Tag: Kim

  • Dervişoğlu: ‘Sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz’

    Dervişoğlu: ‘Sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz’

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Ekonominin kitabını yazdık’ diyenler sayesinde, bugün dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz. Biz, ‘en kötü kim yönetecek’ olimpiyatlarında altın madalyaya koşuyoruz” dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, 2 haftadır haber kanallarında aynı konunun işlendiğini belirterek, “Tek bir başlık, tek bir gündem var. ve bu konu, salt bir parti meselesi, şahısların çekişmesi olarak ele alınıyor. O ekranları seyredince sanırsınız ki memlekette başka bir şey olmuyor da bir siyasi parti içinde ‘adil bir rekabet’ yaşanıyor. Sanki hiç kimse, herhangi bir müdahalede bulunmamış da bir sorun kendi kendine oluşmuş ve Türkiye de o sorunla uğraşıyor. Ayrıca bu sorun, bize diğer tüm sorunlarımızı da unutturmuş, enflasyon ve hayat pahalılığı ortadan kalkmış, ekonomi programı tıkır tıkır işliyor. Emekli ve asgari ücretli hakkını almış, alın teri karşılığını bulmuş, işsizlik problemi aşılmış, çiftçi ürettiğinin karşılığını alıyor, asayiş diye bir derdimiz kalmamış; kadınlar, gençler, çocuklar güvende; esnaf, tüccar, sanayici halinden memnun; dış politikada her şey güllük gülistanlık; hukuk, adalet, demokrasi baharı yaşıyoruz öyle mi? İnsanın, ‘ne butlanmış be arkadaş’ diyesi geliyor. Bizi, değerlerimizi, canlarımızı, doğrularımızı kemiren, tüketen, öldüren tüm bu sorunlar ortadayken, kasten ve taammüden sahnelenen bu ‘cambaza bak’ oyunuyla milletimin gözüne perdeler indiriliyor. Kimdir sebebi? İktidar ve ortaklarıdır. Kimdir sebebi? İktidar ve yabancı ortaklarıdır. Kimdir sebebi? Buna ses etmeyenler, itiraz etmeyenlerdir” diye konuştu.

    ‘KOSKOCA TÜRKİYE, ŞİRKETE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ’

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildiğinden beri devlet nizamının çivisinin çıktığını söyleyen Dervişoğlu, “Hatırlayın, ormanlarımız günlerce cayır cayır yanarken kurumlar müdahale etmek için saatlerce bekledi. Neden? Çünkü bakanlar uçağa binmek için bile ‘Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla’ cümlesini kurmak zorundaydı. Şimdi yine yangın mevsimine giriyoruz. İktidarın ne kadar hazırlık yaptığını, Allah korusun kaç dönüm orman yandığıyla anlayacağız. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti tek bir imzayla, tek bir kararla yönetilen adeta tek bir gruba kar payı dağıtan bir şirkete dönüştürülmüştür. Patrona sadakat da tek gaye haline getirilmiştir. Söylemeden geçmeyeyim. Yahu arkadaş, her birinizin üzüm misali birbirinize baka baka kararmasının alemi yok. Fikirleriniz, hasletleriniz olabilir de işinizi yapın kardeşim. Üzerinize vazife olan işleri yapın” dedi.

    ‘PAZAR FİLESİ, RAKAMLARIN GERÇEĞİNİ ANLATMAYA YETİYOR’

    Ardından 5 Haziran’da açıklanan Türkiye İstatistik Kurumu enflasyon verilerine değinen Dervişoğlu, “Yıllık enflasyon yüzde 32,61. Merkez Bankası yıl sonu hedefini yüzde 16’dan yüzde 24’e çekti. Yani hedefi tutturamayınca, hedefi yukarı taşıdılar. ‘Ekonominin kitabını yazdık’ diyenler sayesinde, bugün dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz. Biz, ‘en kötü kim yönetecek’ olimpiyatlarında altın madalyaya koşuyoruz. Eskiden bu ülkede bir işçi emekli olduğunda alacağı ikramiyeyle başını sokacak mütevazı bir ev alabilirdi, evladının düğününü yapabilirdi. Şimdi ne yapıyor? Aldığı ikramiye ile elden aldığı borçları kapatıyor, kartının asgarisini ödüyor, ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Ocak’tan bu yana beş aylık enflasyon yüzde 16’yı geçiyor. Bu oran, hepimizin eriyen satın alma gücünün oranı. Sofralarımızdan eksilen zeytinin, peynirin oranıdır. Bu yangın her yeri sarmışken, her sabah yeni bir cehenneme uyanırken, icraat yapması gereken iktidarın sözcüleri çıkıp sabır bekleyip, şükür nasihat edip, masa başında oynadıkları rakamlarla sahte başarı hikayeleri anlatıyorlar. Oysaki sadece pazar filesi, rakamların gerçeğini anlatmaya yetiyor. Çocuğunun beslenme çantasını boş gönderen anaların gözyaşları bıçağın kemiğe dayandığını gösteriyor. Buradan bu ülkeyi yönettiğini sananlara, sarayın itibarını vatandaşının onuruna tercih edenlere sesleniyorum. O saraylardaki oy hesaplarınız, entrikalarınız, ayak oyunlarınız, masa başı rakam cambazlıklarınız, sözde başarı cazgırlıklarınız sizi kurtaramayacak. Biz, milletimizle aynı safta omuz omuza geliyoruz. O haram saltanatınızı yıkmaya, bu milletin anasının ak sütü gibi helal hakkını millete vermeye geliyoruz” ifadelerini kullandı.

    ‘MİLLETİN İRADESİ İMRALI’DA DEĞİL, BU MECLİS’TEDİR’

    Dervişoğlu ayrıca, “DEM Partili Meclis Başkanvekili çıkmış, İmralı’yla görüşüp dönüyor ve ‘Kök yasa hazırlanacak’ diyor. Neymiş? Belli örgüt mensuplarının Türkiye’ye gelmesinin önü açılacakmış. Bunun için de İmralı’daki bebek katiline özgürlük mitingleri yapacaklarmış. Hiç yadırgamıyorum. Siz İmralı’daki caniye şayet ‘kurucu önder’ derseniz, komisyonu ayağına gönderirseniz, Nevruz Bayramlarında mesajlarını meydanlarda okutursanız olacağı budur. Bunlara ne söylesek az, ne söylesek faydasız. Açık ve net söylüyorum; bu millet, şehit analarının gözyaşlarını unutmadı. Bu millet, terörün bedelini gencecik fidanlarıyla ödedi. O ödenen bedelleri, kapalı kapılar ardında ‘bir sefere mahsus’ diyerek sıfırlayamazsınız. Milletin iradesi İmralı’da değil, bu kürsüdedir, bu Meclis’tedir. Safımız bu iradenin hakimiyetini savunmaktır” dedi.

  • Özgür Özel: Burası Seçilmişlerin Yeri

    Özgür Özel: Burası Seçilmişlerin Yeri

    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir, o karar burada tecelli eder. Bütün yıpranmışlığına, yok sayılmasına, anayasayla yetkilerinin yağmalanmasına rağmen eninde sonunda o birinci Meclis’in duvarlarındaki o ruhu gidince hissedersiniz. Burası seçilmişlerin yeridir” dedi.

    CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, grup toplantısına ilişkin bir haftadır süren tartışmalara değinerek, “Bugün 13.30’da bu kürsüde kim olacak; günlerdir bu tartışıldı, bu konuşuldu. Burada, bu kürsüde ilan edilen saatte çıkıp da konuşma yapmayı kendi adıma bir başarı, bir zafer olarak görmüyorum. Ancak bu kürsüde Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş Genel Başkanının konuşma yapmasının sağlanması; Dikmen Kapı önündeki binlerin, Türkiye’deki milyonların ve bu salonda bulunan bu güzel insanların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum” dedi.

    ‘BİRLİKTELİĞİNİN ZAFERİ’

    Demokrasi fikrinin insanları olduklarını söyleyen Özel, “Biz sandığa inanırız, seçime, seçene ve seçilene saygılıyız. Onun için bugün buradaki bu duruş, bu başlangıç ve hep birlikte sürdürdüğümüz bu yürüyüş çok anlamlıdır. Bir gün değildir, bir mevzi değildir, bir zafer değildir. Bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir ve bencil bir duyguyla değil; bütün ülkenin geleceğini düşünen bir duyguyla davrananların birlikteliğinin zaferidir. Hepinizi kutluyorum” ifadelerini kullandı.

    ‘VAZİFEYİ ÜSTLENMENİN GEREĞİ BUDUR’

    Özel, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümünde Manisa’da olmak istediğini belirterek, “Orada olacaktık. Geçen hafta basın mensubu bir arkadaş sordu, ‘Bir dahaki grup toplantısı’ deyince ben dedim ki; ‘Haftaya olmaz. Ferdi’nin vefatının yıl dönümü. Orada oluruz. Herkes orada olur.’ Bu soruya cevap yayınlandıktan bir süre sonra olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım. Sonra da araya girip ‘Yapmasanız’ diyenlere, ‘Özgür Bey, Manisa’ya gideceğim deyince, biz yapalım dedik’ diyerek, burada grup toplantısını yapmak için bir fırsat görüldü. Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir, o karar burada tecelli eder. Bütün yıpranmışlığına, yok sayılmasına, anayasayla yetkilerinin yağmalanmasına rağmen eninde sonunda o birinci Meclis’in duvarlarındaki o ruhu gidince hissedersiniz. Burası seçilmişlerin yeridir. Eğer bir seçilmiş ona verilen görevi, yani bugün bu kürsüdür ona verilen görev. Ele verilen bayrağı bir kere bırakmaya görsün. O bayrağı bir kere bırakırsanız millet bir daha elinize vermez o bayrağı. Ben bugün burada lazımdım, ondan burada kaldım. Bir inatlaşmanın değil, vazifeyi üstlenmenin gereği budur. Dört koldan saldırı altındayız. Üç yıl önce partimizde seçimleri kazandık. 10 ay sonra yüzde 38’le 47 yıl sonra partiyi birinci parti yaptık. Kurulduğu günden beri AK Parti’yi ilk kez geçtik. O günden bugüne saldırı altındayız. Yani ‘CHP’nin iç işi’ diyorlar ya bakarsan dışarıdan, anlamazsan meseleyi, çözemezsen kumpası ‘CHP’nin iç işi.’ CHP’nin iç işi falan değil. Kim karışır CHP’nin kurultayına” diye konuştu.

    ‘İNSANLAR TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE BEDENLERİNİ KOYUYOR’

    Özel, mutlak butlan kararının parti içi olmadığını söyleyerek, “Mesele; Cumhuriyet Halk Partisi’ni olası tüm adaylarıyla, kurumsal kimliğiyle, lideriyle, bütün güçlü kaslarıyla birlikte ortadan kaldırmaya çalışan, rakipsizleştirme, Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Kimse bu işi parti içi bir mesele sanmasın. Aha da bizim parti, parti içi bir mesele olacak, Ali’yle Veli kavgaya tutuşacak, burada gidecek ele güne karşı Meclis’in giriş kapısının önünde o cılız, o aslında güçsüz ama gücünü haklılığından alan bedenini, oradan buradan toplanmış serseri güruhun önüne koyacak. Parti için meseleye değil; Türkiye demokrasisine, ülkenin iktidarının sandıkla değiştirilmesine bedenlerini koyuyorlar orada insanlar. Bugün yapılan iş; milletle birlikte iktidara yürürken dünya siyaset tarihinde görülmemiş bir şekilde bir çelme, bir kumpas, bir yolundan çevirme operasyonudur. Bu yüzden bizim bugün buradaki geçirdiğimiz her gün, sıkı sıkı sahip çıktığımız zincirin her bir halkası, o kopmadığımız her an memleketi Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden koparacak. Trump istiyor diye onun Ankara’daki temsilcisi öyle tarifliyor diye; ‘Buralarda demokrasiye gerek yok, merhametli monarşiler, güçlü tek adamlar lazım. Eskisi gibi Osmanlı’nın son dönem sistemi gibi sistem lazım.’ Öbür taraftan, ‘Devletin başına bir Türk, bir Kürt, bir Alevi lazım. İttihat ve Terakki gibi batıcılar, muhafazakarlar, milliyetçilerin ittifakını derin devlet kuruyor biz de ona uyuyoruz’ deyip bu yıkıcı rezalete, bu rejime kasteden niyetlere karşı o zincirleri tutuyoruz. Bugün kopmayan halka, bu halkadır” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘MİLLET PARALELİN KİM OLDUĞUNU BİLİR’

    Özel ayrıca, “Şimdi çıkmışlar oraya buraya; bir paralel CHP varmış, paralel CHP anlayışı varmış. Bizim Meclis’i paralel genel merkez olarak yapmamız kabul edilemezmiş. O yüzden burası da zapt edilmeliymiş. Biz genel merkezden Meclis’e yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. Eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bu çirkin zihniyeti geride bıraktık, onlara bıraktık. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir binadan ibaret değil; bir anlayıştan, bir inançtan, gerekirse bir inattan ibaret olduğunu ve bunun bu ülkenin son umudu olduğunu, son kalenin bir bina, kapısı çatısı değil, son kalenin Cumhuriyet’e inananların yüreğinde olmayan korku duygusu, var olan mücadele duygusu olduğunu söyledik. Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet seçilmişler varken, atanmış paralelleri bilir. Onun için her şeyi yapın ama bu dille, bu FETÖ’den kalma dille, önüne geleni FETÖ’cü ilan eden dille, önüne geleni hain ilan eden dille, demokrasiyi tehdit gördükleri için demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin her direnişe ‘ayaklanma’, her meydana ‘sokak çağrısı’, her mitinge ‘sokakları karıştırmak, Türkiye’yi karıştırmak’ diye bakan sığ anlayışın o terminolojisini, Cumhuriyet Halk Partisi’nde görev yapmış kimseye yakıştırmam. Asla ve asla Cumhuriyet Halk Partisi’ne ‘paralel yapı’, ‘FETÖ’ ya da namuslu arkadaşlarımıza ‘hırsız’ diyemezsiniz. Atılan iftiralara uygun olarak çeşitli iddianame laflarını doğruymuş gibi, iddianameye bile giremeyen iftiraları doğruymuş gibi alıp; ‘arınacağız, atacağız, satacağız’ böyle bir şeye teslim olursak biz Cumhuriyet Halk Partisi olmaktan çıkarız” diye konuştu.

    ‘100 YIL ÖNCEKİ GİBİ SADECE MİLLETE İNANACAĞIZ’

    İktidar yürüyüşünün, yargıyı ele geçirmek için değil, bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı düzeni kurmak için olduğunu söyleyen Özel, “İktidar yürüyüşümüz gelip de onların yağmaladığı, önce TMSF’ye yolladığı, sonra milletin bankasının parasından kendisine yandaş yaptığı medyayı bu sefer bizim tarafa almak, çökmek değil. Bir daha kimsenin yandaştıramayacağı bir medya, bir basın düzeni kurmak. Basındaki herkesin sadece kendini mesleki değerlerine ve millete karşı halkın haber alma hakkına karşı sorumlu hissettiği patronaj ilişkilerinin devlet üzerinden beslenmediği, her bir basın emekçisinin de güçlü sendikasıyla patronundan, o sendika ile patronun da devletten korunduğu kimsenin ele geçiremeyeceği bir sistem kurmak için iktidar olmak zorundayız. İşte o günün basınıyla, o günün yargısıyla, yarının Türkiye’sini hep beraber ayağa kaldıracağız. Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik artık geri dönülemez bir noktaya gelmiştir. Ümit ediyorum butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan ve bugün burada cüret edilen meseleden sonra; bir aklıselim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var, 2 bin kurultay istemeyen, ‘Seçilmiş yönetsin’ demeyeni bulamazsınız. O biniyle de bayramlaşma yapalım, o binini getirelim grup yapalım, o binini getirelim ki ‘Çıkar CHP kimliğini’ desen 200 tane kimlik çıkmaz. Binaya girip şey diyor; ‘Tam bir CHP’li oldum’ diye yanındakine şaka yapanlarla, o bin bindirilmiş ve gezdirilmiş kıtayla ne kurultay yapabilirsiniz ne bayramlaşma ne grup toplantısı ne başka bir şey. O yüzden herkesin artık nasıl bir eşikte olduğumuzu görmesi lazım. Bütün muhalefet partileri, ‘Derhal kurultay yapılmalıdır’ diyor” dedi.

  • Özgür Özel: AK Parti’nin kara düzenine hakkımı helal etmiyorum

    Özgür Özel: AK Parti’nin kara düzenine hakkımı helal etmiyorum

    Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, ” AK Parti’nin kara düzeninin kötü planına kim alet olup yol veriyorsa hakkımı helal etmiyorum” dedi.

    Özel, partisinin TBMM Grup Toplatısı’nda konuştu. Demokrasiye ve sandığa inandıklarını ifade eden Özel, “Seçime, seçene ve seçilene saygılıyız. Onun için bugün buradaki bu duruş, bu başlangıç ve hep birlikte sürdürdüğümüz bu yürüyüş çok anlamlıdır. Bir gün değildir, bir mevzi değildir, bir zafer değildir. Bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır; vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir ve bencil bir duyguyla değil; bütün ülkenin geleceğini düşünen bir duyguyla davrananların birlikteliğinin zaferidir. Bugün 9 Haziran. Kardeşim, arkadaşım, yoldaşım Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’in vefatının sene-i devriyesindeyiz. Geçen yıl Kurban Bayramı’ydı. Her kurban bayramında olduğu gibi 05.00 gibi kalktık. Birimizden biri öbürünü alırdı. Ferdi geldi, beni aldı. Genel Başkan’dım, Büyükşehir Belediye Başkanımızdı. Hatuniye Camii’ne gittik, bayram vaazını dinledik ve namazımızı kıldık. Kabristana gittik, Manisa Tarzanı’ndan başladık her zaman ve her sene yaptığımız gibi. Aile büyüklerine, her partiden seçilmiş belediye başkanlarının kabirlerine, partimizin ve diğer partilerin, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 80 öncesinde hayatını yitirmiş olan il başkanlarına ayırmadan ziyaretlerde bulunduk” diye konuştu.

    “AK Parti’nin kara düzeninin kötü planına kim alet olup yol veriyorsa hakkımı helal etmiyorum”

    Yaşananları kumpas olarak değerlendiren Özel, “Bu yüzden bizim bugün buradaki geçirdiğimiz her gün, sıkı sıkı sahip çıktığımız zincirin her bir halkası, o kopmadığımız her an; memleketi Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden koparacak, Trump istiyor diye onun Ankara’daki temsilcisi öyle tarifliyor diye, ‘Buralarda demokrasiye gerek yok, merhametli monarşiler, güçlü tek adamlar lazım. Eskisi gibi Osmanlı’nın son dönem sistemi gibi sistem lazım.’ Öbür taraftan, ‘Devletin başına bir Türk, bir Kürt, bir Alevi lazım. Öbür taraftan baktığında efendim İttihat ve Terakki gibi batıcılar, muhafazakarlar, milliyetçilerin ittifakını derin devlet kuruyor biz de ona uyuyoruz’ deyip bu rezalete ve bu yıkıcı rezalete, bu rejime kasteden niyetlere karşı o zincirleri tutuyoruz. Bugün kopmayan halka, bu halkadır. O yüzden Dikmen kapının önündeki binlere seslenirken de söyledim, teşekkür ederken de söyledim. Size de söylüyorum. Siz bugün Türkiye’yi kuruluş ayarlarından, Gazi Mustafa Kemal’in emanetinden koparmaya çalışanlara karşı o kopmayan halkasınız, o kopmayan halkasınız. Genel Merkezde o kara günü yaşatanlara, hem de bugün bu Meclis’in altında cüret edilen bu meseleye, o kötücül akla, o AK Parti’nin kara düzeninin kötü planına kim eğer alet olup yol veriyorsa varsa şu kadarcık hakkım, hakkımı helal etmiyorum” dedi.

    “Bu millet paralelin kim olduğunu bilir”

    CHP’nin bir binadan ibaret değil bir anlayıştan ve inançtan var olduğunu belirten Özel, “Bir paralel CHP varmış. Bizim Meclis’i paralel genel merkez olarak yapmamız kabul edilemezmiş.’ O yüzden burası da zapt edilmeliymiş. Biz genel merkezden Meclis’e yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. Eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bu çirkin zihniyeti geride bıraktık, onlara bıraktık ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir binadan ibaret değil bir anlayıştan, bir inançtan, gerekirse bir inattan ibaret olduğunu ve bunun bu ülkenin son umudu olduğunu; son kalenin bir bina, kapısı çatısı değil son kalenin Cumhuriyet’e inananların yüreğindeki olmayan korku duygusu, var olan mücadele duygusu olduğunu söyledik. Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet emniyet müdürü varken, emniyetteki emniyet imamının paralel olduğunu bilir. ya da bu millet seçilmişler varken, atanmış paralelleri bilir. Bu millet paralel devleti kim atadıklarına yönetirdi ve seçilmişler onlara teslim olursa nasıl kukla gibi kaldılar, direnenlere ya da o paralele teslim olmayanlara ne kötülükleri yapıldığını da bu grup da bilir, bu millet de bilir” şeklinde konuştu.

    “Aklı selim herkes CHP kurultayını yapmalıdır diyor”

    Tarihi bir eşikte olduklarını ifade eden Özel, “Bu eşik artık geri dönülemez bir noktaya gelmiştir. Ümit ediyorum butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan ve bugün burada cüret edilen meseleden sonra; bir aklı selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var, 2 bin kurultay istemeyen, ‘Seçilmiş yönetsin’ demeyeni bulamazsınız. O biniyle de bayramlaşma yapalım, o binini getirelim grup yapalım, o binini getirelim ki ‘Çıkar CHP kimliğini’ desen 200 tane kimlik çıkmaz. Binaya girip şey diyor, ‘Tam bir CHP’li oldum’ diye yanındakine şaka yapanlarla, o bin bindirilmiş ve gezdirilmiş kıtayla ne kurultay yapabilirsiniz ne bayramlaşma ne grup toplantısı ne başka bir şey. O yüzden herkesin artık nasıl bir eşikte olduğumuzu görmesi lazım. Bütün muhalefet partileri ‘Derhal kurultay yapılmalıdır’ diyor. CHP’yi kayırmak için demiyorlar bunu. Kendilerinin de tabii olduğu bu sistem ortadan kalkarsa, demokrasi ortadan kalkacağı için söylüyorlar. Bütün siyasi partiler, barolar, barolar birliği, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı’nın belli bir evreye kadar bu konuyla ilgili söylediği değerlendirmeler, AK Parti’de geçmişte önemli görevler yapmış ya da şimdi uçak kalktıktan sonra arkadaşlarımızla konuşan aklı selim herkes ‘Ya ne yapıyoruz biz?’ diyor. ‘Ne yapıyoruz? CHP kurultayını yapmalıdır ve CHP seçilmiş bir yönetimle yoluna devam etmelidir diyor” ifadelerini kullandı. – ANKARA

  • 7 yıl aradan sonra. Çin Devlet Başkanı Şi, Kuzey Kore ziyaretine başladı

    7 yıl aradan sonra. Çin Devlet Başkanı Şi, Kuzey Kore ziyaretine başladı

    Xinhua ajansının haberine göre, ziyaret için bu sabah Pekin’den hareket eden Şi, ülkenin başkent Pyongyang’a ulaştı.

    Şi’ye ziyarette, eşi Pıng Liyüen’in yanı sıra Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Genel Ofisi Direktörü Cay Çi ile Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi eşlik ediyor.

    Bu, Çin liderinin bu yıl içindeki ilk yurt dışı ziyareti oldu.

    Kuzey Kore’ye son ziyaretini Kovid-19 salgını öncesinde 2019’da gerçekleştiren Şi, 7 yıl aradan sonra ülkeyi ziyaret ediyor. Şi’nin, ziyarette Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapması bekleniyor.

    KUZEY KORE LİDERİ GEÇEN YIL PEKİN’İ ZİYARET ETMİŞTİ

    Kuzey Kore lideri Kim, en son İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 80. yıl dönümü dolayısıyla Pekin’de Tienanmın Meydanı’nda düzenlenen askeri geçit törenine katılmak için Eylül 2025’te Çin’i ziyaret etmişti.

    Törende, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de olduğu liderlerle bir araya gelen Kim, ilk defa çok taraflı buluşmada yer almıştı.

    Şi’nin törende, en önde Putin ve Kim ile birlikte poz vermesi, ABD ve müttefiklerine yönelik meydan okuma olarak yorumlanmıştı.

    Çin Başbakanı Li Çiang, bundan yaklaşık bir ay sonra, Kore İşçi Partisinin (WPK) 80. kuruluş yılı kutlamalarına katılmak üzere 9-11 Ekim 2025 tarihlerinde Kuzey Kore’yi ziyaret etmişti.

    Şi, WPK’nın şubatta yapılan 9. Ulusal Kongresi’nde yeniden parti genel sekreterliğine seçilen Kuzey Kore lideri Kim’e tebrik mesajı yollamıştı.

    Çin Dışişleri Bakanı Vang da nisan ayında Pyongyang’a ziyarette bulunmuş, mevkidaşı Choe Son-hui ile görüşmesinin yanı sıra Kim tarafından da kabul edilmişti.

    TRUMP VE PUTİN’İN ZİYARETLERİNİNA RDINDAN GELDİ

    Ziyaretin, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçen ay Çin’e yaptıkları peş peşe ziyaretlerin ardından gelmesi dikkati çekti.

    ABD Başkanı 13-15 Mayıs’ta, Rus lider ise 19-20 Mayıs’ta Çin’e resmi ziyarette bulunmuştu.

    Trump’ın ziyaretinde, ABD tarafı iki ülke liderlerinin, Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması hedefinde hemfikir olduklarını açıklamış, Putin’in ziyaretinde ise taraflar, yayımladıkları ortak açıklamada Kuzey Kore’ye yönelik diplomatik izolasyon ve ekonomik yaptırımlara karşı olduklarını vurgulamıştı.

    Çin lideri, ziyarette bir yandan ABD ve Güney Kore’nin Kuzey Kore’yi nükleer silahlanmadan caydırma konusundaki taleplerine ve diğer yanda küresel ve bölgesel jeopolitik denklem içinde Kuzey Kore’yi ve Rusya’yı saflarında tutma ihtiyacına yanıt verecek hassas bir denge bulma arayışında olacak.

  • Demir: Yapacak Çok İşimiz Var

    Demir: Yapacak Çok İşimiz Var

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, “Kim ne derse desin daha yapılacak çok işlerimiz var. Kim ne derse desin bu ülke için teşkilatımızla birlikte daha yürüyecek çok yollarımız var” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, çeşitli ziyaretler kapsamında Nevşehir’e geldi. AK Parti İl Başkanlığı’nda açıklama yapan Demir, “Ana muhalefet Genel Başkanı Özgür Bey, her konuşulmasında, o dönemlerde ara seçimlerden bahsediliyordu biliyorsunuz. Aslında dertleri ara seçim, aslında dertleri milletin oylarına talip olup milletin üzerine tekrar çıkmak değil. Aslında asıl hedefleri, mahkeme kararıyla şu anda tutuklu bulunan zatın hukukun arkasından dolanarak önünün açılmasıydı. Şimdi o ara seçimler falan olması mümkün değil şüphesiz. Ama 7 Haziran’da 1 Nevşehir’de, 4 tane Tokat’ta, 1 tane de Gümüşhane’de olmak üzere aşağı yukarı Anadolu’nun hemen hemen her tarafından olan bu 6 tane belde ile ilgili yapılacak seçimler bizim açımızdan son derece önemli seçimlerdir” diye konuştu.

    ‘HİÇ KİMSEYİ GÖZ ARDI ETMEDİK’

    Demir, “Bunlardan en önemlisi de il başkanımızın söylediği gibi Mustafapaşa’dır. Çünkü sosyolojik yapısıyla, ekonomik yapısıyla, ticari kapasitesiyle turizm kapasitesiyle, bulunduğu konumla Mustafapaşa, bizim şu anda yaptığımız çalışmalar içerisinde adeta hedef noktalarımızdan bir tanesi. Yüksek Seçim Kurulu kararı alındığında o günden bugüne kadar son derece sağlıklı çalıştık. Bakın arkadaşlar, son derece istişareye dayalı, orta akla dayalı ve herkesin düşüncesinin son derece kıymetli olduğu bir çalışma düzeni içerisine geldik. Hiç kimseyi göz ardı etmedik. Geçmişe bakıldığında belki de en fazla eleştirildiğimiz yönlerden biri olan; o tür sıkıntılara girmeden sağlıklı, mantıklı ve teşkilatlarımızın düşüncesi doğrultusunda şüphesiz bizim de kendimize ait düşüncelerimiz var. Onları bir ortak paydada buluşturarak buralara kadar geldik” dedi.

    ‘HAYATA GEÇİRECEK ÇOK PROJELERİMİZ VAR’

    Şu anda dünyanın her tarafında ateş olduğunu aktaran Demir, “Bakın kuzeyimizde Rusya, Ukrayna, doğumuzda İran, Amerika ve İsrail, güneyimizde Suriye biliyorsunuz; en büyük sıkıntılarını yaşadığımız bölgelerden biri. Libya’yı katabiliriz, Azerbaycan’ı katabiliriz. Bütün her tarafımızda bu kadar sıkıntı varken bizim ülkemiz neden bu kadar muhteşem, huzurlu ve hiç kimsenin dokunamadığı ve herkes tarafından itibar gören bir lider var biliyor musunuz? Çünkü Cumhurbaşkanımızla ilgili kanaat şudur. Dünyada tüm liderler bunu kabul etmişlerdir. Cumhurbaşkanımız, bir defa söylediğini yapan, yaptığının arkasında duran bir liderdir. Herkesin hukukunu tanıyan lider. Kim ne derse desin daha yapılacak çok işlerimiz var. Kim ne derse desin bu ülke için teşkilatımızla birlikte daha yürüyecek çok yollarımız var. Hayata geçirecek çok projelerimiz var. Allah’ın izniyle huzur içerisinde, barış içerisinde, Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşmak için var gücümüzle, alnımızın son terine kadar bu yolda çalışmaya teşkilatımızla birlikte, hep beraber çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Dünya Kupası kadrosu belli oldu! Güney Kore’de Hyeon-gyu Oh kararı

    Dünya Kupası kadrosu belli oldu! Güney Kore’de Hyeon-gyu Oh kararı

    Güney Kore, ABD, Kanada ve Meksika’da düzenlenecek olan 2026 FIFA Dünya Kupası için 26 kişilik milli takım kadrosunu duyurdu.

    GÜNEY KORE’DE OH KARARI

    Beşiktaş formasını terleten Hyeon-gyu Oh da kadroda yer aldı. Daha önce Fenerbahçe forması giyen Kim Min-jae de kadroda yer alan isimlerden oldu.

    Güney Kore’nin 2026 Dünya Kupası kadrosu şu şekilde:

    Kaleciler: Jo Hyeon-woo, Kim Seung-gyu, Song Bum-keun.

    Defans: Kim Min-jae, Cho Yu-min, Lee Han-beom, Kim Tae-hyeon, Park Jin-seob, Lee Gi-hyuk, Lee Tae-seok, Seol Young-woo, Jens, Kim Moon-hwan.

    Orta Saha: Yang Hyun-jun, Paik Seung-ho, Hwang In-beom, Kim Jin-gyu, Bae Jun-ho, Eom Ji-sung, Hwang Hee-chan, Lee Dong-gyeong, Lee Jae-sung, Lee Kang-in.

    Forvet: Hyeon-gyu Oh, Son Heung-min, Cho Gue-sung.

  • Varlık Barışı Teklifi TBMM’de Görüşüldü

    Varlık Barışı Teklifi TBMM’de Görüşüldü

    TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, varlık barışına ilişkin düzenlemeleri de içeren, ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

    TBMM Genel Kurulu, varlık barışına ilişkin düzenlemeleri de içeren ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalarının ardından milletvekillerinin 1’er dakikalık konuşma yaptığı bölümde söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları, CHP’li Uşak Belediye Başkanlığı ile ilgili süreci hatırlatarak, “Biz kendimizi, ailemizi ve devletimizi fazilet manzumesi şiirler, türkülerle inşa ederiz. Kim bizi anlamak ister, kim ki Türk devlet yönetimini merak eder, o halde türkülere bakmalı, türkü dinlemeli. Türküler sadece yüce olanı değil aşağılık olanı da işaret eder. Son günlerin en bayağı hadisesi, CHP Uşak Belediye Başkanının itirafı oldu. Adam ‘Başkanlık yarışında kullanılması için Özgür Özel’in evinin bahçe duvarına 200 bin lira bıraktım’ demiş. Bu nedir ya. Bizi böyle düşüklükten belki bir Neşet Ertaş türküsü havalandırmak kurtarabilir: ‘Bahçe duvarından aştım/ Sarmaşık güllere dolaştım/ Öptüm sevdim helalleştim./Yanıyorum, yanıyorum, yanıyorum hele” ifadelerini kullandı.

    Genel Kurul’da daha sonra grup başkanvekillerinin değerlendirmeleri ve siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergelerin ardından teklife geçildi. Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

    ‘ÜLKEYİ KARA PARA ÜLKESİ HALİNE GETİRDİNİZ’

    Teklif üzerine söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Bülent Kaya, “Teklifle yeni bir varlık barışı getiriyorsunuz. Daha önce 8 kez getirdiniz. Türkiye’ye kara para getire getire nihayetinde ülkeyi maalesef bir kara para ülkesi haline getirdiniz. Şunu hiçbir zaman unutmayın ki, sermaye kirli olursa o ülkede siyasetin ahlakı da, siyasetçi de kirli olur, vatandaş da kirlenir. Siz siyasetin arınmasını istiyorsanız ilk yapmanız gereken şey, kirli parayla aranıza bir mesafe koymaktır. Yurt dışında veya yurt içinde bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının belirli oranlarla bildirilerek sisteme dahil edilmesinin önünü açıyorsunuz. Üstelik varlıklara ilişkin ‘Getir parayı’ diyerek herhangi bir vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapmayarak kirli para sahiplerine adeta ödül veriyorsunuz. Paranın kaynağını sormuyorsunuz, ‘Yeter ki parayı getirin’ diyorsunuz. Bu felsefe ne felsefesidir? Biliyor musunuz ki, ‘Helal, haram ver Allah’ım, senin kulun yer Allah’ım’ felsefesini bu ülkeye hakim kılmaya çalışıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    ‘VARLIK BARIŞI BELLİ BİR ZÜMRE İÇİN YAPILMIŞ BİR ŞEYDİR’

    İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta ise varlık barışından faydalanacak kesimlerin sorgulanması gerektiğini belirterek, “Türkiye’ye kim para getirecek, birisi bize bunu söylesin. ya bu millet parasını yurt dışına kaçırırken bu ülkeye kim para getirecek, kim mülkiyet güvencesinin olmadığı, hukukun olmadığı bir ülkeye helal parasını getirir, kimin parası için çıkarılıyor? Bu sorunun cevabını iktidar vermek zorundadır. Bunu kim talep etti, kimin parası için çıkarılıyor? Ülkemizden kaçan paralar yurt dışında daha güvensiz bir ortam oluştuğu için acaba Türkiye’ye mi sokulmaya çalışılıyor, bunu bilmek zorundayız. Türkiye’den yolsuzlukla, hırsızlıkla çıkartılmış paraların bir kısmı Türkiye’nin menfaati için değil dışarı daha güvensiz hale geldiği için ülkeye getirilmeye çalışılıyor, başka bir şey yok. Yoksa hükümetin kafa yorması gereken şey şudur; Bu ülkeden paralar niye çıkıyor, önce bunu tespit etmesi lazım. Bunun nedenlerinin ortadan kaldırması gerekirken bu yapılan şey, bu varlık barışı belli bir zümre için yapılmış bir şeydir. Türkiye tekrar gri listeye girmekle, risklerle karşı karşıyadır” diye konuştu.

    ‘HAKKANİYETLİ BİR VERGİ REFORMU İHTİYACI BULUNMAKTADIR’

    Kanun teklifini olumlu bulduklarını belirten MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, “Kanun teklifinde Türkiye’nin uluslararası finans, yatırım ve teknoloji için cazibe merkezi haline getirilmesi, transit ticaret ve üretimin desteklenmesi, teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve kayıtlı olmayan yurt dışı ve yurt içi varlıkların ekonomiye kazandırılması amacıyla bazı vergi kolaylıkları getirilmektedir. Vergi politikasının temel amacı devlete gelir sağlarken vergi yükünün toplumun çeşitli kesimleri arasında mümkün olduğu kadar adaletli dağıtılmasıdır. Esasen, basit, sade, anlaşılır ve hakkaniyetli bir vergi reformu ihtiyacı bulunmaktadır. MHP vergiye uyumu kolaylaştıran, öngörülebilirliği artıran, yatırım ve üretimi destekleyen, kayıt dışılığı önleyen, herkesin mali gücüne göre vergi ödediği adaletli bir vergi sisteminin oluşturulması görüşündedir” dedi.

    ‘VERGİ ADALETSİZLİĞİNİ GÜÇLENDİRECEK BİR TEKLİFLE KARŞI KARŞIYAYIZ’

    DEM Parti Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise teklifin ‘torba kanun’ usulüyle TBMM’ye sunulmasını eleştirerek şöyle devam etti;

    “Türkiye, vergi adaletsizliğinin yaygın ve yüksek olduğu bir ülkedir. Bunu da vergiyle ilgili her torba kanun teklifi geldiğinde tartışıyoruz. Hiç kimse, ‘Türkiye’de vergi adaletsizliği yoktur’ diyemez. Vergi adaletsizliği çok büyük ve şimdi bir kez daha bu vergi adaletsizliği duygusunu güçlendirecek bir teklifle karşı karşıyayız. Kurumların vergisi düşürülüyor, dolaylı vergilere dokunulmuyor, halk ezildikçe eziliyor. Yurt dışında edinilmiş ve kayıt dışı tutulan servetin, belki de kara paranın Türkiye’ye getirilmesini teşvik eden bir teklifle karşı karşıyayız. Bu teklif, yalnızca vergi sisteminin değil genel olarak hukuki öngörülebilirlik açısından da ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Varlık barışı, kaynağı belirsiz para girişi nedeniyle kara para aklanmasına yol açabilecek bir potansiyeli güçlü bir biçimde taşımaktadır. ‘Varlık barışı’ isimli uygulamanın en önemli sorunlarından biri vergi adaleti duygusunu yok etmesi ve toplumsal eşitlik algısını yerle bir etmesidir. Bu düzenlemeyle, kayıt dışı servetin düşük maliyetlerle sisteme dahil edilmesi sağlanıyor.”

    ‘MİLYONLARCA İNSAN VERGİ YÜKÜ ALTINDA EZİLİYOR’

    Teklifin 2, 4, 5, 10 ve 12’nci maddelerinin Anayasa’nın 10 ve 73’üncü maddelerine aykırı olduğunu belirten CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, vergi sisteminin adaletsiz bir hale geldiğini söyledi. Akay, “Gelir dağılımındaki bozukluğu gidermek ve bunu dengeli vaziyete getirmek için dolaylı vergilerin süratle azaltılması, doğrudan vergilerin artırılması gerekiyor, ben teklifte böyle bir şey görmüyorum. Bu kanun teklifi neyi getiriyor biliyor musunuz? Maaşlı çalışan daha maaşını almadan vergisini ödüyor, küçük esnaf en küçük işlemde denetim baskısıyla karşılaşıyor, vatandaş ekmekten elektriğe kadar her harcamada dolaylı vergi ödüyor, milyonlarca insan vergi yükü altında eziliyor. Dürüst mükellef cezalandırırken kayıt dışı servet ödüllendiriliyor. Böyle bir vergi sistemi olmaz, böyle bir maliye politikası olmaz yani bunun süratle düzeltilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘TEKLİF TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL ÖLÇEKTE BİR MERKEZ HALİNE GETİRMEYİ AMAÇLIYOR’

    Teklif üzerinde ilk imza sahibi olan AK Parti Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy, “Teklif Türkiye’nin küresel ekonomideki konumunu daha da güçlendirmeye, yatırımcı güvenini artırmaya, üretimi ve ihracatı desteklemeye, teknolojik girişimciliği büyütmeye ve İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası cazibesini artırmaya yönelik stratejik bir reform paketidir. Bu teklif Türkiye Yüzyılı vizyonunun ekonomi alanındaki somut adımlarından biridir. Bu teklif, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya koyduğumuz güçlü, bağımsız, rekabetçi ve üretken Türkiye hedefinin yasal zemindeki karşılığıdır. Bu teklif, yatırımcının önünü açan, ihracatçının yükünü hafifleten, girişimcinin cesaretini artıran, nitelikli insan kaynağını ülkemize çeken, mükellefin ödeme kabiliyetini gözeten ve Türkiye’yi bölgesel değil küresel ölçekte bir merkez haline getirmeyi amaçlayan kapsamlı bir düzenlemedir” ifadelerini kullandı.

    GENEL KURUL KAPANDI

    Konuşmaların ardından Meclis Başkanvekili Buldan, tümü üzerinde yapılan görüşmelerin tamamlandığını belirterek birleşimi 13 Mayıs Çarşamba günü toplanmak üzere kapattı.