Tag: Yasa

  • Çerçeve Yasa ‘af’ değil ‘erteleme’

    Çerçeve Yasa ‘af’ değil ‘erteleme’

    TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi ve Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, Terörsüz Türkiye sürecinde kabul edilen ‘Çerçeve Yasa’ ile ilgili özellikle sosyal medyada dolaşan ve paylaşılan ‘PKK’lılara af çıktı’ şeklinde paylaşımların yalan ve dezenformasyon olduğunu söyledi. Yurdunuseven, “Bu bir af kanunu değil, erteleme kanunudur. Paylaşımların tamamı yalan ve dezenformasyondan ibaret. Neden peki böyle yapıyorlar? Bugüne kadar terörden beslenen bir kesim vardı, ya da bu boşluğu doldurup kendilerine bir siyasi gelecek elde etmek isteyenler bu kısımda bulunuyorlardı” dedi.

    Büyük Taarruz ve Zafer Haftası etkinliklerine katılan Yurdunuseven, kutlama törenleri sonrası Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu. Süreçle birlikte ortaya çıkan Çerçeve Yasa’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yurdunuseven, bu yasanın her şeyden önce af yasası olmadığını hatırlattı. Yurdunuseven, “Bu bir af kanunu değil, erteleme kanunudur, af kanunu her kesimi ve her suçu kapsar. Bu sadece savcılık ve mahkeme aşamasında olanlar ile bu suçlardan hükümlü olanlar yararlanacak. Bu kanunda kesinlikle adam öldürenler, azmettirenler ya da bu suçları organize edenler kesinlikle bu suçtan yararlanamayacak. Yani PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan bundan kesinlikle yararlanamayacak. Peki kimler yararlanacak? Adam öldürme hariç 1 Haziran 2005 tarihinden sonra yardım, yataklı, örgüt propagandası ya da sempatizanlık gibi suçlardan yargılananlar yararlanacak. Bu suçlardan 15 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyorlarsa 5 yıl, 15 yıl üstü ile yargılanıyorlarsa 10 yıl müddetle terör ile ilgili bir olaya karışmayacaklar. Eğer bu süreç içerisinde terör suçuna karışırlarsa hem eski hem de yeni suçlarından yargılanacak. Hükümlüler de ise 15 yıla kadar hapis cezası alanlar 5 yıl, 15 yıl ve üstü ceza alanların ise 10 yıl hükümleri ertelenecek. Yine bu şahıslarında 5 ve 10 yıllık dönem içerisinde terör ile ilgili hiçbir suça karışmaları gerekecek. Bu tür suçlara karıştıklarında ise tekrar infazları devam edecek” dedi.

    “50 yılda harcanan para ile Türkiye bir uçtan bir uca 3 defa imar edilirdi”

    Terörle mücadeleye 50 yılda harcanan para ile Türkiye’nin bir uçtan bir uca 3 defa imar edileceğini kaydeden ve yasa ile birlikte bu ekonomik kaybında önüne geçileceğini ifade eden Yurdunuseven açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Sosyal medyadaki PKK’lılara af çıktı’ şeklindeki haberlerin ya da paylaşımların tamamı yalan ve dezenformasyondan ibaret. Neden peki böyle yapıyorlar? Çünkü bugüne kadar terörden beslenen bir kesim vardı, terör üzerinden kendilerine menfaat ve çıkar elde etmeye çalışanlar vardı. ya da bu boşluğu doldurup kendilerine bir siyasi gelecek elde etmek isteyenler bu kısımda bulunuyorlardı. Onlara özellikle söylüyoruz ve vatandaşlarımızı da bu konuda ikaz ediyoruz ‘Lütfen bunlara aldanmayın.’ Biz 40-50 yıldır PKK, FETÖ, DHKPC gibi her türlü terör belasıyla uğraşıyoruz. Bizim bu 50 yıllık süreç de harcadığımız ekonomik bedel ise yaklaşık 2,3 trilyon dolar. Rakamın kafalarda kesinleşmesi için bir örnek verecek olursak bu şu demek; Türkiye’yi bir baştan sonuna kadar 3 defa yenden ayağı kaldırıp, yeniden imar edecek bir rakam”

    “Biz yeni evlerden şehit cenazeleri çıksın istemiyoruz”

    Süreçle ilgili şehit yakınları ve gazilerin metanetli davranmalarına da değinen Yurdunuseven, ayrıca onlara teşekkür ederek, “Bizim bu konudaki niyetimiz hayır ve akıbette hayır olacak buna inanıyoruz. Bu nedenle kanunun şimdiden vatandaşlarımızı hayırlı olmasını diliyorum. Bu kanunla ilgili lütfen aksi söyleyenlere inanmasınlar. Bizim düsturumuz şu; yeni anaların ciğerleri yanmasın ve yeni analar ağıt yakmasınlar. Biz yeni evlerden şehit cenazeleri çıksın istemiyoruz. Ben ayrıca şahit aileleri ve gazilerimize de metanetler davrandıkları ve bu metanetlerini devam ettirdikleri için çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Terörsüz Türkiye’de önemli hafta. Takip ve Tespit Kurulu’nun ilk toplantısı başladı

    Terörsüz Türkiye’de önemli hafta. Takip ve Tespit Kurulu’nun ilk toplantısı başladı

    Terörsüz Türkiye sürecinin takibi, koordinasyonu ve uygulaması için Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu toplandı.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki ilk toplantı bugün gerçekleşiyor.

    Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma bakanlarıyla Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri yer alıyor.

    İlk toplantıda alt kurullar ele alınacak.

    Oluşacak ilk alt kurulun, silah teslimi ve sahadaki doğrulama mekanizması üzerine olması planlanıyor.

    Kurulun; silahların nerede, hangi takvimle ve hangi yöntemle teslim edileceğini takip etmesi öngörülüyor.

    Adli işlemler için de bir kurul olacak. Adalet Bakanlığı yetkilileri ile uygulamada görev alacak hâkim ve savcıların katkı vereceği bu yapının, teslim olan örgüt mensuplarının dosyalarını hukuki statülerine göre sınıflandırması hedefleniyor.

    Ancak infazın ertelenmesine alt kurul değil, infaz hakimi karar verecek.

    Silahlarını bırakarak Türkiye’ye dönecek örgüt mensuplarının sosyal uyum ve rehabilitasyon süreci için de bir kurul oluşturulacak.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığından psikolog, psikiyatrist, hekim ve sosyal hizmet uzmanlarının bu kurulda görevlendirilmesi planlanıyor.

    Bir başka çalışma grubu da yasadan faydalanmak isteyenlerin başvuru ve kayıtları için oluşturulacak.

    Milli Dayanışma yasasında atılacak adımlar, terör örgütünün silah bıraktığının teyidine ilişkin Milli Güvenlik Kurulu kararının yayınlanması şartına bağlanıyor. Yasada 6 ay içinde başvuru yapacak örgüt üyelerine ceza ve infaz erteleme yer alıyor.

    Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda 467 evet oyuyla kabul edilmişti.

    Yasa, PKK/KCK ve bununla bağlantılı oluşumların faaliyetleri kapsamında veya lehine işlenen suçlara yönelik geçici düzenlemeler içeriyor. Kabul edilen teklife göre soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş cezaların infazı, suçun niteliğine ve ceza miktarına göre beş veya 10 yıl ertelenebilecek.

    Teklifin ilk maddesine göre bütün işlemlerin başlayabilmesi için PKK/KCK’nin ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor.

    Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanması şartı aranacak.

    MGK kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından çerçeve yasa resmen yürürlüğe girecek ve 6 aylık başvuru süresi başlayacak.

    Düzenleme PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propagandası ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.

    15 yıldan fazla ceza gerektiren suçlarda 10 yıl, 15 yıl veya altında ceza gerektiren suçlarda ise 5 yıl ceza ertelemesi olacak. Erteleme süresinde soruşturmalar duracak, davalar askıya alınacak, cezaevindekiler tahliye olacak. Bu sürede “terör suçu” işlenirse erteleme kararı kaldırılacak.

    Düzenlemeden faydalanacaklar için 2-3 yıl siyaset yasağı uygulanacak.

    Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında olacak. Yani terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan bu hükümlerden faydalanamayacak.

    “Kasten adam öldürme” suçunu işleyenler de kapsam dışı kalacak.

    Kanun kapsamında faaliyet gösteren kamu görevlilerinin cezai sorumluluğu olmayacak. Sürecin beklendiği gibi ilerlemesi ve terör tehdidinin ortadan kalkması halinde yeni bir aşamaya geçilecek.

    Süreci yürüten kurul çalışmalarına devam ederek gözlem raporları oluşturacak.

    Ceza İnfaz Yasası, Terörle Mücadele Yasası ve Türk Ceza Yasası ile Siyasi Partiler Yasası başta olmak üzere yeni adımlar gündeme gelecek.

  • Terörsüz Türkiye’de kritik gün! Yol haritası bugün masaya yatırılıyor

    Terörsüz Türkiye’de kritik gün! Yol haritası bugün masaya yatırılıyor

    Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu kapsamında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu, “Terörsüz Türkiye” sürecinin yol haritasını belirlemek üzere bugün ilk kez bir araya geliyor.

    İLK TOPLANTI VE KURULUN YAPISI

    Sürecin koordinasyonunu ve uygulama adımlarını yönetecek olan Kurul, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında toplanıyor. Kritik toplantının katılımcıları arasında Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri de yer alıyor. Masadaki en önemli gündem maddesi ise sürecin farklı ayaklarını yönetecek olan alt kurulların oluşturulması.

    OLUŞTURULACAK ALT KURULLAR

    Toplantıda, sürecin pratik adımlarını sahada uygulayacak dört ana çalışma grubunun kurulması planlanıyor:

    • Silah Teslimi ve Doğrulama Kurulu: Silahların hangi takvimle, nerede ve hangi yöntemlerle teslim edileceğini denetleyecek.
    • Adli İşlemler İhtisas Grubu: Adalet Bakanlığı yetkilileri, hâkim ve savcılardan oluşacak bu yapı, teslim olan örgüt mensuplarının dosyalarını hukuki statülerine göre sınıflandıracak.
    • Sosyal Uyum ve Rehabilitasyon Kurulu: Aile ile Sağlık bakanlıklarından psikolog, psikiyatrist ve sosyal hizmet uzmanlarının katılımıyla, silah bırakanların topluma entegrasyonu sağlanacak.
    • Başvuru ve Kayıt Grubu: Yasadan faydalanmak isteyenlerin resmi kayıt ve takip işlemlerini yürütecek.

    YASANIN KAPSAMI VE ŞARTLARI

    TBMM’de 467 evet oyuyla kabul edilen çatı yasanın resmen yürürlüğe girebilmesi için PKK/KCK’nın silah bıraktığının ve fiili varlığına son verdiğinin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla tespit edilip Resmi Gazete’de yayımlanması şartı aranıyor. Bu ilanın ardından başlayacak 6 aylık süreçte şu hukuki adımlar atılacak:

    • 15 yıldan fazla ceza gerektiren suçlarda 10 yıl, 15 yıl veya altında ceza gerektiren suçlarda ise 5 yıl ceza ertelemesi uygulanacak.
    • Erteleme süresince davalar askıya alınacak ve cezaevindekiler tahliye edilecek. Ancak bu sürede yeni bir “terör suçu” işlenirse erteleme iptal edilecek.
    • Düzenlemeden faydalanan kişilere 2 ila 3 yıl arasında siyaset yasağı getirilecek.

    KİMLER KAPSAM DIŞI KALACAK?

    Düzenleme; örgüt kurma, yönetme, üye olma ve propaganda gibi suçları kapsasa da kesin kırmızı çizgiler içeriyor. Örgüt faaliyeti kapsamında “kasten adam öldürme” suçuna karışanlar yasa kapsamı dışında tutuluyor. Ayrıca, 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlar da yasa dışı bırakıldı. Bu madde uyarınca, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın bu yasa hükümlerinden faydalanmasının önü tamamen kapatılmış oldu.

  • Terörsüz Türkiye’de önemli hafta. Takip ve Tespit Kurulu toplanıyor

    Terörsüz Türkiye’de önemli hafta. Takip ve Tespit Kurulu toplanıyor

    Terörsüz Türkiye sürecinin takibi, koordinasyonu ve uygulaması için Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu toplanıyor.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki ilk toplantı yarın yapılacak.

    Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma bakanlarıyla Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri yer alıyor. ilk toplantıda alt kurullar ele alınacak.

    Oluşacak ilk alt kurulun, silah teslimi ve sahadaki doğrulama mekanizması üzerine olması planlanıyor.

    Kurulun; silahların nerede, hangi takvimle ve hangi yöntemle teslim edileceğini takip etmesi öngörülüyor.

    Adli işlemler için de bir kurul olacak. Adalet Bakanlığı yetkilileri ile uygulamada görev alacak hâkim ve savcıların katkı vereceği bu yapının, teslim olan örgüt mensuplarının dosyalarını hukuki statülerine göre sınıflandırması hedefleniyor.

    Ancak infazın ertelenmesine alt kurul değil, infaz hâkimi karar verecek.

    Silahlarını bırakarak Türkiye’ye dönecek örgüt mensuplarının sosyal uyum ve rehabilitasyon süreci için de bir kurul oluşturulacak.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığından psikolog, psikiyatrist, hekim ve sosyal hizmet uzmanlarının bu kurulda görevlendirilmesi planlanıyor.

    Bir başka çalışma grubu da yasadan faydalanmak isteyenlerin başvuru ve kayıtları için oluşturulacak.

    Milli Dayanışma yasasında atılacak adımlar, terör örgütünün silah bıraktığının teyidine ilişkin Milli Güvenlik Kurulu kararının yayınlanması şartına bağlanıyor. Yasada 6 ay içinde başvuru yapacak örgüt üyelerine ceza ve infaz erteleme yer alıyor.

    Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda 467 evet oyuyla kabul edilmişti.

    Yasa, PKK/KCK ve bununla bağlantılı oluşumların faaliyetleri kapsamında veya lehine işlenen suçlara yönelik geçici düzenlemeler içeriyor. Kabul edilen teklife göre soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş cezaların infazı, suçun niteliğine ve ceza miktarına göre beş veya 10 yıl ertelenebilecek.

    Teklifin ilk maddesine göre bütün işlemlerin başlayabilmesi için PKK/KCK’nin ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor.

    Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanması şartı aranacak.

    MGK kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından çerçeve yasa resmen yürürlüğe girecek ve 6 aylık başvuru süresi başlayacak.

    Düzenleme PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propagandası ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.

    15 yıldan fazla ceza gerektiren suçlarda 10 yıl, 15 yıl veya altında ceza gerektiren suçlarda ise 5 yıl ceza ertelemesi olacak. Erteleme süresinde soruşturmalar duracak, davalar askıya alınacak, cezaevindekiler tahliye olacak. Bu sürede “terör suçu” işlenirse erteleme kararı kaldırılacak.

    Düzenlemeden faydalanacaklar için 2-3 yıl siyaset yasağı uygulanacak.

    Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında olacak. Yani terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan bu hükümlerden faydalanamayacak.

    “Kasten adam öldürme” suçunu işleyenler de kapsam dışı kalacak.

    Kanun kapsamında faaliyet gösteren kamu görevlilerinin cezai sorumluluğu olmayacak. Sürecin beklendiği gibi ilerlemesi ve terör tehdidinin ortadan kalkması halinde yeni bir aşamaya geçilecek.

    Süreci yürüten kurul çalışmalarına devam ederek gözlem raporları oluşturacak.

    Ceza İnfaz Yasası, Terörle Mücadele Yasası ve Türk Ceza Yasası ile Siyasi Partiler Yasası başta olmak üzere yeni adımlar gündeme gelecek.

  • Trump’ı ikna etti. Bir milyarder “evsizler” planını nasıl şekillendirdi?

    Trump’ı ikna etti. Bir milyarder “evsizler” planını nasıl şekillendirdi?

    Son yıllarda çokça tartışmaya konu olan ve ürettiği gözetim teknolojileriyle bilinen yazılım şirketi Palantir’in kurucu ortaklarından Joe Lonsdale, kurduğu düşünce kuruluşu Cicero Enstitüsü aracılığıyla ABD genelindeki sosyal politikalar üzerinde dikkati çeken bir etki alanı oluşturdu.

    Lonsdale, 2019 yılında kurduğu enstitünün piyasa temelli politika önerilerini, Kaliforniya’daki liberal yönetimlerin ilgisizliği nedeniyle 2020’de taşındığı Teksas’ta geliştirdi.

    Kuruluş, kentlerde sokakta uyumanın suç sayılmasını, evsizlerin geçici barınaklara veya zorunlu tedavi merkezlerine yönlendirilmesini, bunu reddedenlerin ise hapisle cezalandırılmasını savunan bir yaklaşım benimsedi.

    Söz konusu model, 15 yılı aşkın süredir uygulanan ve önceliği kalıcı konut sağlamaya veren federal politikalara ters düşmesine rağmen son beş yılda geniş destek buldu.

    Washington Post gazetesinin aktardığı verilere göre Cicero Enstitüsünün taslakları 15 eyalette kabul edilirken 11 eyalette sokakta uyumak suç kapsamına alındı.

    ABD Yüksek Mahkemesinin 2024 tarihli “Grant’s Pass” kararı da kamp yasaklarının anayasaya aykırı olmadığına hükmederek bu sürece yasal zemin sağladı.

    Cicero Enstitüsünün hazırladığı öneriler Donald Trump yönetiminin resmi politikası haline geldi.

    Beyaz Saray yetkilileriyle düzenli temas halinde olan enstitü; evsizliğin bir kamu güvenliği krizi olarak ele alınması, kamp yasaklarının yaygınlaştırılması, zorunlu tedavi kurallarının getirilmesi ve kalıcı konut fonlarının sınırlandırılması süreçlerinde rol oynadı.

    Enstitünün etki alanı yalnızca evsizlikle sınırlı kalmadı. Kuruluş, 2021’den bu yana 29 eyalette kamu güvenliği, yapay zeka, sağlık ve eğitim alanlarında 214 yasa tasarısının onaylanmasına katkı sağladı.

    Teksas’ta üniversitelerdeki çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık ofislerini yasaklayan düzenleme ile Idaho’daki bürokrasi azaltma yasası da bu girişimler arasında yer aldı.

    Girişimcinin bağlantı ağı, aralarında ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Elon Musk’ın da bulunduğu çok sayıda üst düzey isimle temaslarını içeriyor.

    Lonsdale, Musk’ın seçim kampanyasını destekleyen America PAC için fon toplanmasında ve Amerikan Hükümet Verimliliği Bakanlığına personel yönlendirilmesinde de ilişkilerini devreye soktu.

    Politikaların ceza odaklı olduğunu belirten insan hakları savunucuları ve sağlık uzmanları ise uygulamalara sert tepki gösteriyor.

    Ulusal Evsizlik Hukuku Merkezi temsilcisi Jesse Rabinowitz, Washington Post’a yaptığı açıklamada, düzenlemelerin zor durumdaki insanları hedef aldığını belirterek yönetime karşı dava açtıklarını bildirdi.

    Kaliforniya Üniversitesinden Dr. Margot Kushel de bilimsel verilerin, zorunlu tedavi ve hapis yöntemlerinin temel barınma sorununu çözmediğini ortaya koyduğunu ifade etti.

    Eleştirilere yanıt veren Lonsdale, doğrudan evsizliğin suç sayılmasına karşı olduğunu, hapsin yalnızca yasaları çiğneyenler için son çare olarak görülmesi gerektiğini savunarak mevcut sistemdeki kurumsal tıkanıklıkları aşmayı amaçladığını belirtti.

  • DEM Parti Erdoğan Görüşmesi Öncesi: Süreç Hızlı İlerlemeli

    DEM Parti Erdoğan Görüşmesi Öncesi: Süreç Hızlı İlerlemeli

    TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeleri öncesinde açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

    Buldan, TBMM’den ayrılmadan önce yaptığı açıklamada, görüşmenin önemine işaret etti.

    TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ilgili konuları görüşeceklerini ve birkaç başlığı gündeme getireceklerini anlatan Buldan, görüşmenin ardından yapacakları yazılı açıklamayla bu başlıkları duyuracaklarını aktardı.

    Buldan, görüşmede, bugün yaşananları, beklentileri, olması gerekenleri dile getireceklerini belirterek, “Şimdi başka bir aşamaya geçildi. Dolayısıyla Yasa’nın Meclis’te oylanmasından sonra bu görüşmenin kıymetli bir görüşme olduğunu ifade etmek istiyoruz, böyle düşünüyoruz. Daha sonra bir yazılı açıklama yapacağız ama süreç hızlı bir şekilde ilerlemeli. Tabii ki bunları da konuşacağız. Hiç zamana yaymadan, sürecin enfekte edilmesini elbette ki istemeyiz. Böyle bir şeye izin verilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de hızlı bir şekilde yol alınması gerekiyor. Bu konudaki beklentilerimizi ifade edeceğiz. Umarız en kısa zamanda sonuca ulaşırız. Böyle bir beklenti içerisindeyiz.” ifadesini kullandı.

    DEM Parti’li Sancar ise bundan sonra yapılması öngörülen yasal düzenlemelere ilişkin bir soru üzerine, “Barış, uzun, ince ve zorlu bir yoldur. Bu yolu sağlam yürümek için hukuka ihtiyacımız vardır. Barış hukuku, bu yolu sağlıklı ve güçlü yürümenin de zeminini oluşturur.” diye konuştu.

    Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’u, “barış hukukunun ilk temel taşı” olarak nitelendiren Sancar, “Elbette barış hukukunun başka unsurlara da ihtiyacı vardır. Bir de bu ilk önemli adımın uygulanması gerekiyor. Bunları elbette değerlendireceğiz. Kanun’un nasıl uygulanacağı konusunda da görüş alışverişinde bulunacağız. Fikirlerimiz, önerilerimiz var. Onları da ileteceğiz. Barış hukukunun diğer unsurlarını nasıl bir yol haritasıyla oluşturmak gerektiğine dair fikirler de paylaşılacaktır.” diye konuştu.

    Yasa kabul edildikten sonra İmralı’ya bir ziyaret gerçekleştirmediklerini söyleyen Sancar, “Onu da planlayacağız. İmralı ziyaretimiz de planlanacak.” diye konuştu.

    Buldan da en kısa zamanda İmralı’ya gitmeyi planladıklarını belirtti.

    “İzleme kuruluna da ihtiyaç var”

    Kanun’un uygulanması sürecinin kısalması için yapılacakların sorulması üzerine Sancar, Kanun’da belirlenen kurulların hızla devreye girmesi gerektiğini söyledi. Sancar, bu sürecin en kısa sürede tamamlanmasını istediklerini, bu isteklerini de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ileteceklerini anlattı.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve diğer siyasi parti liderleriyle henüz görüşme planlamadıklarını söyleyen Buldan, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Sayın Cumhurbaşkanı’ndan sonra bizim hızlı bir şekilde aslında Öcalan’la da bir görüşme gerçekleştirmemiz gerekiyor. Belki daha sonrasında Meclis Başkanımız Numan Bey’le… İzleme kuruluna da ihtiyaç var bu dönemde. Meclis’te kurulacak olan bir izleme kurulu. Bununla ilgili bir görüşme gerçekleştirebiliriz. Ama siyasi partilerle de elbette ki rutin olarak görüşmelerimiz devam eder. Fakat şu an planlanmış bir şey yok. Yasal çerçeveye bağlı olarak Milli Güvenlik Kurulu raporu beklenmeden Anayasa ve AİHM kararlarının bir an önce uygulanması konusundaki düşüncelerimiz de önemli. Bu konuda büyük bir beklenti var toplumda. Bunların hayata geçmesini elbette söyleyeceğiz. İdari ve hukuki düzenlemelere ihtiyaç var.”

    Buldan, bir soru üzerine, TBMM’de oluşturulması beklenen “izleme kurulunun”, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından Meclis’in tatilde olduğu dönemde de oluşturulabileceğini söyledi.

  • DEM Parti’den çerçeve yasaya destek: Demokratikleşme yolunda adım

    DEM Parti’den çerçeve yasaya destek: Demokratikleşme yolunda adım

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, çerçeve yasa hakkında, “Türkiye’nin demokratikleşmesine yönelik çok ciddi bir yol açıldı. O yüzden bu yolda yürümeyi teklif ediyoruz” dedi.

    DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Doğan, Meclis’ten 467 oyla geçen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yasanın Türkiye’de toplumsal barış, demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü açısından önemli bir hukuki adım olduğunu belirten Doğan, düzenlemenin nihai bir sonuç olmadığını, bundan sonraki süreçte yeni siyasi ve hukuki adımların atılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca Doğan, partinin 5. Olağan Büyük Kongresi’nin tarihini öne aldıklarını ve bu tarihin 6 Eylül olduğunu sözlerine ekledi.

    “Bizim için önemli bir yasa”

    Yasanın DEM Parti için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Doğan, “Yasa meclisin gündemine geldi ve 467 evet oyuyla çıkan bir yasadan bahsediyoruz. Çerçeve yasa, ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ ismiyle geldi. Bu oyların her biri farklı nedenlerle, farklı siyasi partiler tarafından verildi. Ancak ortak bir amaç için verildi. Varsayımıyla hareket ediyoruz ve bundan sonra da öyle devam edeceğiz. Bizim için önemli bir yasa. Biliyorsunuz ilk kez böyle bir yasa teklifini imzalıyoruz. Bu düzenleme bütün sorunları çözen nihai bir sonuç olmasa da yeni siyasi ve hukuki imkanlar oluşturuyor. Kapsamlı bir çözümün ilk adımı olarak partimiz açısından tarihi önem taşıyor” diye konuştu.

    “Türkiye’nin demokratikleşmesine yönelik çok ciddi bir yol açıldı”

    Söz konusu yasanın Türkiye’de birleştirici bir unsur olduğunu ifade eden Doğan, “Kürt sorunu ve Türkiye’nin demokratikleşmesine yönelik çok ciddi bir yol açıldı. O yüzden bu yolda yürümeyi teklif ediyoruz. Birlikte yürümeyi ve birlikte mücadele etmeyi teklif ediyoruz. Bu yüzden evet dedik ve bu yüzden de bu yönlü uygulamaları böyle karşılamak gerektiğine inanıyoruz. Türkiye ilk defa somut şekilde hukuki bir mekanizmanın da işlediği bir yasa sürecine girdi. Daha net ifade etmemiz gerekirse 100 yıllık bir meselede ilk kez hukuki bir adım var. Bunun değerini biliyoruz” şeklinde konuştu.

    Demirtaş’ın tahliyesi de ele alındı

    Bir gazetecinin, ‘Çerçeve yasanın takvimi nasıl işleyecek? ve ‘Selahattin Demirtaş yasa neticesinde tahliye edilecek mi?’ sorusuna ise Doğan, “Takvime ilişkin bazı kurulların kurulması gerekiyor. Yol haritası ve netleşmiş bir takvim henüz yok. Bugün partimiz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşecek ve son gelişmeler değerlendirilecek. Demirtaş’ın tahliyesiyle ilgili soru sordunuz. Bu iddialar yerine gerçekler üzerine konuşabilmek için yasanın uygulama aşamasına ilişkin takvimi görmek gerekiyor. Kurulların oluşması ve takvimin kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor” dedi.

  • Terörsüz Türkiye sonrası kritik adım! DEM Parti ve Yeni Parti’nin istediği oluyor

    Terörsüz Türkiye sonrası kritik adım! DEM Parti ve Yeni Parti’nin istediği oluyor

    Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki çerçevesini çizen yasanın TBMM Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilmesinin ardından siyasetin gözü, yeni yasama yılında atılacak demokratikleşme ve hukuk adımlarına çevrildi. Masadaki en sıcak başlıklar arasında kayyım uygulamasının revize edilmesi, ifade özgürlüğünün genişletilmesi ve seçim mevzuatının yenilenmesi yer alıyor.

    BELEDİYELERDE ‘KAYYIM’ YERİNE ‘MECLİS’ MODELİ

    Yeni dönemin en çok tartışılacak konularının başında yerel yönetimlerdeki kayyım uygulamaları geliyor. DEM Parti ve Yeni Parti uygulamanın tamamen kaldırılmasını talep ederken, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda dikkat çeken bir ara formül önerildi.

    Türkiye gazetesindeki habere göre; görevden uzaklaştırılan belediye başkanının yerine doğrudan merkezî idare tarafından kayyım atanmayacak. Bunun yerine, yeni başkanın belediye meclisinin kendi içerisinden seçilmesi öngörülüyor. Çerçeve yasa şu an için kayyım uygulamasını doğrudan kaldırmasa da, bu meselenin önümüzdeki yerel yönetim düzenlemeleri kapsamında çözüme kavuşturulması bekleniyor. Ayrıca daha önce görevden alınan seçilmiş başkanların durumunun da yeniden ele alınması gündemde.

    CEZA MEVZUATINDA ‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ’ AYARI

    Demokratikleşme sürecinin yargı ayağında Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Terörle Mücadele Kanunu’nda (TMK) kritik değişiklikler planlanıyor. Komisyon raporu doğrultusunda, mevzuatın ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde yeniden dizayn edilmesi bekleniyor. Özellikle şiddet içermeyen eylemlerin terör suçu kapsamından çıkarılması ve ifade özgürlüğü sınırlarının daha net, açık bir şekilde çizilmesi yeni dönemin ana tartışma konularından olacak.

    AİHM VE AYM KARARLARI İÇİN ETKİN UYGULAMA

    Yeni yasama yılında adalet sistemine yönelik atılacak adımlardan bir diğeri de yüksek mahkeme kararlarıyla ilgili olacak. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının iç hukukta daha etkin ve hızlı bir biçimde uygulanabilmesi için gerekli yasal zemin, demokratikleşme paketinin önemli başlıkları arasında yer alacak.

    SEÇİM KANUNU VE SİYASİ PARTİLER MEVZUATI MASADA

    Sürecin sadece yerel yönetimler ve yargı ile sınırlı kalmayacağı, siyasi katılım mekanizmalarını da kapsayacağı belirtiliyor. Bu bağlamda, siyasi partilerin faaliyet alanlarını genişletmek ve demokratik katılımı güçlendirmek amacıyla Siyasi Partiler Kanunu ile seçim mevzuatının yeniden ele alınması, önümüzdeki yasama yılının en yoğun mesai harcanacak gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor.

  • Süreç yasası Meclis’ten geçti. Ömer Çelik: 467 kabul kararı dünyaya net bir mesaj

    Süreç yasası Meclis’ten geçti. Ömer Çelik: 467 kabul kararı dünyaya net bir mesaj

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Genel Merkez binasında basın toplantısı düzenlendi.

    Buradaki konuşmasında terörsüz Türkiye sürecine yönelik mesajlar veren AK Parti Sözcüsü Çelik, çerçeve yasanın Meclis’te kabul edilmesini değerlendirdi. Çelik, yasanın 467 kabul oy alarak Meclis’ten geçtiğini hatırlatarak, “Dün tarihi bir gündü. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge gündemimiz açısından Yüce Meclis, 467 gibi yüksek bir kabul oyuyla PKK-KCK terör örgütünün silah bırakmasının önünü açan, bunun zeminini oluşturan, bunun gerçekleşmesi için çerçeve oluşturan yasal zemini oluşturmuş oldu.” diye konuştu.

    “467 KABUL KARARI DÜNYAYA NET BİR MESAJ”

    467 kabul kararının dünyaya net bir mesaj olduğunu da belirten Sözcü Çelik, “Terörsüz Türkiye ilke emperyalist projeler engellenecek.” dedi.

    Ömer Çelik’in buradaki konuşmasına, “Terörsüz Türkiye’de net bir irade ortaya kondu. Cumhurbaşkanımızın iç cepheyi güçlendirme çağrısından, iç cephenin güçlendirilmesi gerektiğine değinmesinden sonra sayın Bahçeli’nin gerçekleştirdiği tarihi çağrı, daha sonrasında Cumhurbaşkanımızın bunu devlet politikasına dönüştüren iradesi, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusunda Türkiye’nin yepyeni bir stratejik hamle yapması şeklindeki bir tabloyu ortaya çıkardı.” sözleriyle devam ederek şunları söyledi:

    “NET BİR İRADEMİZ OLDUĞUNU ÇEŞİTLİ DEFALAR BELİRTTİK”

    “Bütün bu geçen süre içerisinde bir sürü iniş çıkış oldu. Zaman zaman aksama ya da yavaşlama denilen dönemler oldu. Ama her seferinde söyledik. Dedik ki Cumhurbaşkanımızın iradesi ve Bahçeli’nin iradesi, hem olayın Cumhur İttifakı boyutuyla hem de devlet politikası boyutuyla net bir irade ortaya koyuyor. Burada net bir irademizin olduğunu, net bir yol haritamızın olduğunu çeşitli defalarda belirttik. Daha sonrasında Yüce Meclis’in, Meclis’te kurulan komisyonla devreye girmesi, Meclis boyutunun da hayata geçmesini sağladı.

    “YOL HARİTASINI ORTAYA KOYAN ÇOK ANLAMLI BİR ÇERÇEVE OLUŞTURULDU”

    Meclis Başkanımızın başkanlığında haftalar süren çalışmalarla tüm toplum kesimlerinin katılımı sağlanmış oldu ve günün sonunda Meclis Komisyonunun yayınladığı rapor, meseleyi bütün çerçevesiyle ortaya koyan terörün ortadan kalkması, Türkiye’nin terör yükünden kurtulması için ilkeleri, prensipleri, yol haritasını ortaya koyan çok anlamlı bir çerçeve oluşturdu.

    “467 KABUL OYUNUN SİYASAL ANLAMI BÜYÜK”

    467 kabul oyu, Cumhuriyet tarihinde, siyasi tarihimiz açısından çok önemli bir hem sayısal hem de siyasal bir niteliğe işaret ediyor. Sadece bunu sayısal bir nitelik olarak göremeyiz. Bunun siyasal anlamı da büyük.

    Makul bir çerçevede ortaya gelen yasal düzenlemenin Yüce Meclisteki milletvekillerinin çok yüksek bir oranıyla kabul gördüğünün işareti. Her bir milletvekili tabii ki kendi seçim bölgelerinde vatandaşlarımızın duygularını, hissiyatlarını taşıyor. Onların taleplerini Meclise yansıtıyor. Aynı zamanda da farklı toplum kesimlerini temsil ediyor. Dolayısıyla Yüce Meclisin iradesi, hem farklı toplum kesimlerinin sürece pozitif yansımasını göstermesi bakımından hem Meclis içerisinde çok tartışılan bir konuda, 50 yıldır yürütülen terörle mücadele çerçevesinde pek çok etrafında literatür oluşmuş, pek çok yaklaşım oluşmuş bir konuda, esasında gelinen noktadaki yasal çerçevenin makul bulunduğunun, bu çerçevede silah bırakma ve örgütün tasfiyesi sürecinin desteklendiğinin net bir işaretidir.

    “YAPICI ELEŞTİRİ YÖNELTENLERİN SÖZLERİ KIYMETLİ”

    Sürece yapıcı eleştiri yöneltenlerin sözleri kıymetli. Çünkü siyaset nihayetinde pek çok fikrin çarpışmasıyla ortak noktalar bulma sanatıdır. İnsanoğlu siyaseti bunun için icat etmiştir. Kavganın, çatışmanın, silahın, savaşın yerine meselelerin konuşarak çözülmesi, akılla çözülmesi, birtakım yöntemler ve çözüm denklemleri üretilerek çözülmesi şeklinde bir kabiliyet olarak siyaset ortaya çıkmıştır, bir yetenek olarak siyaset ortaya çıkmıştır. Ama Meclis’te yapılan eleştirilerin bazıları yasa yoktu. Yasa ortadadır, içerdiği maddeler Meclis’te tartışılmıştır.

    Örgütün silah bırakması için yasal çerçeve oluşturuldu. Bu bir yöntem olarak Türkiye modelidir. Bundan sonrasından terör örgütü silah bırakıp tasfiye olursa bu bölge ülkeleri için de bir yöntem olarak adres olacaktır. Buraya kadar gelen yöntemin, Türkiye’nin bu konuyu yönetme biçiminin başlı başına kıymetli olduğunu görmek lazım. Etnik ve dini grupları birbirine düşürmeye çalışan emperyalist projeler engellenecek.

    Silahların bırakılma sürecini kurul takip edecek. Ayrıca yüce mecliste bir izleme komisyonu bunu takip edecek. Devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerlerine halel getirecek, gölge düşürecek en ufak bir adım atılmamıştır, atılmayacaktır.”

  • Terörsüz Türkiye yasası kabul, kritik süreç başladı! Yasanın ardından işleyecek takvim belli oldu

    Terörsüz Türkiye yasası kabul, kritik süreç başladı! Yasanın ardından işleyecek takvim belli oldu

    Kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” süreci olarak bilinen adımların yasal zeminini oluşturan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen uzun görüşmelerin ardından kabul edilerek yasalaştı.

    12 SAATLİK MESAİ

    Adalet Komisyonu aşamasının ardından Genel Kurul gündemine gelen çerçeve yasa teklifi, yaklaşık on iki saat süren yoğun meclis mesaisinin ardından oylamaya sunuldu. Yapılan oylamada tasarı; 467 “kabul”, 87 “ret” ve 7 “çekimser” oyu alarak meclisten geçti. Oylama sırasında iki oy ise mükerrer sayılarak kayıtlara geçti. Bu sonuçla birlikte Türkiye’nin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme stratejisinde yeni bir hukuki dönem resmen başlamış oldu.

    YASANIN ÖN ŞARTI VAR

    Yasalaşan düzenlemenin hayata geçebilmesi için çok net ön şartlar belirlendi. Uygulamanın başlayabilmesi için öncelikle terör örgütünün varlığına son verdiğinin ve tüm silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumları tarafından kesin olarak tespit ve teyit edilmesi gerekiyor. Bu teyidin ardından Milli Güvenlik Kurulu’nun örgütün feshine dair alacağı kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla süreç fiilen işlerlik kazanacak.

    KURULACAK YENİ MEKANİZMALAR

    Sürecin sağlıklı yürütülmesi adına iki kritik kurul oluşturulacak. Bunlardan ilki, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında toplanacak ve silah bırakma ile fesih aşamalarını yakından takip edecek. Bu üst düzey kurulda Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MGK Genel Sekreteri ve MİT Başkanı da görev alacak. İkinci mekanizma ise Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında “İzleme ve İrtibat Kurulu” adıyla faaliyete geçecek ve siyasi parti temsilcilerinden oluşacak.

    6 AYLIK BAŞVURU SÜRESİ

    Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte, yasadan faydalanmak isteyenlere altı aylık bir başvuru süresi tanınacak. Düzenleme genel hatlarıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma, yardım yataklık ve propaganda gibi faaliyetleri kapsıyor. Hukuki süreçte, 15 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar için 10 yıl, 15 yıl ve altındaki cezalar için ise 5 yıllık bir erteleme mekanizması işletilecek. Bu erteleme süresi boyunca mevcut soruşturmalar durdurulacak, davalar askıya alınacak ve cezaevinde bulunan kişiler tahliye edilecek. Ancak bu tahliye süresi zarfında yeni bir terör suçu işlenmesi halinde erteleme kararı derhal kaldırılarak ceza infazına devam edilecek. Ayrıca, düzenlemeden yararlanarak tahliye olan veya ceza ertelemesi alan kişilere iki ile üç yıl arasında değişen sürelerde siyaset yasağı uygulanacak.

    SONRAKİ ADIMLAR

    Yasanın sınırları çizilirken bazı hassas istisnalar da kurallara bağlandı. Örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlar bu düzenlemenin tamamen dışında tutuldu. Bu madde uyarınca, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın yasanın getirdiği imkanlardan faydalanmasının önü kesin olarak kapatıldı. Öte yandan, yasanın uygulanması aşamasında görev alacak tüm kamu personeli hukuki güvence altına alınarak cezai sorumluluktan muaf tutuldu. Sürecin planlandığı gibi başarıya ulaşması ve terör tehdidinin kalıcı olarak ortadan kalkması durumunda yeni bir aşamaya geçilmesi planlanıyor. Görevli kurulların hazırlayacağı gözlem raporları doğrultusunda, ilerleyen dönemde Ceza İnfaz Yasası, Terörle Mücadele Yasası, Türk Ceza Yasası ve Siyasi Partiler Yasası gibi temel kanunlarda yeni uyum adımlarının atılması gündeme gelecek.

    5 ADIMDA SONRAKİ SÜREÇ

    Genel Kurul’dan geçerek yasalaşan düzenleme kapsamında, başvuru yapan kişileri beş aşamalı kapsamlı bir hukuki prosedür bekliyor. Silah bırakma ve hukuki entegrasyonu kapsayan bu sürecin adımları, yasa metninde tüm detaylarıyla şekillendi.

    BAŞVURU, KAYIT VE TEDBİRLERİN KALDIRILMASI

    Sürecin ilk aşamasını başvuru ve kayıt işlemleri oluşturuyor. Bu adımda, kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri veya beyan ettikleri her türlü silah, mühimmat, araç, gereç ve patlayıcı maddeler kayıt altına alınarak devlet birimlerine teslim edilecek. Düzenlemeden faydalanmak isteyen hak sahibi kişilerin, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren altı ay içinde yazılı başvuru sürecini tamamlamaları gerekecek.

    Başvuru aşamasının tamamlanmasıyla birlikte koruma tedbirlerinin kaldırılması ve dosya incelemesi adımı başlayacak. Erteleme kapsamına giren suçlardan dolayı geçmişte verilmiş olan tutuklama ve adli kontrol gibi koruma tedbirleri, davanın bulunduğu aşamaya göre yetkili hâkimlik, mahkeme veya Yargıtay ilgili dairesi tarafından değerlendirilerek iptal edilecek. İstinaf veya temyiz incelemesi devam eden dosyalar hakkında ise doğrudan bozma kararı verilecek.

    ERTELEME KARARLARI VE ÖZEL SİSTEM KAYDI

    Üçüncü aşamada, yargısal sürecin en kritik noktası olan erteleme kararı ve özel kayıt işlemleri devreye girecek. Kişinin davası veya mahkûmiyet hükmü, işlediği suçun ağırlığına göre ertelenecek. Üst sınırı on beş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlarda erteleme süresi beş yıl olarak belirlenirken; on beş yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezalarında bu süre on yıl olarak uygulanacak. Verilen bu erteleme kararları, sadece bu amaca mahsus olarak kurulan özel bir sisteme kaydedilecek ve erteleme süresince dava zamanaşımı işlemeyecek.

    DENETİM SÜRECİ VE HAK YOKSUNLUKLARININ BİTMESİ

    Hukuki prosedürün dördüncü adımı denetim sürecini kapsıyor. Erteleme süresi boyunca kişinin yeni bir terör suçu işlememesi kesin bir şart olarak aranacak. Eğer bu süre zarfında yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı derhal kaldırılarak yargılamaya veya infaza kalındığı yerden devam edilecek. Ancak süreç hiçbir suça karışmadan tamamlanırsa, soruşturma aşamasındakiler için kovuşturmaya yer olmadığı yönünde düşme kararı verilecek; hükümlülerin ise cezası tamamen infaz edilmiş sayılacak.

    Beşinci ve son aşamada ise kişilerin sivil hayata tam entegrasyonunu sağlayacak olan hak yoksunluklarının kaldırılması gündeme gelecek. Erteleme kararının verilmesinin ardından, beş yıllık ertelemelerde en az iki yıl, on yıllık ertelemelerde ise en az üç yıl geçtikten sonra ilgili Kurul devreye girecek. Kurul tarafından yetkili sulh ceza veya infaz hâkimliğinden talepte bulunularak, kişinin soruşturma, kovuşturma veya mahkûmiyeti nedeniyle doğan tüm hak yoksunlukları hukuki sonuçlarıyla birlikte tamamen ortadan kaldırılacak.