoruz. Beklentileri olduğunu da biliyoruz. Futbolcularımızla konuşurken her seferinde; kendi oyunumuzu oynamamız gerektiğini, rahat olmaları gerektiğini söyledim. Bugüne kadar nasıl geldiysek bu şekilde devam etmemiz gerekiyor” dedi.

    Türk taraftarların Vancouver’da kendilerini çok iyi karşıladığını söyleyen Montella, şu ifadeleri kullandı:

    “Evde hissettik. Birçok Türk taraftar vardı. Yanımızda oldukları için teşekkür ederim. Her zaman onları otelde görüyoruz. Vancouver çok güzel bir şehir. Çok güzel karşılaşma yaşadık. İlk kez burada bulunuyorum. Çok güzel bir saha ve stadyum. Çok iyi başlamamız açısından bütün koşullar yerinde. Aceleci olmayacağız. Sabırlı bir şekilde kendi oyunumuzu ortaya koyacağız.”

    “KENDİ FUTBOLUMUZU OYNAMAMIZ GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİK”

    Futbolculara kendi futbollarını oynamaları gerektiğini söylediğini aktaran Montella, “Ben de bu tür yorumlar okudum gazetelerde. Doğru şeyler de söylediler. 24 yıldır Dünya Kupası’nda oynamadık, onlar 6 turnuvada bulundular. Çok tecrübeliler ama hepsi de aynı şekilde tecrübeli. Tabii baskı altındayız. Bunu yönetebiliriz. Baskı altında büyük Avrupa maçları oynamış aynı zamanda Türkiye’de de çok ciddi baskı altında oynamış futbolcularımız var. Futbolcularımıza şunu söylüyorum; 24 yıldır katılamamak bizim sorumluluğumuzun dışındaydı, siz 24 yıl sonra katılma başarısı gösterdiğiniz için bununla gurur duymanız gerekiyor. Kendi futbolumuzu oynamamız gerektiğini söyledik” sözlerini sarf etti.

    2024 Avrupa Şampiyonası’nda daha rahat koşullar olduğuna dikkat çeken İtalyan teknik adam, “Almanya’da her şey çok kolaydı. Yerimiz çok iyiydi. Otelimiz, her şey bize aitti. Seyahat süreleri de en fazla 2 saat kadardı. Burada durum çok farklı. Buna adapte olmamız gerekiyor. Benim yaşımda insanların bu saatlere alışması kolay değil. Çok büyük ülkeler arasında gidip, geliyoruz. Buna adapte gerekiyor. Değiştirebileceğimiz bir durum değil” ifadelerini kullandı.

    “AVUSTRALYA ÇOK HIZLI BİR TAKIM”

    Avustralya’nın hızına vurgu yapan Montella, “Avustralya, bütün olarak çok hızlı bir takım. Çok iyi oyuncuları var. Ön tarafta çok hızlı oyunculara sahip. Oyun kurguları var. Biz çok fırsat vermeden, kendi oyunumuzu oynamamız gerektiğine inanıyorum” dedi.

    “SU ARALARI İLAVE BİR ARA GİBİ OLUYOR”

    Maçlarda verilen su araları hakkında konuşan Montella, “Bazı maçları seyrettim. En çok ABD – Paraguay maçıyla ilgileniyorum ama şu an buradayım. Su araları ilave bir ara gibi oluyor. Takımla konuşmak için fırsat. Bu araları kullanmak iyi bir fırsat olabilir” sözlerini kullandı.

    “TÜRK HALKININ BİZİMLE GURUR DUYMASINI İSTİYORUZ”

    A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

    Türk halkının bizimle gurur duymasını istiyoruz. Bizden beklentilerini yerine getirmek istiyoruz. Güçlü, cesur ve tutkulu bir şekilde oyunumuzu oynamak istiyorum. Çok destekçimiz var. Başarılı olunca taraftarlarımızı çok mutlu edeceğiz. Burada taraftar sayısı daha az olacak. Almanya’da evimizdeki gibi oynuyorduk. Çünkü orada yaşayan çok fazla insanımız vardı. Burada nasıl rakam var bilmiyorum ama eminim ki destekleyecekler. Geldiğimizden beri sürekli bizimle beraberler ve çok güzel destek veriyorlar.”

  • Zorlu: Türkiye artık aranan ve güven duyulan ülke

    Zorlu: Türkiye artık aranan ve güven duyulan ülke

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Türkiye’nin güçlü devlet ve güçlü liderlik mekanizmasıyla güven içerisinde geleceğe bakabildiğini belirterek, “Türkiye, artık aranan, beklenen ve güven duyulan bir ülke konumuna gelmiştir. Dolayısıyla bu yükseliş dönemi, Türkiye’nin sadece yakın coğrafyasında değil, tarihsel bağlamda sorumluluk yüklendiği farklı coğrafyalarda da bize yeni alanlar açmakta, yeni işbirliği imkanlarını sunmaktadır.” dedi.

    Zorlu, Kuzey Makedonya temaslarının ikinci ve son gününde, başkent Üsküp’te Kuzey Makedonya Meclis Başkanı Afrim Gashi ile bir araya geldi.

    Kuzey Makedonya-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Beycan İlyas ve Türk milletvekilleriyle de Kuzey Makedonya Meclisinde görüşme gerçekleştiren Zorlu, daha sonra Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği (MATÜSİTEB) Başkanı Tahsin İbrahim ve dernek temsilcileriyle yuvarlak masa toplantısına katıldı.

    “Bölgemizde barışın, huzurun ve refahın hakim olmasını istiyoruz”

    Zorlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, dünyadaki son gelişmelerle birlikte Türkiye’nin Altaylardan Akdeniz’e, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar uzanan büyük coğrafyada çok önemli bir tarihi sorumluluk üstlenmeye devam ettiğini söyledi.

    Türkiye’nin bu sorumluluğu barış, huzur ve refah odaklı bir anlayışla yerine getirdiğini belirten Zorlu, ikili ve çok taraflı işbirlikleriyle ittifaklarını geliştirdiğini dile getirdi.

    Zorlu, bu tarihi sorumluluğun önemli unsurlarından birinin gönül coğrafyası yaklaşımı olduğuna işaret ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda söz konusu coğrafyada Türkiye’nin etki kapasitesi ve karşılıklı kazanımlarının yeni bir döneme işaret ettiğini vurguladı.

    Kuzey Makedonya’da 2 gündür Meclis Başkanı başta olmak üzere sivil toplum kuruluşları, iş dünyası temsilcileri ve farklı çevrelerle temaslarda bulunduklarını aktaran Zorlu, Kuzey Makedonya’daki Türk toplumu ve soydaşların iki ülke arasında önemli bir kesişim noktasını oluşturduğunu belirtti.

    Zorlu, 23 Haziran’da İstanbul’da düzenlenecek Türk Dünyası Sivil Toplum Buluşması’na Kuzey Makedonya’daki sivil toplum kuruluşlarını da davet ettiklerini ve temsilcilerin etkinliğe katılmasının beklendiğini aktardı.

    Hazar’dan Kafkaslar üzerinden Türkiye’ye uzanan ekonomik ve lojistik işbirliği alanının Anadolu üzerinden Balkanlar’a ve daha batıdaki coğrafyalara açılmasını istediklerini vurgulayan Zorlu, “Başta Kuzey Makedonya olmak üzere, Balkanlar’a bir köprü kurarak daha uzak coğrafyalara ulaşabilmeyi ve böylelikle bütün bölgemizde barışın, huzurun ve refahın hakim olmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye artık aranan, beklenen ve güven duyulan bir ülke konumuna gelmiştir”

    Kuzey Makedonya temasları kapsamında Türk Aydınlar Meclisi tarafından düzenlenen “Türk Dünyasında Balkanların Yeri” konulu toplantıya da katılan Zorlu, burada bir konuşma yaptı.

    Zorlu, konuşmasına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını ileterek başladı.

    Son dönemde farklı coğrafyalarda mevcut ittifakların sarsıldığını, yeni işbirliği alanlarının ortaya çıktığını ve insanlığın yeni sınamalarla karşı karşıya bulunduğunu belirten Zorlu, kuralların ve değerlerin güçlü aktörlerin müdahalelerine göre şekillendiği bir uluslararası iklimin oluştuğunu söyledi.

    Zorlu, “Cumhurbaşkanımızın uzun zamandır dünyaya işaret ettiği ve altını çizdiği ‘dünya 5’ten büyüktür’ ifadesi işte böyle bir düzenin nasıl şekillendiğinin ve bizler için nasıl bir anlam taşıdığının net özeti olmuştur.” diye konuştu.

    Zorlu, Türkiye’nin diplomasisiyle birlikte bu koşullara, bu dayatmalara ve bu yönlendirme çabalarına bir ilkesel değerler sistemi üzerinde karşı durduğunu dile getirdi.

    Türkiye’nin güçlü devlet ve güçlü liderlik mekanizmasıyla güven içerisinde geleceğe bakabildiğini belirten Zorlu, “Türkiye artık aranan, beklenen ve güven duyulan bir ülke konumuna gelmiştir. Dolayısıyla bu yükseliş dönemi, Türkiye’nin sadece yakın coğrafyasında değil, tarihsel bağlamda sorumluluk yüklendiği farklı coğrafyalarda da bize yeni alanlar açmakta, yeni işbirliği imkanlarını sunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

    Zorlu, Kuzey Makedonya Meclisi’ndeki 5 Türk milletvekilinin ilk kez bir araya geldiğini, bunun Türk toplumunun birlik ve beraberliği açısından önemli bir başlangıç olduğunu vurguladı.

    Kuzey Makedonya’daki Türklerin siyasi temsiliyetinin nüfusa oranla daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Zorlu, Türkiye’nin bu konuda destek vermeyi sürdüreceğini ifade etti.

    Zorlu, Türkçenin Kuzey Makedonya’da farklı topluluklar arasında ortak iletişim dili olarak kullanılmasının önemine işaret ederek, Türk dilinin ve kültürünün yaşatılmasının Türkiye’nin en büyük hassasiyetlerinden biri olduğunu kaydetti.

    Zorlu’ya görüşmelerde, Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy, Türkiye-Kuzey Makedonya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyeleri Ahmet Bilal Kıymaz ve Mehmet Ali Kurt, AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkan Yardımcısı Temel Akyürek eşlik etti.

  • Türk Dünyası’nın Birlikteliği Vurgulandı

    Türk Dünyası’nın Birlikteliği Vurgulandı

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, “Bir zamanlar sadece birkaç başlıkla ilerleyen ilişkilerimiz şu an 30’dan fazla sektör ve başlığa ulaştı. Hemen hemen tüm Bakanlıklarımızın bünyesinde doğrudan ve dolaylı bir biçimde çok yoğun bir Türk dünyası faaliyeti sürdürülüyor.” dedi.

    EkoAvrasya Vakfı, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği (TÜRKSİT) ve Politik Stratejiler Araştırma Merkezi (POLSAM) işbirliğiyle, Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanmalarının 35. yıl dönümü dolayısıyla “Türk Dünyası Entegrasyonunda Yeni Ufuklar: Ortak Geleceğe Doğru Stratejik Vizyon” sempozyumu düzenlendi.

    TÜRKSOY Genel Sekreterliği’ndeki sempozyumda konuşan Zorlu, bağımsızlıklarının 35. yılını kutlayan Türk devletleri ile birliktelik hedeflerinin çok önemli bir noktaya taşındığını, Türk dünyasının her zaman bir hedefe doğru ilerlemeye devam ettiğini vurguladı.

    “Bizi birbirimize bağlayan en önemli şey dilimiz ve kadim kültürümüz”

    Türk dünyasına yönelik geçen yıl gerçekleştirilen programları anımsatan Zorlu, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) yaklaşık 30’u üst düzey buluşmalar olmak üzere 150’den fazla etkinliği gerçekleştirdiğini belirtti.

    Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Memnuniyetle görüyoruz ki, bir zamanlar sadece birkaç başlıkla ilerleyen ilişkilerimiz, şu an 30’dan fazla sektör ve başlığa ulaştı. Hemen hemen tüm Bakanlıklarımızın bünyesinde doğrudan ve dolaylı bir biçimde çok yoğun bir Türk dünyası faaliyeti sürdürülüyor. ve biz geldiğimiz noktada Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğrultusunda Türk dünyasını sadece Türk Devletleri Teşkilatı olarak da değerlendirmiyoruz, geniş bir gönül coğrafyasından bahsediyoruz. Bizi birbirimize bağlayan en önemli şey dilimiz ve kadim kültürümüz.”

    “Dijital bir ortamda tüm sivil toplum kuruluşlarımızı topluyoruz”

    Zorlu, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı olarak çalışmalarını bu yıl da yoğun bir biçimde sürdürdüklerini aktararak, şöyle konuştu:

    “İnşallah iki önemli projemizi hayata geçiriyoruz. Bir süredir üzerinde çalıştığımız Türk Dünyası Sivil Toplum Destek Sistemi (TÜDSES) projesinin yazılımını tamamladık. Dijital bir ortamda tüm sivil toplum kuruluşlarımızı topluyoruz. 23 Haziran’da İstanbul’da büyük bir tanıtım yapacağız. Türk dünyasının sivil toplum gücünün ve potansiyelinin çok önemli olduğu ama birlikteliğimizin o kadar yoğun olmadığını tespitle ortaya koyduğumuz bir projeydi. Bunu tamamladık. İnşallah o gün tuşa bastıktan itibaren, bu dijital sistemde bütün sivil toplum kuruluşlarımız birbiriyle etkileşim kurabilen, sorunlarını anlatabilen, ilgili devletlerimizdeki kurumlara sıkıntılarını, isteklerini iletebilen bir mekanizmayı öngörüyor. Bunu hayata geçirmiş olacağız.”

    Zorlu, Türk Dünyası Gençlik Kampı’nın ise 3-5 Temmuz’da Kocaeli’de gerçekleştirileceğini açıkladı.

    İktisadi işbirliğinin önemine dikkati çeken Zorlu, Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu’nun tam kapasiteye ulaştığını, Zengezur Koridoru ve Hazar Geçişli Boru Hattı ile Kalkınma Yolu Projesi’nin ve Hicaz Demiryolu Projesi’nin devam ettiğini dile getirdi.

    Bunun büyük bir umut tablosu olduğunun altını çizen Zorlu, “Türk dünyasının bağlantısallık ve karşılıklı bağımlılık ilişkisini uzun yıllara taşıyacak ekonomik, enerji odaklı ticaret ağından oluşan bir sistem hayata geçiyor şu anda. Daha önce konuşuyorduk, ‘Çin sınırından yola çıkan bir konteynerin Avrupa sırtlarına, okyanusları aşarak gidebilme potansiyeli’. Şimdi biz yeni bir hattı daha oluşturuyoruz. O da son dönemdeki savaşın da etkisiyle çok daha realize oldu. Artık Orta Doğu’ya ve Körfez’e doğru Türk dünyasının açılmasını sağlayacak yeni bir hattı da Türkiye Cumhuriyeti’nin merkezinde olduğu bir bağlantısallıkla hayata geçirebilmenin çabası içerisinde olacağız.” ifadelerini kullandı.

    Zorlu, dil ve kültür birlikteliğine de değinerek, Türk dilinin çok zengin olduğunu, ortak alfabe, terminoloji ve iletişim dili konusundaki adımların hızlı atılacağına inandığını ifade etti.

    Kürşad Zorlu, toplantılarda birbirlerinin dillerini konuşarak anlaşmayı bir kural haline getirmeleri gerektiğini kaydetti.

    Türk dünyasının, dijital mecralar başta olmak üzere yeni teknoloji unsurlarında birbirini desteklemesi gerektiğini aktaran Zorlu, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak savunma sanayindeki başarılarımız ve geldiğimiz nokta, inanıyorum ki başka sahalarda diğer Türk devletlerinin de ortak yapımları, üretimleri ve kazanımlarıyla gelecekte çok daha farklı bir noktaya taşınacaktır.” dedi.

    Sempozyumun açılışında TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, EkoAvrasya Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, POLSAM Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Doğanses ve TÜRKSİT Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kurnaz da birer konuşma gerçekleştirdi.

    Konuşmaların ardından sempozyum oturumlarla devam etti.

  • Zorlu: Diyarbakır Türk dünyasının parçası

    Zorlu: Diyarbakır Türk dünyasının parçası

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, “Benim için bu geniş gönül coğrafyasının içerisinde Diyarbakır ayrılmaz bir parçadır, Türk dünyasının bir parçasıdır.” dedi.

    Zorlu, şair, yazar ve düşünce insanı Ziya Gökalp’i doğumunun 150. yılında anmak amacıyla Dicle Üniversitesi (DÜ) 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi Ziya Gökalp Salonu’nda düzenlenen “Uluslararası Ziya Gökalp Kongresi”nde yaptığı konuşmada, Gökalp’i okuma, anlama ve kavramanın birlikte yaşam düşüncesinin temelini de anlamak olduğunu söyledi.

    Gökalp’e göre, ortak hedef, ortak vicdan ve ortak ülkülerin milleti bir araya getiren en önemli payda olduğunu ifade eden Zorlu, Gökalp’in, Türk milletinin nasıl daha güçlü biçimde birlik ve beraberlik içerisinde yaşayabileceğinin arayışında ve çabasında olduğunu dile getirdi.

    Zorlu, şu ifadeleri kullandı:

    “Diyarbakır, tarihte medeniyetlerin buluştuğu, farklılıkların zenginlik sayıldığı ve birlikte yaşam iradesinin aslında somutlaştığı çok önemli bir vilayetimizdir. Bir coğrafyanın, bir kültürün taşıyıcısıdır. Ziya Gökalp’in yaklaşık 100 yıl önce ortaya koyduğu o çabalar ve düşünce sisteminin nasıl somut bir gelişme ile taçlanabilmesi yolunda önemli adımları atmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve Cumhur İttifakı olarak ‘Terörsüz Türkiye Projesi’ ile birlikte 86 milyon yurttaşımızın huzur, barış ve güvenliği için nasıl Türkiye’mizi daha güçlü bir geleceğe taşıyabilirizin çabası içerisindeyiz.”

    Gökalp’in kökü mazide, ufku ve düşünce sistemi atide olan bir anlayışı kendilerine miras bıraktığını anlatan Zorlu, şöyle devam etti:

    “Teknolojide, ilimde hemen her çağda gelişerek, yeniliği arayarak ve gerektiğinde bu transferleri de yapmak suretiyle ama kökünü, temelini ve tarihini unutmadan ilerleyebilme düşüncesinin de temel yapı taşlarını ortaya koymuştur. Bakın bunun en önemli örneklerinden biri, bugün icra ettiğimiz ve hayata geçirdiğimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde savunma sanayisi hamlemizdir. Onun önemli ayaklarından birisi Kızılelma’dır. Bu düşünce sistemini ete kemiğe büründürmeye çalışırken aynı zamanda teknolojik bakımdan da bizleri ileriye taşıyabilecek adımları da atmayı sürdürüyoruz. Savunma sanayisi projesi bunun en önemli örneklerinden bir tanesidir.”

    Diyarbakır’ın sahip olduğu tarihi, kültürel ve fikri birikimle Türk dünyası için önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Zorlu, şunları kaydetti:

    “Benim için bu geniş gönül coğrafyasının içerisinde Diyarbakır ayrılmaz bir parçadır, Türk dünyasının bir parçasıdır. Bunun böyle kabul edilmesini istiyoruz. Çünkü bu kültürel zemin, bahsettiğim bu ortaklık ülküsü elbette burayı bir bütünün bir parçası haline getirmiştir. Şimdi bunu somutlaştırma zamanı da yaklaşıyor. İnşallah önümüzdeki aylarda bu ülkelerimizden, devletlerimizden, daha ötesi gönül coğrafyamızdan, Diyarbakır ile başta ticaret olmak üzere bu ilişkileri geliştirecek projeleri, işbirliklerini, faaliyetleri hep birlikte yapma konusunda mutabık kaldık. Önümüzdeki dönemde bunu da diğer kuruluşlarımızla, ilgili bakanlarımızla paylaşarak inşallah hep birlikte hayata geçireceğiz. İnanıyorum ki bu dönemde yeniden yükselen Hazar’ın suları bize Türk dünyası için yeni bir alan açarken, Dicle’nin sularının da yükselme zamanı geldi. Sadece birlikte yaşam irademizi taçlandırmayacağız. Aynı zamanda bu büyük vizyon çerçevesinde bu bölgemizi de bu coğrafyayı da gönül coğrafyamıza her anlamda bütünleştirerek inşallah geleceğe taşıyacağız. Böyle bakıyoruz meseleye ve Türk dünyasını da böyle algılıyoruz.”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türk dünyasında çok önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini anlatan Zorlu, Türkiye’nin güçlü olmasını ve milli birliğin taçlanmasını istediklerini söyledi.

    Nevruz gününü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayesinde geçen yıldan itibaren kutlamaya başladıklarını dile getiren Zorlu, ilerleyen aylarda bunu daha somut neticelere taşıyıp o günü bir bayram haline getireceklerini belirtti.

    Bölgede çok önemli gelişmeler yaşandığını anlatan Zorlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Dünya adeta bir kuralsızlığa ve kuralların ortadan kaldırıldığı bir korku dönemine doğru sürüklenmek isteniyor. Böyle bir dönemde Türkiye, ilkesel, insani ve barışçıl diplomasisiyle dünyaya örnek oluyor. Pek çok coğrafyada arabuluculuk sistemi hayata geçirilmek istendiğinde Türkiye ve Cumhurbaşkanımız öne çıkıyor, aranan bir konumda bugün. Bizler bunun kıymetini bilerek, daha iyisini arayarak, hep birlikte çalışarak ülkemizi bu korku imparatorluğu oluşturmak isteyen bu dönemden, bu ateş çemberinden koruyacağız ve inşallah hep birlikte güçlü, büyük ve milli birliğini tahkim etmiş bir Türkiye’yi ileriye doğru taşıyacağız.”

    Temasları kapsamında Valiliği ziyaret ederek Vali Murat Zorluoğlu ile görüşen Zorlu, daha sonra AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’nı ziyaret etti, İl Başkanı Ömer İler ve partililerle bir araya geldi.