Tag: Ülke

  • Tayland’dan turistler için yeni vize kararı. 15 Eylül’de başlayacak

    Tayland’dan turistler için yeni vize kararı. 15 Eylül’de başlayacak

    Tayland, turistlere yönelik vizesiz seyahat uygulamasında değişikliğe gidiyor. Dışişleri Bakanlığı, 60’tan fazla ülke ve bölgeden gelen ziyaretçilerin vizesiz kalış süresinin 15 Eylül’den itibaren 60 günden 30 güne indirileceğini açıkladı.

    Vizesiz seyahat süresinin yarıya indiği ülkeler arasında Türkiye de var.

    Turizmin ülke ekonomisinde önemli bir paya sahip olmasına rağmen Taylandlı yetkililer, düzenlemenin yabancı uyrukluların karıştığı suçlarla mücadele kapsamında hayata geçirildiğini belirtti.

    Son dönemde ülkede uyuşturucu suçları, insan ticareti ve gerekli izinler olmadan otel ve okul gibi işletmeleri çalıştırmakla suçlanan yabancıların gözaltına alındığı bir dizi operasyon düzenlenmişti.

    Tayland’ın mevcut uygulamasında 90’dan fazla ülkenin vatandaşları ülkeye vize almadan giriş yaparak 60 güne kadar kalabiliyor.

    Bu ülkeler arasında Avrupa’daki Schengen bölgesi ülkelerinin yanı sıra Çin, Hindistan, ABD ve bazı Güney Amerika ülkeleri bulunuyor.

    Tayland Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Departmanı, yeni düzenlemeyle 60’tan fazla ülke ve bölge için vizesiz kalış süresinin 30 güne indirileceğini duyurdu.

    Yeni uygulama Çin, ABD ve 27 Avrupa Birliği ülkesini de kapsayacak.

    Yaklaşık 20 ülkenin vizesiz seyahat uygulamasındaki durumunun ise nasıl olacağı henüz netlik kazanmadı. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri konuya ilişkin ayrıntı vermedi.

    Yeni düzenleme bazı ülkeler için ise vizesiz kalış süresinin uzaması anlamına gelecek.

    Peru, Brezilya ve Güney Kore vatandaşlarına daha önce tanınan 60 günlük vizesiz kalış hakkı 90 güne çıkarılacak.

    Turistler ayrıca göçmenlik yetkilisinin onayına bağlı olarak ülkedeki kalış sürelerini bir kez uzatabilecek.

    Tayland hükümeti düzenlemeyi mayıs ayında onaylamıştı.

    Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow, vizesiz kalış süresinin kısaltılmasının, ülkenin vize sisteminden yararlanarak suç işleyen kişilere yönelik mücadelenin bir parçası olduğunu açıklamıştı.

    Yetkililer özellikle vizesiz giriş hakkını kullanarak ülkede uzun süre kalan ve yasa dışı faaliyetlerde bulunduğu öne sürülen yabancılara karşı önlemleri artırmayı hedefliyor.

    Yeni karar, Tayland’ın yabancı turist sayısında düşüş yaşadığı bir dönemde geldi.

    Resmi verilere göre yılbaşından bu yana ülkeyi 20,9 milyon yabancı turist ziyaret etti. Bu sayı, 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 3’lük düşüşe işaret ediyor.

    Yeni vizesiz seyahat kuralları 15 Eylül’den itibaren yürürlüğe girecek.

  • 6. Dünya Göçebe Oyunları Bişkek’te Görkemli Törenle Başladı

    Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te, ülkenin bağımsızlığının 35. yıl dönümü kutlamaları kapsamında 6. Dünya Göçebe Oyunları görkemli törenle kapılarını açtı.

    Başkentte inşa edilen ve ilk kez halka açılan 51 bin seyirci kapasiteli Bişkek Arena Stadyumu’nda “6. Dünya Göçebe Oyunları Açılış Töreni” düzenlendi.

    Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un daveti üzerine, ülkesinin dönem başkanlığında 1 Eylül’de düzenlenecek Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Konseyi ve ŞİÖ Artı Zirvesi’ne katılmak için gelen liderler de katıldı.

    Protokol tribününde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan da yer aldı.

    Tören milli marşın okunmasıyla başladı

    Kırgızistan bayrağının stadyum tepesindeki tündük adı verilen çembere askerler tarafından çekilmesinin ardından Kırgızistan milli marşı okundu.

    Dünya Göçebe Oyunları’na katılan ülkelerin sporcuları bayraklarıyla geçiş yaparken, katılımcı ülkelerin liderleri milli sporcularını ayakta alkışladı.

    Caparov, 6. Dünya Göçebe Oyunları’na start verdi

    Cumhurbaşkanı Caparov ve eşi Aygül Caparova, birlikte kürsüye geçerek, 6. Dünya Göçebe Oyunları’na start verdi.

    Konuşmasına halkın Bağımsızlık Bayramı’nı tebrik ederek başlayan Caparov, “Göçebe Oyunları’nın kurucu ülkesi olarak, sadece tarihimizi ve mirasımızı dünyayla paylaşmakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğe bakan modern bir ülke olduğumuzu da gösteriyoruz.” dedi.

    Caparov, bağımsızlığın gerçek anlamının köklere bağlılık, geleneklerin korunması, ana dile saygı ve kendi geleceğini inşa etme sorumluluğunu üstlenmekten geçtiğini belirtti.

    Beş yıl önce yemin töreninde verdiği sözleri tuttuklarını belirten Caparov, “Bugün verdiğimiz sözlerin çoğunu yerine getiriyor, tarihi geçmişiyle gurur duyan, geleceğinden iyimser özgür vatandaşların ülkesi olan yeni Kırgızistan’ı inşa ediyor ve güçlendiriyoruz.” diye konuştu.

    Caparov, Dünya Göçebe Oyunları’nın Hunlar, Kırgızlar ve Türkler gibi göçebe atalardan kalan manevi mirası yeniden canlandırdığını ifade ederek, etkinlikte spor, kültür ve bilimin tek bir çatı altında birleştiğini vurguladı.

    Oyunların 7’ncisi Tataristan’da yapılacak

    Rusya’nın, ülkeye bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nde 2028 yılında düzenlenecek 7. Dünya Göçebe Oyunları’na ev sahipliği yapmaya resmi olarak hazırlandığını duyuran Caparov, bu katkılarından ötürü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e teşekkür etti.

    Caparov, ülkesinin bağımsızlığının 35. yıl dönümünün devlete yeni bir ivme kazandırmasını dileyerek, “Kırgızistan Cumhuriyeti, geleceğe güvenle bakan, müreffeh ve özgür bir ülke olsun! 6. Dünya Göçebe Oyunları’nı açık ilan ediyorum!” ifadelerini kullandı.

    Açılış töreninde, suların birleşme anı canlandırıldı

    Açılış töreninde, Olimpiyat meşalesine benzer şekilde oyunların ana sembolü haline gelen suyun birleşme anı canlandırıldı.

    Kırgızistan genelinde başlatılan “Su Kervanı” projesi kapsamında, 40 şehirde 40 gün boyunca Tanrı Dağı’ndaki kutsal kaynaklardan toplanan sular tören alanına getirildi.

    Yiğitlerin taşıdığı ve taşınma sürecinde karşılaşılan zorluklara rağmen dünyanın dört bir yanından getirilen sular, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde sergilenen tarihi kazana benzer büyük bir kaba döküldü.

    Tüm suların tek bir kapta harmanlandığı bu anlamlı an, dünya halkları arasındaki birlik, barış, kültürel uyum ve karşılıklı saygıyı simgeledi.

    Suyun güvenle ulaştırılmasında oyunların resmi maskotu olan kar leoparı (kar parsı) figürünün rolü, sahne gösterileri ve animasyonlarla katılımcılara aktarıldı.

    Törende lazer ve ateş gösterileri, görsel efektler kullanıldı.

    Yerli ve yabancı sanatçıların sahne aldığı tören, havai fişek gösterisiyle sona erdi.

    Bişkek’teki açılış programının ardından müsabakalar, yarından itibaren Issık Göl bölgesindeki Çolpon-Ata şehrinde devam edecek ve 6 Eylül’deki kapanış töreniyle tamamlanacak.

    Yabancı basın mensupları stadyuma hayran kaldı

    Dünya standartlarına uygun inşa edilen 51 bin seyirci kapasiteli Bişkek Arena, devasa yapısı ve etkileyici mimarisiyle töreni takip eden yabancı basın mensuplarının büyük beğenisini kazandı.

    ABD’nin New York şehrinden festivale katılan gazeteci Taylor Bushey, yeni ve modern yapısına rağmen Kırgız kültürel köklerine ve etnik kimliğine sadık kalan Bişkek Arena’nın tasarımından çok etkilendiğini belirtti.

    Fransa’dan gelen medya ekibinden Valentin Collier, Bişkek’in böylesine büyük bir stadyuma sahip olmasından etkilendiğini dile getirerek, Kırgız kültürünü keşfetmenin kendisi için son derece zenginleştirici bir deneyim olduğunu söyledi.

    Rusya’dan İzvestia internet portalı muhabiri Roman İşmuhametov, Bişkek’te inşa edilen stadyumun Orta Asya’nın en büyüğü olduğunu öğrendiğini belirterek, geleneksel Kırgız çadırı (bozüy) formundaki bu tesisin büyük ölçekli uluslararası etkinliklere başarıyla ev sahipliği yapacağına inandığını ifade etti.

    Belarus Birinci Haber Kanalı muhabiri Katerina Krutaleviç ise stadyumun büyüklüğünden ve geleneksel mimarisinden etkilendiğini dile getirdi.

  • İzmir’de Su Ürünleri Av Sezonu Başladı

    İzmir’de Su Ürünleri Av Sezonu Başladı

    İZMİR’de 2026-2027 Yılı Su Ürünleri Av Sezonu Açılış Töreni’nde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Daha güçlü balıkçı, daha güçlü sektör, daha verimli denizler ve elbette daha güçlü bir Türkiye, hedefleri doğrultusunda bizler gece gündüz sizlerle omuz omuza vererek çalışmaya devam edeceğiz. İzmir’den, Ege’den, bu güzel şehirden bütün balıkçılarımızın duyması için Vira Bismillah rastgele diyelim’ dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İzmir’de 2026-2027 Yılı Su Ürünleri Av Sezonu Açılış Töreni’ne katıldı. Güzelbahçe Yalı Balıkçı Barınağımda gerçekleştirilen açılış törenine Bakan Yumaklı’ya İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Mahmut Atilla Kaya, Yaşar Kırkpınar, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan eşlik etti. Törende konuşan Bakan Yumaklı, “Balıkçılarımız 4,5 ay boyunca denizlerden uzak kaldınız. Ülkemizde bu heyecanı yaşayan 1600 büyük ölçekli balıkçı gemimiz var. Bu nedenle bugün burada sadece bir sezon açılışı yapmadığımızı ifade etmek istiyorum. Biz bugün balıkçılığımızın yarınına denizlerimizin sürdürülebilirliğine ve bu ülkenin üretim gücüne inancımızı bu açılış vesilesiyle ifade etmiş oluyoruz” dedi.

    ‘BÖLGESİNDE LİDER BİR TÜRKİYE’

    Balıkçılık sektörünün gıda arz güvenliğinin önemli bir parçası olduğunu söyleyen Bakan Yumaklı, “Bugün Türkiye, avlanan tek başına bir ülke değil. Modern filosuyla, nitelikli insan kaynağıyla, teknolojisiyle ve ihracat kapasitesi ile bölgesinde lider bir Türkiye’den bahsediyoruz. Geçtiğimiz yıl tam 1 milyon 37 bin tonluk üretimle Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmış durumdayız. Neredeyse 100 ülkeye ihracat yapan çok kıymetli iş adamlarımız var. Hem yetiştiricilikte, hem üreticilikte ülkemize 2.3 milyar dolar kazandırdık. Elbette bir günde olmadı. Ancak sabırla, alın teriyle, emekle bugünlere geldi. Bu sektörde çalışan 250 bin kişi var. Bakanlık olarak elbette bizim de vazifemiz bu alın terini, bu emeği büyüterek, sektörün önünü açarak ve yarının dünyasına hazır hale getirerek onların yanında olmak” diye konuştu.

    ‘PAROLAMIZ KORUMA VE KULLANMA DENGESİDİR’

    “Yüzde 85’i üretim planlamasına dahil bir üretimden bahsediyoruz” diyen Bakan Yumaklı, “Bu yıl sahalardan palamut bolluğuyla ilgili çok güzel haberler alıyoruz. Hatırlarsınız palamut ve torik avcılığını küçük ölçekli balıkçılarımız için 15 gün geriye çekmiştik. Bu sene bereketini de yaşayacaklar inşallah. Bugün de Ege’de, Karadeniz’de ve Marmara’da orta ve büyük gemilerimiz için inşallah sezonu başlatmış olacağız. Parolamız koruma ve kullanma dengesidir. Bu anlayışta, sadece belli dönemlerde avlanma yasağı koyarak sektörü yönetmiyoruz. Su ürünleri sektörümüze modern şartlarda destekler vererek onların üretim yapmalarını sağlıyoruz. Son 24 yılda bu sektöre verilen destek miktarı tutarı yaklaşık 70 milyar lira. 61 bin balıkçımıza 70 milyar liralık faiz indirimli finansmanı da sağlamış durumdayız. Özellikle sektöre yatırım yapan balıkçılarımızın bazı yatırımlarında finansman ihtiyaçları doğdu ve bizler de işletme limitini 15 milyon liradan 40 milyon liraya çıkararak onlara destek olduk. İnşallah bu destek artarak devam edecek. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzda su ürünleri sektörünün son derece önemli olduğunu, bu potansiyeli bütün dünyaya yansıtacak hem bilgisi hem tecrübesi hem de kadim bilgisi olan bir sektörü hep birlikte olması gerektiği yere ulaştırmış olacağız” ifadelerini kullandı.

    ‘HEP BİRLİKTE KAZANMA VİZYONUYLA HAREKET EDEN BİR MİLLETİZ’

    Çalışmalar hakkında bilgiler veren Bakan Yumaklı, “Sadece takip eden değil, kuralların konulduğu yerlerde ülkemizi ve sektörümüzü temsil etmek üzere kardeşlerimizin oralarda olmasını sağlamaya devam edeceğiz. Ekim ayı başında da Somali sularına gidecek olan gemimiz var. Buradan uğurlayacağız. Bizler kazan kazan prensibini öne koyan, hiç kimsenin sahip olduklarına tabiri caizse gasp etme mantığıyla bakmayıp hep birlikte kazanma vizyonuyla ve iradesiyle hareket eden bir milletiz. Bunları konuştuğumuz andan itibaren kendilerinin bulundukları, sahip oldukları sularda balıkların avlanıp bir kilosunun bile verilmediği ülkeler bugün bizim balıkçılarımızı, reislerimizi kendi sularında görmek istiyorlar. Yalova’da Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin açılışını yaptık. Aydın ve Çanakkale’de de aynı merkezlerin açılması için şu anda çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

    ‘OMUZ OMUZA ÇALIŞARAK ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

    Av sezonunun hayırlı olması temennisinde bulunan Bakan Yumaklı, “Geçtiğimiz yıl 207 bin denetim gerçekleştirdik. Bizim denetim ve kontrollerdeki amacımızın bir hatayı, bir yanlışı yakalamak ve ceza kesmek olmadığını ifade etmek istiyorum. Bilakis Buradaki bütün amacımız balıkçılarımızın işini düzgün yapan, doğru yapan balıkçılarımızın hakkını korumak. Bu doğrultuda burada özellikle mecliste bir araştırma komisyonu kuruldu. Güzelbahçe’den bütün reislerimize seslenmek istiyorum. Daha güçlü balıkçı, daha güçlü sektör, daha verimli denizler ve elbette daha güçlü bir Türkiye, hedefleri doğrultusunda bizler gece gündüz sizlerle omuz omuza vererek çalışmaya devam edeceğiz. İzmir’den, Ege’den, bu güzel şehirden bütün balıkçılarımızın duyması için vira bismillah rastgele diyelim. Hayırlı uğurlu olsun” diyerek sözlerini noktaladı.

    ‘ÜRETİCİMİZİN YANINDAYIZ’

    AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, “Yılın ilk 6 ayında su ürünleri ihracatımız Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1 milyar doları aştı. İzmir Su Ürünleri Hali 50 bin tonluk işlem hacmiyle Türkiye birincisi olduysa işte bu sizlerin uykusuz gecelerinizin, ağ çeken o nasırlı ellerinizin büyük eseri. Olur ya denizde kısmetinizi ararken, tarlada iz yaparken karşınıza bir engel duvarı çıkar, bir evrak, bir kural işinizi yokuşa sürmeye kalkar, hiç dert etmeyin, canınızı sıkmayın. Çünkü Valimizle, milletvekillerimizle, il başkanlarımızla, oda başkanlarımızla ve en önemlisi Bakanımızla daima üretenin ve üreticilerimizin yanında olduğumuzu altını çizerek ifade etmek istiyorum” dedi.

    Törende konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban ile AK Parti İzmir milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Mahmut Atilla Kaya ve Yaşar Kırkpınar da av sezonunun hayırlı olması temennisinde bulundu.

  • Küresel bir felakette ayakta kalma ihtimali en yüksek ülkeler açıklandı

    Küresel bir felakette ayakta kalma ihtimali en yüksek ülkeler açıklandı

    Dünyayı etkileyebilecek büyük bir felaket yaşandığında hiçbir ülkenin tamamen güvende kalamayacağı açık. Araştırmacıların yaptığı kapsamlı inceleme ise farklı ülkelerin nükleer savaş, salgın, güneş fırtınası, yanardağ patlaması, göktaşı çarpması ve siber saldırı gibi senaryolarda ne kadar dayanıklı olabileceğini ortaya koydu.

    Çalışmada ülkelerin yalnızca tek bir tehdide karşı savunması ele alınmadı. Felaketlerin yaratabileceği altyapı sorunları, gıda ihtiyacı ve sağlık riskleri gibi farklı sonuçlar da değerlendirmeye dahil edildi. Araştırmacılar küresel felaketleri üç ana kategori altında inceleyerek ülkelerin direnç seviyelerini karşılaştırdı. Nükleer kış veya büyük bir volkanik patlama gibi güneş ışığının azalabileceği durumlarda, nükleer silah sahibi olmayan ve olası çatışma bölgelerinden uzak Güney Yarımküre ülkeleri daha avantajlı konumda görüldü.

    Altyapının büyük ölçüde çöktüğü veya güçlü güneş fırtınalarının yaşandığı senaryolarda ise farklı özellikler önem kazanıyor. Karmaşık tedarik ağlarına ve dijital teknolojilere daha az bağımlı olan, organik tarımın yaygın olduğu bölgeler daha yüksek dayanıklılık gösterdi. Salgın hastalıklar ve diğer biyolojik tehditlerde ise ada ülkeleri ile sağlık sistemleri gelişmiş devletlerin daha hazırlıklı olduğu değerlendirildi.

    Listenin başında Avustralya var

    Tüm kategoriler birlikte değerlendirildiğinde Avustralya en yüksek dayanıklılık seviyesine ulaşan ülke oldu. Ülkenin güçlü tarımsal üretimi, geniş yüzölçümü ve zengin enerji kaynakları önemli avantajlar arasında gösterildi. Ayrıca nükleer çatışma bölgelerinden uzak olması da sıralamadaki konumunu güçlendirdi.

    Avustralya’nın ardından Yeni Zelanda, Arjantin ve Brezilya geliyor. İskandinav ülkeleri, Kanada ve İsviçre ise özellikle altyapı ve biyolojik riskler açısından başarılı sonuçlar ortaya koydu. Ancak coğrafi konumları nedeniyle Avustralya ve Yeni Zelanda’nın gerisinde kaldılar.

    Buna rağmen listenin üst sıralarındaki ülkeler için bile mutlak bir güvenlik söz konusu değil. Uzmanlara göre Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkeler, küresel ticaretten uzun süre kopmaları halinde ilaç, yakıt ve gübre gibi temel ihtiyaçların tedarikinde ciddi sorunlarla karşılaşabilir. Araştırmacılar bu nedenle küresel felaketlerde hiçbir ülkenin tamamen kendi imkanlarıyla ayakta kalamayacağını vurguluyor. Uluslararası iş birliğinin ve ticaretin sürdürülebilmesi, büyük çaplı krizlerin sonuçlarını sınırlamak açısından kritik görülüyor.

  • İran’dan sert uyarı: Yaptırıma katılan düşman sayılır

    İran’dan sert uyarı: Yaptırıma katılan düşman sayılır

    İran yönetiminden, ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu kapsamlı ekonomik yaptırım operasyonu ile ilgili yeni açıklama geldi.

    Devlet televizyonuna konuşan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, ülkelere ABD’nin İran’a karşı başlattığı ekonomik savaşa katılmama çağrısı yaparak, “Bize yönelik ekonomik yaptırımlara katılan her ülke düşman olarak kabul edilecektir” dedi.

    BÖLGE ÜLKELERİNE REST: ONLARIN ÇIKARLARUNA DERBE İNDİRCEĞİZ

    İran’ın savaşı genişletmek niyetinde olmadığının altını çizen Rızai, “Ancak İran’ı çevreleyen ülkeler Amerikalılarla birlikte ekonomik savaşa katılırsa, onların çıkarlarına darbe indireceğiz” ifadelerini kullandı. Rızai, komşu ülkelerin yaptırımlar konusunda ABD ile işbirliği yapması halinde “Basra Körfezi’nden veya Hürmüz Boğazı’ndan tek bir damla petrol bile çıkmayacağı” uyarısında bulundu.

    “TRUMP HAREKETE GEÇERSE DEPREM GİBİ BİR GÜÇLE KARŞILIK VERİRİZ”

    İran’ın gerekli olması halinde Basra Körfezi’nden petrol ihracatı için kullanılan diğer rotaları da hedef alabileceğini belirten Rızai, “Trump harekete geçmek isterse, deprem gibi bir güçle aynı şekilde karşılık veririz” dedi. ABD’nin iddiasının aksine Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğunu aktaran Rızai, boğazın “Washington yönetimi davranışlarını düzeltene kadar açılmayacağını” ifade etti. İran’ın körfezdeki kıyı şeridinin yüzde 50’sinden fazlasını oluşturması nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı yönetmesi gerektiğini kaydeden Rızai, savaşın sona ermesini istediklerini ve her türlü savaş çığırtkanlığına karşı olduklarını da sözlerine ekledi.

    YAPTIRIM KARARINI TRUMP DUYURMUŞTU

    ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı şimdiye kadar dünyanın gördüğü en ezici ekonomik yaptırım operasyonunu başlattıklarını duyurarak, “İran’ı tecrit etmek ve oluşturdukları tehdidi ortadan kaldırmak için tüm müttefiklerimizin ABD’nin yanında durmasına ihtiyacımız var” açıklamasında bulunmuştu. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delen ülkelerin de bedel ödeyeceğini ifade eden Trump, “Ayrıca, finans kuruluşlarının, işletmelerinin, havalimanlarının veya devlet kurumlarının İran’a herhangi bir şekilde can simidi olmasına izin veren ülkelerin de korkunç ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını duyuruyorum” demişti.

    İRAN DIŞİŞLERİ: YAPTIM HUKUKA AYKIRI

    İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise, ABD’nin ülkesine yönelik kapsamlı ekonomik yaptırım uygulama kararının “açıkça uluslararası hukuka aykırı” olduğunu belirterek, “Bunun nihai sonucu, Birleşmiş Milletler (BM) merkezli devletler arası sistemin temel dayanağı olan egemenlik hakkının tamamen aşınması ve tam ölçekli klasik sömürgeciliğe geri dönüşe korkunç bir şekilde zemin hazırlanması olacaktır” uyarısında bulunmuştu. Trump’ın İran’a yönelik ekonomik yaptırımları delen ülkelere bedel ödetme tehdidine atıfta bulunan Bekayi, “Hiçbir devlet, bir diğer ülkenin yargı yetkisine tabi yabancı bankaları, şirketleri veya havalimanlarını, üçüncü bir devletle yürüttükleri hukuka uygun ticaretten vazgeçmeye zorlayamaz” ifadelerini kullanmıştı.

  • AK Parti 25. yaşını kutluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çeyrek asrı devirmenin gururunu yaşıyoruz

    AK Parti 25. yaşını kutluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çeyrek asrı devirmenin gururunu yaşıyoruz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde, 14 Ağustos 2001’de Türkiye’nin 39’uncu partisi olarak Türk siyasi hayatına giren AK Parti, siyasetteki 25’inci yılını kutluyor.

    Kutlamaların yapıldığı Ankara Millet Bahçesi’ndeki alana Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan geldi. Erdoğan çifti AK Parti ile aynı yaştaki 25 gençle yan yana oturdu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına alandakilere dünyanın her tarafındaki destekçilere selam ve sevgilerini ileterek başladı. Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli’ye de ayrıca teşekkür ederken, “Özellikle bu akşam gönlü bizimle atan, bu yolda beraber yürüdüğümüz Cumhur ittifakı ortağımız Devlet Bahçeli beyefendiye partim ve tüm arkadaşlarım adına kalbi selamlarımı gönderiyorum.” ifadelerini kullandı.

    “Çeyrek asrı devirmenin gururunu yaşıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

    “25. kuruluş yıldönümü, milletimize, ülkemize, demokrasimize ve tüm insanlığa hayırlı uğurlu olsun. Bakanlarımızdan, milletvekillerimize, il ilçe belde başkanlarımızdan, belediye başkanlarımıza, mahalle köy temsilcilerimize yol ve dava arkadaşlarımın tamamına teşekkür ediyorum. İttifak ortaklarımıza dayanışmaları için teşekkür ediyorum.

    Bugün çok özel, tarihi bir gün. 25’inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak, çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz.

    AK Parti, bundan 25 sene önce milletimizin umudu olarak doğdu. Bu partiyi millet kurdu, kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu. Yapamazlar dediler, yaptık, hem de en güzelini yaptık. Türkiye’yi rahatlattık. Umudu çoğalttık. En başta Türkiye’nin, milletin özgüvenini yükselttik.

    Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık.

    36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız, haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Milli gelirimiz 240 milyar dolardan, 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı. Dünyanın 21’inci büyük ekonomisi olan Türkiye, 2025 yılı itibarıyla dünyada 16’ncı, Avrupa’da 6’ncı sıraya yükseldi.

    Piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi, kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapar hale getirdik.

    Ulaştırma alanında Türkiye’ye çağ atlattık. 24 milyon kilometre bölünmüş yol yaptık. 26 olan havalimanı sayımız 58’e çıktı. Yapımı devam edenler tamamlandığında bu sayı 60 olacak. 27 şehrimizi hızlı tren ağırla birbirine bağlıyoruz. 2053 yılında 48 saatte tüm Türkiye hızlı trenle gezilebilecek.

    Başörtüsü yasağına son vereceğiz dedik, üniversitede, okulda, kamuda son verdik. Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğini kaldıracağız dedik, kaldırdık. Harçları kaldıracağız, ders kitaplarını ücretsiz dağıtacağız dedik sözümüzü tuttuk.

    323 millet bahçemizi hizmete açtık. TOKİ ile 1 milyon 766 bin konut ürettik. Asrın felaketinde 460 bin konuyu depremzedelerimize 3 yıl gibi kısa sürede teslim ettik. 500 bin sosyal konut projemizle çok önemli bir ihtiyacı gideriyoruz.

    OHAL’i kaldıracağız dedik kaldırdık, farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştireceğiz dedik, seçilme yaşını 18’e indirdik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle, ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözüme kavuşturduk. Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız dedik, Fatih’in emaneti Ayasofya’yı Kebir Camii Şerifini yeniden ibadete biz açtık.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’nin kuruluşunun 25’inci yıl dönümü nedeniyle kaleme aldığı ‘ AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi ‘ başlıklı makalesi, Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya’da yayımlandı.

    Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti’yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye’nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirterek, Türkiye’nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye’yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a AK Parti’nin 25’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla tebrik çelengi yolladı.

    Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilecek program alanına getirilen çelenk, kırmızı ve beyaz karanfillerle süslendi. Çelengin alt bölümünde ise AK Parti’nin 25’inci kuruluş yıl dönümüne vurgu yapılarak, beyaz ve turuncu karanfillerden hazırlanan ’25’ yazısı yer aldı

  • Hizmet İhracatı Rekor Kırdı

    Hizmet İhracatı Rekor Kırdı

    TİCARET Bakanı Ömer Bolat, Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın, Hizmet İhracatçıları Birliği’ni temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker başkanlığındaki Yönetim Kurulu üyelerini kabul ettiği belirtildi. Kabulde Bakan Bolat’ın, hizmet ihracatçılarının sektörel taleplerini değerlendirdiği ve gelecek dönemde yapılacak iş birlikleri ve çalışmalar hakkında istişarelerde bulunulduğu kaydedilerek, “Hizmet ihracatçıları, sektörler itibarıyla 2026 yılı ilk 7 aylık gerçekleşmelerini sundu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve HİB Başkanı Murat Şeker, dünyadaki gelişmeler karşısında Hizmet İhracatı Strateji Belgesi’ni birlikte yenilemek için çalışmaya başlamak konusunda mutabık kaldılar” denildi.

    ‘TÜRKİYE HİZMET İHRACATINDA TARİHİNİN EN YÜKSEK SEVİYESİNE ULAŞTI’

    Açıklamada ayrıca 2025 yıl sonu itibarıyla Türkiye’nin, bir önceki yıla göre yüzde 4,6 artışla 122,6 milyar dolarlık hizmet ihracatı ile hem 2025 için belirlenen 121 milyar dolarlık hedefin üzerinde hizmet ihracatı gerçekleştirdiği, hem de en yüksek yıllık hizmet ihracatı rakamına ulaştığı vurgulanarak, “Ülkemiz, dünyadaki hizmet ihracatı sıralamasında 22’nci sıraya yükselmiştir. Ayrıca, ülkemizin uluslararası hizmet ticaretinden elde ettiği 63,5 milyar dolar ticaret fazlası ile cari dengeye önemli bir katkı sağlanmıştır. Ülkemiz, söz konusu hizmet ticareti fazlası ile dünyada en yüksek hizmet ticareti fazlası sağlayan 6’ncı ülke konumuna yerleşmiştir. Türkiye, 2002 yılında 14 milyar dolar ile dünya hizmet ihracatından yüzde 0,89 pay alırken, bu oran 2025 yılında 122,6 milyar dolar ihracat ile yüzde 1,28’e yükselmiştir. Böylece hizmet ihracatımız, 2002-2025 döneminde yıllık ortalama yüzde 9,9 artarak, aynı dönemde yüzde 8,1 olan dünya hizmet ihracatının yıllık bileşik büyüme oranının üzerinde bir büyüme göstermiştir” denildi.

    ‘EN FAZLA YABANCI ZİYARETÇİ AĞIRLAYAN 4’ÜNCÜ ÜLKEYİZ’

    Hizmet sektörlerinin küresel rekabetçi konumlarını koruyarak rakipleri arasında öne çıkmayı sürdürdüğü belirtilerek, “Turizmde 2025 yılında 63,9 milyon ziyaretçi ile 65,2 milyar dolar ihracat gerçekleştiren sektörümüz, dünyada en fazla yabancı ziyaretçi ağırlayan 4’üncü, en yüksek turizm geliri elde eden 5’inci ülke olmuştur. Dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sıralamasında 9’uncu sırada bulunan lojistik ve taşımacılık sektörümüz, 2025 yılında 42,4 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmıştır. 2025 yılında 362 bin uluslararası öğrenci ve 1,4 milyon sağlık turisti ağırlayan ülkemiz, eğitim ve sağlık hizmetlerinden toplam 6,2 milyar dolar gelir elde ederken; bilişim ve yazılım sektöründe 5,5 milyar dolarlık ihracata ulaşmıştır. Yaklaşık 767 bin metrekare kapalı fuar alanı kapasitesiyle Avrupa’da 6’ncı, dünyada 9’uncu sırada yer alan Türkiye, uluslararası ticaretin önemli buluşma noktalarından biri olmayı sürdürmektedir. Yurt dışı müteahhitlik sektörümüz ise bugüne kadar 138 ülkede 567,8 milyar dolar tutarında projeye imza atarak dünyada proje üstlenen firma sayısı bakımından ikinci sıradaki yerini korumuştur. Yaklaşık 1 milyar izleyiciye ulaşan Türk dizi ve film sektörü de Türkiye’nin küresel marka değerini ve yumuşak gücünü her geçen gün daha da artırmaktadır. Ticaret Bakanlığı olarak, hizmet sektörlerimizin küresel pazardaki rekabet gücünü daha da artıracak, küresel ölçekte büyümesini destekleyecek ve Türkiye’yi hizmet ihracatında dünyanın lider ülkeleri arasına taşıyacak politika ve destek programlarını kararlılıkla uygulamaya ve geliştirmeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

  • Kral Selman’dan Mekke Savunma Anlaşması’na Övgü

    Kral Selman’dan Mekke Savunma Anlaşması’na Övgü

    Suudi Arabistan’ın El-İhbariyye kanalının haberine göre, Kral Selman, ülkenin batısındaki Cidde kentinde düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. Toplantıda bölgesel ve uluslararası gelişmelerin yanı sıra çeşitli konular ele alındı.

    Kral Selman, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’e Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndaki çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

    “İSTİKRARIN KORUNMASINA YÖNELİK ÇABALARA KATKI SAĞLAYACAK”

    Üçlü zirvede elde edilen sonuçları öven Kral Selman, zirvenin Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında uzun vadeli savunma ortaklığının temellerini güçlendirdiğini belirtti. Kral Selman, bu ortaklığın üç ülke arasındaki işbirliği, koordinasyon ve entegrasyonun geliştirilmesine, bölgesel tehditlerle mücadele ile uluslararası güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik çabalara katkı sağlayacağını ifade etti.

    Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu da toplantının ardından yayımladığı sonuç bildirisinde, “Mekke Zirvesi”nin üç ülke arasındaki köklü tarihi ilişkilerin derinliğini ortaya koyduğunu belirtti. Bildiride, zirvenin kardeşlik ve İslami dayanışma bağlarının güçlendirilmesi ile ortak stratejik çıkarların korunmasına yönelik iradeyi teyit ettiği kaydedildi.

    MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos’ta Mekke’de “Ortak Savunma Anlaşması”na imza atmıştı.

    Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.

    Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

    Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.

  • Bakan Güler: Terörsüz Türkiye için tarihi adım

    Bakan Güler: Terörsüz Türkiye için tarihi adım

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’la milletimizin arzu ettiği ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine ulaşmaya yönelik tarihi bir adım atılmıştır. Bu yasayla terör belasından tamamıyla kurtulmayı yüzyıllara dayalı kardeşliğimizi tahkim etmeyi ve ülkemizin her alanda önünü açmayı hedefliyoruz” dedi.

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bartın Valiliği ve Ak Parti İl Teşkilatı ziyaretlerinin ardından kent merkezindeki esnafları gezerek sohbet etti. Ardından AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Bakan Güler, konuşması sırasında salondaki ekrandan komanda klibini izletti. Klipte, komandoların dosta güven, düşmana korku salan görüntüleri salondakiler tarafından büyük alkış aldı.

    Bakan Güler, yaptığı açıklamada, “Sizlerin de yakından takip ettiği üzere bölgemizde ve dünyada güvenlik dengelerinin hızla değiştiği krizlerin ve belirsizliklerin arttığı hatta savaşların vuku bulduğu kritik bir dönemden geçiyoruz. Böylesine hassas bir ortamda Türkiye; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüttüğü etkin diplomasisi güçlü devlet yapısı kahraman ordusunun üstün kabiliyetleri ve sürekli gelişen yerli-milli savunma sanayisi sayesinde uluslararası arenada en önemli aktörlerden biri haline gelmiştir. Pek çok ülke de ülkemizin ulaştığı bu seviyeyi gıptayla takip etmektedir. En son Mekke’de imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması da ülkemizin uluslararası arenadaki etkisini ve geliştirdiği güçlü iş birliklerini açık bir şekilde göstermiştir. Birbirinden kritik geniş imkan ve kabiliyetlere sahip olan ve kolektif caydırıcılığı benimseyen üç kardeş ve dost ülkenin ortaya koyduğu bu güçlü iradenin ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

    Türkiye’de AK Parti iktidarı döneminde yapılan yatırımlar ve kalkınma hamleleri ile ilgili de video izleten Milli Savunma Bakanı Güler, “Birbirinden kritik bu yatırımlardan aldığımız güç ve ilhamla nihai hedefimiz; Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda şehirlerimizi her alanda daha ileriye taşımak daha güçlü bir Bartın ve daha güçlü bir Türkiye inşa etmektir. Bu noktada terörü tamamıyla sonlandırmayı iç cephemizi tahkim ederek bin yıllık kardeşliğimiz daha da güçlendirmeyi öncelikli görüyoruz” ifadelerini kullandı

    “Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmaya yönelik tarihi bir adım atılmıştır”

    Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ilgili değerlendirmede bulunan Güler, “Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yürütülen ‘Terörsüz Türkiye’ süreci tarihi bir dönüm noktası niteliğindedir. Şüphesiz bu sürecin temelinde aziz şehitlerimizin fedakarlıkları kahraman gazilerimizin cesareti Mehmetçiğimizin kararlılığı güvenlik güçlerimizin gayretleri ve aziz milletimizin desteği bulunmaktadır. Terörsüz Türkiye; güvenlik alanındaki kazanımlarımızı kalıcı kılmanın yanı sıra şehirlerimizin kalkınmasına vatandaşlarımızın refahının artmasına ve kaynaklarımızın daha verimli kullanılmasına da önemli katkılar sağlayacaktır. Bu çerçevede Bakanlık olarak gelişmeleri ilgili kurum ve kuruluşlarımızla tam bir koordinasyon içerisinde büyük bir hassasiyetle takip ediyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisimiz de süreçle ilgili kapsamlı çalışmalarını titizlikle yürütmüştür. Bu çalışmaların sonucunda Gazi Meclisimizin dün akşam ezici bir çoğunlukla kabul ettiği Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunla milletimizin arzu ettiği Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmaya yönelik tarihi bir adım atılmıştır. Bu yasayla terör belasından tamamıyla kurtulmayı yüzyıllara dayalı kardeşliğimizi tahkim etmeyi ve ülkemizin her alanda önünü açmayı hedefliyoruz. İçeride toplumsal barış ve huzurunu kalıcı hale getiren bir Türkiye elbette ki uluslararası alandaki güçlü etkisini daha da artıracak ve milletimize ve umudunu Türkiye’ye bağlamış mazlumlara nice gururla yaşatacaktır” diye konuştu.

    Toplantıya Bakan Güler’in yanı sıra AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, AK Parti Bartın İl Başkanı Yaşar Arslan ve partililer katıldı.

  • Cevdet Yılmaz’dan Mısır’ın Mekke Anlaşması’na katılımına yeşil ışık: Neden olmasın?

    Cevdet Yılmaz’dan Mısır’ın Mekke Anlaşması’na katılımına yeşil ışık: Neden olmasın?

    Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ardından gözler anlaşmanın genişleyip genişlemeyeceğine çevrildi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Mısır’ın yeni savunma yapılanmasına katılma ihtimaline ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Yılmaz, “Mısır yeni savunma anlaşmasına katılabilir mi?” sorusuna, “Neden olmasın?” yanıtını verdi.

    Mısır’ın bölgedeki önemine işaret eden Yılmaz, “Mısır elbette çok değerli bir ülke ve askeri, coğrafi ve nüfus açısından önemli bir güç. Önümüzdeki dönemde bu yapıya yeni katılımcıların eklenmesi mümkün olabilir” ifadelerini kullandı.

    “NATO’YA ALTERNATİF DEĞİL”

    Yılmaz, yeni savunma yapılanmasının hangi amaçla oluşturulduğuna ilişkin tartışmalara da açıklık getirdi. Mekke Anlaşması’nın NATO’ya alternatif olarak kurulmadığını belirten Yılmaz, yapının İran’a karşı oluşturulduğu değerlendirmelerine de karşı çıktı.

    Yılmaz’ın açıklamaları, üç ülkeyle başlayan savunma iş birliğinin ilerleyen dönemde daha geniş katılımlı bir yapıya dönüşebileceğinin en açık mesajlarından biri oldu.

    ERDOĞAN, BİN SELMAN VE ŞERİF MEKKE’DE İMZALADI

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos’ta Mekke’de bir araya gelerek Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na imza attı.

    Anlaşma, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki askeri ve güvenlik iş birliğini yeni bir seviyeye taşıdı. Uluslararası basına yansıyan bilgilere göre anlaşmanın en kritik unsurlarından birini ortak savunma ilkesi oluşturuyor. Buna göre üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırı, diğer ülkelere de yapılmış bir saldırı olarak kabul edilecek.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz

    BİRİNE SALDIRI ÜÇÜNE SALDIRI SAYILACAK

    Bu maddeyle Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan olası dış tehditlere karşı kolektif caydırıcılık oluşturmayı hedefliyor.

    Anlaşma aynı zamanda üç ülkenin savunma alanındaki iş birliğinin genişletilmesini öngörüyor. Uluslararası basın, Türkiye’nin NATO üyesi ve güçlü bir savunma sanayisine sahip olmasına, Pakistan’ın nükleer silaha sahip bir devlet olmasına ve Suudi Arabistan’ın ekonomik ve stratejik ağırlığına dikkat çekiyor.

    BÖLGESEL GERİLİMİN ORTASINDA GELDİ

    Mekke’deki imzalar, Orta Doğu’da güvenlik dengelerinin hızla değiştiği bir dönemde atıldı. Uluslararası basın anlaşmayı bölgedeki artan güvenlik tehditleri, İran’la yaşanan gerilim, Husilerin saldırıları ve bölge ülkelerinin güvenlik politikalarını çeşitlendirme arayışları çerçevesinde değerlendiriyor.

    Anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığı belirtilirken, bazı uluslararası yorumlarda üçlü yapının Orta Doğu’daki güç dengeleri açısından önemli sonuçlar yaratabileceği değerlendiriliyor.

    GÖZLER ŞİMDİ MISIR’DA

    Cevdet Yılmaz’ın son açıklamasıyla birlikte anlaşmanın üç ülkeyle sınırlı kalıp kalmayacağı tartışması yeni bir boyut kazandı.

    Mısır’ın askeri kapasitesi, nüfusu ve stratejik konumuna özellikle dikkat çeken Yılmaz’ın “Neden olmasın?” çıkışı, Kahire’nin ilerleyen dönemde yapıya katılabileceği ihtimalini gündeme taşıdı. Ancak şu aşamada Mısır’ın katılımına ilişkin alınmış veya açıklanmış resmi bir karar bulunmuyor.

    Mısır’ın olası katılımı gerçekleşirse Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’la başlayan yapının coğrafi ve askeri ağırlığı önemli ölçüde genişlemiş olacak. Böyle bir adım, Mekke Anlaşması’nın üçlü bir savunma paktından daha geniş katılımlı bölgesel bir güvenlik mekanizmasına dönüşmesi açısından kritik bir eşik oluşturabilir.