Tag: Süre

  • iPhone borcunu ödemeyince intihar etti, anne babası arkasından atladı

    iPhone borcunu ödemeyince intihar etti, anne babası arkasından atladı

    Hindistan’ın Maharashtra eyaletine bağlı Chhatrapati Sambhajinagar’da bir aile arasında çıkan iPhone tartışması faciayla noktalandı.

    Cuma günü tepeden düşen genç ile anne ve babası hayatını kaybetti. Haberlere göre, genci uçurum kenarından uzaklaştırmak için saatlerce süren ikna çabalarının bir kısmı cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

    Olay, Waluj MIDC Polis Merkezinin yetki alanında yer alan Tisgaon bölgesindeki bir tepede meydana geldi.

    Yaşamını yitiren kişilerin Zalta Phata bölgesinde ikamet eden Kunal Chandgude, 48 yaşındaki babası Murlidhar Chandgude ve annesi Sangita Chandgude olduğu belirlendi.

    Polis, olayın öncesinde bir iPhone ve ailenin maddi durumuyla bağlantılı bir anlaşmazlık yaşandığını açıkladı. Olayın gelişimine ilişkin basında farklı ayrıntılar yer aldı.

    India Today’in haberinde Kunal’ın yeni bir iPhone istediği ancak babasının maddi durumunun bunu almaya elvermediği aktarılırken, NDTV ise gencin telefonu daha önce satın aldığını ve taksit ödemelerini karşılamak için ailesinden para talep ettiğini bildirdi.

    Tartışmanın ardından Kunal sabah saat 10.00 civarında tepeye gitti. Anne ve babası da peşinden giderek onu geri dönmesi için ikna etmeye çalıştı.

    Yaklaşık üç saat süren ikna ve kurtarma çalışmalarına daha sonra polis ekipleri, köylüler ve itfaiye personeli de katıldı.

    Görevlilerin alana güvenlik ağı yerleştirmeye çalıştığı, ancak gencin uçurumun kenarında sürekli hareket etmesi nedeniyle kurtarma ekiplerinin zorlandığı bildirildi.

    Saat 13.00 civarında baba Murlidhar oğluna yaklaşarak onu uçurumun kenarından çekmeye çalıştı. Polisin verdiği bilgiye göre Kunal tepeden düştü, babası da onu kurtarmaya çalıştığı sırada dengesini kaybederek uçuruma yuvarlandı.

    Eşinin ve oğlunun düşüşüne tanık olan anne Sangita da kısa süre sonra tepeden düşerek can verdi.

    Chhatrapati Sambhajinagar’daki olay sırasında kaydedilen bir videoda, facia yaşanmadan önce çevredekilerin Kunal’ı uçurum kenarından uzaklaştırmak için ikna etmeye çalıştığı anlar yer aldı.

    Kurtarma girişimi sırasında bölgede çok sayıda mahalle sakini ve turistin toplandığı aktarıldı.

    Gencin, annesinin ve babasının cenazeleri bulundukları yerden çıkarılarak otopsi işlemleri için hastaneye gönderildi.

    Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, adli sürecin devam ettiğini bildirdi.

  • Antalya’da Silahlı Saldırı: İlhan Kaval Hayatını Kaybetti

    Antalya’da Silahlı Saldırı: İlhan Kaval Hayatını Kaybetti

    VAN’da yaşarken bir süre önce husumetlilerinden kaçarak Antalya’ya gelip yerleşen ailesini ziyarete gelen İlhan Kaval (44), otomobilinde silahlı saldırıya uğradı. Sokaktaki araçların arasında bekleyen şüphelinin 13 el ateş edip kaçtığı Kaval, hayatını kaybetti. İlhan Kaval’ın babası İrfan Kaval, oğlunun aracının başında uzun süre gözyaşı döktü.

    Olay, saat 11.00 sıralarında Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi’nde meydana geldi. Van’da yaşayan 2 çocuk babası İlhan Kaval, iddiaya göre bir süre önce husumetlilerinden kaçarak Antalya’ya yerleşen ağabeyini ziyaret için kente geldi. Burada ağabeyi ve babası İrfan Kaval ile vakit geçiren İlhan Kaval, sabah saatlerinde ‘Bir yere gidip, geleceğim’ diyerek evden çıktı. Bu sırada bir süredir sokakta park halindeki araçların arasında bekleyen kimliği belirsiz şüpheli, Kaval’ın binadan çıktığını gördü. Kaval, 34 CHE 001 plakalı otomobiline bindiği sırada şüpheli, aracın önüne geçerek ateş etmeye başladı. 13 el ateş eden şüpheli olay yerinden uzaklaştı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kısa sürede gelen sağlık ekibi, ağır yaralı Kaval’ı ilk müdahalenin ardından hastaneye götürdü. Kaval, doktorların tüm çabasına rağmen hayatını kaybetti.

    İlhan Kaval’ın saldırıya uğradığı haberini alan yakınları olay yerine gelerek, uzun süre gözyaşı döktü. Oğlunun vurulduğunu öğrenen İrfan Kaval, kurşunların hedefi olan aracın başında uzun süre bekledi. Fenalaşan baba, olay yerine getirilen sandalyeye oturarak uzun süre gözyaşı döktü. Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyerek şüphelinin kaçış istikametini belirleyen polis, güzergah üzerindeki metruk evleri ve alanları taradı.

    Görgü tanıklarının ifadesine göre şüphelinin kılık değiştirdiği, yaklaşık 1 saat boyunca araçların arasında beklediği öğrenildi. Şüphelinin aralarında beklediği kaydedilen araçlar üzerinde de parmak izi çalışması yapıldı.

    Ekiplerin kaçan şüpheliyi yakalama çalışması sürüyor.

  • Trump: İran’la müzakerelere dönebiliriz

    Trump: İran’la müzakerelere dönebiliriz

    ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyaları için düzenlediği ziyaretlerin birinde İran ile ilgili soruları da yanıtladı.

    İran ile müzakerelere dönülebileceğini belirten Trump, “Belki bir noktada İran’la müzakereler olabilir ama şu an durum çok iyi. Yine de belki bir noktada başlayabilir.” diye konuştu.

    İran’In nükleer silahla sahip olamayacağını yeniden dile getiren Trump, “Nedenini biliyor musunuz? Çünkü onu kullanırlar. Onların kullanmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

    İRAN MÜZAKERE YÜRÜTÜLMEDİĞİNİ AÇIKLAMIŞTI

    Trump, dün Truth Social hesabından İran ve Hürmüz Boğazı’ndaki son duruma ilişkin yaptığı açıklamada İran’la hiçbir müzakere yürütülmediğini belirtmişti. Takın gelecekte planlanmış bir temasın da bulunmadığını söylemişti.

    “İran İslam Cumhuriyeti ile devam eden veya planlanmış hiçbir görüşme ya da temas yok” ifadelerini kullanan Trump, ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasında da değişiklik olmadığını bildirmişti.

    60 GÜNLÜK SÜRE SONA ERMİŞTİ

    İran ile ABD arasında savaşı sona erdirmek amacıyla 17 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptı, taraflara nihai bir barış anlaşmasına varabilmeleri için 60 gün süre tanıyordu.

    Mutabakat, İran’ın nükleer programı ve ABD yaptırımlarını kapsayacak daha geniş bir anlaşma için müzakere süreci öngörüyordu.

    Ancak anlaşma, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticareti açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle kısa sürede çözülmeye başlamıştı.

    Sürenin sona ermesinin ardından ABD, geçici ateşkes anlaşmasının süresini uzatmayacaklarını duyurmuştu.

  • ABD-İran Mutabakatı Sona Erdi

    ABD-İran Mutabakatı Sona Erdi

    (ANKARA) – ABD ile İran arasında 17 Haziran’da imzalanan 60 günlük Mutabakat Zaptı’nın (MoU) süresi bugün dolarken, taraflar nihai bir anlaşmaya varamadı. Tahran, ABD ile müzakerelerin yeniden başlatılmasına ilişkin henüz karar alınmadığını bildirirken, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş koşulları ve Washington’ın İran’a yönelik yeni ekonomik tedbirleri gündemdeki yerini koruyor.

    ABD ile İran arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda 17 Haziran’da imzalanan ve çatışmaları sona erdiren 60 günlük Mütabakat Zaptı’nın (MoU) süresi bugün doluyor. Taraflar, nihai bir anlaşma için öngörülen süre içinde uzlaşmaya varamazken, Washington ve Tahran birbirini ateşkes koşullarını ihlal etmekle suçladı.

    İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 15 Ağustos’ta İran’ın resmi haber ajansına yaptığı açıklamada, “ABD ile müzakereleri yeniden başlatma konusunda henüz bir karar almadık” dedi.

    Mutabakat kapsamında İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki mayınları temizlemesi ve gemilerin 60 gün boyunca ücretsiz geçişine izin vermesi öngörülürken, tarafların nihai anlaşmada uranyum zenginleştirmeye ilişkin sınırlar konusunda uzlaşması planlanmıştı.

    ABD ise deniz ablukasını 30 gün içinde sona erdirmeyi, nihai anlaşmanın ardından İran yakınlarında konuşlandırılan kuvvetleri geri çekmeyi ve yaptırımların kaldırılmasını da içeren ekonomik adımlar atmayı kabul etmişti.

    MUTABAKAT SÜRECİNDE GERİLİM ARTTI

    Taraflar, 60 günlük süre dolmadan mutabakatın uygulanmasına ilişkin karşılıklı ihlal suçlamalarında bulundu.

    ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmadan yalnızca 10 gün sonra, 27 Haziran’da İran’ın düzenlediği saldırıları “ateşkesin akılsızca bir ihlali” olarak nitelendirmişti. Gerilim temmuz ayında da devam etti. Trump, 7 Temmuz’da “mutabakatın sona erdiğini” açıklarken, Pentagon da ABD’nin deniz ablukasına ilişkin tedbirleri ihlal ettiğini öne sürdüğü bir yük gemisine ateş açmıştı.

    Tahran ise Washington’ın mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini savundu. İranlı yetkililer, ABD’nin deniz ablukasını kaldırmadığını ve İran’ın dondurulmuş varlıklarına erişimine ilişkin taahhüt edilen adımları atmadığını belirterek, ateşkes sürecindeki tıkanmadan Washington’ı sorumlu tuttu.

    HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN STATÜSÜ TARTIŞMA KONUSU

    Ateşkesin sona ermesiyle birlikte Hürmüz Boğazı’ndan geçişin hangi koşullarda sürdürüleceği de gündemdeki başlıca konulardan biri oldu.

    Trump, Hürmüz Boğazı üzerinde ABD’nin hak iddia etmesini öngören açıklamalarda bulunurken, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, “Hürmüz Boğazı İran’ındı, İran’ındır ve İran’ın olmaya devam edecektir” sözleriyle karşı çıktı.

    ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 13 Ağustos’ta Newsmax’a röportajda, İran’a yönelik “Önümüzdeki hafta gelecek yeni açıklamaları takip edin. Bir ülkeye uygulanan ekonomik izolasyon tarihinde daha önce görülmemiş tedbirler alacağız” dedi.

    Boğazdan dünya ticaretine konu olan petrolün yaklaşık yüzde 20’si geçiyor. Ateşkesin resmen sona ermesinin Körfez’de deniz taşımacılığı ve sigorta maliyetleri üzerinde yeniden baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.

    Taraflar arasında yeni bir görüşme tarihi açıklanmazken, Arakçi’nin son açıklaması kısa vadede müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin beklentileri zayıflattı.

  • Macaristan’da yeni cumhurbaşkanı seçildi

    Macaristan’da yeni cumhurbaşkanı seçildi

    Macaristan parlamentosu, yeni cumhurbaşkanını belirlemek üzere toplandı. Cumhurbaşkanlığı için tek aday olan eski Yüksek Mahkeme Başkanı Andras Baka için 146 milletvekilinden 140’ı “evet”, 6’sı ise “hayır” oyu kullandı. Parlamentoda seçim sonucunun açıklanmasının ardından milli marş çalındı ve Andras Baka, Macaristan Cumhurbaşkanı olarak yemin etti.

    Eski Başbakan Viktor Orban liderliğindeki Fidesz ise oturumu boykot etti.

    Baka 1952 doğumlu Andras Baka, 1990’da muhafazakar Macar Demokratik Forumu’nun listesinden milletvekili seçilerek kısa süre görev yapmanın dışında siyasi bir görev üstlenmedi. 1991’den 2008’e kadar Strazburg merkezli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) yargıç olarak görev yapan Baka, Strazburg’da görev yapan ilk Macar olmuştu.

    2009’da Macaristan Yüksek Mahkemesi başkanlığına aday gösterilerek bu makama seçilen Baka, başkanlığı sırasında Orban hükümetiyle açık bir şekilde ters düşmüştü. Bu süreçte Baka, 2012 yılında Orban yönetiminin gerçekleştirdiği anayasal ve yasal düzenlemelerle birlikte görevden alınmıştı. O dönemde Baka’nın görevden alınması, yargıda tasfiye, ifade hürriyetinin ihlali ve hukuka aykırı bir adım olarak değerlendirilmiş ve Baka, AİHM’de bu konuya ilişkin olarak Macaristan devleti aleyhine açtığı davayı kazanmıştı.

    ORBAN’IN MÜTTEFİKİ SULYOK’UN GÖREV SÜRESİ, ERKEN SONA ERDİ

    Eski Başbakan Orban’ın müttefiklerinden biri olarak görülen bir önceki Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok’un görev süresi, Magyar liderliğindeki Tisza hükümetinin Temmuz ayında gerçekleştirdiği anayasa değişikliği ile erken sona erdirilmişti.

    Nisan ayında yapılan seçimleri kazanarak Viktor Orban’ın 16 yıllık iktidarına son veren Magyar, Sulyok’tan boşalan Cumhurbaşkanlığı makamını Macaristan’ın dünyaca ünlü satranç şampiyonu Judit Polgar’a teklif etmiş, fakat Polgar böyle bir sorumluluğu üstlenmeye hazır olmadığını ifade ederek teklifi reddetmişti.

    Magyar, yeni seçilen cumhurbaşkanının, yapılacak anayasa değişikliği süreci tamamlanana kadar görev yapacağını açıklamıştı. Macar lider, bu sürecin bir ila bir buçuk yıl süreceğini öngördüklerini söylemiş ve bu konudaki istişareleri gelecek ay başlatmayı taahhüt etmişti.

  • AB sınır kontrolleri tepki topladı, büyük havaalanlarında kuyruklar ikiye katlandı

    AB sınır kontrolleri tepki topladı, büyük havaalanlarında kuyruklar ikiye katlandı

    AB’nin yeni elektronik sınır sisteminin kaotik bir şekilde devreye alınmasının ardından, bu yaz iki büyük Avrupa havaalanındaki en yoğun bekleme süreleri geçen yıla göre iki katına çıktı.

    Financial Times’in haberine göre, Frankfurt’ta yaz seyahat yoğunluğu sırasında Temmuz ayında maksimum bekleme süresi 120 dakikaya ulaştı. Bu süre bir önceki yılın aynı döneminde 60 dakikaydı.

    Seyahat analizi grubu Qsensor’ın verilerine göre, Münih’te en yoğun bekleme süreleri 31 dakikadan 60 dakikaya, Amsterdam havaalanında ise en yüksek bekleme süreleri 80 dakikadan 120 dakikaya çıktı.

    Seyahat endüstrisi, yeni sistemin uzun gecikmelere yol açacağını defalarca öngörmüş ve havaalanlarının yolcuları yeterince hızlı işlemekte zorlanması nedeniyle oluşabilecek darboğaz potansiyelini göz ardı ettiği konusunda uyarıda bulunmuştu.

    Avrupa Birliği, Nisan ayında Giriş/Çıkış Sistemi’ni (EES) uygulamaya koydu. Bu sistem, İngiltere ve diğer AB üyesi olmayan ülkelerden gelen yolcuların ilk girişlerinde parmak izleri, fotoğraf ve kişisel bilgilerini vererek kayıt yaptırmalarını gerektiriyor.

    Ryanair’ın CEO’su Michael O’Leary, sistemin yanlış tasarlandığını ve çevrimiçi ortama taşınması gerektiğini söyledi.

    Geçen ay yatırımcılara yaptığı açıklamada, “Böyle saçmalıkları ancak Avrupalılar icat ederdi” diyen yetkili, havayolu şirketinin yaklaşık 15 havalimanında önemli kuyruklar gördüğünü de sözlerine ekledi.

    Sistem, giriş çıkışları takip ederek, vize süresini aşanları yakalayarak ve suçlardan aranan kişilerin bulunmasına yardımcı olarak bloğun sınır güvenliğini iyileştirmeyi amaçlıyor, ancak uygulamaya geçiş gecikmeler, teknik aksaklıklar ve donanım sorunlarıyla gölgelendi.

    Frankfurt havaalanı sözcüsü, yeni sınır kontrollerinin kalkış gecikmelerine ve operasyonel aksamalara yol açtığını belirtti.

    Qsensor’ın kurucusu Oliver Maxfield, “Bekleme sürelerinin artmasıyla birlikte, hem İngiliz hem de Kuzey Amerikalı tatilciler arasında ne kadar süre kuyrukta bekleyecekleri konusunda bir endişe artışı görüyoruz” dedi.

    Veriler, Avrupa’nın en büyük havacılık merkezleri arasında yer alan üç havalimanında en yoğun zamanlarda belirgin artışlar olduğunu gösteriyor. Münih’te bekleme sürelerindeki değişiklik yalnızca manuel olarak kontrol edilmesi gereken yolcular için belirgindi; bu da otomatik kuyrukların kayıt yaptırması gerekmeyen AB yolcuları için ayrılmış olması nedeniyle, gecikmelerin arkasında EES kayıtlarının etkili bir faktör olduğunu gösteriyor.

    Birçok havaalanı, yoğunluğu azaltmak için EES kontrollerinin bazı bölümlerini geçici olarak devre dışı bıraktı. Bu karar doğrultusunda yoğun saatlerde parmak izi toplama işlemleri durduruldu.

    Bu esneklik Eylül ayında sona erecek olsa da, AB üyesi olan sekiz ülke ve İsviçre, Avrupa Komisyonu’ndan bu süreyi uzatmasını istedi.

    Komisyon şu anda üye devletlerle mevcut istisnaların uzatılması olasılığını görüşüyor.

    Komisyon sözcüsü, “Yaz sonrasında, bazı sınır geçiş noktalarında zorluklar yaşanan birkaç üye devletle yakın ve yapıcı temas halinde olacağız” dedi.

    Sözcü, EES kayıt işleminin ortalama süresinin 70 saniye olduğunu belirterek, çoğu durumda AB dışından gelen yolcular üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu sözlerine ekledi.

    Ayrıca, EES’nin lansmanından bu yana kaydedilen 160 milyon giriş ve çıkışla çok açık güvenlik avantajlarına da dikkat çekildi.

    British Airways CEO’su Sean Doyle gazetecilere yaptığı açıklamada, sistemin bazı havaalanlarında gerginliklere yol açtığını ancak genel olarak havayolunun operasyonlarını önemli ölçüde etkilemediğini söyledi.

    easyJet CEO’su Kenton Jarvis, bu esnekliği kullanmayan havaalanlarına sağduyulu davranmaları ve insanları üç saat boyunca orada beklemek zorunda bırakmamaları çağrısında bulundu.

  • Meclis’te kritik pazartesi. Terörsüz Türkiye teklifi Genel Kurul’da

    Meclis’te kritik pazartesi. Terörsüz Türkiye teklifi Genel Kurul’da

    TBMM’de bugün Terörsüz Türkiye sürecini yasal zemine oturtmayı amaçlayan Çerçeve Yasa maratonu var.

    Meclis Genel Kurulu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere bugün saat 11.00’de toplanıyor.

    AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP, HÜDA PAR ve bazıları bağımsız 367 milletvekilinin imzasını taşıyan teklif 12 maddeden oluşuyor.

    Düzenleme PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propagandası ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.

    Yasanın ön şartı, örgütün varlığına son verildiğinin ve tüm silahlarının teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi ile Milli Güvenlik Kurulu’nun terör örgütünün feshine ilişkin kararının Resmi Gazete’de yayımlaması. Bu gerçekleştiğinde, düzenlemeden yararlanmak için 6 ay süre tanınacak.

    Çerçeve yasa teklifine göre yargılamalar 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla ceza gerektiren suçlarda 10 yıl süreyle ertelenecek.

    15 yıldan az ceza alan hükümlülerin cezasının infazı 5 yıl, 15 yıldan çok ceza verilenlerin de 10 yıl ertelenecek. Bu sürede “terör suçu” işlenirse erteleme kararı kaldırılacak.

    Düzenlemeden faydalanacaklar için 2 ila 3 yıl siyaset yasağı uygulanacak.

    Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında olacak. Yani terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan bu hükümlerden faydalanamayacak.

    Teklifle sürecin takip, denetim ve koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MGK Genel Sekreteri ve MİT Başkanı’nın da yer alacağı bir kurul ve Meclis’te de 17 üyeli izleme komisyonu kurulacak.

    Kanun kapsamında faaliyet gösteren kamu görevlilerinin de cezai sorumluluğu olmayacak.

  • Öğrenci affı yürürlüğe girdi! Üniversiteye dönüş için 4 ay süre verildi

    Öğrenci affı yürürlüğe girdi! Üniversiteye dönüş için 4 ay süre verildi

    Öğrenci affına ilişkin düzenlemelerin de yer aldığı “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    TBMM Genel Kurulunda 30 Temmuz’da kabul edilen kanunla, 2022 yılından önce çıkan aflardan yararlanmayan öğrencilere yeni bir hak tanındı. Kapsama giren öğrenciler, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren 4 ay içerisinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvurabilecek.

    ÜNİVERSİTEYE DÖNÜŞ İÇİN 4 AY SÜRE

    Düzenleme; yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenim gören öğrencileri kapsıyor.

    Kendi isteğiyle üniversiteyle ilişiğini kesenler de dahil olmak üzere herhangi bir nedenle ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yaptırma hakkı elde ettiği halde kayıt yaptırmayanlar, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde başvurmaları halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

    BAZI SUÇLARDAN MAHKUM OLANLAR KAPSAM DIŞINDA

    Kanun, öğrenci affından yararlanamayacak kişileri de belirledi. Terör suçu, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar aftan yararlanamayacak.

    Sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler veya kayıt sırasında sahte belge verenler de düzenlemenin dışında tutulacak.

    Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle üniversiteyle ilişiği kesilenler de aftan faydalanamayacak.

    ASKERDE OLANLARA 2 AYLIK EK SÜRE

    Kanun, askerlik görevini sürdüren öğrenciler için de özel bir başvuru süresi öngörüyor.

    Askerde bulunan öğrenciler, görev sürelerinin sona ermesini takip eden 2 ay içerisinde öğrenci affından yararlanmak için başvurabilecek.

    YATAY GEÇİŞ HAKKI DA TANINDI

    Düzenlemeden yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna yeniden kayıt yaptıran öğrencilerden ÖSYS veya YKS puanı, üniversiteye giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanını karşılayanlar, söz konusu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek.

    Farklı bir diploma programına yatay geçişle kabul edilecek öğrenci sayıları belirlenirken ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı ile üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınacak.

    AÇIK ÖĞRETİME GEÇİŞ İMKANI

    Öğrenci affından yararlanarak yeniden öğrenci statüsü kazananlara açık öğretime yatay geçiş hakkı da tanındı. Öğrenciler başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesinde bulunan açık öğretim ön lisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecek.

    Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu belirleyecek.

    POLİS AKADEMİSİ, MSÜ VE JANDARMA AKADEMİSİ KAPSAM DIŞINDA

    Anayasa’nın 132’nci maddesi uyarınca özel kanun hükümlerine tabi bazı yükseköğretim kurumları öğrenci affının dışında tutuldu.

    Polis Akademisi ve bağlı eğitim öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile bağlı eğitim öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesine bağlı Harp Okulları, Astsubay Meslek Yüksekokulları ve enstitüler düzenlemeden yararlanamayacak.

    Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında eğitim görürken kendi isteğiyle veya başka nedenlerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında da af hükümleri uygulanmayacak.

    YÜKSEKÖĞRETİM DENETLEME KURULU ÜYELERİNE DÜZENLEME

    Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan bir başka değişiklikle Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurulda geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak.

    Bu süreler terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde ise üye seçilmeden önce bulundukları kadronun yaş haddi esas alınacak.

    ÖĞRETİM ÜYELERİ 75 YAŞINA KADAR ÇALIŞABİLECEK

    Kanun, emeklilik yaş haddine ulaşan öğretim üyelerinin görevlerini sürdürmesine ilişkin de yeni hükümler getiriyor. Yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvuran ve sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrosunda bulunan akademisyenlerden, yükseköğretim kurumlarının belirlediği bölüm ve programlarda görevlerine devam etmelerinde fayda görülenler sözleşmeli olarak çalışabilecek.

    Yükseköğretim kurumunun görüşü ve YÖK’ün kararı doğrultusunda bu öğretim üyeleri, emeklilik yaş haddini doldurdukları tarihten itibaren 75 yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle görev yapabilecek.

    YÖK, bu kapsamda çalıştırılabilecek sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırabilecek ve hizmet gerekleriyle akademik kriterlere yönelik düzenlemeler yapabilecek.

    SÖZLEŞMELİ ÖĞRETİM ÜYELERİNİN ÖZLÜK HAKLARI KORUNACAK

    Kanunla, yaş haddinden sonra sözleşmeli öğretim üyesi olarak görev yapan akademisyenlerin daha önce kadrolu öğretim üyesi olarak çalışırken sahip oldukları özlük haklarının sözleşmeli çalıştıkları dönemde de devam etmesi hüküm altına alındı.

    Kadrolu ve sözleşmeli öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliği sağlanması da düzenlemede yer aldı.

    YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRME SÜRESİ 5 YILA ÇIKABİLECEK

    Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına, 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak şartıyla aylıklı izin verilebilecek.

    Bu izin, üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla verilecek.

    Uluslararası anlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve YÖK’ün taraf olduğu protokoller gereğince ikili anlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda ise süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.

    AZAMİ ÖĞRENİM SÜRESİNİ DOLDURAN SON SINIF ÖĞRENCİLERİNE EK HAK

    Düzenlemeyle azami öğrenim süresini dolduran öğrenciler için de önemli bir değişikliğe gidildi.

    Azami öğrenim süresinin sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıfta bulunan öğrencilere, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik ve uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.

    UYGULAMALI EĞİTİM VE İNTÖRNLÜK İÇİN TAMAMLAMA İMKANI

    Teorik veya uygulamalı derslerini başarıyla tamamladığı halde uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamayan, bu eğitimleri tamamlamayan ya da başarısız olan öğrencilere de uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı sağlanacak.

    Ancak azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.

    Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Yükseköğretim Kurulunda olacak.

    BAŞKASINA HAZIRLATILAN AKADEMİK ÇALIŞMAYA MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI

    Kanunla akademik etik konusunda da dikkat çeken bir düzenleme yapıldı.

    Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücretli veya ücretsiz şekilde üretilen yayın ve çalışmaları atama, yükselme, unvan veya derece kazanmak amacıyla kullananlar meslekten çıkarma cezasıyla karşı karşıya kalacak.

    Bu tür yayın ve çalışmaları başkaları adına hazırlayanlar veya söz konusu fiillere aracılık edenler hakkında da meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

    DİSİPLİN SORUŞTURMALARINDA YENİ DÖNEM

    Kanunda yapılan değişiklikle disiplin soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenecek.

    Düzenlemeyle hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin yanı sıra hukuki dinlenilme hakkının güvence altına alınması amaçlanıyor.

    İFADE İÇİN EN AZ 7 GÜN SÜRE VERİLECEK

    “Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı” başlıklı hüküm doğrultusunda soruşturmacı, hakkında disiplin soruşturması yürütülen kişiye göndereceği ifadeye davet yazısında iddiaları açık şekilde belirtecek.

    Kişiye ifadesini vermesi için 7 günden az olmamak üzere süre tanınacak. Bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmemesi halinde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem yapılacağı bildirilecek.

    Soruşturmacı, topladığı deliller doğrultusunda teklifini hazırlayacak.

    SAVUNMA HAKKI İÇİN DE EN AZ 7 GÜN

    Disiplin cezası vermeye yetkili makamın göndereceği savunmaya davet yazısında ise teklife esas alınan eylemin ne olduğu ve bu eylemin karşılığındaki disiplin cezası açıkça belirtilecek.

    Hakkında soruşturma yürütülen kişiye savunmasını yapabilmesi için 7 günden az olmamak üzere süre verilecek.

    Davet yazısında, savunmanın verilen süre içerisinde yapılmaması halinde kişinin savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre karar verileceği de bildirilecek.

    Ayrıca kişi, savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebilecek.

    TIPTA YAN DAL UZMANLARININ EK ÖDEMELERİNE DÜZENLEME

    Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinin ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.

    ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZLERİNDE GÖREVLENDİRİLEN AKADEMİSYENLERE EK ÖDEME

    Kanunun ilgili hükümleri kapsamında ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine yaptıkları katkılar da dikkate alınarak ilgili mevzuat kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek.

    Proje gelirleriyle alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilecek ve proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek.

    Projenin tamamlanmasının ardından dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devir yoluyla hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulu karar verecek.

    Koordinatör üniversitenin değişmesi halinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borçları, alacakları ve nakit bakiyeleri yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

    BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİNE BÜTÇE DESTEĞİ

    Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanılan sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5’i dikkate alınarak üniversitelerin bilimsel araştırma projelerini desteklemek amacıyla merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ayrılacak.

    Söz konusu ödenek ilgili üniversitenin bütçesine tahsis edilecek.

    Birlikte kullanılan sağlık tesisinin birden fazla üniversiteyle protokol imzalaması halinde yüzde 2,5’lik oran, üniversitelerin tesiste görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı olarak bölünerek hesaplanacak.

    Bu kapsamdaki işlemlerin usul ve esaslarını, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşünü alarak Yükseköğretim Kurulu çıkaracağı yönetmelikle belirleyecek.

  • ABD’den öğrenci ve gazetecilere vize kısıtlaması

    ABD’den öğrenci ve gazetecilere vize kısıtlaması

    ABD İç Güvenlik Bakanlığı, başta yabancı öğrenciler olmak üzere belirli göçmenlik harici vizelerle ülkeye gidenlerin kalabileceği süreye sınırlama getiriyor.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, ABD’ye F (öğrenciler), J (kültürel değişim programıyla ülkeye gidenler) ve I (yabancı gazeteciler) tipi göçmenlik dışı vizeyle girenlerin ülkede kalma sürelerine ilişkin nihai kural belirlendi. Eski sistemde bu kişilerin ABD’de “rutin hükümet denetimi olmadan kalmalarına olanak sağlayan” maddeler kaldırılarak sabit süre sınırlaması getirildi.

    Yeni düzenlemeyle öğrenci olarak veya değişim programıyla ABD’ye giden vize sahipleri, ülkede mevcut programlarının süresi kadar kalabilecek ve bu süre 4 yılı geçemeyecek. Öte yandan, akademik programlarını tamamlamak için ek süreye ihtiyaç duyan vize sahipleri, federal mercilerden uzatma talep edecek.

    Düzenleme gelecek günlerde resmen yayımlanacak ve yayın tarihinden itibaren 60 gün içinde yürürlüğe girecek.

    Açıklamaya göre ABD İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin “Yıllar boyunca yabancı öğrenciler ABD’ye süresiz kabul edildi ve bu da binlerce kişinin ABD’den ayrılmamak için sürekli derslere kaydolarak göçmenlik sistemimizi kötüye kullanmasına olanak sağladı.” değerlendirmesinde bulundu. Mullin, vize sürelerine getirilen yeni sınırlamalarla ABD’de bulunan yabancıların “etkin şekilde taranması, incelenmesi ve izlenmesi” imkanını yeniden kazandıklarını belirtti.

  • Zendaya’dan hayranlarını üzen karar! Bir süre gözlerden uzak kalacak

    Zendaya’dan hayranlarını üzen karar! Bir süre gözlerden uzak kalacak

    Son yılların en başarılı oyuncuları arasında gösterilen Zendaya, kariyerinin en yoğun dönemlerinden birini geride bırakmaya hazırlanıyor. 2026 boyunca The Drama, Euphoria’nın üçüncü sezonu, Christopher Nolan imzalı The Odyssey, Spider-Man: Brand New Day ve Dune: Part Three projelerinde yer alan oyuncu, yoğun temponun ardından dinlenmek istediğini açıkladı.

    New York’ta gerçekleştirilen The Odyssey filminin galasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Zendaya, tanıtım maratonu sona erdikten sonra nasıl bir planı olduğu sorusuna dikkat çeken bir yanıt verdi. Ünlü oyuncu, “Hiçbir şey yapmayacağım. Kendi halimde olacağım ve biraz geri planda kalacağım.” ifadelerini kullandı.

    Sürekli şehir değiştirmek ve aralıksız seyahat etmenin zihinsel olarak yorucu olduğunu belirten Zendaya, bu yoğun dönemin ardından “Bir süre ortadan kaybolmam gerekiyor.” diyerek gözlerden uzak kalmak istediğini söyledi. Daha önce de hayranlarının kendisini sürekli ekranda görmekten sıkılmasını istemediğini dile getiren oyuncu, beş büyük projesinin vizyon ve yayın süreci tamamlandıktan sonra kendisine zaman ayırmayı planladığını ifade etti.

    Emmy ödüllü oyuncunun açıklamaları kısa sürede sosyal medyada da gündem olurken, birçok hayranı yoğun geçen yılın ardından bu molayı fazlasıyla hak ettiğini belirten yorumlar yaptı. Zendaya’nın kısa aranın ardından Shrek 5 başta olmak üzere yeni projeleriyle yeniden izleyici karşısına çıkması bekleniyor.

    Öte yandan Zendaya, uzun yıllardır birlikte olduğu oyuncu Tom Holland ile bu yıl düzenlenen sade bir törenle dünyaevine girmişti. Yoğun geçen çalışma temposunun ardından oyuncunun vereceği aranın, özel hayatına daha fazla zaman ayırmasına da olanak sağlayacağı konuşuluyor.