Tag: Barış

  • DEM Parti’den Özgürlük Mitingi

    DEM Parti’den Özgürlük Mitingi

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisince Bağcılar’da düzenlenen “Özgürlük Mitingi”ne katıldı.

    Bağcılar Meydanı’nda gerçekleştirilen mitingde konuşan Bakırhan, hayatını kaybeden sanatçı Kadir İnanır’ı anarak, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diledi.

    Dünyanın ve Orta Doğu’nun değiştiğini belirten Bakırhan, artık ülkelerin geçmişini gözden geçirerek, daha demokratik bir düzen yaratmak zorunda olduğunu söyledi.

    Bakırhan, Türkiye’nin de değişime gebe bir süreç yaşadığını ifade ederek, “Demokrasiyle, kardeşlikle, eşit yurttaşlıkla bu ülkeyi yeniden daha güçlü, kardeşleştirerek kurmak zorundayız.” dedi.

    Bir yıl önce Süleymaniye’de silahların yakıldığı törende bulunduklarını dile getiren Bakırhan, “Bir yıl önce silahlar yakıldı, ancak o silahları yakanlar hala ülkeye dönemediler. Bir yıl kaybettik. Artık bu süreci daha fazla ertelemeden, daha fazla oyalamadan, daha fazla uzatmadan bir çözüme kavuşturmamız gerektiğini bir kez daha dile getiriyoruz. Hiç kimse, ama hiç kimse barışın kapısında geri çevrilmemelidir. Hiç kimse, ‘Bu dönebilir, şu dönemez.’ dememelidir. Barışın kapısı gelmek isteyen herkese açık olmalıdır. Çerçeve yasa, demokratikleşmenin anahtarıdır.” ifadelerini kullandı.

    Bakırhan, barış geciktikçe sabotajlara ve risklere açık hale geleceğini söyleyerek, “Halkların barışından ve buluşmasından korkanlar var. Dolayısıyla bu barış karşıtlarının karşısında, bu süreci ertelemeden, bir an önce yasal adımlarla bir yerlere ulaştırmak, siyasetin temel görevidir.” dedi.

    Mitingin ardından konser verildi.

  • İran’dan Komşularla İlişkiler İyiye Gidiyor

    İran’dan Komşularla İlişkiler İyiye Gidiyor

    İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesindeki basın kuruluşlarının temsilcileriyle başkent Tahran’da bir araya geldi.

    “KÖRFEZ ÜLKELERİYLE YAŞANAN BİRÇOK KONU ÇÖZÜM YOLUNA GİRDİ”

    Pezeşkiyan burada yaptığı konuşmada, komşu ülkelerle iyi ilişkilere sahip olmanın birçok sorunu çözmeye yardımcı olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “ABD ve İsrail’in temel hedeflerinden birisi de İran ile bölge ülkeleri arasında ayrılık meydana getirmekti. Ancak yaşanan son olaylara rağmen komşu ülkelerle çok iyi ilişkiler tesis edildi. İşbirliğimizin seviyesini düşürmek için sebep yok. Bölgesel işbirliklerinin artırılması ülkeye önemli katkılar sunabilir. Son haftalarda diplomatik girişimlerle birlikte (Basra) Fars Körfezi ülkeleriyle birçok konunun ve yanlış anlaşılmanın çözüm yoluna girmiş olması memnuniyet verici” ifadelerini kullandı.

    “MİLLİ BİRLİK BUGÜN ÜLKENİN EN ÖNEMLİ ÖNCELİĞİDİR”

    Pezeşkiyan ayrıca, ABD ile müzakere kararının İran lideri Mücteba Hamaney’in onayı ile gerçekleştirildiğine atıf yaparak, “Savaş ve müzakere hakkında karar almak, Rehberlik ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin yetkisindedir. Milli birlik bugün ülkenin en önemli önceliğidir. Ekonomi ve halkın geçim konusu hükümetin en önemli endişesidir” diye konuştu.

    DÜNYANIN BEKLEDİĞİ ANLAŞMAYI PAKİSTAN DUYURDU

    İran ile ABD arasında 28 Şubat’tan beri devam eden savaşın resmen sona erdiğini, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif duyurdu. Şerif, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, yürütülen yoğun ve kritik müzakerelerin ardından ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına varıldığını ilan etti.

    LÜBNAN DAHİL TÜM CEPHELERDE ASKERİ OPERASYONLAR DERHAL DURDURULDU

    Anlaşma kapsamında taraflar, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonları kalıcı olarak durdurma kararı aldı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, küresel dengeleri değiştirecek barışın sağlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yoğun görüşmelerin ardından, Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki Barış Anlaşmasına VARILDIĞINI duyurmaktan mutluluk duyuyoruz. Her iki taraf da Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sonlandırıldığını ilan etmiştir.”

    TÜRKİYE VE KATAR’IN VİZYONER LİDERLİĞİNE ÖZEL TEŞEKKÜR

    Müzakere sürecinde diplomatik çözüme bağlılık gösteren ABD ve İran makamlarına teşekkür eden Şerif, barışın mimarı olan arabulucu ülkelere de şükranlarını sundu. Süreçte kritik rol oynayan aktörleri tek tek zikreden Başbakan Şerif, “Bu arabuluculuk çabasındaki kardeşlerimize, bu anlaşmaya varılmasındaki desteklerinden ötürü büyük Katar Devleti liderliğine en içten şükranlarımızı sunarız. Bu konudaki muazzam katkılarından dolayı Suudi Arabistan Krallığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin vizyoner liderliğine de özellikle teşekkür ederim” diyerek Ankara, Riyad ve Doha yönetimlerinin muazzam katkısını vurguladı.

    RESMİ İMZA TÖRENİ 19 HAZİRAN’DA İSVİÇRE’DE YAPILACAK

    Tarihi barış anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle birlikte, bu hafta içerisinde arabulucu ülkelerin koordinasyonunda teknik detayların masaya yatırılacağı bir dizi ön toplantı gerçekleştirilecek. Bu kritik görüşmeler, resmi imza töreninin de yasal ve teknik zeminini hazırlayacak. Şahbaz Şerif, tüm dünyanın gözünü çevirdiği resmi imza töreninin 19 Haziran Cuma günü İsviçre’de gerçekleştirileceğini açıkladı.

    TRUMP’TAN İLK AÇIKLAMA: HÜRMÜZ BOĞAZI AÇILACAK, ABLUKA KALDIRILACAK

    Söz konusu duyurunun ardından ABD Başkanı Donald Trump’tan da ilk açıklama geldi. Trump, kendisine ait sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “İran İslam Cumhuriyeti ile yapılan anlaşma artık tamamlandı. Herkese tebrikler” dedi.

    Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir ücret olmadan açılmasına ve ABD Deniz Kuvvetlerinin ablukasının derhal kaldırılmasına da onay verdiğini belirten Trump, “Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Bırakın petrol aksın!” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye: Orta Doğu’da barış küresel bir zorunluluk

    Türkiye: Orta Doğu’da barış küresel bir zorunluluk

    Güven, BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) “Uluslararası barış ve güvenliğin korunması” gündem maddesi altında “Orta Doğu’da siyasi çözümlerin geliştirilmesi: kalıcı bir barış için arabuluculuk ve diyalog” konulu açık görüşmesinde Türkiye adına konuştu.

    “Bugün bölgemiz, yakın tarihin en istikrarsız dönemlerinden birini yaşamaktadır. Gazze’de milyonlarca insan güvensizlik ve belirsizlik koşulları altında yaşamını sürdürmektedir.” diyen Güven, İsrail’in, ateşkese rağmen “yükümlülüklerini hiçe saymaya” devam ettiğini belirtti.

    Güven, İsrail’in “Batı Şeria’daki işgalini daha da pekiştiren, iki devletli çözümü kasten baltalayan” politikalar izlemeye devam ettiğini söyledi.

    Tel Aviv yönetiminin, Suriye ve Lübnan’daki “istikrar bozucu eylemlerine” atıfta bulunan Güven, “Körfez genelindeki yansımalarıyla birlikte yaşanan son çatışmalar, bölgesel gerilimlerin ne kadar hızlı tırmanabileceğini; hayatları tehlikeye atıp küresel piyasaları altüst ederek bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit edebileceğini bir kez daha göstermiştir.” dedi.

    Güven, söz konusu bölgenin çok sayıda kriz ve çatışmayla çevrili bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, “Orta Doğu’da barış, istikrar ve işbirliğini ilerletmek sadece bölgesel bir zorunluluk değil, aynı zamanda küresel bir sorumluluktur.” ifadelerini kullandı.

    TÜRKİYE’NİN ARABULUCU ROLÜNE DİKKAT ÇEKTİ

    BM Daimi Temsilci Yardımcısı Güven, Ankara’nın bölgesel barışın tesisi için ortaya koyduğu çabalara değinerek, “Türkiye, Gazze’den Ukrayna’ya, Afrika Boynuzu’ndan ötesine kadar her alanda yapıcı etkileşime ve pratik diplomasiye olan bağlılığını ortaya koymuştur.” dedi.

    Gazze’deki arabuluculuk çabalarına ek olarak, Türkiye’nin bu bağlamda İran ile “diyaloğu kolaylaştırmayı amaçlayan girişimleri” de aktif olarak desteklediğini belirten Güven, bundan sonra da bölgedeki çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan tüm arabuluculuk çabalarını desteklemeye hazır olduklarını belirtti.

    Güven, “İnsan yaşamını, onurunu ve uluslararası barış ile güvenliği korumak amacıyla kabul edilen kurallar hiçe sayılırsa hiçbir siyasi süreç varlığını sürdüremez. Güvenlik Konseyi bu konuda özel bir sorumluluk taşımaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

  • Taiwan Halkı Barış ve İşbirliğinden Yanada

    Taiwan Halkı Barış ve İşbirliğinden Yanada

    BEİJİNG, 10 Haziran (Xinhua) — Çin Devlet Konseyi Taiwan İşleri Ofisi Sözcüsü Zhang Han, Taiwan halkının temel görüşünün, barış, kalkınma ve Taiwan Boğazı’nın iki yakası arasında etkileşim ve işbirliğinden yana olduğunu belirterek, bu eğilimin baskılanamayacağını söyledi.

    Zhang çarşamba günkü basın toplantısında, kısa süre önce Taiwan merkezli Demokrasi Vakfı tarafından yürütülen bir kamuoyu anketi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Anketin sonuçlarına göre katılımcıların yaklaşık yüzde 60’ı inisiyatif alarak anakara ile barış görüşmelerine başlanmasını destekliyor.

    Ayrıca katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i, Taiwan Boğazı’nın iki yakası arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi ve barış için çaba gösterilmesi gerektiğini düşünüyor.

    Zhang, anket sonuçlarının, Taiwan Boğazı’nın iki yakasındaki insanların hem barış ve istikrar hem de karşılıklı ilişkilerin iyileştirilip gelişmesi yönündeki beklentilerini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

    Zhang, başta gençler olmak üzere giderek artan sayıda Taiwanlının, Taiwan’ın kalkınması ve Taiwan halkının refahının, Taiwan Boğazı’nın iki yakası arasındaki ilişkilerin barışçıl gelişimi, ulusal yeniden birleşme ve Çin ulusunun büyük yeniden canlanması ile yakından bağlantılı olduğunu fark etmeye başladığını vurguladı.

  • Devlet Bahçeli’den Özgür Özel’e çağrı: Ateşe körükle gitmemeli

    Devlet Bahçeli’den Özgür Özel’e çağrı: Ateşe körükle gitmemeli

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısına katıldı.

    Devlet Bahçeli’nin buradaki konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

    “Dünyanın neresinde bir milletin barış ve huzuru iklimi hedef alınsa orada yalnızca o ülkenin değil, bütün insanlığın imtihanı başlamış demektir. Atalarımız ‘Ateş düştüğü yeri yakar’ demiştir. Ancak bugün durum böyle değildir. Siyasi tecrübelerimizle duruma Ankara’daki penceremizden baktığında durumun vahim olduğunu görüyoruz.

    “KÜRESEL SİSTEMİN ÇİVİSİ ÇIKTI”

    Bölgenin kalbine düşen her kıvılcım, ihtimalle yeni cephelere, yeni göçlere neden olmaktadır. Barış çağrısı gölgesinde yeni cepheler açılıyor. Küresel sistemin çivisi çıktı. Adalet terazisinde denge kaçtı, güç dengeleri yerinden oynadı. Ortadoğu’da kazan kaynamaktadır. Bölgemizin kalbine hançerler saplanıyor.

    Mesele Tahran’ın meselesi değil. Yarım kalmış emperyal hesaplar var. Türk milleti köşeye sıkıştırılamaz. Türk milletinin karşısına yedi düvel de gelse tarih sahnesinden silinemez. Küresel şer çeteleri iş başında. Gaflete düşmeyeceğiz, fesata karışmayacağız, aynı bayrağın altında yürüyeceğiz.

    “İSRAİL BARIŞ MEYDAN OKUYOR”

    Siyonist İsrail Lübnan’a yeniden saldırıyor. Gazze’deki işgalci zihniyet Lübnan’da da aynı hain planı uyguluyor. İsrail barışa meydan okuyor. Barış masası kuruluyormuş gibi yapılıyor. ABD İran’la gerilimi artırıyor. ABD diplomasi değil, şantaj yapıyor. Müzakere masasına bomba düşüyorsa şantaj vardır.

    “TERÖRSÜZ TÜRKİYE MİLLİ VARLIĞIN ZIRHIDIR”

    Tam da bu noktada terörsüz Türkiye’nin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bu süreç milli varlığın zırhıdır, emperyalizm oyununu bozma iradesidir. Tahrik emellerine rıza göstermeyiz. Sınırlarımız ötesinde kurulan her tezgah Ankara’dan görülmektedir. Terörsüz Türkiye süreci hayatidir ve samimiyetle ilerlemektedir.”

    CHP’DE GRUP TOPLANTISI KRİZİ

    Cumhuriyet Halk Partisi, yönetim buhranı içine düştü. Yerelde başlayan çözülme CHP Genel Merkezi’nin çatısına düştü. Hukuki süreçler, meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmektedir.

    “ÖZEL ATEŞE KÖRÜKLE GİTMEMELİ”

    CHP’nin önünde iki ayrı yol vardır. Burada CHP ve Özgür Özel’e düşen, ateşe körükle gidilmemesidir. Keskin sirke küpüne zarar. “

  • Barış İçin Yeniden Başlangıç

    Barış İçin Yeniden Başlangıç

    HALKLARIN Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Barış, yepyeni bir sayfayı açmak demektir. Eski sayfaları karıştırmak, eski sayfaları sürekli birbirimizin önüne koymakla barış sağlanmaz” dedi.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından 12 Mayıs’ta başlayan ‘Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun final programı düzenlendi. Sur ilçesinde bulunan Cemil Paşa Konağı’nda düzenlenen programa DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Ayşe Serra Bucak ve Doğan Hatun, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Foruma, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Konseyi’nin eş başkanı Suriyeli siyasetçi İlham Ahmed de mesaj gönderdi.

    ‘DİYALOG ZEMİNİNDE BULUŞABİLMELİYİZ’

    Programda konuşan Tülay Hatimoğulları, barışın yenmek ya da yenilmek demek olmadığını ifade ederek, “Barış, yepyeni bir sayfayı açmak demektir. Eski sayfaları karıştırmak, eski sayfaları sürekli birbirimizin önüne koymakla barış sağlanmaz. Hakikatle yüzleşme gerçekleşmediği sürece kalıcı bir barışı da inşa etmemiz neredeyse imkansız ve barış, demokratik siyaset stratejisiyle ilerlemeli. Böyle ilerlerse anlamlı olur. Barışta en önemli kasıt sadece Kürt sorununun çözümü değil. Bir yandan Türkiye’nin demokratik gelişmesinin önündeki en temel engellerden biri olan Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümüdür. Barış kimsenin yenmesi ya da yenilmesi demek değildir. Barış zaten savaşan ve çalışanların bir anlaşma yaparak barışı tesis etmesi ve barışması ve bunun elbette toplumsal yansımalarının sağlanmasıdır. Buradan izninizle kısacık bir çağrı yapmak istiyorum. Toplumsal barış için, demokrasi ve özgürlük için sıkılı yumrukları açmalıyız. Diyalog zemininde buluşabilmeliyiz. Bunu pekala yapabiliriz” diye konuştu.

  • KKTC Başbakanı’ndan Türkiye’ye Destek

    KKTC Başbakanı’ndan Türkiye’ye Destek

    KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, “Türkiye, Kıbrıs Türk halkına güvenlik sağlayan, adada barışı tesis eden ve 52 yıldır bu barış ortamını koruyan yegane güçtür” dedi.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in Yunanistan Parlamentosu’nda Türkiye’ye yönelik yaptığı açıklamalara ilişkin açıklamada bulundu. Üstel, Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkına güvenlik sağlayan, adada barışı tesis eden ve 52 yıldır bu barış ortamını koruyan yegane güç olduğunu söyledi. Üstel, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in Yunanistan Meclisi’nde Türkiye’ye yönelik yaptığı hadsiz, skandal ve provokatif açıklamaları şiddetle kınıyoruz. Hristodulidis şunu çok net anlamalıdır. Türkiye, Kıbrıs’ta asla savaş suçu işlememiştir. Kıbrıs’ta soykırıma uğrayan Kıbrıs Türk halkıydı. Halkımızı toplu mezarlara gömen, köylerimizi yakan, sivilleri katleden, darbe yapan zihniyet ise Rum-Yunan faşizmiydi. Türkiye, 1974 Barış Harekatı ile adadaki insanlık dışı saldırıları, akan kanı ve gözyaşını durdurmuş, Kıbrıs Türk halkını yok oluştan kurtarmıştır. Bugün Kıbrıs’ta huzur içerisinde yaşayabiliyorsak, bunun temelinde 20 Temmuz 1974’te Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen Barış Harekatı vardır. Üstelik bu harekat yalnızca Kıbrıs Türklerine değil, Rum halkına da huzur ve güven ortamı sağlamıştır. Rum liderliği şunu unutmamalıdır ki; Bugün Kıbrıs’ta kendileri de Barış ve huzur içinde yaşıyorsa, bunu sağlayan 1974 Barış harekatı ile adaya gelen barış ortamıdır. Unutulan ya da unutturulmaya çalışılan gerçek budur” ifadelerini kullandı.

    Kıbrıs Türk halkının, Türkiye ile tarihten, gönülden ve kardeşlik hukukundan gelen bağı olduğunu belirten Üstel, “Bilinmelidir ki Kıbrıs Türk halkı, Türkiye’nin içinde olmadığı hiçbir anlaşmaya ve hiçbir geleceğe onay vermeyecektir. Egemen eşitliğinden, garantilerden, devletinden ve ana vatan Türkiye ile olan tarihi bağlarından asla vazgeçmeyecektir. Hristodulidis ve temsil ettiği zihniyet, ancak bu gerçekleri kabul ettiği takdirde Kıbrıs’ta kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir uzlaşının yolu açılabilir. Aksi takdirde atılan her provokatif adım karşılıksız kalmayacak, söylenen her söz cevabını bulacaktır. Hiç kimsenin, Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile tarihten, gönülden ve kardeşlik hukukundan gelen bağını koparmaya gücü yetmeyecektir” değerlendirmesinde bulundu.