Tag: Bütün

  • Zorlu: KKTC’yi Türk dünyasına yeniden anlatalım

    Zorlu: KKTC’yi Türk dünyasına yeniden anlatalım

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, “Hep birlikte bütün kurumlarımızı, bütün avantajlı alanlarımızı bir araya getirelim ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, başta Türk dünyası olmak üzere bütün dünyaya yeniden anlatalım, yeniden bu konuda seferber olalım.” dedi.

    Zorlu, Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi’nde düzenlenen “Akdeniz Barış ve Diplomasi Forumu”nun açılışındaki konuşmasına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek başladı.

    Toplantının barış ve diplomasi temasıyla yapılmasının çok anlamlı olduğunu belirten Zorlu, Akdeniz Havzası’nın uzun yıllar farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ve çok önemli bir merkez olma konumunu sürdürdüğünü ifade etti.

    Havzanın, tarihi süreçte büyük imtihanlarla yüzleştiğini anımsatan Zorlu, “Sanırım bu imtihanların en büyüğü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türklüğünün yaşadığı, onun merkezinde olduğu sınav olmuştur. Bu sadece bir toprak konusu değildir, bir adalet konusudur, bir insanlık vicdanı konusudur, uluslararası hukukun samimiyet konusudur. Böylesine önemli kavramların buluştuğu ve sınamaların içinde olduğu Kuzey Kıbrıs Türk halkı, yaklaşık yarım asırdan fazla süredir tüm izolasyonlara, ambargolara, yıldırma politikalarına rağmen dimdik ayakta, direnciyle geleceğe yürümeyi başarmıştır. Dolayısıyla bugün bu havzada Kıbrıs Türk halkıyla birlikte yazdığımız bu tarihi başarı ve sınama esasında tarihin altın sayfalarına yazılmış bir karşı duruştur.” diye konuştu.

    Zorlu, Kıbrıs Türklüğü’nün son çeyrek asırda tüm baskılara rağmen üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğini, barış ve diplomasi adına belki de pek çok ülkenin tahmin edemeyeceği kadar net, kararlı ve cesur bir duruş ortaya koyduğunu söyledi.

    Türkiye Cumhuriyeti olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde başta Akdeniz olmak üzere diplomasi anlayışlarının merkezinde insan odaklı, barışı, huzuru, refahı esas alan bir diplomasi anlayışına sahip olduklarını dile getiren Zorlu, şöyle devam etti:

    “Bu bütünsellik içerisinde ortaya konulan cesur adımlar maalesef karşılıksız bırakıldı. Her defasında uzatılan el, Rum kesimi tarafından karşılıksız bırakıldı. Her defasında dünyada bu kez barış olacak mı, çözüm bulunacak mı denilen ortamda Kıbrıs Türk’ü yine üzerine düşeni yaptı. Ama Rum kesimi her defasında kaçmayı başardı. Biz elbette barıştan, diplomasiden yanayız. Ancak tekrarlanan ve başarısız kılınan denemelerle değil egemen, eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığına asla halel getirmeyecek, her türlü diplomasinin elbette yanındayız ve sonuna kadar da bunun takipçisi olacağız.”

    “Bazı sorunlar yaşanıyor olabilir ama hiç kimsenin şüphesi olmasın”

    Toplantının Türk dünyası ile ilişkileri hatırlamaya imkan tanıdığını ifade eden Zorlu, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki değerli kardeşlerime, soydaşlarıma seslenmek istiyorum. Bakın biz, yaklaşık 300 milyonluk Türk dünyasıyız. Dünyada Türk dilinin konuşulduğu yerleri hesap ettiğimizde bizlerin varlığı dünyada ilk 5 sistemden bir tanesidir. Yaklaşık 2,3 trilyon dolarlık milli hasılamızla Türk Devletleri Teşkilatı, 2030 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi olacaktır. Yaklaşık 5 milyon kilometrekare yüz ölçümüyle ve bugün dikkat edin hangi küresel gücü ya da aktörü göz önüne alırsanız alın, hepsinin gözünü, yüzünü çevirdiği yer işte bu jeopolitik üstünlüğe sahip olan büyük Türk dünyasının coğrafyasıdır. Bazı sorunlar, bazı hususlarda gecikmeler yaşanıyor olabilir ama hiç kimsenin şüphesi olmasın.” değerlendirmesinde bulundu.

    Zorlu, KKTC’nin, 2022’de yaklaşık 60 yıl süren izolasyonu delerek Türk Devletleri Teşkilatı’na kendi adıyla gözlemci statüsüyle üye olmasını küçük göremeyeceklerini ve bunun Türk dünyasının başarısı olduğunu kaydetti.

    Kıbrıs Türklüğünün önünde uzun ve çetin bir yol olduğunu ve bu engellerin birlikte aşılacağına inandığını aktaran Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu üyelikten sonra Rum kesimi pek çok platformda rahatsızlığını ifade etti. Buna yönelik girişimlerde bulundu ve devam ediyor. Bunu sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne yönelik bir çekince olarak görmeyin. Dünyada bugün yeniden önemli bir ulaştırma, lojistik ve enerji hattı çiziliyor. Doğu-Batı eksenli, Hazar merkezli bir koridor inşa ediliyor. Bunun hemen altında Kafkasya’da ve Güney Kafkasya özelinde Zengezur Koridoru, Azerbaycan’ın kahramanlık zaferinin ardından yeniden orada bir inşa süreci, yeni bir hat kuruluyor. Hemen Türkiye’nin güneyinde bir kalkınma yolu projesi ete kemiğe bürünüyor. Suriye’deki devrimin ardından orada oluşturduğumuz yeni iklimle tarihi Hicaz Demir Yolu’nun gündeme geldiği bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Şimdi bir şeyi biliyorlar, fark ediyorlar. Bu uzak coğrafyalardan sayılan koridorun, Akdeniz’e bağlanması durumunda nasıl bir potansiyelini harekete geçireceğini çok iyi biliyorlar.”

    “Kapı aralanmış, ışık görünmüştür”

    KKTC’nin yıllardır ambargolarla yüzleşip mücadele ettiğini dile getiren Zorlu, “Ama kapı aralanmıştır, ışık da görünmüştür. Biz davamızın ardında durdukça, bu tarihi mücadelenin yanında saf tuttukça, şehitlerimizi unutmadıkça ve buna uygun davrandıkça emin olun zaman, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de merkezinde olduğu büyük Türk dünyasını ve onun coğrafyasını çağırıyor.” dedi.

    Bu gibi toplantılarda bir araya gelerek nasıl somut projeler oluşturulabileceğini konuşacaklarını kaydeden Zorlu, şu görüşleri paylaştı:

    “Bahsettiğim bu lojistik ağda ve sistemde, 600 milyar dolardan daha fazla olan bir ticaret kapasitesinden bahsediyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizmde, eğitimde ve bu tür başlıklarda edindiği önemli tecrübelerle ve bu zor koşullara rağmen yazdığı başarı öyküsüyle büyük bir potansiyeldir. Şimdi bize düşen kendimizi çok daha fazla anlatmaktır. Buradan bir çağrıda bulunuyorum. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı’yla da görüşmemiz olacak. Gelin, hep birlikte bütün kurumlarımızı, bütün avantajlı alanlarımızı bir araya getirelim ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni başta Türk dünyası olmak üzere bütün dünyaya yeniden anlatalım, yeniden bu konuda seferber olalım.”

    Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in “Atatürk Uluslararası Barış Ödülü”nü aldığını hatırlatan Zorlu, şunları dile getirdi:

    “Sayın Cumhurbaşkanımız kendilerine takdim etti. Dolayısıyla Birleşmiş Milletler’in bu yöndeki sorumluluğu daha da artmıştır. Çünkü Atatürk demek, ilke demektir, vicdan demektir, hakkaniyet demektir, uluslararası hukuka saygı demektir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesi tarihin akışını değiştirebilecek çok önemli bir yol haritasıdır. Bu yolda ilerlemek gerekmektedir. Ben buradan, Lefkoşa’dan çağrı yapıyorum. Şu gerçeğin de altını çizmek istiyorum. Kuzey Kıbrıs Türk halkının varlığını ve haklarını hiçe sayarak Akdeniz’de istikrar ve enerji güvenliği sağlamaya çalışmak beyhude bir çabadır. Türkiye ve Kıbrıs Türklüğü olmaksızın bu coğrafyada yazılan hiçbir senaryonun uygulamaya geçme şansı yoktur. Bu bakımdan bizim daha fazla birlik beraberlik içerisinde olmayı başarmamız gerekmektedir. Bu milli bir meseledir. Öyle bakıyoruz. Siyaset üstüdür ve hiçbir görüş ayrımı yapmaksızın elbette tüm Kıbrıs Türklüğünün ve 86 milyon yurttaşımızın sorunu, hedefi ve vicdanının bir eseridir. Dolayısıyla herkes şunu çok iyi bilmelidir ki Kuzey Kıbrıs Türklüğü sadece 86 milyonda değildir, 300 milyondur. Hepimiz biriz, beraberiz ve geleceği inşallah bu hedeflerle başaracağımıza yürekten inanıyorum.”

    Programa, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, BAU Global Başkanvekili Hüseyin Yücel, BAU Kıbrıs Rektörü Prof. Dr. Mehmet Toycan ile Türk dünyasından temsilciler katıldı.

    Öte yandan forumun, gelecek yıl Türk dünyasından üniversitelerin katılımıyla düzenlenmesi ve böylece uluslararası boyuta taşınması kararlaştırıldı.

    Programın açılışının ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Zorlu, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ile ikili görüşme gerçekleştirdi.

  • Kurtulmuş’tan Terörsüz Türkiye Vurgusu

    Kurtulmuş’tan Terörsüz Türkiye Vurgusu

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Siyaset Okulu Kapanış ve Sertifika Programına katıldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgeyi hep birlikte kuracağız. Cumhuriyet tarihimiz 60 darbesi, arkasından 61 anayasası, 80 darbesi arkasından 82 anayasası, bütün bu darbeleri geride bırakmış, darbeci fikirlerin ürünü olan anayasaları geride bırakmış, özgür, çağdaş, katılımcı ve gerçekten demokrat bir anayasayı yapabilecek güce ve kuvvete sahip olduğumuza inanıyorum. Türkiye idealinden vazgeçmedi. Falanca grubun, falanca ülkelerin kuyruğuna takılalım, hiç demedik. Sadece bu ülkenin geçmişine, tarihine, birikimine güvendik, bu ülkenin bugünkü imkanlarına itimat ettik” dedi.

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Türk Talebe Birliği tarafından düzenlenen Siyaset Okulu Kapanış ve Sertifika Programına katıldı. Fatih’te düzenlenen programda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanı sıra 27’nci TBMM Başkanı İsmail Kahraman, MTTB Başkanı Tahsin Başarı ve davetliler katıldı. Program Hafız Muhammed Karagöz’ün Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

    “Lise eğitimi kalkmalıdır, fuzulidir”

    Programa katılan 27’nci TBMM Başkanı İsmail Kahraman, “Dindar ülkelerde gördüğümüz olaylarda kötülüklerin az olduğunu görüyoruz. Milli kahramanları da yaşatmalıyız. Lise eğitimi kalkmalıdır, fuzulidir, ilk 2,3,4,5, ortaokuldur. Biz bunu lise diye tekrar ediyoruz. O yüzden eski rüştiye ortaokul mezunları, üniversite mezunlarından çok daha mükemmeldiler. Niye beyni uyuşturuyoruz. Bana ne Amazon gemisinden, kendi tarihimi neden bilmiyorum” dedi.

    “Büyük bir başarı kazandınız”

    Yeni anayasa çalışmaları konusunda meclisin başarılı çalışmalarını tebrik eden Kahraman, “Yeni anayasa çalışmalarında milli bütünlük sağlama çalışmalarında partileri çağırdınız. Büyük bir başarı kazandınız. Çünkü hepsi bildirinin altına imza attılar. O heyetin içinden siz karar çıkardınız, tecrübesi olan bir kişi olarak söylüyorum. Bu büyük bir başarıdır. Tebrik ederim” diye konuştu.

    “Milli Türk Talebe Birliğinin 4 tane sütunu vardır. Bir kubbenin dört sütununun olması gibi ahlak, iman, ilim ve aksiyon”

    Programda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Milli Türk Talebe Birliğinin 4 tane sütunu vardır. Bir kubbenin dört sütununun olması gibi ahlak, iman, ilim ve aksiyon. Bunlardan birisi eksik olursa, özellikle Türkiye gibi iddialı olan bir ülkenin gençlerinin, gençliğinin eksik kalacağı bilindiğinden bu dört ayağı da mükemmel bir şekilde tamamlanmaya çalışıldı. Bizim gençliğimizde ondan önceki dönemlerde, sizin zamanınıza kadar süreçlerde temel eğitimlere önem verilmiş olması, gezilere, kültür faaliyetlerine önem verilmiş olması özelliği olmasıdır” şeklinde konuştu.

    “Türkiye idealinden vazgeçmedi”

    Konuşmasına devam eden Kurtulmuş, “Bu çerçevede bu büyük davanın birisi içeride, diğeri dışarıda olmak üzere iki temel ayağı vardır. İçerideki ayak, Türkiye’ye, Türkiye’nin yaslanmış olduğu Anadolu kıtasına, üstadın tabiriyle ve bütün gönül coğrafyamıza ait olan durumdur. Onu yeniden güçlü büyük Türkiye idealiyle özetledik ve yıllarca bunun için çalıştık. Yani Türkiye her alanda eğitimden kültüre, sanattan teknolojiye, askeri alandan uluslararası alana kadar her alanda takip eden değil, uydu olan değil, fake olan değil, tam manasıyla bağımsız olan ve takip edilen bir ülke olmayı ideali edeceğiz. Öyle olduğu için 1950’lerin, 1960’ların şartları farklıydı, ona göre gelişti. 70’lerin, 80’lerin şartları farklıydı, ona göre değişti. Ama hiç büyük Türkiye idealinden, yeniden güçlü büyük Türkiye idealinden vazgeçmedi. Falanca grubun, falanca ülkelerin kuyruğuna takılalım, hiç demedik. Falanca fikri benimseyelim, onların gölgesinde yürüyelim, asla demedik. Sadece ve sadece bu ülkenin geçmişine, tarihine, birikimine güvendik, bu ülkenin bugünkü imkanlarına itimat ettik” ifadelerini kullandı.

    “Başta yapay zeka olmak üzere birçok yeni alanda önde olmak, takip edilen ülke olmak, Türkiye idealinin vazgeçilmez bir hususudur”

    Türkiye’nin teknolojik gelişmeler konusunda yeni döneme ulaştığını söyleyen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Belki çok somut halde Türkiye’de ağır sanayi hamlesini gerçekleştirmek, Türkiye’nin her şehrine fabrika kurmak, bunun için büyük mücadeleler verildi, Devrim motoru endüstrilerinden Türkiye’nin kamu eliyle yapılan yatırımlarına kadar birçok alanda başarılar elde edildi. Şimdi yeni dönemdeyiz. Bu dönemde başta yüksek teknolojiler, bilgisayarda bilgi teknolojileri, ulaştırma haberleşme teknolojileri olmak üzere, başta yapay zeka olmak üzere birçok yeni alanda önde olmak, takip edilen ülke olmak, yeniden güçlü Türkiye idealinin vazgeçilmez bir hususudur. Dolayısıyla çağın gereksinimleri içerisinde, asrın idraki içerisinde bütün hedeflerimizi güncelleyeceğiz ama hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Bu ülkeye geçmiş siyasi tarihi içerisinde çok teklif edilmiştir. Siz şunu üretmeyin, niye bununla vakit kaybediyorsunuz? Gidin elin oğlundan, elin başka ülkelerinin ürettiklerini alıp onlarla birlikte daha ileriye gidersin. Hiç biz bu fikrin yanında olmadık. Hep kendiniz olmak, kendiniz üretmek, kendiniz ileriye gitmek ve kendi büyük Türkiye idealinizin etrafında yürümek için mücadele ettik” diye konuştu.

    “En temel vazifelerimizden birisi, yeryüzünde hakkaniyetin, adaletin sağlanması için büyük gücümüzle çalışmaktır”

    “Devlet geleneğimizin en önemli unsurlarından birisi ise nizam-ı alemdir” diyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları söyledi:

    “Türkiye’yi her bakımdan güçlü, her alanda takip edilen bir ülke haline getirmek, yani kısacası yeniden güçlü bir Türkiye olma idealimiz. Bunun ikinci ayağı ise başta yakın çevremiz olmak üzere dışarıya, aleme ait tavrımızdır. Buradaki hedefimiz ise mutlaka adil, hakkaniyetli yeni bir küresel sistemin kurulması için mücadele etmek. Çünkü sevgili gençler, bizim millet olarak önemli hasletlerimizden birisidir. Devlet, geleneğimizin en önemli unsurlarından birisi ise nizam-ı alemdir. Yani biz sadece kendi obasını düzeltmekten sorumlu olan bir millet değiliz. Biz aynı zamanda yeryüzündeki bütün mazlum ve mağdurların hakkını koruyan, yeryüzünün, yerkürenin her tarafında hakkaniyetin, adaletin tesis edilmesi için mücadele eden bir milletin torunlarıyız. Bugün de en temel vazifelerimizden birisi, yeryüzünde hakkaniyetin, adaletin sağlanması için büyük gücümüzle çalışmaktır. Bunun için dış politikaları, dünyanın her yerinde hemen hemen bugün geldiğimiz nokta itibarıyla sözüne itibar edilen ve ne söylediği merak edilen bir ülke haline geldi. Daha da güçleneceğiz. Dünyanın her yerindeki sorunları çözebilmek için gayret sarf edeceğiz. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bitirilmesinden, Gazze’deki insanlık suçlarının sonlandırılmasına kadar her yerde Türkiye’nin sözü vardır. Afrika kıtasındaki, Asya’daki, dünyanın en uzak noktasındaki mazlum milletlerin kurtuluşu, onların da adil ve hakkaniyetli bir dünyada yaşaması için fikir üreteceğiz, çabalar ortaya koyacağız, siyasetimizi gerçekleştireceğiz.”

    Başkan Kurtulmuş, “Türkiye’nin Somali’de ne işi var? Türkiye’nin Yemen’de ne işi var? Türkiye’nin Balkanlar’da ne işi var diyenleri her daim duyuyoruz. Çünkü aramızdaki temel mesele budur. Biz aldığımız devlet terbiyesi ve aldığımız milletimizin milli mefküresi dolayısıyla, tekrar söylüyorum, sadece kendimizden sorumlu değil, dünyanın her yerindeki insanlardan sorumluyuz. Bunun için, şu soruyu sorayım. Böyle olduğu için Türkiye’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan kalkıyor, dünya beşten büyüktür diye Birleşmiş Milletler’de bütün dünyaya fikrimizi anlatıyor. Her platformdan dile getiriyor” şeklinde konuştu.

    “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun çalışmalarını Türkiye demokrasisi bakımından fevkalade önemli görüyorum”

    Konuşmasına devam eden TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Hiç kimsenin etnik farklılıklar üzerinden bu ülkenin çocuklarını kandırarak eline silah veremeyeceği bir dönemi inşallah test etmemiz için yolumuza devam edeceğiz. Bu çerçevede az evvel İsmail ağabeyin de ifade ettiği gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirdiğimiz, geçtiğimiz sene yaz aylarında ve ondan sonra raporlaştırdığımız Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun çalışmalarını Türkiye demokrasisi bakımından fevkalade önemli görüyorum. Yaptığım bütün uluslararası temaslarda da karşı taraftaki muhalefetlerimizin bu komisyon çalışmaları dolayısıyla Türkiye’yi takdirle izlediklerini görüyorum. İnşallah çok kısa süre içinde komisyon çalışmalarına katılan bütün milletvekillerinin bütün partilerin ittifakla bir rapor hazırlamış olması da Türkiye demokrasisi bakımından bir ilktir. Çok partili siyasi hayatımızda bir ilktir” dedi.

    “En kısa süre içerisinde TBMM üzerine düşen sorumluluğu gerçekleştirecek”

    Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgenin hep birlikte kurulacağını söyleyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, “O raporda bir yol haritası ortaya konulmuş. O yol haritasının gereği de bundan sonraki süreçte inşallah tamamlanacaktır. Örgütün bütünüyle kendisini tasfiye ettiği, silahların bırakıldığının anlaşılmasıyla birlikte toplumsal bütünleşmenin sağlanması için ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi üzerine düşen sorumluluğu gerçekleştirecek ve yasal düzenlemeleri yerine getirilecek. Kısa dönemde Terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleştirilmesi için bu adımın atılacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    Kurtulmuş’tan yeni anayasa çalışmalarına vurgu

    Yeni anayasa çalışmalarına başlanılması gerektiğini söyleyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Bundan sonra da en kısa süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni anayasa çalışmalarını başlatacağını ümit ediyorum. Böylece artık daha 1876’da başlayan, darbelerden sonra gerçekleşen anayasalar meselesini geride bırakacağız. Cumhuriyet tarihimizde 60 darbesi arkasından 61 anayasası, 80 darbesi arkasından 82 anayasası, bütün bu darbeleri geride bırakmış, darbeci fikirlerin ürünü olan anayasaları geride bırakmış, özgür, çağdaş, katılımcı ve gerçekten demokrat bir anayasayı yapabilecek güce ve kuvvete sahip olduğumuza inanıyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve 27’nci TBMM Başkanı İsmail Kahraman tarafından siyaset okulunu bitirenlere belgeleri takdim edildi. – İSTANBUL

  • İstanbul’da 1500 öğrenci ‘Enstrümansız Okul Kalmasın’ şenliğinde buluştu

    İstanbul Valiliği himayesinde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen “Enstrümansız Okul Kalmasın” projesi kapsamında, 39 ilçedeki liselerden 900 öğrencinin yer aldığı koro ile 600 öğrenciden oluşan orkestra yıl sonu şenliğinde sahne aldı.

    Ora Arena Bayrampaşa’da düzenlenen şenliğe, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, eğitmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.

    Vali Gül, burada yaptığı konuşmada, katılımcılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın bütün il valilerine açık talimatı var. Özetle, ‘Kendi çocuklarınız için istediğiniz her şeyi, bütün çocuklar için isteyin’. Biz kendi çocuklarımızın spor yapmasını, kitap okumasını, yeteneğine göre bir enstrüman çalmasını, öğrenci meclislerimiz aracılığıyla karar süreçlerine katılmalarını, öz güvenli gençler olarak yetişmesini istiyoruz.” diye konuştu.

    Bu kapsamda çeşitli atılımlar yapıldığını aktaran Gül, “Bunun için kitap sayımızı 6,5 milyondan 13 milyon 800 bine çıkartarak yüzde 100’den daha fazla arttırdık. Aynı şekilde bütün okullarımızda okul spor kulüpleri kurarak, lisanslı öğrenci sayımızı 12 binlerden 900 binlere çıkarttık.” dedi.

    Gül, İstanbul’da yaklaşık 5-6 yıl önce yüzde 75 seviyelerinde olan ikili eğitim oranının, fiziki altyapıdaki iyileşmeler sayesinde yüzde 20’lere kadar gerilediğini belirterek, “İstanbul’umuzda bütün okullarımız deprem dayanıklılık testinden geçti. ya yıkılıp tekrar yapıldı ya da güçlendirildi. Göz aydınlığı öğrencilerimizin eğitim gördüğü okullar, deprem dayanıklılığı anlamında İstanbul’umuzun en güçlü, en sağlam binaları.” ifadelerini kulladı.

    Bu yeni yapılan binaların içerisinde sadece derslik değil, aynı zamanda spor salonları, atölyeler ve diğer sosyal donatılar yapıldığını anlatan Gül, “Diğer sosyal donatıların içerisinde müzik atölyeleri yapmaya başladık. Geçen sene 260, bu sene 240 toplamda 500 tane müzik atölyemiz tamamlanmış olacak. Hedefimiz ne? Gelecek sene ilave 500 atölye daha yaparak, 1000 sayısına ulaşmak. İnşallah bugün 1500 kişiyle bu konseri düzenliyorsunuz. Gelecek sene sayımız daha da artacak.” şeklinde konuştu.

    Gül, milli takımın başarıyla dönmesini temenni ederek, İstanbul’daki ilk milli maçta salonda bulunan öğrencilerle maça gitmek için bir araya gelmeyi planladıklarını ve kendilerine milli takım forması hediye edileceğini söyledi.

    “Müzik aleti isteyen bütün okullarımıza müzik aletini temin ettik”

    İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Yentür de 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona erdiğini belirterek, öğretmenlere emekleri, gayretleri ve fedakarlıkları dolayısıyla teşekkür etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğünde, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in liderliğinde yürütülen çalışmalara destek veren ve eğitim camiasını yalnız bırakmayan Davut Gül’e maarif ailesi adına teşekkür eden Yentür, şunları söyledi:

    “Sayın Valim, desteğinizle, öncülüğünüzde okullarımıza gururla giriyoruz. Hiçbir öğrencimiz bu güzellikten mahrum kalmadı. Müzik aleti isteyen bütün okullarımıza müzik aletini temin ettik. ‘Spor yapmak istiyoruz.’ diyen bütün öğrencilerimize spor malzemelerini temin ettik. ‘Ben kitap okumak istiyorum, güncel yayınları takip etmek istiyorum.’ diyen bütün öğrencilerimize kitap fırsatını sunduk. Sağ olsunlar onlar da bu emeklerimizi boşa çıkartmadılar. Okul sadece sınavlara değil, hayata öğrenci hazırlar. Onların ilgisini, istidadını, yeteneğini ön plana çıkartır. Bize düşen bu ortamı sizlere sağlamaktı, siz de bunun fazlasını verdiniz. İnşallah artarak devam edecek.”

    “Bu şehrin geleceğine hep birlikte imza atacağız”

    AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir ise medeniyetler, milletler ve devletlerin sadece askeri ekonomik ve iktisadi güçleriyle var olmadıklarını, aynı zamanda geliştirdikleri kültür ve sanat anlayışlarıyla, müzikleriyle de var olduklarını belirterek, “İşte böylesine önemli bir başlıkta, böylesine kıymetli bir organizasyonda sizleri, bizleri buluşturan Valimiz Davut Gül Beyefendi’ye teşekkür ediyorum.” dedi.

    İstanbul’un medeniyetlerin beşiği ve başkenti olduğunu aktaran Özdemir, “Böylesine güzel ve kıymetli bir şehirde yaşıyoruz. Yüz binlerce, milyonlarca öğrenci kardeşimizle bu şehri teneffüs ediyor ve bu şehrin geleceğine hep birlikte imza atacağız. 250 bin öğrencimizin enstrümanla buluştuğu ve eğitim hayatlarının yanı sıra hem eğitim hayatlarını geliştirecek hem geleceğe daha özgüvenli bir birey olarak yetişecekleri bu yolculukta inşallah, ülkemizin geleceğine dair çok önemli sanatçılarımızın da yetişeceğini özellikle ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

    Çocukların kültürel ve sanatsal gelişimlerine katkı sunarken, geleceğin sanatçılarının da yetişmesi amaçlanan proje kapsamında düzenlenen program, konuşmaların ardından yapılan konserle sona erdi.

  • Diyarbakır’a Yeni Sosyal Hizmet Kampüsü

    Diyarbakır’a Yeni Sosyal Hizmet Kampüsü

    AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Bütün Sosyal Hizmet Merkezlerimizi tek bir çatı altında buluşturmak, aynı kampüs içerisinde buluşturmak bizler için çok değerli. Bundan sonraki dönemlerde de benzer Sosyal Hizmet Merkezi kampüslerini tüm Türkiye’de yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” dedi.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir dizi ziyaret ve programlara katılmak için geldiği Diyarbakır’da, valiliği ziyaret etti. Vali Murat Zorluoğlu ile bir süre görüşen Bakan Göktaş, daha sonra Diyarbakır Sosyal Hizmet Kampüsü inşaat alanında incelemelerde bulundu. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Göktaş, kampüsün bölge için önemli bir yatırım olduğunu belirterek, “Bugün, Diyarbakır ziyaretimiz kapsamında sayın valimiz ve değerli milletvekilimiz ile 2023 yılından bu yana bölgenin en önemli sosyal hizmet kampüslerinden birini ziyaret ediyoruz. Çok yakın zamanda inşallah Diyarbakırlı bütün hemşerilerimize hizmet verecek olan bu sosyal hizmet merkezinde bölgenin ilk, aslında Diyarbakır’ın ilk huzurevi de resmi olarak açılacak, 100 kişi kapasiteli. Toplam burası 28 farklı yapıdan oluşan bir Sosyal Hizmet Kampüsü. Her birimin kendine ait bir sosyal becerileri olan merkezleri de var. Parkları, çocukların zaman geçirebileceği spor tesisleri var” dedi.

    ‘DİYARBAKIR’A KAZANDIRDIĞIMIZ ÇOK DEĞERLİ BİR HİZMET’

    Kampüs içerisinde engelsiz yaşam merkezinin de bulunduğunu ifade eden Göktaş, “Diğer yandan engelsiz yaşam merkezimiz de gerçekten bölgeye önemli bir hizmet sunacak. Orada 81 kapasiteli engellere yönelik hem yatılı hizmet verebilecek, engellerimizin ihtiyaçlarına yönelik pek çok hizmeti de yine bu tesisimizde karşılayacağız. Diğer yandan az önce de ifade ettiğim gibi huzurevi de bizim için çok değerli. Burası gerçekten Türkiye’de geliştirdiğimiz ve bu dönem Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eser ve hizmet siyasetiyle aslında vatandaşlarımıza kazandırdığımız çok kıymetli bir eser. Bizim için model aslında. Çünkü bütün sosyal hizmet merkezlerimizi tek bir çatı altında buluşturmak, aynı kampüs içerisinde buluşturmak bizler için çok değerliydi. Burada hizmet verdiğimiz bütün vatandaşlarımızın kendi ihtiyaçlarına binaen bir hizmet bulabilecek. Bu da bizim Diyarbakır’a kazandırdığımız çok değerli bir hizmet. Bugün alanı ziyaret ettik valimizle, milletvekilimizle beraber ve çok yakın zamanda tefrişatı biter bitmez de ilk kabulünü burada başlayacağız. İnşallah bundan sonraki dönemlerde de benzer sosyal hizmet merkezi kampüslerini tüm Türkiye’de yaygınlaştırmaya devam edeceğiz. Eser ve hizmet siyasetimizle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda vatandaşımıza hizmet vermeye, onların yanında olmaya, ihtiyaçları olduğu her zaman devlet olarak her daim yanında olmaya yönelik pek çok hizmetlerimizi hem yatılı kuruluşlarımızda hem de gündüzlü kuruluşlarımızda sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    ‘KUŞAKLAR ARASI BAĞLARI GÜÇLENDİRECEK’

    Kampüs içerisinde çocuk yaşam merkezleri ile huzurevinin aynı alanda bulunmasının önemine değinen Bakan Göktaş, şöyle konuştu:

    “Yapımlar oldukça kaliteli, 60 kişilik çocuk yaşam merkezimiz var. İlk kabul birimi sadece buraya değil, aslında bütün bölgeye de hizmet verecek bir eser. Dolayısıyla bizler için bütün hizmet verdiğimiz kitlelere yönelik de çok kıymetli. Biliyorsunuz huzur evlerinin çocuk evleri siteleriyle aynı alanda buluşturması da ayrıca değerli. Çünkü kuşaklar arası bağların kuvvetlendirmesi, hem küçüklerimizin büyüklerimizden bir şeyler öğrenerek değerler etrafında büyümesi hem de büyüklerimizin çocuklarımıza zaman zaman yanlarında olması, birlikte faaliyet göstermesi aile yılı ve aile nüfus 10 yılı kapsamında da bizim önemsediğimiz projelerden bir tanesi. İnşallah çok güzel projeleri de burada hayata geçirmeye devam edeceğiz. Diyarbakır’ımıza ve bütün bölgemize hayırlı olsun.”

  • Kılıçdaroğlu’ndan CHP’ye Ahlak Vurgusu

    Kılıçdaroğlu’ndan CHP’ye Ahlak Vurgusu

    MAHKEME kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, “Özgür Bey’e yeni görevi hayırlı olsun. CHP; ahlaki değerlerini, ahlaki üstünlüğünü korumak zorundadır. Ben hepinizin huzurunda bütün vatandaşlarıma özellikle de partililerime söz veriyorum; CHP’yi kuruluşundaki kodlara yeniden kavuşturacağız” dedi.

    Kemal Kılıçdaroğlu, çalışma ofisine geçmek üzere konutundan ayrılırken basın mensuplarına açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, yoğun telefon trafiği nedeniyle ses tellerinde sorun olduğunu, bu yüzden dün açıklama yapamadığını belirterek, “Bu sabah yeni bir gelişme oldu. Özgür Bey’e yeni görevi hayırlı olsun. Ama Özgür Bey, benimle görüşeceğini ifade etmişti. Şu ana kadar görüşme gerçekleşmedi. Umarım bugün veya önümüzdeki günlerde bir görüşme gerçekleşir. Kendisi arayacaktı. Bana, ‘Ben arkadaşlarımla görüştükten sonra sizi arayacağım ve görüşeceğim’ demişti. Bu görüşme henüz gerçekleşmedi, belki bugün gerçekleşir” dedi.

    ‘AHLAKİ DEĞERLERİ DÜZELTMEMİZ LAZIM’

    Kılıçdaroğlu, CHP’nin köklü, devlet kuran, devlete yön veren bir parti olduğunu vurgulayarak, “CHP; ahlaki değerlerini, ahlaki üstünlüğünü korumak zorundadır. Ben hepinizin huzurunda bütün vatandaşlarıma özellikle de partililerime söz veriyorum; CHP’yi kuruluşundaki kodlara yeniden kavuşturacağız. Bizim partiye çok eleştiri yapılmıştır. Tarihinde de bu eleştiriler vardır, muhalefetten, sivil toplumdan eleştiriler gelmiştir; ama partinin ahlaki değerleriyle ilgili olarak bugüne kadar hiçbir eleştiri gelmemiştir, şimdi geliyor. Bu ahlaki değerleri düzeltmemiz lazım. Partinin tabanını ayrıştıracak söylemlerden kaçınılması gerekiyor. Ben bu konuda çok dikkatli bir dil kullanıyorum. Bütün arkadaşlarıma aynı şekilde ifade ediyorum; partinin tabanını ayrıştıracak, düşmanlaştıracak söylemlerden özenle kaçınmak gerekiyor. Bu parti, cumhuriyeti kuran partidir. Ahlakı ve erdemi kendisine temel felsefe edinmiş bir partidir. Bu partide ahlaki sorunlar veya buna benzer olaylar karşısında suskunluğumuzu sürdürmek artık doğru değil” diye konuştu.

    ‘KÖKLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ’

    Kılıçdaroğlu, bir başka önemli noktaya değinmek istediğini ifade ederek, “Bizim parti kültürümüzde genel başkanlık görevinde bulunmuş hiçbir kişi ile ilgili olarak negatif bir dil kullanılmaz, aşağılayıcı bir dil kullanılmaz. Çünkü biz bütün parti liderlerine saygılıyız, eleştirilerine saygılıyız. Beni daha önce eleştiren genel başkanlar vardı ve ben bunlara hep saygı çerçevesinde yaklaştım. Eleştiriler konusunda gidip onlarla görüştüm. Dolayısıyla parti tabanında düşmanlık yaratmak, birbirimize girmek, kavgalı bir ortam yaratmak doğru değildir. Bu nedenle ben bütün arkadaşlarıma, milletvekillerine, il başkanlarına, ilçe başkanlarına, partinin seçmenlerinden özellikle rica ediyorum; bu partiyi kendi içinde ayrıştıran bir dilden özenle kaçınmak lazım. Biz CHP’yiz, köklü bir partiyiz, köklerimize ve ahlakımıza sahip çıkmak zorundayız” dedi. Kılıçdaroğlu ardından konutundan ayrılıp çalışma ofisine geçti.