Tag: Çalışma

  • Yeni deneysel ilaç trigliseridi yüzde 80 düşürdü

    Yeni deneysel ilaç trigliseridi yüzde 80 düşürdü

    Kandaki trigliserid düzeyi çok yüksek olan ve bu nedenle akut pankreatit riski taşıyan hastalar için geliştirilen yeni bir tedavi, Faz 3 çalışmalarında dikkat çekici sonuçlar verdi.

    Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin (ESC) Münih’te düzenlenen 2026 kongresinde açıklanan sonuçlara göre, plozasiran adı verilen ilaç, şiddetli hipertrigliseridemi hastalarında bir yıl içinde trigliserid seviyelerini yaklaşık yüzde 80 azalttı.

    Şiddetli hipertrigliseridemi, kandaki trigliserid adı verilen yağların çok yüksek seviyelere çıkması anlamına geliyor. Bu durum özellikle pankreasın ani ve ciddi şekilde iltihaplanması olan akut pankreatit riskini artırıyor. Bazı hastalarda pankreatit atakları tekrar ederek hastaneye yatışlara yol açabiliyor.

    SHASTA-3 ve SHASTA-4 adı verilen iki Faz 3 araştırması, 24 ülkede gerçekleştirildi.

    Çalışmalara trigliserid düzeyi 500 mg/dL veya üzerinde olan toplam 757 hasta katıldı. Hastaların yaş ortalaması 53’tü.

    Katılımcıların bir bölümüne bir yıl boyunca üç ayda bir deri altından 25 miligram plozasiran, diğer gruba ise plasebo uygulandı.

    Bir yılın sonunda trigliserid seviyeleri plozasiran verilen hastalarda SHASTA-3 çalışmasında yüzde 79, SHASTA-4’te ise yüzde 81 azaldı. Plasebo grubundaki düşüş ise her iki çalışmada yaklaşık yüzde 27 oldu.

    Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu akut pankreatit vakalarında görüldü.

    Çalışmaların tamamı değerlendirildiğinde, plozasiran kullanan hastalarda akut pankreatit olaylarının plaseboya göre yüzde 78 daha az görüldüğü bildirildi.

    Trigliserid seviyesi 880 mg/dL’nin üzerinde bulunan ve daha önce akut pankreatit geçirmiş yüksek riskli hasta grubunda ise çalışma süresince plozasiran alanlarda pankreatit olayı görülmedi. Araştırmacılar bunu plaseboya kıyasla yüzde 100’lük azalma olarak bildirdi.

    Ancak bu sonuç özellikle daha küçük bir hasta alt grubuna ait olduğu için, ilacın pankreatiti tamamen önlediği anlamına gelmiyor.

    NASIL ÇALIŞIYOR?

    Plozasiran, RNA girişimi (RNA interference) adı verilen bir teknoloji kullanıyor.

    Tedavi, vücutta APOC3 olarak bilinen ve trigliseridlerin kanda nasıl işlendiği ve temizlendiği üzerinde önemli rol oynayan bir proteinin üretimini azaltmayı hedefliyor. APOC3 seviyesinin düşmesiyle kandaki trigliseridlerin daha hızlı temizlenmesi amaçlanıyor.

    Araştırmayı sunan Batı Avustralya Üniversitesi’nden Prof. Gerald Watts, mevcut tedavilerin şiddetli hipertrigliseridemisi olan bazı hastalarda trigliserid seviyelerini yeterince düşürmek ve pankreatiti önlemek için yetersiz kalabildiğini söyledi.

    YAN ETKİLER NASIL?

    Araştırmacılara göre plozasiranın güvenlilik profili genel olarak olumlu bulundu ve karaciğer enzimleri dahil rutin laboratuvar testlerinde klinik açıdan önemli bir farklılık görülmedi.

    Tedaviyle ilişkili yan etkiler nedeniyle çalışmayı bırakmak zorunda kalanların oranı plozasiran grubunda yüzde 1,4, plasebo grubunda ise yüzde 0,8 olarak kaydedildi.

    Prof. Watts, sonuçların plozasiranın şiddetli hipertrigliseridemisi bulunan ve mevcut tedavi seçenekleri sınırlı olan hastalar için potansiyel yeni bir tedavi seçeneği olabileceğine işaret ettiğini söyledi.

  • Tarihe karışacak. Tek müdahaleyle ömür boyu düşük kolesterol

    Tarihe karışacak. Tek müdahaleyle ömür boyu düşük kolesterol

    Bilim insanları, kalp ve damar hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden biri olan yüksek kolesterole karşı tek seferlik bir gen tedavisi üzerinde çalışıyor.

    CRISPR gen düzenleme teknolojisiyle gerçekleştirilen deneysel tedavinin, “kötü kolesterol” olarak bilinen LDL seviyesini yaklaşık yarı yarıya düşürdüğü ve etkinin bir yıldan uzun süre devam ettiği bildirildi.

    New England Journal of Medicine’da (NEJM) yayınlanan yeni veriler, daha önce 15 hasta üzerinde gerçekleştirilen küçük ölçekli çalışmanın sonuçlarını güncelledi.

    Araştırmada en yüksek dozu alan dört kişide kötü kolesterol yaklaşık yüzde 53, trigliserit seviyesi ise yüzde 48 düştü. Araştırmacılara göre en dikkat çekici sonuçlardan biri, bu etkinin tedaviden bir yıl sonra da korunması oldu.

    Çalışmanın başyazarı Cleveland Clinic’ten kardiyolog Dr. Luke Laffin, araştırmanın yanıtlamaya çalıştığı en önemli sorulardan birinin tedavinin kalıcı olup olmadığı olduğunu söyledi.

    Laffin, “Bu gerçekten bir kez yapılıp tamamlanan bir tedavi olabilir mi? Soru her zaman buydu.” dedi.

    Yeni sonuçların, tedaviden 60 gün sonra gözlenen düşüşlerin bir yıldan uzun süre devam ettiğini gösterdiğini belirten Laffin, en yüksek dozu alan kişilerde etkinin “kalıcı ve güvenli göründüğünü” ifade etti.

    Tedavinin daha büyük klinik çalışmalarda da başarılı olması halinde, özellikle genç yaşta ciddi kolesterol sorunları yaşayan hastalar için önemli bir seçenek olabileceği belirtiliyor.

    Uzmanlara göre böyle bir yöntem, onlarca yıl boyunca her gün ilaç almak veya belirli aralıklarla enjeksiyon yaptırmak yerine tek seferlik bir tedavi imkanı sunabilir.

    Tedavinin temelinde bazı insanlarda doğal olarak bulunan sıra dışı bir genetik özellik yatıyor.

    Araştırmacılar, ANGPTL3 adlı genin LDL kolesterol ve trigliserit seviyelerinin düzenlenmesinde önemli rol oynadığını belirledi.

    ABD’de yaklaşık her 250 kişiden birinde bulunduğu tahmin edilen doğal bir mutasyon, bu genin bir veya iki kopyasını devre dışı bırakıyor. Bu kişiler yaşamları boyunca son derece düşük LDL ve trigliserit seviyelerine sahip olabiliyor ve kalp hastalığı riskleri de önemli ölçüde azalıyor.

    Araştırmanın kıdemli yazarı Dr. Steven Nissen, “Bu, kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu, doğal olarak meydana gelen bir mutasyon. Artık CRISPR sayesinde diğer insanların genlerini de bu korumaya sahip olacak şekilde değiştirme imkanımız var.” dedi.

    CRISPR-Cas9, genetik materyalin belirli noktalarını hedefleyerek kesebilen ve genlerin çalışma biçimini değiştirebilen bir teknoloji.

    Deneysel tedavide tüm vücuttaki hücrelerin değiştirilmesi yerine yalnızca karaciğerdeki ANGPTL3 geni hedefleniyor.

    Karaciğer, trigliseritlerin sentezlenmesi, kolesterol üretimi ve kandaki fazla kolesterolün temizlenmesinde önemli rol oynuyor. Araştırmacılar, müdahalenin bu organa odaklanmasının vücudun başka bölgelerindeki genlerin istenmeden değiştirilmesi riskini azaltabileceğini düşünüyor.

    İlk çalışmada tehlikeli derecede yüksek kolesterolü bulunan ve mevcut ilaç tedavilerine yeterli yanıt vermeyen 15 kişiye farklı dozlarda CRISPR temelli tedavi uygulandı.

    En yüksek doz olan kilogram başına 0,8 miligramı alan kişilerde, tedaviden iki ay sonra trigliserit seviyeleri ortalama yüzde 55, LDL kolesterol ise yaklaşık yüzde 50 azaldı.

    Bir yıllık takip sonucunda trigliserit seviyelerindeki düşüş yaklaşık yüzde 48 olarak ölçülürken, LDL kolesteroldeki azalma yaklaşık yüzde 53’e ulaştı.

    Uzmanlar, günümüzde kullanılan bazı kolesterol ilaçlarının da benzer, hatta daha güçlü düşüşler sağlayabildiğini belirtiyor. Yeni yöntemi farklı kılan ise tek uygulamayla uzun süreli, hatta gelecekte ömür boyu sürebilecek bir etki yaratma potansiyeli.

    İlk çalışmada görülen yan etkilerin çoğunun hafif olduğu ve genellikle infüzyon bölgesindeki tahrişten oluştuğu bildirildi.

    Bir hastada omurga diski fıtığı görülürken, başka bir kişide karaciğer hasarına işaret edebilecek enzim seviyelerinde artış tespit edildi. Ancak bu değerlerin iki hafta içinde normale döndüğü belirtildi.

    Çalışmaya katılan bir kişi ise tedaviden altı ay sonra hayatını kaybetti. Araştırmacılar, bu kişinin tedavi öncesinde ileri düzey kalp ve damar hastalığı bulunduğunu ve etkili olması beklenmeyen en düşük dozu aldığını belirterek ölümün tedaviyle bağlantılı olduğunu düşünmediklerini açıkladı.

    Bununla birlikte ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), olası uzun vadeli yan etkilerin belirlenebilmesi için katılımcıların klinik çalışmalar tamamlandıktan sonra 15 yıl boyunca takip edilmesini önerdi.

  • Kişiye özel kanser aşısı geliştirildi. Moderna’nın mRNA aşısı cilt kanseri hastaları için umut oldu

    Kişiye özel kanser aşısı geliştirildi. Moderna’nın mRNA aşısı cilt kanseri hastaları için umut oldu

    En tehlikeli cilt kanseri türü olan melanom için umut vadeden bir gelişme yaşandı.

    Moderna ve Merck’in geliştirdiği kişiye özel mRNA aşısının, standart immünoterapiyle birlikte kullanıldığında hastalığın tekrarlama ve yayılma riskini azaltabileceği görüldü.

    Faz 3 çalışmasına, tümörleri ameliyatla alınmış bin 137 yüksek riskli melanom hastası katıldı.

    Yaklaşık bir yıl süren çalışmada hastalar iki gruba ayrıldı. Bir gruba standart immünoterapi ilacı Keytruda, diğer gruba ise Keytruda ile kişiye özel üretilen “Intismeran” aşısı birlikte uygulandı.

    İmmünoterapi ile kişiselleştirilmiş aşı kombinasyonu uygulanan hastalarda, kanserin tekrarlama ve başka organlara yayılma riskinin standart tedavi alan gruba oranla önemli ölçüde azaldığı görüldü.

    Massachusetts General Brigham Kanser Enstitüsü Tıbbi Onkoloji Programı Direktörü Dr. Ryan Sullivan, çalışmanın önceki aşamasında alınan sonuçların umut vadettiğini söyledi.

    Dr. Ryan Sullivan “Tedavi, Faz 2 çalışmasında nüks etme riskini yaklaşık yüzde 50 azaltıyordu. Eğer 3. faz detaylı sonuçlar da buna yakın bir şekilde gelirse bu çığır açıcı bir tedavi olur.” dedi.

    Doğrudan hastanın kendi tümöründeki genetik mutasyon haritasına göre kişiye özel olarak üretilen aşı, bağışıklık sistemini kanser hücrelerini tespit edip yok etmesi için eğitiyor.

    Dr Sullivan aşının çalışma prensibini şu sözlerle anlattı:

    “Süreç biraz karmaşık ama temelde yaptığınız şey şu: Tümörde neyin farklı olduğunu tespit ediyorsunuz. Bağışıklık sistemi tümördeki bu farklılıkları nasıl tanıyor? Bu farklılıklardan hangileri aktif durumda?Ardından bir tahmin yapıyorsunuz; bir tahmin modeli kullanarak, bu farklılıklardan hangilerini bir aşıyla hedeflememiz gerektiğini belirliyorsunuz. Sonra da aşıyı uyguluyorsunuz.”

    Kişiye özel kanser aşıları, bağışıklık sistemini yalnızca hastanın tümöründe bulunan mutasyonları hedef alacak şekilde eğitiyor.

    Bu yaklaşımın, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini daha seçici şekilde hedeflemesini sağlaması amaçlanıyor.

    Dr Ryan Sullivan, kişiye özel kanser aşısına yönelik bu çalışmanın kanser tedavisi alanı için çok önemli bir gelişme olduğunu söyledi.

    Sullivan, aynı yaklaşımın kanser tedavisini daha geniş anlamda değiştirebileceğine dair umutlu olduklarını da ifade etti.

    Sağlık regülatörleri tarafından onaylanmasının ardından ilk birkaç yıl içinde binlerce melanom hastasının bu tedaviden faydalanabileceği öngörülüyor.

    Melanomun yanı sıra, kişiye özel kanser aşılarının farklı kanser türleri için ileri aşama klinik çalışmaları sürüyor.

    Uzmanların çığır açıcı olarak nitelediği gelişmeyi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, NTV yayınında anlattı.

    “TÜMÖR İLE NORMAL DOKU ARASINDAKİ FARKLAR SAPTANIYOR”

    Bu aşının her hastanın kendi tümörüne özel ameliyat sırasında alınan dokuyla hazırlanan bir aşı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özlem Er. “Cerrahi olarak çıkarılan tümörün laboratuvar ortamında incelemeye alınıyor. Aynı hastadan normal doku ve kan örneği de alınıyor. Tümör ile normal doku arasındaki farklar saptanıyor biz buna tümörün parmak izi ya da imzası diyoruz. Tümörün parmak izini belirleyen antijenler yani farklı maddeler belirleniyor ve bunun hangilerine karşı vücut reaksiyon gösterir bu belirleniyor. Bu aşıda da öyle yapılmış.” dedi.

    Yaklaşık 35’e yakın antijen saptanarak bunların hastaya özel hazırlandığını belirten Er, şöyle devam etti:

    “Eczaneden gidip alabileceğiniz bir ilaç değil. Her hastanın kendi tümörüne özel ameliyat sırasında alınan dokuyla hazırlanan bir aşı bu. Vücudun bağışıklık hücrelerinin tümör hücrelerini yakalayıp vücutta dağılmasını önleyici özelliği var. Yanında verilen diğer immünoterapi ajanı ise hazır olarak şu anda günümüzde kullanılabilir bir tedavi o onu da damar yoluyla vererek ikisinin bir arada çalışması sağlanıyor. 3 haftada bir kas içine uygulanıyor. Bu çalışmada 9 kez uygulanmış. Diğer immünoterapi ajanı ise 6 haftada bir damar yoluyla uygulanıyor. İkisinin bir arada uygulanması hem nüks riskini hem de hastalığın vücutta başka organlara yayılma riskini azalttığını gösterdi.”

    Aşının uygulanabilmesi için öncelikle resmi onaylarının alınması gerektğine dikkati çeken Özlem Er, “Hem Amerika’da hem Avrupa’da hem de Türkiye’de bunlar basamak basamak gerçekleşen uygulamalar. Bu aşı ikinci üçüncü evreler ya da dördüncü evrede ama tümör çıkarılmış vücuttan geriye doku kalmamış olması gerekiyor. Melanomda ayrıca akıllı ilaçları da kullanabiliyoruz. mRNA aşısıyla yapılan tedavilerde mutlaka yan etkiler oluyor, onların da takip edilmesi gerekiyor.” diye konuştu.

  • Bakan Çiftçi’den Roman Koordinatörlerine Kardeşlik Mesajı

    Bakan Çiftçi’den Roman Koordinatörlerine Kardeşlik Mesajı

    İÇİŞLERİ Bakanı Mustafa Çiftçi, Kızılcahamam’da düzenlenen Roman İl Saha Koordinatörleri Toplantısı’nda Roman vatandaşlarla bir araya geldi.

    Bakan Çiftçi, İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan Roman Koordinasyon Merkezi ve saha çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Roman vatandaşların ihtiyaçlarının yerinde tespit edilmesi ve kamu hizmetleriyle buluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Bakan Çiftçi, saha koordinatörlerine bölgeye hakimiyet, kurumlar arası koordinasyon, düzenli bilgi akışı ile katılımcı ve güvene dayalı çalışma anlayışı konusunda önemli sorumluluklar düştüğünü ifade etti.

    ‘BİZLER AYNI KIBLEYE YÖNELEN, SEVİNÇTE VE HÜZÜNDE BİRLEŞEN BÜYÜK BİR AİLEYİZ’

    Konuşmasına Hucurat Suresi’nin 10’uncu ayetinde yer alan kardeşlik vurgusuna dikkat çekerek başlayan Bakan Çiftçi, “Cenab-ı Hak, Hucurat Suresi’nin 10. Ayetinde ‘Müminler ancak kardeştirler’ diye buyuruyor. Bizim kardeşliğimiz; aynı vatana, aynı bayrağa ve aynı geleceğe gönülden bağlı olmanın kardeşliğidir. Bizler, aynı kıbleye yönelen, sevinçte ve hüzünde birleşen büyük bir aileyiz. Roman kardeşlerimiz; kültürleri, sanatları, emekleri, neşeleri ve güçlü dayanışma gelenekleriyle bu büyük ailenin ayrılmaz bir parçasıdır. Sizlerin ülkemizin kültürel zenginliğine, çalışma hayatına ve toplumsal dokusuna kattığı değer son derece kıymetlidir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla hareket ettiklerini ifade eden Bakan Çiftçi, “Milletimizin her bir ferdini kucaklayan, güçlü bir sosyal devlet anlayışıyla hareket ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı gönülleri bir, duası bir, istikameti bir olan; aziz milletimizin bütün fertleriyle hep birlikte inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    ‘ROMAN VATANDAŞLARIN YOĞUN YAŞADIĞI 20 İLDE SAHA ZİYARETLERİ YAPILDI’

    Bakan Çiftçi, Roman Koordinasyon Merkezi bünyesinde bir Bakanlık Roman Koordinatörü, 39 ilde İl Roman Saha Koordinatörü ve 21 ilin 145 ilçesinde İlçe Roman Saha Koordinatörünün görev yaptığını ifade etti. Bakan Çiftçi, toplam 185 koordinatörün görev yaptığını söyleyerek, “Bugüne kadar Roman vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı 20 ilimize saha ziyaretleri gerçekleştirdik. Talepleri ve ihtiyaçları yerinde dinledik. Eğitimden sağlığa, istihdamdan barınmaya, sosyal hizmetlerden sosyal yardımlara kadar; her alanda daha güçlü neticeler almak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının koordinasyonunda hazırlanan ‘Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi’ ile 2026-2030 dönemini kapsayan II. Aşama Eylem Planının yürüttükleri çalışmalar için güçlü bir yol haritası sunduğunu söyleyen Bakan Çiftçi, bu yol haritasının sahada karşılık bulmasında saha koordinatörlerine önemli sorumluluklar düştüğünü belirtti.

    ‘KOORDİNATÖRLERDEN DÖRT BAŞLIKTA ÖZEL HASSASİYET BEKLENİYOR’

    Bakan Çiftçi, önümüzdeki dönemde 4 hususta özel hassasiyet beklediklerini ifade ederek, “Bu yol haritasının sahada karşılık bulmasında, sizlere önemli sorumluluklar düşüyor. Bu sorumluluk çerçevesinde, önümüzdeki dönemde sizlerden 4 hususta özel hassasiyet bekliyoruz. Birincisi, görev yaptığınız bölgeye güçlü biçimde hakim olmanızdır. İkincisi, kurumlar arası koordinasyonu güçlü tutmanızdır. Üçüncüsü, düzenli ve sağlıklı bir bilgi akışı sağlamanızdır. Dördüncüsü, katılımcı ve güvene dayalı bir çalışma anlayışı sergilemenizdir. Sizler, vatandaşımızın talep ve ihtiyaçlarını, devletimizin imkan ve hizmetleriyle buluşturan güçlü bir köprü vazifesi görüyorsunuz. Bu köprünün temeli güven, harcı samimiyet, istikameti ise insana hizmettir” dedi.

    ‘KAPIMIZ DA GÖNLÜMÜZ DE SİZLERE HER DAİM AÇIKTIR’

    Konuşmasının son bölümünde medeniyet anlayışında insanın konumuna ve gönül kazanmanın önemine değinen Bakan Çiftçi, Roman vatandaşların meselelerinin çözümüne yönelik çalışmaların önemini vurgulayarak, “Bizim medeniyetimiz, insanı yaratılmışların en şereflisi olarak görür; gönül incitmeyi ağır bir vebal, gönül kazanmayı büyük bir hizmet sayar. Sizlerin de bu anlayışla sahada gönüllere dokunacağınıza, kardeşliğimizi güçlendireceğinize ve vatandaşlarımızın meselelerinin çözümüne öncülük edeceğinize yürekten inanıyorum. Kapımız da gönlümüz de sizlere ve bütün Roman kardeşlerimize her daim açıktır. Cenabıhak, birliğimizi daim, kardeşliğimizi kaim eylesin. Soframızı bereketli, muhabbetimizi güçlü, hizmetlerimizi hayırlı kılsın” ifadelerini kullandı.

  • 18 yaş altı için yeni ChatGPT dönemi başladı: ChatGPT for Teens

    18 yaş altı için yeni ChatGPT dönemi başladı: ChatGPT for Teens

    OpenAI, geçen yıl ChatGPT platformunu gençler için daha güvenli hale getirecek bir dizi değişikliği duyurmuştu. Şirket bu süreçte yeni ebeveyn denetimlerini tanıttı ve genç kullanıcıları otomatik olarak tespit edip yaşlarına uygun bir deneyime yönlendiren sistemler üzerinde çalışmaya başladı.

    Yapılan son resmi açıklamayla birlikteyse 13-17 yaş arası kullanıcılara özel hazırlanan ChatGPT for Teens (Gençler için ChatGPT) deneyimi erişime açıldı. Bu yaş grubundaki tüm bireyler veya yaş tahmin sistemi tarafından 18 yaşın altında olduğu belirlenen herkes yeni sisteme otomatik olarak dahil edilecek.

    Pek çok genç yapay zekayı eğitim amacıyla kullandığı için OpenAI yeni deneyimin merkezine öğrenme süreçlerini yerleştirdi. Ders Çalışma Modu, sınavlar ve görsel öğrenme araçları gibi mevcut platform özellikleri artık bu alanda doğrudan erişilebilir durumda.

    Ödev alışkanlıklarını değiştiren yeni denetim mekanizmaları

    Sisteme eklenen yeniliklerden biri olan “Sorumlu Ödev Hatırlatıcısı“, öğrencinin bir ödevi doğrudan yapay zekaya yaptırmaya çalıştığını anlık olarak tespit ediyor. Sistem bu durumlarda doğrudan yanıt vermek yerine kullanıcıyı Ders Çalışma Modu seçeneğine yönlendiriyor. Böylece öğrenciler soruların cevabını kopyalamak yerine adım adım çözmeyi öğreniyor.

    Öne çıkan bir diğer özellik ise “Ders Saatleri” adını taşıyor. Gençler veya ebeveynler, günün belirli saatlerinde Ders Çalışma Modu seçeneğinin varsayılan olarak açık kalmasını sağlayabiliyor. Belirlenen bu zaman aralıklarında ChatGPT sorulara direkt cevap sunmaz ve öğrencilerin daha disiplinli çalışma alışkanlıkları kazanmasına yardımcı oluyor.

    Güvenlik tarafında ise sistem varsayılan olarak birçok kısıtlamayla birlikte geliyor. Yapay zeka; öz zarar, şiddet, beslenme bozuklukları, tehlikeli aktiviteler ve cinsel içerikli görseller konusunda ekstra koruma katmanları uyguluyor. Ayrıca güncellenen davranış kuralları gereği ChatGPT gençlerle romantik bir dil üzerinden iletişim de kurmuyor, duygusal bağımlılığı teşvik etmiyor ve kendi hisleri ya da bilinci varmış gibi davranmıyor.

    Süreç dahilinde mola hatırlatıcıları, hassas görsel yüklemeleri öncesinde verilen uyarılar ve gençlere özel karşılama ekranları gibi küçük güncellemeler de devreye alınmış durumda. Hesabı bağlı olan ebeveynler Sessiz Saatler tanımlayabilir, belirli ayarları kontrol edebilir ve yeme bozukluğu gibi yüksek riskli durumlarda anlık bildirimler alabilir.

  • Arnavutköy’de yol çalışması trafiği kilitledi: Kilometrelerce araç kuyruğu oluştu

    Arnavutköy’de yol çalışması trafiği kilitledi: Kilometrelerce araç kuyruğu oluştu

    Arnavutköy- Sultangazi çevre yolunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekipleri tarafından gerçekleştirilen yol çalışması nedeniyle kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Uzun süre trafikte bekleyen bazı vatandaşlar işlerine ve hastaneye yetişmekte güçlük çektiklerini belirterek plansız yapılan çalışmalara tepki gösterdi. Kilometrelerce uzayan araç kuyruğu dron kamerasıyla havadan görüntülendi.

    Arnavutköy-Sultangazi çevre yolunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından gerçekleştirilen yol çalışması, bölgede trafik yoğunluğuna neden oldu. Çalışma nedeniyle yolun kapasitesinin düşmesiyle araçlar uzun kuyruklar oluşturdu. Özellikle güzergahı kullanarak işlerine ve hastanelere ulaşmaya çalışan vatandaşlar trafikte uzun süre beklemek zorunda kaldı. Kilometrelerce uzayan trafik kuyruğu dron kamerasıyla havadan görüntülendi. Görüntülerde araçların yol boyunca uzun kuyruklar oluşturduğu ve trafiğin yoğun şekilde ilerlediği görüldü.

    “Yapıyorlar, bozuyorlar; yapboz”

    Bölgede daha önce de çalışmalar yapıldığını belirterek duruma tepki gösteren Seyfettin Geyik, “Bir ara burayı kaldırdılar, aylarca sürdü. Ne döşediler bilmiyorum, sonra kapattılar. İleri tarafta beton döktüler, şimdi o betonu kaldırdılar, asfalt döküyorlar. Yani yapıyorlar, bozuyorlar; yapboz. Gidecektim, trafikten dolayı vazgeçtim, gitmedim” dedi.

    “Hastaneye yetişemiyoruz, işimize yetişemiyoruz”

    Yaklaşık 10 yıldır bölgede yaşadığını söyleyen Mehmet Bulut ise çalışmaların vatandaşları mağdur ettiğini ifade ederek, “Her gün böyle. Bir haftadır sürüyor. Hastaneye yetişemiyoruz, işimize yetişemiyoruz. Ben burada 10 senedir oturuyorum. ya bu tarafı yapıyorlar ya o tarafı yapıyorlar. İnsan gece müsaitken çalışma yapılabilir. Bir hastam, bir şeyim olsa ben burada kalıyorum” ifadelerini kullandı.

    Vatandaşlar, yol çalışmalarının trafik yoğunluğunun daha düşük olduğu saatlerde gerçekleştirilmesini isterken, bölgede oluşan uzun araç kuyruğu ve devam eden çalışmalar havadan görüntülendi.

  • Derin dondurucudaki vahşet! Hüseyin Okumuşoğlu dosyası yeniden açıldı, 16 şüpheli gözaltında

    Derin dondurucudaki vahşet! Hüseyin Okumuşoğlu dosyası yeniden açıldı, 16 şüpheli gözaltında

    Kırıkkale’de kayıp olarak aranırken cesedi derin dondurucuda bulunan Hüseyin Okumuşoğlu’nun ölümüne ilişkin dosya yeniden ele alındı.

    Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir çalışma yürüttü.

    Korkunç olay 16 Mayıs 2025 günü ortaya çıkmıştı. Kırıkkale’de evi bulunan C.Ç., kira ücretini alamayınca kiracısı olduğu öğrenilen M.V’yi aramış, telefonu açan M.V’nin kızı, annesinin 3 Mayıs’ta vefat ettiğini söylemişti.

    Ev sahibi C.Ç, bunun üzerine il dışından Kırıkkale’ye gelerek evin durumunu görmek için dairenin kapısını çilingire açtırarak içeri girmiş, evde yaptığı incelemede, buzdolabı ve derin dondurucuda parçalanmış ceset bulmuştu.

    Ekiplerce yapılan incelemede, bir erkek cesedinin parçalanarak çöp poşetleri içinde dolaplara yerleştirildiği belirlenmiş, evde satır ele geçirilmişti.

    Kırıkkale Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından cesedin, 2014’te kayıp ilanı verilen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Hüseyin Okumuşoğlu’na ait olduğu belirlenmişti.

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyanın yeniden açılarak soruşturmanın derinleştirdiğini açıkladı.

    Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalar kapsamında yeniden açılan soruşturmada 98 kişinin ifadesine başvuruldu.

    Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalarda, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi.

    Teknik incelemeler, iletişim kayıtları ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli belirlendi.

    Olay tarihinden yaklaşık 12 yıl sonra bugün sabah saatlerinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi tarafından çok sayıda polisin katılımıyla Kırıkkale, Ankara ve Aydın’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 16 ŞÜPHELİ gözaltına alındı.

    Soruşturmanın tüm yönleriyle ve en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmek suretiyle büyük bir titizlik ve hassasiyet içerisinde sürdürüldüğü belirtildi.

    Bakan Gürlek, 2019 yılında Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde öldürülen Emrah Daşdemir’e ilişkin soruşturmada da yeni bir gelişme yaşandığı bilgisini verdi.

    HTS kayıtları, baz hareketleri, sosyal medya yazışmaları ve şüpheli beyanlarının ayrıntılı şekilde incelendiğini belirten Bakan Gürlek, “Şüpheli hakkında daha önce verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, elde edilen yeni bulgular üzerine kaldırıldı. Soruşturma kapsamında Halil Can Çelik bu sabah gözaltına alındı.” dedi.

    Her iki dosya üzerindeki çalışmaların sürdüğü bilgisini veren Gürlek, “Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye; faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesi için gereken bütün çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

  • Yenice Belediye Başkanı Karakaş işçileri dinlendirdi, kendisi çalıştı

    Yenice Belediye Başkanı Karakaş işçileri dinlendirdi, kendisi çalıştı

    Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, belediye ekiplerinin Çırapazarı mevkiindeki piknik ve mesire alanında yürüttüğü çalışmaları denetlerken eline fırça alıp, yeni yerleştirilen ahşap oturma banklarını boyadı.

    Yenice Belediyesi tarafından vatandaşların daha konforlu vakit geçirebilmesi için Çırapazarı Mesire Alanı’na yeni ahşap oturma bankları yerleştirildi. Öğle saatlerinde çalışmaları yerinde incelemek üzere alana gelen Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, dinlenme molasına çıkan belediye çalışanlarının yerine fırçayı eline alıp bankları ahşap koruyucu ile boyadı. Çalışmalara destek veren Karakaş’ın bu görüntüleri, çevrede bulunan vatandaşların da ilgisini çekti.

    Dedesinin marangoz olduğunu, kendisinin de uzun yıllar bu mesleği yaptığını belirten Başkan Karakaş, ahşapla çalışmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. “Fırçayı elime alınca eski günlerim aklıma geldi” diyen Karakaş, “Çalışmaları yerinde görmek için alana gelmiştim. İşçi arkadaşlarımız kısa bir mola verince ben de mesleğim olduğu için fırçayı elime aldım. Ahşap koruyucu sürerken eski günlerimi hatırladım. Sonuçta bu benim yıllarca yaptığım meslek. Emeğin her türlüsü kıymetlidir. Biz de belediyeciliği sadece makamdan değil, sahada vatandaşımızla ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte yürütmeye gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Piknik ve mesire alanındaki düzenleme çalışmalarının aralıksız devam ettiğini belirten Karakaş, ilçedeki sosyal yaşam alanlarını daha modern ve kullanışlı hale getirmek için çalıştıklarını kaydetti.

    Başkan Karakaş’ın işçilerle birlikte bankları boyaması vatandaşlardan da takdir toplarken, “Başkan sadece talimat vermiyor, işin ucundan da tutuyor” yorumlarına neden oldu. – KARABÜK

  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: “İşgücü Uyum Programı kapsamında tüm kamu kurum ve kuruluşlarımıza desteklerimiz oluyor”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: “İşgücü Uyum Programı kapsamında tüm kamu kurum ve kuruluşlarımıza desteklerimiz oluyor”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof Dr Vedat Işıkhan, Mardin programı seyahatinde uğradığı Elazığ’da kent protokolü tarafından karşılandı.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan Mardin’deki programına gitmek üzere Elazığ karayolunu tercih etti. Yol güzergahında Elazığ’da duran Bakan Işıkhan, kent protokolü tarafından karşılandı. Ziyaret kapsamında Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ile bir araya gelen Bakan Işıkhan kent genelinde yürütülen faaliyetler ve çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Işıkhan’ı karşılama heyetinde Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Elazığ AK Parti Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Cumhuriyet Başsavcısı Aşkın Yeğin, Emniyet Müdürü Aydın Karan, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Elazığ İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Cemil Yatkın, Sivrice Belediye Başkanı Ebubekir Irmak, Elazığ Denetimli Serbestlik İl Müdürü İrem Pirinççi ve ilgili kurum personelleri yer aldı.

    Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Bakan Işıkhan, “Bugün Elazığ’da çevre bilincinin oluşması noktasında İl Özel İdaremizin gerçekleştirmiş olduğu faaliyetlere destek vermek amacıyla Elazığ’da bulunuyoruz. Valimiz, belediye başkanımız ve vekillerimizle birlikte bu sürece katkı sağlamaya çalıştık. Bilindiği üzere Çalışma Bakanlığı olarak bizim İşgücü Uyum Programı (İUP) kapsamında tüm kamu kurum ve kuruluşlarımıza desteklerimiz oluyor. Burada da valimizin liderliğinde İUP kapsamında kontenjan ayırdığımız personelimiz burada çalışmaya başladı. Çevre temizliği, mıntıka temizliği de denebilir, etrafta bulunan çöplerin, camların, orman yangınlarının önlenmesi amacıyla bunlar bizim için çok önemli çalışmalar. Valimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Vekillerimiz de zaten Elazığ’ın tüm problemleriyle yakından ilgileniyorlar. Belediye başkanımıza da teşekkür ediyorum. Hep birlikte Elazığ’da çevre bilincini oluşturmamız lazım. Yolda gelirken, kola kutularının yollara atıldığını gördük. Böyle bir çevre bilincini şimdiden oluşturmamız lazım. Bu yüzden, gençlerden başlayarak, belki de kreşlerden, bakım evlerinden başlayarak bu bilinci oluşturmamız gerekiyor. Orman yangınlarının da birinci sebebi etrafa atılan bir sigara izmariti oluyor, bir cam parçası oluyor. İşgücü Uyum Programı kapsamında Elazığ’ımıza verdiğimiz destekler giderek artmaya devam edecektir. Yeter ki vatandaşlarımız da bu çevre, temizlik bilincini ve alışkanlığının yerleşmesi noktasında da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak da destek vermeye devam edeceğiz” dedi. – ELAZIĞ

  • Osmangazi Belediyesi Avrupa’nın ulaşım modelini inceledi

    Osmangazi Belediyesi Avrupa’nın ulaşım modelini inceledi

    Osmangazi Belediyesi, CIVITAS Programı kapsamında Floransa’da sürdürülebilir ulaşım ve yaya odaklı kentleşme uygulamalarını inceleyerek, tarihi kent merkezinde hayata geçirilecek projeler için Avrupa şehirleriyle ortak çalışmalar yürüttü.

    Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü, Avrupa şehirlerinde sürdürülebilir ulaşım, erişilebilirlik ve insan odaklı kamusal alan uygulamalarını geliştirmeyi amaçlayan CIVITAS Replication and Deployment Programme kapsamında 16-18 Haziran tarihleri arasında Floransa’da düzenlenen çalışma ziyaretine katıldı.

    Program kapsamında, Santa Maria Novella Tren İstasyonu çevresindeki ulaşım yoğunluğunun azaltılması, bölgenin daha erişilebilir, işlevsel ve kullanıcı dostu bir mobilite merkezine dönüştürülmesine yönelik çalışmalar incelendi.

    d, Madrid, Lviv ve Floransa’nın yanı sıra Avrupa’nın farklı ülkelerinden ulaşım uzmanları, üniversite temsilcileri ve ilgili kurumların yer aldığı programda; sürdürülebilir ulaşım stratejileri, toplu taşıma entegrasyonu, trafik yönetimi, dijital mobilite uygulamaları, bisiklet ulaşımı ve yaya hareketliliğini güçlendirmeye yönelik örnekler ele alındı. Santa Maria Novella çevresinde gerçekleştirilen saha incelemelerinde ise yaya ulaşımındaki yönlendirme eksiklikleri, erişilebilirlik sorunları, geçiş noktalarındaki yoğunluk ve tramvay durakları çevresindeki fiziksel engellere ilişkin tespitler yapılırken, çalışma oturumlarında yaya öncelikli ulaşımın güçlendirilmesi, kamusal alanların yeniden düzenlenmesi ve ulaşım bağlantılarının iyileştirilmesine yönelik çözüm önerileri masaya yatırıldı.

    Avrupa’nın ulaşım uzmanları Bursa’da ağırlanacak

    Program kapsamında Osmangazi Belediyesi UNESCO Koordinatörü Y. Mimar Berkay Salman, “Walk-in History” başlıklı sunumunu katılımcılarla paylaştı. Sunumda, Osmangazi’nin tarihi kent merkezinde, özellikle UNESCO Dünya Mirası Alanı çevresinde yaya hareketliliğinin güçlendirilmesi, çok modlu ulaşım bağlantılarının iyileştirilmesi ve tarihi kent dokusu içerisinde kamusal alan kalitesinin artırılması hedefleri aktarıldı.

    Floransa’da edinilen bilgi ve deneyimler, Osmangazi’nin tarihi kent merkezinde yürütülecek sürdürülebilir ulaşım ve kamusal alan düzenleme çalışmalarına önemli katkı sağlayacak. Sürecin devamında 6-8 Ekim tarihlerinde Madrid, Bologna, Münih ve Lviv’den şehir temsilcileri ile Avrupa’nın farklı kurumlarından ulaşım uzmanları Bursa’da ağırlanacak. UNESCO alanları ve Tahtakale Mahallesi başta olmak üzere tarihi kent merkezinde yapılacak saha incelemeleri ve ortak çalışma oturumlarında, Osmangazi için uygulanabilir çözüm önerileri ve proje fikirleri geliştirilecek.

    CIVITAS kapsamında gerçekleştirilen saha ziyaretleri ve teknik çalışmalar, Eurocities programı tarafından finanse ediliyor. – BURSA