Tag: Söz

  • Özgür Özel: ‘İmamoğlu’na yeterli savunma süresi verilmeli’

    Özgür Özel: ‘İmamoğlu’na yeterli savunma süresi verilmeli’

    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Silivri’de “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davasına ilişkin duruşmanın ardından yaptığı açıklamada, “Tüm zamanların en büyük kararlılığıyla, en büyük cesaretiyle, en büyük öz güveniyle buradayız???????.” dedi.

    Özel, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunu izleyici olarak takip etti.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’na el sallayarak selam veren Özel, duruşmanın ardından cezaevinin karşısındaki alanda basın açıklaması yaptı.

    Özel, İmamoğlu’nun 16 aydır tutuklu olduğunu ve davanın 9 Mart’ta başladığını belirterek, duruşmaları izleyen basın mensuplarına teşekkür etti.

    Davanın başından beri İmamoğlu’nun ilk savunmayı kendisinin yapmak istediğini dile getiren Özel, mahkeme heyetinin ise İmamoğlu’na savunma yaptırmamak ve mümkün olduğunca az söz vermek için elinden geleni yaptığını öne sürdü.

    Özel, 143 eylemden sorumlu tutulan İmamoğlu’na tüm suçlamalara karşı savunmasını yapması için yeterli sürenin verilmesi gerektiğini ifade etti.

    Savunma hakkının hukukun evrensel ilkelerinden biri olduğunu vurgulayan Özel, DİSK ana davasında eski DİSK Başkanı Abdullah Baştürk’ün 109 gün, Danıştay saldırısı davasının sanığı Alpaslan Aslan’ın 76 saat savunma yaptığını dile getirdi.

    Mahkeme heyeti başkanının tarafsızlığını yitirdiğini öne süren Özel, İmamoğlu’na duruşmasındaki sözleri nedeniyle “kamu görevlisini tehdit” suçundan yeni bir soruşturma başlatılmasını eleştirdi.

    İmamoğlu’nun “Ben yargılanmaya değil yargılamaya geldim.” dediği için duruşmadan çıkarıldığını belirten Özel, “Hayatımda duyduğum en doğru cümle. Benzerleri duyuldu arkadaşlar. Bunu da bu gece yatmadan önce duyması gerekenler duysun, ondan sonra uyusunlar. Fidel Castro 1953’te diktatör Batista’ya karşı son söz olarak, onun yargıladığı mahkemede,’Tarih beni beraat ettirecektir, Batista yargılanacak.’ dedi. Ne oldu sonra? Bugün söylenen sözü öyle hafife alınan bir söz ya da ucuz bir tehdit gibi görmesin kimse. Tarihe şerh düşüyoruz.” diye konuştu.

    Özel, “Tüm zamanların en büyük kötülüğü ile karşı karşıyayız. Tüm zamanların en büyük kararlılığıyla, en büyük cesaretiyle, en büyük öz güveniyle buradayız. Alnımız açık. İşbirlikçiler ne derse desin, yalakalar ne diyorsa desin, tarihin yanlış tarafında duranlar ne diyorsa desin. Cesareti olan gelsin, buradaki hukuk katliamını görsün, sonra da Ekrem Başkan’a ve arkadaşlara bir kelime daha söylesin.” ifadelerini kullandı.

    Bugünkü duruşmada tahliyelerine karar verilen 6 kişi için sevindiklerini ifade eden Özel, “16 ay sonra halen daha 53 tutuklulu dosyadan utanıyoruz. Tarih önünde sabretmeye devam ediyoruz. Bizim sabrımız dağı delecek. Bu milletin sandık sabrı da bütün hesapları değiştirecek.” dedi.

  • Bakan Göktaş: Genç kadınların sözü stratejik değer

    Bakan Göktaş: Genç kadınların sözü stratejik değer

    AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, genç kadınların sözünü, geleceğin inşasında stratejik bir değer olarak görüyoruz. Bu nedenle, ALLY for Future Programı’nı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    Bakan Göktaş, Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı’ Kapanışı ve Sertifika Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Göktaş, “Burada geçirdiğimiz süre boyunca hep birlikte çok kıymetli konuları ele aldık. Liderliği konuştuk. Temsili, katılımı, adaleti, insan haklarını konuştuk. Gazze’de yaşanan acıları, kriz zamanlarında insan kalabilmenin sorumluluğunu paylaştık. Yapay zekayı, iklimi, aileyi, nüfusu, geleceği ve bu gelecekte genç kadınların nasıl bir rol üstleneceğini değerlendirdik. Ama bence en kıymetlisi şu oldu. Birbirimizin niyetine, heyecanına ve dünyaya karşı duyduğu sorumluluğa yakından tanıklık ettik. Bu programın bizlere bıraktığı en güçlü iz, aramızda kurulan gönül bağı oldu. Farklı ülkelerden geldiniz. Farklı diller, farklı kültürler, farklı hayat tecrübelerine sahipsiniz. Fakat birkaç gün içinde gördük ki, kalbimizde taşıdığımız meseleler birbirine çok yakın. Hepimiz daha adil bir dünya istiyoruz. Her birimiz, kadınların emeğinin, bilgisinin ve sözünün daha güçlü karşılık bulduğu bir hayat için çalışıyoruz. Ailelerin güçlendiği, çocukların güvenle büyüdüğü, gençlerin kendini değerli hissettiği bir dünyanın kapısını birlikte aralamaya gayret ediyoruz. Tüm bunların gerçekleşmesi atacağımız küçük, ama samimi adımlarla mümkün. Ben liderliği, biraz da burada görüyorum. Liderlik, her zaman kalabalıkların önünde konuşmak değildir. Bazen kimsenin görmediği bir yerde doğru olanı yapmaktır. Bir yüreğe cesaret, bir hayale yol, bir insana umut olabilmektir. Yürüdüğünüz yolda başkalarına güç verebilmektir. Sakın ‘Ben tek başıma ne yapabilirim?’ diye düşünmeyin. Çünkü dünyada iyi olan ne varsa, çoğu zaman bir kişinin samimi niyetiyle, vazgeçmediği gayretiyle başladı. Her biriniz kendi ülkenizde, kendi çevrenizde, sahip olduğunuz meslekte, ailenizin içinde çok değerli bir etki alanına sahipsiniz. Belki bazılarınız akademide yol alacak. Bazılarınız diplomaside görev üstlenecek. Kiminiz sivil toplumda çalışacak. Kamuda, medyada, girişimcilikte, kültürde, eğitimde, sosyal politikalarda iz bırakacaksınız. Belki de, burada kurduğunuz dostluklarla başka bir ülkelerde ortak çalışmalar başlatacaksınız. Bunların hepsi mümkün. Çünkü sizde yalnızca gençliğin enerjisi yok. Hepinizi ortak bir noktada buluşturan, çok güçlü bir özelliğiniz var. Bulunduğunuz toplumlara değer katma ve güçlü yarınlar inşa etme iradesi. Değişimin öncüsü olma cesareti. Daha iyi bir geleceği kurma gayreti. Bu çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

    ‘KÖKLERİMİZLE BAĞIMIZI KOPARMAMALIYIZ’

    Göktaş, bugün bilgiye ulaşmanın kolay olduğunu vurgulayarak, “Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Yeni imkanlar, yeni alanlar, yeni meslekler ortaya çıkıyor. Fakat tüm bu değişimin içinde insanın vicdanını ve ahlaki duruşunu koruması daha da önemli hale geliyor. Yapay zekayı konuşurken insan aklını ve vicdanını unutmamalıyız. İklim krizini konuşurken bize emanet edilen dünyayı hatırlamalıyız. Kadının güçlenmesini konuşurken dayanışmanın değerini kaybetmemeliyiz. Aileyi konuşurken sevginin, güvenin ve aidiyetin insan hayatındaki yerini ihmal etmemeliyiz. Geleceği konuşurken köklerimizle bağımızı koparmamalıyız. Çünkü biz geleceğe yürürken yanımıza sadece bilgimizi almıyoruz. İnancımızı, hafızamızı, değerlerimizi, ailelerimizin duasını, toplumlarımızın beklentisini ve insanlığa karşı sorumluluğumuzu da alıyoruz. Bu yüzden sizlerin liderliği çok anlamlı. Genç Müslüman kadınlar olarak dünyaya söyleyecek güçlü bir sözünüz var. Bu söz, savunmada kalan, taklit eden bir söz olmayacak. Kendi köklerinden beslenen, bugünü anlayan, geleceğe cesaretle bakan özgüvenli bir söz olacak. Ben sizlerde bunu görüyorum. Bizler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, genç kadınların sözünü, geleceğin inşasında stratejik bir değer olarak görüyoruz. Bu nedenle, ALLY for Future Programı’nı sürdürmeye devam edeceğiz. İslam ülkelerinden genç kadınları, ortak bir ses ve ortak bir gelecek fikri etrafında buluşturmaya gayret edeceğiz. Bu anlamda, ALLY ruhunun ülkelerinizde, kurumlarınızda atacağınız yeni adımlarda sizlere rehberlik etmesini diliyorum. Lütfen burada kurduğunuz bağı koruyun. Birbirinizi takip edin, birbirinizden haberdar olun, çalışmalarınızı paylaşın. Birinizin başarısı diğerine ilham olsun. Bugün burada başlayan tanışıklıklar, yarın çok daha büyük iyiliklerin vesilesi olabilir. Ben buna yürekten inanıyorum. Ankara’dan ayrılırken burada bir dostluk bıraktığınızı bilmenizi isterim. Kapımızın ve gönlümüzün sizlere açık olduğunu, dualarımızın sizlerle olduğunu özellikle ifade etmek isterim. Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun” dedi.

    Konuşmanın ardından Bakan Göktaş, 18-30 yaş aralığındaki 31 genç kadına sertifika takdiminde bulundu. Program, aile fotoğrafı ile son buldu.

  • Kamil Aydın’dan Naim Hoca’ya Tepki

    Kamil Aydın’dan Naim Hoca’ya Tepki

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Erzurum’un manevi kanaat önderlerinden merhum Naim Hoca’ya (Naim Gölleroğlu) yönelik hakaret içerikli ifadelere sert tepki gösterdi.

    Aydın, toplumsal hafızada yer edinmiş değerlere karşı saygılı bir dil kullanılması gerektiğini belirterek, kamuoyunda tanınan isimleri sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etti.

    “Söz ağızdan çıkmadan önce ölçülüp biçilmeli”

    MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında “Boğazın dokuz boğum olduğu” atasözünü hatırlatarak, insanların konuşmadan önce sözlerini tartması gerektiğinin altını çizdi. Son dönemde bazı sanatçı ve tanınmış isimlerin anı, fıkra ya da hikaye adı altında kırıcı ve toplumsal değerlere zarar veren üsluplar kullandığını belirten Aydın, bu durumun kabul edilemez olduğunu ifade etti.

    “Naim hoca hoşgörü ve kültür elçisidir”

    Erzurum’un simge isimlerinden olan merhum Naim Hoca’nın adının, şarkıcı Nihat Doğan tarafından bir programda “küfürbaz” şeklinde yakışıksız bir ifadeyle anılmasına tepki gösteren Aydın, şu ifadeleri kullandı: Aydın, Nihat Doğan’ın merhum Naim Hoca için kullandığı “küfürbaz” ifadesinin, söz konusu isimle asla bağdaşmayan “seviyeden yoksun” bir niteleme olduğunu vurguladı.

    Merhum hocanın sözleriyle yanıt verdi

    Erzurum kamuoyunda infiale yol açan bu nitelendirmeye karşı, merhum Naim Hoca’nın “Söz kantardır, insanı tartar…” dizeleriyle başlayan ünlü dörtlüğünü meclis kürsüsünden okuyan Aydın, toplumsal değerlere saygı çağrısında bulundu. Ağızdan çıkan her sözün sorumluluk taşıdığını belirten MHP’li vekil, genel kurulu selamladı. – ERZURUM

  • Özel’in “İmamoğlu’na genel başkanlık teklif edildi” iddiasına Kılıçdaroğlu cephesinden yalanlama

    Özel’in “İmamoğlu’na genel başkanlık teklif edildi” iddiasına Kılıçdaroğlu cephesinden yalanlama

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Ekrem İmamoğlu’na cezaevindeyken genel başkanlık teklif edildiği yönündeki açıklamaları siyasetin gündemine oturdu. Özel’in sözlerine Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden yanıt gelirken, iddianın gerçeği yansıtmadığı savunuldu.

    CHP’de kurultay tartışmaları ve mutlak butlan davası nedeniyle yaşanan gerilim sürerken, Genel Başkan Özgür Özel’in yaptığı dikkat çekici açıklamalar yeni bir polemiğin fitilini ateşledi.

    TBMM’de gazetecilerle bir araya gelen Özel, Ekrem İmamoğlu’nun partiden ihraç edilmesinin söz konusu olmadığını belirtirken, tutuklu bulunduğu dönemde İmamoğlu’na yönelik bazı girişimlerde bulunulduğunu öne sürdü. Özel’in açıklamalarında özellikle Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasında geçtiğini iddia ettiği görüşmelere ilişkin sözleri dikkat çekti.

    “ÖZGÜR BEY’İ DIŞLAYALIM” İDDİASI

    Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk ziyaretçiler arasında yer aldığını belirterek, cezaevinde yapılan görüşmelerde kendisinin dışlanmasına yönelik tekliflerin gündeme getirildiğini iddia etti.

    Özel, “Ekrem Bey’i cezaevinde ziyaret ettiler. Ekrem Bey’e defalarca ‘Birlikte olalım. Özgür Bey’i dışlayalım. Biz bir olalım. Özgür Bey’i indirelim’ dediler” ifadelerini kullandı. Bu sözler CHP kulislerinde geniş yankı uyandırırken, parti içindeki güç mücadelesine ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirdi.

    “GENEL BAŞKANLIK TEKLİF EDİLDİ” ÇIKIŞI

    Özel’in en dikkat çeken iddiası ise Ekrem İmamoğlu’na cezaevinde bulunduğu dönemde genel başkanlık teklif edildiği yönündeki açıklaması oldu.

    CHP lideri, “Ekrem Bey’e cezaevindeyken genel başkanlık teklif ettiler. Ekrem Bey’e sandık kurduk, oy verdiler” diyerek parti içinde bazı çevrelerin farklı arayışlar içinde olduğunu öne sürdü.

    Özel’in bu açıklamaları, CHP’de son dönemde yaşanan kurultay tartışmaları ve parti içi dengelere ilişkin yeni soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

    KILIÇDAROĞLU CEPHESİNDEN YALANLAMA GELDİ

    Özel’in sözlerinin ardından gözler Kemal Kılıçdaroğlu cephesine çevrildi. Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, Kılıçdaroğlu’nun kurmayları söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

    Kılıçdaroğlu’na yakın isimler, Ekrem İmamoğlu’na genel başkanlık teklif edildiği yönündeki iddiayı reddederken, böyle bir girişimin söz konusu olmadığını ifade etti. Böylece CHP’nin iki önemli ismi arasında yeni bir görüş ayrılığı daha kamuoyu önünde tartışma konusu haline geldi.

    CHP’DE GERİLİM DEVAM EDİYOR

    Mutlak butlan davası ve kurultay tartışmaları nedeniyle zor bir süreçten geçen CHP’de son dönemde Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki görüş ayrılıkları sık sık gündeme geliyor.

    Parti içinde bir yandan uzlaşma arayışlarının sürdüğü belirtilirken, diğer yandan karşılıklı açıklamalar gerilimin tamamen sona ermediğini gösteriyor. Özel’in son açıklamaları da parti kulislerinde yeni değerlendirmelere neden oldu.

    ÖZEL ANADOLU TURUNA ÇIKIYOR

    Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in siyasi çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. Özel’in, Gümüşhane, Tokat ve Nevşehir’de 7 Haziran’da yapılacak belediye başkanlığı ve muhtarlık seçimleri kapsamında Anadolu turuna çıkacağı belirtildi.

    Trabzon’da parti teşkilatlarıyla bir araya gelecek olan Özel’in daha sonra Gümüşhane’nin Tekke beldesi, Tokat, Amasya, Çorum ve Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesinde ziyaretlerde bulunacağı aktarıldı.

  • Cem Ersever Kostümü Kriz Yarattı

    Cem Ersever Kostümü Kriz Yarattı

    Haber: Erva GÜN

    (TBMM) – DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Ankara Keçiören’de düzenlenen etkinlikte JİTEM ve faili meçhul cinayetlerle anılan Cem Ersever’in kostümüyle sahneye çıkan Emre Cuşan’ın “Kendisi beyaz Toroslarla anılıyor. Bugün bir beyaz Toros da getirecektim ancak kalmamış” sözlerine tepki göstererek, derhal soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.

    TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, “varlık barışı” ile ilgili düzenlemeler ve İstanbul Finans Merkezi bünyesindeki firmalara vergi avantajları sağlayan, ayrıca SGK’ya borç taksitlerinin 36 aydan 72 aya çıkarılmasını öngören Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri başladı.

    15 maddeden oluşan teklifin 1 ile 7’nci bölümünü kapsayan birinci bölümün geneli üzerine yapılan görüşmelerin ardından teklifin maddelerine geçildi.

    Görüşmeler sırasında söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Ankara’nın Keçiören ilçesinde düzenlenen “Turkomania Fest” etkinliğindeki bir sahne performansına tepki gösterdi.

    Koçyiğit, söz konusu festivalde JİTEM ve faili meçhul cinayetlerle anılan Cem Ersever’in kostümüyle sahneye çıkan Emre Cuşan adlı şahsın, “Kendisi beyaz Toroslarla anılıyor. Bugün bir beyaz Toros da getirecektim ancak kalmamış” şeklinde ifadeler kullandığını hatırlatarak, “Binlerce insanın kanıyla, faili meçhul cinayetlerle ve annelerin bitmek bilmeyen feryadıyla özdeşleşmiş olan beyaz Toros sembolizmi bir festival sahnesinde gösterilebiliyor bu ülkede. Bu ülkenin karanlık geçmişini kutsamaya ve toplumsal yaraya tuz basmaya kimin, nasıl bir hakkı vardır? Bu izni, bu haddi kimden almaktadırlar?” dedi.

    “BU ETKİNLİK HAKKINDA DERHAL SORUŞTURMA BAŞLATILMALIDIR”

    Söz konusu ifadeleri kullanan şahıs ve organizasyonu gerçekleştirenlerin açıkça suç işlediğini kaydeden Koçyiğit, “Katliamları kutsayan JİTEM artığı zihniyeti ‘kültür, sanat’ adı altında meşrulaştıran bu etkinlik hakkında derhal soruşturma başlatılmalıdır. İnsanlık suçlarını öven, toplumsal barışı dinamitleyen, halkın acılarıyla alay eden bu şahıs ve organizasyonu hesap vermelidir. Bu nefret söylemine ve suçun övülmesine göz yumanlar da en az o sözleri sarf edenler ve bu organizasyonları yapanlar kadar sorumludur. Bu rezaletin peşini bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

    BAŞKANVEKİLİ BULDAN: ELBETTE Kİ BUNUN ÜZERİNE GİDİLMELİDİR, TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

    Koçyiğit’in konuşmasının ardından söz alan Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, Türkiye’nin geçmişinde yaşanan karanlık olaylarla bir yüzleşme sürecinin gerekliliğine işaret ederek, “Varsa böyle bir durum mutlaka üzerine gidilmeli, soruşturulmalıdır. araştırılmalıdır bence. Beyaz Toroslar geçmişimizde bizlere çok şeyler yaptı, ben de onlardan birisiyim. Özellikle faili meçhul cinayetler, kayıplar, yargısız infazlar bu ülkenin karanlık tarihinin, bir geçmişin, belki yüzleştirme gerektirecek bir meselenin açığa çıkmasıdır” dedi.

    Konuşmasında, Genel Kurul salonunda milletvekilleri tarafından ifade edilen iddiaların ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurgulayan Buldan, “Varsa böyle bir şey elbette ki bunun üzerine gidilmelidir, biz de takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.