Ekrem İmamoğlu’nun, İBB soruşturmaları kapsamında 50 kişi ile birlikte tutuklanıp görevden alınması gündemden düşmezken, bu kişilerden biri olan İBB Genel Sekreteri Mahir Polat’ın geçtiğimiz günlerde önemli biçimde rahatsızlanarak cezaevinden hastaneye kaldırılması tartışma yarattı. Bu bahiste MHP’li Feti Yıldız Türkiye’de düşman ceza hukuku yoktur. Ömür hakkı tüm hakların üzerindedir” diye yazdı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün yayımladığı bayram mesajında, İBB tutuklamalarıyla ilgili “Kimin suçlu olup kimin suçsuz olduğu derhal tefrik ve temin edilmelidir. Hukuk herkese lazımdır” ifadelerini kullanması sonrasında MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da bir açıklama paylaştı.
Yıldız, isim vermeden tutuklandıktan sonra hastaneye kaldırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’la “Tutuklama yerine başka tedbirler düşünülmelidir” dedi.
“TÜRKİYE’DE DÜŞMAN CEZA HUKUKU YOKTUR”
Sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı iletisinde Feti Yıldız, şu tabirlere yer verdi:
“Ceza muhakemesi, suça husus fiilin işlenip işlenmediği, işlenmişse failin kim olduğu ve faille hareket ortasındaki bağın ne olduğunun tereddüde yer bırakmayacak halde tespit edilerek harekete uygun hangi yaptırımın uygulanacağı sorularının cevaplandığı ve bu surette maddi gerçekliğe ulaşmanın hedeflendiği uzun ince bir yoldur. Son aylarda en çok duyduğumuz şey, masumiyet karinesi ve düşman ceza hukuku tabirleridir. Anayasa 38/4’e nazaran suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse hatalı sayılmaz. Kelam konusu düzenleme bir karineyi tabir eder. Karine aslında Ceza Muhakemesine yabancıdır. Ceza Muhakemesiyle çelişmeyen prensip kuşkudan sanık yararlanır prensibidir.
Çoğu muhafaza önleminin bilhassa kamu menfaati hedefiyle hürriyeti kısıtlamanın, tutuklama müdafaa önleminin masumiyet karinesi ile ne ölçüde bağdaştığı aslında akademik bir tartışma mevzusudur. Ceza Yargılamasında “ölçülülük” unsuru ayaklar altında kalmıyorsa, mutlak mecburilik yoksa, tutuklama yerine diğer önlemler düşünülmelidir. Tutuklulara Düşman Ceza Hukukunun uygulandığı savı iğrenç bir iftiradan ibarettir. Türkiye’de düşman ceza hukuku yoktur. Yeri gelmişken bir sefer daha lisana getirelim…. Hayati tehlikesi bulunan tutuklunun tedavisinin yapılması yasal bir zorunluluktur. İnfaz daha sonra yapılabilir. Hayat hakkı tüm hakların önündedir.”