Mahalli Yönetimler Genel Seçimleri öncesi AK Parti Küçükçekmece Belediye Lider adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışması sırasında silahlı akın gerçekleştiren cürüm örgütü üyeleri hakkında hazırlanan iddianamenin ayrıntılarına ulaşıldı.
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve gönderildiği Küçükçekmece 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, cürüm örgütünün Bayram ve Feyzi Eminanç kardeşler tarafından kurulduğu ve yönetildiği belirtildi.
Örgütün 2016-2017 yıllarında Kanarya Mahallesi içerisinde ve etrafında, uyuşturucu ticareti ve hırsızlık yapan, torbacı olarak tabir edilen şahıslardan oluşan çete olarak nitelenebilecek küçük çaplı bir hata grubuyken, 2018 yılı ve sonrasında tesirini artırarak çok süratli bir halde büyüyerek faaliyet alanlarını genişlettiği belirtildi.
İddianamede, örgütün yaklaşık 100 üyesinin olduğu, silahlı takımların gerçekleştirdikleri hareketler sonrasında direkt hücre konutuna gitmeyip uzun bir seyahat sonrasında konutlara girdikleri, polis takibi altında olmaları halinde kısa aralıklarla sık araç ve ikamet değiştirerek kaçış tertibi yaptıkları anlatıldı.
Eminanç kardeşlerin örgüt faaliyetleri kapsamında elde ettikleri gelirlerinin artmasıyla birlikte sergiledikleri lüks yaşantılarının, uyuşturucuya olan sınırsız ulaşımlarının, bölgede yaşayan gelir düzeyi düşük ve uyuşturucu bağımlısı gençleri özendirdiği belirtilen iddianamede, örgütün Barış Boyun ve Can Dalton lakaplı Berat Can Gökdemir’le de yakın irtibatlı oldukları aktarıldı.
“BU SALDIRI DOĞRUDAN BANA YAPILDI”
İddianamede, AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay’ın beyanına yer verildi. Yeniay, 10 Şubat 2024’te Mardin Midyat Nazlıca Köyü Sakinleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğini ziyaret ettiklerini, ziyarette konuşma yaptığı masanın derneğin girişinde, sokaktan görülür halde camın yanında olduğunu söz ederek şunları kaydetti:
“Güvenlik zafiyeti yönünden en zayıf noktadaydık. Dışarıdan seri halde silah atışları gelmeye başladı. Biz bulunduğumuz noktadan derneğin iç tarafındaki güvenli bölgeye gittik. Konuşma yapmamız için bize ayrılan sedir doğrudan pencerenin kenarındaydı, dışarıdan bakıldığında hedef olabilecek en zayıf noktadaydık. Program 7-8 dakika gecikmeseydi o anda dışarıda fotoğraf çektirme ve vedalaşma merasiminde olacaktık. Biz doğrudan saldırının hedefi olacaktık.”
Yeniay, derneğin önünün silahların ateşlendiği noktaya çok yakın bir arada olduğunu belirterek “Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde saldırının doğrudan bana yapıldığı kanaatine ulaştım. Bu saldırı bana ve benim seçim ekibime yönelik olarak yapılmıştır. Büyük bir katliamın eşiğinden dönüldüğünü düşünüyorum.” halinde beyanda bulundu.
“SEÇİM HEYETİNE ATEŞ ETMEDİM”
İddianamede, hücumun düzenlendiği aracın içerisinde bulunan ve hakkında ayrıyeten soruşturma yürütülen suça sürüklenen çocuk Ç.S’nin ifadesi yer aldı.
Husumet nedeniyle Polat Ay’ın etrafta kendisini vuracağını söylediğini duyduğunu savunan sanık Ç.Ş. şunları kaydetti:
“Polat Ay’ı gördüğünü söylemişti ancak ateş etmeye gideceğimizi söylememişti. Beni sonra araba ile aldılar. Araç içerisinde sağ ön koltukta Mazlum Doğan, şoför koltuğunda Yasin Kaya, sağ arkada S.T. ortada ben, sol arkada da Barış Önal vardı. Ben araca bindiğimde Mazlum Doğan’ın önünde bir adet uzun namlulu silah olduğunu gördüm. Ben yanlarına geldiğimde bu silah esasen temin edilmişti. Solumda oturan Barış Önal’ın yanında iki silah vardı. Silahlardan birisini benim kucağıma attı ‘Bu silahı sen kullanacaksın.’ dedi. Bize ateş edin talimatını Barış Önal verdi. Havaya doğru iki el ateş ettim. Ben oradaki kalabalığa, polislere, ağır yaralanan kadına, seçim heyetine veya belediye başkan adayına ateş etmedim. Çok pişmanım.”
Hakkında ayrı soruşturma yürütülen suça sürüklenen çocuk S.T. de ifadesinde, olay günü arkadaşlarıyla iş yerinde oturduğunu, Yakup Altıner’in kendisini arayarak Tayfur Uçar ve ismini Polat Ay olarak bildiği şahısların 8-9 araçla dernek önünde beklediklerini söylediğini anlattı.
Sanıklardan Mazlum Doğan’ın kendilerine ateş açın diye bir talimat vermediğini savunan S.T, “Ancak o ateş edince biz de ateş etmeye başladık. Olayın heyecanıyla kendimi aracın tavanına doğru itip camdan çıkmak suretiyle kalabalığa doğru ateş açtım. Araçların arkasında saklanan insanlara, sokağa ve derneğe sürekli bir şekilde ateş eden kişi Mazlum Doğan’dır.” ifadelerini kullandı.
Sanık Mazlum Doğan ise ifadesinde, olay günü eşiyle tartıştığı için uyuşturucu kullandığını, mahallede suça sürüklenen çocuk S.T. ve sanık Barış Önal ile karşılaştığını anlattı.
Doğan, “S.T’nin elinde uzun namlulu bir silah gördüm bu sebeple aracın sunroofundan çıkıp ateş açan şahsın S.T. olduğunu söyleyebilirim. Araçtaki diğer şahısların hepsinin elinde de silah vardı. Bu şahısların hedefinin kim olduğunu, yapmış oldukları eylemin amacını bilmiyorum.”
SALDIRININ AZİZ YENİAY’A YÖNELİK OLDUĞU TESPİT EDİLDİ
İddianamede, hücum hareketinin belediye lider adayı Aziz Yeniay ve müdafaa takımındaki kolluk görevlilerine yönelik olarak yapıldığının net bir formda tespit edildiği aktarıldı.
DİLAN POLAT’IN POLİKLİĞİNİN KURŞUNLANDIĞI SİLAH
Yeniay’a düzenlenen atakta kullanılan uzun namlulu silahın, 10 Ekim 2023’te Ataşehir’de bulunan Dilan ve Engin Polat çiftine ilişkin “Dilan Poliklinik” isimli iş yerine uzun namlulu silahla yapılan taarruzda da kullanıldığı söz edilen iddianamede, polikliniğe hücum hareketini gerçekleştiren Murat Avcı ve Emircan Kardan’ın, Eminanç kardeşler suç örgütünün üyeleri oldukları vurgulandı.
İddianamede, silahın bu eylem dışında suç örgütü tarafından gerçekleştirilen 3 farklı eylemde daha kullanıldığının tespit edildiği kaydedildi.
İSTENEN CEZALAR
İddianamede suç örgütünün elebaşları firari Bayram ve Feyzi Eminanç ile Türkiye’de bulunan “Sefir” kod isimli temsilcileri Ömerhan Çeken’in “suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak” suçundan 5’er yıldan 12’şer yıla, 5 kişiye karşı “tasarlayarak kamu görevlisini kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 65’er yıldan 100’er yıla, “mala zarar verme” suçundan 1 yıl 8’er aydan 15’er yıla kadar, ayrıca “ruhsatsız silah taşıma” suçundan ise 2’şer yıldan 4’er yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İddianamede, Aziz Yeniay’a yönelik düzenlenen silahlı taarruzda aracın içinde bulunan sanık Mazlum Doğan’ın da “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” kabahatinden 2 yıl 6 aydan 6 yıla, 5 şahsa yönelik “tasarlayarak kamu görevlisini öldürmeye teşebbüs” hatasından 65 yıldan 100 yıla, “mala zarar verme” cürmünden 1 yıl 8 aydan 15 yıla, “ruhsatsız silah taşıma” kabahatinden da 2 yıldan 4 yıla kadar mahpusla cezalandırılması istendi.
İddianamede, cürüm örgütü üyesi 57 sanık hakkında ise “suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olma”, “mala zarar verme”, “kasten öldürmeye teşebbüs” üzere farklı kabahatlerden değişen müddetlerde mahpus cezası öngörüldü.