Tag: Önem

  • AK Parti’den Kültür Sanat Vizyonu

    AK Parti’den Kültür Sanat Vizyonu

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, kültür sanat alanında çalışan gazetecilerle bir araya geldi.

    AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığınca İstanbul İl Başkanlığında düzenlenen programa, AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkan Yardımcıları Hilmi Türkmen, Serpil Yılmaz ve Müjde Kotil ile AK Parti İstanbul Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Helin Görgülü katıldı.

    Toplantıda AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığının çalışmaları ve gelecek döneme ilişkin planları hakkında değerlendirmelerde bulunan Yayman, başkanlığın AK Parti’nin kültür ve sanata verdiği önemin bir göstergesi olarak kurulduğunu söyledi.

    “Kültür ve sanatı, milletimizin kimliği, hafızası olarak görüyoruz”

    Türkiye’de siyasi partiler arasında kültür ve sanat politikaları başkanlığı bulunan tek partinin AK Parti olduğuna işaret eden Yayman, “Biz kültür ve sanatı, milletimizin kimliği, hafızası olarak görüyoruz. Milletimize ait hangi değerler varsa bizim kültür sanatımızın esasını oluşturmaktadır. Kültürü bir milletin sorun çözme yeteneği ve yönetimsel, siyasal ve toplumsal kapasitesinin arttırılması meselesi olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Kültür ve sanatın, Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Yayman, “Eğer Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 21. asır Türkiye’nin asrı olacaksa bunun yolu kültürden ve sanattan geçmektedir. Bizim başkanlığımız da tam bunun için kurulmuştur. Bu alanda inşallah çok farkındalık yaratacak çalışmalara sizlerle beraber imza atacağız.” diye konuştu.

    Kültür ve Sanat Strateji Belgesi hazırlanıyor

    Hüseyin Yayman, AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığının ilk faaliyetleri arasında “Kütüphane Sohbetleri” programlarının yer aldığını, bu buluşmaları Anadolu’nun farklı şehirlerine yaymayı hedeflediklerini belirtti.

    Kültür ve sanatın aynı zamanda toplumu bir araya getiren bir işlev gördüğünün altını çizen Yayman, “Kültür sanatı bir ayrışma vesilesi değil, bir birleşme ve milletimizi ileriye götürecek bir faaliyet olarak mütalaa etmekteyiz.” dedi.

    Yayman, AK Parti’nin kültür ve sanata bakışını ortaya koyacak bir strateji belgesi üzerinde çalıştıkları bilgisini vererek, belgenin kamuoyuyla paylaşılmasının planlandığını ifade etti.

    Ayrıca AK Parti Kültür ve Sanat Akademisi buluşmaları kapsamında Anadolu’nun farklı illerinde etkinlikler düzenleyeceklerini söyleyen Yayman, AK Parti’nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla makale, şiir ve kısa film yarışmaları düzenlemeyi hedeflediklerini kaydetti.

    “Dijitalleşme hayatın gerçeği”

    Toplantıda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Yayman, kültür politikalarının dijital dönüşümden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade ederek, “Yapay zeka ile beraber, dijitalleşme hayatın gerçeği ve bu artık inkar edilemez. Bu dijitalleşme ve modernleşme karşısında, biz de muhafazakar bir parti olarak kendi değerlerini anmak, onları yokluğa mahkum etmemek gibi bir yaklaşımımız var. ” değerlendirmesinde bulundu.

    Kültür ve sanat etkinliklerinin genç kuşaklara ulaşabilmesi için yeni yöntemlere ihtiyaç duyulduğunu belirten Yayman, geleneksel anma programlarının yanı sıra dijital içerik üretimi ve farklı formatlarda çalışmalar yapılmasının önem taşıdığını söyledi.

    Kültür Yolu Festivallerine ilişkin de Yayman, festivallerin önemli bir işlev üstlendiğini ve konserlerin diğer etkinliklerin önüne geçebildiğine işaret ederek, söyleşi, sergi ve konferans gibi programların da daha görünür hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi.

    Kültür ve sanat alanında gençlerin desteklenmesinin önemli olduğunun altını çizen Yayman, ödül ve teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

    Yayman, Kahramanmaraş’ın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na edebiyat alanında dahil edilmesinin Türkiye açısından önemli bir gelişme olduğunu ve bu tür başarıların kültürel değerlerin uluslararası düzeyde tescili bakımından önem taşıdığı görüşünü paylaştı.

    Kültür ve sanat alanındaki çalışmaları tüm paydaşlarla istişare içinde yürütmeyi amaçladıklarını ifade eden Yayman, gazetecilerle benzer buluşmaların devam edeceğini sözlerine ekledi.

    Toplantıda ayrıca kültür ve sanat projelerine desteğin artırılması, kültürel üretimin teşvik edilmesi ve farklı görüşlerin katkılarıyla ortak akıl oluşturulması konuları ele alındı.

  • Starmer, Rus tehdidinin ciddiyetine dikkat çekti

    Starmer, Rus tehdidinin ciddiyetine dikkat çekti

    Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, bir savunma sanayi fabrikası ziyaretinde değerlendirmelerde bulundu. Starmer, Rusya’nın NATO’ya yönelik bir saldırı tehdidi nedeniyle savunmanın güçlendirilmesinin aciliyetini vurguladı.

    RUSYANIN MUHATEMEL SALDIRILARI İÇİN TARİH VERDİ

    Starmer, “Bunun önemine dair bir hatırlatmaya ihtiyacınız varsa, istihbarat değerlendirmemiz ve NATO’daki diğer ülkelerin değerlendirmesi, Rusya’nın 2030 gibi erken bir tarihte NATO’ya bir saldırı düzenleyebileceği yönündedir” dedi.

    SAVUNMA YATIRIM PLANININ ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ

    Starmer, “Bu savunma yatırım planı gerçekten önemli olacak, ülkemizi savunmak için ihtiyaç duyduğumuz geleceğin yeteneklerine çok odaklanacak. Bu, sizin ve ülke genelindeki sizin gibi diğer insanlar için daha fazla iş anlamına gelecek, çünkü savunma harcamalarını artırdıkça, ki bunu zaten yaptık, önümüzdeki haftalarda yayınlanacak olan savunma yatırım planını uygularken, bununla birlikte bu ülkede iyi ücretli, nitelikli işlerin de olması gerçekten önemli” ifadelerini kullandı.

    TÜRKİYE’DE YAPILACAK ZİRVEYE ÖZEL ÖNEM

    Savunma yatırım planı üzerinde Silahlı Kuvvetler ile bir süredir yakın iş birliği içinde çalıştıklarını söyleyen Starmer, “Çünkü bu etkileşime ihtiyacımız var. En çok hangi kabiliyetlere ihtiyaç duyuyorsunuz, hangi zaman diliminde ihtiyaç duyuyorsunuz? Savunma Bakanlığı ile ve aslında hükümet genelinde çalıştık; çünkü bu, hükümetlerarası bir önceliktir. Bu plan, yalnızca birkaç hafta sonra yapılacak olan NATO Zirvesi’nden önce yayımlanacak. Bu, dünyanın dört bir yanından ülkelerin bir araya geldiği çok önemli bir zirve” dedi.

    Starmer, NATO’nun dünyanın şimdiye kadar gördüğü en etkili askeri ittifak olduğunu da vurguladı.

    NATO’NUN STRATEJİK ZİRVESİ ANKARA’DA

    Ankara’da düzenlenecek zirve, Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı ikinci NATO liderler toplantısı olacak. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye’nin ittifakın güvenliği açısından kritik bir role sahip olduğunu vurgularken, zirvede savunma harcamaları, savunma sanayi kapasitesi ve bölgesel güvenlik başlıklarının öne çıkmasının beklendiğini ifade etmişti.

  • Mülki İdare Amirlerine Eğitim Semineri

    Mülki İdare Amirlerine Eğitim Semineri

    İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Erzurum Hizmet İçi Eğitim Enstitüsünde düzenlenen “Kaymakamlara Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri”nin kapanış programında mülki idare amirleriyle bir araya geldi.

    Erzurum Valisi Aydın Baruş’un da katıldığı programda kaymakamlara hitap eden Yiğitbaşı, mülki idare amirliğinin yalnızca bir meslek, unvan veya kariyer basamağı olmadığını; vatandaşın derdiyle dertlenen, devletin şefkatini ve adaletini sahaya yansıtan önemli bir sorumluluk makamı olduğunu ifade etti.

    Devlet yönetiminde insan odaklı yaklaşımın önemine vurgu yapan Yiğitbaşı, adalet, huzur ve güvenin toplumun her kesiminde tesis edilmesinde mülki idare amirlerinin kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Kamu hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesinin yanı sıra vatandaşla güçlü bir gönül bağı kurulmasının da büyük önem taşıdığını dile getirdi.

    Dijitalleşen dünyada doğru ve güvenilir bilginin önemine dikkat çeken Yiğitbaşı, dezenformasyonla mücadele kapsamında İçişleri Bakanlığı tarafından kaymakamların sosyal medya kullanımlarına yönelik kapsamlı bir rehber hazırlandığını, son düzenlemelerin ardından rehberin kamuoyu ile paylaşılacağını açıkladı.

    Kaymakamların bulundukları bölgelerde yalnızca devletin temsilcisi değil, aynı zamanda toplumsal dengelerin koruyucusu, dezavantajlı kesimlerin destekçisi ve devlet-vatandaş arasındaki aidiyet bağının güçlendirilmesinde önemli bir görev üstlendiklerini belirten Yiğitbaşı, mülki idare teşkilatının köklü birikimiyle milletin hizmetinde olmaya devam edeceğini ifade etti.

    İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen hizmet içi eğitim programlarının, mülki idare amirlerinin mesleki gelişimlerine katkı sağlamak, değişen ve gelişen kamu yönetimi anlayışına uyumlarını güçlendirmek ve vatandaş odaklı hizmet anlayışını daha da ileriye taşımak amacıyla ülke genelinde sürdürüleceği belirtildi. – ERZURUM

  • Okul saldırılarını araştırma komisyonunda akademisyenler dinlendi. “Her 5 çocuktan 1’i siber zorbalığa maruz kalıyor”

    Okul saldırılarını araştırma komisyonunda akademisyenler dinlendi. “Her 5 çocuktan 1’i siber zorbalığa maruz kalıyor”

    Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.

    “ÇOCUKLARIN YÜZDE 90’INDAN FAZLASI DÜZENLİ İNTERNET KULLANIYOR”

    Toplantıda sunum yapan Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilgi ve Teknolojileri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emel Şerife Baştürk, Türkiye’de 6-15 yaş arası çocukların yüzde 90’ından fazlasının düzenli biçimde internet kullandığını söyledi.

    6-11 yaş grubunun yüzde 66’sının da sosyal ağlarda hesabının bulunduğunu ya da bir şekilde sosyal ağlara erişebilir durumda olduklarını bildiren Baştürk, bu oranın 11-15 yaş grubunda ise yüzde 80’lere ulaştığını anlattı.

    Sosyal ağ üreticilerinin de yeterince sorumluluk almadığını vurgulayan Baştürk, özellikle bazı platformların çocuklar açısından oldukça risk teşkil ettiğini kaydetti.

    “ÇOCUKLARA ÖZEL DENİLEN İÇERİKLER HİÇ MASUM DEĞİL”

    Çocukların en fazla kullandığı platformlardaki tehlikelere dikkati çeken Baştürk, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “YouTube içerikleri, özellikle de çocuklara yönelik olduğu da söylenen içerikler hiç masum içerikler değil. Çocukları tüketime yönlendiriyor. Güzellik, beden algısı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratıyor. Çok küçük yaşlardan itibaren çocuklar kendi bedenlerinden hoşnut değiller. Şiddet boyutunu bir tarafa bırakalım, kendilerini güzel bulmuyorlar. Estetik ameliyat yaptırmak isteyen çocukların yaşı 13-14. Tıp fakültesindeki hoca arkadaşlarım, sürekli bir sağlık sorunu uydurarak burun ameliyatı yaptırmak isteyen çocuklar olduğunu söylüyorlar. Bu tür etkileri de var.”

    Sosyal ağların çocuklar için tasarlanmış alanlar olmadığını vurgulayan Baştürk, 6-11 yaş grubunun riske en açık yaş grubu olduğunu, bu yaştaki çocukların olası tehlikelere karşı savunmasız kaldığını anlattı.

    “HER 5 ÇOCUKTAN BİRİ SİBER ZORBALIĞA MARUZ KALIYOR”

    Türkiye’de siber zorbalık tablosu hakkında bilgi veren Baştürk, “Ben ve arkadaşlarımız 2013 yılında Türkiye’de siber zorbalık konusunda TÜBİTAK destekli bir araştırma yürüttük. Biz 7 bölgede, Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde ortaokullarda 7’nci ve 8’inci sınıf öğrencileriyle hem anket çalışması hem de yüz yüze görüşmeler yaptık. Bu ortamda ne gibi risklerle karşılaştıklarını anlamak için ve bizim o dönemde gördüğümüz bugünkü rakamlarla daha çok örtüşüyor. Her 5 çocuktan 1’i Türkiye’de siber zorbalığa maruz kalıyor.” diye konuştu.

    “YETİŞKİN EĞİTİMİ DAHA ÖNEMLİ KONU”

    Çeşitli araştırmalarda Türkiye’nin “yüksek kullanım yüksek risk ülkesi” şeklinde tanımlandığını aktaran Baştürk, “Bence Türkiye’de çocukların becerileri konusunda çok büyük eksiğimiz yok ama yetişkin eğitimi önemli gündem konularımızdan biri olabilir. Yetişkin eğitimi kısmı önemli.” dedi.

    Öğretmenlerin okul ortamında karşılaştıkları baş etme yöntemleri ve ebeveynlerin dijital okuryazarlık becerileriyle ilgili daha çok veriye ihtiyaç duyduklarını bildiren Baştürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İhmal edilen alanlardan bir tanesi çocuk influencerlar ve paylaşan ebeveynlik. Yani daha çocuk dünyaya gözlerini açar açmaz sosyal ağda kendisine bir hesap açılıyor ve anne baba bunun üzerinden para kazanmayı hedefliyor. Bununla ilgili çocuğu koruyacak düzenlemeye ihtiyacımız var. Son olarak da merkezi, tekrarlanan ve uzun soluklu uygulama ve araştırmalara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Çünkü akademide veri olmadan sorunu tespit edemiyoruz.”

    “HER OKULDA TEHDİT DEĞERLENDİRME EKİBİ OLUŞTURULMALI”

    Gazi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Bülbül, okullardaki olaylara karşı erken müdahalenin önemini anlattı.

    Hızlı çözüm önerilerini de paylaşan Bülbül, her okulda “tehdit değerlendirme ekibi” oluşturulması, ekibin her gün okulda yaşanan olayları not etmesi ve zararlıysa önlem alması önerisinde bulundu.

    Akıllı telefon, saat, tablet ve benzeri internete entegre cihazlara okulda erişim sınırı getirilmesini isteyen Bülbül, okula girişte güvenlik önlemi alınmasının önemine değindi.

    Okullarda öğrenci sayısına oranla rehber öğretmen ve psikolog sayısının artırılması gerektiğini kaydeden Bülbül, şunları kaydetti:

    “Dijital okuryazarlık ve zorbalıkla mücadele programı yaygınlaştırılıp sık sık uygulanmalı ve sınıflarda öğrenci gruplarına konularla ilgili farkındalıkların artırılması için duvar gazetesi hazırlatılabilir. Nöbetçi öğretmen, rehber öğretmen, okul yönetimi ve güvenlik her gün olayları izlemeli ve olumsuz durumlara ilişkin önlem almalı. Problemli öğrencilerin aileleriyle rehber öğretmen, okul idaresi eş güdümlü çalışıp probleme yönelik çözüm yolu bulmalılar. Okullardaki sınıf başkanlarının eğitilerek akranlarındaki olumsuz davranışları ilgililere bildirmelerinin sağlanması etkili bir önlem olabilir.”

    “OYUNLAR TÜRKİYE’YE GİRMEDEN DERECELENDİRİLMELİ”

    Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer de “dijital denetleme kurulu” oluşturulmasını önerdi.

    Kurulun gerçek zamanlı izleme yapabileceğini ifade eden Kamer, bildirim sistemleri, müdahale protokollerinin yapay zeka araçlarıyla analizinin yapılmasıyla ilgili çalışmaların önemine işaret etti.

    Mevcut oyunların Avrupa ve Amerika menşeili kuruluşlarla derecelendirildiğini hatırlatan Kamer, yerli ve milli bir oyun derecelendirme kuruluşunun mutlaka oluşturulması gerektiğini vurguladı.

    Oyunların Türkiye’ye girişine izin vermeden önce bir derecelendirme kuruluşu tarafından derecelendirilmesi, oyunun kime uygun olduğunun net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Kamer, şu ifadeleri kullandı:

    “Sosyal medya platformları, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, BTK, okul ve aile işbirliğini net bir şekilde koordine edecek ortak bir kuruluşun olması, ciddi anlamda daha proaktif kararlar almamızı sağlayabilir. Daha önleyici tedbirlerin olması, olduktan sonra konuşmak yerine olmadan önleyici tedbirlerin alınması açısından önem taşıyor.”

    Sunumların ardından, milletvekilleri de görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi.

  • Tuana Gülenay’dan Altın Madalya

    Tuana Gülenay’dan Altın Madalya

    Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), uluslararası spor müsabakalarında elde ettiği başarılarına bir yenisini daha ekledi. Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi ve milli judocu Tuana Gülenay, Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da düzenlenen Sarajevo Senior European Cup 2026’da gösterdiği üstün performansla Avrupa şampiyonu oldu. Gülenay, kadınlar-78 kilogram kategorisinde tüm rakiplerini geride bırakarak altın madalyanın sahibi oldu.

    Gülenay, Avrupa’nın En İyileri Arasında Zirveye Çıktı

    30-31 Mayıs 2026 tarihlerinde Bosna Hersek’te gerçekleştirilen ve Avrupa judo camiasının önemli organizasyonları arasında gösterilen Sarajevo Senior European Cup 2026, 21 ülkeden yaklaşık 300 sporcunun katılımıyla büyük bir rekabete sahne oldu. Avrupa’nın farklı ülkelerinden üst düzey sporcuların mücadele ettiği organizasyonda mindere çıkan BEUN öğrencisi ve milli sporcu Tuana Gülenay, sergilediği başarılı performansla turnuvayı zirvede tamamlayarak altın madalyaya uzandı. Gülenay, hem Türkiye’ye hem de Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesine büyük bir gurur yaşattı.

    “Öğrencilerimizin elde ettikleri Avrupa Şampiyonlukları üniversitemizin ve ülkemizin gururudur”

    Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi:

    “Spor Bilimleri Fakültemiz Antrenörlük Eğitimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi, milli judocumuz Tuana Gülenay’ın Sarajevo Senior European Cup 2026’da altın madalya kazanarak Avrupa şampiyonu olması bizler için büyük bir mutluluk ve gururdur. Uluslararası düzeyde gerçekleştirilen böylesine önemli bir organizasyonda ülkemizi ve üniversitemizi en iyi şekilde temsil ederek zirveye çıkan kıymetli öğrencimizi gönülden tebrik ediyorum. Öğrencimizin elde ettiği bu başarı; azmin, disiplinli çalışmanın ve inancın en güzel örneklerinden biridir. Aynı zamanda bu başarı, üniversitemizde spora ve sporcuya verdiğimiz değerin, öğrencilerimize sunduğumuz akademik ve sportif desteklerin de en güzel sonuçlarındandır.

    Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin akademik alanlardaki başarılarının yanı sıra; bilimde, sanatta, kültürde ve sporda da ulusal ve uluslararası başarılar elde etmelerini büyük önem veriyoruz. Nitekim Spor Bilimleri Fakültemizin deneyimli akademik kadrosu, güçlü fiziki altyapımız ve sporcu dostu yaklaşımımız sayesinde öğrencilerimizin bu tür önemli organizasyonlarda başarı elde etmeleri bizleri son derece memnun etmektedir. Bu kapsamda Tuana’nın Avrupa’da elde ettiği bu altın madalya, üniversitemizin spor alanındaki istikrarlı başarılarının ve güçlü spor kültürünün önemli göstergelerinden biridir. Kıymetli öğrencimizin bu başarısının, başta genç sporcularımız olmak üzere tüm öğrencilerimize ilham vereceğini temenni ediyorum.

    Bu duygu ve düşüncelerle ülkemiz sporuna sundukları kıymetli katkılar dolayısıyla başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak’a ve Bakanlığımızın değerli mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bizlere her daim destek olan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Yükseköğretim Kurulu ailesine teşekkürlerimi sunuyorum. Öğrencimizin yetişmesinde emeği bulunan milli takım antrenörlerimize, Spor Bilimleri Fakültemizin değerli akademisyenlerine ve katkı sunan herkese teşekkür ediyor; Avrupa şampiyonu öğrencimiz Tuana Gülenay’a başarılarla dolu bir yüksek öğrenim hayatı ve spor kariyeri diliyorum.” – ZONGULDAK

  • Ferman Toprak’tan dikkat çeken hayat mesajı: İyi insanların dünyası olsun

    Ferman Toprak’tan dikkat çeken hayat mesajı: İyi insanların dünyası olsun

    Ünlü sanatçı Ferman Toprak, “Nur Ertürk ile Hayatın İçinden” programında hayat, sanat ve insan ilişkilerine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Başarı hikâyesini anlatan Toprak, “Kimsenin kuyusunu kazmadan başardım” derken, evlilikte saygının önemine ve teknolojinin insan hayatındaki etkilerine vurgu yaptı. Müzisyen Ferman Toprak, Nur Ertürk’ün sunduğu “Nur Ertürk ile Hayatın İçinden” programına konuk olarak hayatına ve sanat kariyerine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Samimi tavırlarıyla izleyicilerin ilgisini çeken Toprak, hem özel yaşamına hem de hayata bakışına ilişkin önemli mesajlar verdi. Program boyunca ilişkilerde anlayışın önemine değinen ünlü sanatçı, “Çünkü seni anlayan, senin anladığın insanı bulabilmek çok önemli” sözleriyle dikkat çekti. İnsan ilişkilerinde sevgi kadar saygının da büyük önem taşıdığını belirten Toprak, “Bu dünya bizim memleket ama iyi insanların dünyası olsun” ifadeleriyle de izleyicilere anlamlı bir mesaj verdi.

    “ZAMAN ÇOK HIZLI GEÇİYOR, HAYAT ÇOK ACIMASIZ”

    Hayatın geçiciliğine vurgu yapan Ferman Toprak, zamanın hızla akıp geçtiğini belirterek duygusal açıklamalarda bulundu. “Zaman çok hızlı geçiyor, çok acımasız” diyen sanatçı, çocukluk yıllarından bu yana içinde hep sanatçı olma hissiyatı taşıdığını anlattı.

    Sanata olan bağlılığını ve kariyer yolculuğunu samimi sözlerle paylaşan Toprak, başarısının arkasında büyük bir mücadele ve azim olduğunu söyledi. “Ben başardım ama çok hırslıydım, kimsenin kuyusunu kazarak, kimsenin ekmeği ile oynayarak yapmadım” sözleriyle dikkat çeken sanatçı, dürüst çalışmanın önemine vurgu yaptı.

    Televizyondaki ve özel hayatındaki karakterinin aynı olduğunu söyleyen Toprak, “Televizyon karşısındaki Ferman Toprak aynı, evdeki Ferman Toprak aynı” ifadeleriyle doğallığını koruduğunu dile getirdi.

    “EVLİLİKTE SAYGI ÇOK ÖNEMLİ”

    Programda aile yaşamı ve insan ilişkilerine dair değerlendirmelerde de bulunan Ferman Toprak, manevi bağların hayatındaki önemine dikkat çekti. “Manevi babalık yaptığım insanlar var” diyen sanatçı, insanların birbirine destek olması gerektiğini ifade etti. Toprak ayrıca, “Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmamış, size de kalmayacak” sözleriyle hayatın geçiciliğine vurgu yaparken, her zaman güçlü durmaya çalıştığını belirterek “Ben her zaman ayaktayım” dedi. Evlilik kurumuna ilişkin açıklamalarda da bulunan sanatçı, “Evlilikte sevgi bir tarafa, saygı çok önemli” ifadelerini kullandı. İlişkilerde karşılıklı anlayış ve saygının uzun ömürlü birlikteliklerin temelini oluşturduğunu söyledi.

    “TELEFONU ELİNE ALDIĞIN ZAMAN BAŞKA BİR DÜNYAYA GİRİYORSUN”

    Programın ilerleyen bölümlerinde günümüzün sosyal ve ekonomik sorunlarına da değinen Ferman Toprak, özellikle ekonomik sıkıntıların toplum üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu ifade etti. “Ülkemizde en büyük sorun ekonomik sıkıntı” diyen sanatçı, insanların yaşam koşullarının giderek zorlaştığını belirtti. Teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Toprak, cep telefonu kullanımının insanları gerçek hayattan uzaklaştırdığını söyledi. “Şu telefonu eline aldığın zaman başka dünyaya giriyorsun” diyen sanatçı, dijital bağımlılığın sosyal ilişkileri olumsuz etkilediğini ifade etti. Program sonunda izleyicilere iyi dileklerde bulunan Ferman Toprak, “Herkesin bir tesbihi olsun, Allah dertten çektirmesin, mutluluktan sallatsın inşallah” sözleriyle konuşmasını tamamladı.