Tag: Hastalık

  • 67 bin hastada denendi: Yapay zeka kalp hastalığını saniyeler içinde yakaladı

    67 bin hastada denendi: Yapay zeka kalp hastalığını saniyeler içinde yakaladı

    Bilim insanları, rutin elektrokardiyografi (EKG) sonuçlarını analiz ederek kalp yetmezliği ve kalp kapağı hastalıklarının belirtilerini iki saniyeden kısa sürede saptayabilen bir yapay zeka sistemi geliştirdi.

    Milyonlarca hastanın verileriyle eğitilen sistem, EKG kayıtlarında insan gözünün genellikle fark edemediği ayrıntıları analiz ediyor.

    Kalbin elektriksel aktivitesini, hızını ve ritmini ölçen EKG yaklaşık bir asırdır kalp krizi ve ritim bozukluklarının teşhisinde kullanılıyor. Ancak kalp yetmezliği veya kalp kapağı hastalıklarının kesin değerlendirilmesi için genellikle ekokardiyografi olarak bilinen kalp ultrasonuna ihtiyaç duyuluyor.

    Yeni yapay zeka sisteminin, bu hastalıklar açısından yüksek risk taşıyan kişilerin daha erken belirlenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.

    Teknolojiye ilişkin sonuçlar, Münih’te düzenlenen Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin yıllık kongresinde açıklandı.

    ABD’de 67 bin hastanın dahil edildiği çalışmada sistem, kalp yetmezliği bulunan kişilerin yüzde 81’ine, kalp kapağı hastalığı bulunanların ise yüzde 90’ına kadarını doğru şekilde belirleyebildi.

    Araştırmayı finanse eden British Heart Foundation’ın klinik direktörü ve kardiyolog Dr. Sonya Babu-Narayan, yapay zekanın EKG sonucunu “göz açıp kapayıncaya kadar” değerlendirebilmesinin heyecan verici olduğunu söyledi.

    Babu-Narayan, teknolojinin bütün kalp hastalarını tespit edemeyeceğini ancak yüksek risk taşıyan kişilerin daha hızlı ileri tetkiklere yönlendirilmesini sağlayabileceğini belirtti.

    Araştırmacılar, sistemin kalp yetmezliği veya kalp kapağı hastalığını kesin olarak teşhis etmek ya da dışlamak için tek başına kullanılamayacağına dikkat çekiyor.

    Bunun yerine yapay zeka, hastanın söz konusu hastalıklara sahip olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösterebiliyor. Bu kişiler standart bekleme listelerinde aylarca beklemek yerine daha hızlı şekilde ekokardiyografiye yönlendirilebilecek.

    Imperial College London Kardiyoloji Profesörü Fu Siong Ng, hastaların doktorlarının yönlendirmesinden sonra kalp ultrasonu için çoğu zaman aylarca beklemek zorunda kaldığını belirterek, teknolojinin en yüksek risk grubundaki hastaların önceliklendirilmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

    Ng ayrıca sistemin başka nedenlerle EKG çektiren ve henüz kalp hastalığından şüphelenilmeyen kişilerde de hastalık belirtilerini tesadüfen ortaya çıkarabileceğini ifade etti.

    Araştırmaya liderlik eden Dr. Ahmed El-Medany ise sistemi “insanüstü yapay zeka” olarak nitelendirdi. Araştırmacıların sonraki hedeflerinden biri, sağlık çalışanlarının kullanabileceği yapay zeka destekli taşınabilir EKG cihazları geliştirmek.

    Kongrede ayrıca Tokyo Üniversitesi ve Tokyo Bilim Enstitüsü araştırmacılarının geliştirdiği başka bir yapay zeka sistemi de tanıtıldı. Sistem, beş saniyelik yüz videolarını analiz ederek yüksek tansiyon ve tip 2 diyabet riskini belirlemeyi amaçlıyor.

  • Üç çocuğunu boğarak öldürdü. Psikolog “Sesler istedi” savunmasına itiraz etti

    Üç çocuğunu boğarak öldürdü. Psikolog “Sesler istedi” savunmasına itiraz etti

    ABD’nin Massachusetts eyaletinde üç çocuğunu boğarak öldürmekle suçlanan 36 yaşındaki Lindsay Clancy’nin davasında, sanığın akıl sağlığı ve cinayetlerin ardındaki nedenlere ilişkin kritik bir uzman görüşü mahkemeye sunuldu.

    Clancy’yi nisan ayında üç gün boyunca muayene eden psikolog Kirk Heilbrun, sanığın kendisine çocuklarını öldürmesini söyleyen bir erkek sesi duyduğu için cinayetleri işlediği iddiasına şüpheyle yaklaştı.

    Heilbrun’a göre Clancy, intihar etmeye karar verdikten sonra çocuklarının kendisinden ayrı kalmasını ve ölümünün ardından acı çekmesini istemediği için onları da öldürmeyi planladı.

    Clancy, 24 Ocak 2023 tarihinde çocukları olan 5 yaşındaki Cora, 3 yaşındaki Dawson ve 8 aylık Callan’ı boğarak öldürmekle suçlanıyor.

    Ardından intihara teşebbüs eden Clancy, üç ayrı cinayet suçlamasını akıl hastalığı nedeniyle cezai sorumluluğu bulunmadığını savunarak reddediyor.

    Psikolog Heilbrun, Clancy’nin akut psikoz geçirmiş olabileceğine dair bazı belirtiler bulunduğunu ancak bunun büyük ölçüde sanığın kendi anlatımına dayandığını söyledi.

    Clancy, cinayetler sırasında bir erkek sesinin kendisine hem çocuklarını hem de kendisini öldürmesini söylediğini öne sürüyor. Ancak Heilbrun, sanığın olaydan ne önce ne de sonra aynı sesi duyduğunu bildirmediğine dikkat çekti.

    Psikolog, yalnızca suç işlendiği sırada böyle bir belirti yaşandığının söylenmesinin “çok sıra dışı” olduğunu ifade etti.

    Heilbrun ayrıca Clancy’nin söz konusu sese ilişkin anlatımının zaman içinde değiştiğini belirtti.

    Uzman, Clancy’nin tarif ettiği deneyimin “emir veren halüsinasyondan” ziyade, aylardır yaşadığı istenmeyen ve rahatsız edici düşüncelerle daha uyumlu olduğunu savundu.

    Psikolog, intihar girişiminin ardından Clancy’nin eşi Patrick Clancy’ye ilk olarak kendisini öldürmeye çalıştığını söylediğine de dikkat çekti.

    Heilbrun’a göre gerçekten emir veren bir halüsinasyon yaşamış olsaydı, “Sesin söylediğini yaptım.” gibi bir ifade kullanması beklenebilirdi.

    Psikolog, cinayetleri “özgeci evlat öldürme” olarak nitelendirdi. Bu kavram, bir ebeveynin çocuğunu onun iyiliğini düşündüğü yönündeki çarpık bir inançla öldürmesini tanımlıyor.

    Heilbrun, Clancy’nin daha önce de işe gitmek, çocukları okula bırakmak veya dışarı çıkmak gibi nedenlerle onlardan ayrılmakta zorlandığını anlattı.

    Uzmanın değerlendirmesine göre Clancy, kendi hayatına son vermeye karar verdiğinde çocuklarını ne yapacağı sorusuyla karşı karşıya kaldı ve onların kendisi olmadan acı çekeceğine inandı.

    Savcılık ise Clancy’nin çocuklarını öldürürken “kasıtlı, rasyonel ve hızlı” hareket ettiğini savunuyor.

    Savcılar, Clancy’nin ruh sağlığı sorunları yaşadığını kabul etmekle birlikte cinayetler sırasında doğru ile yanlışı ayırt edebildiğini ileri sürüyor.

    Savunma tarafı ise Clancy’nin doğum sonrası gelişen ruhsal rahatsızlığın yol açtığı psikotik bir nöbet sırasında hareket ettiğini ve bu nedenle cezai sorumluluğunun bulunmadığını savunuyor.

    Savunmanın geçen hafta dinlettiği bir psikiyatri uzmanı da Clancy’nin olay sırasında yaptıklarının yanlışlığını kavrayamadığını belirtmişti.

    Heilbrun’un ifadesi, Clancy’nin Katolik inancından söz etmesi üzerine beklenmedik biçimde kesildi.

    Daha önce mahkemede Clancy’nin çocuklarını boğarken “Tanrı’ya git.” dediği aktarılmıştı. Heilbrun bu ifadeyi değerlendirirken Clancy’nin Katolik olarak yetiştirildiğini belirterek intiharın Katolik inancındaki yerine değindi.

    Savunma bunun üzerine savcılığın dini davaya dahil ederek usulsüzlük yaptığını öne sürdü ve yargılamanın geçersiz sayılmasını talep etti.

    Savcılık ise psikoloğun açıklamasının kendiliğinden yapıldığını ve kendilerinin din konusunda herhangi bir soru sormadığını belirtti.

    Yargıç Diane Sullivan, savunmanın talebini reddetti ancak jüriye Clancy’nin dini inancı ve Katolik teolojisine ilişkin ifadeleri tamamen dikkate almama talimatı verdi.

    Davanın savcılık tanıklarının ardından kapanış konuşmalarıyla devam etmesi bekleniyor.

    Davanın merkezinde 24 Ocak 2023 gecesi yaşanan üç çocuk cinayeti bulunuyor. Lindsay Clancy, Massachusetts’teki aile evinde 5 yaşındaki Cora, 3 yaşındaki Dawson ve henüz 8 aylık olan Callan’ı boğarak öldürdü. Ardından intihar girişiminde bulunan Clancy, üç ayrı cinayet suçlamasıyla yargılanıyor.

    Savcılık, annenin çocuklarını bilinçli ve planlı biçimde öldürdüğünü ve o sırada doğru ile yanlışı ayırt edebildiğini savunuyor.

    Clancy’nin avukatları cinayetler sırasında ağır bir doğum sonrası ruhsal hastalık nedeniyle gerçeklikle bağının koptuğunu ve bu nedenle cezai sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürüyor.

    Savunmanın tezinin merkezinde yer alan lohusa psikozu (postpartum psikoz), doğumdan sonra görülebilen nadir ancak son derece ciddi bir psikiyatrik hastalık.

    Yaklaşık her bin doğumdan birinde görüldüğü tahmin edilen hastalık, doğum sonrası yaşanan geçici duygusal dalgalanmalardan tamamen farklı. Belirtiler çoğunlukla doğumdan sonraki ilk iki hafta içinde aniden ortaya çıkıyor ve saatler ya da günler içinde ağırlaşabiliyor.

    Hastalık sırasında kişi halüsinasyonlar görebiliyor veya sesler duyabiliyor, gerçek olmayan düşüncelere kesin biçimde inanabiliyor, ağır kafa karışıklığı yaşayabiliyor ve gerçeklikle bağını kısmen ya da tamamen kaybedebiliyor.

    Aşırı hareketlilik, çok az uyuma, hızlı düşünme ve konuşma gibi manik belirtilerin yanı sıra ağır depresyon, kaygı ve intihar düşünceleri de görülebiliyor. Üstelik psikoz yaşayan kişi, yaşadıklarının hastalıktan kaynaklandığını her zaman fark edemeyebiliyor.

    Lohusa psikozu bu nedenle tıpta psikiyatrik acil durum olarak kabul ediliyor. Hastalık hızla ağırlaşabildiği gibi, ağır vakalarda annenin kendisine veya bebeğine zarar verme riski ortaya çıkabiliyor.

    Bu nedenle belirtiler ortaya çıktığında kişinin aynı gün acil psikiyatrik değerlendirmeden geçirilmesi ve çoğu vakada hastanede tedavi edilmesi gerekiyor. Doğru ve zamanında tedaviyle hastaların büyük çoğunluğunun tamamen iyileşebildiği de özellikle vurgulanıyor.

    Clancy davasında tartışılan nokta da lohusa psikozunun gerçek ve ağır bir hastalık olup olmadığı değil, Clancy’nin üç çocuğunu öldürdüğü sırada gerçekten bu hastalığın yol açtığı bir psikoz içinde olup olmadığı.

  • Bağ Hastalıkları İnceleme Çalışması

    Bağ Hastalıkları İnceleme Çalışması

    Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü teknik personeli ile Şarköy İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince ilçedeki bağ alanlarında hastalık incelemesi gerçekleştirildi.

    Enstitüden yapılan açıklamaya göre, Çınarlı ve Kirazlı mahallelerindeki bağlarda külleme (Erysiphe necator), kav (Esca) ve mildiyö hastalıklarına yönelik saha çalışması yapıldı.

    Bağlarda gerçekleştirilen gözlem ve kontrollerde, özellikle goble terbiye sistemine sahip yaşlı asmalarda kav ve külleme hastalıklarının yoğun görüldüğü, kav hastalığının bazı asmalarda kurumaya neden olduğu belirlendi. İncelenen bağlarda ayrıca mildiyö belirtilerine de rastlandı.

    Saha çalışmaları kapsamında mahalle muhtarları ve üreticilerle bir araya gelen teknik ekip, hastalıklara karşı alınabilecek önlemler, doğru mücadele yöntemleri ve hastalık yönetimi konusunda bilgi verdi.

    Teknik incelemelerde elde edilen bulgular doğrultusunda üreticiler ile Şarköy İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personeline hastalıkların etkin yönetimine yönelik değerlendirme ve öneriler aktarıldığı, çalışmalarla bağlarda hastalıkların yayılımının azaltılması ve sürdürülebilir bağcılık uygulamalarının desteklenmesinin amaçlandığı bildirildi.