Tag: Milleti

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milli meselelerde uzlaşıya hazırız

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milli meselelerde uzlaşıya hazırız

    AK Parti, kuruluşunun 25’inci yılına yaklaşırken yeni dönem yol haritasını belirlemek üzere bugün kampa girdi.

    “Çeyrek Asırlık Destan” sloganıyla düzenlenen kampa bakanlar, bakan yardımcıları, milletvekilleri, MYK üyeleri ve parti kurucuları katıldı.

    Kamp, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasıyla başladı.

    Önemli mesajlar veren Erdoğan ayrımcılığa dikkat çekip başörtüsü tartışmalarına ilişkin “Belli bir tarikatın ya da ideolojinin sembolü hiç değildir.” dedi.

    Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün terörü ülkemiz için sona erdiriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz. Başta terörsüz Türkiye süreci olmak üzere dış politika gibi milli meselelerde uzlaşıya hazırız. Ortak noktaları büyütmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

    “ÇEYREK ASRI GERİDE BIRAKIYOR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

    “Biz, ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan bir kadro asla olmadık. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Eleştirilerimizi serbestçe söyledik. Partimiz için mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. Yolumuza kararlılıkla devam ettik.

    1,5 ay sonra da AK Partimizin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacağız. 2001’de başlayan yolculuğumuz çeyrek asrı geride bırakıyor. 25 yıldır durmadan duraksamadan yılmadan ve yorulmadan ülkemize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Milletimizle aramıza perde koymadık.

    “86 MİLYON BU DEVLETİN EŞİT DERECEDE SAHİBİDİR”

    Rastgele bir araya gelmedik. Ortak bir tarih, kader ve vatana sahibiz. Meseleleri ele alma biçimleri, yaşam tarzları farklı olabilir ancak hepimiz aynı bayrak altında yaşayan bir topluluğuz.

    Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip hiç kimse vatan toprağında misafir, kiracı, sığıntı, öteki, üvey evlat değildir. Hepsi de bu vatan toprağında mülk, ev sahibidir. Bu devlet bir zümrenin, grubun, kökenin değil 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyon, bu devletin eşit derecede sahibidir.

    Hangi alanda olursa olsun hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın değil adalet mücadelesi verdik. Biz, normalleşmenin mücadelesini verdik. Kendi evlatların dahil bu ülkenin kız çocuklarının baş örtüsüyle eğim görmeleri, çalışmaları 10 yıllar boyunca engellendi. Bu çocuklar bu kadınlar inançlarının bir gereği olarak örtünüyorlar. Bu ülkede kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler. Siz örtünmeyi yasaklarsanız, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaşmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız. Biz kadınlarla beraber tesettür mücadelesi verirken kutuplaşmanın peşinde değildir. Biz sadece normalleşmenin, adaletin, eşitliğin ve kucaklaşmanın peşindeydik.

    “BAŞÖRTÜSÜ ANORMAL DEĞİLDİR”

    Şimdi zamana zaman marjinal, cahil ve geri kafalı fosiller çıkıyor, baş örtülüye kin kusuyor, Herkes şunu anlamalıdır. Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleşmiştir. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir. Belli bir tarikatın ya da ideolojinin sembolü hiç değildir.

    86 milyon biriz, beraberiz. Son nefesimize kadar burada birlikte olacağız. Kimse bize kendi öz yurdumuzda ayrımcılık yapamaz. Bize ders veremez.

    Siyaset aynıların aynı yerde ayrıların ayrı yerde anlayışla yapılmaz. Siyaset uzlaşmaktır, konuşmaktır.

    “ORTAK PAYDADA BULUŞMALIYIZ”

    Farklı siyasi partiler olarak güç birliği yaptık. Cumhur İttifakı’nı kurduk, milletimize birlikte hizmet ediyoruz. CHP seçmeniyle her konuda aynı düşünmüyoruz ama hepimiz aynı vatanın çocuklarıyız. Kürsüde rakip olabiliriz ancak akşam aynı gök kubbenin altında toplanıyor, kimi zaman aynı sofrada buluşuyoruz. Siyaset ortak bir zeminde buluşmaktır.

    CHP’YE TEPKİ

    Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren CHP’dir. Öyle düşünmeyeceksin, o kitabı okumayacaksın dediler. Bu milleti kutuplaştırdılar. En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Suriyeli sığınmacılar üzerinden yürüttükleri çirkin kampanyayla mazlumları ayırdılar.

    CHP içinde çatışma, ayrışma var. Biz CHP içindeki bu kavganın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız. Türkiye’nin her türlü vesayetten arınmış ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu açıktır. CHP’nin içindeki dış mihraklardan kurtulması hem siyaset hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır.

    “TERÖRÜ ÜLKEMİZ İÇİN SONA ERDİRİYORUZ”

    Terör örgütü 40 yıl boyunca kan dökerken senden benden diye ayırmıyordu. Bugün terörü ülkemiz için sona erdiriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz.

    Biz milletimizin yeni bedeller ödemesini istemiyoruz. Bugün bunları geride bırakmanın zamanı gelmiştir. Başta terörsüz Türkiye süreci olmak üzere dış politika gibi milli meselelerde uzlaşıya hazırız. Ortak noktaları büyütmeliyiz.

    “TEMELİMİZ KUCAKLAŞMA ÜZERİNE”

    Çatımızın altında herkese yer var. Temelimiz ayrışma değil, kucaklaşma üzerinedir. AK Parti bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Yolumuz birdir, hedefimiz gayemiz ve menzilimiz birdir. O menzilde yürümek isteyen herkesle yol yürürüz. Yolunu ayırana uğurlar olsun dediğimiz gibi gelene de hoş geldin deriz.

    Biz, bir dava hareketiyiz. Biz zaferle değil, seferle mükellefiz. Zafere ulaşmak için her yönteme başvuran ilke, hudut ve kural tanımayan anlayış bizden uzaktır. Biz ilkelerle hareket ederiz. 25 yıl önce hangi ilkeler etrafında kenetlendiysek bugün de aynı hedeflerle birbirimize yoldaşlık ediyoruz.

    Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler, yorulanlar soluklanmak için çekildiler.

    Milletimizin güvenini boşa çıkarmadık, çıkarmayacağız. Milletimizin emanetine leke sürmedik, asla leke bulaştırmayacağız. Hep birlikte yazdığımız çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katksı olan dava arkadaşıma teşekkür ediyorum.”

    KAMPTA GÜNDEM YOĞUN

    Başta ekonomi olmak üzere terörsüz Türkiye süreci ve dış politikadaki güncel gelişmeler ele alınacak.

    Kamp pazar günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasıyla tamamlanacak.

    Kamptaki değerlendirmeler rapor haline getirilecek ve bu rapor politika oluşturma süreçlerinde kullanılacak.

  • Bakan Kacır: Milletin emanetine hıyanet edenleri görüyoruz

    Bakan Kacır: Milletin emanetine hıyanet edenleri görüyoruz

    Gaziantep’te hayata geçirilen 2 bin konutluk projesinin 2’nci etap temel atma töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Birilerinin milletin emanetine nasıl hıyanet ettiklerini ve el uzatmaya kalktıklarını hep birlikte görüyoruz” dedi.

    Bir dizi program için Gaziantep’te bulunan Bakan Kacır, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gazi Konut AŞ (Gazikonut) tarafından Kuzeyşehir’de hayata geçirilen konut projesinin 2’nci etap temel atma törenine katıldı. Burada konuşan Kacır, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve ekibini, Kuzeyşehir Uydu Kenti’nde hayata geçirilen altyapı ve üstyapı yatırımları dolayısıyla tebrik etti.

    “Birilerinin milletin emanetine nasıl hıyanet ettiklerini ve el uzatmaya kalktıklarını hep birlikte görüyoruz”

    Kacır, hizmet anlayışlarının “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ilkesi olduğunu belirtti. Bakan Kacır, “Bizler taşıdığımız mesuliyeti, sorumluluğu, milletimizin emanetini iliklerine kadar hissediyoruz. Allah’ın izniyle, Allah’ın yardımıyla Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 7 gün 24 saat tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte dur durak bilmeksizin taş üstüne taş koymaya bu milleti tarihin en şerefli milleti olan Türk Milleti’ni yeniden tarih tarihte hak ettiği konuma taşıyabilmek adına ve hak ettiği en güzel hizmetleri asil Türk Milleti’nin evlatlarına, fertlerine sunabilmek adına canla başla çalışmaya devam ediyoruz. Bizim anlayışımız siyasetten anladığımız, devlet idaresinden anladığımız, belediyecilikten anladığımız bu. Birilerinin belediyecilikten ne anladığını takip ediyorsunuz, maalesef görüyorsunuz. Milletin emanetine nasıl hıyanet ettiklerini ve el uzatmaya kalktıklarını hep birlikte görüyoruz maalesef. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar biz istikametimizden şaşmaksızın Allah’ın izniyle bu muhteşem eserleri ve projeleri milletimizle buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

    “Fatma Şahin’i ve bütün ekibini yürekten tebrik ediyorum”

    Gaziantep’in belediyecilik hizmetleri açısından oldukça şanslı bir şehir olduğunu vurgulayan Bakan Kacır, “Hem büyükşehir belediye başkanımız, hem ilçe belediye başkanlarımız hem de tüm ilgili kurumlarımız hem çok tecrübeli hem de çok başarılı. Burada gördüğünüz bu konutlar sadece şu anda üst yapıda gördüğümüz binalardan ibaret değil. Bütün bu alan daha birkaç sene öncesinde bomboş bir alan iken bütün altyapısıyla aslında üzerinde en modern şehir yapısının geleneklerimizin de dikkate alındığı bir anlayışla kurulmasını sağlayacak şekilde düzenlendi, hazırlandı, tanzim edildi. Gelirken gördük. Türkiye’nin en güzel okul binaları bu alanda Gaziantep’in çocukları için inşa edildi. Büyükşehir belediye başkanımız Fatma Şahin Hanımefendi’yi ve bütün ekibini yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

    “1 milyon 757 bin konut inşa ettik, sadece deprem sonrası 455 bin konut inşa ettik”

    Bakan Kacır, AK Parti iktidarında Türkiye’de önemli konut atılımları yapıldığını da sözlerine ekleyerek, “Türkiye’yi, Anadolu’nun dört bir yanında 81 şehrimizin tümünde nitelikli konutlarla buluşturacak dev adımları AK Parti iktidarları döneminde attık. TOKİ eliyle 1 milyon 757 bin konut inşa ettik. Sadece 6 Şubat depremleri sonrasında, deprem bölgesinde deprem şehirlerinde yaraları sarmak için yeniden insanımızı güvenli konutlarla buluşturmak üzere dur durak bilmeksizin çalışma yürüttük. Bakanımız Murat Kurum ve ekibinin muazzam gayretli ile 455 bin konutu dünyada eşi benzeri olmayan bir hızla milletimize sunduk. İşte bu Recep Tayyip Erdoğan farkıdır. Gaziantep’te ise 28 bin 600’den fazla sosyal konut TOKİ eliyle tamamlandı” ifadelerine yer verdi.

    “Burası Türkiye’de üretimin kalbinin attığı yer”

    Konut yatırımlarının ekonomik kalkınma ve sanayi üretimi açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Bakan Kacır, “Hem insanımızın hak ettiği konutlara, yaşam alanlarına kavuşması hem de iktisadi kalkınmanın sanayinin üretim gücümüzün ihracatın, rekabet gücümüzün yükselmesi için çok öncelikli olduğu anlayışıyla hareket ediyoruz. Burası Türkiye’de üretimin kalbinin attığı yer. İstiyoruz ki hemen organize sanayi bölgemizin yanı başında kurulu olan bu Kuzeyşehir ve önümüzdeki dönemde yine Gaziantep’in tüm Türkiye’de öncülük edeceği organize sanayi bölgesi lojman projesi, atacağımız tüm bu adımlarla çalışanlarımızın çok daha nitelikli bir yaşam alanı imkanına kavuşması aynı zamanda iş yerlerine yakın yerlerde ikamet etme fırsatı bulmaları, böylelikle gün içerisinde zaman kaybı yaşamamaları, ayrıca kira maliyetlerinin altında kalmamaları, uygun koşullarda ev sahibi ya da lojman kullanıcısı olabilmeleri gibi fırsattan oluşturacak” dedi.

    “Yuva, en karanlıkta ışığın yandığı yerdir”

    Gaziantep Valiliği öncülüğünde tüm kurumların iş birliğiyle “Gaziantep Modeli”nin oluşturulduğunu vurgulayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, “Yuva çok önemli. Yuva, en karanlıkta ışığın yandığı yerdir. Güvendiğin limandır, sıcaklıktır, emanettir, muhabbettir, sevdadır, sevgidir, saygıdır. Buranın bir hikayesi var. Belediye Başkan adayı oldum. Şehirde çok ciddi konut ihtiyacı var. Burası beş buçuk milyon metrekare alan hazine arazisi. Bugün yaptığımızı daha biz yetmişli yıllarda başarsaydık her yaptığımız fabrikanın yanına bir yaşam alanı koysaydık ne bu kadar trafik olurdu ne de işverenin servis maliyeti olurdu” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından protokol üyeleri butona basarak 2 bin konutun temelini attı. Daha sonra örnek daireleri dolaşarak, projeye ilişkin incelemelerde bulundu.

    Kentteki konut ihtiyacını karşılamak amacıyla Kuzeyşehir ve Güneyşehir uydu kentlerinde toplam 14 bin konutluk dev projeyi sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kuzeyşehir’de inşa edilecek 2 bin konutun temelini düzenlenen törenle attı. Gerçekleştirilen törende, Gazikonut aracılığıyla hayata geçirilen ve vatandaşlara kaliteli, güvenli, erişilebilir ve uygun fiyatlı konut imkanı sunan projelerin yeni etabı başlatıldı. 2+1 ve 3+1 daire seçeneklerinden oluşan projeler, planlı kentleşmeyi desteklerken vatandaşların uygun koşullarda ev sahibi olmasına katkı sağlayacak. Gazikonut, Güneyşehir’de 8 bin, Kuzeyşehir’de ise 6 bin olmak üzere toplam 14 bin konut üretmeyi hedefliyor. Proje kapsamında her altı ayda bir bin konutun teslim edilmesi planlanıyor. – GAZİANTEP

  • Özgür Özel: Sandık ve Kurultay İstiyoruz

    Özgür Özel: Sandık ve Kurultay İstiyoruz

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, “Dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Milleti duyuyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz” dedi.

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, Genel Merkez’de gerçekleştirilen ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Bina önünde toplanan vatandaşlara otobüsün üzerinden seslenen Özel, “Yol uzunmuş, dağ yüceymiş. Dönmeyiz. Korku salmış zalimler. Sinmeyiz. Bir can değil, bin can fedadır halka. Hak yolunda diz çökmedik, çökmeyiz’ diz çökmeyenlere selam olsun. Teslim olmayanlara selam olsun. Direnenlere selam olsun. Bu büyük mücadeleye omuz verenlere, tarih yazanlara, destan yazanlara, hepinize helal olsun” diye konuştu.

    ‘ATANMIŞ KAYYIMLAR BU PARTİYİ YÖNETEMEZ’

    Özel, gün boyunca görüşmeler gerçekleştirdiğinden bahsederek, “Bugün biz Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan bu saldırıyla demokrasiyi, siyasi partiler rejimini ve milletin karar verici olmasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in en büyük kazanımını, sandığı, seçme ve seçilme hakkını savunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, milletin partisidir. Atanmış kayyımlar bu partiyi yönetemezler. Cumhuriyet Halk Partisi’ni AK Parti’nin butlan kolları yönetemez, yönettirmeyiz. İşe bakın, şu işe bakın; AK Parti’nin ana kademesi pes edecek, kadın kolları başaramayacak, gençlik kollarında umut kalmayacak ve AK Parti’nin yargı kolları üzerindeki cübbelerle bize saldıracak, AK Parti’nin butlan kolları da gelip bu partiyi yönetecek. Yok öyle yağma. Herkes bilsin ki bugün burada yaşananlar, yaşadığımız zulüm, acılar, akan gözyaşları bir matemin, bir hüznün, bir kaybın, bir teslimiyetin işareti değildir. Bugün yaşananlar doğum sancısıdır, yarının iktidarının doğum sancısıdır. Biz bu sancıya dayanacağız. Bu sancının bir müjde olduğunun farkında olacağız. Acı çekeceğiz, zorlanacağız ama katlanacağız. Sancıya dayanmadan, müesses nizamın şartları kırılamaz. Acıya katlanmadan AK Parti’nin kara düzeni yenilemez. İşkenceye de varsa yaptıkları, katlanmadan; bu darbecilerin işkencesine katlanmadan güzel günler gelemez. Katlanacağız, katlanacağız, en sonunda biz kazanacağız” ifadelerini kullandı.

    ‘BİZ KİMSEYİ GERİDE BIRAKAMDIK’

    Özel, konuşmasına şöyle devam etti:

    “AK Parti yaşlanmıştır. AK Parti yorulmuş, AK Parti tükenmiştir. Erdoğan bir daha seçim kazanamayacağını görmektedir. Erdoğan bu yüzden milleti adaysız, milleti partisiz, milleti lidersiz, milleti seçeneksiz ve çaresiz bırakmak istemektedir. Tarihin en büyük kuşatması, en büyük saldırısı. Ama sen inanırsan, tarihin en büyük fırsatıyla karşı karşıyayız. Bu meydan teslim olmazsa, Türkiye teslim alınamaz. Buradan ilan ediyorum, buradan ilan ediyoruz. Öyle birileri bizi bir başımıza, tek başımıza bırakıp da yalnızlaştırıp da hedefe koyup da aklınca itibarsızlaştırıp da bu mücadelenin belini kıracağını sandılar. Geçen sene 19 Mart darbesiyle Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu, Türkiye’yi gelecekte yönetecek kadroları hedef aldılar. Onları bırakmamızı, onlara sahip çıkmamamızı, onlara atılan iftiralara susmamızı, hatta onların yokluğunu kendimizce fırsat görmemizi, göreceğimizi beklediler. Biz bu milletin her zorluğu görmüş ama asla birbirine sırtını dönmemiş, birbirine menfaat ilişkisi ile bağlı olmayan, kardeşlik hukukuyla bağlı olan, sevgiyle bağlı olan, birbirini seven evlatlarıyız. Biz kimseyi geride bırakmadık, bundan sonra da geride bırakmayacağız.”

    ‘BU MİLLETİN ÖNÜNE SEÇİM SANDIĞI GELECEK’

    Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesine de değinerek, “Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sola tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek” dedi.

    ‘BÜTÜN ÜMİDİM SİZDEDİR’

    Özgür Özel, konuşmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

    “Buradan bir sadakat, bir birliktelik, bir mutabakat yeminine ihtiyaç var. Gün; birilerinin kötülüğü yapma, zamana yayma, normalleştirip üstüne yatma, sonra o işten fayda umma dönemi. Buna karşı ancak büyük bir kararlılık, büyük bir azim ve büyük bir sadakat baş edebilir. Bu meydanlara davet edildiğinizde, eylemlere davet edildiğinizde, mücadeleye davet edildiğinizde, nerede lazımsanız orada oluşmaya, kaderinize el koymaya söz veriyor musunuz? Hep birlikte olacak mıyız? Eninde sonunda AK Parti’nin kara düzenini yıkacak mıyız? Bu kirli çarka çomak sokacak mıyız? İşbirlikçilerini pişman edecek miyiz? En sonunda kazanacak mıyız? Halaya duracak mıyız? En sonunda başaracak mıyız? Bütün ümidim sizdedir. İyi ki varsınız, hepinizi çok seviyorum. Biz başaracağız. İnananlar, haklı olanlar ve mücadele edenler kazanacak. Bu yolda hep beraber yürümeye var mıyız? Yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar.”