Tag: Kullanıcı

  • Eski bir gelenek, Facebook’tan WhatsApp’a taşınıyor

    Eski bir gelenek, Facebook’tan WhatsApp’a taşınıyor

    Facebook’un çok popüler olduğu dönemlerde doğum günleri, sosyal etkileşimin merkezinde yer alıyordu. İnsanlar, arkadaş listelerindeki onlarca kişinin profillerine yazdığı kutlama mesajlarını görmek için o günün gelmesini bekliyordu.

    Ancak kullanıcı alışkanlıklarının değişmesi ve yeni nesillerin platforma mesafeli yaklaşmasıyla, duvarlara mesaj bırakma alışkanlığı geride kaldı. Şimdilerde Meta, bu nostaljik geleneği Facebook’un dışına çıkararak WhatsApp üzerinden yeniden canlandırmanın yollarını bulma peşinde.

    Meta, uygulamanın rehberdeki kişilerin özel günlerini haber vermesini sağlayacak yeni bir özellik üzerinde çalışıyor. Google Play Store’da ortaya çıkan 2.26.27.3 beta sürümü, bu yeniliğin erken geliştirme safhalarında olduğunu gösteriyor.

    Sistemin işleyişi ise oldukça basit; uygulama içinde yaklaşan doğum günlerinin listeleneceği bir alan var. O gün geldiğinde ise kullanıcıya hatırlatıcı bir bildirim ulaşıyor. Pek çok kişinin doğum günü kutlamaları için halihazırda WhatsApp’ı kullandığı düşünülünce, yerleşik bir hatırlatıcının devreye alınması kullanıcı deneyimini pratikleştirebilir.

    Veri gizliliği ve yaş doğrulaması

    Bu hatırlatıcılar, WhatsApp’ın eş zamanlı geliştirdiği yaş doğrulama özelliğinden besleniyor. Yasal sınırları korumak adına zorunlu kılınan bu sistem, aynı zamanda kullanıcıların doğum günü bilgilerini de sisteme dahil ediyor. Rehberinizdeki kişi yaş bilgisini girmediği takdirde uygulama elinde bir veri tutamıyor; bu nedenle özelliğin başarısı, yaş doğrulama sisteminin benimsenmesine bağlı.

    Meta’nın son dönemdeki kullanıcı adı politikaları ve artan veri toplama iştahı, güvenlik hassasiyetlerini de beraberinde getirmiş durumda. Beta sürümünde doğum yılı bilgisinin gizliliği için henüz bir seçenek yok. Ancak özelliğin resmi çıkışına kadar bu alanda bazı kişiselleştirme ayarlarının eklenmesi muhtemel. Android tarafında testleri devam eden bu güncellemeyle ilgili daha detaylı bilgilerin, genel kullanıma sunulacağı tarihe yakın açıklanması bekleniyor.

  • Nokia’dan dört yeni tuşlu telefon: Akıllı değiller ama AI tuşları var!

    Nokia’dan dört yeni tuşlu telefon: Akıllı değiller ama AI tuşları var!

    Nokia telefonların üreticisi olan HMD Global, nostaljik tasarım anlayışını modern teknolojilerle birleştirme arayışında yeni bir adım attı. Şirket, Nokia markası altında dört farklı tuşlu telefon modelini tanıttı.

    Nokia 210 4G, 215 4G 2nd Edition, 235 4G 2nd Edition ve 200 4G olarak isimlendirilen bu cihazlar, akıllı telefonların karmaşasından uzaklaşmak isteyen kullanıcılara hitap ediyor. Yeni modellerin sunduğu detaylar, geçtiğimiz yıllarda piyasaya çıkan Nokia versiyonlarının bir üst seviyesini temsil ediyor. Klasikleşmiş özelliklerden vazgeçilmiş değil; 3,5 mm kulaklık girişi, microSD kart desteği ve çoğu modelde bulunan FM radyo gibi bileşenler yerini koruyor. Kullanıcılar için bu, tanıdık bir deneyim anlamına geliyor.

    Cihazların en dikkat çekici yeniliği ise ön kısımlarına yerleştirilen özel “AI” tuşu. Sikey AI uygulaması ile çalışan bu sistem, karmaşık üretken yapay zeka modelleri yerine temel işlevlere odaklanıyor. Kullanıcılar bu tuş aracılığıyla alarm kurabiliyor, kamerayı başlatabiliyor veya hatırlatıcı oluşturabiliyor. Basit yemek tarifleri almak veya yabancı dilde kısa cümle kalıpları öğrenmek gibi temel sorular da bu yazılım üzerinden yanıtlanabiliyor.

    Üyelik sistemi ve kullanıcı tepkileri

    Bu yapay zeka asistanının nasıl çalıştığına dair teknik detaylar şimdilik oldukça kısıtlı. Bulut tabanlı bir bağlantı üzerinden çalıştığı düşünülen bu sistemin, ilk 180 gün boyunca ücretsiz olduğu belirtildi. Bu sürenin ardından servisin devamı için bir ücret talep edilip edilmeyeceği ise henüz belirsiz.

    Diğer taraftan, telefonların Xpress Chat platformu sayesinde görüntülü görüşme ve sesli mesaj gibi gelişmiş yeteneklere sahip olduğunu görüyoruz. Cihazların fiyatları veya hangi pazarlarda satışa sunulacağı henüz açıklanmadı. Ancak bu tuşlu telefonlara eklenen yapay zeka tuşu, internet topluluklarında tartışmalara yol açmış durumda. Özellikle Reddit kullanıcıları, basitlik hedefli bir cihazda bu tür bir özelliğin bulunmasını yersiz ve gereksiz olarak nitelendiriyor.

  • “X’in katili olacak” deniyordu. Aylık 500 milyon aboneye ulaştı

    “X’in katili olacak” deniyordu. Aylık 500 milyon aboneye ulaştı

    Elon Musk’ın 2022 yılında Twitter’ı satın alıp adını X olarak değiştirmesinin ardından Meta tarafından kurulan Threads, sessiz ama kararlı büyümesini sürdürüyor.

    İlk çıktığı dönemde OpenAI bünyesindeki ChatGPT platformunu geride bırakarak 100 milyon kayıtlı kullanıcıya en hızlı ulaşan uygulama unvanını alan Threads, teknoloji dünyasının odağının yapay zekaya kaymasıyla bir süre gözlerden uzak kaldı.

    Ancak Meta tarafından paylaşılan son veriler, platformun aylık aktif kullanıcı sayısının 500 milyona ulaştığını gösteriyor.

    Bu veri, Threads uygulamasını Elon Musk’ın sahibi olduğu X ile benzer bir popülerlik seviyesine taşıyor.

    Platformun zaman içindeki dönüşümü incelendiğinde, klasik bir haber akışı sunmaktan ziyade Reddit benzeri sosyal forum yapılarına benzediği görülüyor.

    Kullanıcılar artık genel gündem yerine televizyon dizileri, maç özetleri, ünlü magazinleri ve güncel gelişmeleri tartışmak üzere özel topluluklarda bir araya geliyor.

    Platform genelinde K-pop, kadınlar profesyonel basketbol ligi WNBA, ilişkiler ve popüler kitaplar en çok ilgi gören başlıklar arasında yer alıyor.

    Bünyesinde Facebook ve Instagram gibi devleri de barındıran Meta, Threads platformunu haber ve siyasetin ana unsur olmadığı, daha çok günlük sohbetlerin döndüğü bir alan olarak konumlandırıyor.

    Bu doğrultuda topluluklara özel kanallar açılıyor, en çok paylaşım yapan kullanıcılara rozetler veriliyor ve kişiselleştirilmiş algoritmalara imkan tanınıyor.

    Threads Direktörü olan 37 yaşındaki Connor Hayes, platformun “kullanıcıların niyetini takip etme” ilkesiyle büyüdüğünü ifade ediyor.

    Nihai hedeflerinin 1 milyar kullanıcıya ulaşmak olduğunu belirten Hayes, bu hedefin gerçekleşmesi halinde finansal raporlara göre 956 milyon kullanıcısı olan Snapchat uygulamasını geride bırakacaklarını kaydediyor.

    Hayes, New York Times gazetesine verdiği demeçte, “Başarıyı, halka açık sohbetler için en büyük ve en iyi platform olmak şeklinde tanımlıyoruz” sözlerini kullanıyor.

    Threads platformunun ulaştığı bu nokta, Meta’nın yapay zeka çağında sosyal medya alanındaki gücünü koruduğunu gösteriyor.

    Ancak bu başarı, şirketin sosyal ağ kökenlerinin ötesine geçip geçemeyeceği sorusunu da beraberinde getiriyor.

    Meta Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg, son yıllarda şirketi metaverse ve yapay zeka gibi alanlara yönlendirmeye çalışsa da bu girişimlerden karışık sonuçlar aldı.

    Şirket, amiral gemisi niteliğindeki metaverse platformunu Mart ayında sonlandırırken, yapay zeka alanında Google, Anthropic ve OpenAI gibi devlerle rekabet etmeyi sürdürüyor.

    Zuckerberg ayrıca son dönemde şirketin Polymarket ve Kalshi benzeri tahmin pazarlarına yönelik bir akıllı telefon uygulaması geliştirmesi yönünde adımlar atıyor.

    Zuckerberg’in Threads için beklentileri daha temkinli tuttuğu görülüyor. Platformu Instagram, Facebook, WhatsApp ve Messenger’ın ardından “ailedeki beşinci büyük uygulama” olmaya aday gösteren Zuckerberg, yatırımcılarla yaptığı son toplantıda yapay zekadan 49 kez bahsederken Threads ismini yalnızca iki kez geçirdi.

    Zuckerberg Temmuz 2023 döneminde yaptığı bir açıklamada, Threads için “Çok büyük bir proje değil. Zamanla odağımızı yapay zeka ve metaverse alanlarına yönlendireceğimizi öngörmelisiniz.” ifadelerini kullanmıştı.

    Buna karşın S&P Global Visible Alpha Araştırma Grubu Başkanı Melissa Otto, Threads platformunun Meta için büyüme ve ivme gösteren ilginç bir hikayeye dönüştüğünü kaydediyor.

    Otto, “Şirketin diğer devasa uygulamalarının ölçeğiyle karşılaştırıldığında yavaş bir gelişim olabilir ancak potansiyeli yüksek” değerlendirmesinde bulunuyor.

    2023 yılında kullanıma sunulan Threads, ilk etapta Instagram altyapısıyla desteklendi ve bu platformun 3 milyar kullanıcısına tanıtıldı.

    Kullanıcıların Threads hesabı açabilmesi için Instagram hesaplarını bağlaması gerekiyordu ve bir hesabı silmek diğerinin de silinmesini zorunlu kılıyordu.

    O dönemde Instagram lideri Adam Mosseri’nin yönetiminde olan platformun başına, geçtiğimiz yıl Temmuz ayında üretken yapay zekadan sorumlu eski başkan yardımcısı Connor Hayes getirildi.

    Hayes liderliğinde Ekim ayında topluluklara yönelik resmi kanallar gibi yeni özellikler devreye alındı.

    Aralık ayında ise en aktif kullanıcılara özel profil tasarımları sunulmaya başlandı, bu kişilerin ülke genelinde fiziksel etkinlikler ve ortak izleme partileri düzenlemesine destek sağlandı.

    Platformdan gelir elde etmek amacıyla Ocak ayında ilk reklam denemelerine başlandı. Uygulama henüz net bir gelir raporu paylaşmamış olsa da analist Melissa Otto, Threads platformunun 1 milyar kullanıcıya ulaşması ve güçlü bir reklam modeli oturtması durumunda yıllık en az 30 milyar dolar gelir sağlayabileceğini öngörüyor.

    Bu rakam, geçen yılki 201 milyar dolarlık gelirinin neredeyse tamamını reklamlardan elde eden Meta için büyük bir anlam ifade ediyor.

    Meta verilerine göre, Threads platformuna doğrudan, yani Instagram veya Facebook yönlendirmesi olmadan giren kullanıcıların oranı artış gösteriyor.

    Özellikle Asya pazarında büyük ilgi gören uygulamada geçirilen süre son bir yılda Güney Kore’de yüzde 80, Japonya’da ise yüzde 130 oranında yükseldi.

    Diğer metin tabanlı sosyal ağlar ise zorlu bir süreçten geçiyor. X platformu Mart ayında son çeyrek reklam gelirlerinin 100 million dolar düştüğünü raporladı.

    Bir diğer rakip olan Mastodon’un aktif kullanıcı sayısı, Elon Musk’ın Twitter’ı almasından sonra ulaştığı zirve noktasından yüzde 70 düşüşle 758 bine geriledi. Bluesky ise bu yılki aktif kullanıcı sayısını 45 milyon olarak duyurdu.

    Geçen ay Threads, Rekabet Kurumu’nun geçici tedbir kararı nedeniyle yaklaşık iki yıl süren erişim yasağının kaldırılmasıyla Türkiye’de yeniden aktif hale geldi.

    Aylık 500 milyon aktif kullanıcıya ulaşan uygulama, içerik üreticileri, işletmeler ve bireysel kullanıcılar için olumlu ve anlık etkileşim imkânı sunan bir ortam oluşturma hedefiyle geri dönüyor.

    Türkiye’deki milyonlarca sosyal medya kullanıcısı, 29 Nisan 2024’te alınan beklenmedik bir kararla sarsılmıştı. Instagram üzerinden hızlıca hesap açılmasına olanak tanıyan ve X’e alternatif olarak konumlandırılan Threads, Rekabet Kurumu’nun geçici tedbir kararı uyarınca erişime kapatılmıştı.

    Bu kararın dayanağı olarak, Threads’in Instagram’la veri paylaşarak Meta’nın pazardaki hâkimiyetini hukuka aykırı biçimde güçlendirdiği ve rekabet kurallarını ihlal ettiği öne sürülmüştü.

    Kullanıcı profillerinin rıza olmaksızın birleştirilmesi ve verilerin platformlar arası aktarımı, tartışmaların odağında yer almıştı.

    Alınan karar sonrası Meta, Threads’in Türkiye’deki hizmetini askıya almış ve kullanıcılar uzun bir bekleyiş sürecine girmişti.

    Ancak bu bekleyiş sona erdi. Meta’dan yapılan resmi duyuruyla Threads Türkiye’de tekrar erişime açıldı. Kullanıcılar uygulamayı yeniden indirebiliyor ya da threads.net üzerinden mevcut hesaplarını etkinleştirebiliyor.

    Geçmiş paylaşımlar, etkileşimler ve takipçi listeleri de yeniden görüntülenebilir durumda.

    Rekabet Kurumu’nun 2024’te başlattığı soruşturma çerçevesinde Meta’nın veri politikaları kapsamlı biçimde mercek altına alınmıştı.

    Threads’in Instagram hesaplarıyla entegre çalışması ve platformlar arası veri birleştirme yöntemleri incelemenin temel başlıkları arasındaydı.

    Meta, soruşturma sürecinde Türkiye’deki Threads faaliyetlerini geçici süreyle durdurduğunu duyurmuş ve kullanıcılara hesaplarını dondurma ya da silme seçenekleri sunmuştu.

  • Trump’ın torunu Beyaz Saray’ın kapalı kapılarını açtı

    Trump’ın torunu Beyaz Saray’ın kapalı kapılarını açtı

    ABD Başkanı Donald Trump’ın 17 yaşındaki torunu Kai Trump, sosyal medya hesaplarında paylaştığı Beyaz Saray vloglarıyla tartışmaların odağına yerleşti.

    Videolarda Beyaz Saray’ın resmi turlar kapsamında ziyaretçilere açılmayan özel yaşam alanlarını tanıtan Kai Trump, kamuoyuna nadiren görülen bölümlerin kapılarını araladı.

    Kai Trump’ın paylaştığı görüntülerde bowling salonu, golf simülasyon odası, tam donanımlı spor salonu ve kişisel giyinme odası gibi bölümler yer aldı.

    17 yaşındaki Kai ayrıca, Beyaz Saray’ın en tarihi odalarından biri olarak kabul edilen ve devlet konuklarının ağırlandığı Lincoln Yatak Odası’nda kaldığını da anlattı.

    Paylaşımlar kısa sürede milyonlarca kişiye ulaşırken, sosyal medyada farklı tepkiler aldı.

    Videoları destekleyen kullanıcılar, içeriklerin Beyaz Saray’a daha önce görülmemiş bir bakış sunduğunu savundu.

    İkinci kata çıktığında, tüm dünya liderlerinin Beyaz Saray’a giriş yaptığı resepsiyon salonunu ve ön girişi gösterdi. Süslü şamdanlarla çevrili olan bu girişin hemen önünde Trump’a yönelik suikast girişiminin devasa fotoğrafı dikkat çekti.

    Bir sosyal medya kullanıcısı, “Çoğu kişi ev turu yapıyor. Kai Trump ise Oval Ofis’ içeren bir Beyaz Saray turu paylaşıyor. Tarihe 4K çözünürlükte tanıklık ediyoruz.” yorumunu yaptı.

    Başka bir kullanıcı ise Kai Trump’ın, “Diğer başkanların torunlarının yapmaya cesaret edemediği Beyaz Saray turlarını paylaşan ilk isim.” olduğunu öne sürdü.

    Kai Trump, Beyaz Saray turu sırasında ceviz çalışma masasının başına geçerek izleyicilerine Donald Trump’ın masasındaki ayrıntıları gösterdi.

    Trump’ın masasının köşesinde bulunan altın renkli tepside, başkanın resmi belgeleri kalın siyah imzasıyla imzalamak için kullandığı kalemler yer alıyor. Tepsinin üzerinde ayrıca bardak altlıkları ve Trump’ın sıkça kullandığı “diyet kola” butonu da bulunuyor.

    Trump’ın görevdeki ilk döneminden bu yana bilinen ve Beyaz Saray personeline kola siparişi vermek için kullanıldığı belirtilen düğme, Kai Trump’ın videosunun ardından sosyal medyada yeniden gündem oldu. Kullanıcılar, videoda en çok bu ayrıntıyı tartıştı.

    Paylaşımlar eleştirilerin de hedefi oldu.

    Bazı kullanıcılar, herhangi bir resmi görevi bulunmayan bir başkan torununun Beyaz Saray’ın özel alanlarına ilişkin içeriklerle bu kadar ön plana çıkarılmasını doğru bulmadıklarını dile getirdi.

    Bir kullanıcı, “Kai’nin yalnızca Trump’ın torunu olduğu için yıldız haline getirilmesi üzücü. Sıradaki adım önemli bir komitenin başına getirilmesi olur herhalde. Artık sistemin temizlenmesinin zamanı geldi.” ifadelerini kullandı.

  • Google’dan büyük yapay zeka hamlesi

    Google’dan büyük yapay zeka hamlesi

    Şirketin Kaliforniya’daki yıllık geliştirici konferansında konuşan Google CEO’su Sundar Pichai, “Gemini Spark” adlı yeni kişisel yapay zeka aracısının gelecek haftadan itibaren ABD’deki bazı abonelere sunulacağını açıkladı.

    Google ayrıca yaz aylarından itibaren ABD’deki kullanıcılar için arama motoruna sürekli çalışan yapay zeka ajanları ekleyecek. Yeni sistem, kullanıcı adına haber takibi yapabilecek, etkinlik rezervasyonu oluşturabilecek ve alışveriş listelerini yönetebilecek.

    SON 25 YILIN EN BÜYÜK DEĞİŞİKLİĞİ

    Şirket, bunun Google arama motorunda son 25 yılın en büyük değişikliği olduğunu belirtti. Bu kapsamda arama çubuğu da kullanıcıların sohbet robotlarına yönelttiği daha karmaşık sorulara alan açacak şekilde büyütülecek.

    Pichai, “Aramanın artık tek tek sorgulardan çok devam eden bir konuşmaya dönüşmesini seviyorum.” dedi.

    Google, son üç yıldır OpenAI’nin geliştirdiği ChatGPT ile rekabet etmeye çalışıyor. Şirketin Gemini uygulamasının aylık kullanıcı sayısının 900 milyona ulaştığı, yapay zeka destekli “AI Mode” arama özelliğinin ise dünya genelinde 1 milyar kullanıcıya yaklaştığı açıklandı.

    Google ayrıca yeni yapay zeka modeli Gemini 3.5 Flash’ı da duyurdu. Şirket, modelin rakip sistemlerden dört kat hızlı çalıştığını ve benzer performans sunduğunu öne sürdü. Daha güçlü “Gemini 3.5 Pro” sürümünün gelecek ay yayınlanması bekleniyor. Konferansta dikkat çeken bir diğer gelişme ise Google ile OpenAI arasındaki iş birliği oldu. OpenAI’nin, yapay zeka ile üretilmiş görsellere görünmez filigran ekleyen Google aracı “SynthID”yi kullanacağı açıklandı. Amaç, sahte ve manipüle edilmiş içeriklerin yayılmasını engellemek.

    HABER SİTELERİ VE YAYINCILAR ŞİKAYETÇİ

    Öte yandan Google’ın yapay zeka hamleleri haber siteleri ve yayıncılar açısından yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Şirketin kullanıcıları kendi uygulamaları içinde tutmasının, dış internet sitelerine yönlenen trafiği ve reklam gelirlerini azaltabileceği belirtiliyor.

    Avrupa’daki büyük yayıncı birlikleri, Google’ın haber içeriklerini ödeme yapmadan yapay zeka özetlerinde kullandığı gerekçesiyle Avrupa Komisyonu’na şikayette bulundu. Google’ın hukuki sorunları yalnızca Avrupa ile sınırlı değil. ABD’de bir mahkeme 2024 yılında şirketin çevrimiçi arama pazarında yasa dışı tekel oluşturduğuna hükmetmişti. Şirketin bazı faaliyetlerini ayırmaya zorlanabileceği belirtiliyor.

  • Apple Watch Series 12 gösterişi bırakıyor, güce oynuyor

    Apple Watch Series 12 gösterişi bırakıyor, güce oynuyor

    Apple, yeni Apple Watch modellerinde bu yıl radikal bir tasarım değişikliğine gitmeyecek gibi görünüyor. İlk bilgiler, şirketin görünüş yerine hız, pil ömrü ve günlük kullanımda fark yaratacak akıllı özelliklere ağırlık verdiğini gösteriyor.

    Apple Watch Series 12, Apple Watch Ultra 4 ve watchOS 27 hakkında çıkan erken sızıntılar; daha güçlü işlemci, daha gelişmiş yapay zeka araçları, genişleyen uydu desteği ve pil tarafında ciddi iyileştirmelerden söz ediyor.

    watchOS 27’nin 8 Haziran’daki WWDC 2026 etkinliğinde tanıtılması bekleniyor. Apple Watch Series 12 serisinin ise eylül ayında yeni iPhone modelleriyle birlikte sahneye çıkacağı düşünülüyor. Geliştirici betasının etkinlik sonrası, genel beta sürümünün ise temmuzda yayınlanması bekleniyor.

    Apple bu kez görünüşten çok deneyime oynuyor

    Şu ana kadarki bilgiler tek bir noktada birleşiyor: Apple, saatin dışını değiştirmekten çok kullanım deneyimini güçlendirmeye odaklanıyor.

    Bu yaklaşım mantıklı görünüyor çünkü çoğu kullanıcı için daha uzun pil ömrü, daha hızlı uygulamalar ve daha akıllı yazılım; yeni kasa tasarımından çok daha önemli.

    Touch ID hâlâ belirsiz

    En çok konuşulan iddialardan biri, Apple Watch Series 12 ve Ultra 4 modellerine Touch ID gelebileceği yönünde.

    Geçen yıl ortaya çıkan bazı şirket içi yazılım referansları, Apple’ın yan tuşa entegre parmak izi doğrulama sistemi üzerinde test yaptığını göstermişti. Bu sistem gerçekleşirse kullanıcılar şifre girmeden saat kilidini açabilecek ve ödeme onayı verebilecek.

    Ancak son bilgiler, bu özelliğin henüz netleşmediğini söylüyor. Apple’ın şu an pil alanı ve gelişmiş sağlık sensörlerine öncelik verdiği belirtiliyor. Bu da Touch ID için gerekli donanıma yer açmayı zorlaştırıyor.

    Şimdilik Touch ID kesin değil.

    Yeni çip asıl farkı yaratabilir

    Apple’ın uzun süredir benzer işlemci yapısını kullandığı Apple Watch serisinde bu yıl yeni bir çipe geçmesi bekleniyor.

    Bu yükseltme birçok kullanıcı için asıl yenilik olabilir.

    Beklenen avantajlar şöyle:

    • Daha hızlı uygulama açılışı

    • Daha akıcı geçişler ve animasyonlar

    • Günlük kullanımda daha iyi pil verimliliği

    • Saat üzerinde daha güçlü yapay zeka işlemleri

    • Sağlık ve fitness verilerinde daha hızlı analiz

    • Gelecek Apple Intelligence özelliklerine daha güçlü destek

    İşlemcinin adı S11 ya da S12 olabilir. Ama bu yıl isimden çok performans önemli duruyor.

    watchOS 27 yapay zekayı daha fazla öne çıkarabilir

    Apple, watchOS 26 ile Workout Buddy, Mesajlar’da canlı çeviri ve bildirim özetleri gibi Apple Intelligence özelliklerini sisteme taşımıştı.

    watchOS 27 ile bu tarafın daha da büyümesi bekleniyor.

    Gelen bilgilere göre Apple, Sağlık uygulamasıyla daha sıkı çalışan yeni bir yapay zeka sistemi üzerinde duruyor. Bu sistem; kişisel koçluk, sağlık önerileri ve kullanıcının alışkanlıklarına göre şekillenen fitness analizleri sunabilir.

    Bu da Apple Watch’un sadece veri toplayan bir cihaz olmaktan çıkıp daha aktif öneriler veren bir asistana dönüşmesi anlamına geliyor.

    Yeni kadranlar ve uydu özellikleri yolda

    watchOS 27 ile birlikte Modular Ultra kadranının standart Apple Watch modellerine uyarlanmış yeni bir versiyonu gelebilir.

    Bu tasarımın daha sade bir görünüm sunarken küçük ekranlarda bilgileri daha okunabilir hale getirmesi bekleniyor.

    Uydu bağlantısı tarafında da genişleme bekleniyor.

    Apple Watch Ultra modellerinde zaten Acil SOS, Mesajlar ve Bul özellikleri için kullanılan uydu desteğinin şu alanlara yayılabileceği konuşuluyor:

    • Apple Maps desteği

    • Uydu üzerinden fotoğraf gönderme

    • Hücresel bağlantı olmadan daha gelişmiş iletişim

    • Doğa yürüyüşü ve seyahatlerde daha güçlü destek

    Kısacası Apple, bu yıl Apple Watch’un dışını fazla değiştirmeyebilir. Ama iç tarafta hız, pil, yapay zeka ve bağlantı özellikleriyle kullanıcıların gerçekten hissedeceği yenilikler sunabilir. Büyük değişim bazen görünüşte değil, kullanımda olur.