Gamze Taşcıer, Bakan Işıkhan’ın asgari ücretle ilgili açıklamalarını eleştirerek, enflasyonu vurguladı.
(ANKARA) – CHP Emek Ofisleri Koordinatörü ve Genel Lider Yardımcısı Gamze Taşcıer, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın asgari ücrete yönelik “Vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmeyecek bir tutar ile işçilerimiz ve işverenlerimizin maksimum faydasına olacak ortak bir rakam olması için gayret edeceğiz” açıklamasına tepki gösterdi. TÜİK tarafından açıklanan Kasım ayı enflasyonuyla birlikte asgari ücretin 11 ayda 5 bin 47 lira eridiğini vurgulayan Taşçıer, “Sayın Bakan, ‘Vatandaşı enflasyona ezdirmeyeceğiz’ diyor, ama asgari ücretlinin, emeklinin, emekçinin cüzdanındaki para her geçen gün eriyor” dedi.
Taşcıer, yaptığı yazılı açıklamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın minimum fiyata yönelik “Vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmeyecek bir tutar ile işçilerimiz ve işverenlerimizin maksimum faydasına olacak ortak bir rakam olması için gayret edeceğiz” açıklamasına reaksiyon gösterdi.
Vedat Işıkhan’ı “Süslü sözlerle gerçekleri örtbas etmeye, yükselen tansiyonu düşürmeye çalışıyor ama halkın gerçek enflasyonu katlanarak artıyor. Unutmasınlar, halk bu adaletsizlikleri unutmaz. Sandık günü geldiğinde, işçinin hakkını gasp edenlerden, milyonları yoksulluğa mahkum edenlerden hesap sorulacak” kelamlarıyla eleştiren Taşcıer, yılbaşındaki satın alma gücünü çoktan kaybetmesine karşın taban fiyata orta artırım yapılmadığını belirtti. Taşcıer, şunları kaydetti:
“Bakan Işıkhan, vatandaşları enflasyona ezdirmeyecek bir meblağdan bahsediyor. Bu sayı nedir? Şayet TÜİK’in manipüle ettiği enflasyonsa, 2024 yılının ilk on ayında tüketici fiyatları yüzde 42,77 oranında arttı. Buna karşılık, yılbaşında belirlenen net asgari ücretin satın alma gücü, Kasım ayı itibarıyla 11.955 lira seviyesine geriledi. Diğer bir ifadeyle asgari ücret yılbaşına göre yüzde 29,7 oranında reel olarak değer kaybetti. Asgari ücretli, iktidarı yarattığı ekonomik enkazın altında kalmış. Daha nasıl ezilecekler? Sayın Bakan’ın ‘maksimum fayda’ dediği şey, milyonlarca çalışanın ultra yoksullukla sefalet fiyatına mahkum edilmesidir. İbretle izliyoruz. Çocuklarının temel gereksinimlerini karşılayamayan, kirasını ödeyemeyen, markete gidip eli boş dönen milyonlarca işçi için hangi yarardan kelam ediyorlar? Bu hükümetin ‘maksimum fayda anlayışı’; IMF soslu Orta Vadeli Program ile hedeflenen enflasyona nazaran maaşları üç kuruş artırıp, yüzde 44’lere ulaşan yeniden değerlendirme oranlarını dikkate alıp erdiğini geri almaktır. Zengini daha zengin, fakiri daha da yoksullaştırmaktır.
“Bu yönetim anlayışı, işçinin emeğini pazarlık malzemesi yapmaktan başka bir şey değildir”
Bakan Işıkhan’ın tek yaptığı, hayali bir adalet tablosu çizip insanlara umut satmak. Lakin halkın gerçek enflasyonu ortada. ‘Enflasyona ezdirmeyeceğiz’ dedikleri taban ücretlinin sofrasından yalnızca bir ayda 2 kilo tavuk eti, 14 litre süt, 51 adet yumurta, 4 kilo yoğurt ve 21 adet ekmek eksildi. Asgari ücretlinin cüzdanındaki para her geçen gün eriyor. Bu idare anlayışı, çalışanın emeğini pazarlık materyali yapmaktan öbür bir şey değildir. Üstelik bu açıklamalar, iktidarın halktan ne kadar kopuk olduğunu bir defa daha göstermiştir. Bugün bir minimum fiyatlı, yılbaşındaki maaşıyla alabildiği temel gereksinimlerin yüzde 30’unu kaybetmiş durumda. Bu kaybı telafi edecek bir planları da yok.”