Tag: Örgüt

  • Terörsüz Türkiye’de önemli hafta. Takip ve Tespit Kurulu’nun ilk toplantısı başladı

    Terörsüz Türkiye’de önemli hafta. Takip ve Tespit Kurulu’nun ilk toplantısı başladı

    Terörsüz Türkiye sürecinin takibi, koordinasyonu ve uygulaması için Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu toplandı.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki ilk toplantı bugün gerçekleşiyor.

    Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma bakanlarıyla Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri yer alıyor.

    İlk toplantıda alt kurullar ele alınacak.

    Oluşacak ilk alt kurulun, silah teslimi ve sahadaki doğrulama mekanizması üzerine olması planlanıyor.

    Kurulun; silahların nerede, hangi takvimle ve hangi yöntemle teslim edileceğini takip etmesi öngörülüyor.

    Adli işlemler için de bir kurul olacak. Adalet Bakanlığı yetkilileri ile uygulamada görev alacak hâkim ve savcıların katkı vereceği bu yapının, teslim olan örgüt mensuplarının dosyalarını hukuki statülerine göre sınıflandırması hedefleniyor.

    Ancak infazın ertelenmesine alt kurul değil, infaz hakimi karar verecek.

    Silahlarını bırakarak Türkiye’ye dönecek örgüt mensuplarının sosyal uyum ve rehabilitasyon süreci için de bir kurul oluşturulacak.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığından psikolog, psikiyatrist, hekim ve sosyal hizmet uzmanlarının bu kurulda görevlendirilmesi planlanıyor.

    Bir başka çalışma grubu da yasadan faydalanmak isteyenlerin başvuru ve kayıtları için oluşturulacak.

    Milli Dayanışma yasasında atılacak adımlar, terör örgütünün silah bıraktığının teyidine ilişkin Milli Güvenlik Kurulu kararının yayınlanması şartına bağlanıyor. Yasada 6 ay içinde başvuru yapacak örgüt üyelerine ceza ve infaz erteleme yer alıyor.

    Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda 467 evet oyuyla kabul edilmişti.

    Yasa, PKK/KCK ve bununla bağlantılı oluşumların faaliyetleri kapsamında veya lehine işlenen suçlara yönelik geçici düzenlemeler içeriyor. Kabul edilen teklife göre soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş cezaların infazı, suçun niteliğine ve ceza miktarına göre beş veya 10 yıl ertelenebilecek.

    Teklifin ilk maddesine göre bütün işlemlerin başlayabilmesi için PKK/KCK’nin ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor.

    Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanması şartı aranacak.

    MGK kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından çerçeve yasa resmen yürürlüğe girecek ve 6 aylık başvuru süresi başlayacak.

    Düzenleme PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propagandası ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.

    15 yıldan fazla ceza gerektiren suçlarda 10 yıl, 15 yıl veya altında ceza gerektiren suçlarda ise 5 yıl ceza ertelemesi olacak. Erteleme süresinde soruşturmalar duracak, davalar askıya alınacak, cezaevindekiler tahliye olacak. Bu sürede “terör suçu” işlenirse erteleme kararı kaldırılacak.

    Düzenlemeden faydalanacaklar için 2-3 yıl siyaset yasağı uygulanacak.

    Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında olacak. Yani terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan bu hükümlerden faydalanamayacak.

    “Kasten adam öldürme” suçunu işleyenler de kapsam dışı kalacak.

    Kanun kapsamında faaliyet gösteren kamu görevlilerinin cezai sorumluluğu olmayacak. Sürecin beklendiği gibi ilerlemesi ve terör tehdidinin ortadan kalkması halinde yeni bir aşamaya geçilecek.

    Süreci yürüten kurul çalışmalarına devam ederek gözlem raporları oluşturacak.

    Ceza İnfaz Yasası, Terörle Mücadele Yasası ve Türk Ceza Yasası ile Siyasi Partiler Yasası başta olmak üzere yeni adımlar gündeme gelecek.

  • Terörsüz Türkiye’de önemli hafta. Takip ve Tespit Kurulu toplanıyor

    Terörsüz Türkiye’de önemli hafta. Takip ve Tespit Kurulu toplanıyor

    Terörsüz Türkiye sürecinin takibi, koordinasyonu ve uygulaması için Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu toplanıyor.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki ilk toplantı yarın yapılacak.

    Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma bakanlarıyla Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri yer alıyor. ilk toplantıda alt kurullar ele alınacak.

    Oluşacak ilk alt kurulun, silah teslimi ve sahadaki doğrulama mekanizması üzerine olması planlanıyor.

    Kurulun; silahların nerede, hangi takvimle ve hangi yöntemle teslim edileceğini takip etmesi öngörülüyor.

    Adli işlemler için de bir kurul olacak. Adalet Bakanlığı yetkilileri ile uygulamada görev alacak hâkim ve savcıların katkı vereceği bu yapının, teslim olan örgüt mensuplarının dosyalarını hukuki statülerine göre sınıflandırması hedefleniyor.

    Ancak infazın ertelenmesine alt kurul değil, infaz hâkimi karar verecek.

    Silahlarını bırakarak Türkiye’ye dönecek örgüt mensuplarının sosyal uyum ve rehabilitasyon süreci için de bir kurul oluşturulacak.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığından psikolog, psikiyatrist, hekim ve sosyal hizmet uzmanlarının bu kurulda görevlendirilmesi planlanıyor.

    Bir başka çalışma grubu da yasadan faydalanmak isteyenlerin başvuru ve kayıtları için oluşturulacak.

    Milli Dayanışma yasasında atılacak adımlar, terör örgütünün silah bıraktığının teyidine ilişkin Milli Güvenlik Kurulu kararının yayınlanması şartına bağlanıyor. Yasada 6 ay içinde başvuru yapacak örgüt üyelerine ceza ve infaz erteleme yer alıyor.

    Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda 467 evet oyuyla kabul edilmişti.

    Yasa, PKK/KCK ve bununla bağlantılı oluşumların faaliyetleri kapsamında veya lehine işlenen suçlara yönelik geçici düzenlemeler içeriyor. Kabul edilen teklife göre soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş cezaların infazı, suçun niteliğine ve ceza miktarına göre beş veya 10 yıl ertelenebilecek.

    Teklifin ilk maddesine göre bütün işlemlerin başlayabilmesi için PKK/KCK’nin ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor.

    Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanması şartı aranacak.

    MGK kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından çerçeve yasa resmen yürürlüğe girecek ve 6 aylık başvuru süresi başlayacak.

    Düzenleme PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propagandası ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.

    15 yıldan fazla ceza gerektiren suçlarda 10 yıl, 15 yıl veya altında ceza gerektiren suçlarda ise 5 yıl ceza ertelemesi olacak. Erteleme süresinde soruşturmalar duracak, davalar askıya alınacak, cezaevindekiler tahliye olacak. Bu sürede “terör suçu” işlenirse erteleme kararı kaldırılacak.

    Düzenlemeden faydalanacaklar için 2-3 yıl siyaset yasağı uygulanacak.

    Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında olacak. Yani terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan bu hükümlerden faydalanamayacak.

    “Kasten adam öldürme” suçunu işleyenler de kapsam dışı kalacak.

    Kanun kapsamında faaliyet gösteren kamu görevlilerinin cezai sorumluluğu olmayacak. Sürecin beklendiği gibi ilerlemesi ve terör tehdidinin ortadan kalkması halinde yeni bir aşamaya geçilecek.

    Süreci yürüten kurul çalışmalarına devam ederek gözlem raporları oluşturacak.

    Ceza İnfaz Yasası, Terörle Mücadele Yasası ve Türk Ceza Yasası ile Siyasi Partiler Yasası başta olmak üzere yeni adımlar gündeme gelecek.

  • Alparslan Kuytul soruşturması. 44 isim için tutuklama talep edildi

    Alparslan Kuytul soruşturması. 44 isim için tutuklama talep edildi

    Kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmaya yönelik soruşturma sürüyor.

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alparslan Kuytul Suç Örügütü’ne yönelik soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.

    Soruşturmayı yürüten başsavcılık, örgütün üst düzey yöneticilerinin irtibatlarını inceledi.

    İnceleme sonucunda çarpıcı bir bilgiye ulaşıldı.

    Soruşturmayı yürüten savcılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre; Alparslan Kuytul Suç Örügütü’nün dokuz sorumlusunun bağlantılarında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında adli işlem görmüş 24 farklı kişi tespit edildi.

    FETÖ irtibatlı bu dokuz sorumlunun, örgüt içerisinde İnternet, sosyal medya, teknik ekip, dergi, eğitim, muhasebe ve genel sorumluluk gibi alanlarda görev yaptığı öğrenildi.

    Başsavcılık, bu bağlantıların niteliğini ve örgütsel bağ oluşturup oluşturmadığını araştırıyor.

    Kuytulculara yönelik soruşturma devam ederken gözaltı sayısı 62’ye yükseldi.

    Emniyet güçleri, son olarak operasyon sırasında kaçırıldığı tespit edilen bazı hard diskleri ele geçirmişti.

    Bazı adreslerde bilgisayar ekranlarının yerinde olduğu ancak kasalarının ortadan kaybolduğu belirlenmişti.

    Ortadan kaybolan kasaların izini süren ekipler, kasalarının tamamını bularak el koydu.

    Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 19 Ağustos Çarşamba sabahı Furkan Vakfı’na yönelik operasyon düzenlemişti.

    Adana merkezli altı ilde 49 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonda, Vakfın Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul’un evinde arama yapılırken kendisi ve eşi Semra Kuytul da dahil 56 kişi gözaltına alınmıştı.

    Devam eden süreçte aynı operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin sayısı 62’ye ulaştı.

    İlk operasyonda gözaltına alınanlar bugün adliyeye sevk edildi. Daha sonra 56 şüpheliden Alparslan Kuytul ve eşi dahil 44’ü tutuklama, 9’u adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi. 3 şüpheli ise serbest bırakıldı.

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütü olarak ifade edilen yapılanmaya ilişkin CİMER başvuruları, ihbarlar, müşteki ve tanık beyanları, geçmiş tarihli soruşturma ve kovuşturma dosyaları, mali analizler, banka hesap hareketleri, ticaret sicili kayıtları ve dijital materyaller değerlendirildi.

    Şüphelilere yöneltilen suçlamalar şöyle:

    -Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek

    -Kurulan örgüte üye olmak

    -Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak

    -Nitelikli dolandırıcılık

    -Resmi belgede sahtecilik

    -Vergi Usul Kanunu’na muhalefet

    1965 Adana doğumlu olan Kuytul, kendi kişisel internet sitesinde paylaştığı bilgilere göre lisans eğitimini Çukurova Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamladı.

    Daha sonra Mısır’a gitti ve 1993-1997 yılları arasında El-Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesi İslam Hukuku bölümünde okudu.

    Kuytul, 1988’de Kardeşler Kitabevi’ni kurdu; 1994’te ise Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nı hayata geçirdi.

    Alparslan Kuytul, Mayıs 2022’de ise iş insanı Koray Sarısaçlı’nın kaçırılıp alıkonulduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma gözaltına alınıp tutuklanmış, Haziran 2023’te tahliye edilmişti.

  • Akın Gürlek paylaştı: Kuytulcular yapılanmasına yönelik 6 ilde operasyon düzenlendi

    Akın Gürlek paylaştı: Kuytulcular yapılanmasına yönelik 6 ilde operasyon düzenlendi

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, ‘Kuytulcular’ olarak bilinen yapılanmanın mercek altına alındığını paylaştı.

    Adana merkezli 6 ilde operasyon düzenlendiğini aktaran Bakan Gürlek, paylaşımında şu sözleri kullandı:

    “Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini tehdit eden, kişiler üzerinde baskı kuran ve suçtan haksız kazanç elde eden yapılara karşı mücadelemizi hukuk içinde kararlılıkla sürdürüyoruz. Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan ve Adana İl Emniyet Müdürlüğümüzle koordineli yürütülen soruşturmada, kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmanın suç teşkil ettiği değerlendirilen faaliyetleri ve bu faaliyetlerden elde edildiği tespit edilen gelirler mercek altına alınmıştır. Müşteki ve tanık beyanları, mali analizler, banka hareketleri, dijital materyaller ve diğer deliller doğrultusunda; suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş; 5 şirket hakkında yönetim kayyımı atanmış, soruşturma kapsamında örgüt lehine faaliyet yürüttüğü tespit edilen 349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verilmiştir. Özellikle vurgulamak isterim ki bu soruşturma herhangi bir dini grubu, inancı, düşünceyi veya hukuka uygun faaliyeti değil; dosyaya yansıyan somut suç eylemlerini, mağdur ve tanık beyanlarını, örgütsel baskı iddialarını ve mali delilleri konu almaktadır. Soruşturmayı titizlikle yürüten Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza; Adana İl Emniyet Müdürlüğümüze, Siber Güvenlik Başkanlığımıza ve görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Suç örgütleri ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

    AYRINTILAR GELİYOR…

  • Dört suç örgütüne darbe. 818 şüphelinin mal varlığına el konuldu

    Dört suç örgütüne darbe. 818 şüphelinin mal varlığına el konuldu

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, organize suç örgütleriyle mücadeleye ilişkin yeni bir açıklama yaptı.

    Gürlek açıklamasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, son dönemde öne çıkan yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmalar yürütüldüğünü belirtti.

    4 YENİ NESİLŞ SUÇ ÖRGÜTÜNE YÖNELİK SORUŞTURMA

    Bu kapsamda Daltonlar, Gündoğmuşlar, Şapkalılar ve Barış Boyun Grubu olarak bilinen 4 ayrı yapılanmanın finansal faaliyetlerine yönelik de kapsamlı bir mali soruşturma yürütüldü.

    Soruşturma kapsamında, söz konusu örgütlerle bağlantılı olduğu değerlendirilen 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konuldu.

    Açıklamada, yeni nesil suç örgütlerinin ekonomik varlıklarını sürdürebilmek, örgüt mensuplarını yapı içerisinde tutabilmek ve suç faaliyetlerini finanse edebilmek amacıyla organize finansal yöntemlere başvurabildikleri; suçtan elde edilen gelirlerin gizlenmesi ve aklanmasında kripto varlık ticareti, yasa dışı bahis, kumar ve benzeri yöntemlerden yararlanabildikleri değerlendirildi.

    Bakan Gürlek, “Bu kapsamda, suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda yalnızca örgütsel yapı ve işlenen öncül suçlar değil, bu suçlardan elde edilen gelirlerin kaynağı, transfer edildiği hesaplar, dönüştürüldüğü finansal araçlar ve nihai olarak ulaştığı malvarlığı değerleri de eş zamanlı olarak araştırılmaktadır. 23 Şubat 2021 tarihli ve 155/1 sayılı “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerinin Aklanmasının ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi” konulu Genelge doğrultusunda, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanmasına yönelik mali soruşturmaların, öncül suçlara ilişkin soruşturmalarla koordineli ve eş zamanlı biçimde yürütülmesi esastır.” dedi.

    Gürlek, söz konusu tedbirlerle, örgütlerin suçtan elde ettikleri gelirlerin kullanımının, transferinin, saklanmasının ve yeniden suç faaliyetlerinin finansmanında değerlendirilmesinin önüne geçilmesi, böylelikle örgütlerin ekonomik hareket alanlarının sınırlandırılması amaçlandığını belirtti.

    Bakan Gürlek, suç örgütleriyle mücadelede, örgüt mensuplarının adalet önüne çıkarılmasının yanı sıra suçtan elde edilen gelirlerin tespit edilmesi, finansal kaynakların kesilmesi ve suç ekonomisinin ortadan kaldırılmasına yönelik adli ve mali soruşturmaların kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi.

  • TBMM Başkanı: Ayrılıkçı ve Ayrımcı Söze Yer Yok

    TBMM Başkanı: Ayrılıkçı ve Ayrımcı Söze Yer Yok

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, “Bu memlekette artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yoktur. İnsanları ötekileştiren, insanları ikinci sınıf vatandaş olarak gören, onlara zaman zaman haddi bildirilmesi gereken bir güruh olarak bakan söze ihtiyacımız olmadığı gibi bu memleketin bir tek santimetre karesini ayırıp ayrımcılık içerisinde hayal görmeye de bu memlekette yer yoktur. Bunun için önce dillerimizi, niyetlerimizi, kardeşlik üzerindeki faaliyetlerimizi artıracağız.” dedi.

    Kurtulmuş, MÜSİAD’ın Bakırköy’deki merkezinde Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından “Terörsüz Türkiye” temasıyla düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması’nda konuştu.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk asrının yarısını işgal eden terör nedeniyle büyük şehirlerin dahi zarara uğradığına, en mütevazı tahminlerle terörün Türkiye’ye maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, geçmiş yıllarda çok sayıda siyaset adamının terör meselesini çözmek için gayret sarf ettiğinden bahsetti.

    Kurtulmuş, bu isimlerden Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit’i anarak, “Ne yazık ki ne zaman bu sorunu çözmek için bir adım atılsa birileri devreye girmiş, birtakım suikastlarla, provokasyonlarla bu süreç berhava edilmiştir. Aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde 2013-2014 yıllarında gerçekleştirilen ve neredeyse bitme noktasına gelen, toplumsal hafızada ‘Dolmabahçe Mutabakatı’ diye yer eden o süreçte de işlerin gayet iyi gittiği bir noktada, o günkü devlet yapısı içerisinde konuşlanmış bazı hain odaklar tarafından -ismini verelim, FETÖ’nün birtakım emirberleri ve ileri karakolları tarafından- o süreç akamete uğratılmıştı.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları ve öncülüğüyle sürecin yeniden başladığını ifade eden Kurtulmuş, “Süreç, fevkalade uzun bir merhaleden geçti ve Allah’ın lütfuyla 10 Ağustos 2026’da Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 467 oyla ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ kabul edildi ve çok önemli bir viraj geride bırakılmış oldu.” ifadelerini kullandı.

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’de böylesine büyük bir toplumsal ittifakın ortaya çıkmasının başlı başına büyük başarı olduğunu dile getirerek, bu kadar farklı partiden insanların bir araya gelmesi ve ortak noktada buluşmasının çok nadir görülen bir şey olduğunu kaydetti.

    Bu durumun Türkiye’nin demokrasisinin zaferi ve “Terörsüz Türkiye” konusundaki kararlılığın da ciddi bir yansıması olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, geçen yıl TBMM’de çalışma yürüten Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili bir yol haritası ve genel bir çerçeve oluşturduğunu söyledi.

    “Bu model, Türkiye modelidir”

    Kurtulmuş, çatışma çözümleri uygulamalarında hep bir üçüncü gözün bulunduğunun altını çizerek, “Bir tarafta örgüt, bir tarafta devlet, bir de başka bir devlet ya da başka bir uluslararası kuruluş üçüncü göz olarak süreci kontrol eder. Bizim örneğimizde üçüncü göz yoktur. Üçüncü göz de birinci göz de bizatihi milletin kendisidir ve milletin temsilcileridir. Ümit ediyorum, aradan yıllar geçtikten sonra Türkiye’deki bu çaba, bütün uluslararası ilişkiler okullarında, kamu yönetimiyle ilgili üniversitelerde çatışma çözümlerinin halledilmesi bakımından bir ders olarak okutulacaktır. Onun için diyoruz ki bu model, Türkiye modelidir.” diye konuştu.

    Bugüne kadar gelinmesinde örgütün silah bırakma iradesinin de önemli etkisinin olduğuna işaret eden Kurtulmuş, ” Orta Doğu’da en çok bulunan şey silahtır. Orta Doğu’da pazarda peynir ekmek satılır gibi on yıllar boyunca silah satıldığını, silah tedarik edildiğini biliyoruz. Esas mesele bir daha bu memlekette hiçbir Kürt evladının hangi gerekçeyle olursa olsun eline silahı alarak dağa çıkmasını mümkün kılmayacak bir ortamı oluşturmaktır. İnşallah bunu sağlayacağız.” dedi.

    Kurtulmuş, örgütün silah bırakmasıyla ilgili süreçlerde konunun ilk olarak TBMM’ye taşındığını ve milletvekillerinin ortak bir iradeyle hareket ettiğini belirtti.

    “Başından itibaren şunu söyleyeyim. Bu asla bir partinin ya da iktidarın meselesi değil, bu Türkiye’nin meselesidir, bütün partilerin meselesidir. Eğer bir başarı olacaksa buna güç, kuvvet, destek veren herkesin başarısı olacaktır.” diyen Kurtulmuş, geçen hafta Meclis’ten geçen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un üç sigortasının olduğunu anlattı.

    Kurtulmuş, kanunun detaylarına ilişkin, “Herhalde dünyada hiçbir çatışma çözümünde bir devlet, işini yaparken kendisini bu kadar garantiye almamıştır. Üç sigorta var. Hiçbirisinin atlanması mümkün değil. Yani örgüt silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı süre içerisinde bu yasanın kapsamından istifade edilmesi mümkün değil.” değerlendirmesini yaptı.

    Yasanın geçici olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, PKK, PYD ve KCK harici örgütlerin bu yasadan istifade edemeyeceğini vurguladı.

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten yani 1. madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde silahlarını bırakan ve ‘Ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim.’ diyen örgüt elemanları bundan istifade edebilecek. Bir başka soru çok sık soruluyor. Yasada çok net bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen bunu suistimal ediyorlar. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin, bu haliyle yasadan yararlanması mümkün değildir.” şeklinde konuştu.

    Kurtulmuş, “Eğer Türkiye bu teröre harcadığı kaynakları, teröre kaybetmiş oldukları insan gücünü kaybetmeseydi, inanın ki bugün bambaşka bir Türkiye olurdu. Şu anda var olduğuna sevindiğimiz birçok altyapı hizmetlerinin 30 yıl evvel gerçekleşmesi mümkün olurdu ama maalesef Türkiye bunları gerçekleştiremedi. Tabii ki bu yasa her şey değil, bu yasayla her şey bitecek değil. Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir.” ifadelerini kullandı.

    Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun “Terörsüz Türkiye”nin kapısını araladığını, çıkarılan yasanın ise bu kapıyı sonuna kadar açtığını kaydeden Kurtulmuş, bu yolun kardeşlik, bütünleşme, Türkiye’nin bütün şehirlerinin ve kentlerinin birbiriyle iç içe geçmesi yolu olduğuna değindi.

    “İnşallah bunu sağlayacağız. 2 senedir Türkiye’de terörden dolayı bir tek kişi ölmüyor, bir tek kişinin burnu kanamıyor.” değerlendirmesini yapan Kurtulmuş, Türkiye’de terör ve ayrılık sözlerinin geride kalacağını söyledi.

    Kurtulmuş, “Bu memlekette artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yoktur. İnsanları ötekileştiren, insanları ikinci sınıf vatandaş olarak gören, onlara zaman zaman haddi bildirilmesi gereken bir güruh olarak bakan söze ihtiyacımız olmadığı gibi bu memleketin bir tek santimetre karesini ayırıp ayrımcılık içerisinde hayal görmeye de bu memlekette yer yoktur. Bunun için önce dillerimizi, niyetlerimizi, kardeşlik üzerindeki faaliyetlerimizi artıracağız.” dedi.

    “Bütün şartlar üst üste geldi”

    Gelecek dönem Türkiye’nin önlenemeyen yükselişine şahit olunacağını vurgulayan Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

    “Bütün şartlar üst üste geldi, çok şükür bu noktaya kadar geldi. Bunun kıymetini bilmek lazım. Bu anın vacibi, bunun kıymetini bilip bir an evvel uzatmadan bütün bu işleri tamamına erdirmek ve barış iklimini nihayetinde kalıcı kardeşliğe, toplumsal bütünleşmeye döndürebilmektir. Bütün bunları söylerken bir şeyi daha ifade etmeyi kendim için vazife telakki ediyorum. Bu işin olması için gayret sarf eden, gerçekten bu meselenin artık Türkiye’nin gündeminden kalkması için çabalayan çok sayıda insan oldu, bundan sonra da olacak. Ama unutmayın, ‘içeride ve dışarıda bu iş olmasın, Türk devleti artık bu meseleden kurtulmasın, tekrar uğraşmaya devam etsin’ diye plan yapan, hesap yapan nice odaklar var. Bilmiyorum ama şundan eminim: 467 oyla yasanın kabul edildiği günün akşamı kim bilir hangi ülkedeki, hangi enstitüde masaların üstüne haritalar konuldu ve yeniden bir ayrılık senaryosu nasıl yazılır, bunların çalışmaları başladı. Buna fırsat vermeyeceğiz.”

    Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, TGTV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan da konuşma yaptı.

    Erdoğan, günün anısına Kurtulmuş’a İbrahim Suresi’nin 40. ayetinin işlendiği bir tablo takdim etti.

    Programa, TBMM İdare Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, vakıf ve dernek başkanları ile kanaat önderleri de katıldı.

  • Eğitim-İş’ten ‘Çerçeve Yasa’ Açıklaması

    Eğitim-İş’ten ‘Çerçeve Yasa’ Açıklaması

    (ANKARA) – Eğitim-İş, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldüğü sırada yaptığı açıklamada, “Kalıcı toplumsal barışın muhatabı terör örgütleri değil, milletin kendisi ve meşru anayasal kurumlardır” ifadelerini kullandı.

    Eğitim-İş Genel Merkezi, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri sürerken sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Hukukun demokratik haklarını kullanan yurttaşa karşı bir baskı aracına dönüştürüldüğü bir ülkede, terör örgütü mensuplarına özel hukuk düzenlemeleri yaparak ‘toplumsal barış ve bütünleşme’ sağlanamaz.

    Bugün öğrenciler pankart açtıkları, sendikacılar anayasal haklarını kullanarak eylem yaptıkları, gazeteciler yazdıkları, yurttaşlar sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturulabilmekte, gözaltına alınabilmekte ve tutuklanabilmektedir. Seçilmişler hakkında yargı kararı kesinleşmeden görevden alma ve tutuklama tedbirleri uygulanabilmektedir.

    Böyle bir hukuk düzeninde, söz konusu PKK/KCK terör yapılanmasının mensupları olduğunda kişiye ve örgüte özgü hukuki düzenlemelerin gündeme getirilmesi, toplumun adalet duygusuyla bağdaşmaz.

    Demokratik itiraza yargı sopası, terör örgütüne özel hukuk uygulayan bir anlayışın adına ‘milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme’ denilemez.

    Terörün tamamen sona ermesini ve silahların susmasını istemek başka; hukuku siyasi ihtiyaçlara göre eğip bükmek başkadır. Hukuk kişiye, örgüte ve iktidarın dönemsel hesaplarına göre değişemez.

    Toplumsal barışın ilk şartı herkes için hukuk, herkes için demokrasi, herkes için özgürlüktür.

    Bugün tartışılan çerçevenin PKK/KCK yapılanmasını esas alması ve örgüt mensupları bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurması, bu nedenle yalnızca teknik bir hukuk meselesi olarak görülemez. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bir Cumhuriyet’te, terör örgütünü ve onun başını, iktidarın siyasi hesapları uğruna halk iradesinin yanında yeni bir siyasal muhatap ve meşruiyet odağı haline getirmek kabul edilemez.

    Kalıcı toplumsal barışın muhatabı terör örgütleri değil, milletin kendisi ve meşru anayasal kurumlardır.”

  • Meclis’te kritik pazartesi. Terörsüz Türkiye teklifi Genel Kurul’da

    Meclis’te kritik pazartesi. Terörsüz Türkiye teklifi Genel Kurul’da

    TBMM’de bugün Terörsüz Türkiye sürecini yasal zemine oturtmayı amaçlayan Çerçeve Yasa maratonu var.

    Meclis Genel Kurulu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere bugün saat 11.00’de toplanıyor.

    AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP, HÜDA PAR ve bazıları bağımsız 367 milletvekilinin imzasını taşıyan teklif 12 maddeden oluşuyor.

    Düzenleme PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propagandası ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.

    Yasanın ön şartı, örgütün varlığına son verildiğinin ve tüm silahlarının teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi ile Milli Güvenlik Kurulu’nun terör örgütünün feshine ilişkin kararının Resmi Gazete’de yayımlaması. Bu gerçekleştiğinde, düzenlemeden yararlanmak için 6 ay süre tanınacak.

    Çerçeve yasa teklifine göre yargılamalar 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla ceza gerektiren suçlarda 10 yıl süreyle ertelenecek.

    15 yıldan az ceza alan hükümlülerin cezasının infazı 5 yıl, 15 yıldan çok ceza verilenlerin de 10 yıl ertelenecek. Bu sürede “terör suçu” işlenirse erteleme kararı kaldırılacak.

    Düzenlemeden faydalanacaklar için 2 ila 3 yıl siyaset yasağı uygulanacak.

    Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında olacak. Yani terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan bu hükümlerden faydalanamayacak.

    Teklifle sürecin takip, denetim ve koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MGK Genel Sekreteri ve MİT Başkanı’nın da yer alacağı bir kurul ve Meclis’te de 17 üyeli izleme komisyonu kurulacak.

    Kanun kapsamında faaliyet gösteren kamu görevlilerinin de cezai sorumluluğu olmayacak.

  • Casperlar çetesine yeni iddianame

    Casperlar çetesine yeni iddianame

    Casperlar isimli organize suç örgütüne yönelik yargılama devam ederken çete üyeleri hakkında yeni bir iddianame hazırlandı.

    Liderliğini “Hamuş” kod adlı İsmail Atız’ın yaptığı çetenin gerçekleştirdiği eylemlere ilişkin, Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dava dosyasında, 72’si suça sürüklenen çocuk olmak üzere 295 sanık yargılanıyor.

    Dava devam ederken, örgüt üyelerinin suç teşkil eden eylemlerinin süreklilik arz edecek şekilde devam etmesi üzerine yeni bir soruşturma başlatıldı.

    20 ŞEHİRDE YENİ OPERASYON YAPILDI

    İstanbul, Adıyaman, Amasya, Ankara, Antalya, Bitlis, Çanakkale, Diyarbakır, Düzce, Elazığ, İzmir, Malatya, Mardin, Ordu, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat ve Trabzon’da gerçekleşen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 95 şüpheli tutuklandı.

    Gözaltına alınan 22 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

    Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda uzun namlulu ve tam otomatik tabancalar, balistik çelik yelekler ve çok sayıda mühimmat ele geçirildi.

    149 ŞÜPHELİ HAKKINDA YENİ DAVA

    Yapılan son operasyonlarda 95’i tutuklu 149 şüphelinin adı geçiyor. Bu şüpheliler hakkında yeni bir iddianame hazırlandı.

    Hakkında dava açılan şüphelilere şu suçlamalar yöneltildi:

    – Suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma ve yönetme

    – Silahlı suç örgütüne üye olma

    – Örgüt propagandası yapma

    – Tasarlayarak öldürme

    – Kasten öldürmeye teşebbüs

    – Nitelikli yağma

    – Silahla tehdit

    – Silahla kasten yaralama

    – Resmi belgede sahtecilik

    – Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması

    – Mala zarar verme

    – 6136 sayılı Kanun’a muhalefet

  • Elazığ’da Suç Örgütü Liderine 543 Yıl Hapis

    Elazığ’da Suç Örgütü Liderine 543 Yıl Hapis

    Elazığ’da çeşitli suçlardan haklarında kamu davası açılan suç örgütü elebaşı E.B. 543 yıl 9 ay, örgüt yöneticisi M.B. ise 209 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    13 KİŞİ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

    Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ve çeşitli suçlardan haklarında kamu davası açılan 13 kişinin Elazığ 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktığı belirtildi.

    ELEBAŞINA 543 YIL HAPİS CEZASI

    Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen silahlı örgüt kurma ve yönetme, kasten adam öldürmeye teşebbüs, görevli polis memurlarına yönelik olarak kasten öldürmeye teşebbüs, iş yeri sahiplerine yönelik nitelikli yağma, iş yeri kurşunlamak suretiyle silahlı tehdit, kamu malına zarar verme, 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarından yürütülen ve 13 şüpheli hakkında açılan kamu davasında sanıkların yargılaması Elazığ 5. Ağır Ceza Mahkemesince yapılmış olup, yapılan yargılama neticesinde örgüt lideri E.B. hakkında toplamda 543 yıl 9 ay hapis, örgüt yöneticisi M.B. hakkında toplamda 209 yıl hapis, diğer örgüt yöneticileri ve üyeleri hakkında ise 2 yıl 6 aydan 68 yıla varan hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir.”