Tag: Ceza

  • Elazığ’da Suç Örgütü Liderine 543 Yıl Hapis

    Elazığ’da Suç Örgütü Liderine 543 Yıl Hapis

    Elazığ’da çeşitli suçlardan haklarında kamu davası açılan suç örgütü elebaşı E.B. 543 yıl 9 ay, örgüt yöneticisi M.B. ise 209 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    13 KİŞİ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

    Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ve çeşitli suçlardan haklarında kamu davası açılan 13 kişinin Elazığ 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktığı belirtildi.

    ELEBAŞINA 543 YIL HAPİS CEZASI

    Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen silahlı örgüt kurma ve yönetme, kasten adam öldürmeye teşebbüs, görevli polis memurlarına yönelik olarak kasten öldürmeye teşebbüs, iş yeri sahiplerine yönelik nitelikli yağma, iş yeri kurşunlamak suretiyle silahlı tehdit, kamu malına zarar verme, 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarından yürütülen ve 13 şüpheli hakkında açılan kamu davasında sanıkların yargılaması Elazığ 5. Ağır Ceza Mahkemesince yapılmış olup, yapılan yargılama neticesinde örgüt lideri E.B. hakkında toplamda 543 yıl 9 ay hapis, örgüt yöneticisi M.B. hakkında toplamda 209 yıl hapis, diğer örgüt yöneticileri ve üyeleri hakkında ise 2 yıl 6 aydan 68 yıla varan hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir.”

  • Ekrem İmamoğlu 3 davada hakim karşına çıkacak

    Ekrem İmamoğlu 3 davada hakim karşına çıkacak

    23 Mart 2025’te tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkacak.

    Geçen hafta görüşülen İBB davasının duruşmasında İmamoğlu, kendisinden bugün savunma istenmesine tepki göstermiş “6 Temmuz Pazartesi günü hem sözde casusluk hem de diploma davasında iki ayrı mahkemede yargılamam var. İBB Davası’nın hakimi ise aynı gün benim İBB Davası’nda savunma yapmamı istiyor. Üstelik daha önce en son savunma yapmamı kabul ettiği halde. Bir insan aynı gün 3 ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok.” demişti.

    Mahkeme heyeti sanık savunmalarının 9 Temmuz’da tamamlanmasını bekliyor.

    İSTENEN CEZALAR

    Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, “Suç örgütü kurmak ve yönetmek” başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.

    Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

    İmamoğlu ise bugüne kadarki olan duruşmalarda davayı “siyasi” olarak nitelendirdi ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti.

    CASUSLUK DAVASI

    Geçen yıl temmuz ayında casusluk suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’ün ajanlık faaliyetinde bulunduğu, görüşmelerini kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği ve farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiği öne sürülmüştü. Bu kapsamda iddianame hazırlanmış, iddianamede Gün’e ait dijital materyaller, yazışmalar ve ifadeler yer almıştı.

    İmamoğlu davanın siyasi olduğunu savunmuştu.

    Dosya kapsamında gazeteci Merdan Yanardağ tutuklanmış, sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu TELE1’e kayyum atanmıştı.

    ARA KARAR

    13 Mayıs 2026’da görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün casusluk iddiasıyla yargılandığı davada tüm sanıkları tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.

    Tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, diğer tutuklu sanıklar Yanardağ ve Özkan’ın fikir adamı, aydın ve entelektüel insanlar olduğunu ifade ederek, “Eğer bana tutuklamanın devamı talebine ilişkin mütalaaya karşı diyeceğimi soruyorsanız cevabım çok yalındır. Sayın Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ı tahliye ediniz. Benim bu tutuklamaya karşı görüşüm ve talebim budur.” dedi.

    Yanardağ, mütalaaya karşı beyanında, davanın siyasi olduğunu öne sürdü.

    Özkan da davanın casuslukla ilgisi olmadığını, masum olduğunu savundu.

    Gün ise örgüt yöneticisi olmadığını, varlığı ileri sürülen bir örgüte bilerek yardım etmediğini, kimseye casusluk iftirası atmadığını, kendisinin de casus olmadığını iddia etti.

    İSTENEN CEZALAR

    İddianamede İmamoğlu, Gün, Özkan ve Yanardağ’ın “siyasal casusluk” suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

    DİPLOMA DAVASI

    Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER’e 18 Eylül 2024’te başvuruda bulunuldu.

    Bu ihbar üzerine 1 Ekim 2024’te savcılığa şikayet dilekçesi sunuldu.

    Söz konusu şikayetin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu’nun 1994 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden aldığı lisans diplomasının sahte olduğuna dair iddialar ve haberler üzerine şubat ayında soruşturma başlattı.

    18 Mart 2025’te İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu 61’inci toplantısında, İmamoğlu dahil 28 kişinin diplomalarının yokluk ve açık hata iddiasıyla iptal edilmesine karar verdi.

    Bu gelişme üzerine 8 Temmuz 2025’te İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu’nun resmi belgede sahtecilik iddiasıyla yargılanacağı iddianameyi kabul etti. İmamoğlu’nun diploma bilgileri 5 Ağustos 2025’te İstanbul Üniversitesi’nin veri tabanından silindi ve e-Devlet’te de görünmez hale geldi.

    SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

    16 Şubat 2026’da İmamoğlu, üniversite diplomasıyla ilgili “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla yargılandığı davada dördüncü kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı idare mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenmesine hükmederek duruşmayı bugüne erteledi.

    Ekrem İmamoğlu “Benden her şeyi parçalasanız sahteci çıkmaz.” diyerek hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

    Hakkında 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istenen İmamoğlu savunmasında, yargılandığı davaları hatırlatıp bunların ana nedeninin korku olduğunu savundu.

    Duruşmalar İstanbul Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda görülecek.

  • Kar maskesi takıp önüne geleni bıçaklamıştı. Cezaevinde intihar etti

    Kar maskesi takıp önüne geleni bıçaklamıştı. Cezaevinde intihar etti

    Eskişehir’de 2024 yılı Ağustos ayında kask, kar maskesi ve koruyucu gözlük takıp hücum yeleği giyerek sokakta karşılaştığı 5 kişiyi bıçakla yaralayan Arda Küçükyetim (20), yargılandığı mahkemede 75 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

    Olayın ardından 18 Ağustos 2024 tarihinde Eskişehir Adliyesi’nde tutuklanan Arda Küçükyetim, cezaevindeki yaklaşık 1 yıl 10 aylık sürecin ardından akşam saatlerinde intihar ederek hayatına son verdi.

    Küçükyetim’in cenazesi otopsi işlemleri için Eskişehir Şehir Hastanesi’ne morguna kaldırıldı. Olayla ilgili de soruşturma başlatıldı.

    Tepebaşı ilçesinde 2024 yılı Ağustos ayında kask, kar maskesi ve koruyucu gözlük takıp hücum yeleği giyerek Uluönder Mahallesi’ndeki Şehit Rüstem Demirbaş Parkı’na gelen Arda Küçükyetim, buradaki çay bahçesinde Tevfik Arslan (72), Cumali Özemek (58), Naşit Özyürek (88), Metin Korkmaz (65) ve Cemal Altıntaş’ı (52) bıçakla yaraladı.

    Küçükyetim, bu anları da hücum yeleğine sabitlediği bir cep telefonu aracılığıyla sanal medya hesabından canlı olarak yayınladı.

    Olayın ardından polis ekipleri tarafından yakalanan Arda Küçükyetim, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit’ suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine konuldu.

    Eskişehir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’ne tutuklu yargılanan Küçükyetim, geçen yıl eylül ayındaki karar duruşmasında, ‘Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit’ suçlarından 75 yıl 5 ay hapis cezası veridi.

  • Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit eden 9 sanıklı dava kara bağlandı

    Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit eden 9 sanıklı dava kara bağlandı

    İstanbul Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın ailesine tehdit mesajları gönderdikleri iddia edilen 1’i çocuk 9 sanığın yargılandığı davada mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, 1 sanığı 5 yıl hapis cezasına çarptırırken, çocuk sanığı ise 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı.

    Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ailesine tehdit mesajları gönderen, maktul adına sosyal medya hesabı açarak olaya ilişkin paylaşım yapan 1’i suça sürüklenen çocuk olmak üzere 9 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Geçtiğimiz celse sonrası davada tutuklu sanık kalmamıştı. Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanıklar ve müştekiler katılmazken, tarafların avukatları salonda hazır bulundu. Duruşmaya sanıklar katılmadığı için son sözleri alınamadı. Beyanda bulunan müşteki avukatları, sanıkların cezalandırılmasını, sanık avukatları ise müvekkillerinin beraatlarını talep etti.

    1 SANIĞA 5 YIL HAPİS CEZASI

    Kararını açıklayan mahkeme, sanık Ömer Faruk Ay’ın ‘birden fazla kişi ile birlikte kendini tanınmayacak hale koyarak, var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak tehdit’ suçundan 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme, aynı suç yönünden suça sürüklenen çocuk Y.T.’nin ise 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme, sanık Alaa Faysal’ın ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına, bu cezada ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Mahkeme, sanık Faysal’ın ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan ise beraatına hükmetti. Mahkeme, sanık Ömer Can Özdoğan’ı ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırırken, ‘kişinin hatırasına alenen hakaret suçundan’ ise 11 ay 20 gün hapis cezasına, ardından bu suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Mahkeme, sanık Burak Türk’ü ise ‘suç işlemeye alenen tahrik’ suçundan önce 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı, ardından bu cezada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti.

    4 SANIĞIN BERAATINA HÜKMEDİLDİ

    Mahkeme, sanıklar Abdülsamet Erdoğan ile Ferhat Karadağ’ı ‘kendini tanınmayacak hale koyarak birden fazla kişi ile birlikte tehdit’ suçundan eylemin sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlarına hükmetti. Sanık Sevgi Timur’un ise ‘birden fazla kişi ile birlikte kendini tanınmayacak hale koyarak, var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak tehdit’ suçundan beraatına, sanık Ömer Can Derin’in ise ‘halk arasında korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit’ eyleminin kanunen suç sayılmadığı gerekçesiyle beraatına hükmetti.

    İDDİANAMEDEN

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Atlas Çağlayan ‘maktul’, anne Gülhan Ünlü, baba Cüneyt Çağlayan ‘müşteki’, 1’i 18 yaşından küçük 9 şahıs ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Eylemin suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanmak suretiyle işlendiği aktarılmıştı. Suça sürüklenen çocuk Y.T. hakkında hazırlanan iddianamede ise, şahsın işlediği suçun ‘tehdit’ kapsamında kaldığı, şahsın bu suçu zincirleme şekilde gerçekleştirdiği, Y.T.’nin paylaşımları ablası ve kuzeni ile beraber fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek gerçekleştirdiği vurgulanmıştı. İddianamede, suça sürüklenen çocuk Y.T.’nin terör örgütü PKK adının yer aldığı ‘pkkv404’ isimli Telegram kanalı aracılığıyla tehdit eylemini gerçekleştirdiği, şüphelinin eyleminin suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanmak suretiyle tehdit suçu kapsamında da kaldığı aktarılmıştı.

    Y.T. hakkında hazırlanan iddianamede, ‘suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle birden fazla kişi ile tehdit’ suçundan 1 yıl 8 aydan 8 yıl 2 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmişti. İddianame, değerlendirilmek üzere Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti. Şüpheliler Ömer Faruk Ay, Sevgi Timur, Abdülsamet Erdoğan ve Ferhat Karadağ hakkında ‘nitelikli tehdit’ suçundan 2 yıl 6 aydan 12 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Şüpheli Ömer Can Derin için ise, ‘basın ve yayın yoluyla halk arasında korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit’ suçundan 3 yıldan 6 yıla kadar, şüpheli Burak Türk hakkında ‘basın ve yayın yoluyla suç işlemeye tahrik’ suçundan 9 aydan 7 yıl 6 aya, şüpheli Alaa Faısal için 2 suçtan toplam 4 yıl 6 aydan 10 yıl 6 aya kadar, şüpheli Ömer Can Özdoğan hakkında ise ‘verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ ve ‘kişinin hatırasına alenen hakaret’ suçlarından 2 yıl 3 ay 15 günden 6 yıl 4 aya kadar hapsi talep edilmişti.

  • Yeniden görülen Leyla Aydemir davasında karar

    Yeniden görülen Leyla Aydemir davasında karar

    Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir’in (4) ölümüne ilişkin yeniden görülen davada 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanık Yusuf Aydemir’i “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

    Mahkeme, diğer sanıkların beraatine karar verdi. Duruşma sonrası adliye önünde kavga çıktı. Tarafları polis ayırdı.

    DAVANIN GEÇMİŞİ

    Ağrı’da 15 Haziran 2018’de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesini ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in bulunması için çalışma başlatılmış ve cansız bedeni, kaybolduktan 18 gün sonra yerleşim yerine 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yolun yakınında akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunmuş, vücudunda darp ya da yara izine rastlanmayan çocuğun cenazesi Bezirhane köyünde defnedilmişti.

    Olayın ardından minik Leyla’nın ölümüne ilişkin 7 sanık hakkında Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Davanın 2 Ekim 2020’de bu mahkemede görülen karar duruşmasında tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve “cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar Y.A, B.D, H.D, M.A, M.A.A. ve A.A. ise delil yetersizliğinden beraat etmişti.

    BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ, YEREL MAHKEMENİN KARARINI BOZMUŞTU

    Dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, sanığa ceza verilebilmesi için her türlü şüpheden uzak delil olması gerektiğine ve çeşitli usul eksikliklerine işaret ederek, yerel mahkemenin kararını tüm sanıklar yönünden bozmuştu. Yerel mahkemenin kararını hem esas hem usul yönünden bozan mahkeme, Yusuf Aydemir’in de tahliyesine karar vermişti.

    Bu karara Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığının 4 Ocak 2021’de yaptığı itiraz da Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince reddedilmişti. Dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu, 1. Ceza Dairesinin bozma kararını hukuka uygun bulmuştu.

    Bozma kararı üzerine 8 Ekim 2021’de Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince yeniden yargılanan tüm sanıkların delil yetersizliğinden beraatine karar verilmişti.

    İtiraz üzerine incelenen dosya Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince hukuka uygun bulunmuştu.

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yeniden yargılanan 7 sanık hakkında verilen beraat kararını hukuka aykırı bularak hükmün bozulmasını talep etmiş, Yargıtay 1. Ceza Dairesi de sanıklar hakkında verilen kararı bozmuştu.

  • Kocaeli Dilovası’ndaki yangın faciası. Belediye Başkan Yardımcısı dahil yedi kişi gözaltında

    Kocaeli Dilovası’ndaki yangın faciası. Belediye Başkan Yardımcısı dahil yedi kişi gözaltında

    Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde geçen sene 7 kişinin yaşamını yitirdiği kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.

    Soruşturma kapsamında, Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı N.T., eski İmar ve Şehircilik Müdürü ve Başkan Yardımcısı H.Ö., eski Yapı Kontrol Müdürleri C.S. ve S.S., Yapı Kontrol Müdürü M.T., eski Zabıta Müdürü C.T. ile Zabıta Müdür Vekili N.B. polis ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

    Kocaeli’nin Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025’te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım 2025’te yaşamını yitirmişti.

    Soruşturma kapsamında, aralarında iş yeri sahiplerinin de bulunduğu 7 kişi tutuklanmış, Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı N.T., Zabıta Müdürü N.B, zabıta personeli C.T, Ö.K. ve T.İ. görevden uzaklaştırılmış, fabrika sahiplerinden olan ve tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren Kurtuluş O. kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

    Bilirkişi raporunda, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sahada etkin şekilde yerine getirmediği belirlenen Küresel OSGB sorumlu müdürü Ü.A. 3 Aralık 2025’te, yapıyı yangın güvenliği açısından eksik ve tehlikeli durumda kiraya verdiği ve bu nedenle “tali ağır kusurlu” olduğu değerlendirilen fabrika binasının eski sahibi G.D. de 4 Aralık 2025’te tutuklanmıştı.

    Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali O. ve kardeşi İsmail O. ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna O. ve Gökberk G. hakkında “olası kastla öldürme” suçundan 7’şer kez müebbet, “olası kastla mala zarar verme” suçundan ise 3’er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

    Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü tutuklu Ü.A. ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi tutuklu G.D, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y’nin “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenilen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu şüpheliler A.O.A. ve O.Y. ile tutuksuz Ö.A. ve firari A.B. için “suçluyu kayırma” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

  • Kocasinan’da Silahlı Kavga: İş İnsanını Öldüren Sanık Tutuklandı

    Kocasinan’da Silahlı Kavga: İş İnsanını Öldüren Sanık Tutuklandı

    KAYSERİ’nin Kocasinan ilçesinde, iş insanı Mustafa Yerli’yi (32), tabancayla vurup öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Erkan Turhal (49) yargılandığı ilk duruşmada yeğenlerinin bıçaklanması nedeniyle aralarında husumet oluştuğunu belirterek, “Keşke böyle bir olay olmasaydı. Tutuksuz yargılanmak istiyorum” dedi.

    Olay, geçen yıl 18 Ekim’de, Kocasinan ilçesi Akin Mahallesi’nde meydana geldi. Kentte müteahhitlik yapan Mustafa Yerli ile aralarında husumet olduğu iddia edilen iş insanı Erkan Turhal, mahalle mezarlığı önünde karşılaştı. Taraflar arasında çıkan tartışma, silahlı kavgaya dönüştü. Turhal, üzerindeki silahla Yerli’ye ateş açtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekibinin kontrolünde iş insanı Yerli’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Jandarma ekipleri, olay yerinden kaçan Erkan Turhal’ı yakaladı. Turhal, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı. Aralarında Turhal’ın oğlu, yeğeni, çalışanları ve arkadaşlarının olduğu E.T., B.Ö., E.D., H.B., T.Ö. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    İDDİANAME HAZIRLANDI

    Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. Kayseri 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede sanık Turhal hakkında ‘kasten adam öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istendi. Aralarında Turhal’ın oğlu, yeğeni, çalışanları ve arkadaşlarının olduğu tutuksuz sanıklar E.T., B.Ö., E.D., H.B., T.Ö. hakkında ise ‘suçluyu kayırma’ suçundan ceza istendi.

    DAVA BAŞLADI

    Kayseri 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Erkan Turhal ile tutuksuz sanıklar E.T., B.Ö., E.D., H.B., T.Ö. ve ölen Mustafa Yerli’nin ağabeyi B.Y. ve taraf avukatları hazır bulundu. Dava nedeniyle adliyede geniş güvenlik önlemleri alındı. Mustafa Yerli ile aralarında husumet olduğunu söyleyen Erkan Turhal, “Yeğenlerim U.Ö. ve E.T., Mustafa Yerli’nin yeğeni E.S. tarafından 8 ay önce bıçaklanmıştı. Bu yüzden aramızda husumet oluştu. Bu olaydan sonra karşı taraf tarafından birçok tehdide maruz kaldık” dedi.

    ‘SİLAHI ALIP ALMAMA KONUSUNDA TEREDDÜT ETTİM’

    Olay günü İncesu ilçesindeki galeride mangal yaktıklarını da anlatan Turhal, “Kayseri’ye dönerken bir aracın bizi takip ettiğini fark ettim. Yanımdakilere aracın kime ait olduğunu sordum. Kim olduğunu bilemediler. ‘Yol verin geçsin’ dedim. Biz yavaşlayınca takip eden araç bizi geçti. İleride bu araç tekrar yavaşladı. Arkadaşımı bıraktıktan sonra başka bir arkadaşımla Akın Mahallesi’ne gittim. Daha sonra aracı başkalarına sorduğumda söz konusu aracı E.S.’nin sürdüğünü öğrendim. Muhtarlığın orada durup oyalanayım dedim. O sırada kimsenin kullanmadığı arka yoldan bir araç geldi. Ana yola bağlandı. Köyün içine girmedi. Benim araca baktı. Mustafa Yerli’ye ait olduğunu bildiğim araç olduğunu anladım. ‘Bunlar başıma iş açacak’ dedim. Evime 100 metre mesafe kalmıştı. Araç yanımda durdu. Ön koltuğun altında silah vardı. Silahı alıp almama konusunda tereddüt ettim. Mustafa Yerli küfür ederek arabanın arkasından geldi. Ben de ‘sen kime küfrediyorsun’ diyerek küfrettim. O bana, ben de ona yumruk attım. Sonra beni itekledi. Ayağım takıldı yere düştüm. O esnada silah sıkacak diye silahımı çekerek havaya sıktım. Tam belinden silahını çıkaracaktı 2-3 metre mesafeden 3-4 el ateş ettim. Bu sırada bir kişi caminin üst tarafından köyün içine doğru kaçıyordu. Üçüncü kişiyi görmedim” ifadelerini kullandı.

    ‘KEŞKE BÖYLE OLMASAYDI’

    Olay sonrası paniklediğini de anlatan sanık Turhal, “O esnada panikledim. Arabaya binip kaçayım mı? dedim. O esnada bir araba geldi. Oğlum olduğunu anladım. O da yerde yatan birini görünce korkmuş. Yerde yatanın ben olduğunu düşünmüş. Sonrasında bana; ‘Baba ne yaptın’ dedi. Ben de; ‘Onlar beni vuracaktı. Mecbur kaldım sıktım. Benden haber alana kadar kimseye bir şey söyleme’ dedim. Keşke böyle bir olay olmasaydı. Tutuksuz yargılanmak istiyorum” diye konuştu. Diğer sanıklar da olayla alakaları olmadıklarını söyledi.

    Ölen Yerli’nin ağabeyi B.Y. ise kardeşinin silah taşımadığını belirterek sanıklardan şikayetçi olduğunu söyleyerek cezalandırılmalarını istedi.

    5 tanığın dinlendiği davada mahkeme heyeti verdiği ara karar ile sanık Erkan Turhal’ın tutukluluk halinin devamına karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

  • İngiltere’de Casusluk Davası: İki Kişiye Hapis Cezası

    İngiltere’de Casusluk Davası: İki Kişiye Hapis Cezası

    İngiltere’de Hong Kong ve Çin adına casusluk faaliyetleri yürüttükleri gerekçesiyle yargılanan iki kişi, 10 ve 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    İngiltere’de Hong Kong ve Çin adına yasa dışı bilgi topladıkları ve casusluk faaliyetleri yürüttükleri gerekçesiyle yargılanan iki kişi hapis cezasına çarptırıldı. İngiliz basını, davanın Ulusal Güvenlik Yasası kapsamında görülen ilk davalardan biri olarak kayıtlara geçtiğini yazdı.

    İngiltere Terörle Mücadele Polisi tarafından yürütülen soruşturmada, sanıkların ülkede yaşayan kişileri hedef alarak yasa dışı istihbarat faaliyeti yürüttükleri belirtildi.

    Eski sınır görevlisine 10 yıl hapis

    Sanıklardan 41 yaşındaki Chi Leung Wai’nin, görev yaptığı dönemde yetkisini kötüye kullanarak İçişleri Bakanlığı sistemlerinde İngiltere’de yaşayan Çin ve Hong Kong vatandaşlarına ait dosyalara yetkisiz erişim sağladığı ifade edildi. Wai, kamu görevini kötüye kullanma suçundan da yargılandığı davada toplam 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Wai’nin daha önce Londra’da polis memuru olarak da görev yaptığı bildirildi.

    Hong Kong yetkilisine 8 yıl hapis

    Soruşturmayı yürüten yetkililer, 66 yaşındaki Chung Biu Yuen’in, Hong Kong Ekonomi ve Ticaret Ofisi’nde görev yaptığı dönemde Hong Kong makamlarıyla bağlantılı kişilerle iletişim kurduğunu ve Wai’ye İngiltere’deki “demokrasi yanlısı aktivistlerin” izlenmesi yönünde talimat verdiğini tespit etti. Yuen’in, yürütülen faaliyetler karşılığında Wai’nin yanı sıra 37 yaşındaki İngiliz vatandaşı Matthew Trickett’e de ödeme yaptığı belirlendi. Yuen 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Pontefract’taki olay ve soruşturma

    Mahkeme açıklamasında, Wai, Yuen ve Trickett’in Mayıs 2024’te Batı Yorkshire kontluğundaki Pontefract kentinde bulunan bir daireye zorla girme teşebbüsünün ardından 7 kişiyle birlikte gözaltına alındığı kaydedildi. Söz konusu dairenin, 2023 yılında Hong Kong’dan Birleşik Krallık’a kaçan ve eski işvereni tarafından 16 milyon sterlin dolandırıcılıkla suçlanan kişisel asistan Monica Kwong’a ait olduğu belirtildi.

    Gözaltına alınan 7 kişinin kısa süre sonra serbest bırakıldığı ve ülkeden ayrıldığı, polisin ise el konulan yaklaşık 200 cihazı inceleyecek yeterli tercüme ve analiz kapasitesine sahip olmadığı için bu kişiler hakkında suçlama yöneltemediği ifade edildi.

    Wai, Yuen ve Trickett daha sonra resmi olarak suçlandı. Trickett’in, kefaletle serbest bırakılmasının ardından 19 Mayıs 2024’te Berkshire’ın Maidenhead kentindeki bir parkta ölü bulunduğu belirtildi. Trickett’in ölümüne ilişkin soruşturmanın, mevcut ceza davasının tamamlanmasının ardından yapılmasının beklendiği bildirildi. – LONDRA

  • Gençler için Uyuşturucu Mücadelesi

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Toplumda şu an en büyük sorun gençlerin uyuşturucuya bulaşması. Yani maalesef sosyal çevreden, arkadaş çevresinden bulaşıyor. Biz elimizden geldiği kadar uyuşturucuya erişimi zorlaştırmaya çalışıyoruz. Sürekli olarak operasyonlar yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Gürlek, Hayat Boşluk Kabul Etmez Bağımlılık ile Mücadele ve Eğitim Derneği (HAKMED) temsilcilerini kabul etti.

    Bakanlıktaki kabulde yaptığı konuşmada, gençlerin uyuşturucu maddeden arındırılması gerektiğinin altını çizen Gürlek, bu konuda çok hassas davrandıklarını vurguladı.

    Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca Adalet Bakanlığının sorumluluğunda olmadığını belirten Gürlek, Milli Eğitim ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarının da sürecin önemli paydaşları olduğunu anlattı.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında bu alanda çalışmalar yürüten bir birimin bulunduğunu hatırlatan Gürlek, kurumların koordinasyon içinde çalıştığını söyledi.

    “Cezaevindeyken uyuşturucudan arındırılmasını istiyoruz”

    Gürlek, cezaevlerinde uyuşturucuyla mücadelede yürütülen çalışmalara değinerek, “Özellikle biz cezaevindeyken uyuşturucudan arındırılmasını istiyoruz. Bu bizim için çok önemli. Sonuçta cezaevinden çıkıyor, tekrar uyuşturucuya bulaşıyor. Bu olmaz. Biz bu konuda iki tane örnek cezaevi kurduk. İnfazlarına son 6 ay kala uyuşturucuyu bırakmış bir şekilde dışarı çıkmasını sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Uyuşturucu konusunda ailelerin yükünün çok ağır olduğunu vurgulayan Gürlek, şunları kaydetti:

    “Gerçekten toplumda şu an en büyük sorun gençlerin uyuşturucuya bulaşması. Yani maalesef sosyal çevreden, arkadaş çevresinden bulaşıyor. Biz elimizden geldiği kadar uyuşturucuya erişimi zorlaştırmaya çalışıyoruz. Sürekli olarak operasyonlar yapıyoruz. İstanbul’da kullanıcılara, torbacılara, ana dağıtıcılara operasyonlar yaptık.”

    Operasyonlarla uyuşturucu ticaretinin üst kademesindeki isimlerin yakalanarak adalete teslim edildiğini belirten Gürlek, uyuşturucuyla mücadelede ıslah aşamasının da önemli olduğuna işaret etti.

    Ceza infaz kurumlarında uyuşturucuyla mücadele ve hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına yönelik yeni düzenlemeler üzerinde çalıştıkları bilgisini veren Gürlek, özellikle ıslah ve rehabilitasyon sürecinin güçlendirilmesi gerektiğini aktardı.

  • 12 yıldır aranıyordu. 68 yıl cezası bulunan hükümlü yakalandı

    12 yıldır aranıyordu. 68 yıl cezası bulunan hükümlü yakalandı

    Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.

    Çalışmalar kapsamında, 2014 yılından bu yana hakkında 48 ayrı aranma kaydı ve kesinleşmiş 68 yıl 6 ay hapis cezası bulunan B.A. ile 2023 yılından bu yana hakkında 22 ayrı aranma kaydı 43 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan K.Ç.K.’nın saklandıkları adresler tespit edildi.

    Belirlenen iki adrese baskın yapan ekipler. Firari hükümlüler B.A. ve K.Ç.K.’yı yakaladı. Firari hükümlüler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine teslim edildi.

    KIRIKKALE’DE JANDARMADAN OPERASYON

    Diğer yandan Kırıkkale’de jandarma ekiplerince yapılan operasyonda, aralarında 61 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir hükümlünün de yer aldığı 5 kişi yakalandı.

    Hükümlülerden N.M. hakkında 61 yıl 2 ay 3 gün, E.D. hakkında 5 yıl, H.Z. hakkında 3 yıl 3 ay, H.E. hakkında 3 yıl, S.C. hakkında ise 2 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu belirlendi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 hükümlü, tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi.