Tag: Bölge

  • Fuat Oktay: Ankara NATO Zirvesi’nde Türkiye önemli katkı sağlayacak

    Fuat Oktay: Ankara NATO Zirvesi’nde Türkiye önemli katkı sağlayacak

    TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne ilişkin, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tecrübesi ve Türkiye’nin diplomatik ağırlığı zirvede önemli katkılar sağlayacaktır.” dedi.

    Oktay, AK Parti Gölbaşı İlçe Başkanı Selim Akceylan, Oğulbey Mahallesi Muhtarı Mustafa Cebeci ve ilçe teşkilatı yöneticileriyle Oğulbey Mahallesi’ni ziyaret etti.

    Mahalle Konağı’nda buluştuğu vatandaşların talep ve sorunlarını dinleyen Oktay, Türkiye’nin yoğun bir dış politika gündemi içerisinde bulunduğunu, Meclis çalışmaları dışındaki her fırsatta vatandaşlarla bir araya gelmeye özen gösterdiklerini söyledi.

    Oğulbey’in savunma sanayisi açısından stratejik öneme sahip bir bölge olduğunu vurgulayan Oktay, ASELSAN’ın bölgede yürüttüğü yatırımların hem Ankara hem de Türkiye açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.

    Bölgede yaşayan vatandaşların özellikle altyapı, sosyal donatı alanları ve mülkiyet konularındaki taleplerini dinlediklerini anlatan Oktay, hazine arazileri ve tapu meselelerine ilişkin vatandaşlardan yoğun talep aldıklarını ifade etti.

    Oğulbeylilerin, bölgede uzun yıllardır yaşayan vatandaşların haklarının korunmasını istediklerini belirten Oktay, hazine arazilerinin satışında önceliğin bölgede yaşayan vatandaşlara verilmesine yönelik taleplerin ilgili kurumlara iletileceğini kaydetti.

    “Türkiye, NATO’nun güçlü bir şekilde yoluna devam etmesini savunmaktadır”

    Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Oktay, uluslararası sistemin önemli sınamalardan geçtiğini söyledi.

    İsrail’in Gazze’deki saldırıları, Rusya-Ukrayna savaşı, İran ile yaşanan gerilimler ve transatlantik ilişkilerde ortaya çıkan sorunların NATO açısından kritik bir döneme işaret ettiğini vurgulayan Oktay, Avrupa ile ABD arasında güven bunalımının yaşandığını dile getirdi.

    NATO’nun bölgenin güvenlik mimarisindeki temel yapı olmaya devam etmesi gerektiğini aktaran Oktay, şunları kaydetti:

    “NATO üyeleri arasında dayanışmanın yeniden güçlenmesini ve ittifakın geleceğine ilişkin soru işaretlerinin giderilmesini bekliyoruz. Türkiye, NATO’nun güçlü bir şekilde yoluna devam etmesini savunmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tecrübesi ve Türkiye’nin diplomatik ağırlığı zirvede önemli katkılar sağlayacaktır.”

    Savunma harcamalarının artırılması ve NATO’nun ortak güvenlik kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik başlıkların da zirvede ele alınacağını belirten Oktay, Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine katkı sağlamaya hazır olduğunu ancak savunma sanayisine yönelik kısıtlayıcı yaklaşımların sona ermesi gerektiğini söyledi.

    Oktay, zirve kapsamında Ankara’da savunma konferansları, İstanbul’da parlamento düzeyinde NATO görüşmeleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla uluslararası etkinliklerin düzenleneceğini ifade etti.

    İlk İş Yerim Projesi’nde çalışmalar sürüyor

    Açıklaması sonrası TOKİ tarafından yürütülen İlk İş Yerim Projesi alanında da incelemelerde bulunan Oktay, çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda hayata geçirilen proje kapsamında bölgede 1072 iş yerinin inşa edileceğini belirten Oktay, hafriyat çalışmalarının başladığını, projenin planlandığı şekilde ilerlediğini söyledi.

    ASELSAN yatırımlarıyla birlikte değerlendirildiğinde projenin bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Oktay, yaklaşık 600 dönümlük alanda yürütülen çalışmanın tamamlanmasıyla Oğulbey ve Gölbaşı’nın yeni bir ticaret ve üretim merkezine kavuşacağını kaydetti.

    Oktay, proje kapsamında oluşturulacak iş yerlerinin istihdam, üretim ve ekonomik hareketlilik açısından bölgeye önemli katkılar sunacağını belirterek, projenin öngörülen süreden daha kısa sürede tamamlanmasını hedeflediklerini bildirdi.

    Oktay, daha sonra beraberindekilerle MHP Gölbaşı İlçe Başkanlığını ziyaret ederek, kongresini tamamlayan İlçe Başkanı Abdurrahman Özçelik’e hayırlı olsun dileklerini iletti.

  • Erzurum’da Organize Hayvancılık Bölgesi Müjdesi

    Erzurum’da Organize Hayvancılık Bölgesi Müjdesi

    Erzurum’da uzun süredir Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesiyle arazi çakışması nedeniyle yapımına başlanamayan Organize Hayvancılık Bölgesi (OHB) yatırımı için beklenen müjdeli haber geldi.

    AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile gerçekleştirdiği kritik görüşmenin ardından, projenin önündeki tüm engellerin kaldırıldığını ve yapım sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini duyurdu.

    Gazi Meclis’te gerçekleşen zirvede, Erzurum’un tarım ve hayvancılık potansiyelini katlayacak olan dev proje masaya yatırıldı. Uzun süredir bürokratik ve teknik süreçler nedeniyle askıda olan Organize Hayvancılık Bölgesi arazi sorunu, yürütülen yoğun diplomasi trafiği ve Bakan Bayraktar’ın desteğiyle çözüme kavuşturuldu.

    “Üretime ve istihdama büyük güç katacak”

    Gelişmeyi sosyal medya hesaplarından “Hayırlı Olsun Erzurum” başlığıyla duyuran AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok, projenin bölge ekonomisi için bir milat olduğunu vurguladı. Altınok, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Uzun süredir GES projesi nedeniyle yapımına başlanamayan Organize Hayvancılık Bölgesi’nin hayata geçirilmesi için yürüttüğümüz yoğun çalışmalar ve görüşmeler neticesinde, Erzurum’umuza büyük katkı sağlayacak bu önemli yatırımın önündeki engelleri kaldırarak önemli bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Üretime, istihdama ve bölgesel kalkınmaya güç katacak Organize Hayvancılık Bölgemizin şehrimize kazandırılacak olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. İlgi ve desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza şehrim ve şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.”

    “Bölge ekonomisine can suyu olacak

    Erzurum’u Doğu Anadolu’nun hayvancılık ve üs merkezi haline getirmesi hedeflenen Organize Hayvancılık Bölgesi, modern altyapısı ve entegre tesisleriyle üreticilere tek bir merkezden kümelenme imkanı tanıyacak. Yatırımın önünün açılmasıyla birlikte, kentte hem doğrudan ve dolaylı istihdamın artması hem de et ve süt ürünleri üretiminde kapasitenin zirveye çıkarılması hedefleniyor. – ERZURUM

  • Somaliland’dan İsrail’e İzin Mesajı

    Somaliland’dan İsrail’e İzin Mesajı

    Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden ancak uluslararası toplum tarafından tanınmayan Somaliland’ın lideri Abdirahman Muhammed Abdullahi, İsrail’in gelecekte bölgelerinde askeri üs kurmasına izin verebileceklerini söyledi. İsrail’in Somaliland’ı tanıyan tek ülke olması dikkat çekti.

    İsrail’in i24 kanalına konuşan Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirahman Muhammed Abdullahi, İsrail ile ilişkilerin geliştirilmesine yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    “İSRAİL’İN ASKERİ ÜS KURMASINI TAMAMEN DIŞLAYAMAM”

    Abdullahi, İsrail’in Somaliland’da askeri üs kurup kurmayacağı yönündeki soruya, “Şu anda hayır. Ancak gelecekte bunu tamamen dışlayamam” yanıtını verdi. Açıklama, İsrail’in bölgede askeri varlık oluşturabileceği yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdi.

    “İSRAİL BİZİ TANIYAN İLK ÜLKE OLDU”

    Abdullahi, Somaliland’ı devlet olarak tanıyacak başka ülkelerin de bulunduğunu öne sürse de bu ülkelerin isimlerini paylaşmadı.

    ABD, Etiyopya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kenya ile iletişim kanallarının açık olduğunu belirten Abdullahi, Müslüman nüfusa sahip bir bölge olmalarına rağmen Kudüs’te sözde büyükelçilik açmalarıyla ilgili eleştirilere de yanıt verdi.

    Bu konuda endişe duymadıklarını söyleyen Abdullahi, “Çünkü İsrail bizi tanıyan ilk ülke oldu” ifadelerini kullandı. İsrail ile tarım, sağlık, su yönetimi ve çeşitli alanlarda iş birliği yapmayı planladıklarını da sözlerine ekledi.

    “SİYON DOSTLARI ÖDÜLÜ” VERİLDİ

    İsrail basınında yer alan haberlere göre Abdullahi’ye, Batı Kudüs’te katıldığı bir törende İsrail ve Yahudilere verdiği destek nedeniyle “Siyon Dostları Ödülü” verildi.

    Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre ödül, Somaliland’ın Kudüs’te sözde büyükelçilik açması ve İsrail ile ilişkilerini geliştirmesi nedeniyle takdim edildi.

    NETANYAHU VE HERZOG İLE GÖRÜŞTÜ

    Abdullahi, İsrail ziyareti kapsamında Başbakan Binyamin Netanyahu, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve bazı İsrailli bakanlarla da bir araya geldi.

    İSRAİL, SOMALILAND’I TANIYAN TEK ÜLKE

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kısa süre önce Somaliland’ı “bağımsız ve egemen devlet” olarak tanıdıklarını açıklamıştı. Bu kararla İsrail, Somaliland’ı tanıyan ilk ve tek ülke oldu.

    Somaliland, 1991 yılında Somali’den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan etmiş ancak bugüne kadar uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmamıştı.

    Somali yönetimi ise Somaliland’ı ülkenin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü vurgularken, bölgeyle ilgili uluslararası anlaşmalar yapma yetkisinin yalnızca Mogadişu yönetiminde olduğunu savunuyor.

  • Fidan: Diplomasi Önceliğimiz

    Fidan: Diplomasi Önceliğimiz

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Moskova’da düzenlenen ortak basın toplantısında, “Trump bir irade ortaya koydu. İsrail’in bu konudaki itirazlarını dinlemedi. İran da bu iradeye olumlu cevap verdi ve bir neticeye ulaştılar” dedi.

    Bakan Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesinin ardından ortak basın toplantısında dünya gündemine ilişkin açıklama yaptı. Fidan, Lavrov ile en son Antalya diplomasi forumunda görüştüklerini belirterek, “Tabii ondan sonra sürekli bir telefon iletişimi içerisinde oluyoruz. Şartlar ortaya çıktıkça. Türk-Rusya ilişkilerindeki yoğunluk ve bölgesel gündem daha sık ve detaylı istişarelerde bulunmamızı açıkçası zorunlu kılıyor. Bugün de Sayın Lavrov’la ikili iş birliğimizi ilgilendiren birçok konu başlıklarını detaylı biçimde masaya yatırdık. Türkiye-Rusya ilişkileri köklü bir tarihi birikime, güçlü ekonomik temellere, en üst düzeyde liderlerimiz arasında tesis edilen siyasi diyaloğa ve karşılıklı güvene dayanmaktadır. Çoklu çatışmaların ve küresel barış ve refahı tehdit eden yapısal sınamaların neden olduğu tehlikelere rağmen ikili iş birliğimiz olumlu seyrini muhafaza etmekte” dedi.

    “Ülkemizin temel önceliği Rusya’yla Ukrayna’nın diplomasi masasına dönmesidir”

    Lavrov ile görüşmesinde enerjiden ticarete ikili gündemde yer alan birçok konu başlığında atılacak adımları ele aldıklarını aktaran Hakan Fidan, “Şüphesiz ikili ilişkilerimizdeki gerçek potansiyeli yakalamamız için bölgemizdeki çatışmaların sona erdirilmesi büyük bir önem arz etmekte. Bu çerçevede beşinci yılına giren Ukrayna’daki savaşın mümkün olan en kısa sürede ve barışçıl yollardan sonlandırılmasına yönelik arzumuzu ilettik. Kendisine müteakip müzakere turlarına ev sahipliği yapma hususunda hazır olduğumuzu ifade ettim. Ülkemizin temel önceliği Rusya’yla Ukrayna’nın diplomasi masasına dönmesidir. Taraflar mutabık kaldıkları takdirde müzakerelerin daha sonuç odaklı şekilde nasıl ilerletilebileceğini de ele almaya hazırız. Ukrayna Savaşı’nda son dönemde görülen tırmanma ve savaşın coğrafi olarak yayılması tehlikesi ciddi surette endişe vericidir. Özellikle cephe gerisindeki hedeflere yönelik saldırılardaki artış ve Karadeniz’de seyri sefer emniyetini tehdit eden saldırıların üçüncü tarafların çıkarlarına zarar veren etkileri gerilimi düşürücü bazı önlemler gerekli kılmaktadır” diye konuştu.

    Türkiye’nin Karadeniz’deki çıkarlarına halel getirebilecek hadiselere yönelik beklentilerini görüşmede Lavrov’a ilettiğini aktaran Bakan Fidan, “Bu çerçevede Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin teminat altına alınması için neler yapılabileceğine dair fikir teatisinde bulunduk” ifadelerini kullandı.

    “İsrail’in süreci rayından çıkarmayı hedefleyecek muhtemel sabotaj girişimlerinden mutlak surette kaçınılması elzemdir”

    ABD ile İran arasında anlaşmaya varılan mutabakata değinen Hakan Fidan, “ABD ile İran arasında var olan mutabakatı coğrafyamızda çatışma ikliminin kırılması için son derece kıymetli bir diplomatik eşik olarak görüyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da vurguladıkları üzere bölgemize ve tüm dünyaya nefes aldıran bu adımın geçici bir sükunetten ziyade yapısı yapısal ve kalıcı bir güvenlik mimarisine dönüşmesi en büyük temennimizdir. Bu mutabakatın nihai imza sürecine başarıyla taşınmasını, eksiksiz biçimde uygulanmasını ve kalıcı bir diplomatik zemine dönüşmesini temenni ediyoruz. Nihai imzalar atılana dek geçecek hassas süreçte barış iklimini zehirleyebilecek söylemlerden ve İsrail’in süreci rayından çıkarmayı hedefleyecek muhtemel sabotaj girişimlerinden mutlak surette kaçınılması elzemdir. Bu neticenin ortaya çıkmasında ABD ve İran liderliklerini sergilediği siyasi iradeyi çok önemli buluyoruz” şeklinde konuştu.

    “Savaş öncesinde olduğu gibi tüm gemilerin güvenli, serbest ve kesintisiz geçişine açık tutulması hayati önemde bulunmaktadır”

    Pakistan’ın ara buluculuk çabalarını takdirle karşıladıklarını aktaran Bakan Fidan, “Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere verdikleri desteği de memnuniyetle not ediyoruz. Hürmüz Boğazı’nın savaş öncesinde olduğu gibi tüm gemilerin güvenli, serbest ve kesintisiz geçişine açık tutulması, bölgesel istikrarın yanı sıra küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret bakımından da hayati önemde bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemde arzumuz bu mutabakatın daha geniş bir bölgesel barış perspektifine kapı aralamasıdır. Türkiye bunun için çalışmaktadır” dedi.

    “Yürütülen barış ve normalleşme süreçlerinin coğrafyamıza sağlayacağı bölgesel iş birliğinin önemini teyit ettik”

    Bugün yapılan görüşmede Güney Kafkasya’daki güncel gelişmeleri de etraflıca ele alma imkanları olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Yürütülen barış ve normalleşme süreçlerinin coğrafyamıza sağlayacağı istikrar ve bölgesel iş birliğinin önemini bu vesileyle teyit ettik. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış ve normalleşme sürecinde kat edilen mesafeden memnuniyet duyuyoruz. Süreçte atılan adımlar bölgede fiilen tesis edilen barışın artık sahaya yansıdığını göstermektedir. Ekonomik etkileşimin artırılması ulaştırma ve ticaret hatlarını geliştirilmesi enerji ve lojistik alanlardaki karşılıklı fayda temelinde kurulacak iş birlikleri bölgesel istikrarın teminatı olacaktır. Güney Kafkasya’nın meselelerinin bölge ülkeleri ve yakın komşular tarafından diyalog ve iş birliği temelinde ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Meslektaşımın da ifade ettiği gibi üç artı üç bölgesel iş birliği platformunun bu kapsamda önemli bir iş birliği çerçevesi sunduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

    “Filistin meselesi Orta Doğu’daki tüm ihtilafların merkezinde yer almaktadır”

    Bakan Fidan, toplantıda Filistin meselesinin bölgesel barış, istikrar ve adaletin tesisi ekseninde çözüme kavuşturulması yönündeki tutumlarını tekrar belirtiklerini söyledi. Bakan Fidan, “Filistin meselesi Orta Doğu’daki tüm ihtilafların merkezinde yer almaktadır. Gazze’de ateşkesin korunması insani yardımlara kesintisiz erişimin sağlanması ve istikrarın tesisini teminen yeniden inşa faaliyetlerinin başlatılması için diplomatik girişimlere katkı sağlamayı sürdürmekteyiz. İsrail’in iki devletli çözümü baltalamaya yönelik yıkıcı eylemlerinin, Gazze’deki ateşkes ihlallerinin, Batı Şeria’daki yerleşimci terörünün ve Doğu Kudüs’teki provokasyonlarının önlenmesi için uluslararası çabaların artırılması gerektiği ortadadır. İsrail’in Lübnan ve Suriye’ye saldırıları ve işgalleri de bu ülkeleri zayıflatma ve bölgeyi istikrarsızlaştırma projesinin devamıdır. Bölgemize çatışma alanlarını genişleten değil, çözüm imkanlarını güçlendiren bir yaklaşımın hakim kılınması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Orta Doğu’da kalıcı güvenliğin ancak tüm bölge ülkelerinin meşru güvenlik kaygılarının birlikte el alınmasıyla tesis edilebileceğine inanıyoruz”

    Bakan Fidan, “Türkiye olarak başından itibaren savunduğumuz ilke de açıktır. Bu coğrafya dış müdahalelerin ve yıkıcı jeopolitik rekabetlerin sahası olmaktan artık çıkarılmalıdır. Bölge ülkeleri ortak akıl, itidal ve sorumluluk duygusuyla kendi geleceklerine sahip çıkmalıdır. Bölgesel sahiplenme vizyonumuzun özü de tam da budur. Bu çerçevede Orta Doğu’da kalıcı güvenliğin ancak tüm bölge ülkelerinin meşru güvenlik kaygılarının birlikte el alınmasıyla tesis edilebileceğine inanıyoruz. Bu anlayışla bölge ülkeler arasında güven artırıcı mekanizmaların güçlendirilmesi siyasi diyalog kanallarının açık tutulmasını ve krizlerin diplomasi yoluyla yönetilmesini desteklemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “Bölgesel istikrarın perspektifinin önemli başlıklarından biri de Suriye’dir”

    Türkiye’nin bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesi için inisiyatif almaktan hiçbir zaman geri durmayacağına vurgu yapan Bakan Fidan, “Nitekim bölgesel istikrarın perspektifinin önemli başlıklarından biri de Suriye’dir. Suriye’de istikrar, güvenlik ve birliğin tesis ve tahkimi yönünde kaydedilen ilerleme dünyanın çok sayıda bölgesel ve küresel krizle sınandığı bir dönemde umut kaynağı olmayı sürdürmektedir. Türkiye toprak bütünlüğü ve birliği temelinde Suriye’de istikrarın, güvenliğin ve ekonomik kalkınmanın tesisine yapıcı katkı sunmak isteyen tüm taraflarla iş birliği içinde hareket etmeye devam edecektir” dedi.

    “Bir savaşta sivillerin ve sivil yerleşim yerlerinin hedef alınmasını hiçbir zaman için tasvip etmedik”

    Türkiye ve Rusya olarak hem ülkelerin ortak çıkarları hem de bölgenin güvenlik, istikrar ve refahı için birlikte çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Bakan Fidan, “Sayın Lavrov’a tarafıma gösterdiği sıcak misafirperverlik için tekrar teşekkür ediyorum. Etrafımızda yıllardır çok sayıda savaş ve çatışma olmakta. Bu savaş ve çatışmaların durdurulması için elimizden geleni yapıyoruz. Ama bu savaş ve çatışmalar devam ederken bir konuya çok ama çok dikkat ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın hassasiyetle üzerinde durduğu konu. Hangi nedenden çıkarsa çıksın bir savaşta sivillerin ve sivil yerleşim yerlerinin hedef alınmasını hiçbir zaman için tasvip etmedik. Baştan sona her zaman bunları bir prensip gereği kınadık. Dikkatimize getirilen gördüğümüz her türlü konuya da tepkiyi gösterdik. Göstermeye de devam edeceğiz. Çünkü baştan beri yanlış bulduğumuz bir husus” diye konuştu.

    “Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla beraber dünya gördü ki aslında bu mesele sadece bir bölgesel mesele değil”

    Uluslararası aktörlerin hemen hemen hepsinin bu barışa bir an önce ulaşılması yönünde baskısı olduğunu söyleyen Fidan, “Açıktan baskı koyanlar, gizlice baskı koyanlar. Çünkü Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla beraber dünya gördü ki aslında bu mesele sadece bir bölgesel mesele değil. İran’la Amerika, İran’la İsrail arasında bir konu değil. Bütün dünyanın bir meselesi oldu. Çünkü enerji fiyatlarına, gıda fiyatlarına, petrokimyadan etkileşen bütün sektörlere yönelik muazzam bir fiyat artışı, tedarik zincirlerinde ciddi sıkıntıların oluşması ve uzun vadede ekonomik istikrarsızlık ve bu ekonomik istikrarsızlığında yönetim istikrarsızlığına, güvenlikteki birçok problemi tetiklediğini gördük. Dolayısıyla bizim muhatap olduğumuz bütün devletler bu anlaşmanın bir an önce hayata geçmesini talep ediyorlardı ve herkese destek verdi. Biz de Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başından itibaren inanılmaz bir tempoyla elimizden geleni yaptık. Çünkü bu mesele çözülecek ki sırada bekleyen diğer sorunlar var. Gazze’deki sorun, Ukrayna’daki sorun o konularda da Amerika’yla çalışabilelim. Şimdi ifade ettiğiniz İsrail’in bir istikrarsızlaştırma ve sabote etme rolü olabilir mi? Olabilir. Onun için biz hep şunu söylüyoruz: İsrail’in bölgedeki tavırları sadece birkaç ülkenin sorunu değil, bütün dünyanın sorunu. ve bütün dünya bunun farkında” ifadelerini kullandı.

    “Ülkelerin samimi olması, yanlışa yanlış demesi gerekir”

    İlk defa bütün dünyada İsrail’in oluşturduğu illüzyonun dağılmasına yönelik bir anlayış birliği oluştuğunu aktaran Fidan, “Bu anlayış birliğinin gerekli diplomatik yöntemler kullanarak bir eylem birliğine dönüşmesi gerekiyor artık. İsrail bütün dünyanın kendisine karşı bir diplomatik eylem çabası içinde olduğunu gördüğü zaman adım atması mümkün değildir. Ülkelerin samimi olması yanlışa yanlış demesi bir araya gelip yanlış adım attığı zaman da gerekli cevabı vermesi gerekir. Bu olduğu zaman İsrail adım atmayacaktır. Onun dışında falan ülke beni korur, filan ülke geçmişten dolayı bir şey demez, filan ülkeyle ticaret konusunda arkadan bağladım, filanı seçimlerde birçok konuda bu türden anlaşmalar olursa İsrail’in tabii bölgedeki kurmaya çalıştığı istikrarsızlaştırıcı oyun devam eder. Ülkeler, hep beraber zararı görmeye devam ederler. Bunun için biz uluslararası şeffaf açık bir diplomasiyle yanlışa yanlış diyen ve yanlışa tavır koyan diplomasiyi kurumsallaştırmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Bakan Fidan, bir gazetecinin Fransa’daki G7 Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen Ukrayna Zirvesi’ne Türkiye’nin davet edilip edilmediği sorusuna, “Bir davet gelmedi bize” cevabını verdi.

    “Bölgedeki genel arzu, bölge liderlerinin bir araya gelip Sayın Trump’la bir telekonferans yapması”

    “Türkiye, bölgesinin önemli bir ülkesi, güçlü bir ülkesi” ifadelerini kullanan Bakan Fidan, dolayısıyla Türkiye’nin alacağı tutumun her türlü meselede fark oluşturacak olan bir durum olduğuna vurgu yaptı. Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konan politikanın bölgede ve İran Savaşı’nda kendisini gösterdiğini söyledi. Bakan, “Bu konuda yaptığımız çabalar sadece bir kendi kişisel çabalarımızın bir ürününü ortaya koymadı. Aynı zamanda bizim duruşumuza, görüşümüze, eylemimize değer veren diğer ortaklarımızın kardeş ülkelerin bu konuda harekete geçmesini de sağladı. Bu konuda gerçekten ifade ettiğiniz gibi çok fazla temas var. Detaylarına girmek istemiyorum. Yani çok iniş ve çıkışlar oldu. Pakistanlı kardeşlerimizle Katarlı kardeşlerimizle Amerikalılarla, İranlarla gece gündüz iletişim halindeydik. Onlar çok ciddi çaba ortaya koydular. Pakistanlı ve Katarlı kardeşlerimiz. Ama bölgedeki genel arzu, bölge liderlerinin bir araya gelip Sayın Trump’la bir telekonferans yapması. Aslında önemli bir dönüm noktası, çünkü bölge ülkeleri artık bölgemize ilişkin ortak tutumumuzu, ortak diplomatik dille ifade etme konusunda da bir refleks geliştirmiş durumdalar. Bunu biliyorsunuz Gazze barış planı hayata geçmeden önce ilk ortaya koyduk” dedi.

    “Umudumuz 60 günlük dönem içerisinde de bu teknik müzakerelerin bir an önce nihayete ermesi”

    İran’la ilgili barış meselesi konusunda liderlerin Trump’la telekonferans aracılığıyla konuşması gerektiğini aktaran Fidan, “Barışı öncelediğimizi, bu konuda atılması gereken bütün adımların atılması gerektiğini, kendisinin bu konuyu yapabileceğini ve nitekim Sayın Trump bir irade ortaya koydu. İsrail’in bu konudaki itirazlarını dinlemedi. İran da bu iradeye olumlu cevap verdi ve bir neticeye ulaştılar. Umudumuz herhangi bir sabotajın etkisi altında kalmadan geri kalan 60 günlük dönem içerisinde de bu teknik müzakerelerin bir an önce nihayete ermesi ve bölgemizde artık bir barış ikliminin oluşması” diye konuştu.

    Savaş sonrası dönemde nasıl bir düzen oluşmalı sorusuna cevap veren Fidan, “Bu konuda yine bölge ülkeleriyle, bölge dışındaki diğer etkili aktörlerle bir araya gelerek herkesin üzerinde mutabık kalabileceği, herkesin çıkarını gözeten, sadece bölgeye değil, dünyaya istikrar üreten bir artık bölgenin oluşması gerekiyor. Bunun için şartlar müsait, zemin müsait. Sadece bir vizyona, cesarete ve biraz da iteklemeye ihtiyaç var. Türkiye’de bunu yapmaya inşallah muktedirdir” ifadelerini kullandı. – MOSKOVA

  • Trump İran Anlaşmasını Duyurdu

    Trump İran Anlaşmasını Duyurdu

    ABD Başkanı Donald Trump, İran’la varılan anlaşma hakkında, “Bu harika anlaşma tüm bölgeye barış ve güvenlik getirecek” açıklamasında bulundu. Anlaşma ile birlikte Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine serbest bir şekilde açılacağına dikkat çeken Trump, “Cuma günü anlaşmanın imzalanmasının ardından mayın temizleme çalışmaları için boğazın açılmasıyla birlikte, petrol akışı bölge ve dünya için iki yönlü olarak yeniden başlayacak” dedi.

    ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran’la varılan anlaşmaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Söz konusu anlaşmanın bölgeye barış getireceğinin altını çizen Trump, “Bu harika anlaşma tüm bölgeye barış ve güvenlik getirecek. Birçok başkan İran ile barış yapmaya çalıştı ve benden öncekilerin hepsi başarısız oldu. Bölge liderleri, ilk defa gerçek barışa ulaşmalarına yardım edebilecek bir başkan buldular” ifadelerini kullandı. Anlaşma ile birlikte Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine serbest bir şekilde açılacağına dikkat çeken Trump, “Cuma günü anlaşmanın imzalanmasının ardından mayın temizleme çalışmaları için boğazın açılmasıyla birlikte, petrol akışı bölge ve dünya için iki yönlü olarak yeniden başlayacak” dedi.

    Trump, İran’la anlaşma sürecinin tamamlandığını duyurmuştu

    ABD Başkanı Donald Trump, günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada İran ile anlaşma sürecinin tamamlandığını duyurmuştu. Trump, İran limanlarına yönelik ABD ablukasının kaldırılacağını belirterek, “Tüm tarafları tebrik ediyoruz. Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir ücret veya kısıtlama olmaksızın deniz trafiğine tamamen açılmasını resmen onaylıyor, buna eş zamanlı olarak ABD Deniz Kuvvetleri tarafından uygulanan ablukanın derhal kaldırılması talimatını veriyorum” demişti. Trump, ” Dünya’nın gemileri, makinelerinizi çalıştırın. Petrol akmaya başlasın” ifadelerini kullanmıştı. – WASHINGTON

  • Kırşehir’de Sel Felaketi: 22 Kişi Kurtarıldı

    Kırşehir’de Sel Felaketi: 22 Kişi Kurtarıldı

    ‘MAHSUR KALAN 22 KİŞİ KURTARILDI’

    Kentte saat 17.00’den itibaren etkisini artıran sağanak yağış, özellikle il merkezinde hayatı olumsuz etkiledi. Bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, iş yerleri ve bodrum katlarını su bastı. Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek ile birlikte İl Emniyet Müdürü Mesut Görücü, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Ahmet Yıldırım ve AFAD Kırşehir İl Müdürü Uğur Olgun kentte olumsuzluk yaşanan bölgelerde incelemelerde bulundu. Yaşanan sel ve su baskınlarının ardından açıklamalarda bulunan Vali Demiryürek, “Bugün saat 17.00’den itibaren etkisini artıran yağışlarla birlikte, son 24 saat içerisinde ilimiz genelinde metrekareye 56,4 kilogram yağış düşmüştür. Özellikle il merkezinde yoğunlaşan yağışlar nedeniyle bazı bölgelerde su baskınları yaşanmıştır. Şu ana kadar il merkezinde toplam 260 sel ve su baskını ihbarı alınmış olup, ekiplerimiz tarafından büyük bölümüne müdahale edilmiştir. Yaşanan olumsuzluklar sırasında mahsur kalan 22 vatandaşımız ekiplerimizin çalışmaları sonucunda bulundukları yerlerden güvenli bölgelere tahliye edilmiştir. Herhangi bir can kaybı bulunmamaktadır. Valiliğimiz koordinasyonunda AFAD, İl Özel İdaresi, Kırşehir Belediyesi ile birlikte Mucur, Boztepe ve Kaman Belediyeleri ile emniyet ve jandarma ekiplerimiz sel ve su baskınlarından etkilenen bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir” dedi.

    Ayrıca DSİ Bölge Müdürlüğü’nden sevk edilen ekip ve iş makinelerinin de sahada görev yaptığı, dere yatakları ve taşkın riski bulunan alanlarda gerekli müdahaleleri gerçekleştirdiğini aktaran Vali Demiryürek, “Meteorolojik verilere göre yağışların gece saatlerine kadar aralıklarla devam etmesi beklenmektedir. Bu nedenle vatandaşlarımızın dere yatakları, su baskını riski bulunan bölgeler ve ulaşımda risk oluşturabilecek güzergahlarda dikkatli olmaları önem arz etmektedir. Tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, sahada fedakarca görev yapan tüm ekiplerimize teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • AK Parti Eskişehir Başkanlığı Strateji Toplantısı Düzenledi

    AK Parti Eskişehir Başkanlığı Strateji Toplantısı Düzenledi

    AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı tarafından düzenlenen Batı Anadolu Bölge Strateji Toplantısı’na katıldı.

    Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirilen toplantıda, Eskişehir ilçe başkanları da yer aldı. Bölge Koordinatörü Ahmet Özdemir’in başkanlığında ve İl Koordinatörü Mehmet Cihat Sezal’ın katılımıyla düzenlenen programda, bölgedeki il ve ilçe başkanları bir araya geldi.

    “Toplamtımız hayırlaravesile olsun inşallah”

    Toplantının içeriğine ilişkin açıklamada bulunan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, “Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızca düzenlenen Batı Anadolu Bölge Strateji Toplantısı kapsamında ilçe başkanlarımızla birlikte Kızılcahamam’dayız. Bölge Koordinatörümüz Sayın Ahmet Özdemir’in başkanlığı ve İl Koordinatörümüz Sayın Mehmet Cihat Sezal’ın katılımıyla gerçekleşen toplantılarda ilçe başkanlarımızla ve il başkanlarımızla bir araya geldik. Hedeflerimizi ve saha çalışmalarımızı kapsamlı şekilde değerlendirdiğimiz toplantılarımız hayırlara vesile olsun inşallah” ifadelerini kullandı. – ESKİŞEHİR

  • Milyonlarca yıldır kimsenin görmediği mezarlık: Diamantina Nekropolü

    Milyonlarca yıldır kimsenin görmediği mezarlık: Diamantina Nekropolü

    Milyonlarca yıl boyunca hiçbir insan gözünün görmediği bir yerde, okyanus tabanı sessizce bir mezarlığa dönüşmüş durumda. Hint Okyanusu’nun güneydoğusunda, su yüzeyinin 4 bin ile 7 bin metre altında uzanan bu alan, artık bilim tarihinin en büyük paleontolojik keşiflerinden birinin adresi.

    Çin Bilimler Akademisi’nin “Fendouzhe” adlı derin deniz denizaltısıyla yürüttüğü araştırma, Diamantina Bölgesi’nde yaklaşık 0,64 kilometrekarelik bir sahada 476 balina fosili ve yakın zamanda ölmüş 5 devasa leş ortaya çıkardı. Uzmanların hesaplamalarına göre bölgenin her kilometrekaresinde ortalama 750 fosil yatıyor. Nature dergisinde yayınlanan bulgular, “Diamantina Bölgesi Nekropolü” olarak adlandırılan bu alanı dünyanın en yoğun balina kalıntısı birikimi olarak tarihe geçirdi. Kemikler üzerinde yapılan stronsiyum izotop analizleri en eski kalıntıların yaklaşık 5,3 milyon yıl öncesine, Erken Pliyosen dönemine ait olduğunu gösteriyor.

    Karanlıkta açılan vahalar

    Güneş ışığı ve oksijenden yoksun bu derinliklerde yaşam, beklenmedik biçimde filizleniyor. Balinaların kemiklerindeki yağları parçalayan bakteriler hidrojen sülfür üretiyor; bu kimyasal enerji, leşlerin etrafında metrekareye 2 bin 840 canlıya ulaşan kolonilerin oluşmasını sağlıyor. Denizanası, yılan yıldızları, kemik yiyen Osedax kurtları ve çift kabuklu yumuşakçalardan oluşan bu toplulukların neredeyse tamamı bilim dünyası için yeni türler. Araştırmacılar bu ekosistemin yapısını, ıssız bir çölde ardı ardına açılan küçük restoran zincirlerine benzetiyor. 6 bin 700 metredeki bu yaşam alanı ayrıca dünyanın en derin balina leşi ekosistemi unvanını da taşıyor.

    Peki bu bölge nasıl bu denli kalabalık bir mezarlığa dönüştü? Bölgedeki yoğun mürekkep balığı popülasyonu, gagalı balinalar için güçlü bir çekim noktası oluşturuyor. Avın peşinden maksimum dalış sınırının altına inen bazı balinaların vurgun yiyerek öldüğü tahmin ediliyor. “V” biçimindeki sualtı vadileri ise okyanus genelinde dibe çöken gövdeleri tek noktada topluyor. Üstüne üstlük bölgedeki tortu birikimi bin yılda yalnızca birkaç milimetre; bu yüzden kemikler gömülmüyor, açık havada sergilenen bir müze gibi asırlarca yerli yerinde kalıyor.

  • Köy korucuları için ‘kır bekçisi’ önerisi

    Köy korucuları için ‘kır bekçisi’ önerisi

    AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Hazine ve Maliye Bakanlığındaki toplantıda terörle mücadelede ağır bedeller ödeyen köy korucularının fedakarlıklarını gündeme taşıdı. “Bu insanlar şehit oldu, uzuvlarını kaybetti” diyen Tatar, korucular için “kır bekçisi” isminin değerlendirilebileceğini söyledi.

    AK Parti Şırnak Milletvekili Tatar, Hazine ve Maliye Bakanlığında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi milletvekilleriyle gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşmada, yıllardır terörle mücadelede görev yapan köy korucularının yaşadığı acılara ve gösterdikleri fedakarlıklara dikkat çekerek, koruculuk sistemine ilişkin isim değişikliği önerisini gündeme getirdi. Türkiye’nin terörle mücadele sürecinde bölgenin büyük bedeller ödediğini belirten Tatar, köy korucularının bu mücadelenin en ön saflarında yer aldığını ifade etti. Korucuların yıllarca canlarını ortaya koyarak görev yaptığını vurgulayan Tatar, “Bu insanlar dağlarda şehit oldu. Kimisi uzvunu kaybetti, kimisi yaralı kaldı. Arkalarında gözü yaşlı eşler, yetim çocuklar bıraktılar. Yaşanan acıları ve verilen mücadeleyi unutmamız mümkün değil” dedi.

    Toplantıda “Terörsüz Türkiye” hedefinin de ele alındığını belirten Tatar, huzur ve güven ortamının kalıcı hale gelmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Tatar, “Geçmişin acılarından ders çıkararak geleceğe daha güçlü yürümek zorundayız. Bu topraklarda kardeşliğin, huzurun ve kalkınmanın hakim olması için hep birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.

    Bölgeye yönelik yatırımlara da değinen Tatar, son yıllarda hayata geçirilen yol, köprü ve altyapı projelerinin önemli kazanımlar sağladığını belirterek, eksiklerin giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Küresel ekonomik gelişmelere rağmen devletin tüm imkanlarıyla bölgesel kalkınmayı desteklemeye devam edeceğini ifade etti.

    Korucular için “kır bekçisi” önerisi

    Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri ise köy koruculuğu sistemine yönelik isim değişikliği önerisi oldu. Tatar, “Korucu” ifadesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu görevi üstlenen vatandaşların daha farklı bir statü ve isimle anılabileceğini söyledi. “Kır bekçisi gibi yeni bir tanımlama düşünülebilir” diyen Tatar, yapılacak düzenlemenin geçmişte verilen emekleri yok saymak anlamına gelmediğini, aksine korucuların fedakarlıklarının daha modern ve saygın bir çerçevede değerlendirilmesine katkı sunacağını dile getirdi. Arslan Tatar, istişarelerin hayırlara vesile olmasını temenni ederek devletin tüm kurumlarıyla bölge halkının yanında olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

    Toplantı, bölgesel sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin değerlendirilmesi ve ortak çalışma mesajlarının verilmesinin ardından sona erdi. – ŞIRNAK

  • Kars, Ardahan ve Iğdır için tarihi buluşma

    Kars, Ardahan ve Iğdır için tarihi buluşma

    Kars’ta düzenlenen Bölge Kalkınma Toplantısı’nda, Kars, Ardahan ve Iğdır’ın ekonomik geleceği masaya yatırıldı. Lojistikten sanayiye, tarımdan turizme kadar birçok başlıkta ortak hedefler belirlenirken, bölgenin Kafkasya ve Orta Asya’ya açılan stratejik bir üretim ve ticaret merkezi haline getirilmesi için yol haritası oluşturuldu.

    Kars Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle, Kars Ardahan Iğdır Eğitim ve Kalkınma Vakfı’nın (KAI Vakfı) katkılarıyla düzenlenen “Kars-Ardahan-Iğdır Bölge Kalkınma Toplantısı”, bölgenin ekonomik geleceğine yön verecek önemli kararların alındığı geniş katılımlı bir platforma dönüştü.

    Kars Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü Çok Amaçlı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantı; kamu yöneticileri, iş dünyası temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarını aynı masa etrafında buluşturdu.

    Toplantının moderatörlüğünü Türkiye’de İş Dünyası Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak üstlenirken; Kars Valisi Ziya Polat, Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, KAI Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. Esfender Korkmaz, SERKA Genel Sekreteri Nurullah Karaca, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Bozan, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, KAI Vakfı Başkanı Abdullah Akbulak ile çok sayıda iş insanı ve STK temsilcisi toplantıda yer aldı.

    “Geleceği konuşmak için toplandık”

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Bozan, bölgenin artık yeni ekonomik düzende daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

    Bozan, “Burada sadece bir panel yapmak için toplanmadık. Geleceği konuşmak, çocuklarımıza nasıl bir bölge bırakacağımızı planlamak için bir aradayız. Dünyada ekonomik rekabet kuralları değişiyor. Yeni ticaret yolları oluşuyor, yeni üretim merkezleri ortaya çıkıyor. Bizim yerimizde sayma lüksümüz yok. Daha fazla üretmeye, daha fazla iş birliği yapmaya ihtiyacımız var” dedi.

    Prof. Dr. Korkmaz: “Bugün 400 kilo peynir bir telefon ediyor, yarın tersi olacak”

    Toplantının dikkat çeken konuşmalarından biri de KAI Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. Esfender Korkmaz’dan geldi. Dünyada organik ürünlere yönelik talebin hızla arttığını belirten Korkmaz, bölgenin tarımsal potansiyeline dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Bugün bir cep telefonu yaklaşık 400 kilo kaşar peynirine denk geliyor. Ancak bu böyle devam etmeyecek. Organik tarım ve organik ürünler dünyada giderek daha fazla değer kazanıyor. Bir gün gelecek, bir cep telefonu bir kilo peynire denk olacak. Bölge olarak bu dönüşüme hazırlanmalı ve potansiyelimizi nasıl değerlendireceğimizi daha fazla tartışmalıyız.”

    “Vali Polat’tan yatırımcılara açık çağrı”

    Toplantının kapanışında konuşan Kars Valisi Ziya Polat ise yatırımcılara seslenerek Kars’ın büyük fırsatlar sunduğunu ifade etti.

    Vali Polat, kamuya ait tarihi yapıların yatırımcılara açılabileceğini belirterek, “Elimizdeki tarihi binaları yap-işlet-devret modeliyle değerlendirmeye hazırız. Valiliğe ait bir binayı 5 yıldızlı otel yatırımı için devrettik. Bölgeye yatırım yapan herkes kazançlı çıkacak. Turizmde çok ciddi bir hareketlilik var. Yakın gelecekte otel yapacak yer bulmakta zorlanabilirsiniz. Devlet tüm kurumlarıyla bölgenin kalkınması için çalışıyor” diye konuştu.

    “Zengezur Koridoru ve demiryolu projeleri gündemdeydi”

    Toplantıda bölgenin uluslararası ticaretteki stratejik konumu da ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Özellikle Zengezur Koridoru’nun sağlayacağı ekonomik fırsatlar, Kars-Iğdır-Nahçıvan Demiryolu Projesi ve sınır kapılarındaki gelişmelerin bölge ekonomisine etkileri masaya yatırıldı.

    Katılımcılar, Kars’ın yalnızca transit geçiş güzergahı olarak değil; üretim, depolama, sanayi ve lojistik faaliyetlerinin entegre biçimde yürütüldüğü bölgesel bir merkez haline getirilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.

    Bu kapsamda Karma Organize Sanayi Bölgesi, Besi Organize Sanayi Bölgesi ve Lojistik Merkez projelerinin birbirini tamamlayan tek bir ekonomik ekosistem olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

    Toplantının en önemli çıktılarından biri ise bölgenin ortak kalkınma vizyonunu ortaya koyacak stratejik bir belge hazırlanması kararı oldu. Kars, Ardahan ve Iğdır Ticaret ve Sanayi Odalarının ortak çalışmasıyla hazırlanacak “Kalkınma Manifestosu”, bölgenin 2030 hedeflerini belirleyen kapsamlı bir yol haritası olacak. Katılımcılar, bu çalışmalar sayesinde KAI Bölgesi’nin önümüzdeki yıllarda Kafkasya ve Orta Asya’ya açılan güçlü bir üretim, ticaret ve lojistik üssüne dönüşmesinin hedeflendiğini ifade etti. Bölgenin geleceğine ışık tutan toplantı, katılımcılara plaket takdim edilmesinin ardından sona erdi. – KARS