Category: Uncategorized

  • Trendyol Süper Lig’de 1. hafta programı açıklandı

    Trendyol Süper Lig’de 1. hafta programı açıklandı

    Trendyol Süper Lig’de yeni sezonun ilk hafta fikstürü belli oldu. Perdeyi, geçtiğimiz sezonu zirvede tamamlayan son şampiyon Galatasaray açıyor; sarı-kırmızılılar cuma günü kendi sahasında Çorum FK’yı ağırlayacak. Haftanın perdesi ise pazartesi günü oynanacak Samsunspor – Göztepe mücadelesiyle kapanacak.

    Trendyol Süper Lig’in 1. haftasının programı şöyle:

    14 Ağustos Cuma

    • 21.30 Galatasaray – Çorum FK

    15 Ağustos Cumartesi

    • 19.00 Konyaspor – Çaykur Rizespor
    • 19.00 Kasımpaşa – Trabzonspor
    • 21.30 Gaziantep FK – Corendon Alanyaspor
    • 21.30 Gençlerbirliği – Fenerbahçe

    16 Ağustos Pazar

    • 19.00 Başakşehir – Kocaelispor
    • 21.30 Amed Sportif Faaliyetler – Erzurumspor FK
    • 21.30 Beşiktaş – Eyüpspor

    17 Ağustos Pazartesi

    • 21.30 Samsunspor – Göztepe
  • 253 tekneyle Boğaz’da şehit anısına kortej

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında, darbe girişiminde hayatını kaybeden 253 şehit anısına İstanbul Boğazı’nda tekne geçişi düzenlendi. 253 teknenin katıldığı kortej havadan görüntülendi.

  • Kurtulmuş: 15 Temmuz darbeler geleneğini tarihe gömdü

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ” Osmanlı’nın son döneminden itibaren, Cumhuriyet tarihimiz boyunca da devam eden ve özellikle çok partili siyasi hayatımızda sıkça gördüğümüz 30 Mayıs 1876 Sultan Abdülaziz Han’a karşı yapılan darbenin bir nevi devamı olan darbeler zincirine milletimiz 15 Temmuz gecesinin sabahı damga vurmuş ve artık darbeler geleneğini tarihin çöplüğüne atmıştır.” dedi.

    Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla TBMM Tören Salonu’nda “İrade Bizim, Zafer Bizim” temasıyla düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni’nde konuştu.

    15 Temmuz 2016’daki hain darbe teşebbüsünün üzerinden 10 yıl geçtiğini anımsatan Kurtulmuş, o gece yaşananları hem öfkeyi asla dindirmemek hem de hesap sorma iradesini asla kaybetmemek için hatırlamak gerektiğini söyledi.

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, o gece yaşananların öncesi ve sonrasıyla birlikte ibret alarak, ders çıkararak Türkiye’nin daha sağlıklı, daha güçlü yarınlara gitmesi için hep birlikte mücadele etmenin önemine işaret etti.

    15 Temmuz’da darbeye karşı direnirken şehit olanları yad eden Kurtulmuş, “Şehitlerimizin ruhaniyetinin aramızda olduğu bilinciyle bu 10. yıl anmasını hep birlikte gerçekleştiriyoruz.” diye konuştu.

    Türk tarihinin en önemli gecelerinden birisinin 15 Temmuz gecesi yaşandığının altını çizen Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

    “Bir tarafta ihanetin, bir tarafta cesaretin yer aldığı, bir tarafta kahramanlığın fevkalade yüksek derecede ortaya konulduğu, diğer tarafta da herhalde bu toprakların tarihi boyunca gördüğü en büyük hainliğin sergilendiği bir geceydi. O gece tankların önüne çıkarak çıplak elleriyle tankları durdurmaya çalışanlarla milletin kendilerine verdiği silahların arkasına sığınanlar arasında bir mücadele oldu. O gece, inançları, değerleri ve vatanına sahip çıkmak için tereddütsüz canını feda edenlerle emperyalistlerin kuklası, uşakları, piyonları arasında büyük bir mücadeleye sahne oldu.

    O gecenin her bir dakikası fevkalade önemli hatıralarla doludur. Ama sonuç itibarıyla o gecenin bize bıraktığı en büyük miras, demokrasi ve milli iradenin zaferidir. Esasında Osmanlı’nın son döneminden itibaren, Cumhuriyet tarihimiz boyunca da devam eden ve özellikle çok partili siyasi hayatımızda sıkça gördüğümüz 30 Mayıs 1876 Sultan Abdülaziz Han’a karşı yapılan darbenin bir nevi devamı olan darbeler zincirine milletimiz 15 Temmuz gecesinin sabahı damga vurmuş ve artık darbeler geleneğini tarihin çöplüğüne atmıştır. 15 Temmuz’un en büyük kazanımlarından birisi buydu.”

    “O sadece bir telefon görüşmesi değil, zalimlerin, hainlerin ayarını bozan, milleti cesaretlendiren önemli bir mesajdı”

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, 15 Temmuz’daki kahramanlık destanının yazılmasında 5 önemli gücün önemine dikkati çekerek, bu güçler bir araya geldiği için büyük bir destansı mücadelenin ortaya çıktığını belirtti.

    Her şeyden evvel birinci önemli gücün siyasi liderliğin gücü olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Sayın Cumhurbaşkanımız darbenin en zor, en karanlık saatlerinde milletimizi bir televizyon kanalına bağlanarak, ‘Ben buradayım, siz de sokaklara çıkın, direnin ve bu adamlara haddini bildirin’ mesajını vermesiyle birlikte milyonlar sokaklara döküldü. O akşam belki sadece Türkiye tarihi için değil, dünya demokrasi tarihi için de siyasi liderlikle halkın arasında kurulabilecek sıcak mesajın hangi önemli sonuçları doğurabileceği çok net bir şekilde ortaya koydu. Bir kere daha Sayın Cumhurbaşkanımıza, kendi huzurunda milletimiz adına şükranlarımı ifade ediyorum. O sadece bir telefon görüşmesi değil, zalimlerin, hainlerin ayarını bozan, milleti cesaretlendiren önemli bir mesajdı.” değerlendirmesini yaptı.

    “Meclis’in toplanmış olması milletin ve demokrasinin gücünü ortaya koymuş oldu”

    15 Temmuz 2016’daki FETÖ darbe girişimine karşı direnişte ikinci büyük gücün TBMM’nin gücü olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın tereddütsüz bir şekilde Meclis’i toplantıya çağırması ve Meclis’teki bütün siyasi partilerin bu çağrıya uymasıyla büyük bir demokrasi direnişinin ortaya konulduğunu ifade etti.

    Çok sayıda milletvekilinin hızla Meclis’e gelerek Genel Kurul’da oturumu başlattığını, oturum sürerken hainlerin bombaları attığını söyleyen Kurtulmuş, “Meclis’in toplanmış olması, kot pantolonlarıyla, spor kıyafetleriyle milletvekillerimizin demokrasiye sahip olması, inanın ki hem bu adamların, bu maşaların hem de efendilerinin ayarını bozdu, milletin ve demokrasinin gücünü ortaya koymuş oldu.” diye konuştu.

    Üçüncü büyük gücün ise camilerin minarelerinden yükselen sela sesleri olduğunu anlatan Kurtulmuş, “Sela seslerinin o diriltici nefesiyle birlikte milletimiz yeniden o çok sağlam köklerini hatırladı, imanını tazeledi, tabiri caizse bir tecdid-i imanla sokaklara çıkıp, ‘Ya Allah, Bismillah’ diyerek bu hainlerin karşısına dikildi. Minarelerden yükselen sadece sela sesleri değildi, minareden yükselen bu milletin maneviyatının verdiği komutlar, bu milletin güçlü imanının ortaya koymuş olduğu büyük cesaret örneğiydi.” ifadelerini kullandı.

    “Milletimiz hadsizlere haddini en güçlü şekilde bildirmiş oldu”

    Kurtulmuş, dördüncü büyük gücün ise ailesini bir tarafa bırakıp hiç tereddüt etmeden ölümü göze alarak sokağa çıkan milletin gücü olduğunu vurgulayarak, “Milletimiz aslında sokağa çıkmasıyla birlikte sadece bir kalabalık olmadığını, millet olma bilincini yeniden sahiplendiğini de ortaya koydu ve Allah’ın izniyle bu hadsizlere haddini en güçlü şekilde bildirmiş oldu.” dedi.

    O gecenin ihmal edilmemesi gereken bir diğer gücünün de medya olduğunu belirten Kurtulmuş, “Türk medyasının hemen hemen tamamına yakını, kahir ekseriyeti o gece bu sınavı olumlu bir şekilde verdi. Neredeyse tamamına yakını darbenin karşısında durdu ve elindeki imkanları kullanarak birçok devlet yetkilisinin televizyon kanallarına bağlanmasını temin ederek milletin moralini artırmaya vesile oldu.” diye konuştu.

    Kurtulmuş, darbe girişiminin 10. yılında daha serinkanlı bir değerlendirme yapmak durumunda olduklarını ifade etti.

    “Acımızı diri tutacağız, öfkemizi asla dindirmeyeceğiz ama ülkemizi hiçbir zamanda böylesine yanlış yollara sapılmasına müsaade etmeyecek dersler çıkararak yolumuza devam edeceğiz.” diyen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Herhalde çok sayıda çıkardığımız dersin en başında gelen, devletin herhangi bir grup, herhangi bir zümrenin nüfuz alanı olmaması gerektiği gerçeğidir. Devlet, kimsenin babasının malı değildir. Devlet, 86 milyonun, hepimizin ortak şemsiyesi, manevi gücü, sığınağıdır. Bu çerçevede Türkiye’nin çok partili siyasi hayatında çoğu zaman şahit olduğumuz darbe teşebbüslerinde de gördüğümüz gibi devlet şu ya da bu güruhun ele geçireceği bir yer değildir. Devlet, Allah rızası için milletin verdiği oylarla hizmet edilecek bir makamdır.

    Hiç şüphesiz aldığımız derslerden birisi de milletimizin aydınlık geleceğinin açıklık, şeffaflık, kurumlarına bağlı sistem anlayışı ve güçlü kurumların varlığından geçtiğidir. Türk Silahlı Kuvvetlerini bu FETÖ’cü hainlerin nasıl zayıflattığını, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu hainlerden temizlendikten sonra çok daha iyi şekilde anlıyoruz. Dolayısıyla kurumların gücü, şeffaflık, açıklık ve kurala bağlı bir sistem anlayışından geçmektedir. Yine aynı şekilde güçlü devlet anlayışı, derin demokrasi geleneği ve hukukun üstünlüğüyle taçlanabilecek bir alandır. Yine milli dayanışmamız, milli bekamızın temel şartıdır. Eğer o akşam tereddütsüz, siyasi farklılıkları bir tarafa bırakarak milletimiz milli dayanışma bilinciyle sokaklara çıkmamış olsaydı belki sonuç farklı olacaktı.”

    “Terörsüz Türkiye’yi milli bekamızın en önemli unsurlarından birisi olarak inşa edeceğiz”

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, kardeşliği büyüten, adaleti tahkim eden, meşru siyaseti zenginleştiren ve genişleten, milli iradeyi her şeyin üstünde tutup merkeze alan bir yolu benimsediklerini belirterek, bu istikamette yürürken bu yolu daha hızlı ve güçlü yürümek maksadıyla iki önemli ödevin bulunduğunu bildirdi.

    Kurtulmuş, şunları kaydetti:

    “Önemli ödevlerimizden birisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, Sayın Devlet Bahçeli’nin de fevkalade yol göstericiliğiyle başladığımız Terörsüz Türkiye sürecini Allah’ın izniyle başarıya ulaştırmak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasaları hazırlayarak son noktaya ulaşabilmektir. Böylece 50 yılımızı kaybettiğimiz terörün karşısında bir daha hiçbir şekilde bu ülkenin bir tek evladının eline silah almayacağı bir ortamı hazırlayacağız ve tam manasıyla Terörsüz Türkiye’yi milli bekamızın en önemli unsurlarından birisi olarak inşa edeceğiz.”

    Bu yolda yürürken ikinci büyük ödevin bu millete yaraşır yeni, güçlü bir anayasa olduğunu belirten Kurtulmuş, “Yıllarca konuştuğumuz bu mesele çağdaş, demokratik, katılımcı, kapsayıcı, milli bir anayasa anlayışıyla ele alınmalı ve ümit ederim ki Terörsüz Türkiye’yle ilgili işlerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tamamladıktan sonra bütün siyasi partilerin ortak çabasıyla yeni bir anayasa yapma sürecini de en kısa süre içerisinde başlatmalıyız.” dedi.

    Kurtulmuş, töreni teşrif eden Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere bütün katılımcılara teşekkür ederek, “Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah bu millet kıyamete kadar başı dik, kıyamete kadar kardeşçe, birlik, beraberlik içerisinde, hiçbir emperyalist gücün sözüne kulak asmadan güçlü bir Türkiye olarak yoluna devam edecektir. Allah milletimizi baki kılsın, devletimizi baki kılsın.” ifadesini kullandı.

    Törenden notlar

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende Kur’an-ı Kerim tilaveti icra edildi.

    Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un şehitler için dua ettiği törende, Erdoğan’ın 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı telefonla bağlandığı gece canlı yayında halkı meydanlara davet ettiği konuşma, o geceden görüntüler ile camilerden okunan selalardan hazırlanan video klip sinevizyona yansıtıldı.

    Törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağına 15 Temmuz Gazisi Emre Doğan, soluna ise 15 Temmuz Şehidi Necmi Bahadır Denizcioğlu’nun eşi Pınar Hazan Denizcioğlu oturdu.

    Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yüksek yargı üyeleri, kabine üyeleri, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, eski Başbakan Tansu Çiller, bazı eski TBMM başkanları, bazı siyasi partilerin genel başkanları ile temsilcileri, milletvekilleri, kuvvet komutanları, 15 Temmuz şehitlerinin aileleri, yakınları ve gaziler ile çok sayıda davetli katıldı.

  • 15 Temmuz Şehidi Ömer Takdemir, Ankara’da kabri başında anıldı

    15 Temmuz Şehidi Ömer Takdemir, Ankara’da kabri başında anıldı

    “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinlikleri kapsamında ilk olarak Çubuk Şehitler Anıtı’nda tören düzenlendi. Programda, Camii Kebir İmamı Uğur Arslan tarafından Kur’an-ı Kerim okundu, şehitler için dua edildi.

    Çubuk Kaymakamı Vehbi Bakır ile Belediye Başkanı Baki Demirbaş, törende şehit yakınları ve gazilerle bir süre sohbet etti.

    Daha sonra şehit Takdemir’in Yakuphasan Mahallesi’ndeki kabri başında düzenlenen anma programında Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi. Ayrıca, şehit yakınları ve 15 Temmuz gazilerine Türk bayrağı, Kur’an-ı Kerim ve plaket verildi.

    Bakır, programda yaptığı konuşmada, tüm şehitleri rahmet ve minnetle andıklarını belirterek, “Bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Rabbim, aileleri başta olmak üzere hepimize onların şefaatini nasip etsin. Bizleri de şehitlerimizin emanetine sahip çıkan kullarından eylesin.” dedi.

    Demirbaş da şehit Takdemir’i ve 15 Temmuz’da şehit olan vatandaşları rahmetle andıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

    “15 Temmuz şehidimiz Ömer Takdemir’i ziyaret ettik. O gece bu vatan için gençlerimiz, büyüklerimiz tankların önüne yatarak büyük bir destan yazdı. Tek vatanımız, tek bayrağımız ve tek ezanımız için Türk milletinin nasıl birlik olduğunu tüm dünya gördü. Şehitlerimizin mekanı cennet olsun.”

    Programa, Çubuk Cumhuriyet Başsavcısı Soner Asıl, AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Kılıç, MHP İlçe Başkanı Satılmış Ezandemir, Çubuk Terör Mağdurları Derneği Başkanı Zeki Avan, İlçe Müftüsü Kadir Demirlenk, kurum temsilcileri, gaziler ve şehit aileleri katıldı.

  • İzmit’te 15 Temmuz anma çadırı açıldı

    İzmit’te 15 Temmuz anma çadırı açıldı

    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Çadırı” ziyarete açıldı.

    Vali İlhami Aktaş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinesinde “İrade Bizim, Zafer Bizim” temasıyla İzmit Kent Meydanı’nda kurulan çadırı ziyaret etti.

    Anı defterini imzalayan Aktaş, beraberindeki protokol üyeleriyle çadırda bulunan belge ve fotoğrafları inceledi.

    Aktaş, 15 Temmuz’un hafızalarda canlı tutulması, demokrasi mücadelesinin gelecek nesillere aktarılması ve milli birlik ruhunun güçlendirilmesinin önemine değinerek, özellikle gençlerin çadırı ziyaret ederek kronolojik anlatımları, videoları ve içerikleri görmelerinin büyük önem taşıdığını belirtti.

    Vali Aktaş’a, Deniz Eğitim-Öğretim ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, İl Jandarma Komutanı Murat Bozkurt, Sahil Güvenlik Kuzey Marmara Grup Komutanı Ziya Can Gürsoy eşlik etti.

    15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde şehit olan vatandaşların fotoğrafları, hayat hikayeleri ve o gece yaşanan kahramanlıkları anlatan bilgilendirme panoları yer alıyor.

    Ayrıca, darbe girişimi sırasında yaşanan olayları konu alan video ve belgesel gösterimleri de sunuluyor.

  • Eda Ece depremzedelere yönelik sözleri için özür diledi: Hayatımın hatası, lütfen affedin

    Eda Ece depremzedelere yönelik sözleri için özür diledi: Hayatımın hatası, lütfen affedin

    Haluk Levent ve Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturmanın ardından 2023 yılında katıldığı bir ödül töreninde deprem bölgesindeki seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı büyük tepki çeken konuşma nedeniyle yeniden eleştirilerin hedefi olan oyuncu Eda Ece, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Tekrar özür dilediğini aktaran Ece, pişmanlığını anlattı.

    “HAYATIMDA HİÇBİR ZAMAN AHBAP DERNEĞİ’NE BAĞIŞTA BULUNMADIM”

    Ece sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Hayatımda hiçbir zaman Ahbap Derneği’ne bağışta bulunmadım. Hiçbir organizasyonlarında yer almadım. Bağış topladıklarında yardım etmedim. Hiçbir paylaşımda halkı bağış yapmaya yönlendirmedim. Çünkü çok yakınım olan bir arkadaşım, kendisinin başına gelen, yıllar öncesine dayanan şahsi olarak yaşadığı bir dolandırıcılığı ve ona yapılan terbiyesizliği bana söylemişti ve bu nedenle hiçbir zaman tam olarak güvenemedim, sevemedim. Uzak durdum, umarım doğru değildir, çok üzücü. O dönemde yaşadığım üzüntüyü hiç unutmadım. Orada başka dernekler vardı elbet ama biz kendimiz gittik. Ta ki hayatımın hatasını yapana kadar. Şubattan hazirana kadar bu kabusu yaşadıktan sonra, şubat kapağıyla ödül bana verilince, biz kapak çekimini bırakıp yardıma koştuğumuz için insanlığımdan dolayı o ödülü bana verdiklerini düşündüğüm için bu konu açıldı” diye konuştu.

    “DİLİMİ EŞEK ARISI SOKSAYDI, ÖZÜR DİLEDİM, YİNE DİLİYORUM”

    “Konuşmanın sonunda o kadar ağır hissettim ki bir espri yapma gereği duydum” diyerek sözlerine devam eden Ece, “Çünkü ben üzüldüğümde, bir acı yaşadığımda bunu gülerek atlatıyorum. Otomatik çıkıyor ağzımdan. Acılarla böyle baş ediyorum. O an bir espri yaptım. Keşke yapmasaydım. ve sadece o cümlem paylaşıldı. Dilimi eşek arısı soksaydı. O kadar üzüldüm, o kadar pişman oldum ki böyle bir şey söylememeliydim. Haksızlık ettim. O yüzden bu kadar senedir bana yazılan bütün hakaretleri, çocuğuma kadar edilen küfürleri sadece üzüntüyle okudum. Yıllardır ses çıkarmadım. Bir tek özür diledim, onu da kimse duymadı. Beni yerden yere vurmalarını izledim. Tam da peşinden hamile kaldım. Hamileyken de bu kabus devam etti. Çocuğum 2 yaşına geldi, hiç bitmedi bu linç. Ama hatalı bendim. Özür diliyorum. Daha önce de diledim, yine diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “OY HAKLARINA KARIŞMAK HADDİME DEĞİLDİ”

    “Başta depremzede vatandaşlardan ve kırdığım herkesten, devletimizden özür diliyorum” diyerek açıklamasını sürdüren Ece, “Oy haklarına karışmak benim haddime değildi. Gerçekten utanç içindeyim. Keşke o şakayı yapmasaydım. Haksızlık ettim. Yürekten özür diliyorum. Herkesi çok seviyorum. Bu ülke için hepimiz canımızı verecek insanlarız. Ayrımcı bir dil kullanmak benim gibi herkesi seven birinin yapacağı iş değildi. Bana yakışmadı. Tekrar özür diliyorum. Ömrümde ne kimsenin kötülüğünü istedim ne bir kimse hakkında kötü söz söyledim. Benden kötülük kimse göremez. Aklıma iyilikten başka bir şey gelmez. Yüreğim böyle değil, hamurum böyle kötücül değil. Tekrar özür diliyorum. Beni linçlemeyen, beni tanıyan, seven, beni savunmak zorunda hisseden insanlardan da özür diliyorum. Benimle beraber onlara bu stresi yaşattığım için onlardan da özür diliyorum. Lütfen beni affedin. Bir daha böyle bir hadsizlik yapmayacağım. Çünkü ben bu değilim” dedi.

  • Sarıkamış’ta 15 Temmuz’un 10. yıl dönümü anıldı

    Sarıkamış’ta 15 Temmuz’un 10. yıl dönümü anıldı

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yıl dönümü dolayısıyla Kars’ın Sarıkamış ilçesinde düzenlenen anma programı, geniş katılımla gerçekleştirildi. Gün boyunca devam eden etkinliklerde 15 Temmuz şehitleri rahmet ve minnetle anılırken, milli birlik, beraberlik ve demokrasiye sahip çıkma kararlılığı bir kez daha vurgulandı.

    Sarıkamış Kaymakamlığı koordinesinde düzenlenen programa Kaymakam Enis Aslantatar, Belediye Başkanı Serdar Kılıç, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Yüzbaşı Alim Burak Çelik, ilçe protokolü, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, şehit aileleri, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Anma programında ilçedeki camilerde Kur’an-ı Kerim tilaveti, Mevlid-i Şerif ve duaların okunmasıyla başladı. Daha sonra protokol üyeleri ve vatandaşlar, konvoy eşliğinde Yukarı Sarıkamış Şehitliği’ni ziyaret etti. Şehitlikte Kur’an-ı Kerim okunarak tüm şehitler için dualar edildi. Program kapsamında şehit kabirlerine karanfiller bırakılırken, vatan uğruna canlarını feda eden kahramanlar minnet ve rahmetle yad edildi.

    Anma etkinlikleri kapsamında İmam Hatip Ortaokulu bahçesinde fidan dikim programı gerçekleştirildi. Kaymakam Enis Aslantatar ve protokol üyeleri tarafından dikilen fidanlarla hem 15 Temmuz şehitlerinin hatırası yaşatıldı hem de gelecek nesillere bırakılacak en anlamlı emanetlerden biri olan yeşil bir çevre için farkındalık oluşturuldu. Programda yapılan konuşmalarda, şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının ve milli birlik ruhunun gelecek kuşaklara aktarılmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi.

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında Kaymakam Enis Aslantatar ve beraberindeki protokol üyeleri, Sarıkamış Şehit Aileleri Derneği ile Gazi Derneği’ni ziyaret etti.

    Ziyaretlerde şehit aileleri ve gazilerle yakından ilgilenen protokol üyeleri, onların talep ve önerilerini dinledi. Devletin her zaman şehit aileleri ve gazilerin yanında olduğu vurgulanırken, fedakarlıkları dolayısıyla kendilerine teşekkür edildi. – KARS

  • 15 Temmuz’un 10. yılında şehitler anıldı

    15 Temmuz’un 10. yılında şehitler anıldı

    Diyanet İşleri Başkanlığınca, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla “15 Temmuz Şehitlerini Anma ve Mevlid Programı” düzenlendi.

    Başkanlıktan yapılan açıklamaya göre, ülke genelinde düzenlenen program kapsamında, öğle namazı öncesinde tüm camilerde şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi.

    Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş da TBMM Camisi’nde gerçekleştirilen programa katıldı.

    Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Mevlid-i Şerif ve ilahiler okundu. Başkan Arpaguş’un yaptığı duayla şehitler rahmetle anıldı.

    Programa, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanı sıra, siyasi partilerin genel başkanları, grup başkanları, grup başkanvekilleri, komisyon başkanları, milletvekilleri, Meclis çalışanları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

  • CHP’li Meclis Üyesi Uyuşturucu ile Yakalandı

    CHP’li Meclis Üyesi Uyuşturucu ile Yakalandı

    KAYSERİ’de, otomobilinin bagajında 5 kilo kubar esrar ile yakalanan CHP Talas Belediye Meclis Üyesi, Avukat Alaattin Can Akkılıç tutuklandı.

    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kocasinan ilçesinde, şüphe üzerine bir otomobili durdurdu. Araçta yapılan aramada, bagaja gizlenmiş 5 kilogram kubar esrar ve esrar öğütme aparatı ele geçirildi. Uyuşturucu ilişkin Avukat Alaattin Can Akkılıç, İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındı. CHP Talas Belediye Meclis Üyesi olduğu belirtilen Akkılıç, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    PARTİDEN KESİN İHRAÇ İSTEMİYLE DİSİPLİN SÜRECİ BAŞLATILDI

    CHP Kayseri İl Başkanlığı, sanal medya hesabından konuyla ilgili yazılı açıklama paylaştı. Yapılan açıklamada, “Talas Belediye Meclis Üyesi Alaattin Can Akkılıç hakkında kamuoyuna yansıyan ve adli makamlara intikal eden gelişmeler üzerine Cumhuriyet Halk Partisi olarak gerekli değerlendirmeler yapılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi; hukukun üstünlüğünü, kamu görevinde etik ilkeleri ve toplum vicdanını her şeyin üzerinde tutan bir siyasi partidir. Hiçbir kişi ya da makam, partimizin temel değerlerinin ve ilkelerinin üzerinde değildir. Bu çerçevede, Alaattin Can Akkılıç hakkında yürütülen adli sürecin ciddiyeti dikkate alınarak, parti tüzüğümüz ve disiplin hükümlerimiz doğrultusunda partiden kesin ihraç istemiyle disiplin süreci başlatılmış olup, parti üyeliği ve partiyle ilişiği sonlandırılmıştır. Yargı sürecinin bağımsızlığına ve masumiyet karinesine saygımız tamdır. Adli sürecin sonucunu ilgili makamlar belirleyecektir” denildi.

    ‘HUKUKİ SÜREÇLERİN TAKİPÇİSİYİZ’

    AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ve Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da konuya ilişkin Talas Belediyesi’nde açıklamalarda bulundu. Bazı basın yayın organlarında, meclis üyesinin CHP’li değil AK Partili olduğu yönünde haberler yapıldığını belirten Hüseyin Okandan, “Dün akşam cereyan eden bir hadise, bir meclis üyesinin 5 kilo uyuşturucu yakalattığı, bununla alakalı gerekli emniyet işlemlerinin, hukuki işlemlerin yapıldığı ve tutuklandığının haberlerini gördük. Burada gayet doğal bir insani tepki verdik. Allah bizlerden ırak eylesin, gençlerimizi toplumumuzu bu işten ıslah etsin korusun. ‘AK Parti Talas Meclis Üyesi uyuşturucu yakalattı’ diye haberler yayın organlarınca hemen empoze edildi. Gerekli işlemler de başladı. Hukuki süreçlerin de takipçisiyiz” diye konuştu.

  • 15 Temmuz Hikayesi Konferansı

    15 Temmuz Hikayesi Konferansı

    Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminde yaşadıklarını “Bir İstanbul Polisinden 15 Temmuz Hikayesi” adlı konferansta anlattı.

    Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesince (NKÜ) 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Rektörlük Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferans, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

    Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden programda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca hazırlanan video gösterildi.

    Turanlı, buradaki konuşmasında, darbe girişimi sırasında İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli olduğunu belirterek, 15 Temmuz’un, İstanbul polisinin vatan hainlerine karşı kesintisiz mücadelesinde yaşadığı en uzun gece olduğunu söyledi.

    Turanlı, “O gece devletin kurumlarını, komuta sistemlerini, liderliğimizi, kriz yönetimimizi küresel fitne merkezi sınadı. ‘Bunlar ne yapabilir, nereye kadar yapabilir? Bu sefer olmasa bile bir başka gün halleri ne kadar güçlü kuvvetli?’ onu test ettiler. Bizim irademizi test ettiler, dünyada böyle iradesi test edilmiş ve böyle bir sonuç ortaya çıkmış çok az sayıda ülke vardır.” dedi.

    Turanlı, 15 Temmuz gecesi alınan kararların kritik önem taşıdığını, güvenlik güçlerinin zamanında ve koordineli müdahalesinin sürecin seyrini etkilediğini dile getirdi.

    Türkiye’nin 15 Temmuz gecesinden çok daha güçlenerek çıktığını belirten Turanlı, “Aşık olduğum devletim, aşık olduğum milletim bugün eskisinden çok daha güçlü. Kurumlar, her şey yerli yerinde. Bugün yine nöbet devam ediyor. Kahramanlar yine yerinde.” diye konuştu.

    Konferansta 15 Temmuz gecesine ait telsiz kayıtlarını dinleten Turanlı’nın telsizden ekiplere seslenişi salondakilere duygu dolu anlar yaşattı.

    Konuşmaların ardından Tekirdağ Valisi Recep Soytürk tarafından Turanlı’ya, vatan ve hürriyet şairi Namık Kemal’in kaleme aldığı “Celaleddin Harezmi” isimli eser hediye edildi. NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin de Turanlı’ya plaket takdim etti.

    Konferansın ardından NKÜ fuaye alanında 15 Temmuz Resim ve Fotoğraf Sergisi’nin açılışı yapıldı.

    Daha sonra Vali Soytürk, Rektör Prof. Dr. Şahin, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, İl Jandarma Komutanı Albay Ali Güngör, İl Emniyet Müdürü Turanlı ve protokol üyeleri, Demokrasi ve Milli Birlik Anıtı’nı ziyaret ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.