Kendisi Kazanırken Partiye Kaybettirmek

Yayınlama: 04.04.2025
A+
A-
Saros Araştırma Başkanı

İmamoğlu’nun yazdığı orta metrajlı senaryo işlememişti. Genel başkanlık hiç aklında yokken, Özgür Özel’in aklına bu fikri o soktu. Özel’i, ileride karşısına çıkabilecek en zayıf rakip olarak gördü. “Gel, genel başkan adayı ol, ben de cumhurbaşkanı adayı olayım” dedi. “İstanbul delegelerinden Anadolu’daki delegelere kadar her şeyi ayarlar, arkanda dururum” diyerek Özgür Özel’i cesaretlendirdi. Dediğini de yaptı. CHP tarihinde ilk kez bir genel başkan, seçimle koltuğunu bırakmış oldu.

İmamoğlu için şimdilik senaryo işliyordu. Yerel seçimlerde istediği isimleri belediye başkan adayı yaptı. Parti genel merkezine kendisine yakın isimleri yerleştirdi. CHP’nin resmî olmayan genel başkanı haline geldi. Yerel seçimlerde elde edilen başarıyı, Özgür Özel ve İmamoğlu yalnızca kendi zaferleri olarak gördü. Oysa Kemal Kılıçdaroğlu, “asla oy vermez” denilen seçmene oy verdirtmiş, “asla bir araya gelmez” denilen partileri bir araya getirmişti. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de hayatında CHP’ye oy vermemiş seçmeni ikna ederek bu sürecin önünü açmıştı. Bu sayede İYİ Partili ve DEM Partili seçmen negatif politize oldu ve yerel seçimlerde CHP’ye yöneldi. Böylece 22 yıllık AK Parti birinciliği sona erdi.

“Yiğidi öldür ama hakkını yeme” deriz ya, Özgür Özel bunu yapmadı. Hem yiğidi öldürdü hem de hakkını yedi. Kemal Bey ve ekibini tamamen diskalifiye ettiğini düşünen gayriresmî genel başkan İmamoğlu ve resmî genel başkan Özgür Özel, yavaş yavaş iç rekabete başladılar. Basında ve sosyal medyada, “Genel başkanlık koltuğunu dolduramıyor, İmamoğlu’nun gölgesinde başkanlık yapıyor” söylemleri dolaşmaya başladı. Bu durum, Özgür Özel’i harekete geçirdi. Kılıçdaroğlu’nu devirmek için yazılan senaryonun artık değişmesi, başrolün Özgür Özel olması gerekiyordu. Bunun için önce İmamoğlu’nun senaryodan çıkarılması lazımdı.

İşler Özgür Özel’in istediği gibi ilerledi. İmamoğlu’nun üniversite diplomasının sahte olduğu iddiaları ortaya atıldı. Ardından diploma aldığı üniversite, İmamoğlu’nun diplomasını iptal etti. Hemen sonrasında yolsuzluk iddialarıyla gözaltına alındı ve tutuklandı. Özgür Özel, İmamoğlu’nun gözaltına alınması sürecinde meydanlara indi ancak diploma meselesine aynı tepkiyi göstermedi. Neden mi? Çünkü artık lise mezunu olan İmamoğlu, cumhurbaşkanı adayı olamayacaktı. Özgür Özel için en büyük engel ortadan kalkmıştı.

Özgür Özel, İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasına sevindi mi? Elbette hayır. Ama bu durumu kendi lehine çevirdi ve tribünlere oynadı. Artık önünde onun gölgesinde kalabileceği biri yoktu. Daha önce, “Ben cumhurbaşkanı adayı değilim, bizim iki forvetimiz var, biri aday olur” diyen Özgür Özel, bir anda sessizliğe büründü. İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığına yönelik sloganların bir an önce bitmesini bekliyordu. Gündemin değişmesi gerekiyordu. Bunu sağlamak için de “Hadi boykot yapalım” dedi.

Peki, neden bir anda boykot çağrısı yaptı? Asıl amacı, Türkiye’yi İmamoğlu gündeminden uzaklaştırmaktı. Bunu da başardı. Bu arada, ikinci forvetten de bahsetmez oldu. Çünkü ikinci forvetin yedek kulübesinde bile oturmasına tahammülü yoktu. Zaten Mansur Yavaş’ın da yedekte kalmaya niyeti yoktu. Özgür Özel’in bu hamlelerini iktidar ise elini ovuşturarak izliyordu. “İşte, rakibimiz olacak aday Özgür Özel” diyordu. Çünkü Erdoğan’ın seçimlerde rahatlıkla yenebileceği bir rakipti.

İmamoğlu aday olursa seçimi kaybetme ihtimali vardı, ancak Mansur Yavaş ile karşılaşmak Erdoğan’ın asla istemediği bir senaryoydu. Özgür Özel ise gücüne göre hatta çok çok altında bir rakipti. İktidara yakın medya, Özgür Özel’i övüyor; “Sen büyüksün, sen yaparsın, sen özgürsün” diyerek destekliyordu. Muhalefete yakın medya ise “Kılıçdaroğlu aday olmamalı, bu durumda olursa ihanet olur” diyerek kamuoyunu yönlendiriyordu.

Özgür Özel için adeta gün doğmuştu. Bir gün CHP’ye genel başkan olacağını hayal bile edemeyen Özgür Özel, şimdi kendini cumhurbaşkanı adayı ilan etmek için gün sayıyordu. Ancak bu süreçte en büyük kaybı yaşayan kişi İmamoğlu oldu. Belediye başkanlığı gitti, cumhurbaşkanlığı adaylığı gitti. Cezaevindeyken belki genel başkan olur diye bir düşünce vardı. (Hâlâ olma ihtimali var. Pazar günü bir sürprizle genel başkanlığa aday gösterilebilir.) Ne kadar “Kemal Bey’e selam söyleyin, ellerinden öperim, beni burada yalnız bırakmasın” dese de artık sesini duyan yoktu.

Ne demişti Müslüm Baba?
“Son pişmanlık neye yarar…
Her şeyin bedeli var.”

Şimdi sorular şunlar:
• Pazar günü kongrede tek aday olacak Özgür Özel tüm sorumluluğu üstüne mi alacak?
• Tek adamlık rejimini eleştiren CHP Özgür Özel’in karşısına kimsenin çıkmamasını nasıl karşılayacak?
• İstanbul delegelerinin de oy kullanacağı kongrede, Özgür Özel yeniden genel başkan seçilirse ve kongre sonrası İstanbul il kongresi iptal edilirse, 6 Nisan’da yapılan kongrede de İstanbul delegeleri oy kullandığı için CHP kurultayı iptal olur mu?
• Sonrasında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak?
• Mansur Yavaş, cumhurbaşkanlığına hangi partiden aday olacak?

“Gün ola harman ola…”

Burhan EPTEMLİ
Saros Araştırma Başkanı

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.