Tag: Soruşturma

  • Ahbap Derneği’nde büyük yolsuzluk operasyonu

    Ahbap Derneği’nde büyük yolsuzluk operasyonu

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Haluk Levent’inde aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında halen gözaltına bulunan 14 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.

    125 MİLYON TL’Yİ AŞAN PARA TRANSFERİ

    Ahbap Derneği soruşturması kapsamında, Haluk Levent’in kardeşi, halihazırda Şile Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklu bulunan şüpheli Berkant Acil’in, Şile Belediyesi tarafından düzenlenen 35. Uluslararası Şile Bezi Festivali’ni Sur Müzik Yapım Şirketi’ni paravan olarak kullanmak suretiyle doğrudan temin yöntemiyle aldığı, doğrudan temin ihalesinin usulsüz olduğu, şüphelilerin sahne, ışık ve ses düzeni gibi giderleri sahte fatura almak suretiyle yüksek gösterdiği, mali bilirkişi raporuyla yapılan yolsuzlukların tespit edildiği ve Ahbap Derneği’ne yapılan bağışların bir kısmının Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya’nın kişisel hesabına aktarıldığı, ardından 125 milyon 765 bin liranın Berkant Acil ve bağlantılı olduğu şüphelilerin ve şirketlerin hesaplarına aktarıldığı, bu şekilde haksız kazanç elde edilerek bağışların amacı dışında kullanıldığı tespit edildi.

    Berkant Acil

    4 ŞİRKETE KAYYUM ATANDI

    Şüphelilere yönelik İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla illerinde düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheliden 14’ü gözaltına alınmıştı. Aralarında Berkant Acil’in de bulunduğu 3 kişinin tutuklu olduğu öğrenilmiş, 4 şirkete ise kayyum atanmıştı. Gözaltına alınan şüpheliler bugün adliyeye sevk edildi.

  • Ahbap Derneği soruşturmasında “4 milyar TL” ayrıntısı. Haluk Levent neyle suçlanıyor?

    Ahbap Derneği soruşturmasında “4 milyar TL” ayrıntısı. Haluk Levent neyle suçlanıyor?

    Sanatçı Haluk Levent’in başkanı olduğu Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma sürüyor.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada şu ana kadar 36 şüpheli gözaltına alındı.

    Gözaltına alınan isimlerde biri, derneğin başkanı ünlü sanatçı Haluk Levent.

    Soruşturmanın temelini Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları oluşturuyor.

    Şüphelilere Dernekler Kanunu’na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve örgüt üyeliği suçlamaları yöneltiliyor.

    Peki dosyada şu ana kadar bilinenler neler? Suçlamaya konu olan tutar ne kadar ve hangi isim neyle suçlanıyor?

    Kahramanmaraş’ta 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından kamuoyunun gündemine gelen Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturmanın geçmişi dosyadaki yazışmalara göre 2024 yılında başlamış.

    Elde edilen bilgilere göre soruşturmanın üç ayağı var.

    – Bunlardan biri Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil’e dayanıyor.

    – Diğer ayak ise iş insanı Hüseyin Başaran’ın yaptığı bir suç duyurusu.

    – Son olarak hesaplardaki para trafiği ve bahis faaliyetleri mercek altına alınmış durumda.

    Berkant Acil, Cumhuriyet Halk Partili Şile Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında geçen ay tutuklanmıştı.

    Acil, belediye tarafından düzenlenen etkinliklerde rüşvet, usulsüzlük ve yolsuzlukla suçlanıyor. Levent’in kardeşinin maliyetleri yüksek gösteren sahte faturalar kullandığı öne sürülüyor.

    Berkant Acil ile Ahbap Derneği’nin ilişkisi ise 125 milyon liralık bir para transferine dayandırılıyor.

    Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre Ahbap Derneği’nde toplanan bağışların bir bölümünün Haluk Levent’in asistanı üzerinden Acil’in hesaplarına aktarıldığı iddia ediliyor.

    Söz konusu transferde bu paraların “organizasyon bedeli” adı altında dört şirkete aktarıldığı öne sürülürken, dün bu şirketlere kayyum atanması kararlaştırılmıştı.

    Dosyanın ikinci ayağı ise iş insanı Hüseyin Başaran’ın yaptığı suç duyurusu. Türkiye, Başaran’ı kızı Mina Başaran’ın 2018 yılında geçirdiği uçak kazasıyla tanımıştı.

    Başaran bu dosyanın ilk şikayetçisi olarak görünüyor. Soruşturma dosyasındaki iddialara göre Haluk Levent ie Başaran, geçen şubat ayında bir görüşme gerçekleştirdi.

    İddiaya göre Haluk Levent bu görüşmede üniversitede okuyan kimsesiz kızlar için yurt yapılmasını teklif etti.

    Başaran bu teklifi kabul ederken, iddiaya göre Başaran Holding bünyesindeki bazı taşınmazlar bu projede kullanılmak istendi.

    İş insanının avukatının verdiği dilekçedeki iddialara göre, dernek bu taşınmazlar için ödemeyi önce senetle yapmak istedi. Ancak reddedildi.

    Bunun üzerine ABD ve Avrupa Birliği’nden temin edilecek yardım fonları ile ödeneceği vaadi masaya getirildi. Bu sırada “prosedür gereği” denilerek tapuların Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya’ya devri istendi.

    Yine şikayet dilekçesinde alan iddialara göre, 16 yıllık holding çalışanı F.A. tapuların devrini gerçekleştirdi. Karşılıksız yapılan bu devrin, yoğun baskı altında ve iş yoğunluğu sırasında gerçekleştiği öne sürüldü.

    Toplam değerinin 60 milyon dolar olduğu savunulan bu gayrimenkullerin, bir süre sonra üçüncü kişilere devredildiği iddia edildi.

    Soruşturmanın üçüncü ayağı ise hesaplardaki şüpheli para transferleri ve bahis iddiaları üzerine kuruldu.

    Dosyadaki iddialara göre derneğin hesapları başkaları tarafından kullanıldı. MASAK’ın hazırladığı raporda, para transferi açıklamalarında “borç, borç iadesi” ve “Ahbap faaliyetleri” ile “Haluk için” gibi ifadelere dikkat çekildi.

    Levent’in sosyal medyada paylaştığı ifade tutanağına göre 6 Şubat depremleri sonrası dernekte toplanan bağış miktarı 4 milyar lirayı bulmuştu.

    İşte tam da bu noktada savcılık, depremzedeler için halktan toplanan insanı yardım bağışlarının dernekle bağlantılı şüphelilerin mali profillerine tamamen aykırı şekilde şahsi hesaplara geçirildiği tespitini yaptı.

    Soruşturmanın şüpheli para trafiğine ilişkin bölümündeki en dikkat çekici iddialar ise bahis şüphesine ilişkin.

    Savcılığın tespitlerine göre Haluk Levent ile yakın ekibiyle ilişkilendirilen banka hesapları üzerinden 2020 ila 2026 yılları arasında 990 milyon lira tutarında bahis oynandığı iddia edildi.

    Yapılan bahis işlemleri sonucu hesaplardan 390 milyon lira değerinde net para kaybı yaşandığı belirtildi.

  • Bebek Otel’in sahibi Muzaffer Yıldırım’a ev hapsiyle tahliye

    Bebek Otel’in sahibi Muzaffer Yıldırım’a ev hapsiyle tahliye

    Yaklaşık 6 aydır İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Bebek Otel sahibi Muzaffer Yıldırım, ev hapsi kararıyla tahliye edildi.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Bebek Otel’in işletmecisi Muzaffer Yıldırım, 5 Ocak 2026’da gözaltına alındı. Yıldırım, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği İstanbul Adliyesi’nde 7 Ocak’ta tutuklandı.

    Soruşturmanın aynı operasyon dalgasında gözaltına alınan 26 şüpheliden 19’u tutuklanırken, tutuklananlar arasında Bebek Otel Genel Müdürü Arif Altınbulak’ı da bulunuyordu.

    Soruşturma kapsamında Yıldırım’a ait konut ve işletmelerde aramalar yapıldı. Bazı haberlerde, yapılan aramalarda kumar organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen poker pulları, para, iletişim cihazları ve dijital materyallerin ele geçirildiği ileri sürüldü.

    Yıldırım’ın Adli Tıp Kurumu’nda alınan örnekler üzerinde yapılan incelemesinde saç örneğinde esrar tespit edildiği öne sürüldü.

    MAL VARLIĞINA EL KONMUŞTU

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Yıldırım’ın mal varlığı değerlerinin suçtan elde edildiği ve söz konusu gelirlerin aklandığı yönünde ciddi emareler bulunduğu gerekçesiyle 9 Şubat 2026’da resen el koyma kararı verdi.

    Karar aynı gün İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından onandı. Böylece Yıldırım’ın mal varlığına el konulurken, soruşturmanın suç gelirlerinin aklanması boyutuyla da sürdürüldüğü açıklandı.

    ŞİRKETLERE KAYYUM ATANDI

    Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, 6 Mart 2026’da Yıldırım’a ait 6 şirkete kayyum atandığı bildirildi.

    Bebek Otel Genel Müdürü Arif Altınbulak ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla ifade verdikten sonra 17 Mart’ta adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

  • Ahbap Derneği soruşturması: Yeni gözaltı kararları var

    Ahbap Derneği soruşturması: Yeni gözaltı kararları var

    Ahbap Derneği soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.

    Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 kişi hakkında gözaltı kararı verdi.

    Derneğe yönelik soruşturmada aralarında sanatçı Haluk Levent’in de bulunduğu 23 kişi gözaltına alınmıştı.

    Levent ve diğer şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

    Derneğin kurucusu Haluk Levent’e, dernekler kanununa muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve örgüt üyeliği suçlamaları yönetiliyor.

    Başsavcılık açıklamasında Levent’in çok sayıda şüphelinin hesabını kullandığı, bu hesaplardan birinin asistanı Yeliz K. adına olduğu ve ünlü sanatçı tarafından kullanılan hesaplara dernekten yaklaşık 120 milyon lira para akışı tespitine yer verildi.

    Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporunda ise hesap hareketlerine ve hesap hacmine vurgu yapılıyor.

    Raporda, Ahbap Derneği ile bağlantılı olduğu değerlendirilen A.Ç., Z.Y. ve E.G.’nin banka hesaplarındaki para hareketleri mercek altına alındı.

    Raporda, MASAK’a ulaşan istihbaratlar doğrultusunda A.Ç. ve Z.Y. hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçu kapsamında inceleme başlatıldığı, soruşturmanın bu kişilerle yoğun para transferi yaptığı belirlenen E.G.’yi de kapsayacak şekilde genişletildiği kaydedildi.

    Rapora göre sosyal güvenlik kayıtlarında müzisyen olarak görünen ve son bildirilen aylık gelirinin yaklaşık 20 bin TL olduğu belirtilen A.Ç.’nin hesaplarında 2020-2024 yılları arasında 779 milyon TL para girişi, 671 milyon TL para çıkışı tespit edildi.

    “Organizasyon sorumlusu” olarak kayıtlı Z.Y.’nin hesaplarında ise aynı dönemde 1 milyar 469 milyon TL giriş, 1 milyar 537 milyon TL çıkış gerçekleştiği belirlendi.

    MASAK uzmanları, söz konusu para hareketlerinin şüphelilerin mali profilleriyle uyumlu olmadığını ve bu artışın 2020 yılının ilk çeyreğinden itibaren “hayatın olağan akışına aykırı” şekilde gerçekleştiğini değerlendirdi.

  • Nadela Moldova Tutuklandı

    Nadela Moldova Tutuklandı

    Antalya’da bir teknede Ekrem İmamoğlu’nun Portekizli manken Tessy Ramos Correia ile buluşmasında aracılık yaptığı iddia edilen Nadela Moldova, Yalova’da gözaltına alınarak sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

    İBB’ye yönelik ‘yolsuzluk’ soruşturmasında tutuklanarak başkanlık görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun, Antalya’da bir teknede Portekizli manken Correia ile buluşmasında aracılık yaptığı öne sürülen Nadela Moldova, Yalova’da gözaltına alındı. Edinilen bilgilere göre Moldova, emniyetteki işlemlerinin ardından TCK’nın 227. maddesi kapsamında adliyeye sevk edildi ve çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Soruşturmaya ilişkin işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

    Soruşturma dosyasında adı geçen Portekizli manken Correia, daha önce fuhuş soruşturması kapsamında mağdur ve tanık sıfatıyla ifade vermişti. Correia, ifadesinde Nadela Moldova’nın kendisini bazı kişilerle buluşturduğunu anlatmıştı. Bu ifade üzerine soruşturma genişletilmiş, Moldova hakkında adli işlem başlatılmıştı. – ANKARA

  • Silifke Belediyesi’ne yönelik ‘rüşvet’ soruşturmasında belediye başkanı ile birlikte 9 kişi tutuklandı

    Silifke Belediyesi’ne yönelik ‘rüşvet’ soruşturmasında belediye başkanı ile birlikte 9 kişi tutuklandı

    Mersin’in Silifke ilçesinde belediyeye yönelik rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü iddialarıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 19 şüpheliden 9’u tutuklandı. Tutuklananlar arasında Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’un da bulunduğu bildirildi.

    Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Silifke Belediyesinde görev yapan bazı kamu görevlileri ile belediye ile iş yapan yüklenicilerin rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri iddiaları üzerine çalışma başlatıldı. Soruşturma çerçevesinde alınan ihbarlar doğrultusunda MASAK raporları, banka hareketleri, HTS ve PTS kayıtları ile iletişimin denetlenmesi tedbirleri kapsamında elde edilen deliller incelendi. Ayrıca bazı şüphelilerin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdikleri ifadelerde, belediye ile iş yapan yüklenicilerden hakediş ödemeleri karşılığında çeşitli menfaatler talep edildiği, bazı kişi ve görevlilere para teslim edildiği, doğrudan temin yöntemiyle yapılan bazı alımlarda usulsüzlükler gerçekleştirildiği ve belediye bağlantılı organizasyonlarda muvazaalı işlemler yapıldığı yönünde beyanlarda bulunduğu belirtildi.

    Başsavcılık açıklamasında, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerde yer alan çok sayıda hususun HTS ve PTS kayıtları, banka hareketleri, MASAK raporları ve diğer maddi delillerle desteklendiğinin tespit edildiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında 19 Haziran’da Silifke’de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ikametleri, araçları, iş yerleri, Silifke Belediyesi binası ile Silifke Belediyespor Kulübü binasında yapılan aramalarda çok sayıda cep telefonu, bilgisayar, hard disk ve dijital materyal, ihale ve imar işlemlerine ilişkin evraklar, kullanıma hazır firma kaşeleri, kaşelenmiş ve mühürlenmiş teklif mektupları ile teklif zarfları ve yüklü miktarda döviz ele geçirildi.

    Belediye Başkanı Mustafa Turgut ile birlikte 9 kişi tutuklandı

    Soruşturma kapsamında toplam 19 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Şüphelilerden 9’u tutuklama, 10’u ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Hakimlik tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut, Silifke Belediyespor Kulübü Başkanı Sait O., Belediye Başkan Yardımcısı Ezgi E. D., Özel Kalem Müdürü Ersin S., Ayniyat Müdürü Erdoğan G., festival organizasyon yüklenicisi Erman F.K., Şerife Y. ve Osman Y.’nin de aralarında bulunduğu 9 şüpheli tutuklandı. Diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

    Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi. – MERSİN

  • Tanju Özcan’ın şoförü tahliye edildi

    Tanju Özcan’ın şoförü tahliye edildi

    Bolu’da ‘irtikap’ suçundan cezaevinde bulunan ve belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkında yürütülen ‘nitelikli cinsel saldırı’ soruşturması kapsamında tutuklanan şoförü Suat Ç., avukatlarının itirazı üzerine tahliye edildi.

    Geçtiğimiz şubat ayında ‘icbar suretiyle irtikap’ soruşturması kapsamında tutuklanarak Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkında yeni bir soruşturma daha başlatıldı. Özcan’ın yargılandığı ‘tehdit’ ve ‘şantaj’ davasında mağdur sıfatıyla yer alan Bolu Belediyesi personeli Öznur Ç. (33), Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak ek ifade verdi.

    İddiaya göre Öznur Ç. ifadesinde, belediyede işe başladıktan yaklaşık 5-6 ay sonra Özcan’ın kendisine ilgi duyduğunu söylediğini ve fiziksel temasta bulunmaya çalıştığını öne sürdü. “Elimi tuttuğunda iterek odayı terk ediyordum. Karşımda koskoca başkan olduğu için kimseye bahsedemedim” iddialarında bulunan Öznur Ç., işten çıkarılma tehdidiyle korkutulduğunu ve bu nedenle Özcan ile birden fazla kez görüşmek zorunda kaldığını ileri sürdü. Öznur Ç. ayrıca, söz konusu görüşmelere belediyeye ait kiralık araçlarla götürüldüğünü iddia etti.

    Tanju Özcan ve şoförü tutuklanmıştı

    Soruşturma kapsamında ifade veren şoför Suat Ç. ise, Öznur Ç.’yi birden fazla kez bir otele Tanju Özcan’ın yanına götürdüğünü öne sürdü. Öznur Ç.’nin savcılığa sunduğu iddiaların ardından harekete geçen ekipler, ‘kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı’ suçlamasıyla soruşturma başlattı. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan şoför Suat Ç., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Cezaevinde bulunan Tanju Özcan’ın da aynı soruşturmada ‘kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 18 haziran tarihinde tutuklanmasına karar verildi.

    Tahliye edildi

    Soruşturma süreci devam ederken dosyada yeni bir gelişme yaşandı. Tutuklu bulunan şoför Suat Ç.’nin avukatları, müvekkillerinin tutukluluk durumuna itiraz etti. Mahkeme tarafından yapılan değerlendirme sonucunda itiraz kabul edilerek Suat Ç.’nin tahliyesine karar verildi. – BOLU

  • İspanya Başbakanı’nın eşine yurt dışına çıkış yasağı. Yolsuzluk suçlamasıyla yargılanacak

    İspanya Başbakanı’nın eşine yurt dışına çıkış yasağı. Yolsuzluk suçlamasıyla yargılanacak

    İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in eşi Begona Gomez, yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanmaya hazırlanırken yurt dışına seyahat etmekten menedildi.

    Soruşturma hakimi Juan Carlos Peinado, bugün verdiği kararda, Gomez’in pasaportunu teslim etmesine ve bir karar çıkana kadar ayda iki kez mahkemeye çıkmasına hükmetti.

    Gómez; kamu parasını zimmete geçirme, nüfuz ticareti, ticari ilişkilerde yolsuzluk ve kamu parasının kötüye kullanılmasıyla suçlanıyor.

    Aşırı sağcı bağlantıları olan bir yolsuzlukla mücadele grubunun şikayetiyle başlayan davada Gomez, usulsüzlük yaptığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

    Soruşturma, Madrid Complutense Üniversitesinde Gomez’in eş direktörlüğünü yaptığı bir kürsünün kurulması ve yönetilmesinin yanı sıra, özel çıkarları desteklemek amacıyla kamu kaynaklarının ve kişisel bağlantıların kullanıldığı iddialarına odaklanıyor.

    Başbakan Pedro Sanchez, eşine yönelik suçlamaları sağ kesimin kendi hükümetini yıpratma girişimi olarak nitelendirerek reddetti.

    Sanchez’in liderliğindeki Sosyalist Parti de Gomez’in suçsuz olduğunu ve yıllardır süren bir siyasi zulüm kampanyasına maruz kaldığını açıkladı. Siyasi açıdan kritik öneme sahip davanın duruşma tarihi ise henüz belirlenmedi.

    Son dönemde Başbakan Sanchez’in müttefiklerini hedef alan ve yargılama aşamasına gelen ya da halihazırda mahkemelerde görülen bir dizi yolsuzluk soruşturması gündeme gelmişti.

    Sosyalist Parti’nin üç numaralı ismi ve Sanchez’in eski ulaştırma bakanının da aralarında bulunduğu bazı yakın müttefikler; kamu işleri, petrol ve doğalgaz sözleşmeleri ile salgın döneminde maske tedarikine ilişkin rüşvet iddiaları nedeniyle soruşturuluyor. İlgili isimler suçlamaları kabul etmiyor.

    Ayrı bir gelişmede ise İspanya Yüksek Mahkemesi, eski Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero hakkında, Plus Ultra havayolu şirketi de dahil olmak üzere üçüncü taraflar adına kamu makamları nezdinde lobicilik faaliyetleri yürüterek kazanç sağlayan bir şebekeye liderlik ettiği iddiaları üzerine soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. Zapatero ise söz konusu iddiaları reddetti.

    Davaların hiçbirinde adı geçmeyen Sanchez ise muhalefetin istifa ve erken seçim çağrılarını geri çeviriyor.

    Savcılık ve savunma heyeti, cezai suçlamaları destekleyecek yeterli kanıt bulunmadığını savunarak davanın düşürülmesini talep etti.

    Nisan 2024’te Gomez’in Başbakan Sanchez’in eşi olma konumunu özel çıkar sağlamak için kullanıp kullanmadığını belirlemek amacıyla açılan dava süreci, ciddi tartışmalara sahne oluyor.

    Davacı taraflar davanın mahkemeye taşınması için yeterli kanıt olduğunu savunurken, Savcılık ve Gómez’in savunma heyeti soruşturmaya ve yürütülüş biçimindeki usulsüzlük iddialarına defalarca itiraz etti.

    Soruşturma hakimi Peinado, Gómez’i suçlarken yazdığı kararda, “Kürsü, hakkında soruşturma yürütülen şahsın kişisel kariyeri için bir araç işlevi görmüştür” ifadesine yer verdi.

    Söz konusu dava, Sosyalist liderin ailesini ve eski müttefiklerini içine alan ve azınlık koalisyon hükümetini düşürme riski taşıyan yolsuzluk suçlamalarında son perdeyi teşkil ediyor.

    Sánchez, artan yolsuzluk iddiaları karşısında muhalefetten gelen istifa ve erken seçim çağrılarını reddetmeyi sürdürüyor.

    İspanya’da Jandarmaya bağlı Merkezi Operasyon Biriminin (UCO) geçen hafta basına sızdırılan raporunda, eski PSOE Teşkilat Koordinasyon Sekreteri Santos Cerdan ile eski Ulaştırma Bakanı Jose Luis Abalos’un eski danışmanı Koldo Garcia’ya ait olduğu belirtilen ses kayıtları yayımlanmıştı.

    Söz konusu ses kayıtlarında kamu ihalelerinde komisyon alındığına, PSOE’nin 2014’teki liderlik ön seçiminde hile yapıldığına ve diğer bazı yolsuzluklara ilişkin iddialar yer almıştı.

    Raporun ardından Cerdan, ilk olarak partideki görevinden, üyeliğinden, ardından da milletvekilliğinden istifa etmişti.

    PSOE, daha önceden parti üyeliği askıya alınan eski bakan Abalos’u da partiden ihraç etme kararı almıştı.

    Yolsuzluk skandallarından dolayı İspanyol halkından özür dileyen Sanchez, bu olayın sadece iki kişiyi kapsadığını savunarak, hükümetin yoluna devam edeceğini ve 2027’den önce genel seçim olmayacağını söylemişti.

  • Tanju Özcan Cinsel Saldırı Suçlamasıyla Tutuklandı

    Tanju Özcan Cinsel Saldırı Suçlamasıyla Tutuklandı

    BOLU Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Tanju Özcan, hakkındaki belediye personeli Öznur Ç.’nin (33) savcılığa verdiği ek ifadenin ardından ‘Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı’ suçundan başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandı. Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan Özcan’ın şoförü Suat Ç. de tutuklandı.

    Şubat ayında ‘icbar suretiyle irtikap’ soruşturması kapsamında tutuklanıp Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkında yeni bir soruşturma daha başlatıldı. Özcan’ın yargılandığı ‘Tehdit’ ve ‘Şantaj’ davasında mağdur olarak yer alan Bolu Belediyesi çalışanı Öznur Ç., Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak Özcan hakkında yeni iddialarda bulunup şikayetçi oldu. Öznur Ç., ek ifadesinde, Bolu Belediyesi’nde çalışmaya başladıktan yaklaşık 5-6 ay sonra Tanju Özcan’ın kendisinden hoşlandığını söylediğini öne sürüp, işten çıkarılma korkusuyla birden fazla kez Özcan’la görüştüğünü iddia etti. Öznur Ç., ilk başlarda Özcan’ın kendisini yanına oturtmaya çalıştığını ve fiziksel temasta bulunmak istediğini ileri sürerek, “Elimi tuttuğunda elini iterek odayı terk ediyordum. Bu durumlardan kimseye bahsedemedim, çünkü karşımda koskoca başkan vardı” dedi.

    Öznur Ç., belediyeye giriş çıkışlarında da Tanju Özcan’ın kendisine iltifat içerikli sözler söylediğini, zamanla Özcan’ın kendisiyle birlikte olmak istediğini dile getirdiğini ve bunu kabul etmemesi halinde işten çıkarılmakla tehdit edildiğini iddia etti. Öznur Ç., söz konusu görüşmelere belediyeye ait kiralık araçlarla götürüldüğünü de söyledi. Konuyla ilgili ifade veren Tanju Özcan’ın şoförü Suat Ç. ise Öznur Ç.’yi birden fazla kez bir otele Tanju Özcan’ın yanına götürdüğünü belirtti.

    Öznur Ç.’nin savcılığa verdiği ek ifadesinin ardından Tanju Özcan hakkında, ‘Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı’ suçundan soruşturma başlatıldı. Soruşturmada Özcan aynı suçtan tutuklandı. Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan Özcan’ın şoförü Suat Ç. ise Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

  • Can Holding soruşturması. Remzi Sanver tahliye edildi

    Can Holding soruşturması. Remzi Sanver tahliye edildi

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Can Holding yetkilileriyle ilgili “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yönetme”, “kurulan örgüte üye olma”, “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarına yönelik başlatılan soruşturma sürüyor.

    Can Holding soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanarak cezaevine gönderilen eski Bilgi Üniversitesi Rektörü Remzi Sanver hakkında tahliye kararı verildi.

    NE OLMUŞTU?

    Soruşturmanın ikinci dalga operasyonunda gözaltına alınan aralarında Remzi Sanver’in de olduğu 26 şüpheliden 11’i tutuklanmıştı.

    Hakimlik, şüphelilerden 11’i hakkında “yurt dışı çıkış yasağı” ve “imza atma” şeklinde, 3 şüpheli hakkında ise “konutu terk etmeme” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.

    SORUŞTURMANIN GEÇMİŞİ

    Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla “nitelikli dolandırıcılık”, “vergi kaçakçılığı”, “kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması”, “suçtan elde edilen gelirlerin aklanması”na yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürülmüştü.

    Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatılmıştı.

    Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edilmişti.

    Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği ileri sürülmüştü.

    Ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı “Varlık Barışı Kanunu” kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuştu.

    MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün “nitelikli dolandırıcılık”, “kaçakçılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği kaydedilmişti.

    121 ŞİRKETİN MAL VARLIĞINA EL KONULDU

    Soruşturma kapsamında 121 şirketin mal varlığına el konulmuş ve TMSF kayyum olarak atanmış, 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. İstanbul Jandarma Komutanlığı ekipleri, düzenledikleri operasyonda aralarında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kenan Tekdağ’ın da bulunduğu 6 şüpheliyi gözaltına almıştı.

    Adliyeye gönderilen ve savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden D.Ç, D.C, M.K. ve K.Ç. “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “kara para aklama” suçlarından, C.C. ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan tutuklanmış, şüpheli Tekdağ ise aynı suçlardan “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

    Hakimlik, D.Ç, D.C, M.K, K.Ç. ve C.C’nin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasına, şüpheli Kenan Tekdağ hakkında ise “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

    Öte yandan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndermişti.

    Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Can Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can da “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” ve “malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek” suçlarından sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.