Tag: Hedef

  • Hainan 2030’da Fosil Yakıtlı Araçları Yasaklayacak

    Hainan 2030’da Fosil Yakıtlı Araçları Yasaklayacak

    HAİKOU, 14 Temmuz (Xinhua) — Çin’in güneyindeki ada eyaleti Hainan, yeni enerjili araçlara geçiş sürecine öncülük ederek 2030 yılına kadar içten yanmalı motorlu araçların satışını yasaklamayı hedefliyor.

    Eyaletin 2026-2030 dönemini kapsayan ulusal ekolojik medeniyet tanıtım bölgesi oluşturma planına göre, 2030 yılına kadar Hainan’da trafiğe yeni çıkacak veya yenilenecek tüm özel araçların yanı sıra kamu hizmetleri ile ticari faaliyetlerde alımı yapılacak tüm araçların yeni enerjili olması gerekecek. Belirli görevler için özel olarak tasarlanmış araçlar ise bu uygulamanın dışında tutulacak.

    Kısa süre önce yayımlanan plana göre, 2030 yılına kadar Hainan’daki toplam araç filosunda yeni enerjili araçların payının 2025’teki yüzde 23,75 seviyesinden yüzde 45’e çıkması öngörülüyor. Eyalet ayrıca, şarj altyapısı ağını da her 2,5 yeni enerjili araca en az 1 şarj noktası düşecek şekilde geliştirecek.

    Hainan, 2030 yılına kadar fosil yakıtlı araç satışını yasaklama hedefini ilk kez 2018’de önererek, Çin’de böyle bir hedef açıklayan eyalet düzeyindeki ilk bölge olmuştu. Son planda, eyaletin bu hedefe doğru kararlılıkla ilerlediği bir kez daha teyit edildi.

    Plan, çevrimiçi platformlarda Batı dünyasının yeşil politikalardan geri adım attığı bir dönemde Çin’in karbon azaltımı ve yeni enerjili araçlar konusundaki kararlılığının en güncel kanıtı olarak değerlendiriliyor. Avrupa Komisyonu’nun geçen yılın sonlarında, 2035’ten itibaren içten yanmalı motorlu yeni araçların satışını fiilen yasaklayan düzenlemeyi gevşetme planını açıklaması ise bu alanda önemli bir geri adım olarak görülüyor.

    Hainan Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Departmanı, Ekim 2025 itibarıyla eyalette yeni enerjili araçların yeni tescil edilen araçlar içindeki payının yüzde 67,14’e ulaştığını, böylece her üç yeni araçtan ikisinin yeni enerjili olduğunu belirtti. Hainan, son beş yılda yeni enerjili araçların pazar payı bakımından ülke genelinde birinci, toplam araç sayısı içindeki payı bakımından ise ikinci sırada yer aldı.

    Çin, geçen eylül ayında açıkladığı yeni Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkılar kapsamında 2035 yılı için iddialı hedefler ortaya koymuştu. Bu hedefler arasında ekonomi genelindeki net sera gazı emisyonlarının zirve seviyelerine kıyasla yüzde 7 ila 10 azaltılması, fosil olmayan yakıtların toplam enerji tüketimindeki payının yüzde 30’un üzerine çıkarılması ve kurulu rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesinin 2020 seviyesinin altı katından fazlasına yükseltilmesi yer alıyor.

  • Terörsüz Türkiye’de yeni aşama: Silah bırakma yasası tartışılıyor

    Terörsüz Türkiye’de yeni aşama: Silah bırakma yasası tartışılıyor

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, “Artık terör örgütünün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek bir yasa taslağının tartışılması, değerlendirilmesi aşamasındayız” dedi.

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, hafta sonu yapılacak AK Parti 33’üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantısında iç ve dış siyasetin bütün alanlarıyla ilgili olarak hem genel başkan yardımcılarının hem de bakanların bulunacağı oturumlarda bütün konuların ele alınacağını söyledi. Çelik, “Kampa katılan bütün katılımcılarımız en geniş şekilde fikirlerini ifade edecekler. Bu ifade çerçevesinde de istişareler yapılacak. Her bir oturum kayıt altına alınacak, kampın bitiminden sonra da bütün bu notlar işlemden geçerek önümüzdeki dönemde parti siyasetinin belirlenmesi açısından öne çıkan unsurlar hem MYK hem de MKYK’da değerlendirilecek, Genel Başkanımızın onayıyla birlikte parti politikalarına yön veren bir siyasi akla dönüşecek” dedi.

    Çelik, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın toplantıda bir sunum gerçekleştirdiğini, Meclis gündeminin ele alındığını söyledi.

    ‘KIRILGAN BİR DURUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ’

    Açıklamalarının ardından Çelik, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çelik, ABD- İran mutabakatına ilişkin soruya, “Biz başından beri İran’a yapılan bu saldırının yanlış olduğunu ifade ettik. İran’ın kardeş ülkelerin topraklarını hedef alan yaklaşımının da yanlış olduğunu ifade ettik. İsrail’in Siyonist yayılmacılığının bölgemize ödettiği bedellerden bir tanesidir bu. Hala devam etmektedir. Lübnan’da çok önemli bir bölgeyi İsrail hedef almaktadır. Batı Şeria’da kalıcı bir askeri üs kurarak Filistin Devleti’nin kurulmasını engellemeye dönük çok saldırganca bir tutum ortaya koymuştur. Gazze’deki insanlık dışı soykırım saldırıları da devam etmektedir. Bu Siyonist saldırganlık İran’ı da hedef almıştır. Baştan beri Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu değerlendirmelerin ne kadar ufku gören hakkaniyetli değerlendirmeler olduğu görülmüştür. Bu saldırının neticesi uluslararası hukuka ve sisteme de büyük bedeller ödetmiştir. 60 günlük süreç içerisinde pek çok başlık ele alınacak. Son derece kırılgan bir durumla karşı karşıyayız. İsrail’in soykırım hükümetinin bakanlarının bunu sabote etmek için şimdiden radikal açıklamalar yaptığını görüyoruz. Herkesin bunun kalıcı barışa dönüşmesi için güçlü bir irade koyulması, İsrail saldırganlığına karşı güçlü bir duruş sergilenmelidir” diye konuştu.

    Çelik, MHP Genel Başkanı Devleti Bahçeli’nin ‘erken seçim’ açıklamalarının sorulması üzerine, “Erken seçimi reddeden açıklamaları, Sayın Cumhurbaşkanımızın adaylığının Cumhur İttifakı’nın ortak iradesi olduğunu belirtmesi, birlik ve beraberliğimizi tekrar ortaya koymuştur” dedi.

    ‘TÜM SİYASİ PARTİLERİN KATKI VERMESİ ÖNEMLİDİR’

    Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili konuşan Çelik, Türkiye’de çok önemli aşamaların kaydedildiğini, Meclis raporunun da son derece önemli olduğunu dile getirerek, “Bugün gelinen noktada raporun içeriğine ve attığı imzanın arkasında durması önemlidir. PKK ve KCK’nın tüm unsurlarıyla, uzantılarıyla, silahlı yapısının fesh edilmesi ve illegal yapısının sona ermesidir. Bu illegal yapılar Türkiye’nin gündeminden çıkmalıdır. Bugün net bir şekilde yeni bir aşamada olduğumuzu söyleyebiliriz. Komisyon raporunun gereklerinin yerine getirilmesini temin etmek üzere silah bırakmayı ve terör örgütünün varlığını, illegal yapılarını sona erdirmeyi temin etmek üzere bir yasal çerçeve ortaya çıkacaktır. Biz, bu yasal çerçevenin biran evvel Meclis gündeminde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu yasal çerçeve terör örgütünün silah bırakmasını, tüm şube ve uzantılarıyla, illegal yapılarıyla ortadan kalkmasına dönüktür. Türkiye’nin milli güvenliği, Türkiye Yüzyılı hedefleri açısından, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri açısından bu önemlidir. Bu çalışmalar tamamlandı, terör örgütünün ortadan kalkacağı, silahlı yapının sona ereceği yasal çerçeve aşamasına gelindi. Bu yasal çerçeve için tüm siyasi partilerin, bütün çevrelerin katkı vermesi önemlidir. Türkiye bu meseleyi ortak iradeyle, milletin büyük değerleriyle aşabilecek kabiliyete ve kapasiteye sahiptir. Devletimizin niteliklerinden milletimizin değerlerinden taviz vermeden herhangi bir pazarlık söz konusu olmaksızın bu süreçleri nihayete erdirebilecek yüksek kapasiteye sahiptir. Yasal düzenleme yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Çelik, süreci sabote etmeye dönük eylemlerin de farkında olduklarını söyleyerek, “Bizim burada baktığımız şey odağımızdır. Türkiye, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşmak için biz Cumhur İttifakı olarak, Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla devlet kurumları bütün gücüyle bunu hedeflemektedir. Buna katkı veren siyasi partilerin katkıları çok değerlidir. Bugün gelinen noktada aşamalar geçildi, bu aşamalar olgunlaştı. Artık terör örgütünün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek bir yasa taslağının tartışılması, değerlendirilmesi aşamasındayız” dedi.

  • DSÖ uyardı: Sağlıkta kazanımlar tersine dönme tehdidiyle karşı karşıya

    DSÖ uyardı: Sağlıkta kazanımlar tersine dönme tehdidiyle karşı karşıya

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel sağlık alanında son yıllarda birçok gelişme yaşanmasına rağmen, elde edilen kazanımların tersine dönme tehdidiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.

    DSÖ, “Dünya Sağlık İstatistikleri 2026” başlıklı raporunu yayımladı.

    Raporda, son 10 yılda küresel sağlık alanında önemli gelişmelerin kaydedildiğine, milyonlarca insanın daha iyi önleme, tedavi ve temel hizmetlere erişimden faydalandığına işaret edilirken, bu alanda yaşanan kazanımların tersine dönme tehdidiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.

    “Süregelen ve ortaya çıkan zorluklar, dünyanın 2030’a kadar sağlıkla ilgili sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden herhangi birine ulaşma yolundan hala uzak olduğu anlamına geliyor.” ifadesine yer verilen raporda, gelişmeleri korumak için, daha güçlü ve verilere dayalı sağlık sistemlerine yönelik acil önlemler alınması gerektiği kaydedildi.

    ‘’GERİYE GİDİLİYOR”

    Raporda, “Dünya sağlık hedeflerine ulaşmada yetersiz kalıyor. İlerleme düzensiz, yavaşlıyor ve bazı alanlarda geriye doğru gidiyor.” uyarısı yapıldı.

    Raporda, 2010 ile 2024 arasında yeni HIV enfeksiyonlarında yüzde 40’lık düşüş yaşandığına işaret edilerek, buna rağmen 2024’te dünya genelinde 1,3 milyon kişide HIV görüldüğü aktarıldı.

    Hem tütün kullanımı hem de içki tüketiminin 2010’dan bu yana azaldığı belirtilen raporda, “Göz ardı edilen tropikal hastalıklar nedeniyle müdahaleye ihtiyaç duyan insan sayısı 2010 ile 2024 arasında yüzde 36 azaldı.” bilgisi verildi.

    Sağlık sonuçlarını şekillendiren hizmetlere erişimin 2015 ile 2024 arasında hızla genişlediği kaydedilen raporda, “Bu dönemde 961 milyon kişi güvenli bir şekilde yönetilen içme suyuna, 1,2 milyar kişi sanitasyona, 1,6 milyar kişi temel hijyene ve 1,4 milyar kişi temiz pişirme çözümlerine erişim sağladı.” ifadeleri kullanıldı.

    ‘’ÖNLENEBİLİR RİSKLER İLERLEMEYİ YAVAŞLATIYOR”

    Raporda, DSÖ Afrika Bölgesi’nin HIV’de yüzde 70 ve tüberkülozda yüzde 28 ile küresel ortalamadan daha hızlı azalma sağladığı hatırlatılarak, Güneydoğu Asya Bölgesi’nin de sıtmada düşüş konusunda 2025 hedefine ulaşma yolunda ilerlediği vurgulandı.

    Buna karşın zorlukların devam ettiği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:

    “Sıtma vakaları 2015’ten bu yana yüzde 8,5 artarak dünyayı küresel hedeflerden daha da uzaklaştırdı. Önlenebilir riskler sağlığı baltalamaya ve ilerlemeyi yavaşlatmaya devam ediyor. Üreme çağındaki kadınların yüzde 30,7’sini etkileyen anemi, son 10 yılda hiçbir iyileşme göstermedi. 5 yaş altı çocuklarda aşırı kiloluluk oranı 2024’te yüzde 5,5’e ulaştı. Kadınlara yönelik şiddet yaygınlığını koruyor ve dünya genelinde her 4 kadından 1’i eş şiddetine maruz kalıyor. Bu kalıcı riskler, daha güçlü önleme ve sosyal koruma politikalarına acil ihtiyaç olduğunu vurguluyor.”

    Küresel nüfusun 4’te 1’inin sağlık maliyetlerinden kaynaklanan zorluklarla karşı karşıya kaldığına işaret edilen raporda, 2022’de 1,6 milyar kişinin yaptığı sağlık harcamaları nedeniyle yoksulluk içinde yaşadığı vurgulandı.

    ÇOCUKLUK ÇAĞI AŞILAMA KAPSAMI HEDEF SEVİYENİN ALTINDA

    Raporda, çocukluk çağı aşılama kapsamının hedef seviyenin altında kalmaya devam ettiğine ve bağışıklık açıklarının salgınlara katkıda bulunduğuna değinildi.

    5 yaş altı ölüm oranlarının yüzde 51 azalmasına karşın birçok ülkenin hedefin gerisinde olduğu hatırlatılan raporda, “Bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklanan erken ölümlerin azaltılmasında kaydedilen ilerleme 2015 yılından bu yana önemli ölçüde yavaşladı.” ifadesi kullanıldı.

    Covid-19 salgınının, küresel sağlık sistemlerindeki kırılganlıkları daha da ortaya çıkardığının altı çizilen raporda, “(Pandemi) 2020 ile 2023 arasında, dolaylı ölümler de dahil tahmini 22,1 milyon fazla ölümle ilişkilendirildi. Bu, resmi olarak bildirilen Covid-19 ölümlerinin sayısının 3 katından fazla. Bu durum, pandeminin küresel etkisinin boyutunu ortaya koyuyor ve yaşam beklentisindeki 10 yıllık kazanımları tersine çevirerek, iyileşmenin bölgeler arasında eksik ve dengesiz kaldığını gösteriyor.” değerlendirmesinde bulunuldu.

    Küresel sağlık çabaları sonuç veriyor olsa da ilerlemenin kırılgan ve yetersiz olduğu vurgulanan raporda, 2030 sağlık hedeflerine doğru ilerlemeyi yenilemek için acilen hızlandırılmış eyleme, daha güçlü sağlık sistemlerine ve iyileştirilmiş verilere ihtiyaç duyulduğunun altı çizildi.

    ‘’VERİLER EŞİTSİZLİĞİ ANLATIYOR”

    Raporda görüşlerine yer verilen DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, “Bu veriler hem ilerlemeyi hem de süregelen eşitsizliği anlatıyor. Birçok insan, sağlıklı bir yaşam için temel koşullardan hala mahrum bırakılıyor.” ifadesini kullandı.

    Ghebreyesus, “Daha güçlü, daha adil sağlık sistemlerine, dayanıklı sağlık veri sistemleri de dahil yatırım yapmak, eylemi hedeflemek, boşlukları kapatmak ve hesap verebilirliği sağlamak için şart.” değerlendirmesinde bulundu.

  • Yenişehirlioğlu: Türkiye Yüzyılı büyük bir hedef

    Yenişehirlioğlu: Türkiye Yüzyılı büyük bir hedef

    AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Türkiye Yüzyılı hedefinin sıradan bir hedef olmadığını, büyük düşünen bir milletin, güçlü ve tam bağımsız Türkiye’nin hedefini oluşturduğunu belirterek, bunun için daha çok çalışacaklarını, daha çok üreteceklerini söyledi.

    Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen AK Parti Yunusemre İlçe Başkanlığı Genişletilmiş Danışma Meclisi programında konuşan Yenişehirlioğlu, partinin en önemli gücünün istişare kültürü olduğunu ifade etti.

    Yenişehirlioğlu, parti teşkilatlarının önemine dikkati çekerek, teşkilatın adanmışlık, vefa ve yağmur çamur demeden milletin kapısını çalmak anlamına geldiğini, seçimden seçime değil, her gün milletle birlikte olmak demek olduğunu kaydetti.

    Türkiye’nin bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini belirten Yenişehirlioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yalnızca Türkiye için değil, mazlum coğrafyalar için de önemli bir lider olduğunu vurguladı.

    Yenişehirlioğlu, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda Erdoğan’ın elini öpmesine yönelik eleştirilere değinerek, “Tabii ki dünya liderinin elini öpeceğiz. Bizim kültürümüzde büyüklerin elini öpmek vardır. Biz hırsızların, arsızların, yolsuzların ve namussuzların önünde değil, dünya liderinin önünde eğiliriz.” dedi.

    Teşkilata birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Yenişehirlioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye Yüzyılı hedefi sıradan bir hedef değildir. Bu hedef, büyük düşünen bir milletin hedefidir. Güçlü ve tam bağımsız Türkiye’nin hedefidir. Bunun için daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz. Daha çok anlatacak ve gönül kazanacağız. Asla yorulmayacağız. Asla karamsarlığa kapılmayacağız. Asla umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Çünkü inanıyoruz. Bu millet çok büyük bir millettir. Bu devlet çok büyük bir devlettir. Bu dava çok kutlu davadır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceğiz.”

    Programda konuşan AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur da parti teşkilatlarının genç kadrolarla yoluna kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

    Baybatur, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun büyükşehir belediye meclisi toplantısında AK Parti meclis üyelerine yönelik tavrını eleştirerek, “Bugüne kadar nezaketimizi koruduk ama bundan sonra bilesiniz ki, böylesi büyük bir teşkilatın meclis üyesi olan arkadaşlarımızın tamamına bir daha böyle bir tavır içinde olursan, seni buradan uyarıyorum, misliyle cevaplarını alırsın. Haddini bileceksin.” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal da Manisa Büyükşehir Belediyesinin seçim vaatlerini yerine getirmediğini öne sürerek, bazı işletmelerin kapatıldığını ve esnafın mağdur edildiğini savundu.

    Programda, AK Parti Manisa İl Başkanı Süleyman Turgut ile AK Parti Yunusemre İlçe Başkanı İlkcan Durmaz da birer konuşma yaptı.

    Toplantıya TBMM 27. Dönem AK Parti Manisa Milletvekili Semra Kaplan Kıvırcık ve AK Parti Ege Bölgesi İl Koordinatörü Pınar Turhanoğlu Gücüyener ile ilçe yönetim kurulu üyeleri ve partililer katıldı.

    Teşkilat çalışmalarına ilişkin video gösteriminin yer aldığı toplantı, daha sonra basına kapalı devam etti.

  • Trump tehditlere devam ederken, İran’da halka silah eğitimi verildi

    Trump tehditlere devam ederken, İran’da halka silah eğitimi verildi

    ABD ve İran hattında belirsizlik devam ederken, Amerikan basınında Washington ve Tel Aviv’in olası bir operasyon için yoğun hazırlık içinde olduğu iddiası konuşuluyor.

    ABD Başkanı Donald Trump, “İran için zaman daralıyor. Hızlı bir şekilde hareket etseler iyi olacak. Aksi halde onlardan geriye kalan hiçbir şey olmayacak” dedi.

    Trump sosyal medya hesabından arka arkaya yapay zekayla düzenlenen görseller paylaştı. Görsellerden birinde, Trump bir İran uçağının vurulma emrini veriyor. Bir diğer görselde ise “güle güle hızlı tekneler” yazıyor ve Amerikan uçağı İran teknelerini bombalıyor.

    İran basını ise rejim destekçilerinin savunma eğitimi aldığı görüntüleri yayınladı. Rejim yanlılarının camilerde toplandığı ve burada silah kullanımına ilişkin eğitim aldıkları görüldü. Katılımcılar arasında kadınlar da yer aldı.

    Başkent Tahran’da yer alan Venek Meydanı’nda üzerinde askeri kıyafet bulunan üç kişi, kurulan platformda halka silah eğitimi verdi.

    Eğitimde, silahların nasıl söküldüğü ve nasıl toplandığı anlatılırken nişan almanın da incelikleri gösteriliyor. Eğitimler yalnızca teorik değil pratik olarak da gerçekleştiriliyor ve vatandaşların silahları söküp tekrar takmasına müsaade ediliyor.

    NETANYAHU, TRUMP İLE İRAN’I GÖRÜŞTÜ

    ABD merkezli haber sitesi Axios’ın ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Netanyahu ile Trump’ın telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi. Axios’a konuşan İsrailli yetkili, ikilinin telefon konuşmasında İran konusunu görüştüğünü söyledi.

    İsrail basını, söz konusu görüşmenin, İran’a olası yeni saldırılar için yürütülen hazırlıkların ele alınması beklenen güvenlik kabinesi toplantısı öncesinde gelmesine dikkat çekti.

    ABD-İRAN HATTINDA SON DURUM

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretini tamamlamasının ardından gözler bir kez daha Washington-Tahran hattına çevrildi.

    Amerikan basınına göre Washington ve Tel Aviv, İran’a yönelik olası bir operasyon için yoğun hazırlık içinde. New York Times gazetesi, Trump’ın üst düzey danışmanlarının savaş planlarını hazırladığını yazdı. Ancak gazete Trump’ın henüz bir sonraki adıma ilişkin nihai bir karar vermediğini de vurguladı.

    Habere göre bir taraftan da İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmasını sağlayacak bir uzlaşı oluşturulması çabası var. Böylece Trump’ın zafer ilan etmesi ve Amerikalı seçmeni İran’a yönelik operasyonun başarılı olduğuna ikna etmeye çalışması hedefleniyor.

    New York Times’a göre savaş Trump için siyasi bir yük haline gelmiş durumda ve nihai hedefi olan İran’ın nükleer silah elde etmesini engelleme amacına da ulaşabilmiş değil.

    Gazeteye konuşan iki yetkili, ABD ve İsrail’in, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana en yoğun hazırlıkları yaptığını ve İran’a yönelik saldırıların gelecek hafta yeniden başlayabileceğini belirtti.

    Savunma Bakanı Pete Hegseth de geçen hafta yaptığı açıklamada “Gerektiği takdirde bir planımız var” demişti.

    SALDIRI SEÇENEĞİ MASADA

    ABD basınından Axios, Trump’ın salı günü üst düzey ulusal güvenlik ekibiyle Durum Odası’nda bir toplantı düzenleyerek askeri harekat seçeneklerini masaya yatırmayı planladığını yazdı.

    ABD’li yetkililer, Trump’ın saldırıları yeniden başlatmaya karar vermesi halinde seçenekler arasında İran’ın askeri ve altyapı hedeflerine yönelik daha agresif bombardımanların bulunduğunu belirtti.

    Yetkililere göre bir diğer seçenek ise, yeraltına gömülü nükleer materyalleri hedef almak amacıyla özel operasyon birliklerinin sahaya gönderilmesi. Uzman kara birlikleri olarak bu güçlerin, İran’ın İsfahan’daki nükleer tesisini hedef alan bir operasyonda kullanılabileceği aktarılıyor. Askeri yetkililer, bu seçeneğin yüksek can kaybı riski taşıdığını da belirtti.

    Tahran yönetimi olası bir saldırıya hazırlıklı olduğu mesajını veriyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yse son açıklamasında askeri bir çözüm yolunun olmadığını, ABD’nin bu gerçeği anlaması gerektiğini söylemişti.