Tag: Satış

  • 12. Yargı Paketi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

    12. Yargı Paketi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

    Kanunla, İcra ve İflas Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanacak.

    Elektronik satış portalında yapılacak ilanda da düzenlemelere gidilecek. Buna göre, elektronik satış portalında yapılacak ilanda satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmesi halinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazine’nin teminat göstermekten muaf olduğu belirtilecek.

    Ayrıca söz konusu ilanda elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde 50’si, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde birinci artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda muhammen kıymetin yüzde 100’ü, ikinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde 50’si ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği yer alacak.

    İlanda, ihale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması halinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği, kalan miktarın icra dosyaları bakımından alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısının satış isteyen alacaklı olması durumunda, muhammen bedelin yüzde 10’unun kendi alacağından mahsup edileceği ve bu satış için yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılarak borçluya yüklenmeyeceği, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde en yüksek teklifi verip de ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısından alınan teminatın kendisine iade edilmeyerek satış masrafları mahsup edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayanın paydaş olması durumunda ise alınan teminatın tamamının diğer pay sahiplerine payları oranında ödeneceği, ayrıca en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısına teklif ettiği bedelin yüzde 5’i oranında satışı yapan icra dairesince veya satış memurunca idari para cezası verileceği, verilen bu cezanın Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için tahsil dairesine bildirileceği de bulunacak.

    Noterlik Kanunu’ndaki değişiklikle, noterlik evrak ve defterleri, mahkeme, sulh ceza hakimliği ve cumhuriyet başsavcılıklarınca veya resmi daireler tarafından yahut konusu da belirtilmek suretiyle noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilecek.

    Mahkeme, sulh ceza hakimliği veya cumhuriyet başsavcılığı tarafından noterlik evrakının aslının istenmesi halinde ilgili noter, evrakın bir örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu onaylayacak. Noter, onayladığı örneği yerinde saklayacak ve evrakın aslını ilgili merciye gönderecek.

    Mahkeme, sulh ceza hakimliği, cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili kılınan resmi daire tarafından noterlik evrakının onaylı bir örneğinin istendiği durumlarda, noter istenilen evrakın aslını elektronik ortamda taramak ve güvenli elektronik imzayla imzalamak suretiyle oluşturduğu onaylı örneği ilgili merciye elektronik ortamda iletecek. Elektronik ortamda gönderme imkanı bulunmayan durumlarda evrakın aslına uygunluğunu onaylayarak onaylı örneği ilgili merciye gönderecek. Yapılan işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek, posta masrafı ve kanunda düzenlenen tarifeyle belirlenen​​​​​​​ yol masrafı hariç olmak üzere harç, vergi, değerli kağıt ücreti dahil herhangi bir ücret alınmayacak.

    Danıştay Kanunu’ndaki değişiklikle, 2016’dan itibaren 10 yıl içinde Danıştay’daki daire sayısının 10’a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026’da sona erecek süre 4 yıl daha uzatılacak. Ayrıca Danıştay daire sayısının azalmayacak olması dolayısıyla boşalan her 2 üyelik için bir üye seçimi yapılması uygulamasından da 23 Temmuz 2030’a kadar vazgeçilecek.

    İDARE MAHKEMELERİNDE TEK HAKİMLE ÇÖZÜMLENECEK DAVALAR

    Kanunla, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’da düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilecek.

    Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, konusu 486 bin lirayı aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuranlar hariç disiplin cezası ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar, kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar, kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar, mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar, 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un uygulanmasından doğan davalar, idare mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümlenecek. Ayrıca 486 bin lirayı aşmayan davalar, vergi mahkemesi hakimlerinden biri tarafından karara bağlanacak.

    İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki değişiklikle, bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin yaptığı inceleme sonunda, kararı hukuka uygun bulursa, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunun reddine karar verecek.

    Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin verilen diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması, dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi, dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi, talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği halde yaptırılmadan karar verilmesi, duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmadan karar verilmesi hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verecek.

    Ancak bölge idare mahkemesi, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması ile duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmadan karar verilmesi hallerinde eksikliği kendisi gidererek karar verebilecek. Bu düzenlemeler dışında kararın kaldırılarak dosyanın, kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemeyecek.

    İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki diğer bir düzenlemeyle, temyizle ilgili belirlenen davalar dışında kalan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf kanun yolu incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilecek. Ancak idare ve vergi mahkemelerinde tek hakimle görülen davalarda, Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan davalarda, Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan davalarda, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun uygulanmasından kaynaklanan davalarda, sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlarda kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamayacak.

    Konusu 270 bin lirayı aşıp 920 bin lirayı aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davaların temyiz edilmesine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılacak.

    Genel Kurulda kabul edilen önergeyle bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlarda, temyiz sınırının altında kalan davalar bakımından, ilk derece mahkemesi kararı ile bölge idare

    mahkemesi kararı arasında hükmedilen tutar arasındaki parasal farkın, 2026 itibarıyla 55 bin lirasını geçmemesi halinde temyiz yoluna başvurulamayacak. Diğer yandan, 2026 yılı itibarıyla 486 bin lirasını aşmadığı için tek hakim tarafından karara bağlanan davalarda, bölge idare mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmesi halinde hükmedilen tutarlar arasındaki fark bu yıl için 55 bin lirasını aşsa dahi bu kararlar temyiz edilemeyecek.

    Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’daki değişiklikle, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şartı aranacak. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl olacak. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam edecek.

    – Hakim ve savcı yardımcılarının eğitim süreçleri

    Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarına, ilgisine göre, Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanları ile duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konularında eğitim verilecek. Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulacak ve 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Sonuçlar yazılı sınav kurulunca tutanağa bağlanacak ve Türkiye Adalet Akademisine teslim edilecek.

    Sözlü sınavda hakim ve savcı yardımcısının, eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği, özgüveni, temsil kabiliyeti ve davranışlarının mesleğe uygunluğu, Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi değerlendirilecek.

    Hakimler ve Savcılar Kanunu’ndaki diğer bir düzenlemeyle, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilecek.

  • TBMM’den Emniyet Düzenlemesi

    TBMM’den Emniyet Düzenlemesi

    TBMM Genel Kurulu, emniyet teşkilatıyla ilgili düzenlemeleri de içeren, ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 3 maddesi daha kabul edildi.

    TBMM Genel Kurulu, emniyet teşkilatıyla ilgili düzenlemeleri de içeren, ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalar, milletvekillerinin 1’er dakikalık konuşmaları, grup başkanvekillerinin değerlendirmelerin ardından siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergelere geçildi. Yeni Yol, İYİ Parti, DEM Parti ve CHP’nin sunduğu önergelerin reddedilmesinin ardından AK Parti’nin Meclis’in çalışma takvimine ilişkin önergeye geçildi.

    ‘BU TEKLİF GECE ÜÇTE BİTMEZ’

    Önerge üzerine Yeni Yol grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, “Klasik bir salı AK Parti önergesiyle karşı karşıyayız. Tek bir önergeleri var, Meclisi daha uzun çalıştırmak. Hepimiz hazırız, çalışmak istiyoruz ama şunu net ortaya koyalım ki bu teklif milletvekillerine yapılan şantajdan öte bir şey değil. Bakın, bunu kim, nasıl yazdı anlamak mümkün değil. Bir kere teklif içerisinde 23 Haziran 2026 Salı günü, bugünkü birleşimde ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ görüşmeleri tamamlanıncaya kadar devamına.’ Ya, siz dalga mı geçiyorsunuz, bu yasa gece üçte bitmez” ifadelerini kullandı.

    ‘KOSKOCA MECLİS TARİHİNDE BÖYLE BİR REZİLLİK GÖRÜLMEDİ’

    İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu ise AK Parti’nin geçtiğimiz hafta itibariyle Meclis’in çalışma düzeni hakkında önerge verme ehliyetini kaybettiğini belirterek, “Çalışma düzeni içerisinde sahte oy pusulası vermek var mı arkadaşlar? Burası Gazi Meclis, yasama ve denetleme görevi var. Bu Meclisin çıkardığı kanunlar çerçevesinde ülkede huzur ve nizam, toplumsal düzen sağlanıyor. Görevi ülke için, halk için kanun yapmak olan bu Meclis geçen hafta AK Parti’nin oy pusulası skandalıyla sarsıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi uluslararası bir anlaşma görüşüyor, tam 79 milletvekili pusula gönderiyor; bu 79 milletvekili içerisinde sadece 4 milletvekili Genel Kurul’da; yapılan yoklamada bu tespit ediliyor. Koskoca Meclis tarihinde böyle bir rezillik görülmedi, yaşanmadı. Siz şimdi Meclisin çalışma düzenine dair neyin önergesini veriyorsunuz” diye konuştu.

    ‘ASGARİ ÜCRETLİNİN, EMEKLİNİN MAAŞLARINA ÜCRET ARTIŞI YAPACAKSANIZ ÇALIŞALIM’

    TBMM’nin bir kez daha yaz mesaisi yapacağını kaydeden DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “DEM Parti grubu olarak buradayız, çalışmaya da hazırız ama niçin çalıştığımız sorusunu da birbirimize sormamız gerekmez mi, niçin çalışacağız? Gerçekten bu toplumun yararına, ay sonunu getiremeyen asgari ücretlinin, emeklinin yararına bir mesai yapacaksak, buyurun çalışalım. 15 Temmuz geldiğinde, ara zam geldiğinde asgari ücretlinin maaşına gerçekten insan onuruna yaraşır bir ücret artışı yapacaksak, gelin beraber çalışalım. Emeklilerin maaşlarına insanca bir ücret artışı yapacaksak, gelin çalışalım” dedi.

    ‘GELİN ASGARİ ÜCRETİ EN AZ 45 BİN LİRA YAPALIM’

    CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise önergeye ilişkin, “Arkadaşlar, ‘Temmuz ayında çalışalım’ deniliyor; çalışalım, hiç itirazımız yok ama vatandaşımızın beklediği acil, beklemesinde sakınca olan maddeleri, kanunları gelin teker teker geçirelim, vatandaşlarımıza müjde vererek geçirelim. Mesela asgari ücretin 5 bin lirası eridi gitti. Yazıktır, günahtır, vebal vardır. Gelin, asgari ücreti en az 45 bin lira yapalım. Emekli maaşı taban aylıkları, her defasında taban aylığını artırmamız gerekiyor. Niye? Çünkü şu anda ortalama emekli maaşı 23 bin lira, asgari, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. Bunu nasıl kabul edebiliriz? Bakın, bu acildir; istediğiniz zaman getirin, gerçekten bunu yapalım” değerlendirmesinde bulundu.

    ÖNERGE KABUL EDİLDİ

    Ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, önergeyi oylamaya açtı. Önerge, AK Parti ve MHP’lilerin oylarıyla kabul edildi. Buna göre; Genel Kurul’da bugün emniyet teşkilatına dair düzenlemeleri içeren teklif kabul edilene kadar çalışmalar sürecek. Yarın ki birleşimde ise Sayıştay Başkanlığı seçimleri yapılacak ve ardından uzman erbaşlara ilişkin düzenlemeleri içeren teklif kabul edilene kadar Genel Kurul açık kalacak. Perşembe günü ise Türk Kızılay Kanunu Teklifi üzerine görüşmelere başlanacak.

    TÜRKİYE VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDAKİ YENİLENEBİLİR ENERJİ SANTRALİ ANLAŞMASI KABUL EDİLDİ

    Daha sonra, ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi’ ve Dışişleri Komisyonu Raporunun Açık Oylamasına geçildi. Geçtiğimiz hafta Perşembe günü yapılan birleşimde siyasi parti temsilcilerinin değerlendirilmeleri tamamlandığı için oylamaya geçti. Oylama sonucunda uluslararası anlaşma, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edilerek kanunlaştı. Anlaşma kapsamında Suudi Arabistan şirketleri tarafından Türkiye’de toplam 5 bin megavat (MW) kurulu güce ulaşacak güneş ve rüzgar enerjisi projeleri hayata geçirilecek. 5 bin megavatlık kapasitenin ilk aşamasında, Sivas ve Karaman’da her biri 1000 megavat olmak üzere toplam 2 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerinin kurulması planlanıyor. Projeler kapsamında üretilen elektrik Türkiye tarafından 30 yıl süreyle satın alınacak.

    TÜRKİYE VE BREZİLYA ARASINDA SAVUNMA SANAYİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI KABUL EDİLDİ

    Genel Kurul’da, ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Brezilya Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Sanayi İş Birliği Anlaşmasının Notalarla Birlikte Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi’ ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlandı. Siyasi parti temsilcilerinin anlaşma üzerine söz almaması üzerine maddeler tek tek oylamaya sunuldu. Anlaşma, AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edilerek kanunlaştı.

    MAHALLİ İDARELERE AİT TAŞINMAZLARIN SATIŞ BEDELİ PEŞİN VEYA TAKSİTLE ÖDENEBİLECEK

    Daha sonra teklife geçildi. Yapılan görüşmeler sonucunda teklifin 3 maddesi daha kabul edildi. Buna göre; mahalli idarelere ait taşınmazların satış bedeli peşin veya taksitle ödenebilecek. Satış ücretinin taksitle ödenebilmesi için düzenlenecek ihale ile belirlenen satış bedelinin en az yüzde 25’i peşin, kalanı ise 2 yıl içerisinde 12 taksite bölünerek kanuni faiz ile birlikte ödenecek. Yapılacak ihale de ödeme şekli, taksit süresi ve sayısı koşulları da belirlenecek. Taksitli satış işleminde alınan ücretin peşinatı dışında kalan bölümü teminat mektubu ya da satışı yapılan taşınmazın üzerine idare lehine ipotek koyulması halinde tapu, alıcı adına devredilecek. Teminat mektubu verilmemesi veya kanuni ipotek sağlanmadığı hallerde ise taksitlerin tamamı ödenene kadar taşınmaz devri yapılamayacak. Alıcı adına tapu devri yapılan taşınmazlara ilişkin taksitli satışlarda, alıcı tarafın sorumluluklarını yerine getirememesi durumunda idare, teminat mektubunu paraya çevirecek ya da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibini yaparak kalan borç faiziyle birlikte tahsil edilecek. Satış, kira, trampa ve sınırlı ayni hak tesisi işlemleri ihalelerinde ihale konusu olan taşınmazın tahmin edilen bedelinin yüzde 3’ünden az olmamak üzere yüzde 30’una kadar geçici teminat alınabilecek.

    DEPREM BÖLGESİNDE SÜREN İNŞA FAALİYETLERİNE İLİŞKİN KDV İSTİSNASI 2028 YILINA KADAR UZATILIYOR

    Diğer taraftan Kahramanmaraş merkezli deprem bölgesinde sürdürülen projeler, faaliyetler ve yatırımların öngörülen süre içerisinde tamamlanmadığı için halihazırda Katma Değer Vergisi (KDV) kapsamı dışına bırakılma tarihi 31 Aralık 2028 yılı olarak güncellenecek. Ayrıca ‘KDV Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, gerçek usulde gelir vergisi mükelleflerinin sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların devri KDV’den istisna olacak. Elektronik ortamda tescili mümkün olan araçların satış tarihinden itibaren getirilen 3 iş günü içerisinde tescil edilme zorunluluğunun, özellikle filo satışlarında işlemlerin son noktaya teslimi aşamasında yapılması nedeniyle, 15 iş gününe uzatılması amacıyla düzenleme yapılacak.

    GENEL KURUL KAPANDI

    Meclis Başkanvekili Celal Adan, 16’ncı maddenin kabul edilmesinin ardından birleşimi 24 Haziran Çarşamba günü toplanmak üzere kapattı.

  • Nissan bir hamlesinden daha vazgeçti

    Nissan bir hamlesinden daha vazgeçti

    Nissan Motor, Avrupa’da önemli elektrikli araç modellerinin satışlarının düşük seyretmesinin ardından, İngiltere’de elektrikli araç tahrik üniteleri üretme planından vazgeçti ve yatırımlarını azalttı.

    Nissan’ın bir yan kuruluşu olan Jatco, motorları, invertörleri ve dişlileri entegre eden temel bir elektrikli araç bileşeni olan e-aks üretmek üzere Sunderland’da kurmayı planladığı fabrikadan vazgeçeceğini açıkladı.

    Yıllık 340 bin ünite kapasiteyle bu yıl tamamlanması planlanan tesis, 2025 yılında duyurulmuştu. Yaklaşık 9 milyar yen (56 milyon dolar) tutarında başlangıç ​​yatırımı öngörülen plan, yaklaşık bir yıl sonra rafa kaldırıldı.

    Nissan şu anda kompakt Leaf EV modelini Sunderland fabrikasında üretiyor ve 2027’den itibaren Avrupa pazarı için kompakt crossover SUV modeli Juke’un yeni elektrikli versiyonunun üretimini de burada başlatmayı planlıyor.

    Otomobil üreticisi hangi model için olduğunu açıkça belirtmese de, Nissan, Avrupa’da üretilen elektrikli araçlar için Jatco’nun e-akslarını tedarik etmeyi planladığını söylemişti. Şimdilik, şirketin tahrik ünitelerini Japonya’dan İngiltere’ye tedarik etmeye devam etmesi bekleniyor.

    Nissan’ın Avrupa’daki elektrikli araç satışları durgun seyrediyor. Model geçiş aşamasında olan Leaf’in satışları, 2025 mali yılında bir önceki yıla göre yüzde 99 düşüşle sadece 87 adede geriledi. Bir diğer elektrikli araç olan Ariya’nın satışları ise yüzde 44 azalarak 11 bin 507 adede düştü.

    Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği’ne göre, Nissan’ın Avrupa pazarındaki satış payı on yıl öncesine göre yüzde 3,9’dan 2025’te yüzde 2,2’ye geriledi.

    Bu hamle, Nissan’ın Mayıs 2025’te duyurduğu Re:Nissan dönüşüm planı kapsamında yeniden yapılanmayı hızlandırmasıyla aynı zamana denk geliyor. Strateji, hem Japonya’da hem de yurt dışında motor ve elektrik motoru üreten tesisler de dahil olmak üzere, küresel olarak hem araç hem de güç aktarma organı üretimini gözden geçirmeyi içeriyor.

    Otomobil üreticisi halihazırda kapatılacak yedi araç fabrikasını belirlemiş olsa da, güç aktarma sistemi yeniden yapılandırmasına ilişkin ayrıntılar açıklanmadı. Şirket, 2027 baharı civarında belirli önlemleri belirlemeyi hedefliyor. Şirket, “Uzun vadeli bir güç aktarma sistemi stratejisi oluşturmak birkaç yıl alacak ve şu anda açıklanacak somut planlar yok” açıklamasını yaptı.

    Japonya’da Nissan, Yokohama ve Iwaki fabrikalarında ve çeşitli yan kuruluşlarında güç aktarma sistemleri üretiyor. Eylül ayı sonu itibarıyla Yokohama fabrikasında yaklaşık 3 bin, Iwaki fabrikasında ise yaklaşık 800 kişi çalışıyordu. Parça üretim tesislerinin daha da yeniden yapılandırılması istihdamı etkileyebilir.

  • Yılın oyunu adayı Saros için kritik gerçek: Güçlü puan, yavaş satış

    Yılın oyunu adayı Saros için kritik gerçek: Güçlü puan, yavaş satış

    Housemarque’ın yeni oyunu Saros, 2026’nın en çok konuşulan yapımları arasına girdi. Eleştirmenlerden güçlü puanlar aldı ve yılın oyunu yarışında adı şimdiden geçmeye başladı. Ancak ilk satış verileri, bu ilginin ticari başarıya aynı hızda yansımadığını gösteriyor.

    İlk iki haftada 300 bin satış

    Alinea Analytics analisti Rhys Elliott’a göre Saros, çıkışından sonraki ilk iki haftada yaklaşık 300 bin kopya sattı. Bu rakam kötü görünmese de Housemarque’ın önceki oyunu Returnal’ın gerisinde kaldı. Üstelik Returnal, PS5’in çok daha erken döneminde çıkmıştı.

    Bu tablo, Saros’un daha büyük beklentiye rağmen daha yavaş başladığını ortaya koyuyor.

    Oyuncuların büyük kısmı zaten Returnal kitlesi

    Verilere göre Saros alan oyuncuların yüzde 79’u daha önce Returnal oynadı. Yani oyun şu ana kadar büyük ölçüde Housemarque’ın mevcut kitlesine ulaştı. Yeni oyuncu çekme konusunda ise aynı etki henüz görülmedi.

    Satışların yaklaşık üçte biri de erken erişim döneminde gerçekleşti. Bu da çıkış öncesi ilgiyi gösterse de uzun vadeli büyüme konusunda soru işareti yaratıyor.

    76 milyon dolarlık bütçe baskı yaratıyor

    Elliott’a göre Saros’un bildirilen 76 milyon dolarlık geliştirme maliyeti düşünüldüğünde, bu başlangıç oyunun maliyetini kısa sürede çıkarmasını zorlaştırabilir.

    Yine de burada tek hedef doğrudan oyun satışı değil. Özel yapımlar, PlayStation konsol satışlarını destekleyen en önemli araçlardan biri olmaya devam ediyor. Yani Saros, sadece kopya satmak için değil, PS5 ekosistemini güçlendirmek için de kritik rol oynuyor.

    Sony’nin özel oyun stratejisi yeniden şekillenebilir

    Saros’un performansı, Sony’nin platform politikası açısından da dikkat çekiyor. Son dönemde çıkan iddialar, Sony’nin bazı tek oyunculu oyunlarını PC’ye taşıma konusunda daha seçici davranabileceğini gösteriyor.

    Returnal, konsol çıkışından yaklaşık iki yıl sonra PC’ye gelmişti. Ancak Saros uzun süre sadece PS5’te kalırsa, bu durum konsol satışlarını artırmak için daha net bir stratejiye dönüşebilir.

    Oyuncular oyunu bırakmıyor

    Satış hızı tartışma yaratsa da oyunu alan oyuncuların bağlılığı güçlü görünüyor. Şu ana kadar oyuncuların yüzde 20’den fazlası Saros’u tamamladı.

    Bu da oyunun sadece merak edilmediğini, gerçekten oynandığını gösteriyor. Housemarque’ın roguelite yapısını farklı bir noktaya taşıyan Saros, satış tarafında yavaş başlasa da oyuncu memnuniyetinde güçlü duruyor.

    Saros şu an için eleştirmen başarısını satışta tam olarak yakalamış değil. Ancak Sony için özel oyunların değeri sadece kutu satışından ibaret değil. Eğer oyun PS5 satışlarını destekler ve uzun vadede oyuncu kitlesini büyütürse, yavaş başlangıç büyük bir sorun olmayabilir.