Tag: Parti

  • CHP’de 8 İl Başkanı Görevden Alındı

    CHP’de 8 İl Başkanı Görevden Alındı

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, “8 il başkanımız yönetimleriyle ve disiplin kurullarıyla beraber görevden alınmıştır” dedi.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.

    MYK gündemine ilişkin basın toplantısı düzenleyen Sarı, toplantıda, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı, ülke gündemi, ekonomi ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğunu söyledi.

    Sarı, MYK’de partiyle ilgili konuların değerlendirildiğini belirterek, yaklaşık 2 yıldır tartışılan sürecin, 21 Mayıs’ta “mutlak butlan” davasıyla sonuçlandığını anımsattı.

    Bu sürecin başından beri son derece kötü yönetildiğini savunan Sarı, şunları kaydetti:

    “Şimdi sormak istiyorum, kim butlancı? Mutlak butlan kararıyla zorunlu bir biçimde CHP yönetimine gelen ve partiyi içinde bulunduğu bu cendereden çıkartmak yükümlülüğünde olan bizler mi butlancıyız? Yoksa yaptıkları iş ve eylemle buna neden olan, bunu yok sayan, süreci kötü yöneten arkadaşlar mı butlancı? Çok açık bir biçimde partinin başına bunu bela eden arkadaşlarımız butlancılardır, bizler butlancı değiliz. Biz bu hukuk sürecinin zorunluluğu olarak gelmiş ve partiyi içine düştüğü bu durumdan çıkartmak üzere görev almış insanlarız.”

    Müslim Sarı, kendilerinin “kayyumcu” olmadığını ifade ederek, şöyle devam etti:

    “Arkadaşlar partiye kayyum atanması için gidip dilekçe verdi. Dedi ki kayyum gelsin CHP’ye. Bunu parlamento kürsüsünde söylediler. Kim kayyumcu arkadaşlar? Biz miyiz? Neden olmadığımız bir durumdan partiyi çıkartmak için çaba sarf eden, zorunlu olarak görev üstlenmiş bizler miyiz? Yoksa kayyuma neden olduğunuz halde bunun siyasal sonuçlarını gelin beraber konuşalım dediğimiz halde hep beraber kaçan, ondan sonra da gidip kayyum gelsin diye mahkemeye dilekçe veren sizler mi kayyumcusunuz?”

    “Bu da yetmez, bu arkadaşlar bölücüdür. Partide bu tavır bir çift başlılık yaratmıştır” diyen Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Partide bir paralel yapılanma söz konusudur. Atanmış Genel Başkan seçilmiş Genel Başkan, atanmış MYK seçilmiş MYK, atanmış Parti Meclisi, seçilmiş Parti Meclisi, atanmış sözcü paralel sözcü. İl binalarında, ilçe binalarında tahribatlar, seçilmiş il başkanına atanmış il başkanı ikiliği. Ne oldu arkadaşlar sonuçta? Parti ayrışıyor. Bu arkadaşlarımız bu eylem ve davranışlarıyla partiyi ayrıştırıyorlar. Çünkü bu arkadaşlarımızın kafasında farklı bir siyasal yolculuk var. Bunun ipuçlarını görüyoruz. Logo açıklamaları yapılıyor. CHP’nin Manisa Milletvekili, CHP’nin içindeyken başka bir siyasal partinin logosunun hazırlıkları içinde olduğunu ilan ediyor. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir siyasal partisinde böyle bir durum söz konusu olamaz. İki başlı, paralel bir yapılanma mümkün değildir. Sadece bir siyasal partide değil, dünyanın herhangi bir kurumunda bu durum söz konusu değildir.”

    Sarı, çağrıda bulunarak, şöyle konuştu:

    “Madem bu kadar arkanızda halk desteği var, madem üyelerle yapılacak bir kurultayda yüzde 90 oyun altında oy aldığınızda kendinizi yenik sayacaksınız, buyurun arkadaşlar kongrelerimiz başlıyor. Arkanızdaki halk desteğiyle beraber gelin kongrelere katılın, siyasal mücadele yapalım. Aynı partinin içinde kalarak, yan yana, omuz omuza. Siyasal görüşlerimiz farklı olabilir, bakış açılarımız farklı olabilir. Gelin CHP’nin içinde kalın. CHP’nin içinde bir siyasal mücadele yapalım ve buradan devam edelim. CHP’nin dışına çıkmak, partiyi bölmek sadece ve sadece AKP’ye hizmet eder. Böyle bir dönemde, böyle bir siyasal konjonktürde arkadaşlarımın bu siyasal sorumluluğu alacaklarına inanmak istemiyorum ama bunu yaparlarsa çok açık bir biçimde partiyi bölmüş olurlar.”

    8 il başkanı görevden alındı, 7 ile atama yapıldı

    MYK’de örgütle ilgili düzenlemeler yapıldığını anlatan Sarı, şunları dile getirdi:

    “8 il başkanımız yönetimleriyle ve disiplin kurullarıyla beraber görevden alınmıştır. Bu illerimiz, Edirne merkez ilçesiyle beraber, Isparta merkez ilçesiyle beraber, Kastamonu merkez ilçesiyle beraber, Konya, Tokat merkez ilçesiyle beraber, Zonguldak merkez ilçesiyle beraber, Yalova merkez ilçesiyle beraber ve Rize merkez ilçesiyle beraber, 8 ilde bu arkadaşlarımızla yollarımızı ayırmış bulunuyoruz.”

    Müslim Sarı, 7 ile de atama yaptıklarına işaret ederek, “Düzce’ye Kenan Akın, Edirne’ye Özlem Becan, Hakkari’ye Nazım Demir, Isparta’ya Ahmet Tunçbilek, Konya’ya Refik Serttaş, Samsun’na Mehmet Pank ve Yalova’ya Mesut Tutuğ arkadaşımızı atamış, görevlendirmiş bulunuyoruz. İki il başkanımızla ilgili de yine açıkladığım çerçevede, o değerlendirmeler ışığında ihraç istemiyle, kesin çıkartma talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na ihraç yönünde karar almış bulunuyoruz. Konya İl Başkanımız Nejat Türktaş ve Tokat İl Başkanımız Çağdaş Kurtgöz arkadaşımız içindir.” bilgisini verdi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ofisinin masraflarının nasıl karşılandığına yönelik soru üzerine Sarı, ofisin bütün masraflarını herhangi bir kişinin karşılamadığını, imece usulü karşılandığı, buna iş adamı, Kılıçdaroğlu’nun eski bürokrat arkadaşları, eski ve yeni milletvekillerinin de katkı sunduğunu ifade etti.

    Sarı, bunun dışındaki tüm tartışmaların kötü ve art niyetli tartışmalar olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

    “Bu tartışmalar devam ettiği sürece bu konuyla ilgili özellikle adı geçen arkadaşlarımız bağlamında gerçeği yansıtmayan iddialarla ilgili suç duyurusunda bulunulacaktır. Nafer Çapar arkadaşımız, geçmiş dönemde CHP’de miting organizasyonlarında görevli olan bir arkadaşımız ve bu arkadaşımız bana verilen bilgilere göre 100’e yakın miting organizasyonunda yer almış, bunun sorumlusu olmuş ve bunlar için bu arkadaşa 145 milyon lira para ödenmiş. 100’e yakın miting için 145 milyon lira son derece ortalamaların altında olan bir harcama, bunlar resmi rakamlar. Bu miting organizasyonlarının yapıldığı dönemde bu arkadaşımız bu işleri yaparken aynı zamanda Sayın Özgür Karabat da bu organizasyon içindeydi. Onun da gözetiminde, denetiminde, içinde bulunduğu süreç içinde ortaya çıkmış. Dolayısıyla bu tür şeylerin arkadaşlar, bunun altında başka şeyler aramak bence kötü niyetli yaklaşımlar. Sayın Kılıçdaroğlu’nun yaşamı da ortadadır, ofis de ortadadır, son derece mütevazı bir ofis. Yapılan harcamalar da ortadadır.”

  • Hem Türk hem sosyalist. Berlin’de eyalet başbakanlığı için yarışıyor, Elif Eralp kimdir?

    Hem Türk hem sosyalist. Berlin’de eyalet başbakanlığı için yarışıyor, Elif Eralp kimdir?

    Almanya’nın başkenti Berlin’de eylülde yapılması planlanan Eyalet Meclisi (Abgeordnetenhaus) seçimleri öncesinde siyasi dengeler değişiyor.

    Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi mevcut Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner liderliğindeki eyalet hükümeti halk nezdinde ciddi bir güven kaybı yaşarken, muhalefetteki Sol Parti (Die Linke) anketlerde ilk sıraya yerleşti.

    Sol Partinin Berlin Eyalet Başbakanı adayı olarak belirlenen 45 yaşındaki hukukçu ve eyalet milletvekili Elif Eralp, seçimleri kazanması halinde Berlin’in ilk kadın ve ilk göçmen kökenli eyalet başbakanı olarak tarihi bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor.

    Die Zeit gazetesinin aktardığı ve Infratest araştırma şirketinin gerçekleştirdiği son kamuoyu araştırmasına göre, Sol Parti yaklaşık yedi buçuk yıllık bir aradan sonra ilk kez Berlin genelinde birinci sıraya yerleşti.

    Seçmen nezdindeki bu yükseliş, CDU’lu Başbakan Kai Wegner’in kış aylarındaki büyük elektrik kesintisi sırasında tenis oynaması, bunu kamuoyundan gizlemesi ve ardından kriz yönetimiyle ilgili doğrulanmayan beyanlarda bulunmasıyla doğrudan ilişkilendiriliyor.

    Mevcut CDU-SPD koalisyonunun kan kaybettiği bu süreçte Sol Parti, Yeşiller partisinin de önüne geçerek iktidar alternatifi haline geldi.

    “KIZIL METROPOL” HEDEFİ

    Sol Partinin seçim beyannamesinde Berlin’i “kızıl bir metropol” haline getirme hedefi öne çıkıyor.

    Kent genelinde oyların yüzde 15 ila 18 bandında dağıldığı beş partili dar makasta, Sol Partinin hükümet kurabilmesi için SPD ve Yeşiller ile güçlü bir koalisyon inşa etmesi gerekiyor.

    Elif Eralp, bu hedefe yönelik olarak “Kızıl Belediye Sarayı (Rotes Rathaus) artık gerçekten kızıl olmalı” açıklamasını yapıyor.

    CDU kanadı ise bu yükseliş karşısında Sol Partiyi “antisemitizm, aşırı solculuk ve polis düşmanlığıyla” suçlayarak ana rakip ilan etmiş durumda.

    Der Spiegel’in haberine göre tartışmaların merkezinde ise Berlin’de 2021 yılında yapılan halk oylamasında seçmenin yüzde 60’ının onayını alan “büyük konut şirketlerinin kamulaştırılması” kararı yer alıyor.

    Eralp ve ekibi bu kararın derhal uygulanmasını savunurken, federal düzeydeki muhalefet lideri Friedrich Merz’in kamulaştırmaları yasaklayan bir federal yasa çıkarma girişimi de söz konusu.

    Eralp, bu engelleme çabalarına “Berlinliler, kendilerine oylarının geçersiz olduğunu söyleyen bir federal yaklaşımı kabul etmez” sözleriyle tepki gösteriyor.

    MÜNİH’TE BAŞLAYAN SIĞINMACI YAŞAMI

    Elif Eralp’in kişisel yaşam öyküsü, Almanya’nın iltica ve entegrasyon politikalarıyla doğrudan bağlar taşıyor.

    Türkiye’de sosyalist hareketlerde ve sendikalarda aktif olan anne ve babası, Eylül 1980 askeri darbesinin ardından uğradıkları siyasi baskılar nedeniyle Almanya’ya sığındı.

    Annesinin sekiz aylık hamile olduğu bu kaçış sürecinde, Münih Havalimanı’nda Alman makamları tarafından karşılanan aile, iki yıllık zorlu bir sürecin ardından iltica hakkı elde etti.

    1981 yılında Münih’te doğan Eralp, ailesinin tek çocuğu olarak büyüdü.

    Babasının Dortmund’da bir hastanede hekim olarak çalışmaya başlamasıyla buraya, sekiz yaşındayken ise Hamburg-Altona’ya taşınan Eralp, ilk ve orta öğrenimini Hamburg’da tamamladı.

    Hamburg Üniversitesinde 2001-2007 yılları arasında hukuk eğitimi alarak Birinci Devlet Hukuk Sınavını geçti. Ardından Hamburg İlk Derece Mahkemesi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Berlin Ofisi, Federal Almanya Ottawa Büyükelçiliği ve sığınma hukuku alanında uzmanlaşmış hukuk bürolarında stajyer avukatlık yaptı.

    İkinci Devlet Hukuk Sınavını da başarıyla tamamladıktan sonra, 2010 yılında Berlin’e taşınarak Sol Partinin Federal Meclis grubunda sivil haklar ve demokrasi çalışma grubunda hukuk politikaları danışmanı olarak çalışmaya başladı.

    PARTİ İÇİ ÇEŞİTLİLİK MÜCADELESİ

    Gençlik yıllarından itibaren nükleer atık taşıyan Castor trenlerinin engellenmesi gibi çevre eylemlerinde aktif rol alan Eralp, 2017 yılında Federal Meclise ilk kez aşırı sağcı AfD partisinin girmesinin yarattığı kırılma üzerine Sol Partiye üye oldu.

    Aralık 2018’de Berlin eyalet yönetimine seçilen Eralp, Mayıs 2025’te ise Sol Parti Berlin Eyalet Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.

    Eralp, parti içindeki göçmen kökenli üyelerin haklarını savunmak ve karar alma mekanizmalarına katılımını artırmak amacıyla Hamze Bytyci, Ferat Koçak ve Belma Bekos ile birlikte federal düzeyde “Links*Kanax” adlı çalışma grubunu kurdu.

    Bu oluşum aracılığıyla parti içinde ayrımcılığa uğrayanlar için gönüllü bir hak arama merkezi ve çeşitlilik komisyonu kurulmasını sağladı.

    2021 Berlin eyalet seçimlerinde Friedrichshain-Kreuzberg 2 bölgesinden doğrudan aday olan Eralp, Hanau’daki ırkçı terör saldırısının ardından ırkçılıkla mücadele politikalarının mecliste daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini savunarak kampanyasını yürüttü.

    Bölgesindeki doğrudan oyların yüzde 28,5’ini almasına rağmen Yeşiller adayı Marianne Burkert-Eulitz’in (yüzde 38,5) gerisinde kalan Eralp, eyalet listesindeki yedinci sırasından meclise girdi.

    2023 yılında yenilenen seçimlerde de koltuğunu koruyan Eralp, meclis grubunda göç, uyum ve konut politikaları sözcülüğünü yürütüyor.

    Seçim sahasında birebir seçmen temasına önem veren Eralp, Kreuzberg sokaklarında yürüttüğü kapı kapı seçim çalışmasında seçmenlerin konut idaresi, temizlik, ulaşım ve sosyal dışlanma konularındaki şikayetlerini dinliyor.

    Sol Partinin Berlin’deki programında, dar gelirlilerin yanı sıra orta sınıf aileleri de vuran yüksek kira sorununa karşı “kira sınırı” (Mietendeckel) getirilmesi, kamu eliyle binlerce yeni sosyal konut inşa edilmesi ve yaşlılar ile yalnız yaşayanlar için mahalle kantinlerinde üç avroya devlet sübvansiyonlu yemek sunulması gibi sosyal projeler yer alıyor.

    SOL PARTİNİN FEDERAL DÜZEYDEKİ DÖNÜŞÜMÜ

    Berlin’deki yerel başarıların aksine, Sol Partinin federal düzeydeki politikaları ulusal ölçekte farklı tartışmaları beraberinde getiriyor.

    Ukrayna savaşı bağlamında Almanya’nın silahlanma bütçesini artırmasını ve silah ihracatını reddeden Sol Parti, federal hükümetin savunma harcamalarına 100 milyar avro ayırmasını protesto ediyor.

    Parti, bütçenin askeri harcamalar yerine sağlık, bakım ve emeklilik sistemindeki reformlara harcanması gerektiğini savunuyor.

    Alman kamu yayın kurumu Deutsche Welle’nin haberine göre son dönemde üye sayısını ikiye katlayarak 125 binin üzerine çıkaran ve anketlerde ulusal düzeyde yüzde 10 barajını aşan Sol Parti, iç tartışmalarla da mücadele ediyor.

    Parti liderliğine aday olan İtalyan göçmeni inşaat mühendisi Luigi Pantisano ve Doğu Almanya doğumlu mevcut Eş Başkan Ines Schwerdtner gibi yeni nesil figürler, partiyi daha genç, kapsayıcı ve çok kültürlü bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor.

  • CHP’li Meclis Üyesi Uyuşturucu ile Yakalandı

    CHP’li Meclis Üyesi Uyuşturucu ile Yakalandı

    KAYSERİ’de, otomobilinin bagajında 5 kilo kubar esrar ile yakalanan CHP Talas Belediye Meclis Üyesi, Avukat Alaattin Can Akkılıç tutuklandı.

    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kocasinan ilçesinde, şüphe üzerine bir otomobili durdurdu. Araçta yapılan aramada, bagaja gizlenmiş 5 kilogram kubar esrar ve esrar öğütme aparatı ele geçirildi. Uyuşturucu ilişkin Avukat Alaattin Can Akkılıç, İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındı. CHP Talas Belediye Meclis Üyesi olduğu belirtilen Akkılıç, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    PARTİDEN KESİN İHRAÇ İSTEMİYLE DİSİPLİN SÜRECİ BAŞLATILDI

    CHP Kayseri İl Başkanlığı, sanal medya hesabından konuyla ilgili yazılı açıklama paylaştı. Yapılan açıklamada, “Talas Belediye Meclis Üyesi Alaattin Can Akkılıç hakkında kamuoyuna yansıyan ve adli makamlara intikal eden gelişmeler üzerine Cumhuriyet Halk Partisi olarak gerekli değerlendirmeler yapılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi; hukukun üstünlüğünü, kamu görevinde etik ilkeleri ve toplum vicdanını her şeyin üzerinde tutan bir siyasi partidir. Hiçbir kişi ya da makam, partimizin temel değerlerinin ve ilkelerinin üzerinde değildir. Bu çerçevede, Alaattin Can Akkılıç hakkında yürütülen adli sürecin ciddiyeti dikkate alınarak, parti tüzüğümüz ve disiplin hükümlerimiz doğrultusunda partiden kesin ihraç istemiyle disiplin süreci başlatılmış olup, parti üyeliği ve partiyle ilişiği sonlandırılmıştır. Yargı sürecinin bağımsızlığına ve masumiyet karinesine saygımız tamdır. Adli sürecin sonucunu ilgili makamlar belirleyecektir” denildi.

    ‘HUKUKİ SÜREÇLERİN TAKİPÇİSİYİZ’

    AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ve Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da konuya ilişkin Talas Belediyesi’nde açıklamalarda bulundu. Bazı basın yayın organlarında, meclis üyesinin CHP’li değil AK Partili olduğu yönünde haberler yapıldığını belirten Hüseyin Okandan, “Dün akşam cereyan eden bir hadise, bir meclis üyesinin 5 kilo uyuşturucu yakalattığı, bununla alakalı gerekli emniyet işlemlerinin, hukuki işlemlerin yapıldığı ve tutuklandığının haberlerini gördük. Burada gayet doğal bir insani tepki verdik. Allah bizlerden ırak eylesin, gençlerimizi toplumumuzu bu işten ıslah etsin korusun. ‘AK Parti Talas Meclis Üyesi uyuşturucu yakalattı’ diye haberler yayın organlarınca hemen empoze edildi. Gerekli işlemler de başladı. Hukuki süreçlerin de takipçisiyiz” diye konuştu.

  • Afyon’da İl Başkanları Toplantıları Eylülde Başlıyor

    Afyon’da İl Başkanları Toplantıları Eylülde Başlıyor

    Anadolu Basın Birliği Afyonkarahisar Şubesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve farklı siyasi partilerin il başkanlarını her ay aynı masa etrafında buluşturan geleneksel toplantılar, yaz dönemi nedeniyle ağustos ayında ara verdi. Toplantıların eylül ayında yeniden başlayacağı açıklandı.

    Afyonkarahisar’da siyasi nezaket kültürüne örnek olan Anadolu Basın Birliği Afyonkarahisar Şubesi’nin geleneksel il başkanları toplantısının 12’ncisi dernek binasında gerçekleştirildi.

    İL BAŞKANLARI AYNI MASADA BULUŞTU

    “Söz konusu Afyonkarahisar ise gerisi teferruattır” anlayışıyla düzenlenen toplantıya Anadolu Basın Birliği Afyonkarahisar Şube Başkanı Ahmet Sarlık ile yönetim kurulu üyeleri Ömer Mazi, Nail Azbay, Resul Sündük ve Hüseyin Bay katıldı.

    Toplantıda ayrıca AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin, MHP İl Başkanı Ahmet Kahveci, Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Fehmi Güray Çakır, Saadet Partisi İl Başkanı Beytullah Karataş, Anahtar Parti İl Başkanı Üzeyir Aladağ, Demokrat Parti İl Başkanı Hikmet Bülbül, Gelecek Partisi İl Başkanı Niyazi Ertaş, Büyük Birlik Partisi İl Başkanı Süleyman Çağlar, Millet Partisi İl Başkanı Selahattin Genç ve Zafer Partisi İl Başkanı Gökhan Katırcı yer aldı.

    SARLIK: ŞEHİR ADINA ÖNEMLİ KAZANIMLAR SAĞLANDI

    Toplantının açılışında konuşan Anadolu Basın Birliği Afyonkarahisar Şube Başkanı Ahmet Sarlık, bir yıldır sürdürülen buluşmaların şehir adına önemli kazanımlar sağladığını belirtti. Sarlık, farklı siyasi partilerin temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturan toplantıların, Afyonkarahisar’da istişare kültürüne katkı sunduğunu ifade etti.

    TOPLANTILAR EYLÜL AYINDA YENİDEN BAŞLAYACAK

    Yaz dönemi nedeniyle toplantılara ağustos ayında kısa bir ara verileceği açıklandı. Anadolu Basın Birliği Afyonkarahisar Şubesi’nin geleneksel il başkanları toplantılarının eylül ayında yeniden başlayacağı bildirildi.

  • Özgür Özel’den yeni parti sinyali: “Sizi hiç üzmeden yeni bir yol açacağız”

    Özgür Özel’den yeni parti sinyali: “Sizi hiç üzmeden yeni bir yol açacağız”

    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Ne acele edip yanlış yapacağız ne de geç kalıp umutları umutsuzluğa çevireceğiz. Çok yakında ya partimizde yeniden partimizi geri alacak bir yolu bulacağız ya da sizi hiç üzmeden yeni bir yol açacağız” dedi.

    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Çukurova ilçesi Şehitler Bulvarı’nda partililerle ve vatandaşlarla buluştu. Özel, kalabalıkla birlikte bulvarda yürüdü. Bu sırada yaşanan izdiham nedeniyle bazı yaşlı vatandaşlar düştü, Özgür Özel ise düşenleri kaldırıp helallik istedi. Bu sırada bir terliği yerde gören Özel, terliği sallayıp sahibini aradı. Daha sonra açıklamalarda bulunan Özgür Özel, CHP’ye yönelik yürütülen soruşturmaları ve parti kadrolarına yönelik iddiaları eleştirdi, mücadeleden geri adım atmayacağını söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da yüklenen Özel, “Biz artık bundan sonra asla binalarda değiliz. Ardımızda partinin imkanları, otobüsleri yok. Ama bir yanda binalardan çıkamayanlar; bir yanda ayağının altında kahvehane masası, 10 binlere, 100 binlere konuşanlar” ifadelerini kullandı.

    “Yeni bir yol açacağız”

    Yeni parti kuracağının sinyallerini de veren Özgür Özel, şunları söyledi:

    “Adana’dan sesleniyorum; kimse korkmasın. Ne acele edip yanlış yapacağız ne de geç kalıp umutları umutsuzluğa çevireceğiz. Size söz veriyoruz; çok yakında ya bir yol açacağız ya bir yol bulacağız. Çok yakında ya partimizde yeniden partimizi geri alacak bir yolu bulacağız ya da sizi hiç üzmeden yeni bir yol açacağız. Benimle birlikte bu yolu yürümeye var mısınız?”

    Özel, daha sonra merkez Seyhan ilçesine geçip Toros Caddesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi.

  • Seferihisar Belediye Başkan Vekili, Fuat Gümüş oldu

    Seferihisar Belediye Başkan Vekili, Fuat Gümüş oldu

    Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından olağanüstü toplanan Belediye Meclisinde, CHP’nin adayı Fuat Gümüş ilk turda 17 oy alarak başkan vekili seçildi.

    Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in yerine geçecek isim bugün yapılan seçimle belirlendi. Olağanüstü toplanan Seferihisar Belediye Meclisinde gerçekleştirilen başkan vekilliği seçiminde, Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) adayı Fuat Gümüş ile Zafer Partisinin adayı Çağatay Rasim Çağır yarıştı.

    Mecliste yapılan oylama ilk turda sonuçlandı. Sandıktan çıkan 23 zarftan 19’u geçerli, 4’ü ise boş sayıldı. Yapılan sayım sonucunda CHP adayı Fuat Gümüş 17, Zafer Partisi adayı Çağatay Rasim Çağır 1, AK Parti adayı Ümit Cingöz ise 1 oy aldı. Bu sonuçla birlikte CHP adayı Fuat Gümüş, Seferihisar Belediye Başkan Vekili seçildi. Oylama öncesinde yazılı bir açıklama yapan AK Parti Seferihisar İlçe Başkanlığı ise seçimde aday çıkarmayacaklarını ve hiçbir adayı desteklemeyeceklerini kamuoyuna duyurmuştu. Buna rağmen AK Partili Meclis Üyesi Ümit Cingöz’e sandıktan sürpriz bir şekilde 1 oy çıktı. – İZMİR

  • DSP’den Güçlü Türkiye Vurgusu

    DSP’den Güçlü Türkiye Vurgusu

    Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, “Bizim siyaset anlayışımız, devleti güçlü, milleti huzurlu, ekonomiyi üretken, toplumu adil kılmayı hedefleyen bir anlayıştır.” dedi.

    Aksakal, Seyhan Belediyesi Selman-ı Pak Kültür Merkezi’nde düzenlenen partisinin Adana İl Kongresi’nde, güçlü Türkiye yolunun güçlü tarımdan geçtiğini söyledi.

    Hangi partiden olursa olsun, sandıktan çıkana saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Aksakal, şöyle konuştu:

    “İktidardaki, görevini yapacak, halka ve her partiden topluma hizmet edecek. Muhalefettekiler de iktidarın düzgün iş yapması için o yolda görev ifa edecek. İktidarın çalışmalarını engellemek, yok etmek üzerine politikalar artık geride bırakılmalıdır ve toplum buna susamıştır. Biz ‘hizmetin partisi olmaz’ diyoruz, hizmet halk için yapılır. Vatandaşın beklediği siyasi tartışma değil, çözümdür.”

    DSP’nin temelinde insan sevgisi olduğunu ifade eden Aksakal, şunları kaydetti:

    “Ecevit’in bize bıraktığı en büyük miras, dürüst, temiz ve halk için siyaset yapma anlayışıdır. Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı da budur. İnsanlarımız kutuplaşmaktan, kavgadan, hakaretten yoruldu, artık çözüm, üretim, adalet, liyakat görmek istiyor. Bizim siyaset anlayışımız, devleti güçlü, milleti huzurlu, ekonomiyi üretken, toplumu adil kılmayı hedefleyen bir anlayıştır.”

    Aksakal, daha sonra Seyhan ilçesinde partisinin il başkanlığı binasının açılış törenine katıldı.

  • Almanya’da AfD kongresine protesto ablukası

    Almanya’da AfD kongresine protesto ablukası

    Sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve sol partilerin çağrısıyla toplanan göstericiler, kongre merkezine giden bazı yolları kapattı.

    Polis, Erfurt ve çevresindeki protestolara yaklaşık 15 bin kişinin katıldığını açıkladı.

    YOLLARI KAPATTILAR

    AfD’nin iki günlük kongresi öncesinde kentte yoğun güvenlik önlemleri alındı.

    Almanya’nın farklı bölgelerinden takviye polis ekipleri Erfurt’a gönderildi. Çevik kuvvet ekiplerinin gözetiminde göstericiler, kongre merkezine ulaşan yollar ve otoyollar üzerinde oturma eylemi yaptı.

    Protestocular, AfD’nin göçmen karşıtı ve milliyetçi politikalarına tepki gösterdi.

    AFD LİDERLERİ YENİDEN SEÇİLDİ

    Protestoların gölgesinde başlayan kongrede AfD eş başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla yeniden seçildi.

    İki lider, partinin son yıllarda ulusal ölçekte yükselişe geçtiği dönemin başlıca isimleri olarak öne çıkıyor.

    AfD, son anketlerde Başbakan Friedrich Merz’in CDU/CSU muhafazakar blokunun önünde görünüyor.

    WEIDEL: SON ŞANSIMIZ

    Açılış konuşmalarında AfD liderleri protestocuları hedef aldı ve gösterileri “anti-demokratik” olarak nitelendirdi.

    Alice Weidel, “Bu, ülkemizi kurtarmak için son şansımız” dedi.

    Weidel, giderek daha fazla kişinin Almanya’nın “gerilemesine” karşı AfD’yi desteklediğini savundu.

    Partinin göçmen karşıtı çizgisi kongrede de öne çıktı. AfD’nin sosyal medya yayınında kongre başlamadan önce “Onları geri gönderin” adlı bir şarkı çalındı. Kongre merkezinde ise “SEN sınır dışı edileceksin” gibi sloganların yer aldığı kartlar satışa sunuldu.

    GÖÇMEN KARŞITI MESAJLAR ÖNE ÇIKTI

    Weidel, konuşmasında göç politikasına sert mesajlar verdi.

    “Suçluların ve yasa dışı göçmenlerin artık Almanya’da yeri yok” diyen Weidel, “Onları kararlılıkla sınır dışı edeceğiz, çünkü ülkemiz daha iyisini hak ediyor” ifadelerini kullandı.

    Partinin en tartışmalı isimlerinden Björn Höcke de konuşmasında Almanya’nın eski güvenli günlerine dönmesi gerektiğini savundu.

    Höcke, “Büyük Almanya, insanların akşam şehir parkında yürümekten korkmadığı Almanya’dır” dedi.

    ANKETLERDE ÖNDE

    AfD kongresi, eylül ayında doğudaki Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yapılacak seçimler öncesinde düzenlendi.

    Parti, bu seçimlerde elde edilecek başarının ulusal düzeyde iktidar yolunu açabileceğini düşünüyor.

    Tino Chrupalla, kongrede yaptığı konuşmada, “Yöneteceğiz. Önce eyalet düzeyinde, sonra ulusal düzeyde” dedi.

    Chrupalla ve Weidel rakipsiz olarak yeniden seçildi. Ancak Chrupalla’nın oy oranı yüzde 70’te kaldı. Bu oran, iki yıl önce aldığı yüzde 81’lik desteğin altında kaldı.

    RUSYA POLİTİKASI DA GÜNDEMDE

    Saksonyalı eski bir boyacı ve vernik ustası olan Chrupalla, Ukrayna’ya askeri yardımın durdurulmasını savunuyor.

    Chrupalla, Berlin ile Moskova arasındaki ilişkilerin yeniden kurulması gerektiğini belirtiyor. Almanya ve Rusya arasındaki ilişkiler, Ukrayna savaşı nedeniyle açık şekilde düşmanca bir hatta ilerliyor.

    AFD’YE KARŞI “GÜVENLİK DUVARI”

    10 yıldan uzun süre önce kurulan AfD, milliyetçi söylemleri, göçmen karşıtı politikaları ve ekonomik durgunluktan rahatsız seçmenlere dönük mesajlarıyla destek topladı.

    Muhalifleri ise AfD’yi ırkçı politikalar savunmakla ve Almanya’nın demokratik değerleriyle bağdaşmayan bir çizgide olmakla suçluyor.

    Almanya’daki ana akım partiler, AfD ile işbirliğini reddediyor. Bu strateji, partiyi koalisyon hükümetlerinin dışında tutmayı amaçlayan “güvenlik duvarı” olarak adlandırılıyor.

    AfD liderleri ise Almanya’nın demokratik düzenine karşı oldukları iddiasını reddediyor.

    Parti, bu yılın başında iç istihbarat servisinin kendisini “aşırılıkçı” olarak sınıflandırmasını askıya aldıran bir mahkeme kararı kazanmıştı.

    Son anketlerde AfD’nin desteği yüzde 29’a kadar çıkarken, Merz’in CDU/CSU blokunun desteği yaklaşık yüzde 22 seviyesinde görünüyor.

    AfD’nin en güçlü desteği, eski komünist doğu eyaletlerinden geliyor. Anketler, bu bölgelerde geleneksel parti sistemine duyulan hayal kırıklığının daha yüksek olduğunu gösteriyor.

  • Abdulhekim Gider, AK Parti Siirt İl Başkanlığına getirildi

    Abdulhekim Gider, AK Parti Siirt İl Başkanlığına getirildi

    AK Parti Siirt İl Başkanlığı görevine getirilen Abdulhekim Gider için karşılama programı düzenlendi.

    Siirt Havalimanı Kavşağı’nda partililer tarafından karşılanan Gider, konvoy eşliğinde AK Parti İl Başkanlığına geçti.

    Burada partililere hitap eden Gider, kendisini karşılamaya gelenlere teşekkür etti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafında kenetleneceklerini belirten Gider, “Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bu göreve getirildim. Bizler bu davanın birer neferiyiz. Bizde ayrım yok, hep birlikte biriz, beraberiz. Merkez, ilçe ve tüm beldeleriyle bir bütün olmaya, birleştirmeye geldik, ayrıştırmaya değil.” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Siirt Milletvekili Mervan Gül de davanın gerçek sahibinin millet olduğunu belirterek, “Bizler de milletimize hizmet etmeyi en büyük şeref gören kadrolarız. Birlik, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir engel yoktur.” dedi.

  • Kula Belediye Meclisi’nde sandalye dağılımı değişti

    Kula Belediye Meclisi’nde sandalye dağılımı değişti

    2024 yerel seçimlerinin ardından Kula Belediye Meclisi’nde 9 üyeyle çoğunluğu elinde bulunduran CHP, yaşanan iki istifa ve üç ihraç sonrası 4 üyeye geriledi. Son gelişmelerle birlikte bağımsız üye sayısı 5’e yükselirken, meclisteki siyasi dağılım yeniden şekillendi.

    Kula Belediye Meclisi’nde 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından oluşan siyasi tablo, Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan istifa ve ihraç süreçleriyle önemli ölçüde değişti.

    Yerel seçimlerin ardından oluşan meclis yapısında CHP 9, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 4 ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ise 2 üyeyle temsil edilmeye başlamıştı. Ancak ilerleyen süreçte CHP’li iki meclis üyesinin partilerinden istifa etmesiyle CHP’nin meclisteki üye sayısı 7’ye düşerken, bağımsız üye sayısı da 2’ye yükseldi. Son olarak CHP’li meclis üyeleri Mahmut Çalık, Adem Akar ve Mutlu Keskin’in partilerinden ihraç edilmesiyle birlikte Kula Belediye Meclisi’ndeki sandalye dağılımı bir kez daha değişti. İhraç kararlarının ardından söz konusu üyeler de bağımsız statüye geçerken, CHP’nin meclisteki temsil gücü 4 üyeye geriledi.

    Böylece Kula Belediye Meclisi’nde güncel sandalye dağılımı; CHP 4, bağımsız 5, MHP 4 ve AK Parti 2 üye şeklinde oluştu.

    Yaşanan değişiklikle birlikte CHP, seçimlerin ardından sahip olduğu meclis çoğunluğunu önemli ölçüde kaybederken, bağımsız üyelerin sayısı 5’e yükseldi. Yeni tabloyla birlikte Kula Belediye Meclisi’nde karar süreçlerinde bağımsız üyelerin tutumu, meclis gündeminin şekillenmesinde daha belirleyici bir konuma geldi. – MANİSA