A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, “Uzun zamandır, 24 yıldır beklediğimiz bir maç. Çok heyecanlıyız. İyi bir oyun çıkaracağımızı inanıyoruz. Yaptığımız işten çok gurur duymak ve gururlandırmak istiyoruz” dedi.
A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ilk maçında yarın TSİ 07.00’de Avusturalya ile karşı karşıya gelecek. Mücadele öncesinde A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, maçın oynanacağı BC Palace Stadyumu’nda basın toplantısı düzenlendi. Yarınki maç için heyecanlı olduklarını dile getiren Montella, “Uzun zamandır, 24 yıldır beklediğimiz bir maç. Çok heyecanlıyız. İyi bir oyun çıkaracağımızı inanıyoruz. Karşı karşıya kalacağımız zorlukların farkındayız. Bunun tadını çıkarmak istiyoruz. Yaptığımız işten çok gurur duymak ve gururlandırmak istiyoruz” diye konuştu.
“HER TÜRLÜ KOŞULA HAZIRLIKLIYIZ”
Kosova’da olduğu gibi zorlu bir maç beklediğini söyleyen tecrübeli teknik adam, “Avustralya’ya büyük saygı duyuyorum. Maçlarını izledim. Dünya Kupası’nda oynamaya çok alışkın olduklarını, dengeli bir takım olduklarını, fizikli olduklarını gördük. Biz uzun süredir bu forvetlerle oyunun içindeyiz. Hız, onlar için zorluk çıkarabilir. Ben de zorlu bir maç bekliyorum. Tıpkı Kosova’da olduğu gibi. Her türlü koşula hazırlıklıyız. Daha önce de zorlu maçlarla karşı karşıya kaldık. Çok kısasa kısas olacak. Kim yetenekliyse farkı yaratacak” ifadelerini kullandı.

“İYİ OYUN ÇIKARACAĞIMIZA İNANIYORUZ”
İyi bir oyun oynayacaklarına inandıklarını belirten İtalyan teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bütün futbolcuların takıma katılmasını istedim. Oynadığımız futbolun düzeyini daha da iyileştirmek gerekiyor, bu yarından itibaren başlayacak. İyi oyun çıkaracağımıza inanıyoruz. Biliyoruz ki üstesinden gelmemiz gereken pek çok zorluk var. Bizim de çok dengeli olmamız gerekiyor. Zihinsel olarak da dengeli olmamız, her türlü zorluğa karşı mental olarak da hazırlıklı olmamız gerekiyor.”
“DOĞRU HAMLELERİ YAPMAMIZ GEREKİYOR”
Sakatlıktan çıkan isimlerle ilgili de konuşan Vincenzo Montella, “Her maçta yapmamız gereken özel şeyler var. Ne şekilde oynayacağımıza bağlı olarak ve tabii ki karşı takımın da özelliklere dayalı olarak da hazırlanmamız gerekiyor. Bunu üzerine çalıştık. Her zaman bunu dikkate aldık. Çok sıkı çalıştık. Rakibimizin de sıkı çalıştığını biliyorum. Doğru hamleleri yapmamız gerekiyor. Bütün futbolcular bir takım zorlukları aşarak oynuyorlar. Arda, Hakan ve Kenan, 100 dakikalık maçta ne kadar çok dakika alabilirlerse, umarım yapabilirler ama 100 dakikalık maçı çıkarabileceklerini düşünmüyorum. Bununla alakalı kafamda birkaç soru işaretim var” dedi.
“İLK MAÇ ÖNEMLİDİR”
Dünya Kupası gibi organizasyonlarda ilk maçların çok önemli olduğuna dikkat çeken Montella, “Bence grup son derece dengeli. 4 takım da gruptan çıkaracaklarına ümit ediyorlar. İyi bir iş yapacağımıza inanıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız. İlk maç önemlidir. Çok önemli puanlar alabilirsiniz daha sonraki maçlarda ama ilk maç belirleyeceğini olacağını düşünüyorum. Takımımıza gelecekte çok iyi bir konum kazandıracağını düşünüyorum” diye konuştu.
“SANKİ EVLAT EDİNİLMİŞ GİBİ HİSSEDİYORUM”
Kendisini evindeymiş gibi hissettiğini söyleyen Montella, “Sorumluluk hissediyorum. Elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyor. Sanki evlat edinilmiş gibi hissediyorum. Evimdeymişim gibi hissediyorum. Tutkulu bir şekilde takımıma bağlıyım. Sosyal medyayı iyi şeyler de söyleseler takip etmiyorum. Kötü eleştiriler de alabilirim. Bu işim bir parçası, yapmak zorundayım” ifadelerini kullandı.
“YETENEK BU MAÇ İÇİN BELİRLEYİCİ OLABİLİR”
Avustralya’nın fizik olarak güçlü, zihinsel olarak da dayanıklı olduğunu söyleyen tecrübeli teknik adam, şöyle konuştu:
“Yetenek bu maç için belirleyici olabilir. Avustralya çok güçlü, zihinsel olarak çok dayanıklılar. Sabırlı bir şekilde kompakt bir oyun sergileyebiliyorlar. Bizim bu tuzaklara düşmemiz gerekiyor. Çünkü rakibin beslendiği kontrataklar var. Bunları engellememiz gerekiyor. Takım oyunumuzu çok iyi oynamamız lazım.”
“BUGÜNE KADAR NASIL GELDİYSEK BU ŞEKİLDE DEVAM ETMEMİZ GEREKİYOR”
Futbolcularına kendi oyunlarını oynamaları ve rahat olmaları gerektiğini aktardığını belirten Vincenzo Montella, “Tutkulu bir takımımız var. Sorumlukları hissediyoruz. Milyonların bizi desteklediğini de biliyoruz. Beklentileri olduğunu da biliyoruz. Futbolcularımızla konuşurken her seferinde; kendi oyunumuzu oynamamız gerektiğini, rahat olmaları gerektiğini söyledim. Bugüne kadar nasıl geldiysek bu şekilde devam etmemiz gerekiyor” dedi.
Türk taraftarların Vancouver’da kendilerini çok iyi karşıladığını söyleyen Montella, şu ifadeleri kullandı:
“Evde hissettik. Birçok Türk taraftar vardı. Yanımızda oldukları için teşekkür ederim. Her zaman onları otelde görüyoruz. Vancouver çok güzel bir şehir. Çok güzel karşılaşma yaşadık. İlk kez burada bulunuyorum. Çok güzel bir saha ve stadyum. Çok iyi başlamamız açısından bütün koşullar yerinde. Aceleci olmayacağız. Sabırlı bir şekilde kendi oyunumuzu ortaya koyacağız.”
“KENDİ FUTBOLUMUZU OYNAMAMIZ GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİK”
Futbolculara kendi futbollarını oynamaları gerektiğini söylediğini aktaran Montella, “Ben de bu tür yorumlar okudum gazetelerde. Doğru şeyler de söylediler. 24 yıldır Dünya Kupası’nda oynamadık, onlar 6 turnuvada bulundular. Çok tecrübeliler ama hepsi de aynı şekilde tecrübeli. Tabii baskı altındayız. Bunu yönetebiliriz. Baskı altında büyük Avrupa maçları oynamış aynı zamanda Türkiye’de de çok ciddi baskı altında oynamış futbolcularımız var. Futbolcularımıza şunu söylüyorum; 24 yıldır katılamamak bizim sorumluluğumuzun dışındaydı, siz 24 yıl sonra katılma başarısı gösterdiğiniz için bununla gurur duymanız gerekiyor. Kendi futbolumuzu oynamamız gerektiğini söyledik” sözlerini sarf etti.
2024 Avrupa Şampiyonası’nda daha rahat koşullar olduğuna dikkat çeken İtalyan teknik adam, “Almanya’da her şey çok kolaydı. Yerimiz çok iyiydi. Otelimiz, her şey bize aitti. Seyahat süreleri de en fazla 2 saat kadardı. Burada durum çok farklı. Buna adapte olmamız gerekiyor. Benim yaşımda insanların bu saatlere alışması kolay değil. Çok büyük ülkeler arasında gidip, geliyoruz. Buna adapte gerekiyor. Değiştirebileceğimiz bir durum değil” ifadelerini kullandı.
“AVUSTRALYA ÇOK HIZLI BİR TAKIM”
Avustralya’nın hızına vurgu yapan Montella, “Avustralya, bütün olarak çok hızlı bir takım. Çok iyi oyuncuları var. Ön tarafta çok hızlı oyunculara sahip. Oyun kurguları var. Biz çok fırsat vermeden, kendi oyunumuzu oynamamız gerektiğine inanıyorum” dedi.
“SU ARALARI İLAVE BİR ARA GİBİ OLUYOR”
Maçlarda verilen su araları hakkında konuşan Montella, “Bazı maçları seyrettim. En çok ABD – Paraguay maçıyla ilgileniyorum ama şu an buradayım. Su araları ilave bir ara gibi oluyor. Takımla konuşmak için fırsat. Bu araları kullanmak iyi bir fırsat olabilir” sözlerini kullandı.
“TÜRK HALKININ BİZİMLE GURUR DUYMASINI İSTİYORUZ”
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella sözlerini şu ifadelerle noktaladı:
Türk halkının bizimle gurur duymasını istiyoruz. Bizden beklentilerini yerine getirmek istiyoruz. Güçlü, cesur ve tutkulu bir şekilde oyunumuzu oynamak istiyorum. Çok destekçimiz var. Başarılı olunca taraftarlarımızı çok mutlu edeceğiz. Burada taraftar sayısı daha az olacak. Almanya’da evimizdeki gibi oynuyorduk. Çünkü orada yaşayan çok fazla insanımız vardı. Burada nasıl rakam var bilmiyorum ama eminim ki destekleyecekler. Geldiğimizden beri sürekli bizimle beraberler ve çok güzel destek veriyorlar.”

Bakan Tekin, İmamoğlu-Özel ilişkisini ‘Tosun Paşa’ ile benzetti
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel ilişkisini “Tosun Paşa” filmine benzeterek, “Gerçekten aslında her şeyi yönetmek isteyen bir Ekrem İmamoğlu var. Ama üniforma giydirdiği bir genel başkan var. O da kendini gerçekten Tosun Paşa zannetti” dedi.
Yozgat’taki programları çerçevesinde Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ülke gündemi hakkında açıklamalarda bulundu. Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda partili kurmaylarla bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin güncel siyaset hakkında açıklamalar yaptı. Bakan Tekin, “Ekrem İmamoğlu ile ilgili bir analoji yapmıştım. Demiştim ki, Ekrem İmamoğlu’nu gördüğümde Aşık Mahsuni Şerif’in bir türküsü var rahmetlinin, ‘Abur Cubur Abdullah’ diye. O türküde Mahsuni Şerif işi gücü yalan dolan olan bir profil tanımlaması yapıyor. Ben de Ekrem İmamoğlu’na onu görünce o aklıma geliyor dedim. Alınmış arkadaş. Sonra bir başka şey daha söyledim. Ona da geçen hafta cevap verebilmiş. 3 yıl önce söylemiştim. Onu görünce Temel’in bir fıkrası geldi aklıma. Temel mahkemeye gidiyor, diyor ki ‘Ben İdris’ten davacıyım.’ Ne oldu, diyor. ‘Bana su aygırı demiş.’ Ne zaman demiş, 10 yıl önce demiş. Niye şimdi dava açıyorsun? Su aygırını şimdi gördüm, demiş. Ben Ekrem İmamoğlu’na bundan 3 yıl önce şöyle bir soru sormuştum. 1980’li yılların sonunda Türkiye henüz darbe ortamından yeni çıkmışken Türkiye’de özel okullaşma yokken ne hikmetse Trabzon’da bir özel okul açılıyor. İmamoğlu A.Ş. yanlış hatırlamıyorsam şirketin adı. Kurucuların içerisinde Ekrem İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu var. Bu şirket Türkiye’deki ilk FETÖ özel okullarından bir tanesini Gülbahar Hatun Kolejlerini açıyor. Ben buna cevap verin demiştim. Aradan 3 yıl geçtikten sonra bu bir yalan diye bana cevap vermiş. Benim de aklıma Temel fıkrası geldi” diyerek yaptığı benzetmeyi açıkladı.
“Ekrem İmamoğlu Özgür Özel ilişkisini Tosun Paşa filmine benzetiyorum”
CHP ile ilgili basın mensuplarının sordukları sorulara değindiğini belirten Bakan Tekin, “Özgür Özel’in genel başkan olması, Ekrem İmamoğlu olaylarıyla ilgili bu olayı görünce de iki şey aklıma geliyor. Bir, Tanju Okan’ın bir şarkısı var. Öyle sarhoş olsam ki, her şey bir rüya olsa, unutarak uyansam, unutsam o günleri, diyor. Tam da CHP’nin 10 Kasım kurultayını anlatmıyor mu arkadaşlar? Bir de Kartal Tibet’in ilk yönetmenlik filmi Yeşil Vadi. Biliyorsunuz orada Şener Şen, Kemal Sunal’lar bir yeşil vadi bir de vadinin kızı Leyla’ya aşık olan Şener Şen. Şener Şen, hem yeşil vadiyi hem Leyla’yı almak istiyor. Bir oyun kuruyor. Kurduğu oyunda Tosun Paşa’yı kimse görmemiş. Kemal Sunal’a üniforma giydiriyor. Diyor ki, sen Tosun Paşasın. O da kendini gerçekten Tosun Paşa zannediyor. Şimdi Ekrem İmamoğlu Özgür Özel ilişkisini buna benzettim. Yani gerçekten aslında her şeyi yönetmek isteyen bir Ekrem İmamoğlu var. Ama üniforma giydirdiği bir genel başkan var. O da kendini gerçekten Tosun Paşa zannetti. O da öyle bir benzetmeydi. Dolayısıyla CHP’liler beni her konuştuğumda çok kızıyorlar. Seni heyecanla bekliyoruz, sana cevap vereceğiz, seni dinliyoruz diyorlar. Dinliyorlar sağ olsunlar, Allah razı olsun. Ben onlara söyledim. Beni iyi dinleyin sizinle ilgili güzel analizler yapacağım, diye. Ben siyaset bilimciyim. Dolayısıyla bu analizleri yapıyorum. Ne söyledikleriyle ilgilenmeden Anadolu’yu il il geziyorum. Vatandaşlarımız, milletimiz bizden ne istiyorsa Sayın Cumhurbaşkanımızın da talimatı bu. Onu yapacağız” dedi.
Program partililerin hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından sona erdi. – YOZGAT

Demir: Yapacak Çok İşimiz Var
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, “Kim ne derse desin daha yapılacak çok işlerimiz var. Kim ne derse desin bu ülke için teşkilatımızla birlikte daha yürüyecek çok yollarımız var” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, çeşitli ziyaretler kapsamında Nevşehir’e geldi. AK Parti İl Başkanlığı’nda açıklama yapan Demir, “Ana muhalefet Genel Başkanı Özgür Bey, her konuşulmasında, o dönemlerde ara seçimlerden bahsediliyordu biliyorsunuz. Aslında dertleri ara seçim, aslında dertleri milletin oylarına talip olup milletin üzerine tekrar çıkmak değil. Aslında asıl hedefleri, mahkeme kararıyla şu anda tutuklu bulunan zatın hukukun arkasından dolanarak önünün açılmasıydı. Şimdi o ara seçimler falan olması mümkün değil şüphesiz. Ama 7 Haziran’da 1 Nevşehir’de, 4 tane Tokat’ta, 1 tane de Gümüşhane’de olmak üzere aşağı yukarı Anadolu’nun hemen hemen her tarafından olan bu 6 tane belde ile ilgili yapılacak seçimler bizim açımızdan son derece önemli seçimlerdir” diye konuştu.
‘HİÇ KİMSEYİ GÖZ ARDI ETMEDİK’
Demir, “Bunlardan en önemlisi de il başkanımızın söylediği gibi Mustafapaşa’dır. Çünkü sosyolojik yapısıyla, ekonomik yapısıyla, ticari kapasitesiyle turizm kapasitesiyle, bulunduğu konumla Mustafapaşa, bizim şu anda yaptığımız çalışmalar içerisinde adeta hedef noktalarımızdan bir tanesi. Yüksek Seçim Kurulu kararı alındığında o günden bugüne kadar son derece sağlıklı çalıştık. Bakın arkadaşlar, son derece istişareye dayalı, orta akla dayalı ve herkesin düşüncesinin son derece kıymetli olduğu bir çalışma düzeni içerisine geldik. Hiç kimseyi göz ardı etmedik. Geçmişe bakıldığında belki de en fazla eleştirildiğimiz yönlerden biri olan; o tür sıkıntılara girmeden sağlıklı, mantıklı ve teşkilatlarımızın düşüncesi doğrultusunda şüphesiz bizim de kendimize ait düşüncelerimiz var. Onları bir ortak paydada buluşturarak buralara kadar geldik” dedi.
‘HAYATA GEÇİRECEK ÇOK PROJELERİMİZ VAR’
Şu anda dünyanın her tarafında ateş olduğunu aktaran Demir, “Bakın kuzeyimizde Rusya, Ukrayna, doğumuzda İran, Amerika ve İsrail, güneyimizde Suriye biliyorsunuz; en büyük sıkıntılarını yaşadığımız bölgelerden biri. Libya’yı katabiliriz, Azerbaycan’ı katabiliriz. Bütün her tarafımızda bu kadar sıkıntı varken bizim ülkemiz neden bu kadar muhteşem, huzurlu ve hiç kimsenin dokunamadığı ve herkes tarafından itibar gören bir lider var biliyor musunuz? Çünkü Cumhurbaşkanımızla ilgili kanaat şudur. Dünyada tüm liderler bunu kabul etmişlerdir. Cumhurbaşkanımız, bir defa söylediğini yapan, yaptığının arkasında duran bir liderdir. Herkesin hukukunu tanıyan lider. Kim ne derse desin daha yapılacak çok işlerimiz var. Kim ne derse desin bu ülke için teşkilatımızla birlikte daha yürüyecek çok yollarımız var. Hayata geçirecek çok projelerimiz var. Allah’ın izniyle huzur içerisinde, barış içerisinde, Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşmak için var gücümüzle, alnımızın son terine kadar bu yolda çalışmaya teşkilatımızla birlikte, hep beraber çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

AK Partili Demir’den CHP’li belediyelere yolsuzluk eleştirisi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, “Kimin eli, kimin cebinde belli değil. Bak Silivri’deki şahıs, İstanbul yetmedi ne yaptı biliyor musunuz? CHP’nin bütün büyükşehirlerine ya genel sekreter ya genel sekreter yardımcısı veya çok kritik daire başkanı atadı. Bir de böyle bir yapılanma var.” dedi.
Demir, Kaman Belediye Başkanlığı ziyaretinin ardından AK Parti Kırşehir İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi.
İl Başkanı Seher Ünsal’dan çalışmaları hakkında bilgi alan Demir, ilçe, belde ve belediye başkanlarının talep ile görüşlerini dinledi.
Partililerin katılımıyla il başkanlığının konferans salonunda düzenlenen toplantıda konuşan Demir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkede hizmet anlayışını değiştirdiğini belirterek, millete hizmet odaklı çalıştıklarını söyledi.
Rusya ve Ukrayna’nın savaş halinde olduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her iki ülkenin lideriyle de görüştüğünü belirten Demir, şöyle devam etti:
“İkisiyle birlikte bir lider nasıl görüşebilir? ya bunlar savaşıyorlar, can düşmanları. Ama siz ikisine de komşusunuz ve ikisiyle birlikte konuşuyorsunuz. Bu bugün olan bir iş değil. Bu Cumhurbaşkanı’mızın belediye başkanlığından bugüne kadarki duruşuyla ilgili bir sonuçtur. Şu anda doğumuzda savaş, kuzeyde savaş, güneyde Suriye’de bizi de etkileyen ve çok ciddi sıkıntılara sebep olan bir durum. Her tarafı ateş çemberi olan bir ülke Türkiye Cumhuriyeti’nde herkesin huzur içerisinde olmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Bu işte böyle bir lidere sahip olmamızdandır.”
Siyaseti hizmetle bütünleştirdiklerini anlatan Demir, 24 yıllık iktidarda 100 yılda ancak yapılacak işler yaptıklarını, milleti daha ileriye taşımaya çalıştıklarını ifade etti.
“Her gün bir şeyle karşılaşıyoruz”
CHP’li belediyelere yönelik eleştirilerde bulunan Demir, “Bu millet CHP’nin yerel yönetimlerdeki bu fiyaskosunu görmeden, bu CHP anlayışı milletin başına musallat olsaydı ne olacaktı? Her gün bir şeyle karşılaşıyoruz. Özellikle İstanbul’u 1994 yılından bu yana yakından tanıyan biri olarak, CHP’de şöyle bir durum var. Çok garanti olan yerler var, İstanbul’da ilçeler, büyük ilçeleri olan İzmir’de, Ankara’da, Türkiye’nin güneyinde yerler var. Oralara kimin belediye başkanı atanacağı, isimler önemli değil. Genel merkeze kimin adamı atanacak ona bakarlar, adeta yerel yönetimler ilçe ilçe, şehir şehir CHP Genel Merkezi tarafından parsellenmiş.” diye konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasına değinen Demir, şunları kaydetti:
“Bu yapı var ya bu rüşvet yapısı. Söylemeye, konuşmaya utanıyoruz. Bu irtikap, rüşvet, bu yolsuzluk… Yolsuzluğun nedeni işte bu, kimin eli, kimin cebinde belli değil. Bak Silivri’deki şahıs, İstanbul yetmedi ne yaptı biliyor musunuz? CHP’nin bütün büyükşehirlerine ya genel sekreter ya genel sekreter yardımcısı veya çok kritik daire başkanı atadı. Bir de böyle bir yapılanma var. Genel merkezden aşağıya doğru yapılanma var. Parçalanmış, herkesin tapulu malı gibi kullanılan yerler var. Bir de İstanbul menşeli bütün Türkiye’yi parselleyen bir yapı var ve sonucunu görüyoruz. Biz bu işin içerisinde yokuz. Bakın söyleyeyim, bir defa bu rüşvetleri alanlar kendileri, paylaşamayanlar kendileri, sonra bunu ikrar edenler kendileri, şikayet eden de kendileri, dava açanlar kendileri. Biz hep beraber izliyoruz, görüyoruz.”
Toplantıda, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Temel Başalan, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan ve İl Başkanı Seher Ünsal da konuşma yaptı.
