Tag: Soru

  • Korkmaz: ‘Bundan sonra mağlup olmayacağız’

    Korkmaz: ‘Bundan sonra mağlup olmayacağız’

    Antalyaspor Teknik Direktörü Bülent Korkmaz, Pendikspor maçının ardından, 3 maçta 8 gol yediklerine dikkat çekerek, “Üç maçta bu kadar çok bireysel hata yaptığınız zaman geri dönüşü olmuyor. Bazen dip yaparsınız, o dibi yaptık. Bundan sonra çıkış olacak” dedi.

    Antalyaspor Teknik Direktörü Bülent Korkmaz, Pendikspor’a sahasında 3-2 mağlup oldukları karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.

    Böyle bir tablo beklemediklerini belirten Korkmaz, oynadıkları 3 karşılaşmada da bireysel hatalardan goller yediklerini söyledi. İkinci yarıda yapılan hamlelerin etkili olduğunu ifade eden Korkmaz, “Böyle bir tablo beklemiyorduk ama bir çözüm bulmak lazım. Üçüncü maç ve üç maçta da bireysel hatadan gol yiyoruz. Özellikle maçta geri düştüğümüz zaman ikinci yarıda yaptığımız hamleler çok etkili oldu. Beraberliği yakaladık, galibiyeti de yakalayabilirdik. Ancak yine bireysel hatadan gol yiyince ip koptu. Üç maçta bu kadar çok bireysel hata yaptığınız zaman geri dönüşü olmuyor. Bireysel hatanın önlemi alınmaz ama en azından farklı bir tedbir alacağız” diye konuştu.

    “Bu kadar çok hata yapmamanız lazım”

    Karşılaşmaya farklı bir 11 ile başlamaları durumunda sonucun değişip değişmeyeceğine ilişkin soruya yanıt veren Korkmaz, “Bireysel hata yaparsanız sonuç değişmez. Yediğimiz ilk gol de üçüncü gol de bireysel hataydı. İlk maçta yediğimiz iki gol de bireysel hataydı, ikinci maçta da aynı durum yaşandı. Sonucu değiştirebilmeniz için bu kadar çok hata yapmamanız lazım. Çünkü nihayetinde oyuncuların gardı düşüyor. Onları toparlamak, saha içinde oyunu veya skoru çevirmek zor oluyor. Hepsi üzgün, ben de çok üzgünüm. Ancak bunu düzelteceğiz. Düzeltmenin yollarına bakacağız ve bunu bulacağız” ifadelerini kullandı.

    “Bundan sonra mağlup olmayacağız”

    Çaykur Rizespor’u Süper Lig’e çıkardığı dönemde sezon için belirledikleri mağlubiyet hedefini hatırlatan deneyimli teknik adam, “Rizespor’u Süper Lig’e çıkartırken maksimum alacağımız mağlubiyet 4’tü. Rizespor’da da 4 mağlubiyet aldık. Sezon başında onu konuşuyorduk; toplayacağımız puan da çıkmak için 65 puanın üzeriydi. Dolayısıyla doğru bir kriter. Bundan sonra mağlup olmayacağız” dedi.

    İlk 11’de yapılan 5 değişikliğin risk olup olmadığı yönündeki soruyu da cevaplayan Korkmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Aslında bir risk değil. Herkesin oynamasından yanayım. Sezon başından beri herkes iyi çalışıyor. Asıl risk bireysel hata; en büyük risk oydu. Maalesef onu engelleyemiyoruz. Bugünü artık unutacağız. Çünkü bir maç başladı ve bitti. Herkes çok üzgün, duygular çok yoğun. Bu yoğun duyguları yarınki antrenmanımızla beraber en aza indireceğiz. Önümüzdeki hafta tek söyleyeceğim şey kazanmak. Bundan sonra her maçı kazanmak için oynayacağız.”

    “En az 3 takviye daha yapacağız”

    Şampiyonluk hedefinin mevcut kadroyla gerçekçi olup olmadığı sorusuna Korkmaz, transfer çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Yapacağımız takviyeler de var. En az 3 takviye daha yapacağız. Onlarla beraber daha güçlü olacağımızı düşünüyorum. Hayatımda bir maçta Antalya’da 6 gol yediğimi hatırlıyorum. Başka bir takımda bir maçta 5 gol yediğimizi de hatırlıyorum ama üç maçta 8 gol yediğimizi hiç hatırlamıyorum. Bu bana acı bir tecrübe oldu. Yarından itibaren olayı daha çok irdeleyeceğiz. Maçları tekrar analiz edeceğiz. Nerede doğru yaptık, nerede yanlış yaptık, daha belirleyici olacak” değerlendirmesinde bulundu.

    “Sorumluluk bana ait”

    Kaleci transferiyle ilgili soru üzerine oyuncularını koruyan Korkmaz, “Kaleci arıyoruz. Oyuncularım hakkında kişisel yorum yapmak istemiyorum. Nihayetinde benim oyuncum. Ben oyuncular hakkında hiçbir zaman kişisel yorum yapmadım. Onun hatasından ben sorumluyum. Teknik direktör olarak oynattığım için sorumluluk bana ait. Bunu açık ve net söyleyebilirim. Ancak bazen dip yaparsınız. O dibi yaptık, bundan sonra çıkış olacak” diyerek sözlerini tamamladı.

  • İBB Davası’nın 68’inci gününde Aziz İhsan Aktaş geceyarısı savunma yaptı

    İBB Davası’nın 68’inci gününde Aziz İhsan Aktaş geceyarısı savunma yaptı

    Haber: ÇAĞATAN AKYOL

    (İSTANBUL) – İBB Davası’nın 68’inci gününde, suç örgütü iddiasıyla hakkında yüzlerce yıl hapis istemiyle dava açılan ancak etkin pişmanlık ifadeleri nedeniyle tahliye edilen Aziz İhsan Aktaş geceyarısı savunma yaptı. Aktaş’ın özgeçmişini anlatırken “Gerçek diplomayla mezun oldum” ifadesi avukatların tepkisini çekti.

    Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 68’inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapıldı.

    İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen ve hakkında yüzlerce yıl hapis istenen ancak etkin pişmanlık ifadeleri nedeniyle tahliye edilen iş insanı Aziz İhsan Aktaş, saat 23.35 itibarıyla savunmasına başladı. Aktaş, kürsüye gelirken yanında jandarma personeli eşlik etti.

    30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihli savcılık ifadelerini aynen tekrarladığını belirten Aktaş, yaklaşık 1 saat süren savunmasında, “Bu dosyadaki temel mesele, hak ediş alacaklarının iş insanları üzerinde baskı aracı haline getirildiği, ilgililerin kendi aralarında ‘sistem’ adını verdikleri para toplama düzenidir. Soruşturma süresince bazı yayın organlarında olayların gerçekleştiği koşullar ve belediye yetkililerinin usulsüzlükleri göz ardı edilmiştir. Benim etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarımı değersizleştirmek ve gerçeğin üzerini örtmek amacıyla yapılan yayınlar sonucunda hakkımda gerçeği yansıtmayan bir kanaat oluşturmaya çalışılmıştır. 1976 yılında Diyarbakır’da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Diyarbakır’da tamamladım. Harran Üniversitesi Kimya Bölümü’nden gerçek bir diplomayla mezun oldum” dedi. Diploma ifadesi üzerine mahkeme başkanı araya girerek uyarı yaptı.

    “SİSTEM” KURULDUĞUNU ÖNE SÜRDÜ

    “İBB’de sistem adı verilen yapının nasıl işlediğini anlatacağım” diyen Aktaş, itirafçı tutuksuz sanık Ertan Yıldız, eski İBB Hukuk Müşaviri firari İbrahim Bülbüllü ve YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat üzerinden Ekrem İmamoğlu hakkında çeşitli iddialarda ve suçlamalarda bulundu. Sistemin temel amaçlarından en önemlisinin, İmamoğlu’nun siyasi hayatının finanse edilmesi olduğunu savunan Aktaş, iş insanları üzerinde baskı kurulduğunu öne sürdü. Aktaş, savunmasını “Dosya kapsamındaki tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilerek üzerime atılı rüşvet suçundan beraatıma karar verilmesini sayın mahkemenizden saygılarımla arz ve talep ederim” sözleriyle tamamladı. Aktaş’a mahkeme başkanı, duruşma savcısı ve sanıklar soru sormadı.

    RÜŞVET İDDİASINA CEVAP VERMEDİ

    İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin’in, İETT’den olan alacağına karşılık kendisinden rüşvet istendiği iddiasına ilişkin sorusuna Aktaş, “Bu soruya cevap vermek istemiyorum” yanıtını verdi. Aktaş, Pekin’in “Konuşmanızın başında diplomanızın gerçek olduğunu vurguladınız İhsan Bey. Bunun sebebi nedir acaba” sorusuna ise “İddianame konusu mu bu konu” diye karşılık verdi. Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz’ın da benzer bir soru sorması üzerine Aktaş, konunun iddianame dışı olduğunu tekrarladı.

  • Bakan Gürlek: Dini bir görüşe karşı operasyon yok, mali yapılanmaya yönelik bir operasyon

    Bakan Gürlek: Dini bir görüşe karşı operasyon yok, mali yapılanmaya yönelik bir operasyon

    Trabzon programı kapsamında bir otelde düzenlenen AK Parti 25. Yıl Teşkilat Buluşması Programı’na katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek, burada basın mensuplarının gündemle ilgili sorularını cevapladı.

    Bakan Akın Gürlek, Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik operasyonla ilgili sorulan soruya “Kara para aklama, vergi kanununa muhalefet gibi suçlardan dolayı Alihan Kuriş ve 48 kişi hakkında, 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşlarına karşı bir operasyon yok. Bu tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon. Başsavcılığımızın takdirinde bu operasyon devam ediyor. Şu an herhalde gözaltı çalışmaları da devam ediyor, yakalanamayanlar var. Ama uzun süreden beri takip edilen, çalışılan bir dosyaydı.” diye konuştu.

    FENERBAHÇE OTOBÜSÜNE SALDIRI SORUŞTURMASI

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2015 yılında Fenerbahçe otobüsüne Rize deplasmanı dönüşünde Trabzon’un Sürmene ilçesinde yapılan silahlı saldırı olayı ile ilgili yürütülen soruşturma ile ilgili soru üzerine ise şöyle konuştu;

    “Bu bizim, özellikle Adalet Bakanlığında Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde faili meçhul suçlarla mücadele bürosunu kurduğumuzda bu dosyayı arkadaşlarımız çalışıyordu. Yeni ayrıntılar yakalandı, Trabzon Başsavcılığımız da yeni deliller buldu. 5 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. 4 kişi yakalandı, 1 kişi firari. Burada soruşturma yapma yetkisi Başsavcılığa ait. Yani şu an tutuklamaya sevk edildi mi ya da gözaltı süresi doldu mu, o konuda ben bilmiyorum ama yani özellikle yeni deliller, HTS baz istasyonu kayıtları, işte tüfeğin en son yakalanması ve benzeri gibi sebeplerden dolayı Başsavcılıkça operasyon yapıldı. Bunu ilgiyle, kararlılıkla, özellikle faili meçhul suçlar konusunda mücadelemiz devam ediyor.”

    “TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİDİR”

    Adalet Bakanı Akın Gürlek öncesinde de, Trabzon Valiliği’ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Gürlek, Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik’i ölüm yıl dönümünün dokuzuncu yılında anarak “Tüm Türkiye’yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, ‘İyi ki varsın Eren’ sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum.” ifadelerini kullandı.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, “Adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir.” dedi.

    Hukukun herkes için işlediğini ve asli amacın vatandaşı huzur ve güven içinde tutmak olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Gürlek, “Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer, dosyanın üzerindeki isme bakmaz, hukuk gereğini yapar.” açıklamasında bulundu.

    SALAH TRANSFERİ

    Gürlek, Trabzonluların spor sevgisini, 7’den 77’ye Trabzonspor aşkını bildiğini belirterek, Muhammed Salah’ın camiaya hayırlı olmasını diledi.

    “YOLUMUZDAN ŞAŞMAYACAĞIZ”

    Bakan Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefine işaret ederek, “Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz, Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı olarak da görüyoruz. Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz.” dedi.

    “Suçun yöntemi değişse de araçları değişse de örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var, devletin suçla mücadele iradesidir” ifadesini kullanan Gürlek, şunları kaydetti:

    “Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu hafta da açıkça ifade ettik. Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna, organize suçta suçun failinden azmettiricisine, yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar oluşturdu. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir. Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasal düzenleme, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz.”

    Yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisi olduklarını belirten Bakan Gürlek, “Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğiz, operasyonlarımıza devam edeceğiz.” mesajını verdi.

    Milletin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğinin altını çizen Bakan Gürlek, devletten daha güçlü bir yapı ve Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de olmadığını ifade etti.

    “DOSYALARI YENİDEN AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    “Adaletin önünde zaman aşınır, hakikat aşınmaz” ifadesini kullanan Gürlek, “Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir, bir dosya rafta bekleyebilir ama faili meçhul kalan her ölüm devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız, delillerin izini süreceğiz, faili ortaya çıkaracağız. Sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız.” diye konuştu.

    TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI

    Gürlek, Türkiye’nin çok uzun yıllar boyunca terörün ağır bedellerini ödediğine dikkati çekerek, “Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Türkiye enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkanlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır.” açıklamasında bulundu.

    “MESELE HUZURLU TÜRKİYE MESELESİDİR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan Terörsüz Türkiye hedefinin, milletin sağduyusu ve Gazi Meclisin iradesiyle yeni ve tarihi bir aşamaya taşındığına işaret eden Gürlek, şu değerlendirmede bulundu:

    “Meclisimizin gündemine gelen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 468 kabul oyuyla yasalaşmıştır. Tarihe geçecek çok güçlü bir milli irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu güçlü irade bize çok önemli bir şey söylüyor, Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihi bir iradedir. Bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır. Kazananı da 86 milyon vatandaşımız olacaktır. Milli şuuru yüksek Trabzon’umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı ve güçlü şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. Mesele ülkemizin dağlarının, şehirlerinin ve sınırlarının terörle değil, üretimle, yatırımla, turizmle, bilimle ve gençlerimizin başarılarıyla anılması meselesidir. Mesele, bir daha hiçbir Eren Bülbül’ümüzün çocuk yaşta aramızdan koparılmaması meselesidir. Mesele, bütün vatandaşlarımızın çocuklarına daha huzurlu bir Türkiye bırakması meselesidir.”

    Bakan Gürlek, amaçlarının Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, milli birlik ve beraberliğii daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini sağlamak olduğunu söyledi.

    “Şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakarlığı bizim için tartışmaya kapalıdır.” diye konuşan Akın Gürkek, “Tek gayemiz güçlü Türkiye’dir. Güçlü Türkiye’ye giden yolda iç cepheyi güçlendirmektir.” dedi.

    Türkiye’nin bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülke olduğunu vurgulayan Gürlek, “Terör meselesinde de böyledir. Suç örgütleriyle mücadelede de böyledir. Adalet sistemimizin eksiklerinde de böyledir. Nerede bir eksiklik varsa gidereceğiz. Nerede vatandaşımızın haklı bir beklentisi varsa dinleyeceğiz. Nerede milletimizin huzuruna kasteden bir yapı varsa hukuk içerisinde karşısında duracağız.” diye konuştu.

    ADALET TEŞKİLATI GÜÇLENECEK

    Bakan Gürlek, adalet teşkilatını daha güçlü hale getirecek, yargılamanın etkinliğini artıracak, vatandaşın hakkına daha hızlı ulaşmasını sağlayacak reformları sürdüreceklerini söyledi.

  • Kılıçdaroğlu’ndan “Çankaya Belediyesi operasyonuna neden sessiz kaldınız?” sorusuna yanıt: Kuşkularım vardı

    Kılıçdaroğlu’ndan “Çankaya Belediyesi operasyonuna neden sessiz kaldınız?” sorusuna yanıt: Kuşkularım vardı

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca CHP’li Çankaya Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma devam ediyor.

    Başsavcılık koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ile bazı belediye bürokratlarının da aralarında olduğu 30 kişi, ‘suç örgütü kurma’, ‘suç örgütüne üye olma’, ‘rüşvet alma’, ‘rüşvet verme’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlarından gözaltına alındı.

    KILIÇDAROĞLU’NDAN “NEDEN SESSİZ KALDINIZ?” SORUSUNA YANIT

    Mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, tv100 ekranlarında katıldığı canlı yayında bu gelişmeyle ilgili yöneltilen soruya yanıt verdi. Operasyon karşısında neden sessiz kaldığı sorulan Kılıçdaroğlu, soru karşısında önce uzunca bir süre bekledikten sonra duraksamasını bozarak tek cümle ile “Kuşkularım vardı” dedi.

    “BERAAT EDİP GELECEKLER, BEN DE ONLARI KUCAKLAYACAĞIM”

    Açıklamasının devamında yargı sürecini işaret eden Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının kendilerini hukuk önünde aklayacaklarına inandığını belirterek şunları söyledi: “Ayrıntıya girmeyeyim. Belediye başkanlarımız gidip yargıda kendilerini savunacaklar. Beraat edip gelecekler, ben de onları kucaklayacağım. Bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Kendimi farklı bir yere koymuş olurum. Bilmediğiniz bir konuda nasıl görüş beyan edeceksiniz? Ben Çankaya Belediye Başkanı değilim, orada bir çalışan da değilim. Böyle bir operasyon yapılıyor. Belediye başkanımız kendisini savunacaktır, belgelerini ortaya koyacaktır. Belediyede görev alıyorsanız belediye başkanlarının tümüyle ilgili soruşturmalar açılır, şikayetler, ihbarlar, bunlar olağandır.”

  • Tutuklu Özkan Yalım ek ifade verdi. “Özgür Özel helikopter istedi” iddiası

    Tutuklu Özkan Yalım ek ifade verdi. “Özgür Özel helikopter istedi” iddiası

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor.

    Soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından Uşak Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özkan Yalım, 26 Haziran’da savcılığa ek ifade verdi.

    Yalım’a ifadesinde, cep telefonu incelemesi sonrasında hazırlanan rapordaki mesajlar soruldu.

    “İş Adamı H.K. G. Havacılık” isimli kişiden gelen 21-23 Ocak ile 2-11 Şubat tarihli , “sikorsky_S76_TC’ şeklindeki helikopter konulu”, “10 m dolar civarı bütçe gerekir”, “3 adet helikopter markette buldum, Almanya ve Dubai’de yaklaşık 3 bin 800 ve 4 bin 200 fiyat aralığında, Sikorsky ve Agusta karşılaştırmasını da sunumda görebilirsiniz”, “Ayrıca ben flash bellekte getirsem sunumu orada bilgisayar ve sunum ortamı var mıdır?’ şeklindeki mesaja cevaben verilen, “Günaydın, saat değişikliği var. Saat 15.00’te, ben saat 14.45’te genel merkezde olacağım. Tabii ki bilgisayar ve sunum ortamı var’, ‘Sikorsky S-76C++, Leonardo HelicoptersAW109 Grand” yazılı PDF ve ‘Bu 3 tip helikopterin mali karşılaştırma raporu, altyapı hazırlanması, heliport, hangar vs. konusunda sizden gelecek habere göre çalışma yapacağım” şeklindeki mesaj içerikleri Yalım’a soru olarak yöneltildi.

    ÖZGÜR ÖZEL’E SİKORSKY HELİKOPTER ALINACAĞI İDDİASI

    Bu soruya Yalım, “Telefonumda bulunan mesajlarda geçen, Özgür Özel’e alınacak olan helikopterin parasının nereden karşılanacağını bilmiyorum. Özgür Özel, alınacak olan helikopterin özellikle Sikorsky tipi olmasını istemişti.” yanıtını verdi.

    Yalım, “CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına sunulmak üzere alınmak istenen helikopterle alakalı olarak, parti yönetiminde mali işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı olan Özgür Karabat benimle WhatsApp üzerinden irtibata geçerek, alınacak olan helikopterle alakalı araştırma yapmamı istedi. Bunun üzerine de G.H. şirketinin sahibi H.K’ya ulaştım.” ifadelerini kullandı.

    H.K’nın da yardımıyla alınabilecek alternatifleri üçe indirdiklerini, bu helikopterlerin üçünün ayrı ayrı Türkiye’de, Dubai’de ve Almanya’da bulunduğunu aktan Yalım, “H.K, Özel’e alınacak helikopterle alakalı bir toplantı yapmak için CHP Genel Merkezi’ne geldi. Genel merkezin 4 yahut 6’ıncı katında Özgür Karabat, ben ve H.K. görüştük. H.K. helikopterlerin fiyatlarının 3,8 milyon dolar, 4,2 milyon dolar ve 10 milyon dolar olduğunu söyledi. Helikopterlerin tam teknik detaylarını içerir sunum hazırlanıp karar vermesi için Özel’e iki hafta içerisinde rapor verilecekti.” iddiasında bulundu.

    Bu süre içerisinde tutuklandığı için helikopterin alınıp alınamadığı, alındıysa ödemesinin ne şekilde yapıldığı ve herhangi bir VIP dönüşüm yapılıp yapılmadığı konularında bilgi sahibi olmadığını belirtti.

    Ayrıca Özel için yeni bir makam aracı alınacağını, bunun için de fiyatı 19 milyon ve 31 milyon lira arasında değişen 3 araç önerildiğini iddia etti.

    “KENDİMİ KURTARMAK İÇİN SÖYLEMİYORUM”

    Özgür Özel’in ifadelerini yalanladığını belirten Yalım, “Ben kendimi kurtarmak için yalan söylemiyorum. Aksine benim söylediklerim dosdoğru gerçeklerdir.” diye konuştu.

    MUHİTTİN BÖCEK DE EK İFADE VERDİ

    Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, geçen yıl tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek de ek ifade verdi.

    2024 yerel seçimleri öncesi süreçten bahseden Böcek, Ekrem İmamoğlu ile adaylık belirlenmesi konusunda görüştüğünü anlatırken, “İmamoğlu, tercihini benden yana kullanacağını söyledi.” dedi. Ayrıca İmamoğlu’nun kendisinden 15 milyon Euro istediğini iddia etti.

    Bu paranın 5 milyon eurosunu havala adı verilen özel bir sistemle teslim ettiğini, 10 milyon euroyu ise İmamoğlu tutuklandığı için gönderemediğini söyledi.

  • YKS soruları ve cevap anahtarı sorgulama 2026: YKS (TYT-AYT-YDT) soruları ve cevapları yayımlandı

    YKS soruları ve cevap anahtarı sorgulama 2026: YKS (TYT-AYT-YDT) soruları ve cevapları yayımlandı

    2026 YKS sınavı soruları ve cevap anahtarı sorgulama ekranı, üniversite sınavları olan TYT ve AYT oturumlarının tamamlanmasıyla birlikte öğrencilerin gündeminde yer alıyor. Güzel bir üniversite okuyabilme hayaliyle YKS sınavına katılım sağlayan adaylar, doğru ve yanlış cevaplarını görüntüleyerek puan hesabı yapmaya çalışacak. Bugün tamamlananan AYT oturumunun ardından gözler soru kitapçıkları ve cevap anahtarına çevrildi. Peki, 2026 YKS soruları ve cevapları yayımlandı mı, ne zaman yayımlanacak?

    ÖSYM’nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, dün yapılan Temel Yeterlilik Testi (TYT) ile bugünkü Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) temel soru kitapçıkları ile cevap anahtarlarına ÖSYM’nin internet sitesinden ulaşılabilecek.

    Adaylar; ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresine T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle giriş yapıp ilgili sınavı ve “Cevap Kâğıdı Görüntüleme” ekranını seçerek sınavda kullandıkları cevap kâğıdı görüntüsünü, işaretlemelerini, işaretlemelerinin optik okuyucularla okunmasıyla elde edilen cevaplarını ve doğru cevapları görebilecek.

    2026 YKS SORULARI VE CEVAP ANAHTARI SORGULAMAK İÇİN TIKLAYIN

    YÖK Başkanı Erol Özvar, 2026 yılında Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) başvuran aday sayısının 2 milyon 425 bin 560 olduğunu açıkladı.

    1 milyon 627 bin 960 adayın başvurduğu, 4 bin 400 bina ve 86 bin 761 salonda düzenlenen ikinci oturumda, 227 bin 380 kişi görev yapıyor.

    AYT’de adaylara, Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi’nde 40, Sosyal Bilimler-2 Testi’nde 40, Matematik Testi’nde 40, Fen Bilimleri Testi’nde 40 soru soruldu ve 180 dakika süre verildi.

  • Canlı yayında Kemal Kılıçdaroğlu’nu çileden çıkaran soru

    Canlı yayında Kemal Kılıçdaroğlu’nu çileden çıkaran soru

    Mahkemenin ‘mutlak butlan’ kararıyla kurultayın iptal edilmesinin ardından yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV canlı yayınında adeta patladı. Kendisine yöneltilen “Erdoğan mı sizi destekliyor?” sorusu karşısında çok sinirlenen Kılıçdaroğlu, hem soruya hem de program moderatörlerine sert tepki gösterdi.

    SİNİRLERİNE HAKİM OLAMADI

    CHP’de mahkeme kararıyla yaşanan liderlik değişimi sonrası gözlerin çevrildiği Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV’de katıldığı canlı yayında çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, kendisine yönelik ortaya atılan iddialara dair gelen bir soru üzerine öfkesine hakim olamadı.

    “BU SORU SORULUR MU YA?”

    Canlı yayında gazetecilerin, siyaset kulislerinde konuşulan “Cumhurbaşkanı Erdoğan mı sizi destekliyor, bu süreç onun işine mi yarıyor?” minvalindeki sorusu üzerine Kılıçdaroğlu küplere bindi. Geçmişten bugüne verdiği siyasi mücadeleyi hatırlatan CHP lideri, “Bu soru sorulur mu ya? Bu kadar büyük mücadele yapmış bir kişiye bu soru sorulur mu? Hangi gazeteci bu soruyu sorar? Benim hayatım boyunca bu rejime karşı, tek adam rejimine karşı nasıl mücadele ettiğimi bütün Türkiye biliyor” şeklinde konuştu.

    CANLI YAYINDA KANAL YÖNETİMİNE UNVAN TEPKİSİ

    Gergin anların yaşandığı programda Kılıçdaroğlu, sadece soruya değil, konuk olduğu Sözcü TV’nin ekran altı yazılarındaki (KJ) tutumuna da tepki gösterdi. Kurultayın iptal edildiğini ve yasal olarak halen partinin lideri olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu “Ekrana neden ‘CHP Genel Başkanı’ yazmıyorsunuz? Kurultay mahkeme kararıyla iptal edildi, ben de partinin genel başkanıyım. Buraya da buraya genel başkan sıfatıyla geldim. Gerçekleri neden tam olarak yansıtmıyorsunuz?” dedi.