Tag: Türkiye’nin

  • Türkiye’nin F-35 adımı Yunanistan’ı karıştırdı. “Ulusal bir yenilgi”

    Türkiye’nin F-35 adımı Yunanistan’ı karıştırdı. “Ulusal bir yenilgi”

    Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin F-35 edinmesine ilişkin olumlu açıklamaları Atina’da endişe kaynağı oldu.

    Yunanistan’ın eski başbakanlarından Aleksis Çipras, Economist dergisinin Yunanistan’da düzenlediği bir panel sırasında gündeme ilişkin yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan gelişmeler büyük endişe yaratıyor. Hem Avrupa güvenliği hakkında hem de ulusal güvenlik hakkında.” diye konuştu.

    Kiryakos Miçotakis hükümetini çok yönlü dış politikayı bırakıp, “açık çek” politikasına geçmekle eleştiren Çipras, ABD’nin Joe Biden liderliğinde olduğu dönemde muhalefetteki Miçotakis’in o dönem iktidarda olan kendisini “Trumpçı” olarak nitelendirecek kadar “aşırı hareketleri” olduğunu ifade etti.

    “F-35’LER, F-16’LAR, EUROFİGHTER’LAR TÜRKİYE’YE VERİLİYOR”

    Çipras, “Bugün geldiğimiz durumda F-35’ler, F-16’lar, Eurofighter’ler, ABD uçak motorları Türkiye’ye veriliyor ve bizim Çoban Adası’na kablo döşeme imkanımız yok. Şüpheniz olmasın, durum böyle. Ulusal güvenliğimizin tehlikede olduğu bir durumdayız.” dedi.

    Kendisinin başbakanlık döneminde Suda Askeri Üssü’nü 5 yıllığına kullanma anlaşması karşılığında ABD’den taleplerde bulunduğunu belirten Çipras, Miçotakis’i ise bu kullanım hakkını Dedeağaç dahil 6 farklı üs için süresiz vermekle suçladı.

    Çipras, Türkiye’nin F-35 edinmesine ilişkin Trump’tan gelen olumlu açıklamalar için ise “Ben ulusal bir yenilgi olarak nitelendiriyorum.” ifadesini kullanarak, Türkiye’nin F-16, F-35, Eurofighter edinmek, Libya ile deniz yetki alanlarını belirlemek üzere anlaşma yapmak gibi birçok başarı sergilediğine işaret etti.

    YUNAN BASININDA TÜRKİYE’NİN BAŞARISI

    NATO Zirvesi’nin ilk gününün ardından Yunan basınında çıkan haberlerde, ABD Başkanı Trump’ın, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği övgüler geniş yer alırken, F-35 ve CAATSA yaptırımları hakkındaki açıklamalar da Türkiye’nin büyük kazanımları olarak değerlendirildi.

    Kathimerini gazetesi bugünkü “Atina gelişmelerden rahatsız” başlıklı haberinde, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın dün ABD Kongresi üyeleri ile Atina’da yaptığı görüşmede, “Türkiye’nin F-35 edinmesinin bölgedeki istikrar ve güvenlik üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini” dile getirdiğini aktardı.

    Gazete, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis’in de dün ABD Kongresi üyeleri ile Atina’da yaptığı görüşmede, Türkiye’nin F-35 edinmesinden Yunanistan’ın duyacağı rahatsızlığı dile getirdiğini ifade etti.

    F-35 konusunun Türkiye ile ABD arasında iki taraflı bir konu olduğu düşüncesiyle Yunanistan’ın bugüne dek dengeli bir tavır sergilediğini savunan gazete, “Yeni gerçeklik Yunanistan’ın kendi görüşünü tüm kanallar aracılığıyla aktarmasını ve Washington’a Yunanistan’ın görüşlerinin tamamını iletmesini gerekli kılıyor. Yunan tarafında eksik olan ise Washington’a baskı yapma olasılığı.” ifadelerini kullandı.

    Ta Nea gazetesi ise bugünkü sayısında isim vermeden tecrübeli bir diplomatın gazeteye yaptığı açıklamada, Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilişkin övgülerinin iki ülke arasındaki ilişkilerin gidişatında anahtar niteliğinde olduğunu söylediğini aktararak, şunları kaydetti:

    “Atina için sorun işte burada başlıyor. İki müttefikin yakınlaştığını, Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisine girdiğini ve Orta Doğu’da rol üstlenmek istediğini görüyor. Trump’ı çoğu kez hayal kırıklığına uğratan Avrupalıların aksine (Türkiye) nereye istense kuvvet göndermeye hazır görünüyor.”

  • Özel: NATO’nun ihtiyacı demokratik Türkiye

    Özel: NATO’nun ihtiyacı demokratik Türkiye

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, NATO Zirvesi öncesinde uluslararası yayın platformu Project Syndicate’de kaleme aldığı makalede, Türkiye’nin NATO açısından vazgeçilmez stratejik konumunu koruduğunu belirtti.

    DÜNYA LİDERLERİNE SESLENDİ

    Özel, Emmanuel Macron, Ursula von der Leyen, Tony Blair, Josep Borrell, Gordon Brown ve Javier Solana gibi uluslararası isimlerin de düzenli olarak yazdığı platformda yayımlanan makalesinde dünya liderlerine seslendi.

    “NATO’nun İhtiyaç Duyduğu Demokratik Türkiye” başlıklı yazısında Özel, NATO liderlerinin Ankara’da “stratejik önemi tartışılmaz ancak demokratik temelleri giderek zayıflayan bir ülkeyi ziyaret ettiğini, Türkiye’nin temel sorununun artık ekonomik krizden çok meşruiyet krizi” olduğunu öne sürdü.

    Özel, 2024 yerel seçimlerinden CHP’nin birinci parti çıktığını savunarak, iktidarın seçim sonuçlarını kabul etmek yerine muhalefet üzerindeki baskıyı artırdığını iddia etti. Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu bulunduğunu, 30’dan fazla muhalefet belediye başkanının da cezaevinde olduğunu söyleyen Özel, muhalefete yönelik yargı süreçlerinin siyasi nitelik taşıdığını öne sürdü.

    ÖZEL: ERDOĞAN, TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK ÖNEMİNİ ÖN PLANA ÇIKARACAK

    Makalesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede Türkiye’nin jeopolitik önemini ön plana çıkaracağını belirten Özel, “meşruiyetinden emin yönetimlerin barışçıl muhalefeti tehdit olarak görmeye ihtiyaç duymayacağını” ifade etti.

    Özel, yazısını NATO müttefiklerine şu çağrıyla tamamladı:

    “Türkiye’nin müttefikleri bugünkü iktidarın ve onun yarattığı düzensizliğin ötesine bakmayı öğrenmelidir. Yalnızca bugün iktidarı elinde tutanlarla değil, onların artık inandırıcı biçimde temsil edemediği demokratik gelecekle de ilişki kurmalıdırlar. Hükümetler ve liderler gelir geçer; Türkiye ve Türkiye halkı kalır. Halkımız, kendi evinde özgür ve demokratik, dışarıda güvenilir, hukukun üstünlüğüne bağlı bir ülke inşa etmeye kararlıdır. Bizim inşa etmeye hazırlandığımız Türkiye tam da budur: Müreffeh, kurumlarına güvenen ve uluslararası barış ile güvenliğe güçlü ve yapıcı katkı sunan bir ülke.”

  • NATO’nun 1 numarasından Türkiye itirafı! “Beni çok etkiledi” diyerek anlattı

    NATO’nun 1 numarasından Türkiye itirafı! “Beni çok etkiledi” diyerek anlattı

    NATO Askeri Komite Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, Ankara’da düzenlenecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Türkiye’nin ittifak içindeki önemine dikkat çekti. Türkiye’nin güçlü ordusu, gelişen savunma sanayisi ve stratejik konumuyla NATO için vazgeçilmez bir müttefik olduğunu vurgulayan Dragone, “Türkiye’ye güveniyoruz ve onu müttefikimiz olarak görmekten memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

    “NATO DAHA GÜÇLÜ VE DAHA KARARLI”

    Brüksel’deki NATO Karargahı’nda açıklamalarda bulunan NATO Askeri Komite Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, göreve başladığı Ocak 2025’ten bu yana ittifakın önemli bir dönüşüm süreci yaşadığını söyledi.

    NATO’nun artık tehditlere karşı daha hazırlıklı olduğunu belirten Dragone, “Bir buçuk yıl önce uyanıyorduk, bugün ise ayaktayız ve ilerliyoruz. Hedefe henüz ulaşmadık ancak doğru yönde ilerlediğimiz açık. NATO bugün daha güçlü ve daha kararlı.” ifadelerini kullandı.

    “VERİLEN TAAHHÜTLERİN HAYATA GEÇMESİNİ BEKLİYORUZ”

    Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nin askeri açıdan büyük önem taşıdığına işaret eden Dragone, zirvede açıklamalardan çok somut adımlar görmek istediklerini söyledi.

    “Lahey Zirvesi’nde verilen sözlerin artık uygulamaya geçirilmesini bekliyoruz.” diyen Dragone, savunma yatırımlarının artırılması ve müttefiklerin taahhütlerini yerine getirmesinin öncelikli hedef olduğunu belirtti.

    UKRAYNA’YA DESTEK ÇAĞRISI

    Dragone, NATO üyelerinin Ukrayna’ya verdikleri desteği sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

    Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu süre boyunca desteklenmesinin önemine dikkat çeken Dragone, savunma sanayisinde yakalanan üretim ivmesinin de korunmasını beklediklerini ifade etti.

    “AVRUPA BU YÜKÜ ÜSTLENEBİLİR”

    ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dragone, Avrupa ülkelerinin bu sorumluluğu üstlenebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.

    Savunma yatırımlarının artırılmasıyla birlikte Avrupa’nın kendi güvenliğini daha güçlü şekilde sağlayabileceğini belirten Dragone, bunun zaman alacağını ancak doğru yönde ilerleme kaydedildiğini dile getirdi.

    “TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR MÜTTEFİK”

    Türkiye’nin NATO’daki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dragone, Türkiye’nin ittifakın ikinci büyük ordusuna sahip olduğuna dikkat çekti.

    Türkiye’nin Karadeniz, Akdeniz ve Orta Doğu’nun kesişim noktasındaki stratejik konumunun NATO açısından büyük önem taşıdığını belirten Dragone, “Hem coğrafi hem de askeri açıdan Türkiye çok önemli bir görev üstleniyor.” dedi.

    “SAVUNMA SANAYİSİ BENİ ÇOK ETKİLEDİ”

    Türkiye’deki savunma sanayi tesislerini ziyaret ettiğini anlatan Dragone, gördüğü üretim kapasitesinden etkilendiğini söyledi.

    “Gerçekten etkileyiciydi.” diyen Dragone, Türkiye’nin savunma sanayisine yaptığı yatırımlar, üretim hızı ve teslim kabiliyetiyle diğer NATO üyelerine örnek olabilecek seviyeye ulaştığını ifade etti.

    “GELECEKTE DAHA DA GÜÇLÜ OLACAK”

    Türkiye’nin gelecekte NATO içindeki ağırlığının daha da artacağını belirten Dragone, “Benim değerlendirmeme göre Türkiye güçlü bir müttefik ve gelecekte daha da güçlü olacak. Savunma sanayisine yaptığı yatırımlar ve üretim kapasitesiyle diğer müttefik ülkelere örnek olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE İTTİFAKIN MERKEZİNDE”

    Türkiye’nin sadece coğrafi konumuyla değil, güvenlik politikalarındaki rolüyle de NATO’nun merkezinde yer aldığını vurgulayan Dragone, “Coğrafi olarak sınır hattında yer alıyor olabilir ancak birçok önemli konuda İttifak’ın tam merkezinde bulunuyor. Türkiye’ye güveniyoruz ve onu müttefikimiz olarak görmekten memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

    “32 SADECE BİR SAYI DEĞİL”

    Müttefik ülkeler arasındaki güvenin NATO’nun en büyük gücü olduğunu ifade eden Dragone, Türkiye’nin güvenlik kaygılarının da aynı anlayışla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

    “32 sadece bir sayı değil. Eğer bu birlikteliğin sunduğu imkanlardan tam anlamıyla yararlanabilirsek çok daha güçlü bir ittifak oluruz.” değerlendirmesinde bulundu.

  • Fuat Oktay’dan Özel’in Financial Times yazısına tepki: Klasik vesayet özleminin yeni bir tezahürü

    Fuat Oktay’dan Özel’in Financial Times yazısına tepki: Klasik vesayet özleminin yeni bir tezahürü

    1. Dönem Cumhurbaşkanı Yardımcısı, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Özgür Özel’in İngiliz gazetesi Financial Times’ta yayımlanan yazısına sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla tepki gösterdi.

    Oktay paylaşımında, “CHP Milletvekili Sayın Özgür Özel’in yabancı bir gazeteye yazdığı yazı, klasik vesayet özleminin ne yazık ki yeni bir tezahürüdür.” ifadelerini kullandı.

    “DIŞ DESTEK ARAYIŞINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL”

    Açıklamasında Özel’in yazısının NATO Zirvesi öncesinde yayımlanmasına dikkat çeken Oktay, şu değerlendirmede bulundu: “Seçimle, aziz milletimizin iradesiyle iş başına gelmiş Sayın Cumhurbaşkanımızı ‘rejim’ diye etiketleyen, Ankara’daki NATO toplantısı öncesinde müttefiklerimize Türkiye’yi tehdit olarak gösteren bu zihniyet, milletin iradesine karşı dış destek arayışından başka bir şey değildir.”

    “ÜLKEMİZ KENDİ İRADESİYLE YOLUNA DEVAM EDECEK”

    Oktay, paylaşımını şu ifadelerle tamamladı: “Milletimizin sağduyusu bu vesayetçi anlayışı her zaman olduğu gibi şiddetle reddetmektedir. Ülkemiz, kendi iradesiyle yoluna emin adımlarla devam edecektir.”

    Financial Times yazısına tepki: Klasik vesayet özleminin yeni bir tezahürü” src=”https://foto.sondakika.com/haber/2026/07/02/fuat-oktaydan-ozelin-financial-20011199-4808_1_m.jpg”>

    ÖZGÜR ÖZEL, FİNANCİAL TİMES’TA NE YAZDI?

    Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğundan olan Özgür Özel, Ankara’da düzenlenmesi beklenen NATO Zirvesi öncesinde Financial Times’ta “Erdoğan’ın demokrasiye yönelik saldırısı, Türkiye’nin müttefikleri için bir tehdit teşkil ediyor” başlıklı bir makale kaleme aldı. Özel yazısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefete yönelik baskılarının yalnızca Türkiye demokrasisini değil, NATO müttefiklerini ve bölgesel istikrarı da etkileyebileceğini savundu.

    Muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlar, ekonomik kriz ve yargı süreçleri üzerinden Türkiye’de demokratik rekabetin zayıflatıldığını öne süren Özel, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası kamuoyuna “güçlü lider” görüntüsü vermeye çalışacağını ancak bunun ülkedeki demokratik gerilemeyi gizlememesi gerektiğini ifade etti.

    Yazısında, barışçıl göstericilerin yanı sıra avukatlar, gazeteciler ve akademisyenlerin de hedef alındığını öne süren Özel, bunun yalnızca Türkiye’nin iç meselesi olmadığını, Avrupa’daki NATO müttefikleri açısından da sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.

    “DEMOKRATİK REKABET ZAYIFLATILDI”

    Türkiye’nin NATO içindeki stratejik önemine de değinen CHP lideri, ülkenin Karadeniz’e erişimi kontrol ettiğini, Ortadoğu’ya komşu konumu, güçlü ordusu ve gelişen savunma sanayisiyle ittifak için vazgeçilmez olduğunu ancak bu stratejik konumun Türkiye’deki ekonomik ve demokratik sorunların üzerini örtmemesi gerektiğini savundu.

    Özel ayrıca, 2024 yerel seçimlerinin ardından muhalefete yönelik baskıların arttığını, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını ve çok sayıda CHP’li belediye başkanı hakkında yürütülen adli süreçleri örnek göstererek, demokratik rekabetin zayıflatıldığını iddia etti.

    Yazısında, Türkiye’nin müttefiklerinden ülkenin siyasi geleceğini belirlemelerini istemediklerini de vurgulayan Özel, “Türkiye’nin demokratları, demokrasinin yurt dışından ithal edilmesini istemiyor. Bu görev Türkiye halkına aittir.” ifadelerini kullanarak demokratik değişimin ancak halkın iradesiyle gerçekleşebileceğini belirtti.

  • Türksat 5A 5 Yaşında

    Türksat 5A 5 Yaşında

    ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5 yıldır kesintisiz olarak görev yapan Türksat 5A’nın Dünya çevresinde 1826 tur attığını duyurdu.

    Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 5’inci nesil haberleşme uydusu Türksat 5A’nın göreve başlamasının 5’inci yıl dönümü nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, 28 Haziran 2021 tarihinde hizmete alınan Türksat 5A’nın 5 yıldır kesintisiz olarak görev yaptığını belirterek, Türkiye’nin uzaydaki stratejik varlığını güçlendirmeye devam ettiğini kaydetti.

    ‘TÜRKİYE’NİN UZAYDAKİ ETKİNLİĞİNE ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLADI’

    Bakan Uraloğlu, Türksat 5A’nın 8 Ocak 2021 tarihinde ABD’nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral Uzay Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketi ile uzaya fırlatıldığını anımsatarak, yaklaşık dört ay süren yörünge yükseltme manevralarının ardından 31 derece doğu yörüngesindeki yerini aldığını ifade etti. Türksat 5A’nın bugün itibarıyla 5 yıldır kesintisiz görev yaptığını belirten Uraloğlu, “Hizmete alınmasından bu yana Dünya çevresinde 1826 tur atan Türksat 5A, görevini başarıyla sürdürüyor. Uydu haberleşmesi alanındaki kapasitemizi artıran uydumuz, Türkiye’nin uluslararası pazardaki rekabet gücüne ve uzaydaki etkinliğine önemli katkılar sağladı” dedi.

    ‘TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI PAZARDAKİ REKABET GÜCÜ ARTTI’

    Türksat 5A ile birlikte Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Güney Afrika ve çevre bölgelerde daha geniş bir coğrafyaya yüksek kaliteli haberleşme hizmeti sunmaya başladıklarını kaydeden Uraloğlu, “Uluslararası pazarda rekabet gücümüzü artıran 5A’nın yeni kapsama alanı sayesinde televizyon yayıncılığı, veri haberleşmesi, kurumsal ağlar ve geniş bant uydu hizmetlerinde yeni pazarlara erişim sağladık. Türksat’ın uluslararası müşteri portföyünü güçlendirdik, ülkemizin uydu haberleşme alanındaki etkinliğini daha da artırdık” ifadelerini kullandı.

    Türksat 5A ile Türkiye’nin 31 derece doğu yörüngesindeki aktif işletmeciliğinin sürdürülmesine katkı sağladıklarını belirten Uraloğlu, “Uydu sayesinde uluslararası yörünge ve frekans haklarımızın korunmasına önemli katkı sunuyoruz. Türkiye’nin uzaydaki stratejik varlığını güçlendirmeye devam ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    Uraloğlu ayrıca, Türksat 5A’nın elektrikli itki sistemi ve yüksek verimli haberleşme altyapısıyla filonun en gelişmiş uydularından biri olduğunu, proje süresince edinilen mühendislik ve işletme tecrübesinin Türkiye’nin uydu teknolojileri alanındaki bilgi birikimine önemli katkılar sağladığını ifade ederek, “Türksat 5A ile elde ettiğimiz deneyim, yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A için güçlü bir altyapı oluşturdu. Türkiye’nin uzay ve haberleşme teknolojilerindeki yetkinliğini her geçen gün daha ileri taşıyoruz” dedi.

  • NATO Zirvesi Ankara’da Gerçekleşecek

    NATO Zirvesi Ankara’da Gerçekleşecek

    SANAYİ ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON), 36’ncı NATO Zirvesi’nin 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek olmasını memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı.

    SANKON Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ali Altuntaş yaptığı yazılı açıklamada, dünyanın en önemli uluslararası güvenlik ve savunma küresel güçlerinden birisi olan NATO Zirvesi’nin Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenmesinin, Türkiye’nin uluslararası arenadaki stratejik konumunun ve diplomatik etkinliğinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Altuntaş, Türkiye’nin NATO’nun güçlü ve vazgeçilmez üyelerinden birisi olarak bölgesel ve küresel barışa katkı sağlamaya devam ettiğini belirtilerek, Ankara’nın böylesine önemli bir zirveye ev sahipliği yapmasının ülkemizin uluslararası saygınlığını daha da artıracağını dile getirdi. Altuntaş, “Zirvenin yalnızca güvenlik ve savunma alanlarında değil, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkileri açısından da önemli fırsatlar oluşturacağına olan inancımız tamdır” dedi.

    Zirve kapsamında Türkiye’ye gelecek devlet ve hükümet başkanları, üst düzey temsilciler, diplomatik heyetler ve uluslararası kuruluşların temsilcilerinin Türkiye’nin ekonomik potansiyelini daha yakından görme imkanı bulacağını ifade eden Ali Altuntaş, “Türkiye, sahip olduğu jeopolitik konumu, güçlü ekonomisi, gelişmiş sanayisi ve etkin diplomasisi ile uluslararası toplumun önemli aktörlerinden birisidir. NATO Zirvesi’nin Ankara’da düzenlenmesi, ülkemize duyulan güvenin ve Türkiye’nin uluslararası toplumdaki ağırlığının somut bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

    Altuntaş, SANKON Yönetim Kurulu olarak NATO Zirvesi’nin başarıyla gerçekleştirilmesini temenni ederek, zirvenin bölgesel ve küresel barışın güçlendirilmesine, uluslararası iş birliğinin artırılmasına ve Türkiye’nin ekonomik ve diplomatik ilişkilerinin daha da geliştirilmesine katkı sağlamasını diledi. Ali Altuntaş açıklamasında, SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu’nun NATO Zirvesi’ne katılım sağlayacak bazı hükümet yetkilileri ve üst düzey diplomatlarla, Türkiye ile NATO üyesi ülkeler arasında ekonomik ve ticari ilişkilere katkı sağlamak amacıyla görüşmeler gerçekleştireceğini açıkladı.

  • MİT Başkanı Kalın, Hamas heyeti ile görüştü

    MİT Başkanı Kalın, Hamas heyeti ile görüştü

    Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) İbrahim Kalın, Ankara’da Hamas temsilcileri ile bir araya gelerek, anlaşmayla ilgili değerlendirmede bulundu.

    Görüşmede, Hamas heyeti, ateşkes kurallarına uyduklarını belirterek, İsrail tarafının yaptığı ihlaller hakkında MİT Başkanı Kalın’a bilgi verdi.

    TÜRKİYE’NİN GAZZE’DE ATEŞKES ÇALIŞMALARI

    İsrail ordusunun, Kurban Bayramı boyunca Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarılar görüşmenin başlıkları arasında yer alırken, garantör ülke Türkiye’nin, Gazze’de ateşkesin uygulanması yönündeki çalışmalarına değinildi.

    Görüşmede, İsrail’in ihlallerinin önlenmesi için atılacak adımlar da değerlendirildi.

    Başta Kudüs olmak üzere, İsrail’in tüm bölgeyi hedefleyen işgal ve istikrarsızlaştırma politikalarına karşı durulması gerektiğinin altı çizilen görüşmede, hiçbir “oldubitti”ye izin verilmeyeceği vurgusu yapıldı.

    GAZZE’DE ATEŞKES AŞAMALARI VE MÜZAKERE SÜRECİ

    Ateşkesin birinci aşamasına ilişkin İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmesinin sağlanması ve müzakere sürecinin ilerleyişine dair değerlendirmelerin yapıldığı görüşmede, Türkiye’nin Gazze’ye sağladığı insani yardımlar hakkında da bilgilendirme yapıldı, daha fazla yardım girişinin sağlanması için bölge ülkeleri ve uluslararası kuruluşlarla birlikte yürütülen çalışmalar ele alındı.

    Hamas heyeti, Türkiye’nin Gazze’de barışın sağlanması için gösterdiği çabalar için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini iletirken, Türkiye’nin, Gazze’de kalıcı barışın sağlanması için çabalarını yoğunlaştırmaya devam edeceğinin altı çizildi.

  • Kurtulmuş’tan Küresel Adalet Vurgusu

    Kurtulmuş’tan Küresel Adalet Vurgusu

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve “Terörsüz Türkiye” hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi.

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır” dedi.

    “Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit”

    Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir” diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti.

    “Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok”

    Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, “Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır” dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, “Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur” ifadelerini kullandı.

    “Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı”

    Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Sivil Toplum Buluşması”nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen “Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği” toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı.

    “Dünyada güç dengeleri değişiyor”

    Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, “Böyle bir dünya sistemi yürümez” dedi.

    “Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor”

    Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, “Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır” diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

    “Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı”

    Konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. “Büyük mesafe alınmıştır” diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, “Bu işi hep beraber bitireceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var”

    Devlet geleneğinde “Nizam-ı Alem” anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, “Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız” dedi.

    Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı. – BURSA

  • Kurtulmuş: Terör sorumluluklarınızı yerine getirmeli

    Kurtulmuş: Terör sorumluluklarınızı yerine getirmeli

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı” dedi.

    Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, “İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz” dedi.

    “Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz”

    Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, “Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir” dedi.

    Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, “2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz” diye konuştu.

    “Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı”

    Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, “Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ‘Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hakim olacaktır” dedi.

    Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, “Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır” dedi.

    “Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız” diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır.” – BURSA