Tag: Aile

  • ABD’de dehşet evi. 4 yıl boyunca odada tutulan 16 çocuk kurtarıldı

    ABD’de dehşet evi. 4 yıl boyunca odada tutulan 16 çocuk kurtarıldı

    Vinton County Şerifi Ryan Cain, çocukların aynı aileden olduğunu, evde yoğun çöp ve insan dışkısı bulunduğunu söyledi. Cain, düzenlenen basın toplantısında, “Hayvanlarımızın çoğu çocuklardan daha iyi koşullarda tutuluyordu.” ifadelerini kullandı.

    Yetkililere göre çocukların bazıları konuşamıyordu. Gelişimsel engeli bulunan 18 yaşındaki bir çocuğun ise adını dahi heceleyemediği belirtildi.

    Çocukların anne ve babası ile iki büyükanne/büyükbabası hakkında, “ciddi fiziksel zarara yol açan çocukları tehlikeye atma” suçlamasıyla 16’şar ayrı dava açıldı. Vinton County Savcısı William Archer, olayın insan kaçakçılığı değil, “aile içi bir durum” olduğunu vurguladı.

    Ohio Başsavcısı Andy Wilson, çocukların, başka bir soruşturma kapsamında eve düzenlenen arama sırasında bulunduğunu söyledi. Wilson, “Orada 16 çocuk olduğunu bilmiyorduk.” dedi. Hamden köyündeki evde gördüğü manzarayı “saf kötülük” sözleriyle tanımlayan Wilson, olay yerinin kariyeri boyunca karşılaştığı en korkunç manzara olduğunu ifade etti.

    Şerif Cain, çocukların zamanlarının büyük bölümünü yaklaşık 3,6 metreye 3,6 metre büyüklüğündeki bir odada geçirdiğinin düşünüldüğünü söyledi. Evde kafes bulunmadığını belirten Cain, çocukların evin içinde nasıl tutulduğuna ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

    Çocuklardan yedisi Columbus’taki hastanelere götürülürken, ikisi helikopterle birinci seviye travma merkezlerine sevk edildi. Yetkililer, çocuklardan birinin salı günü kritik durumda olduğunu ve solunum desteğine alındığını açıkladı.

    Gary Siders Jr., Gary Siders Sr., Christina Siders ve Elizabeth Siders çarşamba günü hakim karşısına çıkarıldı. Hakim, sanıklar adına suçlamaları reddeden beyan kayda geçirirken, her biri için 300 bin dolar kefalet belirlendi.

    Soruşturmacılar, ailenin son 20 yılda Ohio’nun güneyinde farklı yerlere taşındığını ve çocuklara ilişkin sağlık ya da resmi kayıt oluşturulmasından kaçınmış olabileceğini belirtti. Çocukların okula da kayıtlı olmadığı bildirildi.

    Başsavcı Wilson, ailenin çocukları gözlerden uzak tutma konusunda “oldukça becerikli” davrandığını söyledi. Komşular ise evde çocuk yaşadığını bilmediklerini anlattı.

    Nüfusu 1000’den az olan Hamden köyünde yaşayan komşular, olay karşısında şoke olduklarını söyledi. Altı yıldır aynı sokakta yaşayan Joseph Stewart, aile taşındığından beri “hiç çocuk görmediğini” belirterek, “Çok üzücü bir durum” dedi.

    Savcı Archer, eyaletin çocukların tamamı için geçici velayet talebinde bulunduğunu açıkladı. Başsavcı Wilson ise “Bu çocuklar için adalet yerini bulacak.” dedi.

  • Bakan Göktaş: Genç kadınların sözü stratejik değer

    Bakan Göktaş: Genç kadınların sözü stratejik değer

    AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, genç kadınların sözünü, geleceğin inşasında stratejik bir değer olarak görüyoruz. Bu nedenle, ALLY for Future Programı’nı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    Bakan Göktaş, Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı’ Kapanışı ve Sertifika Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Göktaş, “Burada geçirdiğimiz süre boyunca hep birlikte çok kıymetli konuları ele aldık. Liderliği konuştuk. Temsili, katılımı, adaleti, insan haklarını konuştuk. Gazze’de yaşanan acıları, kriz zamanlarında insan kalabilmenin sorumluluğunu paylaştık. Yapay zekayı, iklimi, aileyi, nüfusu, geleceği ve bu gelecekte genç kadınların nasıl bir rol üstleneceğini değerlendirdik. Ama bence en kıymetlisi şu oldu. Birbirimizin niyetine, heyecanına ve dünyaya karşı duyduğu sorumluluğa yakından tanıklık ettik. Bu programın bizlere bıraktığı en güçlü iz, aramızda kurulan gönül bağı oldu. Farklı ülkelerden geldiniz. Farklı diller, farklı kültürler, farklı hayat tecrübelerine sahipsiniz. Fakat birkaç gün içinde gördük ki, kalbimizde taşıdığımız meseleler birbirine çok yakın. Hepimiz daha adil bir dünya istiyoruz. Her birimiz, kadınların emeğinin, bilgisinin ve sözünün daha güçlü karşılık bulduğu bir hayat için çalışıyoruz. Ailelerin güçlendiği, çocukların güvenle büyüdüğü, gençlerin kendini değerli hissettiği bir dünyanın kapısını birlikte aralamaya gayret ediyoruz. Tüm bunların gerçekleşmesi atacağımız küçük, ama samimi adımlarla mümkün. Ben liderliği, biraz da burada görüyorum. Liderlik, her zaman kalabalıkların önünde konuşmak değildir. Bazen kimsenin görmediği bir yerde doğru olanı yapmaktır. Bir yüreğe cesaret, bir hayale yol, bir insana umut olabilmektir. Yürüdüğünüz yolda başkalarına güç verebilmektir. Sakın ‘Ben tek başıma ne yapabilirim?’ diye düşünmeyin. Çünkü dünyada iyi olan ne varsa, çoğu zaman bir kişinin samimi niyetiyle, vazgeçmediği gayretiyle başladı. Her biriniz kendi ülkenizde, kendi çevrenizde, sahip olduğunuz meslekte, ailenizin içinde çok değerli bir etki alanına sahipsiniz. Belki bazılarınız akademide yol alacak. Bazılarınız diplomaside görev üstlenecek. Kiminiz sivil toplumda çalışacak. Kamuda, medyada, girişimcilikte, kültürde, eğitimde, sosyal politikalarda iz bırakacaksınız. Belki de, burada kurduğunuz dostluklarla başka bir ülkelerde ortak çalışmalar başlatacaksınız. Bunların hepsi mümkün. Çünkü sizde yalnızca gençliğin enerjisi yok. Hepinizi ortak bir noktada buluşturan, çok güçlü bir özelliğiniz var. Bulunduğunuz toplumlara değer katma ve güçlü yarınlar inşa etme iradesi. Değişimin öncüsü olma cesareti. Daha iyi bir geleceği kurma gayreti. Bu çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

    ‘KÖKLERİMİZLE BAĞIMIZI KOPARMAMALIYIZ’

    Göktaş, bugün bilgiye ulaşmanın kolay olduğunu vurgulayarak, “Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Yeni imkanlar, yeni alanlar, yeni meslekler ortaya çıkıyor. Fakat tüm bu değişimin içinde insanın vicdanını ve ahlaki duruşunu koruması daha da önemli hale geliyor. Yapay zekayı konuşurken insan aklını ve vicdanını unutmamalıyız. İklim krizini konuşurken bize emanet edilen dünyayı hatırlamalıyız. Kadının güçlenmesini konuşurken dayanışmanın değerini kaybetmemeliyiz. Aileyi konuşurken sevginin, güvenin ve aidiyetin insan hayatındaki yerini ihmal etmemeliyiz. Geleceği konuşurken köklerimizle bağımızı koparmamalıyız. Çünkü biz geleceğe yürürken yanımıza sadece bilgimizi almıyoruz. İnancımızı, hafızamızı, değerlerimizi, ailelerimizin duasını, toplumlarımızın beklentisini ve insanlığa karşı sorumluluğumuzu da alıyoruz. Bu yüzden sizlerin liderliği çok anlamlı. Genç Müslüman kadınlar olarak dünyaya söyleyecek güçlü bir sözünüz var. Bu söz, savunmada kalan, taklit eden bir söz olmayacak. Kendi köklerinden beslenen, bugünü anlayan, geleceğe cesaretle bakan özgüvenli bir söz olacak. Ben sizlerde bunu görüyorum. Bizler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, genç kadınların sözünü, geleceğin inşasında stratejik bir değer olarak görüyoruz. Bu nedenle, ALLY for Future Programı’nı sürdürmeye devam edeceğiz. İslam ülkelerinden genç kadınları, ortak bir ses ve ortak bir gelecek fikri etrafında buluşturmaya gayret edeceğiz. Bu anlamda, ALLY ruhunun ülkelerinizde, kurumlarınızda atacağınız yeni adımlarda sizlere rehberlik etmesini diliyorum. Lütfen burada kurduğunuz bağı koruyun. Birbirinizi takip edin, birbirinizden haberdar olun, çalışmalarınızı paylaşın. Birinizin başarısı diğerine ilham olsun. Bugün burada başlayan tanışıklıklar, yarın çok daha büyük iyiliklerin vesilesi olabilir. Ben buna yürekten inanıyorum. Ankara’dan ayrılırken burada bir dostluk bıraktığınızı bilmenizi isterim. Kapımızın ve gönlümüzün sizlere açık olduğunu, dualarımızın sizlerle olduğunu özellikle ifade etmek isterim. Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun” dedi.

    Konuşmanın ardından Bakan Göktaş, 18-30 yaş aralığındaki 31 genç kadına sertifika takdiminde bulundu. Program, aile fotoğrafı ile son buldu.

  • Bakan Göktaş: Kadınlar Geleceği İnşa Eden Öncüler

    Bakan Göktaş: Kadınlar Geleceği İnşa Eden Öncüler

    AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Kadınları, adaleti merhametle, bilgiyi sorumlulukla, geleneği yenilikle yoğurarak geleceği inşa eden öncüler olarak görüyoruz. Buna rağmen hala maalesef başörtülü kadınları hedef alan nefret söylemleriyle karşılaşabiliyoruz. Bu, kadınların inancı ve kıyafetleri üzerinden temel hak ve özgürlüklere, toplumsal barışa ve birlikte yaşama kültürüne açık bir saldırıdır. Bu anlayışın normalleşmesine asla izin vermeyeceğiz” dedi.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara’da ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı’na katıldı. Programda Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Sosyal İşler Direktörü Abdul Falilat Ajoke, NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak ve İİT üyesi 24 ülkeden kadılar yer aldı.

    Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı’nın 3’üncüsünün gerçekleştirilmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Türkiye olarak, İİT 51’inci Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanlığı’mız kapsamında gerçekleşen bu buluşma, İslam dünyasının kadın liderlik mirasını bugüne taşıyor. İnanıyorum ki bu program, genç Müslüman kadınların karar alma süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesine katkı sunacak. Aynı zamanda bugünün ve geleceğin küresel meselelerine daha donanımlı, öz güvenli ve stratejik cevaplar üretmeleri için önemli bir zemin oluşturacak” diye konuştu.

    ‘GELECEĞİ İNŞA EDEN ÖNCÜLER’

    İslam coğrafyası için kadın liderliğinin, asırlardır var olan köklü bir hakikat olduğunu ifade eden Bakan Göktaş, “Bu hakikat; ilimde, irfanda, ailede, toplumda, vakıf geleneğinde, üretimde ve karar alma süreçlerinde her daim kendini göstermiştir. Bu köklü hakikatin en güçlü izlerini, tarihimizin farklı dönemlerinde görmek mümkündür. Mekke’de Hazreti Hatice’nin ticaret ahlakı ve Kuzey Afrika’da Fatıma el-Fihri’nin kurduğu ilim merkezi, Müslüman kadının medeniyet inşasındaki yerini açıkça ortaya koymaktadır. Güney Asya’da Sultan Razia’nın devlet yönetimi, Anadolu’da Nene Hatun’un ülke savunmasındaki kararlı ve cesur duruşu, aynı köklü hakikatin farklı dönemlerden ve farklı coğrafyalardan güçlü yansımalarıdır. Bugün kurmak istediğimiz gelecek, işte bu güçlü mirasın üzerinde yükseliyor. Her geçen gün hayatımıza daha fazla yerleşen yapay zeka, onu tasarlayan ve yöneten masalarda kadınlar yer aldığında daha adil bir geleceğin aracı olur. Savaşlar, göçler ve yoksulluk karşısında kadınlar; toplumsal inşanın özneleri olarak insanı, aileyi ve toplumu yeniden ayağa kaldırır. İklim krizi karşısında kadınların emanet bilinci, bugünün kaynaklarını yarına taşıyacak adil bir kalkınma anlayışı ortaya koyar. Aile, kimlik ve aidiyet sınamalarla karşı karşıya kaldığında kadınların değerleri yaşatan varlığı, toplumu bir arada tutan asli bir güce dönüşür. Bu nedenle biz, çağımızın büyük dönüşümleri karşısında kadınları; adaleti merhametle, bilgiyi sorumlulukla, geleneği yenilikle yoğurarak geleceği inşa eden öncüler olarak görüyoruz. Buna rağmen, hala maalesef başörtülü kadınları hedef alan nefret söylemleriyle karşılaşabiliyoruz. Bu, kadınların inancı ve kıyafetleri üzerinden temel hak ve özgürlüklere, toplumsal barışa ve birlikte yaşama kültürüne açık bir saldırıdır. ve biz bu anlayışın normalleşmesine asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Bakan Göktaş, konuşmasının devamında şöyle konuştu:

    “Bir dönem üniversite kapılarında, kamu kurumlarında, çalışma hayatında inancı ve kıyafeti nedeniyle dışlanan kadınlar, bugün Türkiye’nin kalkınma yürüyüşünün en asli özneleri haline geldi. 2002 yılında üniversiteye giden kız öğrenci oranı yüzde 14 iken, 2025’te yüzde 53’e yükseldi. Bugün her iki üniversite öğrencisinden biri kadın. Benzer şekilde, 2002 yılında yüzde 36 olan kadın öğretim görevlisi oranı, bugün yüzde 53’e ulaştı. Bu tablo, kadınların sadece eğitime erişimde değil, bilim üreten, akademiye yön veren konumlarda da çok daha görünür hale geldiğini göstermektedir. Cumhuriyet tarihi boyunca uzun yıllar yüzde 5 bandını aşmakta zorlanan kadın temsiliyeti, bugün TBMM’de çok daha ileri bir seviyeye, yüzde 19,8’e taşındı. 2002 yılında 14 olan kadın büyükelçi sayımız, bugün 82’ye yükseldi. Adalet teşkilatımızda da kadınların varlığı son derece güçlü bir seviyeye ulaştı. Bugün hakim ve savcılarımızın yüzde 40’ı kadın. Kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 35’e, kadın istihdam oranı ise yüzde 31,2’ye yükseldi. 2024-2028 dönemini kapsayan ‘Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ ile tüm bu kazanımları kalıcı hale getirecek faaliyetler yürütüyoruz. Tüm kurumlarımız, tarımda, sanayide, enerjide, eğitimde, sağlıkta ve her alanda kadının güçlenmesi için büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürüyor. Diğer yandan kamu, sivil toplum ve özel sektörle kurduğumuz iş birlikleriyle kadın girişimciliğini ülkenin dört bir yanında daha da görünür kılıyoruz. Bu yıl 8 Mart’ta, açıkladığımız ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ vizyonuyla yeniliği ve verimliliği esas alan bir girişimcilik ekosistemi oluşturuyoruz. Bu doğrultuda kadınların ve kız çocuklarının yeşil ekonomi, teknoloji, yapay zeka ve dijital dönüşüm gibi alanlarda bugünün ve yarının liderleri olmaları için çalışıyoruz. 2025 Aile Yılı’nda kadının emeğini, girişimciliğini ve üretim gücünü aileden topluma uzanan güçlü bir kalkınma iradesiyle destekledik. Bizim için kadının güçlenmesi ile ailenin güçlenmesi birbirinin teminatıdır.”

  • Bakan Göktaş: Şehit ve gazilerin hatırasına kimse laf edemeyecek

    Bakan Göktaş: Şehit ve gazilerin hatırasına kimse laf edemeyecek

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Hiç kimse şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatırasına laf edemeyecek. Hiçbir şekilde onlara, emanetlerine, sizlere el uzatamayacak. Biz her daim şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve terörden etkilenen bütün vatandaşlarımızın yanındayız.” dedi.

    Bakan Göktaş, Babalar Günü dolayısıyla TPO Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen “Kahraman Yetiştiren Babalar Günü” programında, şehit babaları ve gazilerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduklarını belirtti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını getirdiğini söyleyen Bakan Göktaş, “Bu hafta sonu bir evladınız olmayacak, eksik kalacaksınız ama o her zaman yanınızda olacak. Siz artık hepimizin babasısınız. Sizin bir sürü çocuklarınız oldu. Sizler bize şehitlerimizin, gazilerimizin emanetisiniz. Başımız üstünde her daim yeriniz var.” diye konuştu.

    Kahramanlığın ailede başladığını vurgulayan Mahinur Özdemir Göktaş, vatan ve bayrak sevgisinin de aile içinde öğrenildiğini söyledi.

    Göktaş, “Aile ocağında ayrıca vatan sevgisi de öğretilir. Biz bunu Malazgirt’te, Sakarya’da, Dumlupınar’da gittiğimiz her yerde, tarihimizin her anında da yaşadık. 15 Temmuz’da da yaşadık. Bunu bize atalarımız öğretti.” diye konuştu.

    Terörsüz Türkiye süreci

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Terörsüz Türkiye sürecini başlattıklarını anımsatan Bakan Göktaş, “Bu artık bir güvenlik meselesi. Biliyorsunuz dünyanın dört bir yanında nice çatışmalar, nice zorluklar yaşanıyor. Bugün Terörsüz Türkiye sürecinde ülkemiz için stratejik ve kilit bir noktadayız. Bunu hemen yanı başımızda görüyoruz bu sürecin ne kadar kritik bir süreç olduğunu, bunu da sizlerle başarabileceğimize yürekten inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Göktaş, şöyle devam etti:

    “Meclisimizin bünyesinde bir komisyon çalışması oldu, sivil toplum kuruluşlarımız geldi, gazilerimiz geldi, çeşitli uzmanlar geldi. Terörsüz Türkiye süreci bizim ortak geleceğimizin de teminatı. Ülkemizi kalıcı bir şekilde terör zincirinden kurtarmak istiyoruz. Toplumsal iyileşme ve yeniden inşa sürecini de el birliğiyle inşallah başaracağız. Hem ülkemizin hem bölgemizin hem de dünyanın bu istikrara ihtiyacı var. Ülkemiz gerçekten Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok büyük badireler atlattı. Bu büyüklerimizin duası, şehit ailelerimizin duası, gazilerimizin ve şehitlerimizin bedel ödemesiyle oldu. Artık bu süreçte kan dökülsün istemiyoruz. Çocuklarımız için geleceğimizin daha huzurlu, daha müreffeh, barışın hakim olduğu bir süreç olmasını istiyoruz. Biz ödenen bedelleri asla unutmuyoruz. Onun her zaman hafızamızda yeri var. ve hiçbir şekilde ne şehitlerimizin ne de gazilerimizin aziz hatırasına zarar verecek hiçbir şeye fırsat vermeyeceğimizi de özellikle ifade etmek istiyorum. Gençler, kardeşlik ikliminde büyüyecek. Biz yaşanan acıları unutmuyoruz.”

    Göktaş, gelecek dönemde sürecin huzur ve sükunet içinde yürütülmesinin kendileri açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Hiç kimse şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatırasına laf edemeyecek. Hiçbir şekilde onlara, emanetlerine, sizlere el uzatamayacak. Biz her daim şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve terörden etkilenen bütün vatandaşlarımızın yanındayız.” dedi.

    Gazilerin gençlerle buluşmasını önemsediklerini belirten Göktaş, Türkiye genelinde çok sayıda gazinin okullarda gençlerle bir araya gelerek tecrübelerini paylaştığını, bu aktarımların genç nesiller açısından büyük değer taşıdığını ifade etti.

    Konuşmasının ardından Bakan Göktaş, şehit babaları ve gazilerle bir süre sohbet etti.

  • Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yeni ayrıntı. İsa Aras Mersinli 32 kere rehberlik servisine gitmiş

    Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yeni ayrıntı. İsa Aras Mersinli 32 kere rehberlik servisine gitmiş

    15 Nisan’da 1 öğretmen ve 9 öğrencinin hayatını kaybettiği Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen silahlı saldırıyla ilgili Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma devam ederken TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu’nu da çalışmalarını sürdürüyor.

    Yapılan çalışmalarda saldırgan İsa Aras Mersinli’nin psikolojik sorunlarının ilkokuldayken başladığı ortaya çıktı. Bu nedenle öğretmenler tarafından saldırganın ilkokuldayken 3, ortaokuldayken de 29 olmak üzere toplam 32 kez rehberlik servisine gönderildiği ortaya çıktı.

    Öte yandan saldırıyı tüm detaylarıyla araştırmak ve bunun sonucunda benzer olayların bir daha yaşanmaması adına Meclis’e sorunlar ve sorunların çözümü için önerilerin yer alacağı detaylı bir rapor sunmak adına 3 günlüğüne Kahramanmaraş’a gelen TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu, çalışmalarını tamamladı.

    İlk gün saldırının meydana geldiği okulda incelemelerde bulunduktan sonra Kahramanmaraş Valiliğine geçen AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığındaki komisyon, ilgili kurumların amirlerinden brifing aldı. Diğer günler ise saldırı sırasında görevde olan ile saldırıdan bir süre önce görevden alınan okul yönetimi ve öğretmenleri, İl Emniyet Müdürlüğünde görevli psikologlar, saldırıda hayatını kaybedenler ile yaralananların aileleri olmak üzere toplam 53 kişiyi dinledi.

    3 gün süren çalışmalar sonunda değerlendirme yapan Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, Meclis’te akademisyenleri ve uzmanları dinledikten sonra Kahramanmaraş’a geldiklerini söyledi.

    Beyazıt, “Öncelikle ilgili kurum amirlerini dinleyerek olayı öğrenmeye gayret ettik ve dün de bu şehit yavrularımızın ailelerini dinledik. 13 saate yakın bir çalışma gerçekleştirdik. Okul idarecilerini, yöneticilerini, aile müdürümüzü, milli eğitim müdürümüzü, sağlık müdürümüzü, emniyet müdürümüzü, valimizi, bütün burada konuyla ilgili kimler varsa onları da dinlemeye özen gösterdik. Bugün de yaralı olan olaydan bu elim yaralı olan yavrularımızın aileleriyle bir araya geldik. Tabii çalışmalarımız hepsi burada Meclis’in tutanaklarında geçti, zapta alındı. Biz bu çalışmaları Ankara’ya döndüğümüz zaman değerlendireceğiz.” dedi.

    Saldırının; savcılık soruşturması ve komisyon araştırmasının dışında bakanlıkların müfettişlerinin incelemeleriyle de çok yönlü olarak araştırıldığının altını çizen Beyazıt, şunları söyledi:

    “Tabii burada 32 kere bu katil çocukla rehber öğretmenler tarafından tespit edilen ilkokul 2’den beri olaylar var, hadiseler var. Bunun yurt dışı bağlantılı olan belli sosyal mecralarda, dijital mecralarda, kendi bir aşırıcılığa kaçan ve kendisinin yine profillerinden dünyada benzer katliamları yapan çocukların paylaşımlarıyla ilgili olaylar var. Olayın adli boyutu Cumhuriyet savcılığımız tarafından devam ediliyor.”

    Araştırmaların tamamlanmasının ardından rapor hazırlayacaklarını belirten Beyazıt, “Önce yüce Meclisimizde biz bu raporu sunacağız. Orada elbette ki bu konuyla eksiklikleri neler tespit ediyorsak bunların düzeltilmesi konusunda, biz zaten araştırma komisyonuyuz soruşturma komisyonu değiliz. Bu konudaki tekliflerimizi, değerlendirmelerimizi bulabildiğimiz bütün bu yönleri biz Meclisimize rapor haline sunacağız. Onu da kamuoyu zaten görecek. Önümüzdeki hafta Ankara’da sendikaların temsilcilerini de dinleyeceğiz. Dolayısıyla bu konudaki uzmanlarla onlarla ilgili görüşmelerimiz, kurumla ilgili şeylerimiz devam ediyor. Bazı il ziyaretlerimiz içerisinde olacak.” dedi.

    Ailelerden Bayram Nabi Şişik’in babası İsmail Şişik ise komisyona kendilerini dinlediği için teşekkür etti.

    Komisyondan bir daha böyle olayların yaşanmaması adına hem olayın hem de saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli ile ailesinin tüm yönleriyle araştırılmasını talep ettiklerini belirten Şişik, “Ayrıca çocuklarımızın ders saatinde okulda ders işlerken öğretmenleri başındayken sınıfta şehit edilmesi, bunun şehitlik sayılması talebi ilettik. Özellikle benim taleplerimden bir tanesi sınırsız silahlanma kanunun yasaklanmasını istedik. Bu cani çocuk 32 kere rehberlik hocası tarafından ailesine bildirildiği halede, RAM’a (Rehberlik ve Araştırma Merkezi) gönderilmesi gerektiği, tedavi edilmesi gerektiği vurgulandığı halde ailenin buna kayıtsız kalması, gereğini yapmamasından mütevellit bu olayı gerçekleştirmiş. Defaatle kendisine zarar vermiş bu çocuk. Kendi elini kalemle oymuş ve çantayla boğazını sıkmaya çalışmış 5’inci sınıftayken. İlkokuldan beri problemli bir çocuk.” diye konuştu.

    Okul saldırıları bir süredir Türkiye’nin gündeminde.

    14 Nisan’daki ilk saldırı Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde gerçekleşmişti. Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne giren bir öğrenci etrafa ateş açmıştı. Olayda 16 kişiyi yaralayan saldırgan aynı silahla yaşamına son vermişti.

    İkinci saldırı ise 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde gerçekleşti.

    Ayser Çalık Ortaokulu’nda eğitim gören sekizinci sınıf öğrencisinin düzenlediği saldırıda bir öğretmen ile dokuz öğrenci yaşamını yitirmişti. Saldırıyı gerçekleştiren Mersinli’nin babasının silahlarını kullandığı belirlenmişti.

  • Aile Değerleri İçin Yeni Vizyon

    Aile Değerleri İçin Yeni Vizyon

    ‘TÜM DÜNYA YAŞLANIYOR’

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Diyarbakır ziyareti kapsamında, tarihi Sur ilçesindeki İçkale Müze Kompleksinde düzenlenen Aile Şenliği programına katıldı. Bakan Göktaş, şenlik kapsamında kurulan stantları da ziyaret ederek, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Burada konuşan Bakan Göktaş, aile değerlerinin korunması için Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonunun hayata geçirildiğini ifade ederek, “2026-2035 dönemi Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ olarak ilan ettik. Peki neden bunu ilan etme gereği duyduk? Nüfusumuz yaşlanıyor. Biliyorsunuz aslında bu coğrafyalarda aile değerleri çok önemli. Büyüklere sahip çıkmak, küçüklere bereket gözüyle bakmak ve ailece yemek yemek, ailece paylaşımda bulunmak çok değerli. Ancak artık değerlerimiz değişiyor. Elimizde birer telefon, elimizde birer teknoloji. Hepimiz yalnızlaşıyoruz. Hepimiz bireyselleşiyoruz. ve aslında bize hem sosyal medyada hem geleneksel zamanlar bize her zaman yalnızlığı bir güzellik gibi sunmaya başlıyor. Yalnız yaşayan insanın sayımız artıyor. Evlilik yaşımız öteleniyor. ve geç çocuk sahibi oluyoruz. Çocuk sayımız azalıyor. Dolayısıyla ülke olarak da yaşlanıyoruz. Nüfusumuz yaşlanıyor. Tüm dünya yaşlanıyor. Ancak bizler aile değerlerimizi korumak adına hem geçtiğimiz yılı Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde aile yılı olarak ilan ettik. Hem de önümüzdeki yıl için Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonunu hayata geçirdik” dedi.

    ‘BİR YILDA 11 BİN 600 BEBEĞİMİZ OLDU’

    Bakan Göktaş, konuşmasında evlenecek genç çiftlere verilen kredi desteklerinin sürdüğünü belirterek, “Peki burada ne yapıyoruz? Evlenmek isteyen gençlerimize destek oluyoruz. 18-29 yaş arasındaki gençlerimize, yuva kurmak isteyen gençlerimizin yanında oluyoruz. Devletimiz, 18-25 yaşındaki gençlerimize 250 bin liralık bir kredi desteği sunuyor. 2 yıl geri ödemesiz 4 yıllık. Peki diyelim ki bir çocuğu oldu bu çiftimizin kredisini bir yıllığına siliyoruz. ve bir 12 ay da erteleniyor. İki çocuk sahibi olduğunda bu 4 yıl içerisinde, 5 yıl içerisinde bütün kredisini hibe ediyoruz. ve bunu geçtiğimiz ay Sayın Cumhurbaşkanımız müjdeledi. Bugüne kadar evlendirdiğimiz 80 bin çiftimiz var bu kredi kapsamında. 11 bin 600 bebeğimiz oldu bir yılda. 26-29 yaş arasındaki gençlerimize de 200 bin lira destek sunuyoruz. Evet, ‘250 bin lira, 200 bin lirayla kim evlenir’ diye zaman zaman eleştiriler arıyoruz” diye konuştu.

    ‘1 YILDA 18 MİLYAR LİRA YENİDOĞAN DESTEĞİ VERDİK’

    Türkiye genelinde bilinçlendirme çalışmalarını yaygınlaştırmanın hedeflendiğini belirten Bakan Göktaş, şöyle konuştu:

    “Gençlerimiz bu destekten çok mutlu. ‘Devletimiz hayatınızın her alanında yanınızda’ mesajını çok net bir şekilde vurgulamış oluyoruz. Hem evlenmek isteyen gençlerimizin yanındayız, onlara evlenmeden önce eğitim veriyoruz. Hem çocuk sahibi olduğunda yanındayız. Bu kapsamda da bizler Türkiye genelinde özellikle sadece doğum yardımında bakın doğum yapan Diyarbakır’da 38 bin 702 anneye her ay düzenli destek sağlıyoruz. ve Türkiye genelinde bugüne kadar sadece 1 senede 1 milyon 50 bin 401 annemize ödeme gerçekleştirdik doğum yapan. Diyarbakır’da düzenli ödemeden faydalanan 26 bin 410 annemiz var. ve bu kapsamda, sadece doğum yardımı kapsamında Diyarbakır’a 828 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Türkiye genelinde ise 18 milyar lira sadece yeni doğan bebeğe verdiğimiz destekler; bir sene içerisinde. Biz tabii Aile Yılı’nı hem farkındalığın arttırılması adına hem de aile arasındaki güçlü adımları daha da güçlendirmek adına böyle adımlar atıyoruz. Bu bilinçlendirmeyi Türkiye geneline yaygınlaştırmak istiyoruz.”

    Gıyasettin TETİK- Selim KAYA/ DİYARBAKIR,

  • Koruyucu Aileler Çocukların Geleceğine Dokunuyor

    Koruyucu Aileler Çocukların Geleceğine Dokunuyor

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “9 bin 277 koruyucu ailemiz, 11 bin 22 çocuğumuzun hayatına dokunuyor, onların kalplerine güveni, emeği ve sevgiyi dokuyor. Her bir evladımızın kendi biricik yolunu çizmesine, daha güçlü adımlarla yürümesine destek oluyor” dedi.

    Koruyucu Aile ve Çocuk Derneği ile İstanbul Ticaret Üniversitesi tarafından Aile Olmanın Değeri, “Yuva Olmak Koruyucu Aileliğin Psikososyal, Hukuki ve İnanç Temelli Boyutları” programının kapanış toplantısı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleşti. Programa Bakan Göktaş’ın yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül ve akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

    Programda konuşan Vali Gül, “Yaptığımız ziyaretlerde mutlaka 10 evin içinden 1 tanesi koruyucu aile. Biyolojik ailelerde daha fazla, abartarak söylemiyorum. Çocuklarımıza özen gösterdiklerini memnuniyetle görüyorum. Bizde şunu oluşturuyor. Çocuğu teslim ederken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın o hassas süzgecinden geçmeleri. Doğru ailelerin seçilmesi, kendi evladımızı nasıl temsil ediyorsak devlete teslim edilen çocukları aynı hassasiyetle teslim ettiğimiz koruyucu ailelerde gözümüz arkada kalmıyor” dedi.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Türkiye’deki koruyucu aile sayısından bahsederek, “Bugün aynı şekilde, 9 bin 277 koruyucu ailemiz, 11 bin 22 çocuğumuzun hayatına dokunuyor. Onların kalplerine güveni, emeği ve sevgiyi dokuyor. Her bir evladımızın kendi biricik yolunu çizmesine, daha güçlü adımlarla yürümesine destek oluyor. ‘Gönül Elçileri Projesi’ ile koruyucu ailelik güçlü bir iyilik seferberliğine dönüştü. Öyle ki, Gönül Elçileri Projesi, yalnızca ülkemizde değil, uluslararası platformlarda da ilgiyle karşılanan bir iyilik hareketine dönüştü. ve aslında gönül elçilerimiz, vali, kaymakam eşlerimizle beraber filizlendi. Kapı kapı dolaşarak vatandaşlarımıza bu güzel hizmeti, anlatmaya vesile oldular. Ben bir kez daha bu güzel emeğin parçası olan Vali eşimiz Gülden Hanıma bütün kaymakam eşlerimize gönülden tebrik etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’de filizlenen bu iyilik hareketi; bugün sadece kendi çocuklarımıza değil, kardeş coğrafyalardaki, çocuklara da umut oluyor, ışık oluyor”

    Koruyucu aile projesini daha güçlü bir yapıya kavuşturacaklarını belirten Bakan Göktaş, “UNICEF tarafından umut vadeden projeler arasında gösterilen bu çalışma, sevginin ve dayanışmanın sınır tanımadığını bizlere bir kez daha gösteriyor. Türkiye’de filizlenen bu iyilik hareketi, bugün sadece kendi çocuklarımıza değil, kardeş coğrafyalardaki, çocuklara da umut oluyor, ışık oluyor. Tabii, bu güçlü birikimi daha ileriye taşımak, daha fazla çocuğumuzu sıcak bir yuvayla buluşturmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu anlayışla, UNICEF ile iş birliğinde “Türkiye’de Koruyucu Aile Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi’ni yürütüyoruz. Projeyle, koruyucu aile hizmetimizi daha güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Bugüne kadar, 269 çocuğumuz bu hizmetten yararlandı”

    Türkiye genelinde 269 çocuğun koruyucu aile hizmetinden yararlandığını söyleyen Göktaş, “Hem meslek elemanlarımız hem koruyucu aile eğitimlerimizle bu alandaki kapasitemizi güçlendirerek bu iyilik hareketini büyütmeye devam ediyoruz. Modelimizi özellikle 0-6 yaş grubu çocuk kuruluşlarının yoğun olduğu illerde yaygınlaştırıyoruz. Bugüne kadar, 269 çocuğumuz bu hizmetten yararlandı. Biz, her bir çocuğumuzun aile sıcaklığında, sağlıkla ve umutla büyümesi için bu iyilik hareketini ülkemizin dört bir yanında büyütmeye devam edeceğiz. Bunu yaparken sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Çünkü bu ufak hareketler, sadece bir komşu da görkemle bile başka iyiliklere vesile oluyor. Koruyucu ailelikte şunu görüyoruz: Bir yerde olduğu müddetçe gerçekten başka ailelerinde ilham aldığını ve bizde nasıl koruyucu aile olabiliriz isteği o anda doğuyor” dedi.

    “Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda, bu büyük aile ruhunu daha da güçlendireceğiz” ifadelerini kullanan Göktaş, “Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda, bu büyük aile ruhunu daha da güçlendireceğiz. Çocuklarımızın aile ortamında büyümesini önceleyen hizmetlerimizi, sizlerin kıymetli desteğiyle daha da yaygınlaştıracağız. Çocuklarımızın doluştuğu sofraları yaşatan koruyucu ailelerimiz iyi ki var. Bu vesileyle, sevgisini, emeğini ve yuvasını çocuklarımızla paylaşan tüm koruyucu ailelerimize gönülden teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Program hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. – İSTANBUL

  • Bakan Göktaş: Koruyucu aileler 11 bin 22 çocuğun hayatına dokunuyor

    Bakan Göktaş: Koruyucu aileler 11 bin 22 çocuğun hayatına dokunuyor

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Bugün 9 bin 277 koruyucu ailemiz, 11 bin 22 çocuğumuzun hayatına dokunuyor, onların kalplerine güveni, emeği ve sevgiyi dokuyor. Her bir evladımızın kendi biricik yolunu çizmesine, daha güçlü adımlarla yürümesine destek oluyor.” dedi.

    Bakan Göktaş, Koruyucu Aile ve Çocuk Derneği ile İstanbul Ticaret Üniversitesi işbirliğinde, üniversitenin Ahi Çelebi Kampüsü’nde gerçekleştirilen “Aile Olmanın Değeri: Yuva Olmak” panelinin kapanış programına katıldı.

    Burada konuşan Göktaş, panelde uzman isimlerin koruyucu aile olmayı, psikososyal, hukuki ve inanç temelli boyutlarıyla ele aldıklarını belirterek, ??????”Burada ele alınan her bir konunun ailesinden ayrı düşen evlatlarımız için açılacak yeni yuvalara vesile olmasını diliyorum.” dedi.

    Yuvanın bir çocuk için ne ifade ettiğini anlatan Göktaş, “Şüphesiz sadece başını soktuğu bir çatı değildir. Yuva, bir çocuğun kendisini değerli, güvende ve ait hissetmesidir. Biz bunun etkilerini, koruyucu ailelerimizde görüyoruz. Onların yanında büyüyen evlatlarımızın hayatındaki dönüşümü de gözlemliyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Göktaş, koruyucu aile yanında büyüyen çocukların başarılarından örnekler vererek, bir çocuğun hayatını değiştiren şeylerin çoğu zaman büyük imkanlar değil, sevgiyle kurulan bir yuva, güven veren bir aile ve yanında olduğunu hissettiren bir el olduğunu söyledi.

    Ailenin yalnızca çocukların büyüdüğü bir çatı değil, potansiyelin filizlendiği, yaralarının sarıldığı ve hayallerinin kanatlandığı ilk yer olduğunu dile getiren Göktaş, “Bugün 9 bin 277 koruyucu ailemiz, 11 bin 22 çocuğumuzun hayatına dokunuyor, onların kalplerine güveni, emeği ve sevgiyi aşılıyor. Her bir evladımızın kendi biricik yolunu çizmesine, daha güçlü adımlarla yürümesine destek oluyor.” diye konuştu.

    “Her çocuğun bir yuvaya, ufak bir kucağa ihtiyacı olduğuna inanıyoruz”

    Bakan Göktaş, UNICEF işbirliğinde Türkiye’de Koruyucu Aile Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi yürüttüklerini belirterek, “Projeyle, koruyucu aile hizmetimizi daha güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz. Böylece, koruyucu aile yanında büyüyen çocuklarımızı, onları sevgiyle büyüten ailelerimizi, biyolojik aileleri ve sosyal hizmet çalışanlarımızı daha etkin biçimde destekleyen adımlar atıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Geçici Koruyucu Aile Modelinin projenin en kritik başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Göktaş, şunları söyledi:

    “Her çocuğun bir yuvaya, her çocuğun ufak bir kucağa ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle hem meslek elemanlarımız hem koruyucu aile eğitimlerimizle bu alandaki kapasitemizi güçlendirerek, bu iyilik hareketini büyütmeye devam ediyoruz. Modelimizi özellikle 0-6 yaş grubu çocuklara önceliklendirdik. Bugüne kadar 269 çocuğumuz bu hizmetten yararlandı. Her bir çocuğumuzun aile sıcaklığında, sağlıkla ve umutla büyümesi için bu iyilik hareketini ülkemizin dört bir yanında büyütmeye devam edeceğiz.”

    Göktaş, koruyucu ailelere, sabırları, emekleri ve gönül genişlikleri için teşekkür ederek, bu ailelerin desteğiyle çocukların kurum bakımına ihtiyaç duymadan aile ortamında büyüme imkanı bulduğunu dile getirdi.

    Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda, bu büyük aile ruhunu daha da güçlendireceklerini vurgulayan Göktaş, “Çocuklarımızın aile ortamında büyümesini önceleyen hizmetlerimizi, sizlerin kıymetli desteğiyle daha da yaygınlaştıracağız.” dedi.

    Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Devletimizin kanatları altındaki çocuklarımız 86 milyon vatandaşımızın ortak evladıdır.” sözünü hatırlatarak, “Bu söz, bize şunu hatırlatıyor. Her çocuk milletimizin merhametiyle büyüyen, devletimizin şefkatiyle güçlenen ve büyük Türkiye ailemizin istikbaline yön veren birer emanettir. Bu anlamda koruyucu ailelik, bu emaneti sevgiyle sahiplenmenin, bir çocuğun bugününü güvenle, yarınını umutla inşa etmenin en kıymetli yollarından biridir.” ifadelerini kullandı.

    “Her ilçedeki 10 evden 1’inin koruyucu aile olduğunu görüyoruz”

    İstanbul Valisi Davut Gül de hafta sonları kaymakamlarla birlikte aile ziyaretleri yaparken, her ilçedeki 10 evden 1’inin koruyucu aile olduğunu gördüklerini söyledi.

    Bu ailelerin çocuklarına gösterdikleri özen ve sevgiden memnuniyet duyduklarını kaydeden Gül, Valilik olarak koruyucu aile yanında kalan çocuklara eğitim hayatları boyunca kantin kartı desteği sağladıklarını dile getirdi.

    İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek’in ev sahipliğinde düzenlenen panele, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, Koruyucu Aile ve Çocuk Derneği Başkan Yardımcısı Serap Eşit Elveren, eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İstanbul Valisi Gül’ün eşi Gülden Gül ile akademisyenler, koruyucu aileler ve ebeveynler katıldı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gönderdiği telgrafın okunduğu panelde, koruyucu aileliğin hukuki, psikososyal ve toplumsal boyutları alanında uzman isimlerce ele alındı.

  • Bakan Göktaş: Aileyi koruyan çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz

    Bakan Göktaş: Aileyi koruyan çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Güçlü nesillerin, huzurlu aile ortamlarında sevgiyle ve değerlerimizle büyüyen çocuklarla yetiştiğini çok iyi biliyoruz. Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, aileyi koruyan, çocuğu gözeten, nesiller arasındaki bağı güçlendiren çalışmaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz.” dedi.

    İstanbul Vialand Tema Park’ta Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde bu yıl dördüncüsü düzenlenen “Bilge Çocuk Canım Ailem Kısa Hikaye Yarışması” Ödül Töreni’nde konuşan Bakan Göktaş, son 4 yılda çocukların aileye dair duygu, hatıra ve hayallerini yazıya dönüştürdüklerini söyledi.

    Yarışmayı hayata geçiren Albayrak Grubu’na teşekkür eden Göktaş, “En büyük teşekkürüm kıymetli evlatlarımıza yani sizlere. Hikayelerinizle sizler, bugünü güzelleştirdiniz çocuklar. Her bir satırda sevgiyi, merhameti, aile olmanın sıcaklığını sizler anlattınız. Bu vesileyle sadece ödül alanları değil yarışmaya katılan tüm çocuklarımızı, evlatlarımızı gönülden tebrik ediyorum.” diye konuştu.

    Göktaş, yarışmayı çok kıymetli bulduğunu dile getirerek, “Evlatlarımız, aileyi anlatırken zaman zaman büyüklerin fark edemediği incelikleri görür. Bir evin içinde sevgiyi, bir sofranın etrafındaki muhabbeti zihinlere işler. Tüm bunları en sade, en basit şekliyle sizler anlattınız çocuklar. Hikaye de tam olarak o zaman filizlenir. Gördüğünü, duyduğunu, yaşadığını, kalbinde sakladığını kelimelere emanet eder. İşte bu yüzden bu yarışma, bizlere çocuklarımızın dünyaya, aileye, hayata hangi pencereden baktığını görme imkanı sunuyor.” ifadelerini kullandı.

    Bakanlık olarak yürütülen hizmet ve politikalarda çocukların bakış açısının kendilerine yol gösterdiğini vurgulayan Göktaş, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Aileyi güçlendirirken her adımın merkezinde çocuğun iyiliğini, güvenini, huzurunu koruma sorumluluğu vardır çünkü güçlü nesillerin, huzurlu aile ortamlarında sevgiyle ve değerlerimizle büyüyen çocuklarla yetiştiğini çok iyi biliyoruz. Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, aileyi koruyan, çocuğu gözeten, nesiller arasındaki bağı güçlendiren çalışmaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Çocuklarımızın güvenli ve destekleyici ortamlarda yetişmesi için koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırıyoruz. ‘İlk Öğretmenim Ailem’, ‘Çocuklar Güvende’ uygulamalarımız, sosyal ve ekonomik desteklerimizle aileler için verdiğimiz eğitimler, bunlardan sadece birkaçı. Bu çalışmalarımızın bir kısmını, 2025 Aile Yılı’nda çocukların iyilik hallerini korumak amacıyla hayata geçirdik.”

    Bakan Göktaş, “Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda aileyi, çocuğu ve nesiller arası bağı merkeze alan çalışmalarımızı kalıcı politikalara dönüştüreceğiz. Bu ülkenin geleceğini, kurduğunuz hayaller şekillendirecek. Seçtiğiniz kelimelerde, inşa ettiğiniz hikayelerde bunun güçlü işaretlerini görüyoruz.” dedi.

    “Bugün yazdığınız hikayeler, ülkemize hizmet edecek büyük bir çalışmaya dönüşsün”

    Çocukların yazdıkları hikayelerle ailelerini kendi dünyalarından anlattıklarını ve bunun çok değerli olduğunu belirten Göktaş, “Çünkü insan, kendi cümleleriyle kendini keşfeder. Çevresini daha dikkatli anlar, yaşadığı hayata karşı daha güçlü bir sorumluluk duyar. Elbette kendinizi ifade etmenin yolu sadece yazmak değildir. Resimle, müzikle, tiyatroyla, sinemayla, mimariyle, el sanatlarıyla ve daha pek çok alanla da insan kendini, fikirlerini anlatabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Çocuklardan ilgi, yetenek ve meraklarını geliştirmeyi sürdürmelerini rica eden Göktaş, sanatla, edebiyatla, bilimle ve kültürle iç içe yaşanan hayatın, sahip olunan kadim medeniyet birikimine derinlik kattığını vurguladı.

    Bakan Göktaş, “Sizler, çok özelsiniz. Yeni ufuklara bakacak gözler, yepyeni anlatıları kaleme alacak eller sizsiniz. Şunu hiçbir zaman unutmayın: Her birinizin içinde keşfedilmeyi bekleyen ayrı bir kabiliyet, ayrı bir renk, ayrı bir güç var. Temennim odur ki bugün yazdığınız hikayeler, keyifli bir yolculuğa, bir kitaba, bir tabloya, besteye, bir buluşa, ülkemize hizmet edecek büyük bir çalışmaya dönüşsün.” ifadelerini kullandı.

    Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin içsel ahenge sahip huzurlu bireyler yetiştirmeyi, milli ve manevi değerlerin yaşandığı huzurlu aile ve toplumu oluşturmayı hedeflediğini dile getirdi.

    Bu anlayışın, erdem, değer ve eylem temelli aile vurgusunu güçlendirdiğini, medeniyetin inşasını desteklediğini belirten Yelkenci, “Bu noktada Bakanımızın liderliğinde siz sevgili çocuklarımıza hizmet etmek için gece gündüz çalışıyoruz.” diye konuştu.

    Ödüller, sahiplerini buldu

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in video mesaj gönderdiği programda Türkiye’nin çeşitli illerinden İstanbul’a gelen yaklaşık 3 bin çocuk, “Bilge Çocuk Canım Ailem Kısa Hikaye Yarışması” kapsamında düzenlenen etkinlikte buluştu.

    Gün boyunca çeşitli etkinliklere katılan çocuklar, organizasyonda müzik dinletileri, sahne gösterileri ve eğlence programlarıyla vakit geçirdi. Etkinliklerin ardından çocuklar, Vialand Tema Park’taki eğlence alanlarından ücretsiz yararlandı.

    Yarışmada birincilik ödülünü “Savaştan Sonra” adlı eseriyle Fatma Zehra Demirci, ikincilik ödülünü “İki Ev, Tek Kalp: Matematiğin Öyküsü” isimli eseriyle Selahattin Çınar Öner, üçüncülük ödülünü ise “Bizim Evin Saati” adlı eseriyle Begüm Sevgi Taş kazandı.

    Programa İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Mücahit Yentür ile çok sayıda davetli katıldı.

  • Çocukların Kaleminden Aile Hikayeleri Ödüllendirildi

    Çocukların Kaleminden Aile Hikayeleri Ödüllendirildi

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Çocuklarımızın güvenli ve destekleyici ortamlarda yetişmesi için koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırıyoruz. Aile ve nüfus politikaları alanında yürüttüğümüz çalışmaları kalıcı politikalara dönüştürerek aileyi koruyan, çocuğu gözeten ve nesiller arasındaki bağı merkeze alan adımlarımızı sürdüreceğiz” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl dördüncüsü düzenlenen “Canım Ailem” konulu Kısa Hikaye Yarışması’nın ödül töreni Eyüpsultan’da gerçekleşti. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ile çok sayıda eğitimci, öğrenci katıldı.

    Türkiye genelinde 3 bin 5, 6, 7 ve 8’inci sınıfta öğrencilerine yönelik olarak hayata geçirilen yarışma, çocukların sevgiyi, aidiyeti ve aile olmanın değerini kendi kalemlerinden hikayeye dönüştürmelerini hedefledi.

    “Kurduğunuz cümleler ve hayat verdiğiniz hikayelerle bizlere umut oldunuz”

    Törene katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Hikayelerinizle bu günü güzelleştirdiniz. Her bir satırda sevgiyi, merhameti ve aile olmanın sıcaklığını anlattınız. Kurduğunuz cümleler ve hayat verdiğiniz hikayelerle bizlere umut oldunuz. Bu vesileyle sadece ödül alan çocuklarımızı değil, yarışmaya katılan tüm evlatlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Çok değerli çocuklar, bu yarışmayı son derece kıymetli buluyorum. Çünkü sizler aileyi anlatırken, zaman zaman biz büyüklerin fark edemediği incelikleri görür. Bir evin içinde sevgiyi, bir sofranın etrafındaki muhabbeti zihinlere işler. Kardeşler arasındaki küçük kırgınlıkları, büyük seslerin sessiz fedakarlıklarını hissediyor ve tüm bunları en sade, en içten haliyle anlattınız çocuklar” şeklinde konuştu.

    “Güçlü nesillerin; huzurlu aile ortamlarında, sevgiyle ve değerlerimizle yetişen çocuklarla mümkün olduğunu çok iyi biliyoruz”

    Güçlü nesillerin yetişmesinde çocukların sevgiyle yetiştirilmesinin etkili olduğunu söyleyen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “Hikayede tam olarak o zaman filizlenir. İnsan gördüğünü, duyduğunu, yaşadığını ve kalbinde sakladıklarını kelimelere emanet eder. İşte bu yüzden bu yarışma, çocuklarımızın dünyaya, aileye ve hayata hangi pencereden baktığını görmemize imkan sunuyor. Bakanlık olarak yürüttüğümüz hizmet ve politikalar açısından da çocuklarımızın bu bakış açısı bizlere yol gösteriyor. Çünkü aileyi güçlendirirken attığımız her adımın merkezinde çocuğun iyiliğini, güvenliğini ve huzurunu koruma sorumluluğu bulunuyor. Güçlü nesillerin; huzurlu aile ortamlarında, sevgiyle ve değerlerimizle yetişen çocuklarla mümkün olduğunu çok iyi biliyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde aileyi koruyan, çocuğu gözeten ve nesiller arasındaki bağı güçlendiren çalışmaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Projemizi çocuklarımızın iyilik hallerini korumak amacıyla hayata geçirdik”

    Konuşmasına devam eden Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “Çocuklarımızın güvenli ve destekleyici ortamlarda yetişmesi için koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırıyoruz. “İlk Öğretmenim Ailem” ve “Çocuklar Güvende” uygulamalarımız, sosyal ve ekonomik desteklerimiz ile ailelere yönelik eğitim çalışmalarımız bunlardan sadece birkaçıdır. Bu çalışmalarımızın bir kısmını 2025 Aile Yılı kapsamında, çocuklarımızın iyilik hallerini korumak amacıyla hayata geçirdik. Aile ve nüfus politikaları alanında yürüttüğümüz çalışmaları kalıcı politikalara dönüştürerek aileyi koruyan, çocuğu gözeten ve nesiller arasındaki bağı merkeze alan adımlarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.

    “Resimle, müzikle, tiyatroyla, sinemayla, mimariyle, el sanatlarıyla ve daha pek çok alanda da insan kendini ve fikirlerini ifade edebilir”

    Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, çocuklara kendilerini geliştirmeleri konusunda çağrıda bulunarak, “Bu ülkenin geleceği, kurduğunuz hayallerle şekillenecek. Seçtiğiniz kelimelerde ve inşa ettiğiniz hikayelerde bunun güçlü işaretlerini görüyoruz. Sizler yazdığınız hikayelerle aileyi kendi dünyanızdan anlattınız. Bu çok değerli. Çünkü insan, kendi cümleleriyle kendini keşfeder; çevresini daha dikkatli anlamaya başlar ve yaşadığı hayata karşı daha güçlü bir sorumluluk hisseder. Elbette kendini ifade etmenin yolu yalnızca yazmak değildir. Resimle, müzikle, tiyatroyla, sinemayla, mimariyle, el sanatlarıyla ve daha pek çok alanda da insan kendini ve fikirlerini ifade edebilir. Sizlerden ricam; ilginizi, yeteneğinizi ve merakınızı geliştirmeye devam etmenizdir. Çünkü sanatla, edebiyatla, bilimle ve kültürle iç içe yaşanan bir hayat, sahip olduğumuz kadim medeniyet birikimine derinlik kazandırır” dedi.

    Konuşmaların ardından yarışmada ödül alan çocuklara hediyeleri takdim edildi. – İSTANBUL