Tag: Çelik

  • Ömer Çelik’ten ‘Terörsüz Türkiye’ Vurgusu

    Ömer Çelik’ten ‘Terörsüz Türkiye’ Vurgusu

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin, “Bu konunun biz bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’te hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz. En kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle ‘Terörsüz Türkiye’ ve Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz” dedi.

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde gerçekleştirilen AK Parti 33’üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında basın açıklaması yaptı. Hayatını kaybeden Kadir İnanır’a rahmet dileyerek sözlerine başlayan Çelik, kampın ana başlığının ‘Çeyrek Asırlık Destan’ olduğunu dile getirerek, “Kamplarımızın özelliği bir yandan geçmiş altı ayın muhasebesini yaparız aynı zamanda önümüzdeki altı ayın politikalarını belirleriz. Bundan daha önemli kısım şudur; ahdimizi, vefamızı, yürüdüğümüz yola bağımlılığımızı yinelemenin de bir zeminidir istişare kampları. Kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz. Her seferinde değişik mekanizmalar kullansak da esasında bütün oturumlarda notlar tutulur, arkadaşlarımızın soruları, eleştirileri, verilen cevaplar değerlendirilir ve kampın sonunda bunlar kamptan sonraki 1-2 ay içerisinde tek tek çıkarılarak, hangi politik sonuçların çıkarılması gerektiği MYK’mızda MKYK’mızda Cumhurbaşkanımızın huzurunda değerlendirilir. Bu açıdan baktığınızda bu kadar uzun zamandır ve son derece yoğun gündemle iktidar olmuş partimizin bu beyin fırtınalarından hiç vazgeçmemesinin altını ciddi bir şekilde çizmek lazım” diye konuştu.

    ‘ÇEYREK ASIRLIK DESTANIN DEĞERLENDİRİLMESİ İÇİN BİR FIRSAT’

    Kampta gerçekleştirilen oturumlara değinen Çelik, “Sabah genel başkan yardımcılarımızla oturum yapıldı. Milletvekili ve diğer katılımcılarımızın soruları cevaplandı. Şimdi bakanlarımızla yapılıyor. Çeyrek asırlık destanın bütün yönleriyle değerlendirilmesi için bir fırsat olarak bu zemin her seferinde güçlü bir şekilde değerlendiriliyor. Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın konuşmasında ifade ettiği hususlar iç politikadan dış politikaya kadar hepsi içerideki oturumlarda ele alınıyor. Genel Başkanımızın katılacağı milletvekillerimizle bir istişare toplantısı olacak. Aynı şekilde Genel Başkanımızın takdiriyle bütün heyetimizle yapılacak istişare toplantıları olacak. Yarın da kendilerinin kapanış konuşmasıyla kampımızı tamamlamış olacağız” ifadelerini kullandı.

    ‘TÜM ALANLARDA KAMP GÜNDEMİMİZ VAR’

    Dış politikanın önemli konuları olduğunu vurgulayan Çelik, “ABD ve İsrail tarafından İran’a gerçekleştirilen haksız saldırıdan sonra hem bölge barışı, hem de dünya barışı ciddi bir risk altına girmişti. Gelinen noktada bu barışın yapılan saldırılarla risk altına girdiğini görüyoruz. Bölgeyle ilgili konuların değerlendirilmesi, enerji meselelerinden tarıma, gıda güvenliğinden yapay zekaya ve diğer tüm alanlara kadar kamp gündemimiz var” dedi.

    ‘YENİ BİR AŞAMAYA GELİNDİ’

    ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin konuşan Çelik, şunları söyledi:

    “Terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun biz bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’te hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz. En kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle ‘Terörsüz Türkiye’ ve Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı, gelinen aşama yeni bir aşamadır. Yasanın çıkmasıyla birlikte terör örgütünün silah bırakmasını temin edecek zemin ortaya çıkacaktır. Terör örgütünün silah bırakması halinde o zaman Türkiye uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütünü ortadan kaldırmış olacaktır. Suriye’den Irak’a kadar geniş bir alanda terör örgütlerinin vekil güçler olarak kullanıldığını görüyoruz. ‘Terörsüz Türkiye’ ve Terörsüz Bölge hedefimizin birbiriyle bağlantılı bir şekilde yürütülmesinin de ne kadar kıymetli olduğu görülmektedir. Geldiğimiz yeni aşamada herkesi pozitif bir dille, yaklaşımla bu sürece katkı vermeye davet ediyoruz.”

    ‘CHP KENDİ MESELESİNİ KENDİ HALLETSİN’

    Çelik, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in ifadelerine ilişkin, “Kendisi bu son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu. Şimdi bizim üzerimizden kendi yönetim yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasın. CHP kendi meselesini kendi içerisinde halletsin” şeklinde konuştu.

  • Çelik: Terör örgütünün silah bırakması için yasal çerçeve gerekiyor

    Çelik: Terör örgütünün silah bırakması için yasal çerçeve gerekiyor

    AK Parti Sözcüsü Çelik, Habertürk TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.

    Terörsüz Türkiye sürecinin nasıl işleyeceğine ilişkin soru üzerine Çelik, bütün büyük devletlerin bir yandan teröre karşı fiziki mücadeleyi sürdürürken aynı zamanda hukuki düzenlemelerle ve diğer birtakım adımlarla terörün sosyolojik zeminini ortadan kaldırmaya çalıştığını söyledi.

    Geçmişte Milli Güvenlik Kurulunun teklifiyle önceki hükümetlere de örgütten ayrılmak isteyenlerle ilgili hukuki düzenlemelerin yapılması konusunda tavsiyede bulunulduğunu anlatan Çelik, “Ben o zaman yaşayanlara sorduğumda, bu tip düzenlemelerin, Milli Güvenlik Kurulunun sivil kanadından çok askeri kanadından da geldiği, dolayısıyla Milli Güvenlik Kurulunun bir bütün olarak bunlara karar verdiği şeklinde de bir değerlendirme yapmışlardı.” diye konuştu.

    “İDEAL OLAN ŞİMDİYE KADAR SİLAHLARIN BIRAKILMASIYDI”

    “Terörsüz Türkiye sürecinde öngördüğünüz yerde misiniz?” sorusu üzerine Çelik, şunları kaydetti:

    “Bu tip işlerde ideal olmuyor. Yani ideal nedir? Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge açısından? Şimdiye kadar silahlar bırakılmalıydı ve terör Türkiye’nin gündeminden kalkmalıydı. İdeal olan buydu. Bazen ‘Süreçle ilgili bir aksama var.’ diyenler oluyor. İktidarı suçlayarak ‘İktidar süreci zamana yayıyor ya da oyalıyor.’ diyenler var. Ama bunu diyenler, terör örgütünün silah bırakma konusunda etkili adımlar atmamasını gündemlerine almıyorlar.”

    “Zamana yayıyor musunuz?” sorusuna Çelik, “Her işin bir ritmi var. Bu olayların da şöyle bir ritmi var, bazen bir aylık yol bir günde gidiliyor, bazen bir günlük yol bir ayda gidiliyor.” yanıtını verdi.

    “TATMİNKAR DÜZEYDE BIRAKILMIŞ BİR SİLAH YOK, SADECE BİR SÖYLEM, BİR JENERİK VAR”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Barış tek kanatlı kuş değildir.” sözüne işaret eden Çelik, “Silah bırakmanın kesintisiz, etkili ve tatminkar bir şekilde devam etmesi lazımdı.” dedi.

    “Silah bırakması gerekenler üstüne düşeni yaptı, sıra sizde.” diyenler olduğunu kaydeden Çelik, “Halbuki orada tatminkar düzeyde bırakılmış bir silah yok, sadece bir söylem, bir jenerik var.” ifadesini kullandı.

    Terörün aslında bir “paket” olduğunu, siyasi tarafının da bulunduğunu ve Avrupa’da illegal yapılanmaları olduğunu belirten Çelik, “Terörsüz Türkiye bağlamında Türkiye’de atılacak adımlar, terörsüz bölge anlamında da İran’da, Irak’ta, Suriye’de atılacak adımlar ve bir de KCK’nın bütün illegal yapılanmasının ortadan kalkacağı bir hedefe ulaşılmasıdır, esas olan budur.” diye konuştu.

    “BU ÇERÇEVE, SİLAH BIRAKMA ŞARTINA BAĞLI OLARAK HAYATA GEÇECEK BİR ÇERÇEVEDİR”

    Gelinen noktada yeni bir aşamada olunduğunu söyleyen Çelik, “Terör örgütünün silahları tamamen bırakması için bir yasal çerçevenin oluşması gerekiyor. Bu yasal çerçevenin de silah bırakma şartına bağlı olarak, bu konuya özgü ve belli bir zaman dilimini kapsayan çerçevede oluşması ile ilgili olarak bir değerlendirmemiz var.” dedi.

    Bunun bir taslak olarak tartışılacağını dile getiren Çelik, “Daha sonra çerçeveye dönüştüğünde bunun hayata geçmesi terör örgütünün feshinin fiili anlamı haline gelen silah bırakma şartıyla birlikte hayata geçecek.” ifadesini kullandı.

    Çelik, “Bu çerçeve, silah bırakma şartına bağlı olarak hayata geçecek bir çerçevedir.” dedi.

    “Sürekli olarak bir yasal çerçeveden bahsediyorlar ama bir kerecik bile terör örgütünün silah bırakması gerektiğinden bahsetmiyorlar.” diye konuşan Çelik, buradaki amacın PKK/KCK terör örgütünün sona ermesi olduğunu vurguladı.

    Birilerinin, bundan terörün meşrulaşmasını ya da terörün, terör eylemlerinin mazur gösterilmesini anlamaya ve anlatmaya çalıştığını dile getiren Çelik, bunun asla kabul edilemeyecek bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

    Terör örgütünün silah bırakmasını temin etmek üzere silah bırakma şartıyla hayata geçecek bir yasal düzenleme konusunda tam bir iradelerinin olduğunu dile getiren Çelik, “Bu silah bırakma sürecinin bu çerçevede en hızlı şekilde tamamlanması lazım, bu yasal çerçeve ile birlikte.” diye konuştu.

    “HUKUK MESELENİN GÜVENCESİDİR, ÖNEMLİ OLAN SİYASİ İRADENİN VARLIĞIDIR”

    “Silah bırakma kesintisiz bir şekilde devam etmiş olsaydı bugün gündemde 100 soru varsa, bunların 90’ının gündemde olmayacağını” belirten Çelik, “Biz sadece 10 soruyu tartışacaktık.” dedi.

    “Hukuk meselenin güvencesidir, önemli olan siyasi iradenin varlığıdır.” ifadesini kullanan Çelik, sürece en büyük zararı karşıtlık üretenlerin değil, destek veriyormuş gibi yapıp, sürekli olarak maksimalist talepleri gündeme getirenlerin verdiğini söyledi.

    AK Parti Sözcüsü Çelik, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge dışındaki odaklara bütün bu tartışmaları sürüklemek isteyenlerin, sürece destek veriyor gibi gözükse de çalıştırdıkları yazılımın, sürece köstek olan bir yazılım olduğunu ifade etti.

    Cumhur İttifakı açısından da devletin kurumları açısından da bu konunun net olduğunu vurgulayan Ömer Çelik, şunları kaydetti:

    “Bugün gelinen noktada da bir taslak tartışılacak, bir yasal çerçeve ortaya çıkacak. Belli bir zaman dilimi içerisinde örgütün silah bırakmasına dönük bir konu takip edilecek. Konunun takip edilmesiyle beraber Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir edeceği, bu bir özel mekanizma mı olur, Milli Güvenlik Kurulu mu olur veya iki ayrı mekanizma mı olur, biri tespit edecek ve teyit edecek silahların bırakıldığını. O zaman bu yasal çerçeve, ikna olunduktan sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle Cumhurbaşkanı kararıyla o yasanın gerekleri hayata geçmiş olacak. Bu tespit mekanizması belli bakanlıklardan oluşan, güvenlik birimlerinden oluşan bir mekanizma olup, teyit mekanizması Milli Güvenlik Kurulu olabilir. İkisi Milli Güvenlik Kurulu olabilir. İkisi birden bahsettiğim tespit mekanizması olabilir ya da tespit ve teyit birbirini tamamlayan iki mekanizma olabilir. Bunlar Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirine bağlı olarak şekillenecek konular.”

  • Terörsüz Türkiye’de yeni aşama: Silah bırakma yasası tartışılıyor

    Terörsüz Türkiye’de yeni aşama: Silah bırakma yasası tartışılıyor

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, “Artık terör örgütünün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek bir yasa taslağının tartışılması, değerlendirilmesi aşamasındayız” dedi.

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, hafta sonu yapılacak AK Parti 33’üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantısında iç ve dış siyasetin bütün alanlarıyla ilgili olarak hem genel başkan yardımcılarının hem de bakanların bulunacağı oturumlarda bütün konuların ele alınacağını söyledi. Çelik, “Kampa katılan bütün katılımcılarımız en geniş şekilde fikirlerini ifade edecekler. Bu ifade çerçevesinde de istişareler yapılacak. Her bir oturum kayıt altına alınacak, kampın bitiminden sonra da bütün bu notlar işlemden geçerek önümüzdeki dönemde parti siyasetinin belirlenmesi açısından öne çıkan unsurlar hem MYK hem de MKYK’da değerlendirilecek, Genel Başkanımızın onayıyla birlikte parti politikalarına yön veren bir siyasi akla dönüşecek” dedi.

    Çelik, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın toplantıda bir sunum gerçekleştirdiğini, Meclis gündeminin ele alındığını söyledi.

    ‘KIRILGAN BİR DURUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ’

    Açıklamalarının ardından Çelik, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çelik, ABD- İran mutabakatına ilişkin soruya, “Biz başından beri İran’a yapılan bu saldırının yanlış olduğunu ifade ettik. İran’ın kardeş ülkelerin topraklarını hedef alan yaklaşımının da yanlış olduğunu ifade ettik. İsrail’in Siyonist yayılmacılığının bölgemize ödettiği bedellerden bir tanesidir bu. Hala devam etmektedir. Lübnan’da çok önemli bir bölgeyi İsrail hedef almaktadır. Batı Şeria’da kalıcı bir askeri üs kurarak Filistin Devleti’nin kurulmasını engellemeye dönük çok saldırganca bir tutum ortaya koymuştur. Gazze’deki insanlık dışı soykırım saldırıları da devam etmektedir. Bu Siyonist saldırganlık İran’ı da hedef almıştır. Baştan beri Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu değerlendirmelerin ne kadar ufku gören hakkaniyetli değerlendirmeler olduğu görülmüştür. Bu saldırının neticesi uluslararası hukuka ve sisteme de büyük bedeller ödetmiştir. 60 günlük süreç içerisinde pek çok başlık ele alınacak. Son derece kırılgan bir durumla karşı karşıyayız. İsrail’in soykırım hükümetinin bakanlarının bunu sabote etmek için şimdiden radikal açıklamalar yaptığını görüyoruz. Herkesin bunun kalıcı barışa dönüşmesi için güçlü bir irade koyulması, İsrail saldırganlığına karşı güçlü bir duruş sergilenmelidir” diye konuştu.

    Çelik, MHP Genel Başkanı Devleti Bahçeli’nin ‘erken seçim’ açıklamalarının sorulması üzerine, “Erken seçimi reddeden açıklamaları, Sayın Cumhurbaşkanımızın adaylığının Cumhur İttifakı’nın ortak iradesi olduğunu belirtmesi, birlik ve beraberliğimizi tekrar ortaya koymuştur” dedi.

    ‘TÜM SİYASİ PARTİLERİN KATKI VERMESİ ÖNEMLİDİR’

    Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili konuşan Çelik, Türkiye’de çok önemli aşamaların kaydedildiğini, Meclis raporunun da son derece önemli olduğunu dile getirerek, “Bugün gelinen noktada raporun içeriğine ve attığı imzanın arkasında durması önemlidir. PKK ve KCK’nın tüm unsurlarıyla, uzantılarıyla, silahlı yapısının fesh edilmesi ve illegal yapısının sona ermesidir. Bu illegal yapılar Türkiye’nin gündeminden çıkmalıdır. Bugün net bir şekilde yeni bir aşamada olduğumuzu söyleyebiliriz. Komisyon raporunun gereklerinin yerine getirilmesini temin etmek üzere silah bırakmayı ve terör örgütünün varlığını, illegal yapılarını sona erdirmeyi temin etmek üzere bir yasal çerçeve ortaya çıkacaktır. Biz, bu yasal çerçevenin biran evvel Meclis gündeminde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu yasal çerçeve terör örgütünün silah bırakmasını, tüm şube ve uzantılarıyla, illegal yapılarıyla ortadan kalkmasına dönüktür. Türkiye’nin milli güvenliği, Türkiye Yüzyılı hedefleri açısından, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri açısından bu önemlidir. Bu çalışmalar tamamlandı, terör örgütünün ortadan kalkacağı, silahlı yapının sona ereceği yasal çerçeve aşamasına gelindi. Bu yasal çerçeve için tüm siyasi partilerin, bütün çevrelerin katkı vermesi önemlidir. Türkiye bu meseleyi ortak iradeyle, milletin büyük değerleriyle aşabilecek kabiliyete ve kapasiteye sahiptir. Devletimizin niteliklerinden milletimizin değerlerinden taviz vermeden herhangi bir pazarlık söz konusu olmaksızın bu süreçleri nihayete erdirebilecek yüksek kapasiteye sahiptir. Yasal düzenleme yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Çelik, süreci sabote etmeye dönük eylemlerin de farkında olduklarını söyleyerek, “Bizim burada baktığımız şey odağımızdır. Türkiye, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşmak için biz Cumhur İttifakı olarak, Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla devlet kurumları bütün gücüyle bunu hedeflemektedir. Buna katkı veren siyasi partilerin katkıları çok değerlidir. Bugün gelinen noktada aşamalar geçildi, bu aşamalar olgunlaştı. Artık terör örgütünün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek bir yasa taslağının tartışılması, değerlendirilmesi aşamasındayız” dedi.

  • Bursaspor’dan Galatasaray’a Ziyaret

    Bursaspor’dan Galatasaray’a Ziyaret

    Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank ile birlikte Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek’i ziyaret etti. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelik, sarı-kırmızılı yönetime misafirperverlikleri için teşekkür etti.

    Bursaspor Başkanı Enes Çelik, AK Parti Bursa Milletvekili ve Eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile birlikte Galatasaray Spor Kulübü’nün konuğu oldu. Sarı-kırmızılı kulübün merkezinde gerçekleşen ziyarette heyeti, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek ve Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Abdullah Kavukcu ağırladı. Futbol dünyasındaki güncel gelişmelerin ve iki kulüp arasındaki olası iş birliklerinin ele alındığı görüşme, oldukça sıcak bir atmosferde gerçekleşti.

    Başkan Çelik’ten sosyal medyada teşekkür mesajı

    Ziyaretin ardından resmi sosyal medya hesabı (X) üzerinden bir paylaşım yapan Bursaspor Başkanı Enes Çelik, Galatasaray yönetimine teşekkürlerini iletti. Çelik, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Sayın Bakanımız Mustafa Varank ile birlikte gerçekleştirdiğimiz ziyarette bizleri en iyi şekilde misafir eden Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Sayın Dursun Özbek’e ve Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Sayın Abdullah Kavukcu’ya teşekkür ediyorum.” – BURSA

  • Ömer Çelik’ten Netanyahu’ya Sert Tepki: ‘Dünyanın En Büyük Yalanı’

    Ömer Çelik’ten Netanyahu’ya Sert Tepki: ‘Dünyanın En Büyük Yalanı’

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “İsrail ordusu, dünyanın en ahlaklı ordusudur” şeklindeki açıklamasına ilişkin “Bu, dünyanın en büyük yalanıdır. Yeryüzünde, Gazze’de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur.” dedi.

    Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Gelenekselleşen parti kampını bu yıl 26-28 Haziran’da Sakarya’da gerçekleştireceklerini belirten Çelik, kamp hazırlıklarının sürdüğünü söyledi.

    MYK toplantısında, Cumhur İttifakı’nın “kesin zaferi” ile sonuçlanan son belde seçimlerinin değerlendirildiğini aktaran Çelik, Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz tarafından sunumlar gerçekleştirildiğini dile getirdi.

    Çelik, toplantıda ayrıca siyaseti olgunlaştırmaya dönük çalışmalar bağlamında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Ömer İleri’nin de yapay zeka konusunda kapsamlı bir sunum yapacağını kaydetti.

    Seçimlerin her aşamasının kendileri için çok önemli olduğunu ifade eden Çelik, “O sebeple AK Parti, sandığın gücüne, sandığın esas olduğuna ve sandığın namusuna inanan bir parti olarak küçük, büyük demeden bütün seçimleri en kapsamlı şekilde değerlendirir. Bu açıdan baktığımızda da bu değerlendirmeyi güçlü bir şekilde yapmaya devam ettiğimizi bildirmek isterim.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasının, çalışmaları için yol gösterici olduğunu dile getiren Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız, Terörsüz Türkiye konusu başta olmak üzere uluslararası birçok konuda değerlendirmelerde bulundular. Bugün kapsamlı bir grup konuşmasıyla zaten iç ve dış bütün siyasi konuları ele almış oldular.” ifadelerini kullandı.

    Dünya Kupası’nda ülkeyi temsil edecek A Milli Futbol Takımı için “Siz Hepiniz Biz Türkiye’yiz” başlıklı şarkı hazırladıklarını belirten Çelik, şarkıyla Milli Takım’a selamlarını göndereceklerini söyledi.

    “Dünyanın en ahlaksız, en vicdansız, en büyük suçunu teşkil eden eylemler”

    Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

    İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarına ilişkin soru üzerine Çelik, şu ifadeleri kullandı:

    “Netanyahu’nun söylediğinde şöyle bir ifade var, ‘İsrail ordusu, dünyanın en ahlaklı ordusudur’ diyor. Bu, dünyanın en büyük yalanıdır. Yeryüzünde, Gazze’de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur. Eğer Siyonizm hastalığına kapılmamışsa yeryüzünde, Gazze’de yaptığı soykırım karşısında o ordunun ahlaklı olduğuna inanacak bir tane Yahudi de yoktur. Gazze’de gerçekleştirilen soykırım, İran’a yapılan saldırı, Lübnan’da gerçekleştirilen katliamlar, dünyanın en ahlaksız, en vicdansız, en büyük suçunu teşkil eden eylemlerdir. Zaten ilk cümlede, ‘dünyanın en ahlaklı ordusu’ diye İsrail ordusunu, bu katliamları ve soykırımı gerçekleştiren silahlı gücü nitelemesiyle açıklamasının değersizliği, niteliksizliği, her türlü ahlaki değerden yoksun olduğu net bir şekilde görülüyor.”

    Netanyahu’nun açıklamasında “Türkiye’yi Kürtlere soykırım yapmakla da suçladığını” anımsatan Çelik, şöyle devam etti:

    “Bu, onun sık sık kullandığı bir kara propaganda. Bunun bir acısı var. O da şu, İran’a saldırdıklarında, İran’daki ve Irak’taki Kürt kardeşlerimizi kendileri için bir lejyoner olarak kullanmaya çalıştılar. Irak’taki ve İran’daki Kürt kardeşlerimiz basiretli bir şekilde tarihin doğru tarafında durarak bu katliamcı şebekeyle yan yana gelmedi. Onun için sürekli olarak Kürt kardeşlerimizle Türkiye’yi karşı karşıya getirme gibisinden bir politikayı gütmeye çalışıyor. Bunu bazı Araplarla ilgili, Dürzi kardeşlerimizle ilgili, Nusayri kardeşlerimizle ilgili, Alevi kardeşlerimizle ilgili yapıyor. Bazı Şii kardeşlerimizle ilgili gerçekleştirmeye çalışıyor. Artık bu katliamcı şebekenin yalanlarına hiç kimse inanmıyor. Soykırım deyince akla gelen şebeke, Netanyahu şebekesidir.”

    “Her Müslümanın kalbinde Kudüs sevgisi eşsiz ve biriciktir”

    Çelik, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin, Kudüs’e vali olmak arzusuna ilişkin açıklamaları üzerine kendisine yönelik bazı İsrailli bakanlar ile muhalefet kanadından gelen eleştirilerin sorulması üzerine, “İçişleri Bakanımızın açıklamasını, yayılmacılık, işgalcilik, fetihçilik gibi kodlamaya çalışıyorlar. Bununla hiçbir ilgisi yok. İçişleri Bakanımız, her Müslümanın kalbindeki Kudüs sevgisini ifade etmiştir. Her Müslümanın kalbinde Kudüs sevgisi eşsiz ve biricik bir yer tutar. İçişleri Bakanımız bunu sembolizm olarak ifade etmiş ve her Müslümanın kalbinde olan Kudüs sevgisinin kendi kalbindeki ifadesini de o sembolik ifadelerle ortaya koymuştur.” diye konuştu.

    “İşgalcilikten, fetihçilikten ya da yayılmacılıktan bahsedeceksek bu, Netanyahu hükümetinin sürekli olarak arzı mevut hezeyanlarıyla gündeme gelen bir konudur.” diyen Çelik, şunları kaydetti:

    “Bu işler ilk başladığında Davud Koridorunu kurmaktan, arzı mevuttan bahsettiler. Tevrat’ın bütün değerlerini de kendi siyasi soykırımcılıkları için istismar ederek bir sürü dini kavramı bunun için kullanmaya çalıştılar. Dolayısıyla işgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikmek, Netanyahu hükümetiyle özdeştir. Şimdi Gazze’yi işgal ediyor. Bir türlü ikinci aşamaya geçilemiyor. Batı Şeria’ya aynısını yapmaya çalışıyor. Yeni siyasi hırsızlık diyebileceğimiz yeni yerleşim yerleri ilan ederek Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor. Litani nehrine kadar Lübnan’ı işgal etti. Oradaki Lübnan vatandaşlarını o bölgeden uzaklaştırdı. Sonra bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu hükümetidir. İçişleri Bakanımızın o sözlerinden o anlamları çıkarmak son derece akıl dışıdır.”

    Çelik, hükümetin Filistin konusundaki görüşünün açık olduğunu vurgulayarak, “Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde, 1967 sınırları esasında, birleşik ve entegre, bağımsız, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletini savunuyoruz ve bu görüşümüz, Birleşmiş Milletler parametreleriyle uyumludur, uluslararası hukukla uyumludur.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Tam bir politika değişikliğinden bahsedemeyiz”

    “Netanyahu hükümetinin politikalarına az da olsa ABD’den artık tepki gelmeye başladı. Politika değişikliği olarak görebilir miyiz bu adımı?” sorusunu Çelik, şöyle yanıtladı:

    “Tam bir politika değişikliğinden bahsedemeyiz ama birtakım beyanlar var, birtakım haberler çıktı. Nedir o? İşte uluslararası düzeyde Netanyahu’nun sürekli savaş peşinde koşmasının, Amerika Birleşik Devletleri’ni zor duruma soktuğunu Amerikan Senatosu’ndaki bazı üyeler ifade ediyorlar. Yine İran’la yürütülen bu barış müzakereleri, ateşkesin kalıcı hale gelmesiyle ilgili süreci yürüten Amerikalı yetkililerin, İsrail istihbaratı tarafından dinlendiğine dair birtakım haberler çıkıyor ki bunlar çok yoğun bir şekilde ortaya çıkmaya başladı. İşte en sonunda Başkan Trump, Netanyahu’ya şimdiye kadar belki sayısı 10’u bulmuştur, uyarıda bulundu. Kendi haline bırakıldığı takdirde bu katliamcı şebeke, hiç durmayacaktır. Bunlar, Orta Doğu’da herkesi hedef aldığı gibi yarın bir gün dönüp Avrupa Birliği’nde de herkesi hedef alacaktır. Zaten bunların aparatlarının sadece Mescid-i Aksa’yı ve camileri değil, kiliseleri, Hristiyan din adamlarını da nasıl hedef aldıklarını hep beraber görüyoruz. Dolayısıyla o bahsettiğiniz şekilde birtakım aykırı, itiraz eden sesler yükseliyor. Aslında aykırı da dememek lazım. Doğru sesler yükseliyor ama bu henüz bir politika değişikliğine tekabül etmiyor. Burada esas olan, İsrail’in bu eylemlerinin mutlak surette, kesin bir şekilde durdurulmasına dönük adım atılmasıdır. Ancak ona politika değişikliği diyebiliriz. Bazı emareler var ama politika değişikliği tanımının içine girecek düzeye gelmemiştir.”

    (Sürecek)

  • Çelik: Siyasi Zorbalığa İzin Vermeyeceğiz

    Çelik: Siyasi Zorbalığa İzin Vermeyeceğiz

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, istinafın CHP kurultay davası kararına ilişkin, “CHP’lilerin, CHP’lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi içlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasti bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda.” dedi.

    Çelik, Adana’nın Çukurova ilçesindeki Nezihe Yalvaç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde yaptığı açıklamada, şair, yazar ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek’i vefatının 43. yılında rahmet ve minnetle andığını söyledi.

    İstinafın, CHP kurultay davası kararına ilişkin değerlendirme bulunan Çelik, “CHP’lilerin, CHP’lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi içlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasti bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda.” diye konuştu.

    “Siyasi zorbalığa asla izin vermeyiz”

    Mahkemece tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel’i eleştiren Çelik, şu ifadeleri kullandı:

    “Özellikle Sayın Özgür Özel, kendi zaaflarını, siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli Sayın Cumhurbaşkanı’mıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Maalesef orada (CHP Genel Merkezi) toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamı ve Sayın Cumhurbaşkanı’mıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük. Biz siyasi eleştiriyi, protestoyu saygıyla karşılarız. Siyasi eleştiri ve siyasi protestonun, demokrasimizin olgunluğu içerisinde çok önemli yeri vardır. Biz de siyasi eleştiriye her zaman kıymet veririz fakat siyasi eleştiriyi aşan, siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadelerini Sayın Özgür Özel’e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz.”

    Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bunların söylediği sözlerin herhangi biri Sayın Cumhurbaşkanı’mızın yanına yaklaşamaz. Bu sözleri söyleyenler, bu sözleri sadece kendi isimlerinin yanına yazdırmış olurlar. Biz tabii ki siyasi protesto, siyasi eleştiri olsa bunlar konusunda gayet saygıdeğer bir tutum takınıyoruz ama iş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net şekilde söylüyorum, siyasi zorbalığa, siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz. Bakın bu 1-2 gündür kullanılan ifadeler tamamen haddini aşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı’mız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu ifadeleri kullananlarla hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla en net ve etkili mücadeleyi vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın.”

    “Atlatılmayacak kriz yoktur”

    Meselelerin sükunet içerisinde ve sağduyulu şekilde halledilmesinden yana olduklarını vurgulayan Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Türkiye’nin demokrasisi olgundur. Türkiye’nin rejimi, siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir, bugünlere gelmiştir. Bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur ama onun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başına, Sayın Cumhurbaşkanı’mıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanı’mızı, AK Parti’mizi, Cumhur İttifakı’mızı bu üslupla hedef alması karşısında bizim onların önüne koyacağımız şey, en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir. Sayın Cumhurbaşkanı’mız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu kırmızı çizgiye kimseyi dokundurtmayız.”

    Çelik, sağduyu, sükunet, siyasi akıl, basiret, feraset ve gerçeklerin konuşulduğu bir ortamın hakim olmasını arzuladıklarını söyledi.

    CHP’lilere seslenen Çelik, “Protesto hakkını, eleştiri hakkını kullanmak üzere orada bulunan Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız büyüktür fakat onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlarla, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla da hukuk önünde hesaplaşacağız.” dedi.

    (Sürecek)

  • 33 Şehit Asker İçin Bingöl’de Anma Töreni

    33 Şehit Asker İçin Bingöl’de Anma Töreni

    Bingöl-Elazığ kara yolunda 24 Mayıs 1993’te usta birliklerine giderken terör örgütü PKK mensuplarının saldırısında şehit olan sivil kıyafetli ve silahsız 33 asker için anma töreni düzenlendi.

    Bingöl Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde, saldırının gerçekleştiği Anıttepe mevkisinde 14 yıl önce yapılan temsili mezarlardan oluşan “33 Er Şehitler Anıtı”nda tören gerçekleştirildi.

    Program öncesinde şehitlerin temsili mezarlarının yanındaki Türk bayrakları yarıya indirildi. Temsili mezarların başında askerler nöbet tuttu.

    Anıta çelenk sunulmasının ardından şehitler için manga atışı yapıldı, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

    Vali Cahit Çelik, törende, bu acının yüzyıllar geçse de hafızalardan silinmeyeceğini söyledi.

    Yıllarca süren terörün birçok vatan evladını ailesinden ayırdığını belirten Çelik, şöyle konuştu:

    “Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, hiç şüphesiz bunu seve seve canlarını feda eden aziz şehitlerimize borçluyuz. Fitne odaklarına karşı el ele, omuz omuza duruşumuz kararlılıkla devam edecektir. Yıkıcıya, bölücüye, darbeciye asla fırsat vermeyeceğiz. Devletimizce takip edilen kararlı politikalarla bir daha bu topraklarda terör belası yaşanmayacak. Bin yıllarca birlik ve beraberlik içinde, dostça ve kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz inşallah. Yıllardır aramıza ekilen fitne tohumlarını kökünden söktük. İnşallah el birliğiyle bu memleketi terör belasından da kurtaracağız.”

    Şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere sağlık ve esenlik dileyen Çelik, “Farklılıklarımızı zenginlik olarak görüp mukaddesatımıza saldırmayan, bayrağımıza el uzatmayan, vatanın birliğini ve bütünlüğünü savunan her Türk vatandaşı, etnik, dini ve mezhebi kimliği ne olursa olsun başımızın tacıdır ama bayrağımıza, birliğimize ve vatanımıza yan gözle bakan herkes karşısında bizi bulacaktır.” dedi.

    Konuşmanın ardından Vali Çelik, Bingöl Belediye Başkan Vekili Hasan Çeçen, Elazığ 8. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ümit Durmaz ve beraberindekiler, şehitlerin temsili mezarlarına karanfil bıraktı.

    Törene, 49. Komando Tugay Komutan Vekili Yarbay Mehmet Böberci, Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Sert, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Sabri Küyük, İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı, İl Genel Meclisi Başkanı Nihat Doğu, Bingöl Şehit Aileleri Gazileri ve İnsan Hakları Derneği Başkanı Vahap Baysal, Anadolu Şehit Aileleri Gazileri ve Güvenlik Korucuları Vakfı Bingöl Şube Başkanı Naim Tan, vali yardımcıları ve kurum müdürleri katıldı.

  • Artvin’e Yatırımlar Hızlanıyor

    AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, kentte yürütülen yatırımlar ve projelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

    DSİ 26. Bölge Müdürlüğü salonunda düzenlenen toplantıda konuşan Çelik, 2023 seçimlerinin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçtiğini belirterek, seçim döneminde verdikleri sözler doğrultusunda Artvin’de düzenli bir çalışma içinde olduklarını söyledi.

    Yapılan çalışmaların hangi aşamada olduğunu kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaştıklarını ifade eden Çelik, aynı samimiyet ve ciddiyetle çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

    Artvin’de ilk icraatlarından birinin Artvin Ticaret Borsasının kurulması olduğunu ifade eden Çelik, ikinci önemli projenin ise yıllardır çözülemeyen Küçük Sanayi Sitesi olduğunu belirtti.

    Çelik, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda alt ve üstyapı için yüzde 70 destek sağlandığını, projenin bu yıl içerisinde ihalesinin yapılmasının hedeflendiğini söyledi.

    Arhavi Organize Sanayi Bölgesi projesinde de önemli ilerleme kaydedildiğini ifade eden Çelik, “Arhavi OSB’de yüzde 72’lik bir kamulaştırma bitti. Kalan yüzde 28’lik kamulaştırmada sonrasında da ön tahsisler yapılacak ve Artvin bir organize sanayi sitesine kavuşacak. Bu Artvin için çok önemli. OSB’nin devreye girmesiyle yaklaşık 2 bin kişilik bir istihdam olacak. Küçük sanayi sitesinin de devreye girmesiyle de 1000 kişilik istihdamı gerçekleştirmiş olacağız.” dedi.

    Hopa’da yapımı süren stadyum projesinin ilk etabının tamamlandığını ifade eden Çelik, ikinci etap ihalesinin 21 Mayıs’ta gerçekleştirileceğini açıkladı.

    Hopa Tır Parkı projesinde de önemli aşama kaydedildiğini aktaran Çelik, sondaj çalışmalarının tamamlandığını, ÇED sürecinin devam ettiğini ve dolgu çalışmalarına kısa sürede başlanacağını kaydetti.

    Doğalgaz çalışmalarına da değinen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Artvin için önemli olan bir konuda doğalgaz konusu. Artvin merkez, Şavşat ve Yusufeli doğalgaza kavuştu. Söz verdiğimiz gibi hızlı şekilde Ardanuç’u doğalgaza kavuşturduk. Diğer ilçeler için merkezde bir depo inşasının zaruriyetini yetkililer ortaya koydular. Onu gerçekleştirdik. Doğalgaz dağıtımı yapılacak merkez inşa edildi. Borçka, Kemalpaşa ve Murgul’un da doğalgaza kavuşması için çalışmalarımız devam ediyor.”

    Arhavi’de yaşanan su probleminin çözüme kavuştuğunu dile getiren Çelik, ilçeye kilometrelerce uzaklıktan temiz su getirildiğini, su projeleri kapsamında özel idare tarafından bugüne kadar 67 milyon civarında bir kaynakla 19 projenin gerçekleştirildiğini kaydetti.

    Yusufeli’nde afet ve sosyal konut projeleri kapsamında 190 konut yapılacağını ifade eden Çelik, “TOKİ başkanımızla da görüştük bunlara 100 konut daha ekleyerek 290 konutu bu yıl içerisinde afet ve sosyal konut olarak başlatıyoruz. 500 bin konut projesi içerisinde Artvin’e düşen 1040 konutun ilk etabının da temelini bu yıl atmış alacağız. Diğer bölümü 2027 yılı içerisinde gerçekleşecek.” diye konuştu.

    Çelik, kırsaldaki yol sorunlarının çözümü için yoğun çalışma yürütüldüğünü, bu kapsamda 360 kilometre sıcak asfalt çalışması yapıldığını söyledi.