Tag: Adalet

  • Belgeseller, Mağdurların Sesi Olmalı

    Belgeseller, Mağdurların Sesi Olmalı

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Günümüzde krizler, savaşlar, trajediler sıradanlaştırılmaya çalışılıyor. Böyle bir dünyada belgeseller, dilsiz bırakılan coğrafyaların, milletlerin, mağdur ve mazlumların sesi olmalıdır. Bir belgeselcinin vizörü, adaletsizlikleri, asimetrik güç ilişkilerini, modern sömürü düzenini ifşa eden ve muhtemel doğal felaketlere ayna tutan bir imkandır.” dedi.

    Duran, bu yıl “Cesur ol iz bırak” sloganıyla düzenlenen “TRT 17. Uluslararası Belgesel Ödülleri” töreninde yaptığı konuşmada, organizasyonun, belgeselciliğin evrensel diline katkı sunan önemli bir platform olarak yolculuğunu bu yıl da yoğun ilgiyle sürdürdüğünü söyledi.

    Organizasyonun geride bıraktığı 17 yıllık süreçte belgesel alanında referans noktasına ve uluslararası ölçekte itibarlı markaya dönüştüğünü belirten Duran, “Nitekim yalnızca bu yıl 109 ülkeden farklı kategorilerde 1409 başvurunun yapılmış olması, bu güçlü teveccühün en somut göstergesidir. Bizi ayrıca memnun eden ve geleceğe dair umutlarımızı tazeleyen bir husus ise bu başvuruların 107’sinin genç yeteneklerimize ait olmasıdır.” diye konuştu.

    Duran, iletişim ve estetiğin ortak bir anlam ve temsil zemininde buluştuğu bu ilginin, Türkiye’nin uluslararası alanda kültür, sanat ve medya sektöründe farklı seslere kapsayıcı platform sunma kapasitesini de yansıttığını dile getirdi.

    Belgeselcilik ve belgesellerin, estetik bir temsil biçimi olmanın ötesinde, toplumların kolektif hafızasını koruyan tarihi vesikalar olduğuna işaret eden Duran, şöyle konuştu:

    “Günümüzde krizler, savaşlar, trajediler sıradanlaştırılmaya çalışılıyor. Böyle bir dünyada belgeseller, dilsiz bırakılan coğrafyaların, milletlerin, mağdur ve mazlumların sesi olmalıdır. Bir belgeselcinin vizörü, adaletsizlikleri, asimetrik güç ilişkilerini, modern sömürü düzenini ifşa eden ve muhtemel doğal felaketlere ayna tutan bir imkandır. Şartlar ne olursa olsun, endüstriyel kaygıların, güç mücadelelerinin ve menfaat ilişkilerinin çarpıtmaya çalıştığı gerçekleri gözler önüne seren bir direniş biçimidir. Belgeseller, bizleri hapsolduğumuz konfor alanlarımızdan çıkmaya davet ederken, Susan Sontag’ın işaret ettiği gibi, ‘başkasının acısına bakmak’ masum bir seyir değil, vicdanı sınayan ağır bir çağrıdır. Bu çağrı, unutmaya yüz tuttuğumuz insani hasletlerimizi ve varoluşsal sorumluluklarımızı hatırlatmaktadır. Hakikati gözün konforundan çıkarıp, insanlığın ortak sorumluluğuna dönüştürmektedir.”

    Duran, gerçekleri olduğu gibi anlatmanın cesaret gerektirdiği bir dönemde organizasyonun bu yılki sloganı “Cesur ol, iz bırak”ın anlamlı olduğunu belirtti.

    “Medeni dünyanın Filistin’de ortaya çıkan soykırıma gösterdiği iki yüzlülük ne yazık ki içimizi acıtmaktadır”

    Duran, tarihin önemli dönemlerinde iz bırakma kaygısı gütmeksizin hayatlarını feda eden ancak geride kutsal izler bırakan insanların var olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

    “Yaklaşık 10 yıl önce, 15 Temmuz 2016 gecesinde milletin geleceği, demokrasi ve iradesine sahip çıkmak için sokaklara, meydanlara dökülen ve hayatlarını feda eden 253 şehidimizin derdi iz bırakmak değildi. Ama öylesine bir iz bıraktılar ki biz onları hala ve bundan sonra ebediyen rahmetle, şükranla anacağız. Elbette başka bir örnek, Filistin’de İsrail zulmü altında hayatlarını kaybeden Filistinli çocukların Gazze’de mücadele ortaya koyan, hakikat için hayatını feda eden gazetecilerin, kadınların, erkeklerin hayatıydı. İşte böylesine cesur yaşayanların ne yaşadıklarını anlatmak için belgeselcilerin izlerini göstereceği cesaret çok fazla sayılmaz. Dolayısıyla buna sahip çıkmak, belgeselcilerin ortaya koyduğu bir performans olarak övülmesi gereken bir iştir. Medeni dünyanın Filistin’de ortaya çıkan soykırıma gösterdiği iki yüzlülük ne yazık ki içimizi acıtmaktadır.”

    Yaşananların yeni yapıtlarla tarihe kazınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Duran, 17. yılında Uluslararası Belgesel Ödülleri’nin hem 15 Temmuz’a hem de Filistin meselesine odaklanmış olmasını insanlığın vicdanına seslenmesi bakımından anlamlı ve değerli bulduğunu söyledi.

    “Merhameti, vicdanı ve adaleti merkeze alan bir anlayışla hareket ediyoruz”

    Duran, dünyanın sarsıcı bir dönemden geçtiğini ve derin insani krizlerin eş zamanlı yaşandığını ifade ederek, geleneksel ve dijital medyanın da bu “içe çöküşten” nasibini aldığını dile getirdi.

    Özellikle dijital mecraların kitleleri manipüle eden asimetrik gücüne karşı belgesel sinemanın ellerindeki etkili ve entelektüel enstrümanlardan birisi olduğunu vurgulayan Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Nitekim Theodor Adorno’nun modern medyayı ‘kitleleri uyuşturan bir illüzyon endüstrisi’ olarak tanımladığı günümüzde belgeselcilik, bu narkoza karşı duran, insanı sahte cennetinden çıkarıp yeryüzünün gerçekleriyle yüzleştiren sarsıcı bir hamledir. Kitlelerin zihinlerini dezenformasyonla esir almak isteyen odakların karşısında bu imkan ve araçtan en etkin biçimde yararlanmak hepimiz için bir sorumluluktur. Türkiye olarak bizler, iletişim ve medya alanını, adalet ve hakikat merkezli yaklaşımımızın mütemmim bir cüzü olarak değerlendiriyoruz.”

    Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla birlikte manipülasyon ve dezenformasyonla hakikatin marjinalleştirilmesine karşı durduklarını belirterek, illüzyon endüstrisinin kurduğu hegemonyaya, adaletsiz temsil biçimlerine, mazlumların sesini kısan tekelci yapılara karşı adil ve kapsayıcı bir anlatı inşa etme gayretinde olduklarını söyledi.

    Türkiye olarak amaçlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde küresel düzlemde daha adil, daha hakkaniyetli ve barışçıl bir dünya düzeninin tesis edilmesine ön ayak olmak olduğunu vurgulayan Duran, “Bizler insana karşı bencil ve pragmatik yaklaşımları reddeden, merhameti, vicdanı ve adaleti merkeze alan bir anlayışla hareket ediyoruz. Bu festival, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’nin çizdiği küresel adalet ve hakkaniyet eksenli rotanın, kültür, sanat ve medya dünyasındaki mümtaz bir yansımasıdır.” ifadelerini kullandı.

    Duran, organizasyona katılan tüm belgesel yönetmenlerini, yapımcıları, sinema emekçilerini ve TRT’yi kutlayarak, 17. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’nin küresel adaletin sağlanması ve insanlığın ortak vicdanını harekete geçirmesi yolunda bir eşik olması temennisinde bulundu.

    İletişim Başkanı Duran, törende ayrıca kategorilerinde dereceye girenlere ödüllerini verdi.

  • Ceza İnfaz Personeli Günü Kutlandı

    Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, 6 Haziran Ceza İnfaz Personeli Günü nedeniyle program düzenlendi.

    Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan programa, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı adına Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş, cumhuriyet savcıları İbrahim Yakut ve Bilal Kaygusuz, Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Murat Sayar, Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ercan Gündoğdu, Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Gürsel Beliye, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ahmet Kahraman, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürü Cihat Çanak ile kurum personelleri katıldı.

    Törenin ardından heyet, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk’i makamında ziyaret etti. Ziyarette, Ceza İnfaz Personeli Günü kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgi verilerek ceza infaz hizmetlerinin adalet sistemindeki yeri ve önemi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

    Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk de ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik personelinin özverili çalışmalarından duyduğu memnuniyeti ifade ederek, çalışanların gününü kutladı.

    Program kapsamında daha sonra Bursa Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Reha Asan ziyaret edildi.

    Ziyarette ceza infaz hizmetlerinin etkinliği, kurumlar arası iş birliğinin önemi ve adalet hizmetlerinin daha verimli yürütülmesine yönelik çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Adalet Komisyonu Başkanı Reha Asan da tüm personele başarı ve iyi dileklerini iletti.

    Son olarak Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ı makamında ziyaret eden heyet, 6 Haziran Ceza İnfaz Personeli Günü kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgi sundu.

    Ziyarette, ceza infaz kurumları ile Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yürütülen hizmetlerin adalet sisteminin etkin işleyişine ve toplumsal huzurun sağlanmasına sunduğu katkı vurgulandı.

    Vali Erol Ayyıldız, kamu düzeninin korunmasında ve adalet hizmetlerinin yerine getirilmesinde önemli bir görev üstlenen ceza infaz personelinin 6 Haziran Ceza İnfaz Personeli Günü’nü kutlayarak, tüm personele çalışmalarında başarı diledi.

    Program vesilesiyle, ceza infaz hizmetlerinin yerine getirilmesinde görev yapan tüm personelin fedakarlık ve özveriyle sürdürdüğü çalışmalar bir kez daha takdirle karşılanırken, kamu hizmetinin etkin, verimli ve insan odaklı bir anlayışla sürdürülmesinin önemine vurgu yapıldı.

  • Narin Güran Davasında Protesto

    Narin Güran Davasında Protesto

    Narin Güran’ın babası Arif Güran ile ağabeyi Baran Güran, mahkeme tarafından verilen kararı Şişhane Meydanı’nda protesto etti.

    Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni Eğertutmaz Deresi’nde bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın davasında mahkeme, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ile amca Salim Güran’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırmıştı. Mahkemenin kararı Yargıtay tarafından onanırken, Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası ‘eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım’ kapsamında değerlendirildiği gerekçesiyle bozulmuştu. Nevzat Bahtiyar’ın yeniden görülen davasında mahkeme, sanığı ‘nitelikli kasten öldürmeye yardım’ suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

    Narin’in babası ve ağabeyinden Şişhane Meydanı’nda karara protesto

    Öte yandan, konuya ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Acılı baba Arif Güran ile ağabey Baran Güran, mahkeme tarafından verilen kararı protesto etmek için Şişhane Meydanı’na geldi. Burada açıklama yapan baba ve oğlu, Narin Güran’ın davasında adalet sağlanması çağrısında bulunarak, karara tepki gösterdi. Aileye destek için gelen bazı kişiler, zanlının Nevzat Bahtiyar olduğunu ileri süren ve hapis cezası alan aile üyelerine özgürlük yazılarının bulunduğu pankartlar ile Arif Güran’a destek verdi.

    “Sadece Narin’in hakkını kaybetmediler, bütün ailenin hakkını yok ettiler”

    Narin’in babası Arif Güran meydanda yaptığı açıklamada, “Bizim buraya gelmemizin sebebi Narin için adalet. Narin’in adaleti için buradayız. Sadece burada değil, Türkiye’nin her yerinde nerede bir Narin için adalet olursa ben oraya gideceğim. Kızımın adaleti ne kadar cezalar verse bile, kızım nerede katledildi, kim katletti, kesin bir sonuç mahkeme elimize vermediği için mecburen kendi kızımızın adaletini arıyoruz. Bugün sadece Narin’in hakkını kaybetmediler, bütün ailenin hakkını yok ettiler. Doğmamış çocukların hakkını kaybettiler” şeklinde konuştu.

    Narin’in ağabeyi: “Kendi kızımızı öldürecek kadar zalim insanlar değiliz”

    Narin’in ağabeyi Baran Güran ise açıklamasında, “Bizim bu yola çıkmamızın en büyük sebeplerinden biri, önce Narin için. Narin’in hakikati yerine gelsin diye. Asıl faili, asıl hak ettiği cezayı alsın diye. İçimiz yanıyor. Biz gerçekten kendi kızımızı öldürecek kadar vahşi bir aile değiliz. Biz kendi çocuklarımıza zarar verip, gidip komşulara verecek cani bir aile değiliz. Bizim bütün çocuklarımızın resimlerine bakarsanız hepsinin üstündeki kıyafetinden ve yüzlerindeki mutluluktan anlayabilirsiniz. Her şeyden önce Narin ve daha sonra ailesi için adalet diyoruz. Tabii geldiğimiz süreçte anne, ağabey ve amca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yedi. Bunun sebebini ne hukuken açıklayabilirler ne de resmi bir dilden bize bir açıklama yapabiliyorlar. Çünkü ceza verdikleri sözde maddi delil olarak belirledikleri hiçbir şey somut değil. Ben burada ülkemin güzel insanlarına sesleniyorum. Gerçekten biz kendi kızımızı öldürecek kadar zalim insanlar değiliz. Siz hiç katillerin adalet nöbeti tuttuğunu gördünüz mü? Siz hiç katillerin her gün bir memlekette ses duyurduğunu gördünüz mü? Biz ilk günden beri bu ülkede memleket bırakmadık” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

  • Başkan Yetişkin’den Kurban Bayramı mesajı

    Başkan Yetişkin’den Kurban Bayramı mesajı

    Efelr Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Kurban Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda birlik, beraberlik, dayanışma ve adalet vurgusu yaptı. Bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren özel günler olduğunu ifade eden Başkan Yetişkin, Efeler Belediyesi olarak vatandaşların huzurlu bir bayram geçirebilmesi için gerekli tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirtti.

    Başkan Anıl Yetişkin mesajının devamında, “Bayramlar; paylaşmanın, dayanışmanın, yardımlaşmanın ve birbirimizi daha iyi anlamanın en kıymetli zamanlarıdır. Kurban Bayramı da bizlere; birlik olmanın, sofraları paylaşmanın, ihtiyaç sahiplerini gözetmenin ve kardeşlik duygularını büyütmenin önemini bir kez daha hatırlatmaktadır. Bugün ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu değerlerin başında; adalet, hak, hukuk, eşitlik ve toplumsal dayanışma geliyor. Bizler, Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkarak; herkesin kendini güvende hissettiği, emeğin değer gördüğü, adaletin herkese eşit uygulandığı bir gelecek için çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki adaletin olduğu yerde huzur, huzurun olduğu yerde umut vardır. Efeler Belediyesi olarak bizler de bu anlayışla, yalnızca bayram günlerinde değil yılın her döneminde vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Kurban Bayramı süresince hemşehrilerimizin huzurlu, sağlıklı ve güvenli bir bayram geçirebilmesi için tüm ekiplerimizle gerekli hazırlıkları tamamladık. Vatandaşlarımızın kabir ziyaretlerini rahatlıkla yapabilmeleri için ücretsiz servis hizmetlerimizi planladık, kurban kesim noktalarımızı belirledik. Kentimizin farklı noktalarında ihtiyaç duyulan tüm önlemleri alarak bayram sürecine hazır hale geldik. Bayramın gerçek anlamının; yalnızca kutlamak değil, paylaşmak ve birbirimize sahip çıkmak olduğuna inanıyoruz. Hiçbir çocuğun mutsuz olmadığı, hiçbir annenin kaygı duymadığı, hiçbir vatandaşın kendini yalnız hissetmediği bir ülke umuduyla çalışmayı sürdüreceğiz. Bu güzel bayramın; ülkemize huzur, bereket ve umut getirmesini diliyor, dayanışmanın büyüdüğü, adaletin tahsis edildiği nice güzel günlere vesile olmasını temenni ediyorum. Başta Efelerli hemşehrilerim olmak üzere tüm vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, mutluluk, barış ve adalet dolu bir bayram diliyorum” ifadelerine yer verdi. – AYDIN

  • Kurtulmuş’tan Küresel Adalet Vurgusu

    Kurtulmuş’tan Küresel Adalet Vurgusu

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve “Terörsüz Türkiye” hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi.

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır” dedi.

    “Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit”

    Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir” diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti.

    “Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok”

    Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, “Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır” dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, “Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur” ifadelerini kullandı.

    “Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı”

    Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Sivil Toplum Buluşması”nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen “Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği” toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı.

    “Dünyada güç dengeleri değişiyor”

    Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, “Böyle bir dünya sistemi yürümez” dedi.

    “Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor”

    Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, “Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır” diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

    “Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı”

    Konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. “Büyük mesafe alınmıştır” diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, “Bu işi hep beraber bitireceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var”

    Devlet geleneğinde “Nizam-ı Alem” anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, “Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız” dedi.

    Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı. – BURSA